{"title":"In The Context of Laws of Nature Structural Humeanism vs. Classical Humeanism","authors":"Ömer Fatih Teki̇n","doi":"10.58634/felsefedunyasi.1290557","DOIUrl":null,"url":null,"abstract":"Doğa yasaları bağlamında bilim filozofları doğada tekrar eden olaylar karşısında bir tutum takınmak adına bazı görüşler geliştirmişlerdir. Bu bakımdan, doğada karşılaştığımız düzenli davranışlar ve hareketlerin zemininde herhangi bir itici güç olup olmadığı tartışılmış; tartışma sonucunda temelde iki yaklaşım ortaya çıkmıştır: Zeminde belli itici güçler ya da nedensel ilişkiler vardır diyen bir görüş ve bu görüşün karşısında konumlanan zeminde herhangi bir nedensel ilişkinin olmadığını fakat doğada düzenliliklerinin bulunduğunu iddia eden karşıt görüş. İkinci görüş gibi görüşler genel olarak Humecu görüş olarak tanımlanmıştır. Bu tarz görüşlere düzenlilik teorileri de denmektedir. Bu makale boyunca düzenlilik olarak belirtilen ifadeler Humecu görüş olarak nitelenmektedir. Makale Humecu görüş üzerinden şekilleneceğinden, birinci görüş gibi görüşler, örneğin eğilimsel özcülük ya da yapısal gerçekçilik gibi, bu makalenin meselesi değildir. Makale, klasik Humecu yaklaşım karşısında Yapısal Humecu yaklaşımı desteklemektedir. Klasik Humecu yaklaşım merkezde David Lewis’in görüşleri ekseninde şekillenen ve tesadüfi genellemeler ile düzenlilikler olarak görülen doğa yasalarını birbirinden ayırmayı dert edinen bir yaklaşımdır. Böyle bir ayrımı da doğayı mozaik üzerinden kurgulayarak yapmayı denerken; Yapısal Humecu yaklaşım, Lewis’in iddiaları geliştiren doğayı mozaik olmaktan çok yapı kavramı ile şekillendirmeyi deneyen bir yaklaşımdır. Böylece modern fizik açısından doğayı açıklama konusunda felsefi bir altyapı oluşturma noktasında Klasik Humecu yaklaşımdan daha fazla bilgi veren bir yaklaşım olarak görülür. Psillos aracılığıyla da Yapısal Humeculuk metafiziksel sağlamlık kazanmak adına doğal örüntü kavramını yapının içine yerleştirmeyi denemiş ve Yapısal Humecu yaklaşımı Yapısal Gerçekçilik kampına yanaştırmayı denemiştir. Böylece, klasik anlamda epistemolojik açıdan önem taşıyan Humecu yaklaşımı realist kanatta konumlandırma noktasında önemli bir yol almıştır. Tüm bu çalışmalar neticesinde, Yapısal Humecu yaklaşım, Klasik Humecu yaklaşıma nazaran modern fizik için kullanışlı argümantasyonlar sunan bir felsefi yaklaşım olduğu için savunulmuştur.","PeriodicalId":154648,"journal":{"name":"Felsefe Dünyası","volume":"40 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0000,"publicationDate":"2023-07-09","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":"0","resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":null,"PeriodicalName":"Felsefe Dünyası","FirstCategoryId":"1085","ListUrlMain":"https://doi.org/10.58634/felsefedunyasi.1290557","RegionNum":0,"RegionCategory":null,"ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":null,"EPubDate":"","PubModel":"","JCR":"","JCRName":"","Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Abstract
Doğa yasaları bağlamında bilim filozofları doğada tekrar eden olaylar karşısında bir tutum takınmak adına bazı görüşler geliştirmişlerdir. Bu bakımdan, doğada karşılaştığımız düzenli davranışlar ve hareketlerin zemininde herhangi bir itici güç olup olmadığı tartışılmış; tartışma sonucunda temelde iki yaklaşım ortaya çıkmıştır: Zeminde belli itici güçler ya da nedensel ilişkiler vardır diyen bir görüş ve bu görüşün karşısında konumlanan zeminde herhangi bir nedensel ilişkinin olmadığını fakat doğada düzenliliklerinin bulunduğunu iddia eden karşıt görüş. İkinci görüş gibi görüşler genel olarak Humecu görüş olarak tanımlanmıştır. Bu tarz görüşlere düzenlilik teorileri de denmektedir. Bu makale boyunca düzenlilik olarak belirtilen ifadeler Humecu görüş olarak nitelenmektedir. Makale Humecu görüş üzerinden şekilleneceğinden, birinci görüş gibi görüşler, örneğin eğilimsel özcülük ya da yapısal gerçekçilik gibi, bu makalenin meselesi değildir. Makale, klasik Humecu yaklaşım karşısında Yapısal Humecu yaklaşımı desteklemektedir. Klasik Humecu yaklaşım merkezde David Lewis’in görüşleri ekseninde şekillenen ve tesadüfi genellemeler ile düzenlilikler olarak görülen doğa yasalarını birbirinden ayırmayı dert edinen bir yaklaşımdır. Böyle bir ayrımı da doğayı mozaik üzerinden kurgulayarak yapmayı denerken; Yapısal Humecu yaklaşım, Lewis’in iddiaları geliştiren doğayı mozaik olmaktan çok yapı kavramı ile şekillendirmeyi deneyen bir yaklaşımdır. Böylece modern fizik açısından doğayı açıklama konusunda felsefi bir altyapı oluşturma noktasında Klasik Humecu yaklaşımdan daha fazla bilgi veren bir yaklaşım olarak görülür. Psillos aracılığıyla da Yapısal Humeculuk metafiziksel sağlamlık kazanmak adına doğal örüntü kavramını yapının içine yerleştirmeyi denemiş ve Yapısal Humecu yaklaşımı Yapısal Gerçekçilik kampına yanaştırmayı denemiştir. Böylece, klasik anlamda epistemolojik açıdan önem taşıyan Humecu yaklaşımı realist kanatta konumlandırma noktasında önemli bir yol almıştır. Tüm bu çalışmalar neticesinde, Yapısal Humecu yaklaşım, Klasik Humecu yaklaşıma nazaran modern fizik için kullanışlı argümantasyonlar sunan bir felsefi yaklaşım olduğu için savunulmuştur.