Çalışmalar Türkçe ve İngilizce dillerinde gönderilebilir. Her çalışmanın baş kısmında Türkçe ve İngilizce öz bulunmalıdır. Öz, makalenin amacına, yöntemine ve sonuçlarına ilişkin kısa ve net bilgileri içermelidir. 10 punto büyüklüğünde, tek satır aralıklı, iki yana yaslı ve en çok 250 sözcük olmalıdır. “Öz” metni içinde kaynak verilmemelidir. Boşanma, aile bireylerini psikolojik, sosyolojik ve ekonomik gibi birçok yönden olumlu/olumsuz etkilemektedir. Aile ortamında yaşanan huzursuzluklara doğrudan ya da dolaylı olarak maruz kalan öğrenciler psikososyal yönden olumsuz etkilenmektedir. Araştırma sonuçlarına göre huzursuz aile ortamındaki çocukların anne ve babasının boşanmasına olumlu baktıkları görülmektedir. Ancak bazı çocukların anne ve baba boşanma olayını kabullenmekte zorlandıkları anlaşılmaktadır. Ayrıca boşanma ile birlikte çocukların alışkanlıkları, yaşadıkları şehirler, okulları, sosyal ve aile çevrelerinin bir anda değişmesi gibi durumlar onları olumsuz etkilemektedir. Bu durum çocukların okul yaşamına ve arkadaş çevresine etki etmektedir. Bu doğrultuda ailedeki sıkıntıları okul yaşamına etki eden öğrencilere yönelik okul rehber öğretmenleri psikososyal destek vermektedirler. Bu çalışma boşanmanın öğrenciler üzerindeki psikososyal etkilerinin rehber öğretmenler perspektifinden aktarılmasından oluşmaktadır. Nitel araştırma yöntemi ile toplanan verilerin içerik ve betimsel analizi yapılıp belirli bir sistem içerisinde özetlenip yorumlanarak okuyucuya sunulmuştur.
{"title":"Rehber Öğretmenler Perspektifinden Boşanmanın Öğrenciler Üzerindeki Etkileri","authors":"Yücel Korkmaz","doi":"10.57135/jier.1225937","DOIUrl":"https://doi.org/10.57135/jier.1225937","url":null,"abstract":"Çalışmalar Türkçe ve İngilizce dillerinde gönderilebilir. Her çalışmanın baş kısmında Türkçe ve İngilizce öz bulunmalıdır. Öz, makalenin amacına, yöntemine ve sonuçlarına ilişkin kısa ve net bilgileri içermelidir. 10 punto büyüklüğünde, tek satır aralıklı, iki yana yaslı ve en çok 250 sözcük olmalıdır. “Öz” metni içinde kaynak verilmemelidir. Boşanma, aile bireylerini psikolojik, sosyolojik ve ekonomik gibi birçok yönden olumlu/olumsuz etkilemektedir. Aile ortamında yaşanan huzursuzluklara doğrudan ya da dolaylı olarak maruz kalan öğrenciler psikososyal yönden olumsuz etkilenmektedir. Araştırma sonuçlarına göre huzursuz aile ortamındaki çocukların anne ve babasının boşanmasına olumlu baktıkları görülmektedir. Ancak bazı çocukların anne ve baba boşanma olayını kabullenmekte zorlandıkları anlaşılmaktadır. Ayrıca boşanma ile birlikte çocukların alışkanlıkları, yaşadıkları şehirler, okulları, sosyal ve aile çevrelerinin bir anda değişmesi gibi durumlar onları olumsuz etkilemektedir. Bu durum çocukların okul yaşamına ve arkadaş çevresine etki etmektedir. Bu doğrultuda ailedeki sıkıntıları okul yaşamına etki eden öğrencilere yönelik okul rehber öğretmenleri psikososyal destek vermektedirler. Bu çalışma boşanmanın öğrenciler üzerindeki psikososyal etkilerinin rehber öğretmenler perspektifinden aktarılmasından oluşmaktadır. Nitel araştırma yöntemi ile toplanan verilerin içerik ve betimsel analizi yapılıp belirli bir sistem içerisinde özetlenip yorumlanarak okuyucuya sunulmuştur.","PeriodicalId":148928,"journal":{"name":"Disiplinlerarası Eğitim Araştırmaları Dergisi","volume":"22 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-03-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"121362031","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Eğitim bireyde kalıcı izli davranış değişikliği oluşturma süreci olarak adlandırılırken eğitimin en önemli iki ögesinden biri öğretmendir. Öğretmenin en temel görevlerinin içerisinde yaşadığı toplumu bütünleştirmesi ve çağın gereksinimleri doğrultusunda toplumu şekillendirmesi bulunmaktadır. Öğretmenlik mesleği toplumsal bütünleşme, değişim ve gelişimi sağlaması bakımından diğer meslek gruplarından ayrılmaktadır. Bireylerin bu mesleği yerine getirebilmesi için öğretmenliğe özgü nitelik ve yeterliliklere sahip olması beklenir. Son olarak 2017 yılında açıklanan öğretmenlik mesleği genel yeterlilikleri belgesinde öğretmen adaylarının eğitimlerinden, öğretmen seçimine, sürekli mesleki eğitimden, öğretmenlik mesleğinin niteliklerinin artırılmasına kadar bir çok konuya değinilmiştir. 2022 Şubat ayında çıkarılan Öğretmenlik Meslek Kanunu ile öğretmenlerin statülerini geliştirmek amacıyla unvan bazlı değişiklilere gidilmiş ve bu durum öğretmenlik mesleği kariyer basamakları olarak adlandırılmıştır. Bu kanuna göre 10 yılını doldurmuş öğretmenler, gerekli eğitim ve sınav şartlarını sağlamaları şartıyla uzman öğretmen olarak adlandırılmaktadır. Bu çalışmanın amacı uzman öğretmenlik mesleki eğitim programına katılım sağlayan öğretmenlerin bu eğitim programına ve programın öğretmenlik mesleği genel yeterliliklerini içerip içermediğine yönelik görüşlerini incelemektir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi içerik analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda katılımcı öğretmenler, uzman öğretmen yetiştirme programının yetersiz ve gereksiz olduğunu, alan bazlı konuların olmamasının alan yeterliliği açısından eksik olduğunu uzman öğretmenlik unvanın teoriden ziyade uygulama ile olabileceği görüşlerini belirtmişlerdir.
{"title":"Uzman Öğretmenlik Yetiştirme Programının Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterlilikleri Çerçevesinde Değerlendirilmesi","authors":"Alperen Avci, Derya Kayiran","doi":"10.57135/jier.1229524","DOIUrl":"https://doi.org/10.57135/jier.1229524","url":null,"abstract":"Eğitim bireyde kalıcı izli davranış değişikliği oluşturma süreci olarak adlandırılırken eğitimin en önemli iki ögesinden biri öğretmendir. Öğretmenin en temel görevlerinin içerisinde yaşadığı toplumu bütünleştirmesi ve çağın gereksinimleri doğrultusunda toplumu şekillendirmesi bulunmaktadır. Öğretmenlik mesleği toplumsal bütünleşme, değişim ve gelişimi sağlaması bakımından diğer meslek gruplarından ayrılmaktadır. Bireylerin bu mesleği yerine getirebilmesi için öğretmenliğe özgü nitelik ve yeterliliklere sahip olması beklenir. Son olarak 2017 yılında açıklanan öğretmenlik mesleği genel yeterlilikleri belgesinde öğretmen adaylarının eğitimlerinden, öğretmen seçimine, sürekli mesleki eğitimden, öğretmenlik mesleğinin niteliklerinin artırılmasına kadar bir çok konuya değinilmiştir. 2022 Şubat ayında çıkarılan Öğretmenlik Meslek Kanunu ile öğretmenlerin statülerini geliştirmek amacıyla unvan bazlı değişiklilere gidilmiş ve bu durum öğretmenlik mesleği kariyer basamakları olarak adlandırılmıştır. Bu kanuna göre 10 yılını doldurmuş öğretmenler, gerekli eğitim ve sınav şartlarını sağlamaları şartıyla uzman öğretmen olarak adlandırılmaktadır. Bu çalışmanın amacı uzman öğretmenlik mesleki eğitim programına katılım sağlayan öğretmenlerin bu eğitim programına ve programın öğretmenlik mesleği genel yeterliliklerini içerip içermediğine yönelik görüşlerini incelemektir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizi içerik analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda katılımcı öğretmenler, uzman öğretmen yetiştirme programının yetersiz ve gereksiz olduğunu, alan bazlı konuların olmamasının alan yeterliliği açısından eksik olduğunu uzman öğretmenlik unvanın teoriden ziyade uygulama ile olabileceği görüşlerini belirtmişlerdir.","PeriodicalId":148928,"journal":{"name":"Disiplinlerarası Eğitim Araştırmaları Dergisi","volume":"258 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-03-14","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"123060678","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Araştırmada, çocuğu otizm spektrum bozukluğu tanısı almış annelerin sürekli umut düzeylerinin onların yaşı, eğitim durumu, mesleği, sosyal destek alma durumu, sosyal yardım alma durumu, toplam çocuk sayısı, gelir düzeyi, otizmli çocuğun yaşı, çocuğun otizmli olduğunu ilk öğrendiğinde en çok hangi duyguyu yoğun olarak yaşadığı ve çocuğun otizmden etkilenmişlik düzeyi demografik değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanarak onlara verilecek psikoeğitim ve psiko-sosyal desteğin planlanması ve içeriğinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Sürekli umut ölçeğinin ve demografik bilgi formunun kullanıldığı araştırma, Samsun il genelinde özel eğitim uygulama okulları ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine devam eden çocuğu otizm spektrum bozukluğu tanısı almış anneler ile engelli sivil toplum kuruluşlarına üye olan ve otizmli çocuğa sahip 100 anne ile random yoluyla seçilen amaçsal örneklem grubu üzerinde pandemi döneminde gerçekleştirilmiştir. Veriler IBM SPSS V23 ile analiz edilmiş ve çocuğu otizm spektrum bozukluğu tanısı almış annelerin sürekli umut düzeyleri sadece toplam çocuk sayısı değişkenine göre farklılık göstermektedir (p=0,022). 1 tane çocuğu olan annelerin sürekli umut düzeyi puanı ortanca değeri 51 iken 2 tane çocuğu olan annelerin puanının ortancası 55, 3 ve üzeri çocuğu olan annelerin puanının ortancası 48 olarak elde edilmiştir. Bu farklılık 2 tane çocuğu olanların sürekli umut puanı ortancasının 3 tane ve üstü çocuğu olanların ortancasından yüksek olarak elde edilmesinden kaynaklanmaktadır. Alternatif yollar düşüncesi, eyleyici düşünce ve sürekli umut toplam puanı diğer değişkenlere göre yani annelerin yaşına, eğitim durumuna, mesleğine, sosyal destek alma durumuna, sosyal yardım alma durumuna, gelir düzeyine, otizmli çocuğun yaşına, çocuğun otizmli olduğunu ilk öğrendiğinde en çok hangi duyguyu yoğun olarak yaşadığına ve çocuğun otizmden etkilenmişlik düzeyine göre farklılık göstermemektedir. Annelerin çocuklarının otizmli olduğunu ilk öğrendiklerine en yoğun olarak yaşadıkları duyguların %74’nün keder ve çöküntü, %14’nün suçluluk, %7’nin inkar ve %5’inin kızgınlık olduğunu ve bu duygularıyla başedebilmeleri amacıyla onlara yönelik psiko-eğitim ve psiko-sosyal destek hizmetlerinin verilmesinin çok önemli olduğu anlaşılmaktadır.
{"title":"Çocuğu Otizm Spektrum Bozukluğu Tanısı Almış Annelerin Sürekli Umut Düzeylerinin İncelenmesi","authors":"Hasan Tahsin Yazici, Kemal Özcan, Yaşar Barut","doi":"10.57135/jier.1203226","DOIUrl":"https://doi.org/10.57135/jier.1203226","url":null,"abstract":"Araştırmada, çocuğu otizm spektrum bozukluğu tanısı almış annelerin sürekli umut düzeylerinin onların yaşı, eğitim durumu, mesleği, sosyal destek alma durumu, sosyal yardım alma durumu, toplam çocuk sayısı, gelir düzeyi, otizmli çocuğun yaşı, çocuğun otizmli olduğunu ilk öğrendiğinde en çok hangi duyguyu yoğun olarak yaşadığı ve çocuğun otizmden etkilenmişlik düzeyi demografik değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanarak onlara verilecek psikoeğitim ve psiko-sosyal desteğin planlanması ve içeriğinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Sürekli umut ölçeğinin ve demografik bilgi formunun kullanıldığı araştırma, Samsun il genelinde özel eğitim uygulama okulları ve özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerine devam eden çocuğu otizm spektrum bozukluğu tanısı almış anneler ile engelli sivil toplum kuruluşlarına üye olan ve otizmli çocuğa sahip 100 anne ile random yoluyla seçilen amaçsal örneklem grubu üzerinde pandemi döneminde gerçekleştirilmiştir. Veriler IBM SPSS V23 ile analiz edilmiş ve çocuğu otizm spektrum bozukluğu tanısı almış annelerin sürekli umut düzeyleri sadece toplam çocuk sayısı değişkenine göre farklılık göstermektedir (p=0,022). 1 tane çocuğu olan annelerin sürekli umut düzeyi puanı ortanca değeri 51 iken 2 tane çocuğu olan annelerin puanının ortancası 55, 3 ve üzeri çocuğu olan annelerin puanının ortancası 48 olarak elde edilmiştir. Bu farklılık 2 tane çocuğu olanların sürekli umut puanı ortancasının 3 tane ve üstü çocuğu olanların ortancasından yüksek olarak elde edilmesinden kaynaklanmaktadır. Alternatif yollar düşüncesi, eyleyici düşünce ve sürekli umut toplam puanı diğer değişkenlere göre yani annelerin yaşına, eğitim durumuna, mesleğine, sosyal destek alma durumuna, sosyal yardım alma durumuna, gelir düzeyine, otizmli çocuğun yaşına, çocuğun otizmli olduğunu ilk öğrendiğinde en çok hangi duyguyu yoğun olarak yaşadığına ve çocuğun otizmden etkilenmişlik düzeyine göre farklılık göstermemektedir. Annelerin çocuklarının otizmli olduğunu ilk öğrendiklerine en yoğun olarak yaşadıkları duyguların %74’nün keder ve çöküntü, %14’nün suçluluk, %7’nin inkar ve %5’inin kızgınlık olduğunu ve bu duygularıyla başedebilmeleri amacıyla onlara yönelik psiko-eğitim ve psiko-sosyal destek hizmetlerinin verilmesinin çok önemli olduğu anlaşılmaktadır.","PeriodicalId":148928,"journal":{"name":"Disiplinlerarası Eğitim Araştırmaları Dergisi","volume":"68 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-12-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"134064786","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Çevrimiçi derslerde öğrencinin derse konsantrasyonu, dersi dinlemesi, dersi takip etmesi akademik başarı için önemli bir etken olarak görülebilir. Bu nedenle çevrimiçi derslerde öğrencilerin konsantrasyonlarını bozan etmenlerin ortaya çıkarılması önemlidir. Bu araştırmada çevrimiçi derslerde örğencilerin konsantrasyonlarını bozan etmenler karma yöntem araştırmalarından eşzamanlı üçgenleme tasarımı ile ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu tasarımda aynı anda hem nitel hem de nicel veriler toplanır ve daha sonra tartışma kısmında bu iki farklı veri türü birleştirilerek sonuçlar ortaya konulur. Bu çalışmada öğrencilerin çevrimiçi senkron derslerde konsantrasyonlarını bozan etmenler ortaya çıakrılmaya çalışılmıştır. Araştırmada nicel veriler yüzde frekans ile nitel veriler ise kodlanarak analiz edilmiştir. Araştırma sonunda çevrimiçi derslerde konsantrasyonu bozan etmenler dört ana tema altında toplanmıştır. Bunlar çevre, öğretmen, altyapı ve ders şeklinde isimlendirilmiştir. Bu temalar altında konsatrasyonu bozan etmenler şöyle sıralanmıştır: çevrimiçi dersin ciddiye alınmaması, kopya çekmenin kolay olması, öğretmenin derste kontrolünün zayıf olması ve nitelikli içerik hazırlamaması, çevresel seslerin ve gürültünün olması, İnternetin kesilmesi, kotanın dolması ve araç-gereçlerin pahalı olması.
{"title":"Çevrimiçi Derslerde Öğrenci Konsantrasyonunu Bozan Etmenler","authors":"Bülent Döş","doi":"10.57135/jier.1207990","DOIUrl":"https://doi.org/10.57135/jier.1207990","url":null,"abstract":"Çevrimiçi derslerde öğrencinin derse konsantrasyonu, dersi dinlemesi, dersi takip etmesi akademik başarı için önemli bir etken olarak görülebilir. Bu nedenle çevrimiçi derslerde öğrencilerin konsantrasyonlarını bozan etmenlerin ortaya çıkarılması önemlidir. Bu araştırmada çevrimiçi derslerde örğencilerin konsantrasyonlarını bozan etmenler karma yöntem araştırmalarından eşzamanlı üçgenleme tasarımı ile ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu tasarımda aynı anda hem nitel hem de nicel veriler toplanır ve daha sonra tartışma kısmında bu iki farklı veri türü birleştirilerek sonuçlar ortaya konulur. Bu çalışmada öğrencilerin çevrimiçi senkron derslerde konsantrasyonlarını bozan etmenler ortaya çıakrılmaya çalışılmıştır. Araştırmada nicel veriler yüzde frekans ile nitel veriler ise kodlanarak analiz edilmiştir. Araştırma sonunda çevrimiçi derslerde konsantrasyonu bozan etmenler dört ana tema altında toplanmıştır. Bunlar çevre, öğretmen, altyapı ve ders şeklinde isimlendirilmiştir. Bu temalar altında konsatrasyonu bozan etmenler şöyle sıralanmıştır: çevrimiçi dersin ciddiye alınmaması, kopya çekmenin kolay olması, öğretmenin derste kontrolünün zayıf olması ve nitelikli içerik hazırlamaması, çevresel seslerin ve gürültünün olması, İnternetin kesilmesi, kotanın dolması ve araç-gereçlerin pahalı olması.","PeriodicalId":148928,"journal":{"name":"Disiplinlerarası Eğitim Araştırmaları Dergisi","volume":"90 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-12-23","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"122195297","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bireylerin, öğrenme ihtiyaçlarının sürdürülebilir kılınabilmesiyle yaşam boyu öğrenme anlayışı doğrultusunda sürekli gelişim isteği uzaktan eğitimin öneminin artmasını sağlamıştır. Amacı eğitim faaliyetlerinin sınırlılıklarını zamansal ve mekânsal anlamda en aza indirgeyerek bireyi merkeze alan bir anlayışla anlamlı öğrenmelere katkı sağlamak olan uzaktan eğitim, Çin’de başlayarak dünyayı saran Covid-19 pandemisi döneminde hayatımıza yerleşerek eğitim-öğretim faaliyetlerinin sürdürülmesinde önemli rol oynamıştır. Bu dönemde birçok alanda yaşanılan değişimler eğitim-öğretime de yansımış, eğitim-öğretimin sistematikliğini oluşturan programlar güncellenerek uzaktan eğitimdeki yerini almış, güncellenen programlardan bir tanesini de okul rehberlik ve psikolojik danışma programları oluşturmuştur. Bu programlar bireylerin; yeteneklerinin, ilgilerinin, tutumlarının, güçlü, zayıf yönlerinin farkına varmasını sağlayarak bütünsel gelişimlerini desteklemekte psikolojik anlamdaki ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli rol oynamaktadır. Buradan hareketle araştırma, 2020-2021 eğitim-öğretim faaliyetleri boyunca uygulanan okul rehberlik ve psikolojik danışma programlarının; bireylerin bütünsel gelişimlerine katkı sağlamada, var olan ihtiyaçlarını gidermede yer verdiği hedefleri, bu hedefleri uygulamada kullanılan çalışmaları ve çalışmaların bireylere sağladığı faydaları incelemeyi amaçlamıştır. Nitel araştırmalardan yararlanılan bu çalışmada; Trabzon, Samsun ve Erzurum illerinin ortaokul kademesinde görev yapan 20 okul psikolojik danışmanıyla aynı kademedeki 43 öğrenci yer almıştır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formuyla elde edilmiş, analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular; pandemi döneminin ortaya çıkardığı olumsuz koşullara rağmen öğretmen ve öğrencilerin programlarda yer verdikleri hedeflere ulaşmada özenli davrandığı, hedeflere ulaşılırken seminer, etkinlik çalışmaları (broşür, bilgi metinleri, dijital bülten, söyleşi…), rehberlik hizmetleri, çeşitli yöntem ve tekniklerin kullanıldığı; bunların bireylere bilgi, beceri ve farkındalık yaratarak olumlu ve anlamlı sonuçlar oluşturduğu belirlenmiştir.
{"title":"Uzaktan Eğitim Sürecindeki Okul Rehberlik ve Psikolojik Danışma Programlarının Öğrenci ve Öğretmen Görüşlerine Göre İncelenmesi","authors":"Emre Kaplan, Şener Şentürk","doi":"10.57135/jier.1169210","DOIUrl":"https://doi.org/10.57135/jier.1169210","url":null,"abstract":"Bireylerin, öğrenme ihtiyaçlarının sürdürülebilir kılınabilmesiyle yaşam boyu öğrenme anlayışı doğrultusunda sürekli gelişim isteği uzaktan eğitimin öneminin artmasını sağlamıştır. Amacı eğitim faaliyetlerinin sınırlılıklarını zamansal ve mekânsal anlamda en aza indirgeyerek bireyi merkeze alan bir anlayışla anlamlı öğrenmelere katkı sağlamak olan uzaktan eğitim, Çin’de başlayarak dünyayı saran Covid-19 pandemisi döneminde hayatımıza yerleşerek eğitim-öğretim faaliyetlerinin sürdürülmesinde önemli rol oynamıştır. Bu dönemde birçok alanda yaşanılan değişimler eğitim-öğretime de yansımış, eğitim-öğretimin sistematikliğini oluşturan programlar güncellenerek uzaktan eğitimdeki yerini almış, güncellenen programlardan bir tanesini de okul rehberlik ve psikolojik danışma programları oluşturmuştur. Bu programlar bireylerin; yeteneklerinin, ilgilerinin, tutumlarının, güçlü, zayıf yönlerinin farkına varmasını sağlayarak bütünsel gelişimlerini desteklemekte psikolojik anlamdaki ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli rol oynamaktadır. Buradan hareketle araştırma, 2020-2021 eğitim-öğretim faaliyetleri boyunca uygulanan okul rehberlik ve psikolojik danışma programlarının; bireylerin bütünsel gelişimlerine katkı sağlamada, var olan ihtiyaçlarını gidermede yer verdiği hedefleri, bu hedefleri uygulamada kullanılan çalışmaları ve çalışmaların bireylere sağladığı faydaları incelemeyi amaçlamıştır. Nitel araştırmalardan yararlanılan bu çalışmada; Trabzon, Samsun ve Erzurum illerinin ortaokul kademesinde görev yapan 20 okul psikolojik danışmanıyla aynı kademedeki 43 öğrenci yer almıştır. Araştırmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formuyla elde edilmiş, analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular; pandemi döneminin ortaya çıkardığı olumsuz koşullara rağmen öğretmen ve öğrencilerin programlarda yer verdikleri hedeflere ulaşmada özenli davrandığı, hedeflere ulaşılırken seminer, etkinlik çalışmaları (broşür, bilgi metinleri, dijital bülten, söyleşi…), rehberlik hizmetleri, çeşitli yöntem ve tekniklerin kullanıldığı; bunların bireylere bilgi, beceri ve farkındalık yaratarak olumlu ve anlamlı sonuçlar oluşturduğu belirlenmiştir.","PeriodicalId":148928,"journal":{"name":"Disiplinlerarası Eğitim Araştırmaları Dergisi","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-12-14","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"129715069","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Toplumsal yaşamın başlangıcı varsayılan okullarda öğrenciler; farklı kültür, aile, yaş, cinsiyet vb. farklılıklarıyla birlikte eğitimlerine devam etmektedir. Çocukların benlik algılarının geliştiği ve kimlik kazanmaya başladıkları ilkokul dönemlerinde ise başkalarına karşı geliştirdikleri tutum ve davranışlar önemli görülmektedir. Bu düşünceden hareketle öğrencilerin çevresindeki kişilere karşı algılarını belirlemek var olan iletişimi kuvvetlendirmenin yanı sıra eğitim ortamlarındaki kalitenin artmasına ayrıca benlik algılarının olumlu olmasına katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Bu sebeple araştırmanın amacı, normal gelişim gösteren ve üstün yetenekli öğrencilerin öteki algısını ortaya çıkarmaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Çalışma grubu, amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örneklem yoluyla seçilen 92 kişilik ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada çalışma grubu iki gruptan oluşmaktadır. İlk çalışma grubunun ölçütü, göç alan bölgelerde eğitim gören ve normal gelişim gösteren ilkokul öğrencilerden (3. veya 4. sınıfa devam ediyor) olmasıdır. Diğer grubun ölçütü ise BİLSEM’de eğitim almaya hak kazanmış ilkokul 3. ve 4. sınıfa devam eden öğrencilerden oluşmasıdır. Çalışma grubunun 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin tercih edilme nedeni bilişsel gelişim dönemi itibariyle araştırmada sorulan “öteki” ve “yabancı” vb. soyut kavramları anlayabilecek ya da tanımlayabilecek yaşta olmaları varsayımıdır. Çalışma grubundaki öğrenciler Hatay ilinde bulunan Hassa ve Reyhanlı ilçelerindeki ilkokullarda ve Kahramanmaraş’ta BİLSEM’de eğitim görmeye hak kazanan öğrencilerden seçilmiştir. Araştırmacılar tarafından yarı yapılandırılmış görüşme soruları hazırlanmış ve öğrencilerle görüşme yapılmıştır. Öğrencilerin tamamına görüşme soruları sorularak alınan cevaplar araştırmacı tarafından kayıt altına alınmış ve veriler toplanarak düzenlenmiştir. Toplanan veriler, içerik analizine tabi tutulmuştur. Analiz sonucunda üstün yetenekli öğrenciler ile normal gelişim gösteren akranlarını “öteki” algıları arasında farklılıklar gözlenmiştir.
{"title":"NORMAL GELİŞİM GÖSTEREN VE ÜSTÜN YETENEKLİ ÖĞRENCİLERİN “ÖTEKİ” ALGISININ İNCELENMESİ","authors":"Alper Kaşkaya, T. Çapar","doi":"10.57135/jier.1171891","DOIUrl":"https://doi.org/10.57135/jier.1171891","url":null,"abstract":"Toplumsal yaşamın başlangıcı varsayılan okullarda öğrenciler; farklı kültür, aile, yaş, cinsiyet vb. farklılıklarıyla birlikte eğitimlerine devam etmektedir. Çocukların benlik algılarının geliştiği ve kimlik kazanmaya başladıkları ilkokul dönemlerinde ise başkalarına karşı geliştirdikleri tutum ve davranışlar önemli görülmektedir. Bu düşünceden hareketle öğrencilerin çevresindeki kişilere karşı algılarını belirlemek var olan iletişimi kuvvetlendirmenin yanı sıra eğitim ortamlarındaki kalitenin artmasına ayrıca benlik algılarının olumlu olmasına katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Bu sebeple araştırmanın amacı, normal gelişim gösteren ve üstün yetenekli öğrencilerin öteki algısını ortaya çıkarmaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Çalışma grubu, amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örneklem yoluyla seçilen 92 kişilik ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada çalışma grubu iki gruptan oluşmaktadır. İlk çalışma grubunun ölçütü, göç alan bölgelerde eğitim gören ve normal gelişim gösteren ilkokul öğrencilerden (3. veya 4. sınıfa devam ediyor) olmasıdır. Diğer grubun ölçütü ise BİLSEM’de eğitim almaya hak kazanmış ilkokul 3. ve 4. sınıfa devam eden öğrencilerden oluşmasıdır. Çalışma grubunun 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin tercih edilme nedeni bilişsel gelişim dönemi itibariyle araştırmada sorulan “öteki” ve “yabancı” vb. soyut kavramları anlayabilecek ya da tanımlayabilecek yaşta olmaları varsayımıdır. Çalışma grubundaki öğrenciler Hatay ilinde bulunan Hassa ve Reyhanlı ilçelerindeki ilkokullarda ve Kahramanmaraş’ta BİLSEM’de eğitim görmeye hak kazanan öğrencilerden seçilmiştir. Araştırmacılar tarafından yarı yapılandırılmış görüşme soruları hazırlanmış ve öğrencilerle görüşme yapılmıştır. Öğrencilerin tamamına görüşme soruları sorularak alınan cevaplar araştırmacı tarafından kayıt altına alınmış ve veriler toplanarak düzenlenmiştir. Toplanan veriler, içerik analizine tabi tutulmuştur. Analiz sonucunda üstün yetenekli öğrenciler ile normal gelişim gösteren akranlarını “öteki” algıları arasında farklılıklar gözlenmiştir.","PeriodicalId":148928,"journal":{"name":"Disiplinlerarası Eğitim Araştırmaları Dergisi","volume":"54 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-12-14","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"123553948","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Yavuz Topkaya, Özay Toyoğlu, Meliha Çalışkan, Sabri Burak Yurtbekler, Süleyman Sefa Ertaş
Bu çalışmada Osmanlı Devleti’nin çalkantılı bir şekilde geçen son dönemlerinde yaşanmış olan ve kendisi için de çok önem arz eden II. Meşrutiyet ve bu dönem içerisinde yaşanan gelişmeler incelenmiştir. Özellikle eğitim sahasında yapılan birçok yeni faaliyetle birlikte ders içi uygulamalarının modern bir bakış açısıyla ele alınması yönünde o dönem içerisinde güncel tartışmalar ortaya konulmuş ve fikirleriyle o döneme yön veren eğitimcilerin düşünceleri ele alınmıştır. Özellikle o dönem içerisinde eğitim-öğretim faaliyetlerine yön veren ve ders işleme stratejisi olarak da bilinen buluş yolu stratejisine değinilmiştir. Örnek olması açısından da II. Meşrutiyet döneminde oluşturulmuş uygulama sınıflarında buluş yolu stratejisine yönelik örnek sayılabilecek bir ders planına yer verilmiştir. Yapılan araştırma, doküman incelemesi tekniği göz önünde bulundurularak yürütülmüştür. Yapılan araştırma sonucunda kendi dönemi içerisindeki diğer uygulamalara bakıldığında bu kullanılan stratejinin öğrencilerin otantik düşünme becerilerini harekete geçirmede çok faydalı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
{"title":"II. Meşrutiyet Döneminde Sosyal Bilgiler Öğretimi: Buluş Yoluyla Öğretime Bir Örnek","authors":"Yavuz Topkaya, Özay Toyoğlu, Meliha Çalışkan, Sabri Burak Yurtbekler, Süleyman Sefa Ertaş","doi":"10.57135/jier.1178614","DOIUrl":"https://doi.org/10.57135/jier.1178614","url":null,"abstract":"Bu çalışmada Osmanlı Devleti’nin çalkantılı bir şekilde geçen son dönemlerinde yaşanmış olan ve kendisi için de çok önem arz eden II. Meşrutiyet ve bu dönem içerisinde yaşanan gelişmeler incelenmiştir. Özellikle eğitim sahasında yapılan birçok yeni faaliyetle birlikte ders içi uygulamalarının modern bir bakış açısıyla ele alınması yönünde o dönem içerisinde güncel tartışmalar ortaya konulmuş ve fikirleriyle o döneme yön veren eğitimcilerin düşünceleri ele alınmıştır. Özellikle o dönem içerisinde eğitim-öğretim faaliyetlerine yön veren ve ders işleme stratejisi olarak da bilinen buluş yolu stratejisine değinilmiştir. Örnek olması açısından da II. Meşrutiyet döneminde oluşturulmuş uygulama sınıflarında buluş yolu stratejisine yönelik örnek sayılabilecek bir ders planına yer verilmiştir. Yapılan araştırma, doküman incelemesi tekniği göz önünde bulundurularak yürütülmüştür. Yapılan araştırma sonucunda kendi dönemi içerisindeki diğer uygulamalara bakıldığında bu kullanılan stratejinin öğrencilerin otantik düşünme becerilerini harekete geçirmede çok faydalı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.","PeriodicalId":148928,"journal":{"name":"Disiplinlerarası Eğitim Araştırmaları Dergisi","volume":"41 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-12-05","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"128669151","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu araştırmanın amacı evli bireylerde bilişsel esneklik ve evlilik öz yetkinliği arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın verileri, Gaziantep ilinde ikamet eden çalışmaya gönüllü olarak katılan 536 kadın, 237 evli erkek bireyden elde edilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında, “Evlilikte Yetkinlik Ölçeği”, Bilişsel Esneklik Envanteri” ve “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Verilerin analizi sürecinde betimsel istatistiklerle birlikte ttesti, ANOVA, Basit Doğrusal Regresyon Analizi yöntemi, Pearson Korelâsyon analizi, grup içi farklılaşmanın belirlenmesi için Scheffe Testi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre, evli bireylerde bilişsel esneklik ve evlilik öz yetkinliği arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Bazı demografik değişkenler açısından katılımcıların ölçeklerden aldıkları puanlara göre analizler yapılmıştır. Yapılan analizlerden elde edilen bulgular şöyledir: Cinsiyete göre, evli kadınların öz yetkinlik düzeyi, evli erkeklerin öz yetkinlik düzeyinden yüksektir. Yaşa göre, evli bireylerin öz yetkinlik puan ortalamaları anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Buna göre evli bireylerde yaş ilerledikçe evlilikte yetkinlik düşmektedir. Evlenme yaşına göre, evli bireylerin öz yetkinlik puan ortalamaları anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Çocuk sayısına göre, dörtten fazla çocuğu olan evli bireylerin 1 çocuğu olan bireylere göre öz yetkinliği daha yüksektir. Ayrıca araştırmanın sonucunda, evli bireylerde bilişsel esnekliğin, evlilikte öz yetkinliği pozitif yönde yordadığı bulunmuştur.
{"title":"Evli Bireylerde Bilişsel Esneklik Ve Evlilik Öz Yetkinliği Arasındaki İlişkinin İncelenmesi","authors":"Metin Çeli̇k, Ahmet Buğa","doi":"10.57135/jier.1192803","DOIUrl":"https://doi.org/10.57135/jier.1192803","url":null,"abstract":"Bu araştırmanın amacı evli bireylerde bilişsel esneklik ve evlilik öz yetkinliği arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın verileri, Gaziantep ilinde ikamet eden çalışmaya gönüllü olarak katılan 536 kadın, 237 evli erkek bireyden elde edilmiştir. Araştırma verilerinin toplanmasında, “Evlilikte Yetkinlik Ölçeği”, Bilişsel Esneklik Envanteri” ve “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır. Verilerin analizi sürecinde betimsel istatistiklerle birlikte ttesti, ANOVA, Basit Doğrusal Regresyon Analizi yöntemi, Pearson Korelâsyon analizi, grup içi farklılaşmanın belirlenmesi için Scheffe Testi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre, evli bireylerde bilişsel esneklik ve evlilik öz yetkinliği arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki bulunmuştur. Bazı demografik değişkenler açısından katılımcıların ölçeklerden aldıkları puanlara göre analizler yapılmıştır. Yapılan analizlerden elde edilen bulgular şöyledir: Cinsiyete göre, evli kadınların öz yetkinlik düzeyi, evli erkeklerin öz yetkinlik düzeyinden yüksektir. Yaşa göre, evli bireylerin öz yetkinlik puan ortalamaları anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Buna göre evli bireylerde yaş ilerledikçe evlilikte yetkinlik düşmektedir. Evlenme yaşına göre, evli bireylerin öz yetkinlik puan ortalamaları anlamlı olarak farklılaşmaktadır. Çocuk sayısına göre, dörtten fazla çocuğu olan evli bireylerin 1 çocuğu olan bireylere göre öz yetkinliği daha yüksektir. Ayrıca \u0000araştırmanın sonucunda, evli bireylerde bilişsel esnekliğin, evlilikte öz yetkinliği pozitif yönde yordadığı bulunmuştur.","PeriodicalId":148928,"journal":{"name":"Disiplinlerarası Eğitim Araştırmaları Dergisi","volume":"14 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-11-28","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"126865849","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Özlem Kozal, Murat Çirak, Yahya Bayçelebi̇, Esra Alay
Bu araştırmada özel gereksinimli okul öncesi öğrenci velilerinin özel eğitim sürecine ilişkin görüşlerini incelemek amaçlanmıştır. Bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik desen ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Samsun ilinin üç farklı ilçesinde bulunan bağımsız ana okullarda eğitim gören 40 okul öncesi özel gereksinimli öğrenci velisi oluşturmaktadır. Velilerin görüşlerini ortaya çıkarmak için araştırmacılar tarafından 12 maddeden oluşan bir soru formu hazırlanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda okul öncesi özel gereksinimli öğrenci velilerinin özel eğitim sürecine ilişkin görüşleri altı tema altında toplanmıştır. Velilerin görüşlerini yansıtan bu temalar; Gelişim, Farkındalık, Sınıf Mevcudu, Okul Yönetimi ve Rehberlik Servisi ile İşbirliği, Sınıf Araç Gereçleri ve Öğretmenle İletişim olarak sıralanmıştır. Araştırmanın bulgularında yer alan temalar ve ilgili alıntılamalar birlikte değerlendirilip tartışılmıştır. Genel olarak velilerin özel eğitim sürecine dair hem olumlu hem de olumsuz çeşitli görüşlerinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla beraber velilerin büyük çoğunluğu özel eğitim sürecinin özel gereksinimli çocukların gelişimine büyük katkı sağladığını düşünmektedir.
{"title":"Özel Gereksinimli Okul Öncesi Öğrenci Velilerinin Özel Eğitime İlişkin Görüşleri: Fenomenolojik Bir Araştırma","authors":"Özlem Kozal, Murat Çirak, Yahya Bayçelebi̇, Esra Alay","doi":"10.57135/jier.1171209","DOIUrl":"https://doi.org/10.57135/jier.1171209","url":null,"abstract":"Bu araştırmada özel gereksinimli okul öncesi öğrenci velilerinin özel eğitim sürecine ilişkin görüşlerini incelemek amaçlanmıştır. Bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik desen ile yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Samsun ilinin üç farklı ilçesinde bulunan bağımsız ana okullarda eğitim gören 40 okul öncesi özel gereksinimli öğrenci velisi oluşturmaktadır. Velilerin görüşlerini ortaya çıkarmak için araştırmacılar tarafından 12 maddeden oluşan bir soru formu hazırlanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda okul öncesi özel gereksinimli öğrenci velilerinin özel eğitim sürecine ilişkin görüşleri altı tema altında toplanmıştır. Velilerin görüşlerini yansıtan bu temalar; Gelişim, Farkındalık, Sınıf Mevcudu, Okul Yönetimi ve Rehberlik Servisi ile İşbirliği, Sınıf Araç Gereçleri ve Öğretmenle İletişim olarak sıralanmıştır. Araştırmanın bulgularında yer alan temalar ve ilgili alıntılamalar birlikte değerlendirilip tartışılmıştır. Genel olarak velilerin özel eğitim sürecine dair hem olumlu hem de olumsuz çeşitli görüşlerinin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla beraber velilerin büyük çoğunluğu özel eğitim sürecinin özel gereksinimli çocukların gelişimine büyük katkı sağladığını düşünmektedir.","PeriodicalId":148928,"journal":{"name":"Disiplinlerarası Eğitim Araştırmaları Dergisi","volume":"23 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-11-16","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"124085588","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu araştırmada evli kadınların duygusal zekâ düzeyleri ile evlilik uyumları arasındaki ilişkilerin araştırılması ve evlilik uyumu üzerinde etkili olan duygusal zekâ düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, evlilik uyumu ile iyi oluş ve öz kontrol düzeyleri arasında pozitif yönde orta düzeyde; duygusallık ve sosyallik düzeyleri arasında pozitif yönde zayıf düzeyde istatistiksel açıdan anlamlı ilişkiler tespit edilmiş (p
{"title":"EVLİ KADINLARIN DUYGUSAL ZEKÂ DÜZEYLERİNİN EVLİLİK UYUMLARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ (AİLE DANIŞMANLIĞI MERKEZİ ÖRNEĞİ)","authors":"Halil Özgen, Murat Koç, Yonca Bi̇r","doi":"10.57135/jier.1199779","DOIUrl":"https://doi.org/10.57135/jier.1199779","url":null,"abstract":"Bu araştırmada evli kadınların duygusal zekâ düzeyleri ile evlilik uyumları arasındaki ilişkilerin araştırılması ve evlilik uyumu üzerinde etkili olan duygusal zekâ düzeylerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, evlilik uyumu ile iyi oluş ve öz kontrol düzeyleri arasında pozitif yönde orta düzeyde; duygusallık ve sosyallik düzeyleri arasında pozitif yönde zayıf düzeyde istatistiksel açıdan anlamlı ilişkiler tespit edilmiş (p","PeriodicalId":148928,"journal":{"name":"Disiplinlerarası Eğitim Araştırmaları Dergisi","volume":"111 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-11-14","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"123302564","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}