The Soviet and Baath regimes enjoyed a consensual relationship between the 1940s and the 1980s. The nature of this relationship was shaped both by the need for an alliance in a period of Cold War bipolarity and by shared common ideological worldviews such as anti-imperialism and socialism. These relations were not free from pragmatism to a certain extent, as the degree of commitment to socialism and Pan-Arabism within the Baath Party sometimes fluctuated. Nevertheless, the generally close relationship between Syria and the USSR cannot be seen as a purely pragmatic strategy; rather, this relationship's ideational, institutional, and material dimensions must be considered as a whole. In this context, this article examines Soviet-Syrian relations from the perspective of neo-Gramscian hegemony to develop a framework for understanding these three key factors behind this alliance.
{"title":"The Roots of the Soviet-Syrian Alliance: A Neo-Gramscian Perspective","authors":"Muhterem AKGÜDEN, Ayşe Ömür ATMACA","doi":"10.24988/ije.1163636","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1163636","url":null,"abstract":"The Soviet and Baath regimes enjoyed a consensual relationship between the 1940s and the 1980s. The nature of this relationship was shaped both by the need for an alliance in a period of Cold War bipolarity and by shared common ideological worldviews such as anti-imperialism and socialism. These relations were not free from pragmatism to a certain extent, as the degree of commitment to socialism and Pan-Arabism within the Baath Party sometimes fluctuated. Nevertheless, the generally close relationship between Syria and the USSR cannot be seen as a purely pragmatic strategy; rather, this relationship's ideational, institutional, and material dimensions must be considered as a whole. In this context, this article examines Soviet-Syrian relations from the perspective of neo-Gramscian hegemony to develop a framework for understanding these three key factors behind this alliance.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":"5 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-09-06","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135203826","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
This study provides an analysis of the e-commerce industry in Turkey, with a focus on recent developments, growth, and challenges. The primary objective of the study is to assess the size and growth rate of the e-commerce market in Turkey and identify key trends and emerging business models, such as social commerce and mobile commerce. Additionally, the study evaluates the impact of COVID-19 on e-commerce trends and analyzes the challenges facing the industry. Finally, the study provides recommendations for policymakers, regulators, and industry stakeholders to address the challenges and promote growth and development. The findings are useful for policymakers, industry stakeholders, and researchers to understand the dynamics of the e-commerce industry in Turkey and to develop effective strategies to leverage the opportunities and overcome the challenges.
{"title":"Analyzing Challenges and Opportunities in the E-Commerce Industry of Turkey","authors":"Mustafa BİLİK","doi":"10.24988/ije.1262286","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1262286","url":null,"abstract":"This study provides an analysis of the e-commerce industry in Turkey, with a focus on recent developments, growth, and challenges. The primary objective of the study is to assess the size and growth rate of the e-commerce market in Turkey and identify key trends and emerging business models, such as social commerce and mobile commerce. Additionally, the study evaluates the impact of COVID-19 on e-commerce trends and analyzes the challenges facing the industry. Finally, the study provides recommendations for policymakers, regulators, and industry stakeholders to address the challenges and promote growth and development. The findings are useful for policymakers, industry stakeholders, and researchers to understand the dynamics of the e-commerce industry in Turkey and to develop effective strategies to leverage the opportunities and overcome the challenges.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":"48 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-08-28","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135135050","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Ülkelerin yaşadıkları ekonomik krizler devamında devletin ekonomi içerisindeki rolünü gündeme getirmektedir. Yaşanan krizler çok boyutlu olarak ekonomiyi etkiler. Ancak temel gösterge olarak işsizlik, gelir dağılımı bozukluğu ve büyüme oranlarındaki düşüş dikkat çekmektedir. Bu ekonomik ve sosyal sorunların önlenmesi için maliye politikası aracı olan sosyal transfer harcamaları kullanılmaktadır. Sosyal transfer harcaması devletin dar gelirli ve savunmasız hanelere yaptığı ayni ve nakdi ödemelerden oluşmaktadır. Bu çalışmada amaç sosyal transfer harcama politikalarının belirleyicilerinin üzerinden etkin bir ekonomi politikası önerisi sunmaktır. Çalışma panel veri ekonometrisi yöntem olarak kullanılmıştır. Çalışma 2007-2017 yılları arasını kapsamaktadır. İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) üye ülkeleri analize dahil edilmiştir. Sosyal transfer harcamalarının GSYH içerisindeki payı, nüfus, işsizlik, büyüme, bağımlılık oranı ve eğitim seviyesi değişken olarak alınmıştır. Çalışmanın önemli özelliği literatürde boşluk olarak görülen makro değişkenlerin sosyal transfer harcamaları üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışma sonucunda eğitim seviyesindeki artış ve ekonomik büyümenin sosyal transfer harcamalarını azaltıcı etkisi ortaya çıkarken, bağımlılık oranı ve işsizlikteki artışın sosyal transfer harcamalarını artırıcı yönde etkisi ortaya çıkmıştır.
各国经历的经济危机将国家在经济中的作用提上了议事日程。危机对经济的影响是多方面的。然而,失业、收入分配失调和增长率下降作为主要指标引起了人们的关注。为了防止出现这些经济和社会问题,需要使用作为财政政策工具的社会转移支出。社会转移支出包括国家向低收入和弱势家庭支付的实物和现金。本研究旨在通过社会转移支出政策的决定因素,提供有效的经济政策建议。本研究采用面板数据计量经济学作为研究方法。研究时间跨度为 2007-2017 年。经济合作与发展组织(OECD)成员国被纳入分析范围。社会转移支出占 GDP 的比重、人口、失业率、经济增长、抚养比和教育水平被作为变量。本研究的重要特点是研究宏观变量对社会转移支出的影响,这被视为文献中的一个空白。研究结果表明,教育水平的提高和经济增长对社会转移支出的影响是递减的,而抚养比和失业率的提高对社会转移支出的影响是递增的。
{"title":"Analysing the Determinants of Social Expenditures in OECD Countries","authors":"Semih ÇAĞAN","doi":"10.24988/ije.1308288","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1308288","url":null,"abstract":"Ülkelerin yaşadıkları ekonomik krizler devamında devletin ekonomi içerisindeki rolünü gündeme getirmektedir. Yaşanan krizler çok boyutlu olarak ekonomiyi etkiler. Ancak temel gösterge olarak işsizlik, gelir dağılımı bozukluğu ve büyüme oranlarındaki düşüş dikkat çekmektedir. Bu ekonomik ve sosyal sorunların önlenmesi için maliye politikası aracı olan sosyal transfer harcamaları kullanılmaktadır. Sosyal transfer harcaması devletin dar gelirli ve savunmasız hanelere yaptığı ayni ve nakdi ödemelerden oluşmaktadır. Bu çalışmada amaç sosyal transfer harcama politikalarının belirleyicilerinin üzerinden etkin bir ekonomi politikası önerisi sunmaktır. Çalışma panel veri ekonometrisi yöntem olarak kullanılmıştır. Çalışma 2007-2017 yılları arasını kapsamaktadır. İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı (OECD) üye ülkeleri analize dahil edilmiştir. Sosyal transfer harcamalarının GSYH içerisindeki payı, nüfus, işsizlik, büyüme, bağımlılık oranı ve eğitim seviyesi değişken olarak alınmıştır. Çalışmanın önemli özelliği literatürde boşluk olarak görülen makro değişkenlerin sosyal transfer harcamaları üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışma sonucunda eğitim seviyesindeki artış ve ekonomik büyümenin sosyal transfer harcamalarını azaltıcı etkisi ortaya çıkarken, bağımlılık oranı ve işsizlikteki artışın sosyal transfer harcamalarını artırıcı yönde etkisi ortaya çıkmıştır.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":"8 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-08-18","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136064469","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Stres günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası olarak bireylerin hayatlarını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Stres bireylerde psikolojik veya fizyolojik değişimlere neden olarak ruh halini etkilediğinden yatırımcılar rasyonel karar alamayabilir. Stres altındaki yatırımcıların algıladıkları riskin yatırım kararlarını olumsuz yönde etkilemesi beklenmektedir. Bu amaçla çalışmada stresin bireylerin risk algıları üzerine etkisi incelenmektedir. Stres ve risk algısı ölçekleri kullanılarak 390 bireysel yatırımcıdan anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Elde edilen veriler ile frekans analizi, açıklayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Çalışmanın hipotezleri yapısal eşitlik modeli ile test edilmiştir. Analiz sonucunda stresin risk algısı üzerine anlamlı ve pozitif yönde bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların hatalı işlem yapmalarının streslerini artırdığı belirlenmiştir. Katılımcılar üzülmektense daha az riskli yatırım araçlarına yönelerek güvende kalmayı tercih ettikleri bulgulanmıştır.
{"title":"Stresin Bireylerin Risk Algıları Üzerine Etkisi","authors":"Faruk DAYI","doi":"10.24988/ije.1168389","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1168389","url":null,"abstract":"Stres günlük hayatın vazgeçilmez bir parçası olarak bireylerin hayatlarını olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Stres bireylerde psikolojik veya fizyolojik değişimlere neden olarak ruh halini etkilediğinden yatırımcılar rasyonel karar alamayabilir. Stres altındaki yatırımcıların algıladıkları riskin yatırım kararlarını olumsuz yönde etkilemesi beklenmektedir. Bu amaçla çalışmada stresin bireylerin risk algıları üzerine etkisi incelenmektedir. Stres ve risk algısı ölçekleri kullanılarak 390 bireysel yatırımcıdan anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Elde edilen veriler ile frekans analizi, açıklayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Çalışmanın hipotezleri yapısal eşitlik modeli ile test edilmiştir. Analiz sonucunda stresin risk algısı üzerine anlamlı ve pozitif yönde bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların hatalı işlem yapmalarının streslerini artırdığı belirlenmiştir. Katılımcılar üzülmektense daha az riskli yatırım araçlarına yönelerek güvende kalmayı tercih ettikleri bulgulanmıştır.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":"36 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-08-08","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135840205","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Günümüzde işletmeler “işte çalışan insan” yerine “işi yönlendiren insanı” tercih etmektedir. Çünkü değişen ve gelişen dünyada teknolojik şartlarla birlikte işletmeler arasındaki rekabet oldukça artmış ve işletmelerin çalışanlardan beklentileri de farklılaşmıştır. İşletme yönetimleri çalışanlarını dinleyerek, onlardan geri bildirimler alarak onların bilgi, beceri ve deneyimlerinden yönetim faaliyetlerinde faydalanmak istemektedirler. Dolayısıyla işyerinde sosyal cesareti ve iletişimi iyi bireylere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sayede çalışanlar işyerinde kendilerini rahat bir şekilde ifade edebilecektir. Sosyal cesaret davranışlarının özendirildiği çalışma iklimi ve ortamı çalışanların mutluluğunu etkileyecek ve neticede çalışmalarına da yansıyacaktır. Bu çalışmada, işyerinde sergilenen sosyal cesaret davranışlarının işyeri mutluluğuna olan etkisi ölçülmek istenmiştir. Bu ana amacın yanısıra çalışanların sergiledikleri sosyal cesaret davranışları ve işyeri mutluluk düzeyleri ile bu düzeylerin çalışanların demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek de çalışmanın diğer amaçlarını oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini Samsun ilinde yer alan bir belediyenin 188 çalışanı oluşturmaktadır. Çalışanlardan “İşyerinde Sosyal Cesaret Davranışları Ölçeği” ve “İşyerinde Mutluluk Ölçeği” ile elde edilen veriler bağımsız örneklem t-testi, Anova, korelasyon ve regresyon analizleri ile incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar çerçevesinde işyerinde gösterilen sosyal cesaretin işyeri mutluluğunu pozitif yönde ve anlamlı bir biçimde etkilediği tespit edilmiştir.
{"title":"İşyerinde Sosyal Cesaret Davranışlarının İşyeri Mutluluğuna Etkisi Üzerine Bir Araştırma","authors":"Aysel ARSLAN, Hasan GÜL","doi":"10.24988/ije.1239083","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1239083","url":null,"abstract":"Günümüzde işletmeler “işte çalışan insan” yerine “işi yönlendiren insanı” tercih etmektedir. Çünkü değişen ve gelişen dünyada teknolojik şartlarla birlikte işletmeler arasındaki rekabet oldukça artmış ve işletmelerin çalışanlardan beklentileri de farklılaşmıştır. İşletme yönetimleri çalışanlarını dinleyerek, onlardan geri bildirimler alarak onların bilgi, beceri ve deneyimlerinden yönetim faaliyetlerinde faydalanmak istemektedirler. Dolayısıyla işyerinde sosyal cesareti ve iletişimi iyi bireylere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu sayede çalışanlar işyerinde kendilerini rahat bir şekilde ifade edebilecektir. Sosyal cesaret davranışlarının özendirildiği çalışma iklimi ve ortamı çalışanların mutluluğunu etkileyecek ve neticede çalışmalarına da yansıyacaktır. Bu çalışmada, işyerinde sergilenen sosyal cesaret davranışlarının işyeri mutluluğuna olan etkisi ölçülmek istenmiştir. Bu ana amacın yanısıra çalışanların sergiledikleri sosyal cesaret davranışları ve işyeri mutluluk düzeyleri ile bu düzeylerin çalışanların demografik özelliklerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek de çalışmanın diğer amaçlarını oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemini Samsun ilinde yer alan bir belediyenin 188 çalışanı oluşturmaktadır. Çalışanlardan “İşyerinde Sosyal Cesaret Davranışları Ölçeği” ve “İşyerinde Mutluluk Ölçeği” ile elde edilen veriler bağımsız örneklem t-testi, Anova, korelasyon ve regresyon analizleri ile incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar çerçevesinde işyerinde gösterilen sosyal cesaretin işyeri mutluluğunu pozitif yönde ve anlamlı bir biçimde etkilediği tespit edilmiştir.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":"2 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-08-08","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135840206","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu çalışma, 1993-2021 dönemi için 41 ülke üzerinde gerçekleştirilen analizle ülkelerin jeopolitik risk endeksleri ile askeri harcamaları arasında pozitif yönlü bir ilişkiyi araştırmaktadır. Çalışmanın temel amacı, yüksek jeopolitik riskin yüksek askeri harcamalara neden olacağı hipotezini test etmektir. Analizde Phillips ve Sul, (2007, 2009) kulüp yakınsama yöntemi kullanılarak, jeopolitik risk endeksi ve askeri harcamalar değişkenleri temelinde birbirine yakınsayan ülkeler gruplandırılmaktadır. Analiz sonuçlarına göre jeopolitik risk endeksi açısından 5 Kulüp ve askeri harcamalar açısından 4 Kulüp oluşmaktadır. En yüksek jeopolitik risk endeksine sahip ülkeler İngiltere, Rusya ve ABD iken en yüksek askeri harcamayı yapan ülkeler ABD, Rusya, Ukrayna, İsrail, Güney Kore, Meksika, Kolombiya ve Tunus'tur. En düşük jeopolitik risk endeksine sahip Şili, Peru ve Portekiz askeri harcamalar kategorisinde Kulüp 2 ve Kulüp 3’te kümelenmektedir. Jeopolitik risk endeksi ve askeri harcamalar kategorisinde ortak kulüplerde çakışan ülkeler Kulüp 1’de Rusya ve ABD; Kulüp 2’de Çin ve Fransa; Kulüp 3’te Almanya, Japonya, İtalya, Mısır ve Kulüp 4’te Venezuela, Arjantin, Filipinler, Güney Afrika, İsviçre, Endonezya ve Malezya’dır. Çakışan 15 ülkenin bulguları, jeopolitik risk endeksi yakınsayan ülkelerin askeri harcama miktarları da aynı kulüpte yakınsayarak bir nedensellik oluşturduğu değerlendirmesini sağlamaktadır. Ancak ampirik bulgular yüksek jeopolitik riskliliğin askeri harcamalar üzerindeki etkileri açısından ülkeler arasında farklılıklar olduğunu kanıtlamaktadır.
{"title":"Jeopolitik Risk Endeksi ve Askeri Harcamalar Arasındaki İlişkiler: Kulüp Yakınsama Analizinden Kanıtlar","authors":"Nesibe DEMİR BİNGÖL, Ömer Selçuk EMSEN","doi":"10.24988/ije.1295517","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1295517","url":null,"abstract":"Bu çalışma, 1993-2021 dönemi için 41 ülke üzerinde gerçekleştirilen analizle ülkelerin jeopolitik risk endeksleri ile askeri harcamaları arasında pozitif yönlü bir ilişkiyi araştırmaktadır. Çalışmanın temel amacı, yüksek jeopolitik riskin yüksek askeri harcamalara neden olacağı hipotezini test etmektir. Analizde Phillips ve Sul, (2007, 2009) kulüp yakınsama yöntemi kullanılarak, jeopolitik risk endeksi ve askeri harcamalar değişkenleri temelinde birbirine yakınsayan ülkeler gruplandırılmaktadır. Analiz sonuçlarına göre jeopolitik risk endeksi açısından 5 Kulüp ve askeri harcamalar açısından 4 Kulüp oluşmaktadır. En yüksek jeopolitik risk endeksine sahip ülkeler İngiltere, Rusya ve ABD iken en yüksek askeri harcamayı yapan ülkeler ABD, Rusya, Ukrayna, İsrail, Güney Kore, Meksika, Kolombiya ve Tunus'tur. En düşük jeopolitik risk endeksine sahip Şili, Peru ve Portekiz askeri harcamalar kategorisinde Kulüp 2 ve Kulüp 3’te kümelenmektedir. Jeopolitik risk endeksi ve askeri harcamalar kategorisinde ortak kulüplerde çakışan ülkeler Kulüp 1’de Rusya ve ABD; Kulüp 2’de Çin ve Fransa; Kulüp 3’te Almanya, Japonya, İtalya, Mısır ve Kulüp 4’te Venezuela, Arjantin, Filipinler, Güney Afrika, İsviçre, Endonezya ve Malezya’dır. Çakışan 15 ülkenin bulguları, jeopolitik risk endeksi yakınsayan ülkelerin askeri harcama miktarları da aynı kulüpte yakınsayarak bir nedensellik oluşturduğu değerlendirmesini sağlamaktadır. Ancak ampirik bulgular yüksek jeopolitik riskliliğin askeri harcamalar üzerindeki etkileri açısından ülkeler arasında farklılıklar olduğunu kanıtlamaktadır.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":"33 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-08-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136384580","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Almanya, Türkiye’nin dış ticaretinde en önemli ülkelerden birisi olup iki ülke arasındaki dış ticaret ilişkisinin araştırılması önem arz etmektedir. Bu çalışmada, 1990-2019 dönemi Türkiye ve Almanya arasındaki dış ticaret ve ekonomik büyüme ilişkisi incelenmiştir. Çalışmada ihracat, ithalat ve Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) (ekonomik büyüme) arasındaki ilişki Maki eşbütünleşme testi ve Toda-Yamamoto nedensellik testi ile araştırılmıştır. İlk olarak değişkenlerin durağanlığı Zivot-Andrews birim kök testi ve Lee-Strazicich tek kırılmalı ve iki kırılmalı birim kök testleri ile incelenmiş ve değişkenlerin birinci farklarında durağan olduğu belirlenmiştir. Daha sonra Maki eşbütünleşme testi yapılmış ve ihracat, ithalat ve GSYH değişkenleri arasında eşbütünleşme ilişkisi bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Toda-Yamamoto nedensellik analizi sonucuna göre, ihracattan ekonomik büyümeye doğru ve ihracattan ithalata doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Çalışma sonucunda Almanya ile yapılan dış ticaretin Türkiye ekonomisi için önemli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
{"title":"1990-2019 Dönemi Türkiye-Almanya Dış Ticaret ve Ekonomik Büyüme İlişkisi","authors":"Hatice ERKEKOĞLU, Ayşe Nur DEMİR","doi":"10.24988/ije.1304295","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1304295","url":null,"abstract":"Almanya, Türkiye’nin dış ticaretinde en önemli ülkelerden birisi olup iki ülke arasındaki dış ticaret ilişkisinin araştırılması önem arz etmektedir. Bu çalışmada, 1990-2019 dönemi Türkiye ve Almanya arasındaki dış ticaret ve ekonomik büyüme ilişkisi incelenmiştir. Çalışmada ihracat, ithalat ve Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) (ekonomik büyüme) arasındaki ilişki Maki eşbütünleşme testi ve Toda-Yamamoto nedensellik testi ile araştırılmıştır. İlk olarak değişkenlerin durağanlığı Zivot-Andrews birim kök testi ve Lee-Strazicich tek kırılmalı ve iki kırılmalı birim kök testleri ile incelenmiş ve değişkenlerin birinci farklarında durağan olduğu belirlenmiştir. Daha sonra Maki eşbütünleşme testi yapılmış ve ihracat, ithalat ve GSYH değişkenleri arasında eşbütünleşme ilişkisi bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Toda-Yamamoto nedensellik analizi sonucuna göre, ihracattan ekonomik büyümeye doğru ve ihracattan ithalata doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Çalışma sonucunda Almanya ile yapılan dış ticaretin Türkiye ekonomisi için önemli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":"149 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-08-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"136384581","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu araştırmada Türkiye’nin 7 Balkan Ülkesiyle olan ikili ticaretinde J Eğrisi Hipotezinin geçerliliği, 2000-2022 dönemi aylık verileri kullanılarak, Fourier zaman serisi analizi yöntemiyle incelenmiştir. Serilerin durağanlık seviyeleri Enders ve Lee (2012) Fourier ADF birim kök testiyle araştırılmış, eşbütünleşme sınaması ve regresyon analizlerinde McNown vd. (2018), Sam vd. (2019) ve Solarin (2019) çalışmalarıyla geliştirilen Fourier Bootstrap AARDL yöntemiyle yapılmıştır. Eşbütünleşme testlerinde; Macaristan, Makedonya, Sırbistan ve Bosna-Hersek’te eşbütünleşme olmadığı görülürken, Bulgaristan, Hırvatistan ve Karadağ’da eşbütünleşme tespit edilmiştir. Son üç ülke için gerçekleştirilen analizlerde; reel döviz kurundaki artışların Türkiye’nin Bulgaristan, Hırvatistan ve Karadağ karşısındaki dış ticaret dengesini kısa dönemde daha da bozduğu, uzun dönemdeyse Bulgaristan ve Karadağ karşısındaki dış ticaret dengesini iyileştirdiği saptanmıştır. Bu nedenle J Eğrisi Hipotezinin Türkiye – Bulgaristan ve Türkiye – Karadağ dış ticaretlerinde geçerli olduğuna karar verilmiştir.
{"title":"Analysis Of The Validity Of The J Curve Hypothesis For Turkey's Foreign Trade with The Balkans Using The Bootstrap Fourier AARDL Method","authors":"Oğuzhan ÖZÇELİK","doi":"10.24988/ije.1241877","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1241877","url":null,"abstract":"Bu araştırmada Türkiye’nin 7 Balkan Ülkesiyle olan ikili ticaretinde J Eğrisi Hipotezinin geçerliliği, 2000-2022 dönemi aylık verileri kullanılarak, Fourier zaman serisi analizi yöntemiyle incelenmiştir. Serilerin durağanlık seviyeleri Enders ve Lee (2012) Fourier ADF birim kök testiyle araştırılmış, eşbütünleşme sınaması ve regresyon analizlerinde McNown vd. (2018), Sam vd. (2019) ve Solarin (2019) çalışmalarıyla geliştirilen Fourier Bootstrap AARDL yöntemiyle yapılmıştır. Eşbütünleşme testlerinde; Macaristan, Makedonya, Sırbistan ve Bosna-Hersek’te eşbütünleşme olmadığı görülürken, Bulgaristan, Hırvatistan ve Karadağ’da eşbütünleşme tespit edilmiştir. Son üç ülke için gerçekleştirilen analizlerde; reel döviz kurundaki artışların Türkiye’nin Bulgaristan, Hırvatistan ve Karadağ karşısındaki dış ticaret dengesini kısa dönemde daha da bozduğu, uzun dönemdeyse Bulgaristan ve Karadağ karşısındaki dış ticaret dengesini iyileştirdiği saptanmıştır. Bu nedenle J Eğrisi Hipotezinin Türkiye – Bulgaristan ve Türkiye – Karadağ dış ticaretlerinde geçerli olduğuna karar verilmiştir.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":"7 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-08-02","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135064326","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu çalışmada bilgi toplumuna dönüşüm ve bu dönüşümün istihdam boyutunda yaratacağı değişimin Türkiye’yi nasıl etkileyeceği ve alınması gereken önlemlerin neler olabileceği bütüncül ve çoklu ağ etkileşim ilişkileri çerçevesinde toplumsal bütünün alt alanları arasında kesin sınırlar koymadan analiz imkanı veren Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımı ile değerlendirilmiştir. Bu yaklaşım çerçevesinde çalışmada; Türkiye’nin 21. yüzyılın başından bu günlere ekonomik durumu, demografik yapısı ve bilgi toplumuna dönüşümündeki konumu dikkate alınarak mevcut işgücü, istihdam ve işsizliğin görünümü, işgücünün teknoloji, otomasyon ve nitelikli işgücü talebi karşısında istihdam riskleri, sorunları ve yeterliliği, bu yeterlilikte eğitim sisteminin katkıları ortaya konulmuştur. Türkiye’nin ekonomi alanındaki kırılgan ve istikrarsız yapısı, üretim deseni, teknolojideki dışa bağımlı konumu, bunlara bağlı olarak da uluslararası gösterge ve endekslerdeki görünümü bilgi toplumuna dönüşümde gerekli koşulları taşımadığını göstermektedir. Türkiye’de mevcut eğitim düzeyi, işgücü niteliği ve bireylerin beceri yeterlilikleri dikkate alındığında yaşanan kısmi ve daha çok da tüketim boyutunda görülen dönüşüm sürecinin işgücü, istihdam ve işsizlik üzerinde önemli bir değişim yaratmadığı, yüksek teknoloji ve otomasyon yaygınlaştığında nitelikli işgücü talebi karşısında çalışanların işlerini kaybetme riskinin artacağı, ortaya çıkacak yeni işlerde de istihdam olanağının azalacağı, işgücü-teknoloji dengesi sağlanamadıkça işsizliğin giderek artacağı sonucuna ulaşılmıştır. Türkiye’nin dönüşüm sürecindeki konumu, uygulanacak ekonomik, sosyal, kültürel ve teknolojik politikaların, istihdam stratejisinin, çağdaş bir eğitim sisteminin, sosyal koruma ve güvenlik sisteminin önemini ve paradigmal dönüşüm gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır.
{"title":"Evaluation of The Knowledge Society Effects on Employment In Terms of Turkey","authors":"Tuğçe Olcay, Y. Uysal","doi":"10.24988/ije.1291498","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1291498","url":null,"abstract":"Bu çalışmada bilgi toplumuna dönüşüm ve bu dönüşümün istihdam boyutunda yaratacağı değişimin Türkiye’yi nasıl etkileyeceği ve alınması gereken önlemlerin neler olabileceği bütüncül ve çoklu ağ etkileşim ilişkileri çerçevesinde toplumsal bütünün alt alanları arasında kesin sınırlar koymadan analiz imkanı veren Toplumsal Sorunlara Entegre Sistemler Yaklaşımı ile değerlendirilmiştir. Bu yaklaşım çerçevesinde çalışmada; Türkiye’nin 21. yüzyılın başından bu günlere ekonomik durumu, demografik yapısı ve bilgi toplumuna dönüşümündeki konumu dikkate alınarak mevcut işgücü, istihdam ve işsizliğin görünümü, işgücünün teknoloji, otomasyon ve nitelikli işgücü talebi karşısında istihdam riskleri, sorunları ve yeterliliği, bu yeterlilikte eğitim sisteminin katkıları ortaya konulmuştur. Türkiye’nin ekonomi alanındaki kırılgan ve istikrarsız yapısı, üretim deseni, teknolojideki dışa bağımlı konumu, bunlara bağlı olarak da uluslararası gösterge ve endekslerdeki görünümü bilgi toplumuna dönüşümde gerekli koşulları taşımadığını göstermektedir. Türkiye’de mevcut eğitim düzeyi, işgücü niteliği ve bireylerin beceri yeterlilikleri dikkate alındığında yaşanan kısmi ve daha çok da tüketim boyutunda görülen dönüşüm sürecinin işgücü, istihdam ve işsizlik üzerinde önemli bir değişim yaratmadığı, yüksek teknoloji ve otomasyon yaygınlaştığında nitelikli işgücü talebi karşısında çalışanların işlerini kaybetme riskinin artacağı, ortaya çıkacak yeni işlerde de istihdam olanağının azalacağı, işgücü-teknoloji dengesi sağlanamadıkça işsizliğin giderek artacağı sonucuna ulaşılmıştır. Türkiye’nin dönüşüm sürecindeki konumu, uygulanacak ekonomik, sosyal, kültürel ve teknolojik politikaların, istihdam stratejisinin, çağdaş bir eğitim sisteminin, sosyal koruma ve güvenlik sisteminin önemini ve paradigmal dönüşüm gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-21","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"48227213","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Ela Burcu UCEL, Olca SÜRGEVİL DALKILIÇ, Zeynep ERTEKİN, Bengü OFLAÇ
Toplumsal cinsiyet rollerinin ve beklentilerinin çalışan kadınlar üzerinde etkisini gösterdiği alanlardan birisi de giyim tercihleridir. Kadınların giyim ve görünümlerini düzenlerken dikkat ettikleri unsurların neler olduğunu araştırmayı amaçlayan bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve 16 beyaz yakalı kadın çalışandan derinlemesine görüşmeler aracılığıyla veri toplanmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlar kadının iş yeri giyimine dair toplumsal ve örgütsel beklentiler; iş yeri giyimi üzerinden cinsiyet ayrımcılığı ve iş yeri giyiminin kadın üzerindeki etkileri şeklinde gruplandırılmıştır. Sonuçlar genel olarak iş yerinde kadın çalışanların giysi tercihlerinin toplumsal cinsiyet rollerine dair beklentilerle şekillendiğini veya şekillendirildiğini, kadınların iş yerlerinde giyimleri söz konusu olduğunda çoklu dengeleri gözetmek durumunda kaldığını ve giyimleriyle sürekli denetim altında hissettiklerini göstermektedir.
{"title":"Toplumsal Cinsiyet Yansımalarıyla İş Yerinde Kadın Çalışanların Giyim Tercihleri","authors":"Ela Burcu UCEL, Olca SÜRGEVİL DALKILIÇ, Zeynep ERTEKİN, Bengü OFLAÇ","doi":"10.24988/ije.1274840","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1274840","url":null,"abstract":"Toplumsal cinsiyet rollerinin ve beklentilerinin çalışan kadınlar üzerinde etkisini gösterdiği alanlardan birisi de giyim tercihleridir. Kadınların giyim ve görünümlerini düzenlerken dikkat ettikleri unsurların neler olduğunu araştırmayı amaçlayan bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış ve 16 beyaz yakalı kadın çalışandan derinlemesine görüşmeler aracılığıyla veri toplanmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlar kadının iş yeri giyimine dair toplumsal ve örgütsel beklentiler; iş yeri giyimi üzerinden cinsiyet ayrımcılığı ve iş yeri giyiminin kadın üzerindeki etkileri şeklinde gruplandırılmıştır. Sonuçlar genel olarak iş yerinde kadın çalışanların giysi tercihlerinin toplumsal cinsiyet rollerine dair beklentilerle şekillendiğini veya şekillendirildiğini, kadınların iş yerlerinde giyimleri söz konusu olduğunda çoklu dengeleri gözetmek durumunda kaldığını ve giyimleriyle sürekli denetim altında hissettiklerini göstermektedir.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":"104 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-21","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135090296","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}