İnşaat sektörü, geçmiş dönemlerde ve günümüzde iş kazalarının sıklıkla karşılaşıldığı sektörlerden biridir. İnşaat işlerinde oluşabilecek iş kazalarına yönelik gereken önlemlerin alınması iş kazası oranlarıyla birlikte oluşan can ve mal kayıplarını da önlemede etkili olmaktadır. Günümüzde iş güvenliği ile ilgili bilinç düzeyinin artmasıyla birlikte işçi sağlığının korunmasına yönelik çalışmalar da artmaktadır. Bu çalışmada; inşaat sektöründe iş sağlığı ve güvenliğini etkileyen olayların Türkiye genelinde diğer sektörlerde meydana gelen olaylar ile karşılaştırılarak inşaat sektörünün diğer sektörler arasından yeri ve öneminin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında, Sosyal Güvenlik Kurumunun 2014-2022 istatistik yıllıklarında yer alan veriler çeşitli parametreler üzerinden analiz edildikten sonra tablo ve grafikler oluşturularak yorumlarda bulunulmuştur. Bununla birlikte ülkemiz genelinde elde edilmiş olan veriler ile inşaat sektöründeki kaza verileri arasındaki ilişkiyi belirlemek için SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) programı kullanılarak iş kazası geçiren sigortalı çalışan sayıları, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik sayıları ve ölümle sonuçlanan çalışan sayıları arasındaki ilişkinin belirlenmesi için korelasyon analiz yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, inşaat sektörünün ülkemizdeki diğer sektörler içinde önemli bir sektör olduğu, sektördeki ilerlemelere ve çalışan sayıları dikkate alındığında bu sektördeki iş kazası ve çalışan sağlığını tehlikeye düşüren durumların azaltılmasının ülkemizdeki iş sağlığını ve güvenliğinin arttırılmasında etkili olacağı sonucuna varılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin ilerleyen dönemlerde yapılacak olan iş sağlığı ve güvenliği konusunu ele alan çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
{"title":"Sosyal Güvenlik Kurumu Verilerine Göre İnşaat Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliğini Etkileyen Olayların İstatiksel Analiz Yöntemiyle İncelenmesi","authors":"A. Çüçen, Duygu Kurtoğlu","doi":"10.35354/tbed.1457183","DOIUrl":"https://doi.org/10.35354/tbed.1457183","url":null,"abstract":"İnşaat sektörü, geçmiş dönemlerde ve günümüzde iş kazalarının sıklıkla karşılaşıldığı sektörlerden biridir. İnşaat işlerinde oluşabilecek iş kazalarına yönelik gereken önlemlerin alınması iş kazası oranlarıyla birlikte oluşan can ve mal kayıplarını da önlemede etkili olmaktadır. Günümüzde iş güvenliği ile ilgili bilinç düzeyinin artmasıyla birlikte işçi sağlığının korunmasına yönelik çalışmalar da artmaktadır. Bu çalışmada; inşaat sektöründe iş sağlığı ve güvenliğini etkileyen olayların Türkiye genelinde diğer sektörlerde meydana gelen olaylar ile karşılaştırılarak inşaat sektörünün diğer sektörler arasından yeri ve öneminin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında, Sosyal Güvenlik Kurumunun 2014-2022 istatistik yıllıklarında yer alan veriler çeşitli parametreler üzerinden analiz edildikten sonra tablo ve grafikler oluşturularak yorumlarda bulunulmuştur. Bununla birlikte ülkemiz genelinde elde edilmiş olan veriler ile inşaat sektöründeki kaza verileri arasındaki ilişkiyi belirlemek için SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) programı kullanılarak iş kazası geçiren sigortalı çalışan sayıları, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik sayıları ve ölümle sonuçlanan çalışan sayıları arasındaki ilişkinin belirlenmesi için korelasyon analiz yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, inşaat sektörünün ülkemizdeki diğer sektörler içinde önemli bir sektör olduğu, sektördeki ilerlemelere ve çalışan sayıları dikkate alındığında bu sektördeki iş kazası ve çalışan sağlığını tehlikeye düşüren durumların azaltılmasının ülkemizdeki iş sağlığını ve güvenliğinin arttırılmasında etkili olacağı sonucuna varılmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin ilerleyen dönemlerde yapılacak olan iş sağlığı ve güvenliği konusunu ele alan çalışmalara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.","PeriodicalId":164574,"journal":{"name":"Teknik Bilimler Dergisi","volume":" 11","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-05-08","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"141129218","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Türkiye’ de doğal taş üretimi ihracat açısından önemlidir. Bu nedenle doğal taş ocaklarında üretilen blokların ve bloklardan elde edilen plaka/levhaların ekonomik değere sahip boyut ve kalitede olmasına dikkat edilmektedir. Blok üretimi sırasında uygulanan işlemler, hazırlık, kesme/ayırma, sayalama, taşıma ve stoklama işlemlerinden oluşmaktadır. Bu çalışmada ekonomik değer taşıyan bloklara ulaşmak için yaygın olarak kullanılan ayırma/gevşetme yöntemlerinden hidrolik kırıcılar, piroteknik kaya kırıcılar, genleşme harçları ve geleneksel patlayıcılar incelenerek en uygun yöntem tanımlanmaya çalışılmıştır. Bu yöntemler; fiyat, zaman, atık malzeme, ticari blok kalitesi, çevresel etkiler ve güvenlik kriterleri açısından Çok Kriterli Karar Verme Yöntemlerinden biri olan AHP yöntemi ile karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırma sonucunda piroteknik kaya kırıcılar ile ayırma/gevşetme yönteminin en uygun yöntem olduğu sonucuna varılmıştır
{"title":"Doğaltaş Ocaklarında Kullanılan Ayırma/Gevşetme Yöntemlerinin AHP ile Karşılaştırılması","authors":"M. Ahmadi, Merve KARAABAT VAROL, Servet Demi̇rdağ","doi":"10.35354/tbed.1351822","DOIUrl":"https://doi.org/10.35354/tbed.1351822","url":null,"abstract":"Türkiye’ de doğal taş üretimi ihracat açısından önemlidir. Bu nedenle doğal taş ocaklarında üretilen blokların ve bloklardan elde edilen plaka/levhaların ekonomik değere sahip boyut ve kalitede olmasına dikkat edilmektedir. Blok üretimi sırasında uygulanan işlemler, hazırlık, kesme/ayırma, sayalama, taşıma ve stoklama işlemlerinden oluşmaktadır. Bu çalışmada ekonomik değer taşıyan bloklara ulaşmak için yaygın olarak kullanılan ayırma/gevşetme yöntemlerinden hidrolik kırıcılar, piroteknik kaya kırıcılar, genleşme harçları ve geleneksel patlayıcılar incelenerek en uygun yöntem tanımlanmaya çalışılmıştır. Bu yöntemler; fiyat, zaman, atık malzeme, ticari blok kalitesi, çevresel etkiler ve güvenlik kriterleri açısından Çok Kriterli Karar Verme Yöntemlerinden biri olan AHP yöntemi ile karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırma sonucunda piroteknik kaya kırıcılar ile ayırma/gevşetme yönteminin en uygun yöntem olduğu sonucuna varılmıştır","PeriodicalId":164574,"journal":{"name":"Teknik Bilimler Dergisi","volume":"54 21","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-02-08","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140459972","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Absorption cooling system is a cooling method used to transfer heat from one environment to another. In this system, the refrigeration cycle is based on a chemical reaction between two different fluids that absorb and expel heat. Generally, the absorption refrigeration system includes a refrigeration fluid and an absorbent heat absorbing fluid. Artificial intelligence is a field of science and engineering that aims to enable computer systems to have human-like intelligence. Artificial intelligence aims to enable computers to perform tasks such as data analysis, pattern recognition, learning, problem solving and decision making. In this study, the change of the inlet and outlet pressure values of the generator in the absorption cooling system and the prediction of the system performance (COP) value with the artificial intelligence model were studied.
{"title":"UTILIZING AN ARTIFICIAL INTELLIGENCE MODEL TO ESTIMATE PERFORMANCE COEFFICIENTS IN ABSORPTION COOLING SYSTEMS","authors":"Ahmet Elbir, M. Şahin","doi":"10.35354/tbed.1401262","DOIUrl":"https://doi.org/10.35354/tbed.1401262","url":null,"abstract":"Absorption cooling system is a cooling method used to transfer heat from one environment to another. In this system, the refrigeration cycle is based on a chemical reaction between two different fluids that absorb and expel heat. Generally, the absorption refrigeration system includes a refrigeration fluid and an absorbent heat absorbing fluid. Artificial intelligence is a field of science and engineering that aims to enable computer systems to have human-like intelligence. Artificial intelligence aims to enable computers to perform tasks such as data analysis, pattern recognition, learning, problem solving and decision making. In this study, the change of the inlet and outlet pressure values of the generator in the absorption cooling system and the prediction of the system performance (COP) value with the artificial intelligence model were studied.","PeriodicalId":164574,"journal":{"name":"Teknik Bilimler Dergisi","volume":"76 ","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-02-05","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140461606","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Literatürde sıklıkla kullanılan analitik yöntemlerde bulunan formüllerin yeterli veya ekonomik olmamasından kaynaklanan alternatif metotlar arayışı ile son yıllarda yatak katsayıları ve sonlu elemanlar analizleri ile temel-zemin etkileşimi incelenmektedir. Özellikle sonlu elemanlar yöntemi ile yapılan çalışmalarda, çalışmaların model testler ile doğrulanması ve programlara girilen bünye modelleri, analizlerin daha gerçekçi sonuçlanması için önem arz etmektedir. Bu çalışmada %50 ve %85 olmak üzere iki farklı rölatif sıkılıkta kohezyonsuz zeminde iki farklı temel geometrisinde lineer ve lineer olmayan bünye modellerince sekiz sonlu elemanlar analizi Ansys programı kullanılarak yapılmıştır. Çalışmada sonuç olarak, aynı düşey yükleme koşullarında dairesel temelin kare temele göre daha fazla oturduğu ancak dairesel temelde gerilme dağılımının kare temele göre daha üniform olduğu belirlenmiştir. Lineer olmayan analizlerde çok sıkı zeminde performans halindeki temel-zemin etkileşiminin zemin matrisi davranışında daha gerçekçi sonuçlar sunması ile oturma farkları yüzdesel olarak lineer duruma göre daha az çıkmıştır.
{"title":"Kohezyonsuz Zeminde Temel Geometrisi Etkisinin Lineer ve Lineer Olmayan Sonlu Elemanlar Analizleri ile Karşılaştırılması","authors":"M. Efe, İ. Çeli̇k, Ercan Egemen Başar","doi":"10.35354/tbed.1420150","DOIUrl":"https://doi.org/10.35354/tbed.1420150","url":null,"abstract":"Literatürde sıklıkla kullanılan analitik yöntemlerde bulunan formüllerin yeterli veya ekonomik olmamasından kaynaklanan alternatif metotlar arayışı ile son yıllarda yatak katsayıları ve sonlu elemanlar analizleri ile temel-zemin etkileşimi incelenmektedir. Özellikle sonlu elemanlar yöntemi ile yapılan çalışmalarda, çalışmaların model testler ile doğrulanması ve programlara girilen bünye modelleri, analizlerin daha gerçekçi sonuçlanması için önem arz etmektedir. Bu çalışmada %50 ve %85 olmak üzere iki farklı rölatif sıkılıkta kohezyonsuz zeminde iki farklı temel geometrisinde lineer ve lineer olmayan bünye modellerince sekiz sonlu elemanlar analizi Ansys programı kullanılarak yapılmıştır. Çalışmada sonuç olarak, aynı düşey yükleme koşullarında dairesel temelin kare temele göre daha fazla oturduğu ancak dairesel temelde gerilme dağılımının kare temele göre daha üniform olduğu belirlenmiştir. Lineer olmayan analizlerde çok sıkı zeminde performans halindeki temel-zemin etkileşiminin zemin matrisi davranışında daha gerçekçi sonuçlar sunması ile oturma farkları yüzdesel olarak lineer duruma göre daha az çıkmıştır.","PeriodicalId":164574,"journal":{"name":"Teknik Bilimler Dergisi","volume":"77 4","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-01-30","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140485549","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
A new metasurface design is presented in multi and broad frequency bands. Metasurface has been designed on Roger 5880 substrate with a thickness of 1.575 mm. The top of the designed metasurface consists of two diagonal mirror m-shaped unit cells. The background plane covers the whole metasurface. Numerical results demonstrate the metasurface's capability for both linear (12.48-13.62 GHz, 19.00-27.64 GHz, 39.45-41.72 GHz, 44.68-45.18 GHz, and 47.52-48.28 GHz) and circular (11.5-12.07 GHz, 30.01-37.77 GHz, 42.3-44.2 GHz, 45.45-47.1 GHz, 48.7-49.54 GHz) polarization conversion with over 90% efficiency. At the same time, the metasurface has good angular stability up 45^0.
{"title":"Yansıma Modunda Doğrusal ve Dairesel Polarizasyon için Çok Fonksiyonlu Çok Bantlı Metasurface","authors":"Abdulkadir Cildir","doi":"10.35354/tbed.1414946","DOIUrl":"https://doi.org/10.35354/tbed.1414946","url":null,"abstract":"A new metasurface design is presented in multi and broad frequency bands. Metasurface has been designed on Roger 5880 substrate with a thickness of 1.575 mm. The top of the designed metasurface consists of two diagonal mirror m-shaped unit cells. The background plane covers the whole metasurface. Numerical results demonstrate the metasurface's capability for both linear (12.48-13.62 GHz, 19.00-27.64 GHz, 39.45-41.72 GHz, 44.68-45.18 GHz, and 47.52-48.28 GHz) and circular (11.5-12.07 GHz, 30.01-37.77 GHz, 42.3-44.2 GHz, 45.45-47.1 GHz, 48.7-49.54 GHz) polarization conversion with over 90% efficiency. At the same time, the metasurface has good angular stability up 45^0.","PeriodicalId":164574,"journal":{"name":"Teknik Bilimler Dergisi","volume":"195 ","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-01-30","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140481883","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Geoteknik mühendisliğinin en önemli problemlerinden biri olarak şev stabilitesine bağlı duraysızlık sonucu oluşan can ve mal kayıplarıdır. Şev stabiliteleri problemleri barajlar, yollar, şehirler veya dağ yamaçlarında görülmektedir. Şev duraysızlıklarına bağlı problemler ve kırılma mekanizmaları iyi anlaşılmalı ve buna göre çözümler geliştirilmelidir. Bu çalışmada kum zeminde bir şev geometrisine ait güvenlik katsayısı ve güvenlik katsayısına bağlı kırılma zonu analizi 9 farklı analitik yöntem(Ordinary/Fellenius, Bishop, Janbu, Janbu corrected, Spencer, Corps of Engineers, Corps of Engineers 2, Lowe-Karafiath, GLE/Morgenstern Price) ve Plaxis 2D programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre en yüksek güvenlik katsayısını veren analitik yöntem Janbu corrected ile 1.647 olmuştur. Çalışmada sonlu elemanlar analizi Plaxis 2D ile bulunan güvenlik katsayısı sonucu ise diğer analitik yöntemlerden daha yüksek olarak 1.665 olarak tespit edilmiştir. Gelişim halinde olan analitik yöntemler birim deformasyona bağlı sonlu elemanlar analizleri ile birlikte şev duraylılığını daha fazla parametre ile temsil ederek daha hassas ve ekonomik sonuç veren yeni bir formül geliştirilebilir.
岩土工程最重要的问题之一是由于斜坡失稳造成的生命和财产损失。斜坡稳定性问题常见于水坝、道路、城市或山坡。应充分了解与斜坡失稳和破坏机制有关的问题,并制定相应的解决方案。本研究采用 9 种不同的分析方法(Ordinary/Fellenius、Bishop、Janbu、Janbu corrected、Spencer、Corps of Engineers、Corps of Engineers 2、Lowe-Karafiath、GLE/Morgenstern Price)和 Plaxis 2D 软件,对砂土中斜坡几何形状的安全系数和破坏区进行了分析。根据分析结果,安全系数最高的分析方法是经过 Janbu 修正的 1.647。在这项研究中,使用有限元分析 Plaxis 2D 得出的安全系数为 1.665,高于其他分析方法。正在开发的分析方法,以及基于单位变形的有限元分析,可用于表示具有更多参数的斜坡稳定性,并可开发出一种新的公式,给出更精确、更经济的结果。
{"title":"ŞEV STABİLİTESİNİN ANALİTİK YÖNTEM VE SONLU ELEMANLAR YÖNTEMLERİYLE İNCELENMESİ","authors":"Ercan Egemen Başar","doi":"10.35354/tbed.1420219","DOIUrl":"https://doi.org/10.35354/tbed.1420219","url":null,"abstract":"Geoteknik mühendisliğinin en önemli problemlerinden biri olarak şev stabilitesine bağlı duraysızlık sonucu oluşan can ve mal kayıplarıdır. Şev stabiliteleri problemleri barajlar, yollar, şehirler veya dağ yamaçlarında görülmektedir. Şev duraysızlıklarına bağlı problemler ve kırılma mekanizmaları iyi anlaşılmalı ve buna göre çözümler geliştirilmelidir. Bu çalışmada kum zeminde bir şev geometrisine ait güvenlik katsayısı ve güvenlik katsayısına bağlı kırılma zonu analizi 9 farklı analitik yöntem(Ordinary/Fellenius, Bishop, Janbu, Janbu corrected, Spencer, Corps of Engineers, Corps of Engineers 2, Lowe-Karafiath, GLE/Morgenstern Price) ve Plaxis 2D programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre en yüksek güvenlik katsayısını veren analitik yöntem Janbu corrected ile 1.647 olmuştur. Çalışmada sonlu elemanlar analizi Plaxis 2D ile bulunan güvenlik katsayısı sonucu ise diğer analitik yöntemlerden daha yüksek olarak 1.665 olarak tespit edilmiştir. Gelişim halinde olan analitik yöntemler birim deformasyona bağlı sonlu elemanlar analizleri ile birlikte şev duraylılığını daha fazla parametre ile temsil ederek daha hassas ve ekonomik sonuç veren yeni bir formül geliştirilebilir.","PeriodicalId":164574,"journal":{"name":"Teknik Bilimler Dergisi","volume":"17 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-01-26","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140494147","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Hayvan barınaklarındaki popülasyonun artış göstermesi ortamın hava kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bu durum, verimin düşmesine, hayvan ve barınak çalışanlarının sağlığını kaybetmesine neden olabilmektedir. Barınaklardaki hayvan sayısındaki artışla beraber ortamdaki Amonyak (NH3) gazının artışı hava kalitesinin düşmesine sebep olmaktadır. NH3’ ün toksik özelliğinin insanlar ve hayvanlar için bir sağlık tehlikesi oluşturduğu bilinmektedir. Bu sebeple barınak gibi canlıların solunum yaptığı ortamlarda NH3’ ün takibinin yapılması sağlık açısından büyük önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, ortamdaki NH3 gazının yoğunluğunu ölçüp, belirlenen eşik değerin üzerine çıkıldığında sesli ve ışıklı ikaz verebilecek, ayrıca belirlenen periyotlarla okuduğu değerleri ekranda gösterip aynı zamanda Thinkspeak Nesnelerin İnterneti (Internet of Things, IoT) platformuna kaydedebilecek portatif bir sistem prototipi tasarlanmıştır. Bu prototip, aynı zamanda ortamın sıcaklık ve nemini takip etmeye olanak sağlamaktadır. Tasarlanan devrede MQ-137 NH3 algılayıcısı, DHT22 ısı ve nem algılayıcısı kullanılmış, bu sensörlerden gelen verileri değerlendirmek üzere Arduino Uno mikro denetleyici kartı tercih edilmiştir. IoT ile kullanımı için ise wifi modülü olarak ESP8266 kullanılmıştır. Günümüzde kullanılmakta olan ölçüm ve takip cihazlarının maliyetleri göz önünde bulundurulursa, tasarlanan prototip küçük ve orta ölçekli hayvan işletmeleri için barınaklarda maliyeti oldukça düşük bir alternatif seçenek olacaktır.
{"title":"Hayvan Barınakları İçin Düşük Maliyetli IoT Tabanlı Amonyak Gazı Ölçüm Sistemi","authors":"Gürkan Bi̇lgi̇n","doi":"10.35354/tbed.1398982","DOIUrl":"https://doi.org/10.35354/tbed.1398982","url":null,"abstract":"Hayvan barınaklarındaki popülasyonun artış göstermesi ortamın hava kalitesini olumsuz etkilemektedir. Bu durum, verimin düşmesine, hayvan ve barınak çalışanlarının sağlığını kaybetmesine neden olabilmektedir. Barınaklardaki hayvan sayısındaki artışla beraber ortamdaki Amonyak (NH3) gazının artışı hava kalitesinin düşmesine sebep olmaktadır. NH3’ ün toksik özelliğinin insanlar ve hayvanlar için bir sağlık tehlikesi oluşturduğu bilinmektedir. Bu sebeple barınak gibi canlıların solunum yaptığı ortamlarda NH3’ ün takibinin yapılması sağlık açısından büyük önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, ortamdaki NH3 gazının yoğunluğunu ölçüp, belirlenen eşik değerin üzerine çıkıldığında sesli ve ışıklı ikaz verebilecek, ayrıca belirlenen periyotlarla okuduğu değerleri ekranda gösterip aynı zamanda Thinkspeak Nesnelerin İnterneti (Internet of Things, IoT) platformuna kaydedebilecek portatif bir sistem prototipi tasarlanmıştır. Bu prototip, aynı zamanda ortamın sıcaklık ve nemini takip etmeye olanak sağlamaktadır. Tasarlanan devrede MQ-137 NH3 algılayıcısı, DHT22 ısı ve nem algılayıcısı kullanılmış, bu sensörlerden gelen verileri değerlendirmek üzere Arduino Uno mikro denetleyici kartı tercih edilmiştir. IoT ile kullanımı için ise wifi modülü olarak ESP8266 kullanılmıştır. Günümüzde kullanılmakta olan ölçüm ve takip cihazlarının maliyetleri göz önünde bulundurulursa, tasarlanan prototip küçük ve orta ölçekli hayvan işletmeleri için barınaklarda maliyeti oldukça düşük bir alternatif seçenek olacaktır.","PeriodicalId":164574,"journal":{"name":"Teknik Bilimler Dergisi","volume":"81 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-01-26","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"140493509","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu çalışmada dairesel delikli kompozit plakaların darbe davranışları deneysel olarak incelenmiştir. Bu amaçla; deliksiz, merkezinin iki tarafından farklı mesafelerde (10mm ve 15mm) 5 mm çapında iki dairesel delik bulunan plaka ve merkezinin bir tarafından 15 mm mesafede 5 mm çapında delik bulunan dört farklı geometrideki kompozit plakalar üretilmiştir. 15J ve 25J darbe enerjisi alan numunelerin kuvvet-çökme, hız-zaman, absorbe edilen enerji-zaman ve kuvvet-zaman grafikleri çizilmiştir. Delikli numunelerden elde edilen sonuçlar ile deliksiz numunelerden elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Bu deneysel çalışma neticesinde, aynı darbe enerjisi altında delikli ve deliksiz numunelerde darbe sonrası meydana gelen hasarlar, grafikler ve tablolar yardımıyla gözlenmiş olup delikli kompozitlerdeki hasar miktarlarının deliksiz kompozitlerdeki hasar miktarlarından daha fazla olduğu görülmüştür. Fakat; 15J ve 25J darbe enerjisine maruz kalan, farklı mesafelerde açılan tek ve çift dairesel delikli kompozit numunelerde ve deliksiz numunelerde delinme hasarının oluşmadığı görülmüştür.
{"title":"Dairesel Delikli Kompozit Plakaların Düşük Hızlı Darbe Davranışlarinin Deneysel Olarak İncelenmesi","authors":"Ümran Esendemir, Özgür Başaran","doi":"10.35354/tbed.1280285","DOIUrl":"https://doi.org/10.35354/tbed.1280285","url":null,"abstract":"Bu çalışmada dairesel delikli kompozit plakaların darbe davranışları deneysel olarak incelenmiştir. Bu amaçla; deliksiz, merkezinin iki tarafından farklı mesafelerde (10mm ve 15mm) 5 mm çapında iki dairesel delik bulunan plaka ve merkezinin bir tarafından 15 mm mesafede 5 mm çapında delik bulunan dört farklı geometrideki kompozit plakalar üretilmiştir. 15J ve 25J darbe enerjisi alan numunelerin kuvvet-çökme, hız-zaman, absorbe edilen enerji-zaman ve kuvvet-zaman grafikleri çizilmiştir. Delikli numunelerden elde edilen sonuçlar ile deliksiz numunelerden elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. \u0000Bu deneysel çalışma neticesinde, aynı darbe enerjisi altında delikli ve deliksiz numunelerde darbe sonrası meydana gelen hasarlar, grafikler ve tablolar yardımıyla gözlenmiş olup delikli kompozitlerdeki hasar miktarlarının deliksiz kompozitlerdeki hasar miktarlarından daha fazla olduğu görülmüştür. Fakat; 15J ve 25J darbe enerjisine maruz kalan, farklı mesafelerde açılan tek ve çift dairesel delikli kompozit numunelerde ve deliksiz numunelerde delinme hasarının oluşmadığı görülmüştür.","PeriodicalId":164574,"journal":{"name":"Teknik Bilimler Dergisi","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-07-17","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"129055606","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Radyasyon günlük hayatta birçok alanda,kullanılan pek çok teknolojik alette karşımıza çıkan ve fazla maruz kalındığı takdirde ölümcül sonuçlar doğurabilen bir enerjidir.Aynı zamanda gelişen dünyanın artan enerji ihtiyacını karşılayabilmek için her gün dünyanın pek çok farklı yerinde yeni nükleer enerji santralleri inşa edilmektedir.Dolayısıyla hem kullanılan teknolojik aletler hem de yapılan yeni nükleer enerji santralleri bazında artış olması,gün geçtikçe insanoğlunun genel radyasyon maruziyetini artırmaktadır.Bu nedenle günümüzde, radyasyonun olumsuz etkilerinden dolayı radyasyon absorbsiyonu ve radyasyon absorblayan materyaller ve materyal grupları üzerine yapılan çalışmalar oldukça önem kazanmıştır.Öte yandan B_4 C (Bor Karbür) ise, tank zırhı, kurşun geçirmez yelekler, motor sabotaj tozları,aşındırıcılar,nükleer santrallerdeki kontrol rodları gibi oldukça büyük öneme sahip ve spesifik alanlarda kullanılan son derece sert ve nötron absorblayıcı (radyasyon soğurucu) özelliğe sahip bir bileşiktir.2900-3580 Knoop sertlik değerinde oldukça yüksek sertliğe sahip fakat bir o kadar da gevrek (kırılgan) bir yapıda olması nedeniyle tek başına B_4 C (Bor Karbür)’den müteşekkil yekpare bir plaka oluşturulmasında büyük zorluklarla karşılaşılacağı için, 6061Al matrisi ile kompozit bir malzeme haline getirilip parça üretimi sağlanabilmektedir.Bu çalışmada, B_4 C (Bor Karbür ) takviye elemanı ile 6061Al matris elemanı belirli oranlarda ( B_4 C katkısı olmadan salt 6061Al, %5 B_4 C katkısıyla,%10 B_4 C katkısıyla,%15 B_4 C katkısıyla,%20 B_4 C katkısıyla) bir araya getirilerek toz metalurjisiyle (sıcak pres sinterleme yöntemine bağlı olarak) kompozit malzeme olarak 5 adet numune imal edilmiştir.Bu numunelerin radyasyon absorblama özelliklerinin incelenmesi ve değişen bileşen oranlarına bağlı olarak radyasyon absorblama özellikleri ile doğrusal (lineer) zayıflatma katsayısı ve enerji değerlerinin; imalatı sağlanan malzemelerin yoğunluk ve kalınlıklarının iç yapı,sertlik değerleri ve gerilme değerlerine bağlı değişimlerinin nasıl seyredeceğinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Çalışma kapsamında üretilen numunelere tatbik edilen deneyler sonucunda elde edilen verilerle NIST XCOM üzerinden hesaplanan teorik verilerin mukayeseleri ve amaçlanan değişimlerin belirlenmesi gerçekleştirilmiştir.Numunelerde artan Bor Karbür (B_4 C) yüzdelerine bağlı olarak doğrusal (lineer) zayıflatma katsayılarının azaldığı gözlemlenmiştir.Bu gözlemler sonucunda çalışmanın ileride yapılacak olan bilimsel çalışmalara ışık tutması ve katkı sağlaması hedeflenmektedir.
辐射是我们在日常生活的许多领域、许多技术工具中都会遇到的一种能量,如果过度暴露在辐射之下,就会产生致命的后果。 同时,为了满足发展中国家日益增长的能源需求,世界上许多地方每天都在建造新的核电站。 因此,无论是使用的技术工具还是新建的核电站的增加,都会使人类受到的一般辐射量与日俱增。因此,由于辐射的负面影响,当今对辐射吸收和辐射吸收材料及材料群的研究已变得非常重要。 另一方面,B_4 C(碳化硼)是一种硬度极高且能吸收中子(辐射吸收)的化合物,可用于非常重要的特定领域,如坦克装甲、防弹背心、发动机破坏粉末、磨料、核电站控制棒等。由于 B_4C(碳化硼)具有很高的努氏硬度值,但结构较脆,因此很难单独形成由 B_4C(碳化硼)组成的整体板材,但可以将其与 6061Al 基体制成复合材料并生产零件。本研究将 B_4 C(碳化硼)增强元素和 6061Al 基体元素按一定比例(纯 6061Al 无 B_4 C 添加剂、5% B_4 C 添加剂、10% B_4 C 添加剂、15% B_4 C 添加剂、20% B_4 C 添加剂)进行组合,并通过粉末冶金法(取决于热压烧结法)制造出 5 个复合材料样品。研究的目的是调查这些样品的辐射吸收特性,并确定辐射吸收特性、线性衰减系数和能量值将如何随组分比例的变化而变化,以及制造材料的密度和厚度将如何随内部结构、硬度值和应力值的变化而变化。对本研究范围内生产的样品进行实验后获得的数据与 NIST XCOM 计算的理论数据进行了比较,并确定了预期的变化。 观察发现,线性衰减系数随样品中碳化硼(B_4 C)比例的增加而降低。 通过这些观察结果,本研究旨在为未来的科学研究提供启示和帮助。
{"title":"Toz Metalurjisi Yöntemiyle Üretilmiş 6061 Al Matrisli B4C Takviyeli Kompozit Malzemelerin Radyasyon Absorbsiyon Özelliklerinin İncelenmesi","authors":"Elif Dicle Turşucular, Remzi Varol","doi":"10.35354/tbed.1260061","DOIUrl":"https://doi.org/10.35354/tbed.1260061","url":null,"abstract":"Radyasyon günlük hayatta birçok alanda,kullanılan pek çok teknolojik alette karşımıza çıkan ve fazla maruz kalındığı takdirde ölümcül sonuçlar doğurabilen bir enerjidir.Aynı zamanda gelişen dünyanın artan enerji ihtiyacını karşılayabilmek için her gün dünyanın pek çok farklı yerinde yeni nükleer enerji santralleri inşa edilmektedir.Dolayısıyla hem kullanılan teknolojik aletler hem de yapılan yeni nükleer enerji santralleri bazında artış olması,gün geçtikçe insanoğlunun genel radyasyon maruziyetini artırmaktadır.Bu nedenle günümüzde, radyasyonun olumsuz etkilerinden dolayı radyasyon absorbsiyonu ve radyasyon absorblayan materyaller ve materyal grupları üzerine yapılan çalışmalar oldukça önem kazanmıştır.Öte yandan B_4 C (Bor Karbür) ise, tank zırhı, kurşun geçirmez yelekler, motor sabotaj tozları,aşındırıcılar,nükleer santrallerdeki kontrol rodları gibi oldukça büyük öneme sahip ve spesifik alanlarda kullanılan son derece sert ve nötron absorblayıcı (radyasyon soğurucu) özelliğe sahip bir bileşiktir.2900-3580 Knoop sertlik değerinde oldukça yüksek sertliğe sahip fakat bir o kadar da gevrek (kırılgan) bir yapıda olması nedeniyle tek başına B_4 C (Bor Karbür)’den müteşekkil yekpare bir plaka oluşturulmasında büyük zorluklarla karşılaşılacağı için, 6061Al matrisi ile kompozit bir malzeme haline getirilip parça üretimi sağlanabilmektedir.Bu çalışmada, B_4 C (Bor Karbür ) takviye elemanı ile 6061Al matris elemanı belirli oranlarda ( B_4 C katkısı olmadan salt 6061Al, %5 B_4 C katkısıyla,%10 B_4 C katkısıyla,%15 B_4 C katkısıyla,%20 B_4 C katkısıyla) bir araya getirilerek toz metalurjisiyle (sıcak pres sinterleme yöntemine bağlı olarak) kompozit malzeme olarak 5 adet numune imal edilmiştir.Bu numunelerin radyasyon absorblama özelliklerinin incelenmesi ve değişen bileşen oranlarına bağlı olarak radyasyon absorblama özellikleri ile doğrusal (lineer) zayıflatma katsayısı ve enerji değerlerinin; imalatı sağlanan malzemelerin yoğunluk ve kalınlıklarının iç yapı,sertlik değerleri ve gerilme değerlerine bağlı değişimlerinin nasıl seyredeceğinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Çalışma kapsamında üretilen numunelere tatbik edilen deneyler sonucunda elde edilen verilerle NIST XCOM üzerinden hesaplanan teorik verilerin mukayeseleri ve amaçlanan değişimlerin belirlenmesi gerçekleştirilmiştir.Numunelerde artan Bor Karbür (B_4 C) yüzdelerine bağlı olarak doğrusal (lineer) zayıflatma katsayılarının azaldığı gözlemlenmiştir.Bu gözlemler sonucunda çalışmanın ileride yapılacak olan bilimsel çalışmalara ışık tutması ve katkı sağlaması hedeflenmektedir.","PeriodicalId":164574,"journal":{"name":"Teknik Bilimler Dergisi","volume":"8 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-07-17","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"130479085","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Türkiye’de ve dünyada yük- yolcu taşımacılığı çoğunlukla karayolu ulaşımı ile sağlanmakta olup üstyapı tipi olarak esnek ve rijit üstyapılar yaygın olarak kullanılmaktadır. Üstyapının iyi tasarlanması uzun yıllar trafik yükü altında bozulmadan kalabilmesini sağlamaktadır. Kaplama, temel ve alt temel gibi üstyapı tabakalarının tasarımında gerilmeler ve yer değiştirmeler büyük rol oynamaktadır. Üstyapı tasarımının karmaşıklığı araştırmacıları bilgisayar destekli yazılımlara yöneltmiş ve bu sayede karmaşık problemler kolaylıkla simüle edilebilir ve çözülebilir olmuştur. Bu çalışmada, farklı kaplama tabakası kalınlıklarına (90 mm, 120 mm ve 150 mm) sahip rijit ve esnek üstyapılar sonlu elemanlar metodu kullanılarak ANSYS programında modellenmiş ve trafik yükleri altındaki yer değiştirme ve gerilme dağılımları incelenmiştir. Gerilme dağılımı sonuçlarına göre, esnek üstyapıların gerilim değerleri, rijit üstyapıların gerilim değerlerinden daha düşük çıkmıştır. Esnek kaplamalardaki yer değiştirme ise, rijit kaplamalardaki yer değiştirmeden daha fazla elde edilmiştir.
{"title":"Farklı kalınlıklardaki esnek ve rijit üstyapıların gerilme-deformasyon performanslarının incelenmesi","authors":"Hande VAROL MOROVA","doi":"10.35354/tbed.1311017","DOIUrl":"https://doi.org/10.35354/tbed.1311017","url":null,"abstract":"Türkiye’de ve dünyada yük- yolcu taşımacılığı çoğunlukla karayolu ulaşımı ile sağlanmakta olup üstyapı tipi olarak esnek ve rijit üstyapılar yaygın olarak kullanılmaktadır. Üstyapının iyi tasarlanması uzun yıllar trafik yükü altında bozulmadan kalabilmesini sağlamaktadır. Kaplama, temel ve alt temel gibi üstyapı tabakalarının tasarımında gerilmeler ve yer değiştirmeler büyük rol oynamaktadır. Üstyapı tasarımının karmaşıklığı araştırmacıları bilgisayar destekli yazılımlara yöneltmiş ve bu sayede karmaşık problemler kolaylıkla simüle edilebilir ve çözülebilir olmuştur. \u0000 \u0000Bu çalışmada, farklı kaplama tabakası kalınlıklarına (90 mm, 120 mm ve 150 mm) sahip rijit ve esnek üstyapılar sonlu elemanlar metodu kullanılarak ANSYS programında modellenmiş ve trafik yükleri altındaki yer değiştirme ve gerilme dağılımları incelenmiştir. Gerilme dağılımı sonuçlarına göre, esnek üstyapıların gerilim değerleri, rijit üstyapıların gerilim değerlerinden daha düşük çıkmıştır. Esnek kaplamalardaki yer değiştirme ise, rijit kaplamalardaki yer değiştirmeden daha fazla elde edilmiştir.","PeriodicalId":164574,"journal":{"name":"Teknik Bilimler Dergisi","volume":"70 6","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-07-13","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"114013396","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}