Financial asset bubbles occur due to systematic and continuous differences between fundamental and market values. Due to high growth periods and foreign capital inflows, bubbles are also seen in stock market indexes, especially in emerging market economies. This study analyzes the existence of bubbles in BIST100, IDX COMPOSITE, BOVESPA, MDEX, NIFTY 50, SHANGAI, and S&P 500 stock markets for the period 2009:01-2021:06. RADF, SADF, and GSADF tests are applied to detect bubbles on stock market closing prices. In addition, the emergence and demise dates of the bubbles are determined by employing the date-stamping method. The GSADF test gives more effective results and determines bubbles with different durations in all stock markets, except the S&P 500. The results reveal that the most inefficient market is IDX COMPOSITE, and S&P 500is the most efficient market. The analysis includes the S&P 500, the world's most liquid and most prominent stock market, for comparison. In this respect, bubbles occur more in emerging market exchanges. The findings also confirm the validity of the rational bubble law.
{"title":"An empirical comparison of stock market bubbles","authors":"Özgen Korkmaz, Bilgin Bari, Zafer Adalı","doi":"10.15295/bmij.v9i4.1889","DOIUrl":"https://doi.org/10.15295/bmij.v9i4.1889","url":null,"abstract":"Financial asset bubbles occur due to systematic and continuous differences between fundamental and market values. Due to high growth periods and foreign capital inflows, bubbles are also seen in stock market indexes, especially in emerging market economies. This study analyzes the existence of bubbles in BIST100, IDX COMPOSITE, BOVESPA, MDEX, NIFTY 50, SHANGAI, and S&P 500 stock markets for the period 2009:01-2021:06. RADF, SADF, and GSADF tests are applied to detect bubbles on stock market closing prices. In addition, the emergence and demise dates of the bubbles are determined by employing the date-stamping method. The GSADF test gives more effective results and determines bubbles with different durations in all stock markets, except the S&P 500. The results reveal that the most inefficient market is IDX COMPOSITE, and S&P 500is the most efficient market. The analysis includes the S&P 500, the world's most liquid and most prominent stock market, for comparison. In this respect, bubbles occur more in emerging market exchanges. The findings also confirm the validity of the rational bubble law.","PeriodicalId":333522,"journal":{"name":"Business & Management Studies: An International Journal","volume":"55 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2021-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"128367864","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Son yıllarda, özellikle içinde bulunduğumuz yüzyılın ilk çeyreğinde, çalışanlar yalnızca ekonomik ihtiyaçlarının değil psiko-sosyal ihtiyaçlarının da karşılanmasını beklemektedir. Proaktif yapıya sahip iş becerikliliği doğası gereği yenilikçi ve yaratıcı olduğundan çalışanın yaratıcı davranış sergilemesi kaçınılmazdır. Bu noktada çalışanların proaktif iş becerikliliği davranışlarının potansiyel tetikleyicisi lider desteğidir. İş becerikliliğinin yenilikçi davranış üzerine arttırıcı etkisinin lider desteği üzerinden gerçekleşebileceğine ilişkin beklenti, araştırmanın çıkış noktasını oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı, çalışanların iş becerikliliği tutumlarının yenilikçi davranışa etkisinde lider desteğinin aracılık etkisinin olup olmadığını incelemektir. Araştırmanın evrenini, Türkiye’deki bir kamu kurumunun 81 ildeki merkez ve taşra teşkilatında görev yapan teknik ve idari personeli oluşturmaktadır. İş becerikliliği, yenilikçi davranış ve lider desteği ölçeklerinin kullanıldığı anket çalışması ile toplanan veriler Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) Mplus7 programı ve SPSS 22 ile analiz edilmiş, veri uyum indeksleri incelenmiştir. Değerlendirme sonucunda, iş becerikliliğinin ve alt boyutlarının (görev becerikliliği ile bilişsel ve ilişkisel beceriklilik) yenilikçi davranışa etkisinde lider desteğinin aracılık rolü üstlendiği tespit edilmiştir. Ulaşılan sonuç iş becerikliliğinin lider desteği üzerinden yenilikçi davranışı arttırdığını göstermektedir. Bu bağlamda çalışmanın alan yazınına özgün bir bakış açısı getireceği düşünülmektedir.
{"title":"İş becerikliliğinin yenilikçi davranışa etkisinde lider desteğinin aracılık rolü","authors":"Demet Çakıroğlu, Mehmet Altınöz","doi":"10.15295/bmij.v9i4.1933","DOIUrl":"https://doi.org/10.15295/bmij.v9i4.1933","url":null,"abstract":"Son yıllarda, özellikle içinde bulunduğumuz yüzyılın ilk çeyreğinde, çalışanlar yalnızca ekonomik ihtiyaçlarının değil psiko-sosyal ihtiyaçlarının da karşılanmasını beklemektedir. Proaktif yapıya sahip iş becerikliliği doğası gereği yenilikçi ve yaratıcı olduğundan çalışanın yaratıcı davranış sergilemesi kaçınılmazdır. Bu noktada çalışanların proaktif iş becerikliliği davranışlarının potansiyel tetikleyicisi lider desteğidir. İş becerikliliğinin yenilikçi davranış üzerine arttırıcı etkisinin lider desteği üzerinden gerçekleşebileceğine ilişkin beklenti, araştırmanın çıkış noktasını oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı, çalışanların iş becerikliliği tutumlarının yenilikçi davranışa etkisinde lider desteğinin aracılık etkisinin olup olmadığını incelemektir. Araştırmanın evrenini, Türkiye’deki bir kamu kurumunun 81 ildeki merkez ve taşra teşkilatında görev yapan teknik ve idari personeli oluşturmaktadır. İş becerikliliği, yenilikçi davranış ve lider desteği ölçeklerinin kullanıldığı anket çalışması ile toplanan veriler Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) Mplus7 programı ve SPSS 22 ile analiz edilmiş, veri uyum indeksleri incelenmiştir. Değerlendirme sonucunda, iş becerikliliğinin ve alt boyutlarının (görev becerikliliği ile bilişsel ve ilişkisel beceriklilik) yenilikçi davranışa etkisinde lider desteğinin aracılık rolü üstlendiği tespit edilmiştir. Ulaşılan sonuç iş becerikliliğinin lider desteği üzerinden yenilikçi davranışı arttırdığını göstermektedir. Bu bağlamda çalışmanın alan yazınına özgün bir bakış açısı getireceği düşünülmektedir.","PeriodicalId":333522,"journal":{"name":"Business & Management Studies: An International Journal","volume":"37 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2021-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"123472928","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Web teknolojilerinin kullanımı yaygınlaştıkça konaklama işletmelerinde misafirlerin şikâyet etmelerine neden olacak deneyimleri çevrimiçi ortamlarda paylaşmaları mümkün olmaktadır. COVİD-19 salgını ve ülkelerce alınan önlemler doğrultusunda uygulamalardaki deneyimler de e-şikâyet konuları içinde yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı; küresel boyutta faaliyet gösteren konaklama işletmelerinin misafirlerinin yapmış olduğu e-şikâyetlerin sınıflandırılması ve otel misafirlerinin COVİD-19 sürecinde e-şikâyet konularının belirlenmesidir. Araştırmada Türkiye’de faaliyette bulunan Hospitality ON-2019 Top 10 otel listesindeki Antalya, Ankara, İstanbul, İzmir, Muğla otel misafirlerinin Tripadvisor web sitesinde yer alan 366 e-şikâyet yorumları içerik analizi ile incelenmiştir. Yapılan içerik analizi için veriler formlara işlenmiş, elektronik artama aktarılmış, analiz edilerek görselleştirilmiştir. Araştırma sonucunda; otel misafirlerinin e-şikâyetleri, genel, restoran ve yiyecek-içecek, odalar, ön büro, hizmet kalitesi ve yönetim olarak 6 ana kategori ve 26 alt kategoride sınıflandırılmıştır. E-şikâyetlerin en çok genel, restoran ve yiyecek-içecek, odalar, ön büro, hizmet kalitesi ve yönetim kategorilerinde yoğunlaştığı belirlenmiştir.
{"title":"COVİD-19 pandemisi sürecinde konaklama sektöründe e-şikayetlerin analizi","authors":"K. Güllü, Süreyya Akçay","doi":"10.15295/bmij.v9i4.1960","DOIUrl":"https://doi.org/10.15295/bmij.v9i4.1960","url":null,"abstract":"Web teknolojilerinin kullanımı yaygınlaştıkça konaklama işletmelerinde misafirlerin şikâyet etmelerine neden olacak deneyimleri çevrimiçi ortamlarda paylaşmaları mümkün olmaktadır. COVİD-19 salgını ve ülkelerce alınan önlemler doğrultusunda uygulamalardaki deneyimler de e-şikâyet konuları içinde yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı; küresel boyutta faaliyet gösteren konaklama işletmelerinin misafirlerinin yapmış olduğu e-şikâyetlerin sınıflandırılması ve otel misafirlerinin COVİD-19 sürecinde e-şikâyet konularının belirlenmesidir. Araştırmada Türkiye’de faaliyette bulunan Hospitality ON-2019 Top 10 otel listesindeki Antalya, Ankara, İstanbul, İzmir, Muğla otel misafirlerinin Tripadvisor web sitesinde yer alan 366 e-şikâyet yorumları içerik analizi ile incelenmiştir. Yapılan içerik analizi için veriler formlara işlenmiş, elektronik artama aktarılmış, analiz edilerek görselleştirilmiştir. Araştırma sonucunda; otel misafirlerinin e-şikâyetleri, genel, restoran ve yiyecek-içecek, odalar, ön büro, hizmet kalitesi ve yönetim olarak 6 ana kategori ve 26 alt kategoride sınıflandırılmıştır. E-şikâyetlerin en çok genel, restoran ve yiyecek-içecek, odalar, ön büro, hizmet kalitesi ve yönetim kategorilerinde yoğunlaştığı belirlenmiştir.","PeriodicalId":333522,"journal":{"name":"Business & Management Studies: An International Journal","volume":"40 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2021-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"134398811","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu çalışmanın amacı, sosyal medya verilerinden yararlanarak politikacıların oy oranlarının günlük değişiminin ve seçim sonucunun tahmin edilebilirliğinin araştırılmasıdır. Bu amaçla yapılan çalışmada, 3 Kasım 2020 ABD seçimine katılan adaylar hakkında 01.07.2020- 03.11.2020 tarihleri arasında paylaşılan 20.746.834 adet tweet RapidMiner programı ile Twitter platformundan toplanmıştır. Twitter’dan toplanan verilere, Vader algoritması ile duygu analizleri yapılmıştır. Tweetler, pozitif, negatif, NPS (pozitif-negatif) ve nötr duygu kategorilerine göre gruplandırılmıştır. Duygu kategorilerine ayrılmış tweet sayıları kullanılarak, günlük oy oranlarını ve seçim sonucunu tahmin etmek için altı farklı makine öğrenmesine dayalı tahmin modeli oluşturulmuştur. Tahmin modellerinde, bağımsız değişkenler adaylar hakkında paylaşılan duygu kategorilerine göre ayrılmış günlük Twitter verisidir. Bağımlı değişkenler ise anket ve ekonomik göstergelere dayalı yapılmış, adayların günlük oy oranı tahminleridir. Tahmin modelleri 109 günlük veri ile eğitilmiştir. En doğru sonucu veren tahmin modeli Derin Makine Öğrenmesi (Deep Machine Learning) algoritması kullanılarak, seçim sonucu %1,7 hata payıyla tahmin edilebilmiştir. Bu çalışma, Twitter’daki çok çeşitli manipülasyonlara rağmen, makine öğrenmesi aracılığıyla, Twitter’ın halen politik eğilimlerin takibi ve seçim sonuçları tahmininde kullanılabilecek bir veri kaynağı olabileceğini göstermektedir.
{"title":"Derin makine öğrenmesi metoduyla sosyal medya verilerine dayalı seçim sonucu tahmini","authors":"İbrahim Sabuncu, Eda Şen","doi":"10.15295/bmij.v9i4.1957","DOIUrl":"https://doi.org/10.15295/bmij.v9i4.1957","url":null,"abstract":"Bu çalışmanın amacı, sosyal medya verilerinden yararlanarak politikacıların oy oranlarının günlük değişiminin ve seçim sonucunun tahmin edilebilirliğinin araştırılmasıdır. Bu amaçla yapılan çalışmada, 3 Kasım 2020 ABD seçimine katılan adaylar hakkında 01.07.2020- 03.11.2020 tarihleri arasında paylaşılan 20.746.834 adet tweet RapidMiner programı ile Twitter platformundan toplanmıştır. Twitter’dan toplanan verilere, Vader algoritması ile duygu analizleri yapılmıştır. Tweetler, pozitif, negatif, NPS (pozitif-negatif) ve nötr duygu kategorilerine göre gruplandırılmıştır. Duygu kategorilerine ayrılmış tweet sayıları kullanılarak, günlük oy oranlarını ve seçim sonucunu tahmin etmek için altı farklı makine öğrenmesine dayalı tahmin modeli oluşturulmuştur. Tahmin modellerinde, bağımsız değişkenler adaylar hakkında paylaşılan duygu kategorilerine göre ayrılmış günlük Twitter verisidir. Bağımlı değişkenler ise anket ve ekonomik göstergelere dayalı yapılmış, adayların günlük oy oranı tahminleridir. Tahmin modelleri 109 günlük veri ile eğitilmiştir. En doğru sonucu veren tahmin modeli Derin Makine Öğrenmesi (Deep Machine Learning) algoritması kullanılarak, seçim sonucu %1,7 hata payıyla tahmin edilebilmiştir. Bu çalışma, Twitter’daki çok çeşitli manipülasyonlara rağmen, makine öğrenmesi aracılığıyla, Twitter’ın halen politik eğilimlerin takibi ve seçim sonuçları tahmininde kullanılabilecek bir veri kaynağı olabileceğini göstermektedir.","PeriodicalId":333522,"journal":{"name":"Business & Management Studies: An International Journal","volume":"19 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2021-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"132047428","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
COVID-19 pandemic has affected the entire world and brought isolation, filiation, quarantine, lockdown, social distance, etc. concepts that are not a part of our daily lives. People have reflected this deviance in many ways, including changing the consumption behaviours that visual and written media express. One of these behaviours that arise with the pandemic is stockpiling. This research aims to study the effect of perceived risk on stockpiling behaviour for grocery products by applying the Planned Behaviour Theory frame. Data has been collected from 937 attendants. ANOVA, t-test, reliability analysis, factor analysis, and confirmatory factor analysis were applied to the collected data. It was found that effective risk has an essential effect on stockpiling behaviour. On the other hand, demographic variables seem to differentiate pandemic stockpiling behaviour for grocery products.
{"title":"The effect of consumers' perceived risk from the COVID-19 pandemic on their stockpiling behaviour: An evaluation from the framework of planned behaviour theory","authors":"Alişan Baltacı","doi":"10.15295/bmij.v9i4.1934","DOIUrl":"https://doi.org/10.15295/bmij.v9i4.1934","url":null,"abstract":"COVID-19 pandemic has affected the entire world and brought isolation, filiation, quarantine, lockdown, social distance, etc. concepts that are not a part of our daily lives. People have reflected this deviance in many ways, including changing the consumption behaviours that visual and written media express. One of these behaviours that arise with the pandemic is stockpiling. This research aims to study the effect of perceived risk on stockpiling behaviour for grocery products by applying the Planned Behaviour Theory frame. Data has been collected from 937 attendants. ANOVA, t-test, reliability analysis, factor analysis, and confirmatory factor analysis were applied to the collected data. It was found that effective risk has an essential effect on stockpiling behaviour. On the other hand, demographic variables seem to differentiate pandemic stockpiling behaviour for grocery products.","PeriodicalId":333522,"journal":{"name":"Business & Management Studies: An International Journal","volume":"91 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2021-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"116498229","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
This paper investigates the impacts of several macroeconomic variables on Turkey's volume of mortgage loans. Johansen cointegration test, vector error correction model, Granger causality tests, variance decomposition, and impulse-response analysis is employed for the econometric analysis to show short and long-run relationships between the variables using time series monthly data from January 2010 to March 2020. Paper results demonstrate that growth of housing credit size negatively correlates with mortgage interest rates, US Dollar/Turkish Lira exchange rate and level of real estate supply. At the same time, there is a positive correlation with house prices. Causal relationships between mortgage volume and macroeconomic indicators are bidirectional for all variables, except for mortgage interest rates. There is a one-way causality relationship from mortgage rates to mortgage loan volume. Econometric analyses show that the recent steep depreciation in the Turkish Lira hurts the Turkish mortgage market. In conclusion, a stable economic environment is essential to build a robust mortgage market.
{"title":"Mortgage volume and macroeconomic factors: Evidence from Turkey","authors":"Tuğba Güneş, A. Apaydın","doi":"10.15295/bmij.v9i4.1939","DOIUrl":"https://doi.org/10.15295/bmij.v9i4.1939","url":null,"abstract":"This paper investigates the impacts of several macroeconomic variables on Turkey's volume of mortgage loans. Johansen cointegration test, vector error correction model, Granger causality tests, variance decomposition, and impulse-response analysis is employed for the econometric analysis to show short and long-run relationships between the variables using time series monthly data from January 2010 to March 2020. Paper results demonstrate that growth of housing credit size negatively correlates with mortgage interest rates, US Dollar/Turkish Lira exchange rate and level of real estate supply. At the same time, there is a positive correlation with house prices. Causal relationships between mortgage volume and macroeconomic indicators are bidirectional for all variables, except for mortgage interest rates. There is a one-way causality relationship from mortgage rates to mortgage loan volume. Econometric analyses show that the recent steep depreciation in the Turkish Lira hurts the Turkish mortgage market. In conclusion, a stable economic environment is essential to build a robust mortgage market.","PeriodicalId":333522,"journal":{"name":"Business & Management Studies: An International Journal","volume":"34 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2021-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"123442295","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Strateji uygulama yetkinliği —bir organizasyonun eylemlerinin stratejik niyetleri ile örtüşme derecesi— organizasyonun stratejik hedeflerine ulaşması için çok önemlidir. Ancak, organizasyonların strateji uygulama yetkinliklerini nasıl geliştirebilecekleri hakkında yeterince çalışma bulunmamaktadır. Bu araştırma, strateji uygulama yetkinliğinin öncülleri ile ilgili bir teorik çerçeve geliştirmeyi ve bu çerçevenin uygulamasının bir ampirik vaka çalışması ile göstermeyi amaçlamaktadır. Strateji uygulama yetkinliği kavramı geleneksel strateji süreci yaklaşımıyla kıyaslanarak tanımlanmış ve üç öncülü stratejik katılım, uyum ve bağlılık olarak belirlenmiştir. Strateji uygulama yetkinliğinin öncülleri ile ilgili geliştirilen bu teorik çerçeve lastik sektöründe faaliyet gösteren uluslararası bir firma olan Brisa Bridgestone Sabancı Lastik ve Ticaret A.Ş’nin strateji süreci ile ilgili bir vaka analizinde tatbik edilmiştir. Vaka analizi bulguları, stratejilerin tüm kademelerden yeni önerilerin ortaya çıkmasına imkân verecek şekilde yüksek katılım ile belirlenmesinin ve süreç katılımcılarının stratejilerin arkasında yatan niyetler hakkında ortak anlayışa ve stratejilere bağlılığa sahip olmalarının kurumun üstün strateji uygulama yetkinliğine işaret ettiğini göstermektedir.
{"title":"Strateji uygulama yetkinliği: Brisa strateji süreci vaka incelemesi","authors":"Nüfer Yasin Ateş","doi":"10.15295/bmij.v9i4.1891","DOIUrl":"https://doi.org/10.15295/bmij.v9i4.1891","url":null,"abstract":"Strateji uygulama yetkinliği —bir organizasyonun eylemlerinin stratejik niyetleri ile örtüşme derecesi— organizasyonun stratejik hedeflerine ulaşması için çok önemlidir. Ancak, organizasyonların strateji uygulama yetkinliklerini nasıl geliştirebilecekleri hakkında yeterince çalışma bulunmamaktadır. Bu araştırma, strateji uygulama yetkinliğinin öncülleri ile ilgili bir teorik çerçeve geliştirmeyi ve bu çerçevenin uygulamasının bir ampirik vaka çalışması ile göstermeyi amaçlamaktadır. Strateji uygulama yetkinliği kavramı geleneksel strateji süreci yaklaşımıyla kıyaslanarak tanımlanmış ve üç öncülü stratejik katılım, uyum ve bağlılık olarak belirlenmiştir. Strateji uygulama yetkinliğinin öncülleri ile ilgili geliştirilen bu teorik çerçeve lastik sektöründe faaliyet gösteren uluslararası bir firma olan Brisa Bridgestone Sabancı Lastik ve Ticaret A.Ş’nin strateji süreci ile ilgili bir vaka analizinde tatbik edilmiştir. Vaka analizi bulguları, stratejilerin tüm kademelerden yeni önerilerin ortaya çıkmasına imkân verecek şekilde yüksek katılım ile belirlenmesinin ve süreç katılımcılarının stratejilerin arkasında yatan niyetler hakkında ortak anlayışa ve stratejilere bağlılığa sahip olmalarının kurumun üstün strateji uygulama yetkinliğine işaret ettiğini göstermektedir.","PeriodicalId":333522,"journal":{"name":"Business & Management Studies: An International Journal","volume":"25 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2021-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"124521469","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu çalışmanın amacı gerek kamu, gerekse özel örgütlerde faaliyette bulunan yöneticiler tarafından uygulanan dönüştürücü ve işlemsel liderlik modellerinin kuramsal altyapısını açıklamaktır. Gerek kamu örgütleri, gerekse özel örgütler verimli bir şekilde varlıklarını sürdürebilmeleri ve amaçlarını gerçekleştirebilmeleri için etkili liderler tarafından yönetilmelidir. Dönüştürücü ve işlemsel liderlik modelleri örgütlerin etkinliğine ve etkililiğine önemli katkılar sağlamaktadır. Bu bakımdan dönüştürücü ve işlemsel liderlik modellerine zemin oluşturan düşünsel yapının anlaşılması önem arz etmektedir. Bu nedenle bu derleme çalışmasında nitel bir yaklaşımla kapsamlı bir yazın incelemesi yapılarak dönüştürücü ve işlemsel liderlik modellerinin oluşum sürecini anlaşılır kılan ve destekleyen kuramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Ayrıca dönüştürücü ve işlemsel liderlik modellerinin kuramsal dayanakları tartışılarak uygulamaya ve araştırmaya yönelik çıkarımlarda bulunulmuştur.
{"title":"Dönüştürücü ve işlemsel liderlik modellerinin kuramsal çerçevesi üzerine kavramsal bir çalışma","authors":"Ufuk Başar, Murat Yalçıntaş, N. Ö. İyigün","doi":"10.15295/bmij.v9i4.1897","DOIUrl":"https://doi.org/10.15295/bmij.v9i4.1897","url":null,"abstract":"Bu çalışmanın amacı gerek kamu, gerekse özel örgütlerde faaliyette bulunan yöneticiler tarafından uygulanan dönüştürücü ve işlemsel liderlik modellerinin kuramsal altyapısını açıklamaktır. Gerek kamu örgütleri, gerekse özel örgütler verimli bir şekilde varlıklarını sürdürebilmeleri ve amaçlarını gerçekleştirebilmeleri için etkili liderler tarafından yönetilmelidir. Dönüştürücü ve işlemsel liderlik modelleri örgütlerin etkinliğine ve etkililiğine önemli katkılar sağlamaktadır. Bu bakımdan dönüştürücü ve işlemsel liderlik modellerine zemin oluşturan düşünsel yapının anlaşılması önem arz etmektedir. Bu nedenle bu derleme çalışmasında nitel bir yaklaşımla kapsamlı bir yazın incelemesi yapılarak dönüştürücü ve işlemsel liderlik modellerinin oluşum sürecini anlaşılır kılan ve destekleyen kuramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Ayrıca dönüştürücü ve işlemsel liderlik modellerinin kuramsal dayanakları tartışılarak uygulamaya ve araştırmaya yönelik çıkarımlarda bulunulmuştur.","PeriodicalId":333522,"journal":{"name":"Business & Management Studies: An International Journal","volume":"42 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2021-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"124984174","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
In the context of social learning theory, this study aims to determine how the charismatic leadership of managers affects the entrepreneurial orientation of R&D employees and whether job satisfaction has any mediating effect in this relationship. In this context, data were collected through questionnaire method from 392 employees working in the R&D departments of the companies operating in the manufacturing industry, which are included in the Top 500 Industrial Enterprises List of Turkey. The data were analyzed with the SPSS 22.0 package program. As a result of the analyses, it was found out that the managers’ charismatic leadership behaviours affect job satisfaction and entrepreneurship orientation of the R&D employees. Furthermore, the job satisfaction of the R&D employees has a partial mediating effect in the relationship between charismatic leadership and entrepreneurial leadership orientation. These findings show that organizations will increase their entrepreneurial exposure by influencing the job satisfaction of their employees with a charismatic leadership approach.
{"title":"The relationships among charismatic leadership, job satisfaction, and entrepreneurial orientation: An empirical study in the R&D department","authors":"Dilek Karaca, B. Özgül, Cemal Zehir","doi":"10.15295/bmij.v9i4.1944","DOIUrl":"https://doi.org/10.15295/bmij.v9i4.1944","url":null,"abstract":"In the context of social learning theory, this study aims to determine how the charismatic leadership of managers affects the entrepreneurial orientation of R&D employees and whether job satisfaction has any mediating effect in this relationship. In this context, data were collected through questionnaire method from 392 employees working in the R&D departments of the companies operating in the manufacturing industry, which are included in the Top 500 Industrial Enterprises List of Turkey. The data were analyzed with the SPSS 22.0 package program. As a result of the analyses, it was found out that the managers’ charismatic leadership behaviours affect job satisfaction and entrepreneurship orientation of the R&D employees. Furthermore, the job satisfaction of the R&D employees has a partial mediating effect in the relationship between charismatic leadership and entrepreneurial leadership orientation. These findings show that organizations will increase their entrepreneurial exposure by influencing the job satisfaction of their employees with a charismatic leadership approach.","PeriodicalId":333522,"journal":{"name":"Business & Management Studies: An International Journal","volume":"23 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2021-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"121645577","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
This study investigates the effects of e-service quality and after-sales e-service dimensions of e-commerce sites on customers' e-satisfaction. E-commerce site hepsiburada.com operating in Turkey, was selected as an example for their e-commerce website. The survey method collected the data, and 417 hepsiburada.com customers reached by random sampling method were included in the study. E-S-QUAL and E-RecS-QUAL scales were used to measure the concepts of e-service quality and after-sales e-service quality. The data were analyzed by confirmatory factor analysis and structural equation model. According to the analysis findings, system availability, fulfilment, responsiveness, and compensation had a significant and positive effect on e-satisfaction, and efficiency, privacy, and contact have no significant and positive effect on e-satisfaction. The findings were interpreted, and suggestions were provided.
{"title":"The effect of e-service quality and after-sales e-service quality on e-satisfaction","authors":"K. Çelik","doi":"10.15295/bmij.v9i3.1898","DOIUrl":"https://doi.org/10.15295/bmij.v9i3.1898","url":null,"abstract":"This study investigates the effects of e-service quality and after-sales e-service dimensions of e-commerce sites on customers' e-satisfaction. E-commerce site hepsiburada.com operating in Turkey, was selected as an example for their e-commerce website. The survey method collected the data, and 417 hepsiburada.com customers reached by random sampling method were included in the study. E-S-QUAL and E-RecS-QUAL scales were used to measure the concepts of e-service quality and after-sales e-service quality. The data were analyzed by confirmatory factor analysis and structural equation model. According to the analysis findings, system availability, fulfilment, responsiveness, and compensation had a significant and positive effect on e-satisfaction, and efficiency, privacy, and contact have no significant and positive effect on e-satisfaction. The findings were interpreted, and suggestions were provided.","PeriodicalId":333522,"journal":{"name":"Business & Management Studies: An International Journal","volume":"15 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2021-09-24","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"123212165","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}