Bu çalışmanın amacı STEM eğitimi yaklaşımına yönelik matematik öğretmenlerinin hazırbulunuşluk durumlarını ele almaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin farklı illerinde görev yapan 11 matematik öğretmeni oluşturmuştur. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. İçerik analiziyle veriler analiz edilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda uygun kodlar ve kategoriler oluşturularak tablolar şeklinde sunulmuştur. Araştırmanın bulgularına göre matematik öğretmenlerinin bu eğitim yaklaşımına yönelik olumlu tutum sergiledikleri görülmüştür. Matematik alanını diğer alanlara entegrasyon konusunda bireylerin yetiştirilmesi gerektiği ortak düşüncelerindendir. Üç alandan en çok duyuşsal alanı benimsedikleri görülmüştür. Bilişsel alandaki tutumlarına ait düzeyin en az olduğu görülmüştür. Gerekli eğitimi almadıklarından kaynaklanmaktadır. Davranışsal alandaki tutumlarının ise orta düzeyde olduğu görülmüştür. Davranışsal boyuttaki içeriğin zenginliği için gerekli koşulların(araç gereçler) oluşturulması gerekir. Stem eğitimi almış tecrübeli bireylerin bu yaklaşımı derslerine entegre etme boyutundaki hazırbulunuşluk durumları sonraki çalışmalar için ele alınabilir.
{"title":"Matematik Öğretmenlerinin STEM Eğitimi Yaklaşımına Yönelik Hazırbulunuşluk Durumlarının İncelenmesi","authors":"Elif Ertem Akbas, Hülya Canan","doi":"10.30703/cije.1136007","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1136007","url":null,"abstract":"Bu çalışmanın amacı STEM eğitimi yaklaşımına yönelik matematik öğretmenlerinin hazırbulunuşluk durumlarını ele almaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin farklı illerinde görev yapan 11 matematik öğretmeni oluşturmuştur. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. İçerik analiziyle veriler analiz edilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda uygun kodlar ve kategoriler oluşturularak tablolar şeklinde sunulmuştur. Araştırmanın bulgularına göre matematik öğretmenlerinin bu eğitim yaklaşımına yönelik olumlu tutum sergiledikleri görülmüştür. Matematik alanını diğer alanlara entegrasyon konusunda bireylerin yetiştirilmesi gerektiği ortak düşüncelerindendir. Üç alandan en çok duyuşsal alanı benimsedikleri görülmüştür. Bilişsel alandaki tutumlarına ait düzeyin en az olduğu görülmüştür. Gerekli eğitimi almadıklarından kaynaklanmaktadır. Davranışsal alandaki tutumlarının ise orta düzeyde olduğu görülmüştür. Davranışsal boyuttaki içeriğin zenginliği için gerekli koşulların(araç gereçler) oluşturulması gerekir. Stem eğitimi almış tecrübeli bireylerin bu yaklaşımı derslerine entegre etme boyutundaki hazırbulunuşluk durumları sonraki çalışmalar için ele alınabilir.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"65 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-09-02","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"123516492","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu çalışmanın amacı Tarih Eğitimi ile ilgili yapılmış olan bilimsel makalelerin bibliyometrik göstergeler açısından incelemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Bibliyometrik veriler Clarivate Analytics tarafından üretilen WoS veri tabanından alınmıştır ve tarama aralığı 1975-21 Nisan 2020 tarihleri arasını kapsamaktadır. Çalışmada bibliyometrik analiz tekniği uygulanmıştır. Yapılan analizlerde 1975-Nisan 2020 yılları arasında WoS veri tabanında kayıtlı 65.305.995 çalışmadan 852’sinin Tarih Eğitimi ile ilgili çalışmalar olduğu ortaya çıkmıştır. Bu kayıtlardan 390 (%45,77) tanesinin eğitim/eğitim araştırmaları kategorisinde yer aldığı görülmüştür. Yapılan analizlerde Tarih Eğitimi ile ilgili en çok karşılaşılan yayın türünün 334 çalışma ile makale olduğu görülmüştür. Bununla birlikte yayınlanan makalelerin yaklaşık 201 (%60,17) tanesinin 2016-Nisan 2020 yılları arasında yayınlandığı belirlenmiştir. Bu oran Tarih Eğitimi ile ilgili eğitim araştırmalarının son yıllarda artma trendinde olduğunu göstermektedir. Yine yapılan analizlerde alana katkı sağlayan 424 farklı yazar olduğu görülmüştür. 334 makalede toplam 734 farklı anahtar kelime kullanıldığı ve en etkin derginin “Journal of Curriculum Studies” dergisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca 38 farklı ülkeden araştırmacıların alana katkı sağlayan makaleler yayınladıkları görülmüştür. Bu kapsamda en aktif ülkenin Amerika Birleşik Devletleri olduğu, bunu sırasıyla İngiltere, İspanya ve Kanada’nın izlediği görülmüştür. Türkiye’nin 17 makale ile 7. sırada yer alması bu alanla ilgili ciddi çalışmalar yapıldığını göstermektedir.
{"title":"Tarih Eğitimi Üzerine Yapılan Eğitim Araştırmaları Makalelerinin Bibliyometrik Analizi","authors":"Kerem Bozdoğan, Ö. Sönmez","doi":"10.30703/cije.1104813","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1104813","url":null,"abstract":"Bu çalışmanın amacı Tarih Eğitimi ile ilgili yapılmış olan bilimsel makalelerin bibliyometrik göstergeler açısından incelemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Bibliyometrik veriler Clarivate Analytics tarafından üretilen WoS veri tabanından alınmıştır ve tarama aralığı 1975-21 Nisan 2020 tarihleri arasını kapsamaktadır. Çalışmada bibliyometrik analiz tekniği uygulanmıştır. Yapılan analizlerde 1975-Nisan 2020 yılları arasında WoS veri tabanında kayıtlı 65.305.995 çalışmadan 852’sinin Tarih Eğitimi ile ilgili çalışmalar olduğu ortaya çıkmıştır. Bu kayıtlardan 390 (%45,77) tanesinin eğitim/eğitim araştırmaları kategorisinde yer aldığı görülmüştür. Yapılan analizlerde Tarih Eğitimi ile ilgili en çok karşılaşılan yayın türünün 334 çalışma ile makale olduğu görülmüştür. Bununla birlikte yayınlanan makalelerin yaklaşık 201 (%60,17) tanesinin 2016-Nisan 2020 yılları arasında yayınlandığı belirlenmiştir. Bu oran Tarih Eğitimi ile ilgili eğitim araştırmalarının son yıllarda artma trendinde olduğunu göstermektedir. Yine yapılan analizlerde alana katkı sağlayan 424 farklı yazar olduğu görülmüştür. 334 makalede toplam 734 farklı anahtar kelime kullanıldığı ve en etkin derginin “Journal of Curriculum Studies” dergisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca 38 farklı ülkeden araştırmacıların alana katkı sağlayan makaleler yayınladıkları görülmüştür. Bu kapsamda en aktif ülkenin Amerika Birleşik Devletleri olduğu, bunu sırasıyla İngiltere, İspanya ve Kanada’nın izlediği görülmüştür. Türkiye’nin 17 makale ile 7. sırada yer alması bu alanla ilgili ciddi çalışmalar yapıldığını göstermektedir.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"27 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-08-22","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"114483469","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Hızlı bir gelişimin yaşandığı hayatın ilk üç yılında çocukların gelişimini etkileyen faktörlerden biri çevredir. Çocuğun en yakın çevresinde yer alan ebeveynler, çocuklar ile çok zaman geçirirler. Bu süreçte ebeveynler çocuklarının gelişim özelliklerini öğrenme ve onları bu konuda desteklemede kolay ulaşılabilir olması sebebi ile günümüz teknolojilerini kullanarak çevrimiçi kaynaklardan yararlanmaktadırlar. Çevrimiçi ebeveynlik kaynakları, küçük çocukların ebeveynleri için önemli ve faydalı çocuk gelişimi bilgileri içermektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, 0-36 aylık çocukların gelişimlerini desteklemeye yönelik öneriler ile ilgili çevrimiçi kaynakların incelenmesidir. Araştırma, nitel bir durum çalışması olarak tasarlanmıştır, ayrıca çevrimiçi bilgi toplama yöntemi kullanılmıştır. Ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenen 66 internet sayfası çalışma materyalini oluşturmuştur. Elde edilen veriler, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 0 - 36 Aylık Çocuklar için Eğitim Programı’nda yer alan gelişim alanları ve göstergelerinden oluşturulan kategori ve kodlara göre betimsel analiz tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, çevrimiçi ebeveynlik kaynaklarında en fazla “Sosyal - Duygusal Gelişim” kategorisine yönelik önerilere yer verildiği, daha sonra sırası ile “Dil Gelişimi”, “Bilişsel Gelişim”, “İnce Motor Gelişim” kategorilerine yönelik önerilere yer verildiği ve en az “Kaba Motor Gelişim” kategorisine yönelik önerilere yer verildiği belirlenmiştir. “Kendisi ile oynayan kişiye eşlik etme /oyuna katılma” gelişim göstergesi ile “anlatılan öyküleri dikkatini vererek dinleme” gelişim göstergesi en fazla önerilerin verildiği göstergeler olmuştur.
{"title":"0-36 Aylık Çocukların Gelişimlerini Desteklemeye Yönelik Çevrimiçi Kaynaklardaki Önerilerin İncelenmesi","authors":"A. Aksoy, Merve Aksoy","doi":"10.30703/cije.925337","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.925337","url":null,"abstract":"Hızlı bir gelişimin yaşandığı hayatın ilk üç yılında çocukların gelişimini etkileyen faktörlerden biri çevredir. Çocuğun en yakın çevresinde yer alan ebeveynler, çocuklar ile çok zaman geçirirler. Bu süreçte ebeveynler çocuklarının gelişim özelliklerini öğrenme ve onları bu konuda desteklemede kolay ulaşılabilir olması sebebi ile günümüz teknolojilerini kullanarak çevrimiçi kaynaklardan yararlanmaktadırlar. Çevrimiçi ebeveynlik kaynakları, küçük çocukların ebeveynleri için önemli ve faydalı çocuk gelişimi bilgileri içermektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, 0-36 aylık çocukların gelişimlerini desteklemeye yönelik öneriler ile ilgili çevrimiçi kaynakların incelenmesidir. Araştırma, nitel bir durum çalışması olarak tasarlanmıştır, ayrıca çevrimiçi bilgi toplama yöntemi kullanılmıştır. Ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenen 66 internet sayfası çalışma materyalini oluşturmuştur. Elde edilen veriler, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 0 - 36 Aylık Çocuklar için Eğitim Programı’nda yer alan gelişim alanları ve göstergelerinden oluşturulan kategori ve kodlara göre betimsel analiz tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, çevrimiçi ebeveynlik kaynaklarında en fazla “Sosyal - Duygusal Gelişim” kategorisine yönelik önerilere yer verildiği, daha sonra sırası ile “Dil Gelişimi”, “Bilişsel Gelişim”, “İnce Motor Gelişim” kategorilerine yönelik önerilere yer verildiği ve en az “Kaba Motor Gelişim” kategorisine yönelik önerilere yer verildiği belirlenmiştir. “Kendisi ile oynayan kişiye eşlik etme /oyuna katılma” gelişim göstergesi ile “anlatılan öyküleri dikkatini vererek dinleme” gelişim göstergesi en fazla önerilerin verildiği göstergeler olmuştur.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"35 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-08-19","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"130251643","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu çalışmada Türkiye’de öğrenme stillerinin matematik başarısına etkisini deneysel yöntemlerle ortaya koyan araştırmaları meta-analiz yöntemi ile birleştirip örneklemi genişleterek sonuçların değerlendirilmesiyle yeni çalışmalara rehberlik edecek kapsamlı bir sonuç ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Araştırmada meta-analiz yöntemi kullanılmıştır. 2004-2021 yılları arasında ilgili anahtar kelimeler ile 36 tez ve 222 makale çalışmasına ulaşılmıştır. Belirli ölçütler sonucunda 11 çalışmadan 14 araştırma bulgusu meta-analize dâhil edilmiştir. Meta-analize dâhil edilen çalışmaların genel etki büyüklüğü sabit etkiler modeli ve rastgele etkiler modeline göre hesaplanmıştır. Heterojenlik testi sonucuna (Q=61,637, p=0,000) göre analizin yorumları rastgele etkiler modeline göre yapılmıştır. Çalışmaların yayın türü, öğrenme alanı, eğitim seviyesi, uygulama süresi ve kullanılan öğrenme stilleri ölçeğine göre anlamlı farklılığa sahip olup olmadığını belirlemek için moderatör analizi yapılmış ve yayın yanlılığını belirleme yöntemleri ve yayın yanlılığının etkisini değerlendirme yöntemleri ile yayın yanlılığı değerlendirilmiştir. Öğrenme stillerinin matematik başarısını istatistiksel olarak anlamlı ve geniş düzeyde (Hedge’s g =0,846) etkilediği ve her öğrencinin öğrenme stiline uygun matematik öğretimi yapılması durumunda %78,81 daha yüksek başarı elde edileceği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca analize dâhil edilen çalışmaların sadece kullanılan öğrenme stil ölçeği türüne göre etki büyüklükleri arasında anlamlı farklılık (Qb=10,635, p=0,031) bulunduğundan kullanılan öğrenme stil ölçeğinin moderatör rol oynadığı sonucuna ulaşılmıştır.
{"title":"ÖĞRENME STİLLERİNİN MATEMATİK BAŞARISINA ETKİSİ: BİR META-ANALİZ ÇALIŞMASI","authors":"Şefika Çulha, Bünyamin Aydin","doi":"10.30703/cije.1108604","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1108604","url":null,"abstract":"Bu çalışmada Türkiye’de öğrenme stillerinin matematik başarısına etkisini deneysel yöntemlerle ortaya koyan araştırmaları meta-analiz yöntemi ile birleştirip örneklemi genişleterek sonuçların değerlendirilmesiyle yeni çalışmalara rehberlik edecek kapsamlı bir sonuç ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. \u0000Araştırmada meta-analiz yöntemi kullanılmıştır. 2004-2021 yılları arasında ilgili anahtar kelimeler ile 36 tez ve 222 makale çalışmasına ulaşılmıştır. Belirli ölçütler sonucunda 11 çalışmadan 14 araştırma bulgusu meta-analize dâhil edilmiştir. Meta-analize dâhil edilen çalışmaların genel etki büyüklüğü sabit etkiler modeli ve rastgele etkiler modeline göre hesaplanmıştır. Heterojenlik testi sonucuna (Q=61,637, p=0,000) göre analizin yorumları rastgele etkiler modeline göre yapılmıştır. Çalışmaların yayın türü, öğrenme alanı, eğitim seviyesi, uygulama süresi ve kullanılan öğrenme stilleri ölçeğine göre anlamlı farklılığa sahip olup olmadığını belirlemek için moderatör analizi yapılmış ve yayın yanlılığını belirleme yöntemleri ve yayın yanlılığının etkisini değerlendirme yöntemleri ile yayın yanlılığı değerlendirilmiştir. \u0000Öğrenme stillerinin matematik başarısını istatistiksel olarak anlamlı ve geniş düzeyde (Hedge’s g =0,846) etkilediği ve her öğrencinin öğrenme stiline uygun matematik öğretimi yapılması durumunda %78,81 daha yüksek başarı elde edileceği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca analize dâhil edilen çalışmaların sadece kullanılan öğrenme stil ölçeği türüne göre etki büyüklükleri arasında anlamlı farklılık (Qb=10,635, p=0,031) bulunduğundan kullanılan öğrenme stil ölçeğinin moderatör rol oynadığı sonucuna ulaşılmıştır.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"19 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-08-04","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"126909783","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Considering the benefits of the home literacy environment for children, this study aims to develop a tool to measure early literacy opportunities provided by families to their children. As a result of the Exploratory Factor Analysis, the eigenvalue of the scale is composed of four factors and 11 items, and it represents 21.73 % of the total variance in the first factor, 20.75% of the second factor, 16.65% of the third factor and 15.33 of the fourth factor. The total variance in the four factors reveals approximately 74.47% of it—Cronbach (α) reliability values of factors range between .73 and .88. The reliability value for the general scale is identified as .72. The results show that this scale is a reliable measurement tool to identify the views of families in the home literacy environment. After carrying out validity and reliability studies, we calculated cut-off scores for the scale. The lowest score might be eight, while the highest score might be 32 received from this scale. Accordingly, we found out that 8-15 points are insufficient, while 16-23 is average and 24-32 insufficient for the home literacy environment.
{"title":"Erken Okuryazarlık Ev Ortamı Ölçeği (EROY-EV)’nin Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması","authors":"Banu Karaahmetoğlu, Figen Turan","doi":"10.30703/cije.1009787","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1009787","url":null,"abstract":"Considering the benefits of the home literacy environment for children, this study aims to develop a tool to measure early literacy opportunities provided by families to their children. As a result of the Exploratory Factor Analysis, the eigenvalue of the scale is composed of four factors and 11 items, and it represents 21.73 % of the total variance in the first factor, 20.75% of the second factor, 16.65% of the third factor and 15.33 of the fourth factor. The total variance in the four factors reveals approximately 74.47% of it—Cronbach (α) reliability values of factors range between .73 and .88. The reliability value for the general scale is identified as .72. The results show that this scale is a reliable measurement tool to identify the views of families in the home literacy environment. After carrying out validity and reliability studies, we calculated cut-off scores for the scale. The lowest score might be eight, while the highest score might be 32 received from this scale. Accordingly, we found out that 8-15 points are insufficient, while 16-23 is average and 24-32 insufficient for the home literacy environment.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-08-01","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"114400583","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu araştırma, okul öncesi öğretmen adaylarının katı atık ve geri dönüşüm konusundaki tutumlarının araştırıldığı nicel bir çalışmadır. Öğretmen adaylarının tutumları cinsiyet, yaş, öğrenim gördükleri sınıf düzeyi ve ekonomik durum değişkenleri açısından incelenmiştir. İlişkisel tarama modeli kullanılan araştırmaya okul öncesi öğretmenliği bölümünden 161 öğretmen adayı katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Karatekin (2013) tarafından geliştirilen "Öğretmen Adayları İçin Katı Atık ve Geri Dönüşüme Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır Araştırma sonucunda okul öncesi öğretmen adaylarının tutumlarının cinsiyete göre girişim ve katılım, ilgi ve duyarlılık boyutlarında anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı görülmüştür. Öğretmen adaylarının tutumlarının yaşa ve sınıf düzeyine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı, ekonomik duruma göre ise inanç boyutunda ve ilgi ve duyarlılık boyutunda anlamlı bir şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Her iki boyutta da anlamlı farklılık düşük sosyoekonomik grup lehinedir.
{"title":"Okul Öncesi Öğretmen Adaylarının Katı Atıklar Ve Geri Dönüşüme Yönelik Tutumları","authors":"Ruhan Özel, Eda Erdaş Kartal","doi":"10.30703/cije.1096080","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1096080","url":null,"abstract":"Bu araştırma, okul öncesi öğretmen adaylarının katı atık ve geri dönüşüm konusundaki tutumlarının araştırıldığı nicel bir çalışmadır. Öğretmen adaylarının tutumları cinsiyet, yaş, öğrenim gördükleri sınıf düzeyi ve ekonomik durum değişkenleri açısından incelenmiştir. İlişkisel tarama modeli kullanılan araştırmaya okul öncesi öğretmenliği bölümünden 161 öğretmen adayı katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Karatekin (2013) tarafından geliştirilen \"Öğretmen Adayları İçin Katı Atık ve Geri Dönüşüme Yönelik Tutum Ölçeği\" kullanılmıştır Araştırma sonucunda okul öncesi öğretmen adaylarının tutumlarının cinsiyete göre girişim ve katılım, ilgi ve duyarlılık boyutlarında anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı görülmüştür. Öğretmen adaylarının tutumlarının yaşa ve sınıf düzeyine göre anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı, ekonomik duruma göre ise inanç boyutunda ve ilgi ve duyarlılık boyutunda anlamlı bir şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Her iki boyutta da anlamlı farklılık düşük sosyoekonomik grup lehinedir.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"62 1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-08-01","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"129887053","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
This study aims to scrutinize the reasoning skills of primary education students studying at the 1st. grade in socio-scientific issues supported with online form. This study was carried out during the environmental education course of the first grade in the 2020-2021 Academic Year Spring Term at Dicle University. The online environmental education course discussed agricultural issues, genetically modified organisms (GMO), using pesticides in food production, importing plastic waste, and using rock gas as an alternative energy source. Within the scope of the research issues, the scenarios and articles with the socio-scientific theme were uploaded to the automation system of the university and were discussed by the students for two weeks. Afterwards, the students completed the process by participating in an online debate form which included scenarios with socio-scientific issues. The students' views on socio-scientific matters were analyzed by the complexity, multidimensionality, questioning, and suspiciousness subscales. Findings were presented in accordance with social, economic, ecological and health domains. As the result of the research, the students accepted that GMO products would lead to several health problems, while they expressed that the GMO products could be used to survive. The students put forward that using GMO products had to be controlled by the authorities. Most of the students indicated that it was required to produce recyclable plastic instead of importing plastic waste and improving environmental waste management systems. They also determined that using rock gas as an energy source would bring about environmental pollution; alternative energy sources would be prefered rather than rock gas. Furthermore, they expressed that using pesticides could damage nature and the environment; however, pesticides could reproduce durable plant species if taken necessary precautions.
{"title":"An Investigation of Primary Education Students', Reasoning on Socioscientific Issues Supported by Online Forums","authors":"Elçin Ayaz, İlhami Bulut","doi":"10.30703/cije.1095121","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1095121","url":null,"abstract":"This study aims to scrutinize the reasoning skills of primary education students studying at the 1st. grade in socio-scientific issues supported with online form. This study was carried out during the environmental education course of the first grade in the 2020-2021 Academic Year Spring Term at Dicle University. The online environmental education course discussed agricultural issues, genetically modified organisms (GMO), using pesticides in food production, importing plastic waste, and using rock gas as an alternative energy source. Within the scope of the research issues, the scenarios and articles with the socio-scientific theme were uploaded to the automation system of the university and were discussed by the students for two weeks. Afterwards, the students completed the process by participating in an online debate form which included scenarios with socio-scientific issues. The students' views on socio-scientific matters were analyzed by the complexity, multidimensionality, questioning, and suspiciousness subscales. Findings were presented in accordance with social, economic, ecological and health domains. As the result of the research, the students accepted that GMO products would lead to several health problems, while they expressed that the GMO products could be used to survive. The students put forward that using GMO products had to be controlled by the authorities. Most of the students indicated that it was required to produce recyclable plastic instead of importing plastic waste and improving environmental waste management systems. They also determined that using rock gas as an energy source would bring about environmental pollution; alternative energy sources would be prefered rather than rock gas. Furthermore, they expressed that using pesticides could damage nature and the environment; however, pesticides could reproduce durable plant species if taken necessary precautions.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-07-26","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"129995866","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu çalışmada okuma güçlüğü olan öğrencilerin öykü yazma becerileri gelişimsel bakış açısıyla öykü elementleri, biçimbirim bilgisi ve sözcük dağarcığı bakımından karşılaştırılmalı olarak incelenmiştir. Çalışmada okuma güçlüğü olan 183 öğrencinin (dördüncü sınıf 50, altıncı sınıf 71 ve sekizinci sınıf 62), okuma güçlüğü olmayan 192 öğrencinin (dördüncü sınıf 55, altıncı sınıf 74 ve sekizinci sınıf 63) yazdıkları öyküler incelenmiştir. Öğrenciler izledikleri bir sessiz film hakkında öykü yazmışlardır. Bu çalışmada nicel araştırma yaklaşımlarından karşılaştırmalı betimsel yöntem kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, tüm sınıf düzeylerinde okuma güçlüğü olan öğrencilerin okuma güçlüğü olmayan akranlarından öykü elementleri ölçeğinden daha düşük puanlar aldıkları ve dördüncü sınıf ile sekizinci sınıf arasında okuma güçlüğü olmayan öğrencilerin yazılı ürünlerinde öykü elementleri açısından farklılık olduğu, okuma güçlüğü olan öğrencilerde ise farklılık olmadığı görülmüştür. Çalışmanın sonucunda okuma güçlüğü olan öğrencilerin okuma becerilerinin yanı sıra yazma becerilerinin de akranlarından düşük seviyede olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgulara bakıldığında, okuma güçlüğü olmayan öğrencilerin grup ortalamalarının sınıf düzeylerinin ilerlemesiyle arttığı görülmektedir. Bu durum okuma ve yazma arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Okumada başarılı olan öğrenciler, yazdıkları öykülerde öykü elementlerine yer vermede, Toplam ve Farklı Sözcük Sayılarında ve Ortalama Sözce Uzunluklarında okuma güçlüğü olan akranlarından daha başarılı olsalar da okumada başarılı olan öğrencilerin de öykü yazmada sorunları olduğu görülmektedir.
{"title":"Examination of Story Writing Skills of Students with Reading Difficulties from a Developmental Perspective","authors":"Mustafa Ceylan","doi":"10.30703/cije.1014397","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1014397","url":null,"abstract":"Bu çalışmada okuma güçlüğü olan öğrencilerin öykü yazma becerileri gelişimsel bakış açısıyla öykü elementleri, biçimbirim bilgisi ve sözcük dağarcığı bakımından karşılaştırılmalı olarak incelenmiştir. Çalışmada okuma güçlüğü olan 183 öğrencinin (dördüncü sınıf 50, altıncı sınıf 71 ve sekizinci sınıf 62), okuma güçlüğü olmayan 192 öğrencinin (dördüncü sınıf 55, altıncı sınıf 74 ve sekizinci sınıf 63) yazdıkları öyküler incelenmiştir. Öğrenciler izledikleri bir sessiz film hakkında öykü yazmışlardır. Bu çalışmada nicel araştırma yaklaşımlarından karşılaştırmalı betimsel yöntem kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, tüm sınıf düzeylerinde okuma güçlüğü olan öğrencilerin okuma güçlüğü olmayan akranlarından öykü elementleri ölçeğinden daha düşük puanlar aldıkları ve dördüncü sınıf ile sekizinci sınıf arasında okuma güçlüğü olmayan öğrencilerin yazılı ürünlerinde öykü elementleri açısından farklılık olduğu, okuma güçlüğü olan öğrencilerde ise farklılık olmadığı görülmüştür. Çalışmanın sonucunda okuma güçlüğü olan öğrencilerin okuma becerilerinin yanı sıra yazma becerilerinin de akranlarından düşük seviyede olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgulara bakıldığında, okuma güçlüğü olmayan öğrencilerin grup ortalamalarının sınıf düzeylerinin ilerlemesiyle arttığı görülmektedir. Bu durum okuma ve yazma arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Okumada başarılı olan öğrenciler, yazdıkları öykülerde öykü elementlerine yer vermede, Toplam ve Farklı Sözcük Sayılarında ve Ortalama Sözce Uzunluklarında okuma güçlüğü olan akranlarından daha başarılı olsalar da okumada başarılı olan öğrencilerin de öykü yazmada sorunları olduğu görülmektedir.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"20 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-07-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"125711010","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
In this research, it is aimed to examine the studies carried out for the resource room service in Turkey. For this research, Google Scholar, Tübitak Ulakbim and Yök Thesis Center databases were searched using the keywords support training room, resource room. Within the framework of the screening, 38 studies that met the criteria were included in the scope of the study. The research was designed as a systematic compilation in order to examine in depth the studies carried out for the support education room service. As a result of this research, it is seen that there are in-service training for teachers and hardware deficiencies in the field where the application will be made in the studies conducted for the resource room. In addition, it has been concluded that the resource room service is a useful application for the students who benefit from this service despite all the problems experienced.
{"title":"A Systematic Review on The Resource Room in Turkey","authors":"Sertan Talas, Gizem Türkoğlu, Emine SEÇİL KARAMUKLU","doi":"10.30703/cije.1126957","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1126957","url":null,"abstract":"In this research, it is aimed to examine the studies carried out for the resource room service in Turkey. For this research, Google Scholar, Tübitak Ulakbim and Yök Thesis Center databases were searched using the keywords support training room, resource room. Within the framework of the screening, 38 studies that met the criteria were included in the scope of the study. The research was designed as a systematic compilation in order to examine in depth the studies carried out for the support education room service. As a result of this research, it is seen that there are in-service training for teachers and hardware deficiencies in the field where the application will be made in the studies conducted for the resource room. In addition, it has been concluded that the resource room service is a useful application for the students who benefit from this service despite all the problems experienced.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"53 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-07-13","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"132168900","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu çalışmada fen bilimleri öğretmenlerinin, sorgulama sürecinde kullanılan zihinsel beceriler olarak akıl yürütme becerilerini kullanabilme ve bu becerilerin öğretimine yönelik öz yeterlik algılarının durumunu değerlendirmek amaçlanmıştır. Katılımcılar olarak, İzmir iline bağlı merkez ilçelerin resmi ortaokullarında görev yapmakta olan 93 fen bilimleri öğretmeninin belirlenmesinde elverişli örnekleme kullanılmıştır. Çalışma kesitsel tarama türündedir. Katılımcıların akıl yürütme becerilerini kullanabilme yeteneklerini belirleme amacıyla “Fen Bilimleri Öğretmenleri ve Öğretmen Adaylarına Yönelik Akıl Yürütme Becerileri Testi (FBÖAYBT)” ve bu becerilerin öğretimine yönelik öz yeterlik algılarını belirleme amacıyla “Akıl Yürütme Becerileri Öğretimine Yönelik Öz yeterlik Algısı Ölçeği (AYBÖ)” veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Çalışmanın sonunda, fen bilimleri öğretmenlerinin akıl yürütme becerilerini kullanma yeteneği bağlamında ortalamanın üzerinde bir başarıya sahip oldukları bulunmuştur. Detaylı analizler öğretmenlerin en fazla analojik akıl yürütme, en az ise nedensel akıl yürütmede başarılı olduklarını ortaya çıkarmıştır. Bununla birlikte, FBÖAYBT’de yer alan tüm sorulara yalnızca tek bir öğretmen tarafından doğru cevap verilmesi dikkat çekicidir. Akıl yürütme becerileri öğretimine yönelik öz yeterlik algıları bağlamında, öğretmenlerin AYBÖ’nün hem geneli hem alt boyutlarında yüksek öz yeterlik algılarına sahip oldukları bulunmuştur. Detaylı analizler, öğretmenlerin akıl yürütme becerilerine dayalı öğrenme ortamı tasarlamayla ilgili maddelerde en yüksek; akıl yürütme becerileri öğretim yollarıyla ilgili maddelerde en düşük öz yeterlik algısı puanlarına sahip olduklarını göstermiştir.
{"title":"An Evaluation on Science Teachers’ Scientific Reasoning Skills","authors":"Merve Kocagül, Gül Ünal Çoban","doi":"10.30703/cije.1017938","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1017938","url":null,"abstract":"Bu çalışmada fen bilimleri öğretmenlerinin, sorgulama sürecinde kullanılan zihinsel beceriler olarak akıl yürütme becerilerini kullanabilme ve bu becerilerin öğretimine yönelik öz yeterlik algılarının durumunu değerlendirmek amaçlanmıştır. Katılımcılar olarak, İzmir iline bağlı merkez ilçelerin resmi ortaokullarında görev yapmakta olan 93 fen bilimleri öğretmeninin belirlenmesinde elverişli örnekleme kullanılmıştır. Çalışma kesitsel tarama türündedir. Katılımcıların akıl yürütme becerilerini kullanabilme yeteneklerini belirleme amacıyla “Fen Bilimleri Öğretmenleri ve Öğretmen Adaylarına Yönelik Akıl Yürütme Becerileri Testi (FBÖAYBT)” ve bu becerilerin öğretimine yönelik öz yeterlik algılarını belirleme amacıyla “Akıl Yürütme Becerileri Öğretimine Yönelik Öz yeterlik Algısı Ölçeği (AYBÖ)” veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Çalışmanın sonunda, fen bilimleri öğretmenlerinin akıl yürütme becerilerini kullanma yeteneği bağlamında ortalamanın üzerinde bir başarıya sahip oldukları bulunmuştur. Detaylı analizler öğretmenlerin en fazla analojik akıl yürütme, en az ise nedensel akıl yürütmede başarılı olduklarını ortaya çıkarmıştır. Bununla birlikte, FBÖAYBT’de yer alan tüm sorulara yalnızca tek bir öğretmen tarafından doğru cevap verilmesi dikkat çekicidir. Akıl yürütme becerileri öğretimine yönelik öz yeterlik algıları bağlamında, öğretmenlerin AYBÖ’nün hem geneli hem alt boyutlarında yüksek öz yeterlik algılarına sahip oldukları bulunmuştur. Detaylı analizler, öğretmenlerin akıl yürütme becerilerine dayalı öğrenme ortamı tasarlamayla ilgili maddelerde en yüksek; akıl yürütme becerileri öğretim yollarıyla ilgili maddelerde en düşük öz yeterlik algısı puanlarına sahip olduklarını göstermiştir.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"50 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-06-30","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"124160000","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}