Bu araştırmanın amacı, Türkçe öğretmen adaylarının sınıf-içi değerlendirmeye yönelik özyeterlilik algılarını incelemek ve konuyla ilgili eğitime gereksinim duyulan aşamaları ortaya koymaktır. Bu amaca yönelik veriler ‘değerlendirme yöntemine karar verme’, ‘ölçme aracı oluşturma’, ‘süreç değerlendirme’, ‘not ile değerlendirme’ ve ‘sonuç değerlendirme’ olmak üzere beş boyut 38 maddeden oluşan beşli likert tipi bir sormaca ile toplanmıştır. Araştırmanın katılımcılarını lisans düzeyindeki eğitimini 3. ve 4. sınıfta sürdüren 135 Türkçe öğretmen adayı oluşturmuştur. Araştırmada veriler ‘Sınıf-içi değerlendirme özyeterlik algısı ölçeği’ ile toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde tanımlayıcı istatistik kullanılmış ve veriler IBM SPSS Statistics 22 istatistik programında değerlendirilmiştir. Ulaşılan sonuçlara göre, öğretmen adaylarının değerlendirme alt boyutlarına ilişkin görüşleri incelendiğinde diğer alt boyutlara oranla ölçme aracı oluşturma boyutundaki ölçütlere yönelik özyeterlik algılarının daha düşük olduğu belirtilebilir. Öğretmen adaylarının sınıf içi değerlendirme özyeterlik algıları cinsiyet değişkenine göre incelendiğinde ölçme ve değerlendirme aşamalarına ilişkin seçimlerinin anlamlı bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Bununla birlikte 3. ve 4. sınıf öğretmen adaylarının değerlendirme süreci alt boyutları arasında istatistiksel açıdan farklılık bulunmuştur. Gruplar arasındaki bu farkın etki büyüklüğü en fazla ölçme aracı oluşturma alt boyutundayken, en az etki eden alt boyutun sonuç değerlendirmede olduğu tespit edilmiştir. Ölçme ve değerlendirme ders içeriğinin alana özgü uygulama temelli yapılandırılması öğretmen adaylarının konuyla ilgili özyeterlik algılarını güçlendirebilir.
{"title":"Öğretmen Adaylarının Sınıf-İçi Değerlendirmeye Yönelik Özyeterlik Algılarının Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi","authors":"Rahime Şentürk","doi":"10.30703/cije.1242288","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1242288","url":null,"abstract":"Bu araştırmanın amacı, Türkçe öğretmen adaylarının sınıf-içi değerlendirmeye yönelik özyeterlilik algılarını incelemek ve konuyla ilgili eğitime gereksinim duyulan aşamaları ortaya koymaktır. Bu amaca yönelik veriler ‘değerlendirme yöntemine karar verme’, ‘ölçme aracı oluşturma’, ‘süreç değerlendirme’, ‘not ile değerlendirme’ ve ‘sonuç değerlendirme’ olmak üzere beş boyut 38 maddeden oluşan beşli likert tipi bir sormaca ile toplanmıştır. Araştırmanın katılımcılarını lisans düzeyindeki eğitimini 3. ve 4. sınıfta sürdüren 135 Türkçe öğretmen adayı oluşturmuştur. Araştırmada veriler ‘Sınıf-içi değerlendirme özyeterlik algısı ölçeği’ ile toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde tanımlayıcı istatistik kullanılmış ve veriler IBM SPSS Statistics 22 istatistik programında değerlendirilmiştir. Ulaşılan sonuçlara göre, öğretmen adaylarının değerlendirme alt boyutlarına ilişkin görüşleri incelendiğinde diğer alt boyutlara oranla ölçme aracı oluşturma boyutundaki ölçütlere yönelik özyeterlik algılarının daha düşük olduğu belirtilebilir. Öğretmen adaylarının sınıf içi değerlendirme özyeterlik algıları cinsiyet değişkenine göre incelendiğinde ölçme ve değerlendirme aşamalarına ilişkin seçimlerinin anlamlı bir farklılık oluşturmadığı görülmüştür. Bununla birlikte 3. ve 4. sınıf öğretmen adaylarının değerlendirme süreci alt boyutları arasında istatistiksel açıdan farklılık bulunmuştur. Gruplar arasındaki bu farkın etki büyüklüğü en fazla ölçme aracı oluşturma alt boyutundayken, en az etki eden alt boyutun sonuç değerlendirmede olduğu tespit edilmiştir. Ölçme ve değerlendirme ders içeriğinin alana özgü uygulama temelli yapılandırılması öğretmen adaylarının konuyla ilgili özyeterlik algılarını güçlendirebilir.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"70 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-07-19","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139357726","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
21. yüzyılın eğitime yönelik eğiliminin teknoloji odaklı sanal gerçeklik uygulamalarına evrilmesi öğrenme deneyimini daha kalıcı hale getirmeye başlamıştır. Bu bağlamda, öğrenme deneyimine büyük katkısı olan üç boyutlu Sanal Öğrenme Ortamları içerisinde öğrencilerin birbirleri ve arayüz ile etkileşimlerini besleyen oyun tabanlı eğitim uygulamaları öne çıkmaya başlamıştır. Bu ortamlardan biri olan Roblox, çok oyunculu bir sanal platform olarak kullanıcılarının ilgisini, katılımını, hayal gücünü etkileşimini besleyerek sistem içinde eğlenerek öğrenmeyi desteklemektedir. Bir oyun oluşturma sistemi üzerine kurulu olan yapısıyla Roblox, kullanıcıların oyunları programlamasına ve diğer kullanıcılar tarafından oluşturulan oyunları oynamasına olanak tanımaktadır. 2010'ların ikinci yarısından itibaren büyümeye başlayan ve Covid-19 pandemisi ile hızlanan platformda, öğrenmeye yönelik birçok etkinlik yer almakta, 21. yüzyıl becerileri olarak ifade edilen öğrenme ve yenilik becerileri, eleştirel düşünme, problem çözme ve yaratıcılık gibi beceriler öğrenenlere kazandırılmaktadır. Bu bağlamda, yapılan bu çalışma, simülatif doğası içinde 3D oyun öğelerine odaklanarak Roblox'ta daha yaratıcı ve etkileşimli öğrenmenin nasıl gerçekleştiğini araştırmaktadır. Makalenin metodu olgubilim olarak belirlenmiş olup, sanal eğitimdeki mevcut kullanımlara yer verilmiştir ve güncel eğilimler temel alınarak Çocuk kullanıcıların Roblox oynama deneyimlerinden yola çıkılarak ifade edilebilir ki Roblox 21. yüzyıl becerileri sergileme, geliştirme açısından uygun bir mecra olabilmektedir.
{"title":"Çocukların 21. Yüzyıl Becerilerini Kazanmalarına Yardımcı Sanal Öğrenme Ortamları: Roblox Örneği","authors":"N. Göksel, Kadriye Kobak","doi":"10.30703/cije.1265890","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1265890","url":null,"abstract":"21. yüzyılın eğitime yönelik eğiliminin teknoloji odaklı sanal gerçeklik uygulamalarına evrilmesi öğrenme deneyimini daha kalıcı hale getirmeye başlamıştır. Bu bağlamda, öğrenme deneyimine büyük katkısı olan üç boyutlu Sanal Öğrenme Ortamları içerisinde öğrencilerin birbirleri ve arayüz ile etkileşimlerini besleyen oyun tabanlı eğitim uygulamaları öne çıkmaya başlamıştır. Bu ortamlardan biri olan Roblox, çok oyunculu bir sanal platform olarak kullanıcılarının ilgisini, katılımını, hayal gücünü etkileşimini besleyerek sistem içinde eğlenerek öğrenmeyi desteklemektedir. Bir oyun oluşturma sistemi üzerine kurulu olan yapısıyla Roblox, kullanıcıların oyunları programlamasına ve diğer kullanıcılar tarafından oluşturulan oyunları oynamasına olanak tanımaktadır. 2010'ların ikinci yarısından itibaren büyümeye başlayan ve Covid-19 pandemisi ile hızlanan platformda, öğrenmeye yönelik birçok etkinlik yer almakta, 21. yüzyıl becerileri olarak ifade edilen öğrenme ve yenilik becerileri, eleştirel düşünme, problem çözme ve yaratıcılık gibi beceriler öğrenenlere kazandırılmaktadır. Bu bağlamda, yapılan bu çalışma, simülatif doğası içinde 3D oyun öğelerine odaklanarak Roblox'ta daha yaratıcı ve etkileşimli öğrenmenin nasıl gerçekleştiğini araştırmaktadır. Makalenin metodu olgubilim olarak belirlenmiş olup, sanal eğitimdeki mevcut kullanımlara yer verilmiştir ve güncel eğilimler temel alınarak Çocuk kullanıcıların Roblox oynama deneyimlerinden yola çıkılarak ifade edilebilir ki Roblox 21. yüzyıl becerileri sergileme, geliştirme açısından uygun bir mecra olabilmektedir.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"77 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-07-17","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139358789","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Öğretmenlerin politik becerileri dikkat çeken ve sistematik inceleme çalışmalarının konusu olan araştırma alanlarından biridir. Ancak öğretmenlerin politik becerilerine ilişkin Türkçe yayınların içerik, yöntem ve sonuçlarını inceleyen bir çalışmanın olmaması alan yazında büyük bir eksikliktir. Bu çalışmanın amacı, 2000-2023 yılları arasında ortaya çıkan öğretmenlerin politik becerilerine ilişkin Türkçe literatürde yer alan yayınları kapsamlı bir şekilde incelemek, bu alandaki araştırma durumuna ışık tutmak ve gelecekteki çalışmalar için potansiyel araştırma alanlarını belirlemektir. Bu çalışmada PRISMA modeli uygulanmış ve belirlenen dahil etme kriterlerini karşılayan 14 yayın araştırmaya dahil edilmiştir. İncelenen çalışmaların yayın yılı, yayın türü, araştırma modeli, örnekleme yöntemi, veri toplama araçları, veri analiz yöntemleri ve araştırma bulguları değerlendirilmiştir. Sonuçlar, literatürde az sayıda çalışmanın olduğunu ve çoğunun 2016-2019 yılları arasında yayınlandığını göstermektedir. Nitel veya karma araştırma modeline rastlanmamıştır. Öğretmenlerin politik becerileri ile ilgili yapılan çalışmaların çoğunun tez niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin politik becerilerinin öğrenci/okul başarısı üzerindeki etkisine ilişkin literatürde sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışma nitel araştırmaya öncelik verilmesini ve öğretmenlerin politik becerilerinin öğrenci/okul başarısı üzerindeki etkilerine odaklanılmasını önermektedir.
{"title":"Öğretmenlerin Politik Becerileri: Sistematik Bir İnceleme","authors":"Burcu Taş, A. Şimşek","doi":"10.30703/cije.1264720","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1264720","url":null,"abstract":"Öğretmenlerin politik becerileri dikkat çeken ve sistematik inceleme çalışmalarının konusu olan araştırma alanlarından biridir. Ancak öğretmenlerin politik becerilerine ilişkin Türkçe yayınların içerik, yöntem ve sonuçlarını inceleyen bir çalışmanın olmaması alan yazında büyük bir eksikliktir. Bu çalışmanın amacı, 2000-2023 yılları arasında ortaya çıkan öğretmenlerin politik becerilerine ilişkin Türkçe literatürde yer alan yayınları kapsamlı bir şekilde incelemek, bu alandaki araştırma durumuna ışık tutmak ve gelecekteki çalışmalar için potansiyel araştırma alanlarını belirlemektir. Bu çalışmada PRISMA modeli uygulanmış ve belirlenen dahil etme kriterlerini karşılayan 14 yayın araştırmaya dahil edilmiştir. İncelenen çalışmaların yayın yılı, yayın türü, araştırma modeli, örnekleme yöntemi, veri toplama araçları, veri analiz yöntemleri ve araştırma bulguları değerlendirilmiştir. Sonuçlar, literatürde az sayıda çalışmanın olduğunu ve çoğunun 2016-2019 yılları arasında yayınlandığını göstermektedir. Nitel veya karma araştırma modeline rastlanmamıştır. Öğretmenlerin politik becerileri ile ilgili yapılan çalışmaların çoğunun tez niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin politik becerilerinin öğrenci/okul başarısı üzerindeki etkisine ilişkin literatürde sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışma nitel araştırmaya öncelik verilmesini ve öğretmenlerin politik becerilerinin öğrenci/okul başarısı üzerindeki etkilerine odaklanılmasını önermektedir.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"17 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-07-05","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"128045395","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Alper Yorulmaz, Halil Çokçalişkan, Birsen Berfu Akaydın, H. Uysal
Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmenlerinin artırılmış gerçeklik (AG) uygulamalarına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma desenleri içerisinde yer alan durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını, maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi ile belirlenen 22 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Veri toplama sürecinde görüşme tekniği kullanılmıştır. Görüşmeler sonucunda elde edilen kayıtlar bilgisayar ortamında yazılı hale getirilmiştir ve içerik analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırmada tutarlılığı sağlamak için görüşme verileri iki araştırmacı tarafından ayrı ayrı analiz edilmiş ve kodlamalar yapılmış sonrasında bir araya gelerek değerlendirilmiştir. Ayrıca nitel araştırma konusunda deneyimli bir başka araştırmacı eş kodlayıcı görevini yerine getirmiştir. Araştırmada kodlayıcı uyumları %84.5 olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenleri AG uygulamalarının ilkokuldaki tüm derslerde kullanılabilir olduğu görüşündedirler fakat altyapı yetersizliği, artırılmış gerçeklik uygulamaları hakkında kendilerini yetersiz görmeleri, müfredat yetiştirme kaygısı gibi nedenlerle kullanmadıkları belirlenmiştir. Sınıf öğretmenleri AG uygulamalarının öğrencilerin derse ilgi ve motivasyonlarını artıracağı, soyut konuların öğretilmesini kolaylaştıracağı ve kalıcı öğrenme sağlayacağı görüşündedirler. Öğretmenlerin AG uygulamaları hakkında sahip olduğu bu olumlu görüşleri öğretim sürecine de yansıtmaları için AG uygulamalarının eğitimde kullanımı konusunda bilgilendirilmeleri önerilmektedir.
{"title":"İlkokulda Artırılmış Gerçeklik Uygulamalarına İlişkin Sınıf Öğretmenlerinin Görüşleri","authors":"Alper Yorulmaz, Halil Çokçalişkan, Birsen Berfu Akaydın, H. Uysal","doi":"10.30703/cije.1209391","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1209391","url":null,"abstract":"Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmenlerinin artırılmış gerçeklik (AG) uygulamalarına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırmada nitel araştırma desenleri içerisinde yer alan durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını, maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi ile belirlenen 22 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Veri toplama sürecinde görüşme tekniği kullanılmıştır. Görüşmeler sonucunda elde edilen kayıtlar bilgisayar ortamında yazılı hale getirilmiştir ve içerik analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırmada tutarlılığı sağlamak için görüşme verileri iki araştırmacı tarafından ayrı ayrı analiz edilmiş ve kodlamalar yapılmış sonrasında bir araya gelerek değerlendirilmiştir. Ayrıca nitel araştırma konusunda deneyimli bir başka araştırmacı eş kodlayıcı görevini yerine getirmiştir. Araştırmada kodlayıcı uyumları %84.5 olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenleri AG uygulamalarının ilkokuldaki tüm derslerde kullanılabilir olduğu görüşündedirler fakat altyapı yetersizliği, artırılmış gerçeklik uygulamaları hakkında kendilerini yetersiz görmeleri, müfredat yetiştirme kaygısı gibi nedenlerle kullanmadıkları belirlenmiştir. Sınıf öğretmenleri AG uygulamalarının öğrencilerin derse ilgi ve motivasyonlarını artıracağı, soyut konuların öğretilmesini kolaylaştıracağı ve kalıcı öğrenme sağlayacağı görüşündedirler. Öğretmenlerin AG uygulamaları hakkında sahip olduğu bu olumlu görüşleri öğretim sürecine de yansıtmaları için AG uygulamalarının eğitimde kullanımı konusunda bilgilendirilmeleri önerilmektedir.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"137 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-07-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"122625818","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Erken çocukluk döneminde çocuklarda eğlenerek gelişim ve öğrenmenin desteklenmesinde öğretmenlerin ve ailelerin en iyi yardımcılarından biri resimli çocuk kitaplarıdır. Bu çalışma olumlu ve olumsuz sosyal problem çözme becerilerine resimli çocuk kitaplarında yer verilme durumunu incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Sivas il merkezinde bulunan anaokullarının kütüphanelerinden ya da kitaplıklarından, öğretmenlerden ve ailelerden temin edilen 180 adet resimli çocuk kitabı olumlu ve olumsuz sosyal problem çözme becerilerinden oluşan kodlara göre doküman analizi yapılarak incelenmiştir. Araştırma sonucunda resimli çocuk kitaplarında olumlu sosyal problem çözme becerilerinde en sık “nedenini açıklamak”, “farklı bir çözüm önerisi üretmek” ve “paylaşmak” davranışlarına rastlanırken; olumsuz sosyal problem çözme becerilerinde “fiziksel olumsuz tepkiler vermek”, “sözel olumsuz tepkiler vermek” ve “bağırmak” en sık karşılaşılan davranışlar olmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda çocuklara sunulan tüm kitapların içeriklerinin incelenmesi ve çocukların olumlu yönde gelişmelerini sağlayacak kitapların tercih edilmesi önerilmektedir. Yayınevlerinin de içerik incelemesi yapılmadan kitap basımını yapmaması önemle tavsiye edilmektedir.
{"title":"Resimli Çocuk Kitaplarında Sosyal Problem Çözme Becerilerinin İncelenmesi","authors":"Nevra ATIŞ AKYOL, Hatice Sunduvaç","doi":"10.30703/cije.1241715","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1241715","url":null,"abstract":"Erken çocukluk döneminde çocuklarda eğlenerek gelişim ve öğrenmenin desteklenmesinde öğretmenlerin ve ailelerin en iyi yardımcılarından biri resimli çocuk kitaplarıdır. Bu çalışma olumlu ve olumsuz sosyal problem çözme becerilerine resimli çocuk kitaplarında yer verilme durumunu incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Sivas il merkezinde bulunan anaokullarının kütüphanelerinden ya da kitaplıklarından, öğretmenlerden ve ailelerden temin edilen 180 adet resimli çocuk kitabı olumlu ve olumsuz sosyal problem çözme becerilerinden oluşan kodlara göre doküman analizi yapılarak incelenmiştir. Araştırma sonucunda resimli çocuk kitaplarında olumlu sosyal problem çözme becerilerinde en sık “nedenini açıklamak”, “farklı bir çözüm önerisi üretmek” ve “paylaşmak” davranışlarına rastlanırken; olumsuz sosyal problem çözme becerilerinde “fiziksel olumsuz tepkiler vermek”, “sözel olumsuz tepkiler vermek” ve “bağırmak” en sık karşılaşılan davranışlar olmuştur. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda çocuklara sunulan tüm kitapların içeriklerinin incelenmesi ve çocukların olumlu yönde gelişmelerini sağlayacak kitapların tercih edilmesi önerilmektedir. Yayınevlerinin de içerik incelemesi yapılmadan kitap basımını yapmaması önemle tavsiye edilmektedir.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"38 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-07-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"130608548","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler dersi öğretim programında yer alan coğrafi soyut kavramlara yönelik bilişsel yapılarını ortaya koymaktır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2022-2023 eğitim öğretim yılında Yalova il merkezindeki bir ortaokulda öğrenim gören 6. ve 7. Sınıf öğrencileri (24 kız-26 erkek) oluşturmaktadır. Tarama modelinde desenlenen araştırmada, veri toplama aracı olarak kelime ilişkilendirme testi (KİT) ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Kelime ilişkilendirme testinde yer alan anahtar kavramlar; meridyen, ekvator, basınç, jeopolitik, küresel ısınma, yer çekimi ve atmosfer şeklindedir. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde betimsel analiz tekniğine baş vurulmuştur. Elde edilen verilerden frekans ve yüzde tabloları oluşturulmuştur. Araştırma bulgularında, öğrencilerin en fazla yanıt verdikleri ve yine en fazla kavram yanılgısı yaşadıkları soyut anahtar kelimelerin meridyen ve ekvator olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin yanıtladıkları kavramlar arasında en az kavram yanılgısı yaşadıkları soyut kelimelerin ise atmosfer, küresel ısınma ve basınç olduğu belirlenmiştir. İlgili sonuçlar göz önüne alındığında, öğrencilerin kavram yanılgılarının giderilmesi adına kavram ve etkinlik temelli öğretim süreçlerinin uygulanması önerilebilir.
{"title":"Ortaokul Öğrencilerinin Sosyal Bilgiler Programında Yer Alan Coğrafi Soyut Kavramlara Yönelik Bilişsel Yapılarını Keşfetmek","authors":"Elif Alkar, Ali Yalçin","doi":"10.30703/cije.1216057","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1216057","url":null,"abstract":"Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin sosyal bilgiler dersi öğretim programında yer alan coğrafi soyut kavramlara yönelik bilişsel yapılarını ortaya koymaktır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2022-2023 eğitim öğretim yılında Yalova il merkezindeki bir ortaokulda öğrenim gören 6. ve 7. Sınıf öğrencileri (24 kız-26 erkek) oluşturmaktadır. Tarama modelinde desenlenen araştırmada, veri toplama aracı olarak kelime ilişkilendirme testi (KİT) ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Kelime ilişkilendirme testinde yer alan anahtar kavramlar; meridyen, ekvator, basınç, jeopolitik, küresel ısınma, yer çekimi ve atmosfer şeklindedir. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde betimsel analiz tekniğine baş vurulmuştur. Elde edilen verilerden frekans ve yüzde tabloları oluşturulmuştur. Araştırma bulgularında, öğrencilerin en fazla yanıt verdikleri ve yine en fazla kavram yanılgısı yaşadıkları soyut anahtar kelimelerin meridyen ve ekvator olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin yanıtladıkları kavramlar arasında en az kavram yanılgısı yaşadıkları soyut kelimelerin ise atmosfer, küresel ısınma ve basınç olduğu belirlenmiştir. İlgili sonuçlar göz önüne alındığında, öğrencilerin kavram yanılgılarının giderilmesi adına kavram ve etkinlik temelli öğretim süreçlerinin uygulanması önerilebilir.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"30 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-19","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"130876998","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu çalışmanın amacı, özel eğitim öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi uygulama yeterlik düzeylerinin yaş, eğitim durumu, mezun olunan alan, öğretmenlik deneyim yılı ve özel eğitim öğretmeni olarak deneyim yılı gibi çeşitli değişkenlerle nasıl ilişkili olduğunu belirlemektir. Bu çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu çalışma Türkiye'nin farklı bölgelerinde görev yapan 301 öğretmenin gönüllü katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Uygulama ölçeği kullanılmıştır. Veriler, katılımcıların tüm alt boyutlar açısından kısmen yeterli olduğunu göstermiştir. Yaş, mezuniyet alanı ve deneyim yılı değişkenleri açısından tüm alt boyutlarda istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktur. Öğrenciyi tanıma, konu içeriği ve uygulamalı öğretim değişkenlerinde 21 yıl ve üzeri deneyime sahip olanlar lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunurken, program tasarımı ve değerlendirme alt boyutlarında anlamlı bir fark bulunmamıştır.
{"title":"Investigation of Special Education Teachers' Technological Pedagogical Content Knowledge Practical Competencies in Terms of Various Variables","authors":"Muhammet Davut Gül, Serdar Sönmez","doi":"10.30703/cije.1253727","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1253727","url":null,"abstract":"Bu çalışmanın amacı, özel eğitim öğretmenlerinin teknolojik pedagojik alan bilgisi uygulama yeterlik düzeylerinin yaş, eğitim durumu, mezun olunan alan, öğretmenlik deneyim yılı ve özel eğitim öğretmeni olarak deneyim yılı gibi çeşitli değişkenlerle nasıl ilişkili olduğunu belirlemektir. Bu çalışmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu çalışma Türkiye'nin farklı bölgelerinde görev yapan 301 öğretmenin gönüllü katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve Teknolojik Pedagojik Alan Bilgisi Uygulama ölçeği kullanılmıştır. Veriler, katılımcıların tüm alt boyutlar açısından kısmen yeterli olduğunu göstermiştir. Yaş, mezuniyet alanı ve deneyim yılı değişkenleri açısından tüm alt boyutlarda istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktur. Öğrenciyi tanıma, konu içeriği ve uygulamalı öğretim değişkenlerinde 21 yıl ve üzeri deneyime sahip olanlar lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunurken, program tasarımı ve değerlendirme alt boyutlarında anlamlı bir fark bulunmamıştır.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"27 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-09","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"125865352","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu araştırmanın amacı matematik öğretmen adaylarının matematiksel muhakeme etme kavramına yönelik öz yeterlik inançlarını konu edinen bir değerlendirme yapmaktır. Bu amaç doğrultusunda öğretmen adaylarının matematiksel muhakeme etme öz yeterlik düzeyleri ve bir problemde yer alan matematiksel muhakeme etme göstergelerini belirleyebilme durumları arasında bir değerlendirme yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 51 matematik öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları “Matematiksel Muhakeme Öz-Yeterlik Ölçeği”, “Matematiksel Muhakeme Etme Problemleri” ve “Matematiksel Muhakeme Etme Göstergeleri Tablosu” dur. Araştırmanın sonucunda, öğretmen adaylarının matematiksel muhakemeye yönelik öz yeterliklerinin ölçek ortalamasının üstünde olduğu ve öz yeterliklerinin yaratıcı düşünme alt boyutunda en düşük, ilişkilendirme alt boyutunda ise en yüksek olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adayları matematik problemlerinde yer alan matematiksel muhakeme etme göstergelerini belirleyebilme açısından yeterince başarılı olamamışlardır. Bunlara ek olarak öğretmen adaylarının matematiksel muhakeme etme öz yeterlik düzeylerinin matematiksel muhakeme etme problemlerinde yer alan matematiksel muhakeme etme göstergelerini belirleyebilme durumları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Sonuç olarak öğretmen adaylarının matematiksel muhakeme etmelerinin desteklenmesi ve matematiksel muhakeme etmeye yönelik içsel inançlarının güçlendirilmesi onların ilgili alanda donanımlı birer öğretmen olmalarına katkı sağlayacaktır.
{"title":"Matematik Öğretmen Adaylarının Muhakeme Etme Öz Yeterlik İnançları Üzerine Bir Çalışma","authors":"Çiğdem Arslan, Zeynep Özaydin","doi":"10.30703/cije.1278229","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1278229","url":null,"abstract":"Bu araştırmanın amacı matematik öğretmen adaylarının matematiksel muhakeme etme kavramına yönelik öz yeterlik inançlarını konu edinen bir değerlendirme yapmaktır. Bu amaç doğrultusunda öğretmen adaylarının matematiksel muhakeme etme öz yeterlik düzeyleri ve bir problemde yer alan matematiksel muhakeme etme göstergelerini belirleyebilme durumları arasında bir değerlendirme yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 51 matematik öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları “Matematiksel Muhakeme Öz-Yeterlik Ölçeği”, “Matematiksel Muhakeme Etme Problemleri” ve “Matematiksel Muhakeme Etme Göstergeleri Tablosu” dur. Araştırmanın sonucunda, öğretmen adaylarının matematiksel muhakemeye yönelik öz yeterliklerinin ölçek ortalamasının üstünde olduğu ve öz yeterliklerinin yaratıcı düşünme alt boyutunda en düşük, ilişkilendirme alt boyutunda ise en yüksek olduğu belirlenmiştir. Öğretmen adayları matematik problemlerinde yer alan matematiksel muhakeme etme göstergelerini belirleyebilme açısından yeterince başarılı olamamışlardır. Bunlara ek olarak öğretmen adaylarının matematiksel muhakeme etme öz yeterlik düzeylerinin matematiksel muhakeme etme problemlerinde yer alan matematiksel muhakeme etme göstergelerini belirleyebilme durumları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Sonuç olarak öğretmen adaylarının matematiksel muhakeme etmelerinin desteklenmesi ve matematiksel muhakeme etmeye yönelik içsel inançlarının güçlendirilmesi onların ilgili alanda donanımlı birer öğretmen olmalarına katkı sağlayacaktır.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"93 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-01","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139371932","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu çalışmanın amacı fen bilimleri öğretmenlerinin mesleklerinin ilk yıllarında yaşadıkları sorunlara ilişkin görüşlerini belirlemektir. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Çalışmanın verileri görüşme formu ile toplanmıştır. Çalışmada elde edilen verilerinin analizinde ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında İç Anadolu Bölgesinde yer alan bir ilin farklı ilçe ve köylerinde görev yapan, en fazla yedi yıl kıdeme sahip 21 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri ilk yıllarda karşılaşılan öğretmenlik mesleği genel sorunları ve ilk yıllarda karşılaşılan fen bilimleri alanının öğretimine özgü sorunlar olmak üzere iki ana tematik çerçevede betimsel olarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda ilk yıllarda karşılaşılan öğretmenlik mesleği genel sorunlar; okul idarecileri, danışman öğretmen, zümre öğretmen rehberliği ve ilişkilerinde yaşanan sorunlar, sınıf yönetiminde yaşanan sorunlar, sosyal çevreden kaynaklı yaşanan sorunlar, zaman yönetiminde yaşanan sorunlar ve okulun fiziki imkân yetersizliğinden kaynaklı sorunlar olmak üzere beş kategoride toplanmıştır. Fen bilimleri alanının öğretimine özgü ilk yıllarda karşılaşılan sorunlar ise laboratuvar kaynaklı sorunlar, fen bilimleri öğretmenlerinin özel alan yetersizliklerinden kaynaklı sorunlar ve fen bilimleri öğretmeninden beklenenler olmak üzere üç kategoride toplanmıştır.
{"title":"Views of Science Teachers on the Problems They Encountered in the First Years of Their Professions","authors":"Hüsne Özcan, A. Orhan","doi":"10.30703/cije.1264568","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1264568","url":null,"abstract":"Bu çalışmanın amacı fen bilimleri öğretmenlerinin mesleklerinin ilk yıllarında yaşadıkları sorunlara ilişkin görüşlerini belirlemektir. Çalışmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Çalışmanın verileri görüşme formu ile toplanmıştır. Çalışmada elde edilen verilerinin analizinde ise betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılında İç Anadolu Bölgesinde yer alan bir ilin farklı ilçe ve köylerinde görev yapan, en fazla yedi yıl kıdeme sahip 21 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri ilk yıllarda karşılaşılan öğretmenlik mesleği genel sorunları ve ilk yıllarda karşılaşılan fen bilimleri alanının öğretimine özgü sorunlar olmak üzere iki ana tematik çerçevede betimsel olarak analiz edilmiştir. Analiz sonucunda ilk yıllarda karşılaşılan öğretmenlik mesleği genel sorunlar; okul idarecileri, danışman öğretmen, zümre öğretmen rehberliği ve ilişkilerinde yaşanan sorunlar, sınıf yönetiminde yaşanan sorunlar, sosyal çevreden kaynaklı yaşanan sorunlar, zaman yönetiminde yaşanan sorunlar ve okulun fiziki imkân yetersizliğinden kaynaklı sorunlar olmak üzere beş kategoride toplanmıştır. Fen bilimleri alanının öğretimine özgü ilk yıllarda karşılaşılan sorunlar ise laboratuvar kaynaklı sorunlar, fen bilimleri öğretmenlerinin özel alan yetersizliklerinden kaynaklı sorunlar ve fen bilimleri öğretmeninden beklenenler olmak üzere üç kategoride toplanmıştır.","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"34 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-01","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139372063","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Quantum Learning Model (QLM) is a model that enables students to have a joyful learning experience, aims to realise permanent learning, and aims to learn by making sense in the mind of the individual. This study aimed to systematically synthesise the effect of QLM on academic achievement through meta-analysis method through existing research. A search of five databases yielded 25 studies that met the inclusion criteria. The findings of the random effects meta-analysis showed that the effect of QLM on academic achievement was positive and large (d=1.051 [0.769, 1.331], p
量子学习模式(Quantum Learning Model, QLM)是一种让学生获得快乐学习体验的模式,旨在实现永久学习,并旨在通过在个人头脑中理解意义来学习。本研究旨在通过对已有研究的meta分析,系统地综合学习质量管理对学业成绩的影响。通过对5个数据库的检索,得出了25项符合纳入标准的研究。随机效应荟萃分析结果显示,学习质量管理对学业成绩的影响为正且较大(d=1.051 [0.769, 1.331], p
{"title":"Kuantum Öğrenme Modeli Akademik Başarıyı Arttırıyor mu?: Bir Meta-Analiz Çalışması","authors":"Mahmut Sami Yi̇ği̇ter","doi":"10.30703/cije.1216203","DOIUrl":"https://doi.org/10.30703/cije.1216203","url":null,"abstract":"Quantum Learning Model (QLM) is a model that enables students to have a joyful learning experience, aims to realise permanent learning, and aims to learn by making sense in the mind of the individual. This study aimed to systematically synthesise the effect of QLM on academic achievement through meta-analysis method through existing research. A search of five databases yielded 25 studies that met the inclusion criteria. The findings of the random effects meta-analysis showed that the effect of QLM on academic achievement was positive and large (d=1.051 [0.769, 1.331], p","PeriodicalId":268391,"journal":{"name":"Cumhuriyet International Journal of Education","volume":"38 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-05-23","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"128267768","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}