Tarihin akışını yakından takip etmemizi sağlayan, bir halkın veya medeniyetin karakterini yansıtan vazgeçilmez değerlerden biri süsleme geleneğidir. Süslemede motif, kalıp ve üslupları bilmek, süslemenin işlevsel formlarla ilişkisini anlamak önemlidir. Süslemeyi oluşturan öğelerin tasarımda doğru bir şekilde organize edilmesi gerekmektedir. Süslemeyi anlamanın en iyi yolu her ayrıntıyı önce tek başına, sonra bütünle ilişkili olarak analiz etmektir. Süsleme geleneği içinde belki de en az karşılaşılan ve anlaşılan sınıflandırma tasarım tipolojisi ile ilgilidir. Selçuklu seramik sanatı form ve süsleme alanlarında geçirdiği evreler ile seramik sanatı adına önemli bir konuma sahiptir. Her ne kadar önemi günümüzde farklı disiplinlerde araştırmacıların konusu olmuş ve vurgulanmış olsa da bu dönemin seramikleri detaylı bir değerlendirme ve inceleme sürecinden uzak kalmış ve hak ettiği değeri bulamamıştır. Çalışmanın amacı, Selçuklu açık formlu seramikleri üzerindeki süsleme tasarımlarını tipolojik olarak sınıflandırarak bu önemli sanatsal geleneğin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunmak olmuştur.
{"title":"Kültürel İfadelerin Arayışında: Selçuklu Seramik Sanatında Form ve Süsleme","authors":"Onurcan Erdal","doi":"10.51118/konsan.2023.25","DOIUrl":"https://doi.org/10.51118/konsan.2023.25","url":null,"abstract":"Tarihin akışını yakından takip etmemizi sağlayan, bir halkın veya medeniyetin karakterini yansıtan vazgeçilmez değerlerden biri süsleme geleneğidir. Süslemede motif, kalıp ve üslupları bilmek, süslemenin işlevsel formlarla ilişkisini anlamak önemlidir. Süslemeyi oluşturan öğelerin tasarımda doğru bir şekilde organize edilmesi gerekmektedir. Süslemeyi anlamanın en iyi yolu her ayrıntıyı önce tek başına, sonra bütünle ilişkili olarak analiz etmektir. Süsleme geleneği içinde belki de en az karşılaşılan ve anlaşılan sınıflandırma tasarım tipolojisi ile ilgilidir. Selçuklu seramik sanatı form ve süsleme alanlarında geçirdiği evreler ile seramik sanatı adına önemli bir konuma sahiptir. Her ne kadar önemi günümüzde farklı disiplinlerde araştırmacıların konusu olmuş ve vurgulanmış olsa da bu dönemin seramikleri detaylı bir değerlendirme ve inceleme sürecinden uzak kalmış ve hak ettiği değeri bulamamıştır. Çalışmanın amacı, Selçuklu açık formlu seramikleri üzerindeki süsleme tasarımlarını tipolojik olarak sınıflandırarak bu önemli sanatsal geleneğin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunmak olmuştur.","PeriodicalId":416099,"journal":{"name":"Konya Sanat, Necmettin Erbakan University","volume":" 10","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139142386","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu çalışmanın amacı, içinde yaşadığımız yüzyılda teknolojinin hızla gelişmesine bağlı olarak bilgilere ulaşmak kolaylaşmıştır. Bilgiye kolayca ulaşmak, avantajlı olsa da görünmeyen bazı dezavantajları da olmaktadır. Dezavantajlardan biri ise, çoğu insanda Siberhondrik hastalığı görülmektedir. Bu çalışmada bu hastalıktan kaynaklı yanlış araştırma ve yanlış bilgilendirmenin hayatımıza etkisine ve yaşanan olumsuz psikolojik etkilere dikkat çekerek karikatür afişleri gösterimi ile kişileri sosyal sorumluluk kapsamında bilinçlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda bu çalışma için tasarlanıp çizilen 7 karikatür üzerinden göstergebilimsel yöntem kullanılarak analiz edilmiştir. Bu analizler, Barthes’in düz anlam ve yan anlam bilgisine göre çözümlenmiştir. Çözümleme ile ulaşılan sonuçlara göre karikatürlerde, Siberhondrik hastalığı yaşayan kişilerin hastalıkla ilgili temel sorunlarından yanlış bilgilendirme, kaygı, insanları yanıltma, psikolojik rahatsızlık ve doktorlara karşı oluşan güvensizlik gibi temalarda yoğunlaştığı görülmektedir. Karikatür, toplumda ki olayları mizahi ve akılda kalıcı şekilde yansıtır. Bu yönüyle güldürürken düşündüren ve bilgilendiren bir sanat olan karikatür, hastalık ile ilgili olan sorunları daha görünür ve etkili hale getirerek çözümün bir parçası olma görevini yerine getirmesi amaçlanmıştır.
{"title":"Siberhondrik Hastalığının Karikatürle Anlatımı ve Göstergebilimsel Analizi","authors":"Çağrı Gümüş, Nur Banu İzi","doi":"10.51118/konsan.2023.31","DOIUrl":"https://doi.org/10.51118/konsan.2023.31","url":null,"abstract":"Bu çalışmanın amacı, içinde yaşadığımız yüzyılda teknolojinin hızla gelişmesine bağlı olarak bilgilere ulaşmak kolaylaşmıştır. Bilgiye kolayca ulaşmak, avantajlı olsa da görünmeyen bazı dezavantajları da olmaktadır. Dezavantajlardan biri ise, çoğu insanda Siberhondrik hastalığı görülmektedir. Bu çalışmada bu hastalıktan kaynaklı yanlış araştırma ve yanlış bilgilendirmenin hayatımıza etkisine ve yaşanan olumsuz psikolojik etkilere dikkat çekerek karikatür afişleri gösterimi ile kişileri sosyal sorumluluk kapsamında bilinçlendirmektir. Bu amaç doğrultusunda bu çalışma için tasarlanıp çizilen 7 karikatür üzerinden göstergebilimsel yöntem kullanılarak analiz edilmiştir. Bu analizler, Barthes’in düz anlam ve yan anlam bilgisine göre çözümlenmiştir. Çözümleme ile ulaşılan sonuçlara göre karikatürlerde, Siberhondrik hastalığı yaşayan kişilerin hastalıkla ilgili temel sorunlarından yanlış bilgilendirme, kaygı, insanları yanıltma, psikolojik rahatsızlık ve doktorlara karşı oluşan güvensizlik gibi temalarda yoğunlaştığı görülmektedir. Karikatür, toplumda ki olayları mizahi ve akılda kalıcı şekilde yansıtır. Bu yönüyle güldürürken düşündüren ve bilgilendiren bir sanat olan karikatür, hastalık ile ilgili olan sorunları daha görünür ve etkili hale getirerek çözümün bir parçası olma görevini yerine getirmesi amaçlanmıştır.","PeriodicalId":416099,"journal":{"name":"Konya Sanat, Necmettin Erbakan University","volume":" 29","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139143810","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Tarihi yapılarda kullanılan başlıca yapı malzemelerinden olan taş ve tuğla, çeşitli çevresel etkenler sonucu bozulmalara uğramaktadır. Bozulmaya neden olan etkenlerin belirlenmesi ve bozulmaların sınıflandırılması, doğru koruma – onarım tekniklerinin belirlenmesi ve uygulanması açısından önem arz etmektedir. Bu bağlamda gerçekleştirilen çalışmada yapı malzemelerinde hasara neden olan etkenler, bozulma türleri ve koruma – onarım teknikleri ile ilgili güvenilir veri tabanları üzerinden gerekli literatür araştırmaları yapılmıştır. Araştırmalar sonucu elde edilen veriler doğrultusunda bir saha çalışması gerçekleştirilmiştir. Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından son dönemlerde restorasyon çalışmaları gerçekleştirilmiş tarihi yapılar araştırılmış ve Konya il merkezinde yer alan Hoca Hasan Mescidi örneklem alan olarak belirlenmiştir. Taş ve tuğla malzeme ile inşa edilen mescitte gerçekleştirilen onarım faaliyetleriyle ilgili bilgi edinmek amacıyla Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü arşivinden faydalanılmıştır. Yapıda uygulanan onarım yöntemleri yerinde inceleme, gözlem ve fotoğraflama teknikleriyle belgelenmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda yapıda devam eden bozulmalar olduğu tespit edilmiştir. Literatürden elde edilen bilgilere dayanarak sahada edinilen bulgular değerlendirilmiş ve çalışmanın sonuçlar bölümünde ele alınmıştır.
{"title":"Kültür Mirası Mimari Yapılarda Malzeme Bozulmaları: Hoca Hasan Mescidi","authors":"Şerife Sümeyra Gürel, Mustafa Dereli","doi":"10.51118/konsan.2023.32","DOIUrl":"https://doi.org/10.51118/konsan.2023.32","url":null,"abstract":"Tarihi yapılarda kullanılan başlıca yapı malzemelerinden olan taş ve tuğla, çeşitli çevresel etkenler sonucu bozulmalara uğramaktadır. Bozulmaya neden olan etkenlerin belirlenmesi ve bozulmaların sınıflandırılması, doğru koruma – onarım tekniklerinin belirlenmesi ve uygulanması açısından önem arz etmektedir. Bu bağlamda gerçekleştirilen çalışmada yapı malzemelerinde hasara neden olan etkenler, bozulma türleri ve koruma – onarım teknikleri ile ilgili güvenilir veri tabanları üzerinden gerekli literatür araştırmaları yapılmıştır. Araştırmalar sonucu elde edilen veriler doğrultusunda bir saha çalışması gerçekleştirilmiştir. Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından son dönemlerde restorasyon çalışmaları gerçekleştirilmiş tarihi yapılar araştırılmış ve Konya il merkezinde yer alan Hoca Hasan Mescidi örneklem alan olarak belirlenmiştir. Taş ve tuğla malzeme ile inşa edilen mescitte gerçekleştirilen onarım faaliyetleriyle ilgili bilgi edinmek amacıyla Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü arşivinden faydalanılmıştır. Yapıda uygulanan onarım yöntemleri yerinde inceleme, gözlem ve fotoğraflama teknikleriyle belgelenmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda yapıda devam eden bozulmalar olduğu tespit edilmiştir. Literatürden elde edilen bilgilere dayanarak sahada edinilen bulgular değerlendirilmiş ve çalışmanın sonuçlar bölümünde ele alınmıştır.","PeriodicalId":416099,"journal":{"name":"Konya Sanat, Necmettin Erbakan University","volume":"66 s260","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139146103","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Günümüz ekonomik politikaları, kırsal alanı ihmal ederek kent odaklı ekonomik kalkınma ve mekânsal planlama yaklaşımını öncelemiştir. Ekonomik ve toplumsal gelişme dinamikleri üzerinden kalkınma süreçlerini açıklamaya çalışan bu yaklaşımlar, kırsalı ihmal ederek kırsalın kentler karşısında dezavantajlı konuma itilmesine yol açmıştır. Bu durum, son otuz yılda öngörü olmaktan çıkarak somutlaşan çevresel değişimlerle olağanüstü olayların artmasına, tarımsal faaliyetlerin niteliğinin ve ekolojik değerlerin azalmasına neden olmuştur. Bu süreçte ihmal edilen kırsal karakterli yerleşmeler ekonomik kalkınma yaklaşımlarının merkezinde değerlendirilmeye başlanmıştır. Kırsal ve kentsel yerleşim alanlarının art bölgeleri olarak tanımlanan doğal arazilerin planlama mekanizmasına konu edilerek, yerleşim alanları ile çevresi arasındaki ilişkilerin bağıntısal bir biçimde kurulması yoluyla sürdürülebilir bir anlayışın hâkim kılınması temel argümanlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum yerin tekliği ve biricikliği ile kopyalanması mümkün olmayan yeteneklerinin ön plana çıkarılmasına odaklanan ekonomik coğrafya yaklaşımları bağlamında, sanayi ve hizmetler sektörlerindeki gelişme dinamiklerinin kırsal alanlar üzerinde yoğunlaşması gerekliliğini de gündeme getirmiştir. Bu çalışmada tarımsal üretimde önemli bir yere sahip olan Konya kırsalında niteliksel ve niceliksel verilere dayalı yeni ekonomik mekânların tespitine yönelik çalışma yürütülmüştür. Konya il bütünü 1km2 ‘lik gridlere bölünerek Coğrafi Bilgi Sisteminden (CBS) her bir grid alana düşen toprak niteliği ve ikamete dayalı nüfus tespit edilmiştir. Grid alanlara tanımlanan ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) bitkisel üretim verileri Moran I analizine tabi tutulmuştur. Analiz sonucunda elde edilen tarımsal kümeleşme haritalarıyla, tarımsal üretimi etkileyen diğer veriler bir araya getirilerek sentez işlemine tabi tutulmuştur. Sentez işleminde tarımsal üretim yönüyle öne çıkan KUA’nın elde edimini sağlanmıştır. Buradan elde edilen bulgularla, farklı kaynaklara sahip farklı coğrafyalarda, mekasal planlamanın kırsal kalkınma çalışmalarına sağlayabileceği katkı vurgulanmıştır.
当今的经济政策优先考虑面向城市的经济发展和空间规划方法,而忽视了农村地区。这些方法试图通过经济和社会发展的动态来解释发展进程,但却忽视了农村,导致农村处于不利于城市的地位。这种情况导致了特殊事件的增加、农业活动质量的下降和生态价值的降低,环境变化在过去三十年中变得更加具体。在这一过程中,被忽视的农村住区开始被视为经济发展方法的核心。其中一个主要论点是,被定义为农村和城市住区后方区域的自然土地受制于规划机制,而可持续的理解则通过建立住区与其周边环境之间的相关关系而占据主导地位。经济地理学的方法注重地方的独特性和唯一性,强调地方不可复制的能力,在这种情况下,将工业和服务业的发展动力集中于农村地区的必要性也提上了议事日程。在本研究中,根据定性和定量数据,对在农业生产中占有重要地位的科尼亚农村地区进行了一项研究,以确定新的经济空间。研究将整个科尼亚省划分为 1 平方公里的网格,并通过地理信息系统(GIS)确定了每个网格区域的土地质量和居住人口。对网格区域内定义的 ÇKS(农民登记系统)作物生产数据进行了莫兰 I 分析。将分析得出的农业聚类图和其他影响农业生产的数据汇集在一起并进行综合。在综合过程中,得出了在农业生产方面表现突出的 KUA。通过这些研究结果,我们强调了空间规划对不同地域、不同资源的农村发展研究的贡献。
{"title":"Ekonomik Coğrafya Odağında Kırsalı Yeniden Düşünmek: Konya Örneği","authors":"N. Osmanlı, Özer Karakayacı","doi":"10.51118/konsan.2023.33","DOIUrl":"https://doi.org/10.51118/konsan.2023.33","url":null,"abstract":"Günümüz ekonomik politikaları, kırsal alanı ihmal ederek kent odaklı ekonomik kalkınma ve mekânsal planlama yaklaşımını öncelemiştir. Ekonomik ve toplumsal gelişme dinamikleri üzerinden kalkınma süreçlerini açıklamaya çalışan bu yaklaşımlar, kırsalı ihmal ederek kırsalın kentler karşısında dezavantajlı konuma itilmesine yol açmıştır. Bu durum, son otuz yılda öngörü olmaktan çıkarak somutlaşan çevresel değişimlerle olağanüstü olayların artmasına, tarımsal faaliyetlerin niteliğinin ve ekolojik değerlerin azalmasına neden olmuştur. Bu süreçte ihmal edilen kırsal karakterli yerleşmeler ekonomik kalkınma yaklaşımlarının merkezinde değerlendirilmeye başlanmıştır. Kırsal ve kentsel yerleşim alanlarının art bölgeleri olarak tanımlanan doğal arazilerin planlama mekanizmasına konu edilerek, yerleşim alanları ile çevresi arasındaki ilişkilerin bağıntısal bir biçimde kurulması yoluyla sürdürülebilir bir anlayışın hâkim kılınması temel argümanlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum yerin tekliği ve biricikliği ile kopyalanması mümkün olmayan yeteneklerinin ön plana çıkarılmasına odaklanan ekonomik coğrafya yaklaşımları bağlamında, sanayi ve hizmetler sektörlerindeki gelişme dinamiklerinin kırsal alanlar üzerinde yoğunlaşması gerekliliğini de gündeme getirmiştir. Bu çalışmada tarımsal üretimde önemli bir yere sahip olan Konya kırsalında niteliksel ve niceliksel verilere dayalı yeni ekonomik mekânların tespitine yönelik çalışma yürütülmüştür. Konya il bütünü 1km2 ‘lik gridlere bölünerek Coğrafi Bilgi Sisteminden (CBS) her bir grid alana düşen toprak niteliği ve ikamete dayalı nüfus tespit edilmiştir. Grid alanlara tanımlanan ÇKS (Çiftçi Kayıt Sistemi) bitkisel üretim verileri Moran I analizine tabi tutulmuştur. Analiz sonucunda elde edilen tarımsal kümeleşme haritalarıyla, tarımsal üretimi etkileyen diğer veriler bir araya getirilerek sentez işlemine tabi tutulmuştur. Sentez işleminde tarımsal üretim yönüyle öne çıkan KUA’nın elde edimini sağlanmıştır. Buradan elde edilen bulgularla, farklı kaynaklara sahip farklı coğrafyalarda, mekasal planlamanın kırsal kalkınma çalışmalarına sağlayabileceği katkı vurgulanmıştır.","PeriodicalId":416099,"journal":{"name":"Konya Sanat, Necmettin Erbakan University","volume":"1 8","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139147623","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Özü gereği yaşamın, yaşanmışlığın kaydını tutan belgesel bu yönü ile hafızaya da katkı sunmaktadır. En temel anlamı ve işlevi ile hafıza geçmişin yaşanmışlıklarını saklayan ve geri çağırarak hatırlamanın gerçekleştiği alandır. Belgesel sinema geçmişi geri çağırarak hatırlama edimini gerçekleştiren en önemli araçlardan biridir. Görsel işitsel perspektiften bakıldığında tarihsel bir yansıma ve kanıt özelliği taşıyan belgesel yaşanmışlıkların, anıların bu anıların bıraktığı duyguların bugüne ve geleceğe taşınmasını mümkün kılmaktadır. Belgesel toplumsal hafızanın hatırlaması istenen anılar içinde kullanılan araçlardan biridir. Bu yönü ile belgesel bireysel ve toplumsal hatırlama yolunu açarken, hatırlanan geçmişin kaydını tutma, belgeleme, görselleştirme özelliği ile bir hafıza mekânıdır. Çalışma boyunca hafızanın taşıyıcı olmakla beraber kendisi de olan belgeselin geçmişe götürme, hatırlatma, yüzleştirme ve bütün bu süreci bugüne taşıma özelliği ile hafıza mekânı olması Masumiyet (Hakan Aytekin, 2021) filmi üzerinden incelenmiştir. İçerik analizi ile incelenen belgesel geçmişi hatırlatma, anıları bugüne taşıma özelliği ile geçmişle yüzleşmeye bugün ile geçmiş arasındaki farkı tespit etmeye ve bunun üzerine düşünmeye yönlendirmektedir. Bu noktada belgesel geçmişi yaşanmışlıkları ve duyguları ile bugün ve geleceğe taşımak üzere bir hafıza mekânı görevi görmektedir
{"title":"Belgeselde Mekân ve Hafıza: Masumiyet Belgeseli Üzerine Bir Değerlendirme","authors":"Seher Şeylan","doi":"10.51118/konsan.2023.38","DOIUrl":"https://doi.org/10.51118/konsan.2023.38","url":null,"abstract":"Özü gereği yaşamın, yaşanmışlığın kaydını tutan belgesel bu yönü ile hafızaya da katkı sunmaktadır. En temel anlamı ve işlevi ile hafıza geçmişin yaşanmışlıklarını saklayan ve geri çağırarak hatırlamanın gerçekleştiği alandır. Belgesel sinema geçmişi geri çağırarak hatırlama edimini gerçekleştiren en önemli araçlardan biridir. Görsel işitsel perspektiften bakıldığında tarihsel bir yansıma ve kanıt özelliği taşıyan belgesel yaşanmışlıkların, anıların bu anıların bıraktığı duyguların bugüne ve geleceğe taşınmasını mümkün kılmaktadır. Belgesel toplumsal hafızanın hatırlaması istenen anılar içinde kullanılan araçlardan biridir. Bu yönü ile belgesel bireysel ve toplumsal hatırlama yolunu açarken, hatırlanan geçmişin kaydını tutma, belgeleme, görselleştirme özelliği ile bir hafıza mekânıdır. Çalışma boyunca hafızanın taşıyıcı olmakla beraber kendisi de olan belgeselin geçmişe götürme, hatırlatma, yüzleştirme ve bütün bu süreci bugüne taşıma özelliği ile hafıza mekânı olması Masumiyet (Hakan Aytekin, 2021) filmi üzerinden incelenmiştir. İçerik analizi ile incelenen belgesel geçmişi hatırlatma, anıları bugüne taşıma özelliği ile geçmişle yüzleşmeye bugün ile geçmiş arasındaki farkı tespit etmeye ve bunun üzerine düşünmeye yönlendirmektedir. Bu noktada belgesel geçmişi yaşanmışlıkları ve duyguları ile bugün ve geleceğe taşımak üzere bir hafıza mekânı görevi görmektedir","PeriodicalId":416099,"journal":{"name":"Konya Sanat, Necmettin Erbakan University","volume":" 8","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139142379","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Kitaplar, defterler, haritalar, çeşitli çizimler, sanat eserleri, eski mecmualar, fermanlar, salnameler ve kitabeler yüzlerce yıllık tarihin diri materyalleri olarak geçmişin bilgisini günümüze ulaştırmakta birer iletişim vasıtası olarak değerlendirilebilir. Bu çalışmada da bir iletişim aracı olarak Osmanlıdan günümüze kalan mezar taşı kitabelerinde o zamanın insanının bu zamanın insanına hangi mesajlar ulaştırdığı, o zamanın insanı ile günümüz modern dünyanın insanı arasındaki duygu, düşünce ve algılarının arasında benzerliklerin olup olmadığı hususu bilimsel merak konusu olmuştur. Böylece Osmanlı toplumunun kültürel belleğinin günümüze kadar önemli taşıyıcı unsurlarından birisi olarak değerlendirilen mezar taşı kitabeleri çalışmada ele alınarak 15. ve 19. yüzyıllar arasında mezar taşı kitabeleri örneğinde o dönemin insanının ölümün mutlak gerçeği karşısındaki duygu ve düşüncelerinin neler olduğunun araştırılması amaçlanmıştır. Bu çalışmanın örneklemini Bursa Muradiye Medresesi bünyesinde bulunan Mezar Taşları Müzesinde yer alan 71 adet okunabilirliği olan Osmanlıca yazılmış olan mezar kitabeleri oluşturmuştur. Çalışmada nitel içerik analizi yöntemi kullanılarak literatüre göre oluşturulan kodlama cetveline göre bir değerlendirme yapılmıştır. Araştırmanın temel sorusu kitabelerde yer alan yazılı metinlerde okuyucuya verilen mesajların hangi temalarda toplandığı şeklinde belirlenmiştir. Kitabelerdeki mesajlar en çok, “Allah’tan af ve bağışlanma dileme”; ölenin adı, hangi soydan geldiği, hangi yaşta vefat ettiği, nasıl vefat ettiği gibi “kimlik bilgileri”; ölen kişiye yapılan övgüler, ölüm hakkında kalanlara nasihatler verme (dünyanın geçiciliği, herkes için ölümün var olduğu mesajları korku ve dikkat çekici bir metin anlayışı ile dile getirilmiş) şeklinde değerlendirilmiştir. Özellikle 17. yüzyıldan sonraki mezar kitabelerinde kişinin hayatta iken hangi mesleği yaptığı bilgileri de bu çalışmanın önemli bulguları arasındadır. Kadın mezar kitabelerinde hasretlik, acı ifadelerinin daha sık yansıdığı değerlendirilmiştir.
{"title":"Bir Yazılı İletişim Aracı Olarak Mezar Taşı Kitabeleri","authors":"Salih Gürbüz, Berrin İnci","doi":"10.51118/konsan.2023.24","DOIUrl":"https://doi.org/10.51118/konsan.2023.24","url":null,"abstract":"Kitaplar, defterler, haritalar, çeşitli çizimler, sanat eserleri, eski mecmualar, fermanlar, salnameler ve kitabeler yüzlerce yıllık tarihin diri materyalleri olarak geçmişin bilgisini günümüze ulaştırmakta birer iletişim vasıtası olarak değerlendirilebilir. Bu çalışmada da bir iletişim aracı olarak Osmanlıdan günümüze kalan mezar taşı kitabelerinde o zamanın insanının bu zamanın insanına hangi mesajlar ulaştırdığı, o zamanın insanı ile günümüz modern dünyanın insanı arasındaki duygu, düşünce ve algılarının arasında benzerliklerin olup olmadığı hususu bilimsel merak konusu olmuştur. Böylece Osmanlı toplumunun kültürel belleğinin günümüze kadar önemli taşıyıcı unsurlarından birisi olarak değerlendirilen mezar taşı kitabeleri çalışmada ele alınarak 15. ve 19. yüzyıllar arasında mezar taşı kitabeleri örneğinde o dönemin insanının ölümün mutlak gerçeği karşısındaki duygu ve düşüncelerinin neler olduğunun araştırılması amaçlanmıştır. Bu çalışmanın örneklemini Bursa Muradiye Medresesi bünyesinde bulunan Mezar Taşları Müzesinde yer alan 71 adet okunabilirliği olan Osmanlıca yazılmış olan mezar kitabeleri oluşturmuştur. Çalışmada nitel içerik analizi yöntemi kullanılarak literatüre göre oluşturulan kodlama cetveline göre bir değerlendirme yapılmıştır. Araştırmanın temel sorusu kitabelerde yer alan yazılı metinlerde okuyucuya verilen mesajların hangi temalarda toplandığı şeklinde belirlenmiştir. Kitabelerdeki mesajlar en çok, “Allah’tan af ve bağışlanma dileme”; ölenin adı, hangi soydan geldiği, hangi yaşta vefat ettiği, nasıl vefat ettiği gibi “kimlik bilgileri”; ölen kişiye yapılan övgüler, ölüm hakkında kalanlara nasihatler verme (dünyanın geçiciliği, herkes için ölümün var olduğu mesajları korku ve dikkat çekici bir metin anlayışı ile dile getirilmiş) şeklinde değerlendirilmiştir. Özellikle 17. yüzyıldan sonraki mezar kitabelerinde kişinin hayatta iken hangi mesleği yaptığı bilgileri de bu çalışmanın önemli bulguları arasındadır. Kadın mezar kitabelerinde hasretlik, acı ifadelerinin daha sık yansıdığı değerlendirilmiştir.","PeriodicalId":416099,"journal":{"name":"Konya Sanat, Necmettin Erbakan University","volume":"216 S707","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139145356","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Sanat insanlık tarihi boyunca mimarlık ile ilişkisini hep sürdürmüş ve sürdürmeye devam eden bir disiplindir. 20. yüzyıldan sonra ise geçmişteki tüm dogma ve geleneklere başkaldırı olarak var olan modern sanat anlayışı bu farklı iki disiplinin hem farklılığının hem de birlikteliğinin altını çizmiştir. 1917 yılında Hollanda’da kurulan De Stijl dergisi ise içerisinde mimarlığın ve sanatın da bulunduğu farklı disiplinleri tek çatı altında toplayan bir çalışmadır. Çalışmanın amacı De Stijl grubunun kurucuları arasında yer alan Piet Mondrian’ın bu dönem eserlerinin mimari üzerindeki yansımaları üzerine okuyucuya bir aralık oluşturmaktır. Çalışma kapsamında Mondrian’ın sanat anlayışı ve eserleri üzerinden literatür araştırması yapılmış; Mondrian’dan esinlenerek tasarlanan mimari yapılar ve iç mekan tasarımları üzerinden bir okuma yapılmıştır. Mondrian’ın De Stijl döneminin tasarım ilkeleri beş başlık altında toplanmıştır. Bunlar geometrik formlar, temel renkler, soyutlama, denge ve denklik ve evrensel bir dildir. Çalışmanın bulgular kısmında bu tasarım ilkelerinin; Cafe L’Aubette, Schröder Evi, Oud Cafe de Unie, Charles ve Ray Eames Evi, Virginia’da Modern Ev, Hague City Hall Cephe Yenilemesi ve iç mekan donatıları üzerinden okumaları yapılmıştır. Mondrian’ın tablolarının izleyiciyi eserle bütünleştirme güdüsünün, eserlerinin mimari yapılarda ve iç donatılarda kullanılmasının temel sebeplerinden biri olduğu sonucuna varılmıştır.
在人类历史上,艺术是一门始终与建筑保持关系的学科。20 世纪后,人们对现代艺术的理解是对过去所有教条和传统的反叛,它强调了这两个不同学科的差异和统一。De Stijl》杂志于 1917 年在荷兰创刊,是将建筑和艺术等不同学科汇聚一堂的作品。本研究的目的是为读者提供一个范围,让他们了解 De Stijl 集团创始人之一皮特-蒙德里安的作品对建筑的影响。在研究范围内,对蒙德里安对艺术的理解和他的作品进行了文献研究;对受蒙德里安启发的建筑结构和室内设计进行了解读。蒙德里安 De Stijl 时期的设计原则分为五个标题。这五个标题是:几何形式、基本色彩、抽象、平衡和等同以及通用语言。在研究结果部分,通过 Cafe L'Aubette、Schröder House、Oud Cafe de Unie、Charles and Ray Eames House、Modern House in Virginia、Hague City Hall Facade Renovation 和室内装饰对这些设计原则进行了解读。得出的结论是,蒙德里安的绘画将观众与作品融为一体的动机是其作品被用于建筑结构和室内装饰的主要原因之一。
{"title":"Mondrian ın Sanat Anlayışının Mimarlık Disiplini Üzerindeki Yansımaları","authors":"Gevher Sayar, Tuba Bülbül Bahtiyar, Melike Çiriş","doi":"10.51118/konsan.2023.36","DOIUrl":"https://doi.org/10.51118/konsan.2023.36","url":null,"abstract":"Sanat insanlık tarihi boyunca mimarlık ile ilişkisini hep sürdürmüş ve sürdürmeye devam eden bir disiplindir. 20. yüzyıldan sonra ise geçmişteki tüm dogma ve geleneklere başkaldırı olarak var olan modern sanat anlayışı bu farklı iki disiplinin hem farklılığının hem de birlikteliğinin altını çizmiştir. 1917 yılında Hollanda’da kurulan De Stijl dergisi ise içerisinde mimarlığın ve sanatın da bulunduğu farklı disiplinleri tek çatı altında toplayan bir çalışmadır. Çalışmanın amacı De Stijl grubunun kurucuları arasında yer alan Piet Mondrian’ın bu dönem eserlerinin mimari üzerindeki yansımaları üzerine okuyucuya bir aralık oluşturmaktır. Çalışma kapsamında Mondrian’ın sanat anlayışı ve eserleri üzerinden literatür araştırması yapılmış; Mondrian’dan esinlenerek tasarlanan mimari yapılar ve iç mekan tasarımları üzerinden bir okuma yapılmıştır. Mondrian’ın De Stijl döneminin tasarım ilkeleri beş başlık altında toplanmıştır. Bunlar geometrik formlar, temel renkler, soyutlama, denge ve denklik ve evrensel bir dildir. Çalışmanın bulgular kısmında bu tasarım ilkelerinin; Cafe L’Aubette, Schröder Evi, Oud Cafe de Unie, Charles ve Ray Eames Evi, Virginia’da Modern Ev, Hague City Hall Cephe Yenilemesi ve iç mekan donatıları üzerinden okumaları yapılmıştır. Mondrian’ın tablolarının izleyiciyi eserle bütünleştirme güdüsünün, eserlerinin mimari yapılarda ve iç donatılarda kullanılmasının temel sebeplerinden biri olduğu sonucuna varılmıştır.","PeriodicalId":416099,"journal":{"name":"Konya Sanat, Necmettin Erbakan University","volume":"83 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139146138","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Sürdürülebilirlik kavramı geçmişten günümüze süregelmiş ve yaşam standartları içerisine alınmış bir düşünce biçimidir. Bu çalışmada da sürdürülebilirlik kavramının benimsenmesi, doğayla iletişim kurarak eko sisteme sahip çıkmak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünyayı miras bırakmak için hedef kitle üzerinde farkındalık yaratmak amaçlanmıştır. Bu bilinçte olan ve bu yönlü araştırmalar yapan sosyologlar, ekonomistler ve tasarımcılar sürdürülebilirlik kavramını hayatımıza yerleştirmeyi başarmıştır. Birçok alanda olduğu gibi grafik tasarımda da varlığını sürdüren bu oluşum, grafik tasarımı iletişim aracı olarak görerek hedef kitleye ulaştırmış ve çevre bilincini bu biçimle aktarmayı hedeflemiştir. Sürdürülebilirlik kavramı çerçevesinde dünya literatürüne geçerek varlığını kanıtlamış olan boyutlar ve tekniklerle; ürünü azaltmak, yeniden kullanmak ve geri dönüştürmenin yanı sıra ürünü geri kazandırarak hammadde, su, elektrik, atık gibi kaynak ve oluşumlardan tasarruf etmeyi sağlamakta, bu bilinçle ekolojiyi korumayı hedeflemektedir. Yapılan çalışma hakkında literatür taraması yapılarak nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Literatür taraması; makale, araştırma raporu, sanatta yeterlilik tezinin analiz edilmesiyle oluşturulmuş ve grafik tasarım ürünleri incelenerek düzenlenmiştir.
{"title":"Grafik Tasarım ve Geri Kazanım","authors":"Ayşenur Kınık","doi":"10.51118/konsan.2023.29","DOIUrl":"https://doi.org/10.51118/konsan.2023.29","url":null,"abstract":"Sürdürülebilirlik kavramı geçmişten günümüze süregelmiş ve yaşam standartları içerisine alınmış bir düşünce biçimidir. Bu çalışmada da sürdürülebilirlik kavramının benimsenmesi, doğayla iletişim kurarak eko sisteme sahip çıkmak ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünyayı miras bırakmak için hedef kitle üzerinde farkındalık yaratmak amaçlanmıştır. Bu bilinçte olan ve bu yönlü araştırmalar yapan sosyologlar, ekonomistler ve tasarımcılar sürdürülebilirlik kavramını hayatımıza yerleştirmeyi başarmıştır. Birçok alanda olduğu gibi grafik tasarımda da varlığını sürdüren bu oluşum, grafik tasarımı iletişim aracı olarak görerek hedef kitleye ulaştırmış ve çevre bilincini bu biçimle aktarmayı hedeflemiştir. Sürdürülebilirlik kavramı çerçevesinde dünya literatürüne geçerek varlığını kanıtlamış olan boyutlar ve tekniklerle; ürünü azaltmak, yeniden kullanmak ve geri dönüştürmenin yanı sıra ürünü geri kazandırarak hammadde, su, elektrik, atık gibi kaynak ve oluşumlardan tasarruf etmeyi sağlamakta, bu bilinçle ekolojiyi korumayı hedeflemektedir. Yapılan çalışma hakkında literatür taraması yapılarak nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Literatür taraması; makale, araştırma raporu, sanatta yeterlilik tezinin analiz edilmesiyle oluşturulmuş ve grafik tasarım ürünleri incelenerek düzenlenmiştir.","PeriodicalId":416099,"journal":{"name":"Konya Sanat, Necmettin Erbakan University","volume":" 3","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139142928","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Geç dönem barok bestecilerinden olan George Frideric Handel, Batı Sanat müziğinin gelişiminde önemli rol oynayan ve bestelediği birçok eseriyle tanınmış bir bestecidir. Bu araştırma, William Shakespeare’in Roma imparatoru Cesare hakkında yazdığı trajedinin Giulio Cesare isimli operasını besteleyen Handel’in içerisinde yer alan bir aria olan ve soprano için yazılmış “Piangero la sorte mia” adlı eseri caz standartlarına uyarlamayı amaçlamıştır. Diğer eser analizine yönelik çalışmalarından farklı olarak bu çalışma, Batı Sanat müziği armoni kurallarına uygun olarak bestelenmiş bir eseri günümüz çağdaş müzik türlerinden birisi olan caz müzik armonisine yönelik düzenlenmiştir. Bu amaç doğrultusunda araştırma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada eserin özgün halinin form ve armonik analizi yapılmıştır. Bu analiz doğrultusunda kadanslar ve cümle kalışları belirlenmiştir. İkinci aşamada ise seçilecek caz türü belirlenmiştir. Burada doğaçlama ve yorumlamaya açık olan ve eseri duyum anlamında da en iyi şekilde yansıtacağı düşünülen caz balat türü seçilmiştir. Yapılan uyarlamada ilk aşamadaki analizden yola çıkılarak kadanslar ve cümle kalışlarına dikkat edilmiştir. Geriye kalan kısımlar ise caz balat türüne uygun olacak şekilde yorumlanmıştır.
乔治-弗里德里克-亨德尔(George Frideric Handel)是巴洛克晚期作曲家之一,在西方艺术音乐的发展中发挥了重要作用,以其众多作品闻名于世。亨德尔根据威廉-莎士比亚关于罗马皇帝切萨雷的悲剧创作了歌剧《朱利奥-切萨雷》,本研究旨在将亨德尔为女高音创作的咏叹调 "Piangero la sorte mia "改编成爵士乐标准曲目。与其他分析作品的研究不同,本研究旨在将按照西方艺术音乐和声规则创作的作品改编为爵士乐和声,而爵士乐是当今的现代音乐流派之一。为此,研究分两个阶段进行。在第一阶段,对原版乐曲进行了形式与和声分析。根据分析结果,确定了节奏和乐句的停留时间。在第二阶段,确定了要选择的爵士乐体裁。在此,我们选择了爵士民谣体裁,这种体裁可以即兴创作和演绎,被认为最能反映乐曲的感觉。在改编过程中,根据第一阶段的分析,注意了节奏和句子的停顿。其余部分则按照爵士民谣的体裁进行诠释。
{"title":"‘Piangero La Sorte Mia Adlı Eserin Caz Balat Standartına Uyarlanması","authors":"Sirel Tunay, Dilara Özmen","doi":"10.51118/konsan.2023.39","DOIUrl":"https://doi.org/10.51118/konsan.2023.39","url":null,"abstract":"Geç dönem barok bestecilerinden olan George Frideric Handel, Batı Sanat müziğinin gelişiminde önemli rol oynayan ve bestelediği birçok eseriyle tanınmış bir bestecidir. Bu araştırma, William Shakespeare’in Roma imparatoru Cesare hakkında yazdığı trajedinin Giulio Cesare isimli operasını besteleyen Handel’in içerisinde yer alan bir aria olan ve soprano için yazılmış “Piangero la sorte mia” adlı eseri caz standartlarına uyarlamayı amaçlamıştır. Diğer eser analizine yönelik çalışmalarından farklı olarak bu çalışma, Batı Sanat müziği armoni kurallarına uygun olarak bestelenmiş bir eseri günümüz çağdaş müzik türlerinden birisi olan caz müzik armonisine yönelik düzenlenmiştir. Bu amaç doğrultusunda araştırma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada eserin özgün halinin form ve armonik analizi yapılmıştır. Bu analiz doğrultusunda kadanslar ve cümle kalışları belirlenmiştir. İkinci aşamada ise seçilecek caz türü belirlenmiştir. Burada doğaçlama ve yorumlamaya açık olan ve eseri duyum anlamında da en iyi şekilde yansıtacağı düşünülen caz balat türü seçilmiştir. Yapılan uyarlamada ilk aşamadaki analizden yola çıkılarak kadanslar ve cümle kalışlarına dikkat edilmiştir. Geriye kalan kısımlar ise caz balat türüne uygun olacak şekilde yorumlanmıştır.","PeriodicalId":416099,"journal":{"name":"Konya Sanat, Necmettin Erbakan University","volume":" 34","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139145066","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
İç mekan tasarımı ve iç mimarlık öğrencileri eğitimleri boyunca iç mekan tasarımına yönelik farklı isim ve içeriklerde dersler almaktadırlar. Mekan tefrişlerinde çoğunlukla mobilyalar tasarlamakta ve iç mekanların tasarımını tamamlamaktadırlar. Bu araştırmanın amacı, iç mekan tasarımı ve iç mimarlık bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerin iç mekan tasarım öğelerinden biri olan mobilya öğesi hakkındaki görüşlerini belirlemektir. Bu amaçla öğrencilere “İç mekan tasarımında mobilya bana…. ifade eder. Çünkü....” şeklinde açık uçlu bir maddenin bulunduğu formu doldurmaları istenmiştir. Ön lisans ve lisans öğrencileri tarafından doldurulan toplam 108 anket değerlendirmeye alınmıştır. Katılımcıların görüşleri incelendiğinde 47 farklı düşünce üretildiği görülmüştür. Geçerli görüşler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda görüşler ortak özellikleri dikkate alınarak on iki kavramsal kategori altında toplanmıştır. Bu kavramsal kategoriler; estetik (%30.83), rahatlık (%13.33), konfor (%10), eşya (%8.33), tasarım (%8.33), ihtiyaç (%5.83), insan için esas önemli olan yapı (%5.83), yapıya hayat veren öğe (%5), ergonomi (%3.33), tamamlayıcı öğe (%3.33), yaşam standardı (%3.33) ile kullanışlılık ve işlevsellik (%2.5) şeklindedir. Araştırma sonucunda öğrencilerin mobilya öğesini en fazla “estetik”, “rahatlık” ve “konfor” kavramları ile ilişkilendirdikleri görülmüştür. Öğrencilerin mobilyayı genel anlamda estetik, konfor, rahatlık, ergonomi, tasarım, kullanışlılık gibi teknik kavramlarla ve zorunlu bir ihtiyaç ve yaşamsal bir öğe olduğunu oluşturdukları düşüncelerle ifade etmeleri öğrencilerin bu kavramlara yakın ve tasarımlarında kullanacakları hissini vermektedir.
{"title":"İç Mekân Alanı Öğrencilerinin Mobilya Öğesine İlişkin Görüşleri","authors":"Oğuzhan Uzun, Osman Perçin","doi":"10.51118/konsan.2023.22","DOIUrl":"https://doi.org/10.51118/konsan.2023.22","url":null,"abstract":"İç mekan tasarımı ve iç mimarlık öğrencileri eğitimleri boyunca iç mekan tasarımına yönelik farklı isim ve içeriklerde dersler almaktadırlar. Mekan tefrişlerinde çoğunlukla mobilyalar tasarlamakta ve iç mekanların tasarımını tamamlamaktadırlar. Bu araştırmanın amacı, iç mekan tasarımı ve iç mimarlık bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerin iç mekan tasarım öğelerinden biri olan mobilya öğesi hakkındaki görüşlerini belirlemektir. Bu amaçla öğrencilere “İç mekan tasarımında mobilya bana…. ifade eder. Çünkü....” şeklinde açık uçlu bir maddenin bulunduğu formu doldurmaları istenmiştir. Ön lisans ve lisans öğrencileri tarafından doldurulan toplam 108 anket değerlendirmeye alınmıştır. Katılımcıların görüşleri incelendiğinde 47 farklı düşünce üretildiği görülmüştür. Geçerli görüşler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda görüşler ortak özellikleri dikkate alınarak on iki kavramsal kategori altında toplanmıştır. Bu kavramsal kategoriler; estetik (%30.83), rahatlık (%13.33), konfor (%10), eşya (%8.33), tasarım (%8.33), ihtiyaç (%5.83), insan için esas önemli olan yapı (%5.83), yapıya hayat veren öğe (%5), ergonomi (%3.33), tamamlayıcı öğe (%3.33), yaşam standardı (%3.33) ile kullanışlılık ve işlevsellik (%2.5) şeklindedir. Araştırma sonucunda öğrencilerin mobilya öğesini en fazla “estetik”, “rahatlık” ve “konfor” kavramları ile ilişkilendirdikleri görülmüştür. Öğrencilerin mobilyayı genel anlamda estetik, konfor, rahatlık, ergonomi, tasarım, kullanışlılık gibi teknik kavramlarla ve zorunlu bir ihtiyaç ve yaşamsal bir öğe olduğunu oluşturdukları düşüncelerle ifade etmeleri öğrencilerin bu kavramlara yakın ve tasarımlarında kullanacakları hissini vermektedir.","PeriodicalId":416099,"journal":{"name":"Konya Sanat, Necmettin Erbakan University","volume":" 37","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139142663","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}