{"title":"REVIEW AND ASSESSMENT OF URFA GATE AND MEÇAN GATE, TWO GATES AT BİRECİK CITY WALLS, FROM AN ARCHITECTURAL ASPECT","authors":"Mustafa Güler","doi":"10.17498/kdeniz.1390448","DOIUrl":null,"url":null,"abstract":"Birecik coğrafi olarak, Urfa ilinin batısında, Fırat nehri kenarında bulunmaktadır. Birecik, Antik dönemden günümüze pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış, oldukça eski bir yerleşim yeridir. Anadolu’da pek çok Orta Çağ şehirlerinde olduğu gibi, Birecik’in de bir İç Kalesinin olduğu ve etrafının da surlarla çevrildiği görülmektedir. \nGünümüzdeki savaş teknikleri ve silahları kullanılmadığı eski çağlarda, kale ve surlar, yerleşim alanlarının ve şehirlerin korunması için en önemli savunma yapılarıdır. Savaşlarda ise muhtemelen en çok tahrip edilen yapılar, kale ve sur yapıları olmalıdır.\nSurların özellikle de sur kapılarının, savunma yapıları olmalarıyla birlikte şehre gelenlerin karışlandığı ve gidenlerin de uğurlandığı mekanlar olması sebebiyle birer prestij ve temsil yapıları olduklarını da görmekteyiz. Özellikle sur kapılarının şehre dışardan gelen insanları, ihtişamı ve güzelliğiyle etkilemesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.\nBirecik’te de İç Kale, eski şehir merkezinde yer almakta, şehir surları da şehri çevrelemekteydi. Ancak günümüzde Birecik’in eski şehir dokusu çok tahrip olduğundan, İç Kalesi metruk, şehir surlarının ise tamamına yakını yıkılmış durumdadır. \nSurlardaki kitabelerde, surların Memluk Sultanı Kayıtbay’ın döneminde yaptırıldığı yazılı olsa da Birecik surlarının (inşa tarihi kesin bilinmemekle birlikte) Büyük İskender veya Bizans İmparatoru I.Anastasius tarafından yaptırıldığı kabul edilmektedir (Paydaş ve Narin, 2022, s. 55). Çünkü stratejik bir konuma sahip olan Birecik’in Kayıtbay’ın döneminde kadar surlarla çevrili olmadığını düşünmek mümkün değildir.\nŞehir surlarında, şehre giriş-çıkışlar sur kapıları ile sağlanmaktadır. Birecik surlarında da Meydan Kapısı, Urfa Kapısı, Meçan Kapısı ve Bağlar Kapısı olmak üzere dört kapı bulunmaktaydı (Kürkçüoğlu, 1996, s.59). Birecik şehrinin tamamını çevrelemiş olan şehir surlarının, günümüzde çok az bir kısmının izleri ve surlar üzerindeki dört kapıdan ise Urfa Kapısı ile Meçan Kapısı’nın bir kısmı sağlamdır.","PeriodicalId":484415,"journal":{"name":"Karadeniz Uluslararası Bilimsel Dergi","volume":"98 10","pages":""},"PeriodicalIF":0.0000,"publicationDate":"2023-12-05","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":"0","resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":null,"PeriodicalName":"Karadeniz Uluslararası Bilimsel Dergi","FirstCategoryId":"0","ListUrlMain":"https://doi.org/10.17498/kdeniz.1390448","RegionNum":0,"RegionCategory":null,"ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":null,"EPubDate":"","PubModel":"","JCR":"","JCRName":"","Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Abstract
Birecik coğrafi olarak, Urfa ilinin batısında, Fırat nehri kenarında bulunmaktadır. Birecik, Antik dönemden günümüze pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış, oldukça eski bir yerleşim yeridir. Anadolu’da pek çok Orta Çağ şehirlerinde olduğu gibi, Birecik’in de bir İç Kalesinin olduğu ve etrafının da surlarla çevrildiği görülmektedir.
Günümüzdeki savaş teknikleri ve silahları kullanılmadığı eski çağlarda, kale ve surlar, yerleşim alanlarının ve şehirlerin korunması için en önemli savunma yapılarıdır. Savaşlarda ise muhtemelen en çok tahrip edilen yapılar, kale ve sur yapıları olmalıdır.
Surların özellikle de sur kapılarının, savunma yapıları olmalarıyla birlikte şehre gelenlerin karışlandığı ve gidenlerin de uğurlandığı mekanlar olması sebebiyle birer prestij ve temsil yapıları olduklarını da görmekteyiz. Özellikle sur kapılarının şehre dışardan gelen insanları, ihtişamı ve güzelliğiyle etkilemesinin amaçlandığı anlaşılmaktadır.
Birecik’te de İç Kale, eski şehir merkezinde yer almakta, şehir surları da şehri çevrelemekteydi. Ancak günümüzde Birecik’in eski şehir dokusu çok tahrip olduğundan, İç Kalesi metruk, şehir surlarının ise tamamına yakını yıkılmış durumdadır.
Surlardaki kitabelerde, surların Memluk Sultanı Kayıtbay’ın döneminde yaptırıldığı yazılı olsa da Birecik surlarının (inşa tarihi kesin bilinmemekle birlikte) Büyük İskender veya Bizans İmparatoru I.Anastasius tarafından yaptırıldığı kabul edilmektedir (Paydaş ve Narin, 2022, s. 55). Çünkü stratejik bir konuma sahip olan Birecik’in Kayıtbay’ın döneminde kadar surlarla çevrili olmadığını düşünmek mümkün değildir.
Şehir surlarında, şehre giriş-çıkışlar sur kapıları ile sağlanmaktadır. Birecik surlarında da Meydan Kapısı, Urfa Kapısı, Meçan Kapısı ve Bağlar Kapısı olmak üzere dört kapı bulunmaktaydı (Kürkçüoğlu, 1996, s.59). Birecik şehrinin tamamını çevrelemiş olan şehir surlarının, günümüzde çok az bir kısmının izleri ve surlar üzerindeki dört kapıdan ise Urfa Kapısı ile Meçan Kapısı’nın bir kısmı sağlamdır.