Dünyada var olan insan hareketliliği günümüzde her alanda olduğu gibi sınıflardaki demografik yapının değişmesine etki etmektedir. Bu değişim öğretmenlerin daha fazla kültürlerle tanışmasına; doğal olarak daha farklı öğrencilere sahip olmasına sebep olmaktadır. Bu farklılıkları doğru bir şekilde eğitime ve topluma entegre etmek için uygulanabilecek yollardan biri de çokkültürlü eğitimdir. Aktif olarak görev yapan ve yeni yetişen öğretmenlerin çokkültürlülüğe yönelik eğitim alıp bilinçlenmeleri önemlidir. Bu çalışma 2021-2022 akademik yılında Marmara Bölgesi’nde yer alan bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesinde seçmeli olarak sunulan “Çokkültürlü Eğitim” dersini alan öğretmen adaylarıyla yürütülmüştür. Araştırma karma araştırma yöntemlerinden açımlayıcı sıralı desen ile desenlenmiştir. Nicel veriler TMAS ile toplanmış olup, nitel veriler hazırlanan görüşme formu ile elde edilmiştir. Bulgulara göre, çokkültürlü eğitim dersi alan öğretmen adaylarının, dersi almadan önceki durumlarına göre tutumları olumlu yönde değişmiştir. Ayrıca öğretmen adayları çokkültürlülüğün uygulanmasında karşılaşılabilecek olumlu, olumsuz yönleri ve dersin içeriğinde neler olması gerektiği konusunda görüş bildirmişlerdir. Öğretmen adayları çokkültürlü eğitimin en çok mesleki gelişime katkı sağlayacağı konusunda olumlu görüş bildirmişlerdir. Ayrıca öğretmen adayları kalabalık sınıflarda planlamanın çokkültürlü eğitimin muhtemel olumsuz yönü olabileceğini dile getirmişlerdir. Son olarak öğretmen adayları çokkültürlü eğitim dersi kapsamında cinsiyet eşitliğinden, göçmenlere, iletişim becerilerinden küreselleşmeye kadar birçok konunun yer almasını istemektedirler.
{"title":"Lisans Düzeyinde Çokkültürlü Eğitim Dersinin Öğretmen Adaylarının Tutumlarına ve Görüşlerine Etkisinin Değerlendirilmesi","authors":"Y. Erbaş","doi":"10.30703/cije.1200873","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1200873","url":null,"abstract":"Dünyada var olan insan hareketliliği günümüzde her alanda olduğu gibi sınıflardaki demografik yapının değişmesine etki etmektedir. Bu değişim öğretmenlerin daha fazla kültürlerle tanışmasına; doğal olarak daha farklı öğrencilere sahip olmasına sebep olmaktadır. Bu farklılıkları doğru bir şekilde eğitime ve topluma entegre etmek için uygulanabilecek yollardan biri de çokkültürlü eğitimdir. Aktif olarak görev yapan ve yeni yetişen öğretmenlerin çokkültürlülüğe yönelik eğitim alıp bilinçlenmeleri önemlidir. Bu çalışma 2021-2022 akademik yılında Marmara Bölgesi’nde yer alan bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesinde seçmeli olarak sunulan “Çokkültürlü Eğitim” dersini alan öğretmen adaylarıyla yürütülmüştür. Araştırma karma araştırma yöntemlerinden açımlayıcı sıralı desen ile desenlenmiştir. Nicel veriler TMAS ile toplanmış olup, nitel veriler hazırlanan görüşme formu ile elde edilmiştir. Bulgulara göre, çokkültürlü eğitim dersi alan öğretmen adaylarının, dersi almadan önceki durumlarına göre tutumları olumlu yönde değişmiştir. Ayrıca öğretmen adayları çokkültürlülüğün uygulanmasında karşılaşılabilecek olumlu, olumsuz yönleri ve dersin içeriğinde neler olması gerektiği konusunda görüş bildirmişlerdir. Öğretmen adayları çokkültürlü eğitimin en çok mesleki gelişime katkı sağlayacağı konusunda olumlu görüş bildirmişlerdir. Ayrıca öğretmen adayları kalabalık sınıflarda planlamanın çokkültürlü eğitimin muhtemel olumsuz yönü olabileceğini dile getirmişlerdir. Son olarak öğretmen adayları çokkültürlü eğitim dersi kapsamında cinsiyet eşitliğinden, göçmenlere, iletişim becerilerinden küreselleşmeye kadar birçok konunun yer almasını istemektedirler.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"36 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-02-07","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"114560498","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Most to least prompting (MLP) is defined as eliminating the prompt over time by starting the teaching with the highest level of prompt that enables the individual to respond correctly. This current systematic review was conducted to identify whether the MLP procedure can be an evidence-based practice for teaching various skills to individuals with DD. To do this, it was (a) used the certainty of evidence system, (b) carried out a descriptive analysis of studies using the MLP procedure (c) effect size was analyzed using Percentage of Non-overlapping Data, Percentage of Data Exceeding the Mean and Tau-U. In this study, a total of 19 studies in which MLP was used in individuals with DD between 2000 and 2021 were examined. In the researches examined, MLP has been used effectively in teaching communication, self-care, and leisure skills to individuals from various age and disability groups. Single-subject research designs were used in all of the 19 studies reviewed.
{"title":"GELİŞİMSEL YETERSİZLİĞİ OLAN BİREYLERE İŞLEVSEL BECERİLERİN ÖĞRETİMİNDE İPUCUNUN GİDEREK AZALTILMASI YÖNTEMİNİN KULLANIMINA İLİŞKİN BİR META-ANALİZ ÇALIŞMASI","authors":"M. Kutlu","doi":"10.30703/cije.1221623","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1221623","url":null,"abstract":"Most to least prompting (MLP) is defined as eliminating the prompt over time by starting the teaching with the highest level of prompt that enables the individual to respond correctly. This current systematic review was conducted to identify whether the MLP procedure can be an evidence-based practice for teaching various skills to individuals with DD. To do this, it was (a) used the certainty of evidence system, (b) carried out a descriptive analysis of studies using the MLP procedure (c) effect size was analyzed using Percentage of Non-overlapping Data, Percentage of Data Exceeding the Mean and Tau-U. In this study, a total of 19 studies in which MLP was used in individuals with DD between 2000 and 2021 were examined. In the researches examined, MLP has been used effectively in teaching communication, self-care, and leisure skills to individuals from various age and disability groups. Single-subject research designs were used in all of the 19 studies reviewed.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"2016 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-02-05","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"125893725","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin öğrencilere yönelik empatilerini belirlemek amacıyla Wang, vd. (2022) tarafından geliştirilen Öğretmen Empati Ölçeğinin (ÖEÖ) Türkçeye uyarlanması yoluyla geçerlik ve güvenirlik çalışmasının yapılmasıdır. Çalışma grubu, 2022-2023 akademik yılında Hatay ilinde görev yapan 393 öğretmenden oluşmaktadır. Ölçeğin orijinali 4’lü likert tipinde düzenlenmiş İngilizce olarak yazılmış 19 maddeden oluşmaktadır. İlk olarak, ölçeğin Türkçeye çeviri çalışması yapılmıştır. Çevirisi yapılan ölçeğin dil geçerlilik çalışmaları yapılmıştır. Daha sonra, 60 öğretmen üzerinde ölçeğe ilişkin pilot uygulama yapılmıştır. Geçerliği sağlanan ölçek 393 öğretmene çevrimiçi uygulanmıştır. Ölçeğin yapı geçerliğine yönelik veri sağlayacak bu çalışma sonrası doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılmıştır. DFA sonucu orijinal faktör yapısının korunduğu gözlemlenmiştir. Ölçeğin güvenirliğinin sağlanması amacıyla ise ölçeğin Türkçe ve İngilizce formu 35 İngilizce öğretmenine uygulanmıştır. Bu şekilde test - tekrar test güvenirliğinin sağlandığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte, ölçeğin tamamı ve faktörleri için iç tutarlılık katsayısı hesaplanmıştır. Elde edilen Cronbach Alpha katsayısı ölçeğin tamamı için .86, bilişsel empati alt boyutu için .84, olumsuz duyuşsal empati alt boyutu için .72, olumlu duyuşsal empati alt boyutu için .87 olarak belirlenmiştir. Bu sonuçlar, 19 madde ve üç faktörden oluşan Öğretmen Empati Ölçeğinin geçerli ve güvenilir olarak Türkçeye uyarlandığını göstermiştir.
{"title":"Öğretmen Empati Ölçeğinin Türkçeye Uyarlanması: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması","authors":"Ahmet Uyar, Ömer Faruk Kadan","doi":"10.30703/cije.1215108","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1215108","url":null,"abstract":"Bu çalışmanın amacı, öğretmenlerin öğrencilere yönelik empatilerini belirlemek amacıyla Wang, vd. (2022) tarafından geliştirilen Öğretmen Empati Ölçeğinin (ÖEÖ) Türkçeye uyarlanması yoluyla geçerlik ve güvenirlik çalışmasının yapılmasıdır. Çalışma grubu, 2022-2023 akademik yılında Hatay ilinde görev yapan 393 öğretmenden oluşmaktadır. Ölçeğin orijinali 4’lü likert tipinde düzenlenmiş İngilizce olarak yazılmış 19 maddeden oluşmaktadır. İlk olarak, ölçeğin Türkçeye çeviri çalışması yapılmıştır. Çevirisi yapılan ölçeğin dil geçerlilik çalışmaları yapılmıştır. Daha sonra, 60 öğretmen üzerinde ölçeğe ilişkin pilot uygulama yapılmıştır. Geçerliği sağlanan ölçek 393 öğretmene çevrimiçi uygulanmıştır. Ölçeğin yapı geçerliğine yönelik veri sağlayacak bu çalışma sonrası doğrulayıcı faktör analizi (DFA) yapılmıştır. DFA sonucu orijinal faktör yapısının korunduğu gözlemlenmiştir. Ölçeğin güvenirliğinin sağlanması amacıyla ise ölçeğin Türkçe ve İngilizce formu 35 İngilizce öğretmenine uygulanmıştır. Bu şekilde test - tekrar test güvenirliğinin sağlandığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte, ölçeğin tamamı ve faktörleri için iç tutarlılık katsayısı hesaplanmıştır. Elde edilen Cronbach Alpha katsayısı ölçeğin tamamı için .86, bilişsel empati alt boyutu için .84, olumsuz duyuşsal empati alt boyutu için .72, olumlu duyuşsal empati alt boyutu için .87 olarak belirlenmiştir. Bu sonuçlar, 19 madde ve üç faktörden oluşan Öğretmen Empati Ölçeğinin geçerli ve güvenilir olarak Türkçeye uyarlandığını göstermiştir.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"14 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-02-05","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"132047098","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu araştırma öğretmenlik uygulaması dersinin adaylardan talep ettiği bilgi türlerinin katılımcılar tarafından nasıl ele alındığına odaklanmaktadır. Araştırmanın katılımcılarını oluşturan öğretmen adayları ve öğretmen eğitimcilerinin bir akademik yıl boyunca sürdürdükleri öğretmenlik uygulaması dersi kapsamındaki değerlendirmelerine dayalı olarak belirlenen bu bilgi türleri, PAYEM- Pedagojik Akıl Yürütme ve Eylem Modeli (Shulman, 1987) temelinde analiz edilmiştir. Araştırma, adayların öğretmenlik uygulaması sürecinin kendilerinden talep ettiği bilgi türlerine yönelik farkındalıklarına ilişkin bir geribildirim sağlamaktadır. Aynı zamanda bu bilgi türlerinin öğretmen eğitimcileri tarafından hangi kapsamda ele alındığını göstermektedir. Araştırmada durum araştırması yöntemi benimsenmiştir. Araştırmanın katılımcılarını ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenen dört öğretmen, dokuz öğretim üyesi ve 53 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada beş farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Analizler 975 vivo kod ile etiketlenmiş ifade üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırma öğretmen, öğretim üyesi ve öğretmenlerin ifade ettiği bilgi türlerinin oldukça benzer bir görünüme sahip olduğunu göstermektedir. Katılımcılar öğretmenlik uygulaması sürecini ağırlıklı olarak “planlama ve öğretim” odaklı bilgi türlerinin talep edildiği bir farkındalıkla ele almışlardır. Modelde yer alan kavrayış, değerlendirme, yansıtma ve yeniden kavrayış aşamaları nadiren dile getirilmiştir. Öğretmen eğitimi programları ve araştırmaları öğretim sürecinin talep ettiği bilgi türlerine yönelik adayların farkındalığını geliştirme yolları üzerinde durmalıdır.
{"title":"Öğretmenlik Uygulaması Sürecinin Adaylardan Talep Ettiği Bilgi Türlerine Yönelik Bir İnceleme","authors":"Emel Bayrak Özmutlu, Sanem Tabak","doi":"10.30703/cije.1181693","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1181693","url":null,"abstract":"Bu araştırma öğretmenlik uygulaması dersinin adaylardan talep ettiği bilgi türlerinin katılımcılar tarafından nasıl ele alındığına odaklanmaktadır. Araştırmanın katılımcılarını oluşturan öğretmen adayları ve öğretmen eğitimcilerinin bir akademik yıl boyunca sürdürdükleri öğretmenlik uygulaması dersi kapsamındaki değerlendirmelerine dayalı olarak belirlenen bu bilgi türleri, PAYEM- Pedagojik Akıl Yürütme ve Eylem Modeli (Shulman, 1987) temelinde analiz edilmiştir. Araştırma, adayların öğretmenlik uygulaması sürecinin kendilerinden talep ettiği bilgi türlerine yönelik farkındalıklarına ilişkin bir geribildirim sağlamaktadır. Aynı zamanda bu bilgi türlerinin öğretmen eğitimcileri tarafından hangi kapsamda ele alındığını göstermektedir. Araştırmada durum araştırması yöntemi benimsenmiştir. Araştırmanın katılımcılarını ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenen dört öğretmen, dokuz öğretim üyesi ve 53 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada beş farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Analizler 975 vivo kod ile etiketlenmiş ifade üzerinden gerçekleştirilmiştir. Araştırma öğretmen, öğretim üyesi ve öğretmenlerin ifade ettiği bilgi türlerinin oldukça benzer bir görünüme sahip olduğunu göstermektedir. Katılımcılar öğretmenlik uygulaması sürecini ağırlıklı olarak “planlama ve öğretim” odaklı bilgi türlerinin talep edildiği bir farkındalıkla ele almışlardır. Modelde yer alan kavrayış, değerlendirme, yansıtma ve yeniden kavrayış aşamaları nadiren dile getirilmiştir. Öğretmen eğitimi programları ve araştırmaları öğretim sürecinin talep ettiği bilgi türlerine yönelik adayların farkındalığını geliştirme yolları üzerinde durmalıdır.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"20 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-01-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"116665400","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
This study aimed at determining the opinions of high school students on difficulties they faced as they were learning English and examining these opinions within the framework of some variables. It is a fact that some factors can affect the level and type of difficulty that are experienced. Thus, it was searched that if the factors of gender, grade and parents’ education level was related to the difficulties that English learners encountered. A descriptive survey study was conducted. The participants of the study were 305 high school students who enrolled in different high schools in Turkey. In order to collect data, English Language Learning Difficulties Scale (ELLDS), which was developed by Mehdiyev, Uğurlu and Usta (2017 was used. Data analysis was performed on an R program. The total score of ELLDS and its sub-factors of Interest-Willingness (IW), Practice (P), Setting-Material (SM) and Social Opportunities (SO) were dependent variables, while gender, grade level, mother's education and father's education were independent variables. The findings showed that the difficulties did not show significant differences according to gender and fathers’ education level. On the other hand, grade level of students and mothers’ education level were found to be related with the difficulties that the high school students encountered in English language learning.
{"title":"The Examination of High School Students' Opinions on Difficulties in English Language Learning in terms of Some Variables","authors":"Esmira Mehdiyev, Kübra Okumuş Dağdeler","doi":"10.30703/cije.1186959","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1186959","url":null,"abstract":"This study aimed at determining the opinions of high school students on difficulties they faced as they were learning English and examining these opinions within the framework of some variables. It is a fact that some factors can affect the level and type of difficulty that are experienced. Thus, it was searched that if the factors of gender, grade and parents’ education level was related to the difficulties that English learners encountered. A descriptive survey study was conducted. The participants of the study were 305 high school students who enrolled in different high schools in Turkey. In order to collect data, English Language Learning Difficulties Scale (ELLDS), which was developed by Mehdiyev, Uğurlu and Usta (2017 was used. Data analysis was performed on an R program. The total score of ELLDS and its sub-factors of Interest-Willingness (IW), Practice (P), Setting-Material (SM) and Social Opportunities (SO) were dependent variables, while gender, grade level, mother's education and father's education were independent variables. The findings showed that the difficulties did not show significant differences according to gender and fathers’ education level. On the other hand, grade level of students and mothers’ education level were found to be related with the difficulties that the high school students encountered in English language learning.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"19 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-01-23","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"130066800","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Eğitim sisteminde yapılandırmacı yaklaşım ile birlikte öğrenci merkezli yöntemler daha çok kullanılmaya başlanmıştır. Öğrenci merkezli yöntemlerden biri de drama yöntemidir. Drama; bir fikri, yaşantıyı veya bir olayı oyuncular tarafından canlandırılan bir anlatı türüdür. Bu araştırmanın temel amacı Kilis ilinde görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinin eğitimde drama kullanımına ilişkin görüşlerini tespit etmektir. Görüşmeler toplam 26 sınıf öğretmeniyle yapılmıştır. Araştırmanın veri analizinde MAXQDA analiz programı kullanılmıştır. Yapılan görüşmeler sonucunda öğretmenlerin kendilerini drama kullanımında genelde orta derecenin üstünde yeterli gördükleri; daha çok Türkçe, hayat bilgisi, matematik derslerinde dramayı kullandıkları; okullarında uygun bir mekân olmadığı için okul içerisinde materyal temini ve fiziksel düzenlemeler yaparak dramayı uyguladıkları; dramanın aşamalarını tam olarak bilmedikleri; daha çok rol oynama, doğaçlama, hikâye canlandırma tekniklerini kullandıkları; dramayı uygularken öğrenci, yetersiz fiziksel koşullar, materyal eksikliği, zaman yetersizliği, iş birliği yetersizliği, sınıf yönetiminden kaynaklı sıkıntılar, drama yöntemine yönelik eğitim almamalarından kaynaklı sorunlarla karşılaştıkları; dramanın öğrencilerin kişisel, sosyal, akademik, fiziksel, yaratıcılık gelişimlerini desteklediği ve geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır.
{"title":"Sınıf Öğretmenlerinin Eğitimde Drama Kullanımına İlişkin Görüşleri","authors":"Figen Yildirim, Hatice Acarlioğlu","doi":"10.30703/cije.1159576","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1159576","url":null,"abstract":"Eğitim sisteminde yapılandırmacı yaklaşım ile birlikte öğrenci merkezli yöntemler daha çok kullanılmaya başlanmıştır. Öğrenci merkezli yöntemlerden biri de drama yöntemidir. Drama; bir fikri, yaşantıyı veya bir olayı oyuncular tarafından canlandırılan bir anlatı türüdür. Bu araştırmanın temel amacı Kilis ilinde görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerinin eğitimde drama kullanımına ilişkin görüşlerini tespit etmektir. Görüşmeler toplam 26 sınıf öğretmeniyle yapılmıştır. Araştırmanın veri analizinde MAXQDA analiz programı kullanılmıştır. Yapılan görüşmeler sonucunda öğretmenlerin kendilerini drama kullanımında genelde orta derecenin üstünde yeterli gördükleri; daha çok Türkçe, hayat bilgisi, matematik derslerinde dramayı kullandıkları; okullarında uygun bir mekân olmadığı için okul içerisinde materyal temini ve fiziksel düzenlemeler yaparak dramayı uyguladıkları; dramanın aşamalarını tam olarak bilmedikleri; daha çok rol oynama, doğaçlama, hikâye canlandırma tekniklerini kullandıkları; dramayı uygularken öğrenci, yetersiz fiziksel koşullar, materyal eksikliği, zaman yetersizliği, iş birliği yetersizliği, sınıf yönetiminden kaynaklı sıkıntılar, drama yöntemine yönelik eğitim almamalarından kaynaklı sorunlarla karşılaştıkları; dramanın öğrencilerin kişisel, sosyal, akademik, fiziksel, yaratıcılık gelişimlerini desteklediği ve geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"88 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-01-18","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"114485576","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu araştırma, Türkiye’de üniversitede öğretim gören öğrencilerin “Türk dünyasından gelen öğrencilere yönelik tutumlarını” tespit etmeye yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda öğrencilerin görüşlerinin bazı değişkenlere göre değişip değişmediği tarama yöntemiyle araştırılmıştır. Araştırmanın örneklem grubu Türkiye’nin batısındaki bir üniversitede eğitim gören 314 öğrencidir. Öğrencilerin tutumlarını tespit etmeye yönelik olarak araştırmacılar tarafından oluşturulan ve 16 maddeyi içeren bir anket kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler Kolmagorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk normallik testlerinde normal dağılım göstermediğinden dolayı veri analizinde parametrik olmayan testler yapılmıştır. İkili değişkenlerin analizinde Mann Whitney U testi, üçlü değişkenlerin analizinde Kruskall Wallis testi uygulanmıştır. Öğrencilerin anket maddelerine verdikleri cevapların puan ortalamaları hesaplanmıştır. Buna göre üniversite öğrencileri, Türk dünyasından gelen öğrencilere yönelik olumlu bir tutuma sahiptir. Ancak katılımcıların cinsiyet ve sınıf seviyesi değişkenleri bazında anlamlı farklılıklarının olmadığı görülmüştür. Verilerin fakülte türü değişkeni açısından analizinde ise anlamlı farklılığın var olduğu tespit edilmiştir. Bu farklılığın fen edebiyat fakültesi öğrencileri ile veterinerlik fakültesi öğrencileri arasında ve spor bilimleri fakültesi öğrencileri ile veterinerlik fakültesi öğrencileri arasında olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, üniversite öğrencilerinin Türk dünyasından gelen öğrencilere yönelik tutumlarının pozitif yönde olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte bu durumun daha da geliştirilmesi için üniversite öğrencilerine yönelik olarak çeşitli seminer ve sempozyumların düzenlenmesi ve bu hususlarda bilinçlenme düzeyinin artırılması faydalı olacaktır.
{"title":"Üniversite Öğrencilerinin Türk Dünyasından Gelen Öğrencilere Yönelik Tutumları","authors":"Vedat Şahi̇n, Ziya İnce, Kübra Erhan","doi":"10.30703/cije.1203360","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1203360","url":null,"abstract":"Bu araştırma, Türkiye’de üniversitede öğretim gören öğrencilerin “Türk dünyasından gelen öğrencilere yönelik tutumlarını” tespit etmeye yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda öğrencilerin görüşlerinin bazı değişkenlere göre değişip değişmediği tarama yöntemiyle araştırılmıştır. Araştırmanın örneklem grubu Türkiye’nin batısındaki bir üniversitede eğitim gören 314 öğrencidir. Öğrencilerin tutumlarını tespit etmeye yönelik olarak araştırmacılar tarafından oluşturulan ve 16 maddeyi içeren bir anket kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen veriler Kolmagorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk normallik testlerinde normal dağılım göstermediğinden dolayı veri analizinde parametrik olmayan testler yapılmıştır. İkili değişkenlerin analizinde Mann Whitney U testi, üçlü değişkenlerin analizinde Kruskall Wallis testi uygulanmıştır. Öğrencilerin anket maddelerine verdikleri cevapların puan ortalamaları hesaplanmıştır. Buna göre üniversite öğrencileri, Türk dünyasından gelen öğrencilere yönelik olumlu bir tutuma sahiptir. Ancak katılımcıların cinsiyet ve sınıf seviyesi değişkenleri bazında anlamlı farklılıklarının olmadığı görülmüştür. Verilerin fakülte türü değişkeni açısından analizinde ise anlamlı farklılığın var olduğu tespit edilmiştir. Bu farklılığın fen edebiyat fakültesi öğrencileri ile veterinerlik fakültesi öğrencileri arasında ve spor bilimleri fakültesi öğrencileri ile veterinerlik fakültesi öğrencileri arasında olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, üniversite öğrencilerinin Türk dünyasından gelen öğrencilere yönelik tutumlarının pozitif yönde olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte bu durumun daha da geliştirilmesi için üniversite öğrencilerine yönelik olarak çeşitli seminer ve sempozyumların düzenlenmesi ve bu hususlarda bilinçlenme düzeyinin artırılması faydalı olacaktır.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"107 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-01-18","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"122872267","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Durdane Öztürk, Betül AKYÜREK TAY, Seda Ergül, B. Tay
Bu araştırmanın amacı 4., 5., 6. ve 7. sınıf düzeyinde olan öğrencilerinin sosyal bilgiler dersine ilişkin inançlarını belirleyebilecek, geçerliğe ve güvenirliliğe sahip bir ölçme aracı geliştirmektir. Genel tarama modeli kullanılan araştırmada veriler üç çalışma grubundan toplanmıştır. Çalışma grupları; 294 (AFA), 281 (DFA) ve 59 (test-tekrar test) öğrenci ile oluşturulmuştur. Araştırmanın analiz aşamalarında SPSS 25.00 ve LISREL paket programları kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda geliştirilen ölçeğin açımlayıcı faktör analizine (AFA) göre toplam varyansın %46,85’ini açıkladığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte ölçekte yer alan faktörlerin en az beş maddeye sahip olduğu ve 19 sorudan oluşan ölçeğin tamamının iki faktörlü bir yapı gösterdiği belirlenmiştir. Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısı 0.90 olarak hesaplanan ölçeğin faktörlerinin birbiri ile korelasyonel bir ilişkiye sahip olduğu ve test tekrar test sonuçlarına göre inanç ölçeğinin güvenilir olduğu tespit edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi (DFA) sonuçlarına göre AGFI, RFI, RMSEA ve SRMR değerleri kabul edilebilir, X2/sd, RMR, NFI, NNFI, CFI, GFI ve IFI değerleri mükemmel düzeyde ve ölçeğin geneline ait Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısı 0,89’dur.
{"title":"Sosyal Bilgiler Dersi İnanç Ölçeğinin Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması","authors":"Durdane Öztürk, Betül AKYÜREK TAY, Seda Ergül, B. Tay","doi":"10.30703/cije.1176456","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1176456","url":null,"abstract":"Bu araştırmanın amacı 4., 5., 6. ve 7. sınıf düzeyinde olan öğrencilerinin sosyal bilgiler dersine ilişkin inançlarını belirleyebilecek, geçerliğe ve güvenirliliğe sahip bir ölçme aracı geliştirmektir. Genel tarama modeli kullanılan araştırmada veriler üç çalışma grubundan toplanmıştır. Çalışma grupları; 294 (AFA), 281 (DFA) ve 59 (test-tekrar test) öğrenci ile oluşturulmuştur. Araştırmanın analiz aşamalarında SPSS 25.00 ve LISREL paket programları kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda geliştirilen ölçeğin açımlayıcı faktör analizine (AFA) göre toplam varyansın %46,85’ini açıkladığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte ölçekte yer alan faktörlerin en az beş maddeye sahip olduğu ve 19 sorudan oluşan ölçeğin tamamının iki faktörlü bir yapı gösterdiği belirlenmiştir. Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısı 0.90 olarak hesaplanan ölçeğin faktörlerinin birbiri ile korelasyonel bir ilişkiye sahip olduğu ve test tekrar test sonuçlarına göre inanç ölçeğinin güvenilir olduğu tespit edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi (DFA) sonuçlarına göre AGFI, RFI, RMSEA ve SRMR değerleri kabul edilebilir, X2/sd, RMR, NFI, NNFI, CFI, GFI ve IFI değerleri mükemmel düzeyde ve ölçeğin geneline ait Cronbach Alpha iç tutarlık katsayısı 0,89’dur.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"7 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-01-18","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"129760730","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bengisu KAYA ÖZGÜL, Nur Aktaş, Ezgi ÇETİNKAYA ÖZDEMİR
Bu araştırmada, sınıf öğretmenlerinin ve sınıf öğretmeni adaylarının dijital okuryazarlık düzeylerinin birçok değişken bakımından incelenmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeliyle gerçekleştirilen çalışmada, veriler kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Çalışma grubu, Türkiye’nin farklı il veya ilçe merkezlerinde devlet ilkokullarında ve özel ilkokullarda görev yapan 191 sınıf öğretmeni ile farklı üniversitelerin eğitim fakültelerinde okuyan 348 sınıf öğretmeni adayından oluşmaktadır. Çalışmanın verileri araştırmacıların hazırladığı kişisel bilgiler formu ile Sulak (2019) tarafından geliştirilen Dijital Okuryazarlık Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde, t-testi, tek faktörlü varyans analizi, Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U testlerinden yararlanılmıştır. Çalışmanın sonunda, sınıf öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeylerinin sınıf öğretmeni adaylarından daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca erkek öğretmenlerin kadınlara, yaşı genç olan öğretmenlerin daha yaşlı öğretmenlere, mesleki tecrübesi az olan öğretmenlerin fazla olan öğretmenlere, özel okuldaki öğretmenlerin devlet okulundaki öğretmenlere, lisansüstü eğitim alan öğretmenlerin, lisans ve önlisans sahibi öğretmenlere, kişisel bilgisayara/tablete sahip olan öğretmenlerin sahip olmayanlara göre dijital okuryazarlık düzeyinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Son olarak ise cinsiyetin, sınıf öğretmeni adaylarının dijital okuryazarlık düzeylerini etkilemediği, dijital okuryazarlık puanlarının en yüksek 22–23 yaş aralığındaki ve 3. sınıf öğrencilerine ait olduğu, kişisel bilgisayara/tablete sahip olan öğretmen adaylarının sahip olmayanlara göre dijital okuryazarlık düzeyinin daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre önerilere yer verilmiştir.
本研究旨在从多个变量方面考察班主任和准班主任的数字素养水平。研究采用定量研究方法之一的调查模式,数据收集采用便利抽样法。研究对象包括 191 名在土耳其不同省份或地区中心的公立和私立小学工作的小学教师,以及 348 名在不同大学教育系学习的未来小学教师。研究数据通过研究人员准备的个人信息表和苏拉克(Sulak,2019 年)编制的数字素养量表收集。在对所获数据进行分析时,使用了 t 检验、单因素方差分析、Kruskal Wallis H 检验和 Mann Whitney U 检验。研究结束时发现,班主任的数字素养水平高于准班主任。此外,研究还发现,男教师的数字素养水平高于女教师,年轻教师的数字素养水平高于年长教师,专业经验较少的教师的数字素养水平高于专业经验较多的教师,私立学校教师的数字素养水平高于公立学校教师,研究生学历教师的数字素养水平高于本科学历和副学士学位教师,拥有个人电脑/平板电脑的教师的数字素养水平高于没有个人电脑/平板电脑的教师。最后,研究得出结论:性别不影响小学职前教师的数字素养水平,22-23 岁和三年级学生的数字素养得分最高,拥有个人电脑/平板电脑的职前教师的数字素养水平高于没有个人电脑/平板电脑的教师。根据研究结果,提出了一些建议。
{"title":"Sınıf Öğretmenlerinin ve Sınıf Öğretmeni Adaylarının Dijital Okuryazarlık Düzeylerinin Çeşitli Değişkenlere Göre İncelenmesi","authors":"Bengisu KAYA ÖZGÜL, Nur Aktaş, Ezgi ÇETİNKAYA ÖZDEMİR","doi":"10.30703/cije.1191366","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1191366","url":null,"abstract":"Bu araştırmada, sınıf öğretmenlerinin ve sınıf öğretmeni adaylarının dijital okuryazarlık düzeylerinin birçok değişken bakımından incelenmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeliyle gerçekleştirilen çalışmada, veriler kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Çalışma grubu, Türkiye’nin farklı il veya ilçe merkezlerinde devlet ilkokullarında ve özel ilkokullarda görev yapan 191 sınıf öğretmeni ile farklı üniversitelerin eğitim fakültelerinde okuyan 348 sınıf öğretmeni adayından oluşmaktadır. Çalışmanın verileri araştırmacıların hazırladığı kişisel bilgiler formu ile Sulak (2019) tarafından geliştirilen Dijital Okuryazarlık Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde, t-testi, tek faktörlü varyans analizi, Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U testlerinden yararlanılmıştır. Çalışmanın sonunda, sınıf öğretmenlerinin dijital okuryazarlık düzeylerinin sınıf öğretmeni adaylarından daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca erkek öğretmenlerin kadınlara, yaşı genç olan öğretmenlerin daha yaşlı öğretmenlere, mesleki tecrübesi az olan öğretmenlerin fazla olan öğretmenlere, özel okuldaki öğretmenlerin devlet okulundaki öğretmenlere, lisansüstü eğitim alan öğretmenlerin, lisans ve önlisans sahibi öğretmenlere, kişisel bilgisayara/tablete sahip olan öğretmenlerin sahip olmayanlara göre dijital okuryazarlık düzeyinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Son olarak ise cinsiyetin, sınıf öğretmeni adaylarının dijital okuryazarlık düzeylerini etkilemediği, dijital okuryazarlık puanlarının en yüksek 22–23 yaş aralığındaki ve 3. sınıf öğrencilerine ait olduğu, kişisel bilgisayara/tablete sahip olan öğretmen adaylarının sahip olmayanlara göre dijital okuryazarlık düzeyinin daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre önerilere yer verilmiştir.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"32 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-01-18","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"127254702","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu araştırmada, müzik öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu sekiz devlet üniversitesine bağlı müzik eğitimi anabilim dallarında lisans dördüncü sınıf öğrencilerinden gönüllülük esası ile çalışmaya katılan 81 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında çalışma grubunun müzik öğretmenliği mesleğine yönelik tutumları, cinsiyet, mezun oldukları ortaöğretim kurumu türü, akademik başarı puanı, meslekle ilgili iş yapıyor olma durumu, öğrenim gördükleri üniversite ve aylık gelir değişkenleri açısından incelenmiştir. Araştırmanın verilerinin toplanmasında Tufan ve Güdek tarafından geliştirilen "Müzik Öğretmenliği Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği" ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde tek yönlü t testi ve Anova testleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda müzik öğretmen adaylarının müzik öğretmenliğine yönelik tutumlarının hiçbir değişkene göre değişiklik göstermediği, her şartta aynı düzeyde olduğuna ulaşılmıştır. Elde edilen veriler çizelgeler halinde ilgili başlıklar altında sergilenmiştir.
{"title":"Müzik Öğretmen Adaylarının Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Tutumlarının Farklı Değişkenler Açısından İncelenmesi","authors":"Ömer Bilgehan Sonsel, Begüm SİVRİ ÖZKARADİĞİN","doi":"10.30703/cije.1181471","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1181471","url":null,"abstract":"Bu araştırmada, müzik öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının farklı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu sekiz devlet üniversitesine bağlı müzik eğitimi anabilim dallarında lisans dördüncü sınıf öğrencilerinden gönüllülük esası ile çalışmaya katılan 81 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında çalışma grubunun müzik öğretmenliği mesleğine yönelik tutumları, cinsiyet, mezun oldukları ortaöğretim kurumu türü, akademik başarı puanı, meslekle ilgili iş yapıyor olma durumu, öğrenim gördükleri üniversite ve aylık gelir değişkenleri açısından incelenmiştir. Araştırmanın verilerinin toplanmasında Tufan ve Güdek tarafından geliştirilen \"Müzik Öğretmenliği Mesleğine Yönelik Tutum Ölçeği\" ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde tek yönlü t testi ve Anova testleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda müzik öğretmen adaylarının müzik öğretmenliğine yönelik tutumlarının hiçbir değişkene göre değişiklik göstermediği, her şartta aynı düzeyde olduğuna ulaşılmıştır. Elde edilen veriler çizelgeler halinde ilgili başlıklar altında sergilenmiştir.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"37 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-01-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"114582293","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}