For the research, data were collected from senior managers working in jointly established export-oriented ventures. The reason for choosing these initiatives is to examine whether partnership capabilities and entrepreneurial orientations' effects on export performance and innovation performance are successful in ventures established with export-oriented partnerships. Since the research is conducted in organizational areas where export-oriented enterprises are concentrated, it is an innovative study, and at the same time, the sample group of the research consists of ventures established in partnership. Data were collected from 601 senior employees for modeling and testing, and the lists registered with technoparks, entrepreneur associations, and entrepreneur foundations in Istanbul/Turkey were used. SmartPLS 3.3.5 was used for analysis. As a result of the data analysis in the research, it can be explained that both partnership abilities and entrepreneurial orientations positively affect export and innovation performances. These results show how important talents are in export-oriented ventures established in partnership. When the limitations of the research are evaluated, it will not be correct to generalize the research results since the data obtained from the enterprises registered to technoparks, entrepreneur associations, and entrepreneurial foundations operating in Istanbul represent a specific region. For this reason, it is recommended that the results obtained in this study should be evaluated only according to the sample group, and this situation should be taken into account in future studies.
{"title":"Examination of The Effects of Partnership Capabilities and Entrepreneurship Orientation on Innovation Performance and Export Performance","authors":"Fatma Sönmez Çakır, Songul Yesilot Zehir, Zafer Adigüzel","doi":"10.24988/ije.1147271","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1147271","url":null,"abstract":"For the research, data were collected from senior managers working in jointly established export-oriented ventures. The reason for choosing these initiatives is to examine whether partnership capabilities and entrepreneurial orientations' effects on export performance and innovation performance are successful in ventures established with export-oriented partnerships. Since the research is conducted in organizational areas where export-oriented enterprises are concentrated, it is an innovative study, and at the same time, the sample group of the research consists of ventures established in partnership. Data were collected from 601 senior employees for modeling and testing, and the lists registered with technoparks, entrepreneur associations, and entrepreneur foundations in Istanbul/Turkey were used. SmartPLS 3.3.5 was used for analysis. As a result of the data analysis in the research, it can be explained that both partnership abilities and entrepreneurial orientations positively affect export and innovation performances. These results show how important talents are in export-oriented ventures established in partnership. When the limitations of the research are evaluated, it will not be correct to generalize the research results since the data obtained from the enterprises registered to technoparks, entrepreneur associations, and entrepreneurial foundations operating in Istanbul represent a specific region. For this reason, it is recommended that the results obtained in this study should be evaluated only according to the sample group, and this situation should be taken into account in future studies.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-01-27","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"69306609","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu çalışma 1828-29 Osmanlı Rus savaşının mali sonuçlarını ele almaktadır. Savaş sonunda iki devlet arasında Osmanlı Devleti aleyhine çok ağır şartlar içeren Edirne Antlaşması imzalanmış, bu antlaşma ile İstanbul yönetimi mali gücünü oldukça aşan bir tazminat yükünün altına girmiştir. Ödenecek tazminat; ticaret ve savaş tazminatı olmak üzere iki kalemden oluşmaktadır. Doğurduğu mali sonuçlar açısından tazminat meselesi çalışmamızın ana odağını teşkil etmektedir. Çalışmada T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri’ndeki belgelerden yararlanılarak tazminat ödemelerinin finansmanı, ödemelerde yaşanan sorunlar ve ödemeler çevresinde gelişen siyasi ilişkiler ele alınmıştır. Tazminat ödeme süreci Osmanlı Devleti’nin içerisinde bulunduğu mali bunalımı derinleştirirken, para sisteminin istikrarsızlaşmasında da önemli rol oynamıştır. Savaş ve takiben tazminat ödemeleri ile geçen süreçte İstanbul idaresi varlığını farklı devletlerle politik bağımlılık ilişkileri kurarak sürdürmek durumunda kalmıştır. Öyle ki Osmanlı Devleti bu süreçte ortaya çıkan Mehmet Ali Paşa’nın isyanı ile ancak Rusya’nın himayesiyle başa çıkılabilmiştir. Tazminat meselesi çözüme kavuşturulana kadar mütemadiyen Rusya tarafından İstanbul yönetimi üzerinde finans politik bir baskı aracı olarak kullanılmıştır. Osmanlı Devleti’ne büyük mali ve siyasi yükler getiren bu süreç; gerçekleştirilmek istenen reformları sekteye uğratmıştır. Tazminat meselesi çözülüp Avrupa devletleri ile ilişkiler düzelmeye başlayınca, reformlar için uygun zemin oluşmuş gibi gözükse de bu dönemdeki ekonomik ve mali bozulmanın kalıcı etkileri devam etmiştir.
1828-29年,这项研究考虑了俄罗斯战争的财务后果。战争结束时,《埃迪尔内协议》已经签署,其中包含了许多反对奥斯曼国家的条件,伊斯坦布尔政府对该协议施加了非常沉重的赔偿负担。付款就是为贸易和战争创造两支铅笔。Doğurduğu mali sonuçlar açısından tazminat meselesiçalışmamızın ana odağınıteşkil etmektedir。在工作中,赔偿金的资金筹措、T.C.总统遇到的问题和付款都通过国家档案馆中的文件得到了考虑。补偿过程在加深奥斯曼国家财政问题的同时,也在货币体系的波动中发挥了重要作用。在战争和后续付款期间,伊斯坦布尔的领导层仍然能够与不同的国家保持政治关系。因此,奥斯曼帝国只能应付俄罗斯的支持,因为在此过程中穆罕默德·阿里·帕沙的叛乱。退款问题一直被用作伊斯坦布尔政府的财政政治压力工具,俄罗斯预计在问题解决之前不会这样做。给奥斯曼国家带来巨额资金和政治负担的过程;即将实施的改革已经落实到位。当退款问题得到解决,欧洲国家之间的关系得到解决时,改革造成的经济和金融混乱的剩余影响仍在继续。
{"title":"1828-29 Osmanlı-Rus Savaşının Mali Sonuçları: Ticaret ve Savaş Tazminatları Meselesi","authors":"Mehmet Akif Yalçin","doi":"10.24988/ije.1173142","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1173142","url":null,"abstract":"Bu çalışma 1828-29 Osmanlı Rus savaşının mali sonuçlarını ele almaktadır. Savaş sonunda iki devlet arasında Osmanlı Devleti aleyhine çok ağır şartlar içeren Edirne Antlaşması imzalanmış, bu antlaşma ile İstanbul yönetimi mali gücünü oldukça aşan bir tazminat yükünün altına girmiştir. Ödenecek tazminat; ticaret ve savaş tazminatı olmak üzere iki kalemden oluşmaktadır. Doğurduğu mali sonuçlar açısından tazminat meselesi çalışmamızın ana odağını teşkil etmektedir. Çalışmada T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri’ndeki belgelerden yararlanılarak tazminat ödemelerinin finansmanı, ödemelerde yaşanan sorunlar ve ödemeler çevresinde gelişen siyasi ilişkiler ele alınmıştır. Tazminat ödeme süreci Osmanlı Devleti’nin içerisinde bulunduğu mali bunalımı derinleştirirken, para sisteminin istikrarsızlaşmasında da önemli rol oynamıştır. Savaş ve takiben tazminat ödemeleri ile geçen süreçte İstanbul idaresi varlığını farklı devletlerle politik bağımlılık ilişkileri kurarak sürdürmek durumunda kalmıştır. Öyle ki Osmanlı Devleti bu süreçte ortaya çıkan Mehmet Ali Paşa’nın isyanı ile ancak Rusya’nın himayesiyle başa çıkılabilmiştir. Tazminat meselesi çözüme kavuşturulana kadar mütemadiyen Rusya tarafından İstanbul yönetimi üzerinde finans politik bir baskı aracı olarak kullanılmıştır. Osmanlı Devleti’ne büyük mali ve siyasi yükler getiren bu süreç; gerçekleştirilmek istenen reformları sekteye uğratmıştır. Tazminat meselesi çözülüp Avrupa devletleri ile ilişkiler düzelmeye başlayınca, reformlar için uygun zemin oluşmuş gibi gözükse de bu dönemdeki ekonomik ve mali bozulmanın kalıcı etkileri devam etmiştir.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-12-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"48351847","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Ekonomik kriz ve durgunluk dönemlerinde yatırımcılar, yaşanan belirsizlik ortamı nedeniyle ekonominin geleceğini öngörebilme sorunu ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Özellikle reel sektörde ortaya çıkan yüksek belirsizlik sonucu hisse senedi piyasasının oynaklığı da yükselmektedir. Bu bağlamda, reel sektör belirsizliğinin, hisse senedi piyasasının oynaklığı üzerindeki pozitif etkisinin küresel kriz dönemlerinde belirginleşeceği beklenebilir. Bu bağlamda çalışmanın amacı reel sektör belirsizliğinin, Türkiye’nin imalat sanayi sektörünün hisse senedi getirilerinin oynaklığı üzerindeki etkisini 2008 Küresel Finans Krizi ve COVID-19 Krizi çerçevesinde tartışmaktır. Üstel GARCH modelinin kullanıldığı analiz, 2008 Küresel Finans Krizi dönemini temsil etmesi için 15 Eylül 2008-30 Haziran 2009 ve COVID-19 Krizi dönemini temsil etmesi için ise 10 Mart 2020-25 Şubat 2022 tarihleri için gerçekleştirilmiştir. Analizde imalat sanayini temsil etmesi için gıda, kimya, tekstil, kâğıt, taş ve toprağa dayalı sanayi, metal ana sanayisi ile metal eşya sanayisinin hisse senetlerinin getirisi kullanılmıştır. Model sonuçları reel sektör belirsizliğinin arttığı küresel kriz dönemlerinde hisse senedi piyasasının oynaklığının arttığını göstermektedir. Model bulgularına göre 2008 Küresel Finans Krizi ve COVID-19 Krizi’nde Türkiye’nin imalat sanayi sektörünün hisse senedi getirilerinin oynaklığı artarken; hisse senedi oynaklığı COVID-19 Krizi’nde daha yüksek hesaplanmıştır. 2008 Küresel Finans Krizi, imalat sanayi sektörünün ortalama getirilerini etkilerken; COVID-19 Krizi ise daha çok sektör getirilerinin oynaklığını etkilemektedir. Sonuç olarak model bulguları, COVID-19 Krizi gibi reel sektörde ciddi daralmalara neden olan krizlerin hisse senedi piyasası oynaklığı üzerindeki etkisinin daha baskın olduğunu göstermektedir.
{"title":"Küresel Belirsizliğin Borsa İstanbul İmalat Sanayi Üzerindeki Etkisi","authors":"Sinem ATICI USTALAR, Selim Şanlisoy","doi":"10.24988/ije.1194709","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1194709","url":null,"abstract":"Ekonomik kriz ve durgunluk dönemlerinde yatırımcılar, yaşanan belirsizlik ortamı nedeniyle ekonominin geleceğini öngörebilme sorunu ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Özellikle reel sektörde ortaya çıkan yüksek belirsizlik sonucu hisse senedi piyasasının oynaklığı da yükselmektedir. Bu bağlamda, reel sektör belirsizliğinin, hisse senedi piyasasının oynaklığı üzerindeki pozitif etkisinin küresel kriz dönemlerinde belirginleşeceği beklenebilir. Bu bağlamda çalışmanın amacı reel sektör belirsizliğinin, Türkiye’nin imalat sanayi sektörünün hisse senedi getirilerinin oynaklığı üzerindeki etkisini 2008 Küresel Finans Krizi ve COVID-19 Krizi çerçevesinde tartışmaktır. Üstel GARCH modelinin kullanıldığı analiz, 2008 Küresel Finans Krizi dönemini temsil etmesi için 15 Eylül 2008-30 Haziran 2009 ve COVID-19 Krizi dönemini temsil etmesi için ise 10 Mart 2020-25 Şubat 2022 tarihleri için gerçekleştirilmiştir. Analizde imalat sanayini temsil etmesi için gıda, kimya, tekstil, kâğıt, taş ve toprağa dayalı sanayi, metal ana sanayisi ile metal eşya sanayisinin hisse senetlerinin getirisi kullanılmıştır. Model sonuçları reel sektör belirsizliğinin arttığı küresel kriz dönemlerinde hisse senedi piyasasının oynaklığının arttığını göstermektedir. Model bulgularına göre 2008 Küresel Finans Krizi ve COVID-19 Krizi’nde Türkiye’nin imalat sanayi sektörünün hisse senedi getirilerinin oynaklığı artarken; hisse senedi oynaklığı COVID-19 Krizi’nde daha yüksek hesaplanmıştır. 2008 Küresel Finans Krizi, imalat sanayi sektörünün ortalama getirilerini etkilerken; COVID-19 Krizi ise daha çok sektör getirilerinin oynaklığını etkilemektedir. Sonuç olarak model bulguları, COVID-19 Krizi gibi reel sektörde ciddi daralmalara neden olan krizlerin hisse senedi piyasası oynaklığı üzerindeki etkisinin daha baskın olduğunu göstermektedir.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-12-28","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"47849752","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Doğrusal ilişkilere odaklanan analizlerin sağladığı bilgiler önemli olmakla birlikte finansal ekonomide giderek karmaşıklaşan dinamikler, doğrusallık varsayımında bulunmayan yöntemlerle yapılan analizlere yönelik ihtiyacı artırmaktadır. Bu çalışmada Zamanla Değişen Granger Nedensellik Testleri kullanılarak, Türkiye’de enflasyon ve döviz kuru beklentilerindeki belirsizliklerin konut fiyatları üzerindeki etkileri 2011-2021 dönemi için analiz edilmiştir. Çalışmamızın sonuçları, nedensellik ilişkilerinin zamana bağlı değişkenlik gösterdiğine ilişkin açık kanıt sunmakta ve ayrıca koşullu ilişkilerin varlığına işaret etmektedir. Hem enflasyon beklentilerindeki hem de döviz kuru beklentilerindeki belirsizliklerin, reel konut fiyatlarını etkilediği tespit edilmiştir. Bu etkinin ilgili değişkenlerdeki oynaklığın arttığı dönemlerde daha belirgin hale geldiğinin tespiti çalışmamızın önemli bulgularından biridir.
专注于真实关系的分析所提供的数据,加上金融经济,需要增加动态的复杂性,以及以非基于真实假设的方式进行的分析。在这项研究中,使用随时间变化的Granger分析了2011-2021年期间土耳其通货膨胀和有毒干旱预期的不确定性的影响。我们的工作结果是指出与时间相关的变化相关的环境的存在。通货膨胀预期和致命干旱预期的不确定性已被确定为影响实际栖息地价格。Bu etkinin ilgili değişkenlerdeki oynaklığın arttııdönemlerde daha belilgin hale geldiğinin tespitiçalışmamızınönemili bulgularından biridir。
{"title":"Inflation and Exchange Rate Uncertainties and Housing Prices: The Case of Turkey","authors":"Musa Ovali, Ömer Çayirli","doi":"10.24988/ije.1202472","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1202472","url":null,"abstract":"Doğrusal ilişkilere odaklanan analizlerin sağladığı bilgiler önemli olmakla birlikte finansal ekonomide giderek karmaşıklaşan dinamikler, doğrusallık varsayımında bulunmayan yöntemlerle yapılan analizlere yönelik ihtiyacı artırmaktadır. Bu çalışmada Zamanla Değişen Granger Nedensellik Testleri kullanılarak, Türkiye’de enflasyon ve döviz kuru beklentilerindeki belirsizliklerin konut fiyatları üzerindeki etkileri 2011-2021 dönemi için analiz edilmiştir. Çalışmamızın sonuçları, nedensellik ilişkilerinin zamana bağlı değişkenlik gösterdiğine ilişkin açık kanıt sunmakta ve ayrıca koşullu ilişkilerin varlığına işaret etmektedir. Hem enflasyon beklentilerindeki hem de döviz kuru beklentilerindeki belirsizliklerin, reel konut fiyatlarını etkilediği tespit edilmiştir. Bu etkinin ilgili değişkenlerdeki oynaklığın arttığı dönemlerde daha belirgin hale geldiğinin tespiti çalışmamızın önemli bulgularından biridir.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-12-28","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"47836805","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Finansal aracı rolüyle ön plana çıkan bankalarda performans, birçok faktöre bağlı olarak değişmektedir ve son yıllarda kurumsal yönetim uygulamalarının önemine dikkat çekilmektedir. Bu çalışmada bankaların sahiplik yapısı, yönetim kurulunun özellikleri ve performans arasındaki ilişkiler gelişmekte olan ülkelerdeki ticari bankalar açısından araştırılmıştır. Elde edilen bulgular, bankaların cari dönemdeki performans düzeylerinin bir dönem önceki performans düzeylerinden pozitif yönde etkilendiğini göstermiştir. Banka performansı, yönetim kurulu ve sahiplik yapısı bileşiminden etkilenmektedir. Yönetim kurulu ölçeği ile Tobin q arasındaki ilişki doğrusal değildir. Bankalarda büyük ortağın sahiplik hakkı ile Tobin q arasındaki ilişkisinin doğrusal olmadığı saptanmıştır. Doğrusal olmayan ilişki, kurumsal yönetim açısından optimal bir düzeyin varlığına işaret etmektedir. Yönetim kurulundaki bağımsız üye ve uzman üye oranlarının artması banka performansını negatif yönde etkilemektedir. Buna karşın, banka yönetim kurulunda ikilik olması halinde banka performansının arttığı belirlenmiştir. Bankanın finansal yapısı değerlendirildiğinde, bankanın takipteki kredi oranının artmasının banka performansını düşürdüğü saptanmıştır.
{"title":"Nonlinear Effects of Ownership Concentration and Board Structure on Tobin’s Q in Banks","authors":"Emel Bacha Simöes","doi":"10.24988/ije.1166682","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1166682","url":null,"abstract":"Finansal aracı rolüyle ön plana çıkan bankalarda performans, birçok faktöre bağlı olarak değişmektedir ve son yıllarda kurumsal yönetim uygulamalarının önemine dikkat çekilmektedir. Bu çalışmada bankaların sahiplik yapısı, yönetim kurulunun özellikleri ve performans arasındaki ilişkiler gelişmekte olan ülkelerdeki ticari bankalar açısından araştırılmıştır. Elde edilen bulgular, bankaların cari dönemdeki performans düzeylerinin bir dönem önceki performans düzeylerinden pozitif yönde etkilendiğini göstermiştir. Banka performansı, yönetim kurulu ve sahiplik yapısı bileşiminden etkilenmektedir. Yönetim kurulu ölçeği ile Tobin q arasındaki ilişki doğrusal değildir. Bankalarda büyük ortağın sahiplik hakkı ile Tobin q arasındaki ilişkisinin doğrusal olmadığı saptanmıştır. Doğrusal olmayan ilişki, kurumsal yönetim açısından optimal bir düzeyin varlığına işaret etmektedir. Yönetim kurulundaki bağımsız üye ve uzman üye oranlarının artması banka performansını negatif yönde etkilemektedir. Buna karşın, banka yönetim kurulunda ikilik olması halinde banka performansının arttığı belirlenmiştir. Bankanın finansal yapısı değerlendirildiğinde, bankanın takipteki kredi oranının artmasının banka performansını düşürdüğü saptanmıştır.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-12-24","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"47161041","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Protection of foreign investments under international law is treaty-based. Investment treaties are mostly bilateral, i.e. they are concluded between two states and provide the investors of each contracting party rights to a minimum standard of treatment in the territory of the other contracting party. Foreign investments in Türkiye, too, are protected by bilateral investment treaties. Türkiye has concluded a total of 132 bilateral investment treaties with 113 different states. As of today, 82 of these bilateral investment treaties are in force. We examined all bilateral investment treaties that Türkiye has been party to, including those that have not entered into force yet and those that have entered into force but that were subsequently terminated. We, thus, sought to determine how Türkiye established and developed its bilateral investment treaty network. In order to get a complete picture of the establishment and development of the Turkish network, we compared it with international tendencies of bilateral investment treaty network establishment programmes. As a result of this comparison, we determined that Türkiye’s bilateral investment treaty network mostly aligned with international tendencies, especially between 1960 and 2000. We observed that Türkiye behaved more like developing and transition economies in this time period; hence it first concluded investment treaties with investment exporting states. However, we remarked a dissociation from international tendencies in the 2010s. As a result of our examination of the Turkish bilateral investment treaty practice in the 2010s, we made the following findings: Türkiye did not align with the tendency to withdraw from the network of investment treaties, a tendency popular among developing and transition economies, and it mostly dissociated from the tendency to replace existing investment treaties with new generation treaties, a tendency pioneered by developed economies.
{"title":"Protection of Foreign Investments in Türkiye under International Law: Alignments and Dissociations with International Tendencies","authors":"Deniz Ergene","doi":"10.24988/ije.1189355","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1189355","url":null,"abstract":"Protection of foreign investments under international law is treaty-based. Investment treaties are mostly bilateral, i.e. they are concluded between two states and provide the investors of each contracting party rights to a minimum standard of treatment in the territory of the other contracting party. Foreign investments in Türkiye, too, are protected by bilateral investment treaties. Türkiye has concluded a total of 132 bilateral investment treaties with 113 different states. As of today, 82 of these bilateral investment treaties are in force. We examined all bilateral investment treaties that Türkiye has been party to, including those that have not entered into force yet and those that have entered into force but that were subsequently terminated. We, thus, sought to determine how Türkiye established and developed its bilateral investment treaty network. In order to get a complete picture of the establishment and development of the Turkish network, we compared it with international tendencies of bilateral investment treaty network establishment programmes. As a result of this comparison, we determined that Türkiye’s bilateral investment treaty network mostly aligned with international tendencies, especially between 1960 and 2000. We observed that Türkiye behaved more like developing and transition economies in this time period; hence it first concluded investment treaties with investment exporting states. However, we remarked a dissociation from international tendencies in the 2010s. As a result of our examination of the Turkish bilateral investment treaty practice in the 2010s, we made the following findings: Türkiye did not align with the tendency to withdraw from the network of investment treaties, a tendency popular among developing and transition economies, and it mostly dissociated from the tendency to replace existing investment treaties with new generation treaties, a tendency pioneered by developed economies.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-11-28","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"69306712","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu çalışmanın amacı makro değişkenlerin kamu harcamaları üzerindeki etkisinin olup olmadığını araştırmaktır. Bu bağlamda 2006-2020 dönemine ilişkin 11 AB üyesi olan OECD ülkesi seçilerek kamu harcamalarıyla makro değişkenler arasında ilişkinin olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Wagner Yasası’nın geçerliğini; yani ekonomik büyümeden kamu harcamalarına doğru ilişkinin belirlenmesinde Panel Nedensellik test yöntemi kullanılmıştır. Bazı ön koşullar sağlandıktan sonra yapılan Panel Nedensellik test sonuçlarına göre, kamu harcamalarıyla ekonomik büyüme arasında tek yönlü bir ilişkinin olduğu gözlemlenmiştir (Keynesyen hipotezi geçerlidir). Diğer taraftan kamu harcamaları ile enflasyon oranı arasında çift yönlü nedensellik ilişkinin olduğu görülmüştür. Araştırmadan elde edilen son sonuç ise, enflasyon oranı ile iktisadı büyüme arasında karşılıklı nedensellik ilişkisinin olduğudur.
这项工作的目的是探讨宏观变化是否对公共支出产生影响。在这方面,经合组织国家在2006-2020年期间是欧盟成员国,一直在寻求确定宏观变化之间的关系是否在公共支出和公共支出之间。瓦格纳法案的通过;专家小组的理性测试方法用于确定公共支出与经济增长之间的正确关系。Bazıön koşullar sağlandıktan sonra yapılan小组Nedenselik测试sonuçlarına göre,kamu harcamalarıyla ekonomik büyüme arasında tek yönlübir ilişkinin olduğu gözlemlenmiştir(Keynesyen hipotezi geçerlidir)。另一方面,公共支出和通货膨胀率之间似乎存在双重因果关系。研究的最后一个结果是,通货膨胀率在增长和增长之间存在合理的关系。
{"title":"The Impact of Macroeconomic Variables on Public Expenditure: Validity of Wagner’s Law","authors":"Şamil Muharrem, D. Uysal","doi":"10.24988/ije.1172275","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1172275","url":null,"abstract":"Bu çalışmanın amacı makro değişkenlerin kamu harcamaları üzerindeki etkisinin olup olmadığını araştırmaktır. Bu bağlamda 2006-2020 dönemine ilişkin 11 AB üyesi olan OECD ülkesi seçilerek kamu harcamalarıyla makro değişkenler arasında ilişkinin olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Wagner Yasası’nın geçerliğini; yani ekonomik büyümeden kamu harcamalarına doğru ilişkinin belirlenmesinde Panel Nedensellik test yöntemi kullanılmıştır. Bazı ön koşullar sağlandıktan sonra yapılan Panel Nedensellik test sonuçlarına göre, kamu harcamalarıyla ekonomik büyüme arasında tek yönlü bir ilişkinin olduğu gözlemlenmiştir (Keynesyen hipotezi geçerlidir). Diğer taraftan kamu harcamaları ile enflasyon oranı arasında çift yönlü nedensellik ilişkinin olduğu görülmüştür. Araştırmadan elde edilen son sonuç ise, enflasyon oranı ile iktisadı büyüme arasında karşılıklı nedensellik ilişkisinin olduğudur.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-11-21","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"47851785","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
1980’li yıllarda ortaya çıkan küreselleşme süreci ile birlikte ülkeler, ithal ikameci politikaları terk ederek serbest ticaret ve dışa açık politikaları benimsemeye başlamışlardır. Böylelikle ülke ekonomilerinin dış ticaret yapıları bir dönüşüm süreci içerisine girmiş ve rekabet, küresel boyuta taşınmıştır. Bu durum, ülke ekonomilerinin zamanla yüksek teknolojili ürün ihracatı, ürün çeşitliliği ve yüksek beceri düzeyi ihtiyaçlarının artmasına sebep olmuş ve dolayısıyla süreç, görece daha kompleks ekonomilerin ortaya çıkmasıyla sonuçlanmıştır. Bu kapsamda, mevcut çalışmada, Türkiye’de ekonomik kompleksitenin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi, 1995 – 2019 dönemine ilişkin zaman serisi verileri kullanılarak tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla; GSYİH, yurt içi yatırımlar, toplam iş gücü ve ekonomik kompleksite arasındaki eşbütünleşme ilişkisi ve ekonomik kompleksitenin iktisadi büyüme üzerindeki etkisinin tespitine yönelik olarak, otoregresif gecikmesi dağıtılmış (ARDL) sınır testi yaklaşımına başvurulmuştur. Bahsi geçen değişkenler arasındaki eşanlı nedensellik ilişkileri ise yönlendirilmiş döngüsüz graflar (DAGs) aracılığıyla tespit edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen ampirik bulgular, ekonomik kompleksitenin iktisadi büyüme üzerindeki pozitif etkisini, incelenen dönem itibarıyla Türkiye özelinde teyit etmektedir. Nedensellik analizinin sonuçlara göre ise ekonomik büyümeden ekonomik kompleksiteye doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi mevcuttur.
{"title":"Economic Complexity and Its Effect on Economic Growth in Turkey","authors":"Muhammed Benli̇, Gülçin Atici","doi":"10.24988/ije.1150290","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1150290","url":null,"abstract":"1980’li yıllarda ortaya çıkan küreselleşme süreci ile birlikte ülkeler, ithal ikameci politikaları terk ederek serbest ticaret ve dışa açık politikaları benimsemeye başlamışlardır. Böylelikle ülke ekonomilerinin dış ticaret yapıları bir dönüşüm süreci içerisine girmiş ve rekabet, küresel boyuta taşınmıştır. Bu durum, ülke ekonomilerinin zamanla yüksek teknolojili ürün ihracatı, ürün çeşitliliği ve yüksek beceri düzeyi ihtiyaçlarının artmasına sebep olmuş ve dolayısıyla süreç, görece daha kompleks ekonomilerin ortaya çıkmasıyla sonuçlanmıştır. \u0000Bu kapsamda, mevcut çalışmada, Türkiye’de ekonomik kompleksitenin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi, 1995 – 2019 dönemine ilişkin zaman serisi verileri kullanılarak tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla; GSYİH, yurt içi yatırımlar, toplam iş gücü ve ekonomik kompleksite arasındaki eşbütünleşme ilişkisi ve ekonomik kompleksitenin iktisadi büyüme üzerindeki etkisinin tespitine yönelik olarak, otoregresif gecikmesi dağıtılmış (ARDL) sınır testi yaklaşımına başvurulmuştur. Bahsi geçen değişkenler arasındaki eşanlı nedensellik ilişkileri ise yönlendirilmiş döngüsüz graflar (DAGs) aracılığıyla tespit edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen ampirik bulgular, ekonomik kompleksitenin iktisadi büyüme üzerindeki pozitif etkisini, incelenen dönem itibarıyla Türkiye özelinde teyit etmektedir. Nedensellik analizinin sonuçlara göre ise ekonomik büyümeden ekonomik kompleksiteye doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi mevcuttur.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-11-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"69306641","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Türkiye’de ekonomik büyümenin önemli bileşenlerinden biri konut sektörüdür. Konut arz ve talebinin dengesinin sağlanmasında ise konut satış tahminlerinin yeni nesil tekniklerle doğru bir şekilde yapılmasına bağlıdır. Bununla birlikte, konut satış miktarına ait tahminler yapılırken incelenen dönemdeki ekonomik ve finansal krizler, salgın hastalıklar, doğal afetler gibi olağanüstü olaylar dikkate alınmalıdır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de konut talebi ile makroekonomik değişkenler arasındaki ilişkinin kovid salgınının etkisini de dikkate alarak sayma zaman serisi analizi ile tahmin edilmesidir. Elde edilen bulgular, tüketici fiyat indeksi ve konut kredi faizlerinin konut satış miktarları üzerinde negatif bir etkiye sahip olduğunu; dolar kuru ve konut fiyat indeksinin ise konut satış miktarlarını pozitif etkilediğini ortaya çıkarmıştır. Kovid sonrası dönemde ise tüketici fiyat indeksindeki artışların konut satış miktarı üzerinde daha yüksek bir azaltıcı etkisi söz konusu iken; dolar kuru, konut fiyat indeksi ve konut kredi faizlerindeki artışların konut satış miktarı üzerinde pozitif bir etki yarattığı görülmüştür.
土耳其经济增长的关键组成部分之一是国内部门。为了确保住房需求的平衡,住房预测基于新一代技术。此外,应考虑到经济和金融危机、疾病、自然灾害,在此期间对国内销售额进行估计。这项工作的目的是通过时间线分析,重点关注牛仔袭击对土耳其住房需求和宏观经济变化的影响。所收集的调查结果对国内销售的消费价格和住房信贷利率产生了负面影响;干旱和房价指数显示,国内销售金额是正的。在Kovid之后,消费者价格指数的上涨对房屋销售的影响更大;dolar kuru,konut fiyat indeksi ve konut kredi faizlerindeki artışların konut satıšmiktarıüzerinde pozitif bir etki yarattığıgörülmüştür。
{"title":"Türkiye’de Konut Satışlarını Etkileyen Faktörlerin Kovid-19 Süreci Açısından İncelenmesi: Sayma Zaman Serisi Modeli","authors":"Eda YALÇIN KAYACAN, Aygül Anavatan","doi":"10.24988/ije.1129485","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1129485","url":null,"abstract":"Türkiye’de ekonomik büyümenin önemli bileşenlerinden biri konut sektörüdür. Konut arz ve talebinin dengesinin sağlanmasında ise konut satış tahminlerinin yeni nesil tekniklerle doğru bir şekilde yapılmasına bağlıdır. Bununla birlikte, konut satış miktarına ait tahminler yapılırken incelenen dönemdeki ekonomik ve finansal krizler, salgın hastalıklar, doğal afetler gibi olağanüstü olaylar dikkate alınmalıdır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de konut talebi ile makroekonomik değişkenler arasındaki ilişkinin kovid salgınının etkisini de dikkate alarak sayma zaman serisi analizi ile tahmin edilmesidir. Elde edilen bulgular, tüketici fiyat indeksi ve konut kredi faizlerinin konut satış miktarları üzerinde negatif bir etkiye sahip olduğunu; dolar kuru ve konut fiyat indeksinin ise konut satış miktarlarını pozitif etkilediğini ortaya çıkarmıştır. Kovid sonrası dönemde ise tüketici fiyat indeksindeki artışların konut satış miktarı üzerinde daha yüksek bir azaltıcı etkisi söz konusu iken; dolar kuru, konut fiyat indeksi ve konut kredi faizlerindeki artışların konut satış miktarı üzerinde pozitif bir etki yarattığı görülmüştür.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-11-09","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"69306990","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu çalışma, eczanelerde çalışanların performansının eczane müşterileri tarafından algılanan değer ve güven üzerindeki etkisini ve bu faktörlerin müşterilerin eczanelere yönelik tutum ve davranışsal sadakati üzerindeki olası etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma, 15 Kasım ve 25 Aralık 2019 tarihleri arasında Burdur ili merkezinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verileri yüz yüze anket yöntemiyle toplanmıştır. Elde edilen veriler kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modellemesiyle analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, çalışan performansının eczane müşterilerinin algıladıkları değer ve güveni üzerinde pozitif etkisinin olduğu bulunmuştur. Ayrıca algılanan değerin güven, tutumsal sadakat ve davranışsal sadakat üzerinde anlamlı ve pozitif etkileri bulunmaktadır. Güven faktörü de eczane müşterilerinin tutumsal sadakat ve davranışsal sadakati üzerinde anlamlı ve pozitif etkiye sahiptir. Son olarak tutumsal sadakatin de davranışsal sadakati pozitif yönde etkilediği bulunmuştur. Araştırma sonuçları çalışan performansının eczane müşterilerinin algıladıkları değer ve eczaneye olan güven üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Bu nedenle çalışanların iyi bir performans göstermesi için gerekli önlemler alınmalı ve motivasyon araçları etkili bir şekilde kullanılmalıdır. Ayrıca algılanan değer ve güven de müşterilerin eczanelere yönelik tutumsal ve davranışsal sadakat üzerinde oldukça etkili olduğundan, eczane çalışanlarının çabaları müşterilerin algıladıkları değeri arttırmaya ve güveni tesis etmeye yönelik olmalıdır. Araştırma sonuçları bu konuda kısıtlı olan literatüre ve sektörel açıdan eczacılık alanına katkı sağlamaktadır.
在这项研究中,制药公司旨在表明,员工在制药方面的表现会影响这些因素的可能性和安全性,以及他们对药物的反应和行为忠诚度。调查于2019年11月15日至12月25日在布尔杜尔市中心进行。研究采用了一种简单的示例方法。研究数据以百面问卷的方式收集。所收集的数据已通过构造方程模型中的一些最小平方进行了分析。因此,对员工表现的分析表明,制药客户了解临床试验的价值和他们的信任,因此获得了积极的效果。Ayrıca algılanan değerin güven,tutumsal sadacat ve davranışsal sadakatüzerinde anlamlıve pozitif etkileri bulunmaktadır。安全因素对药品客户的总体忠诚度和行为忠诚度也有隐性和正向影响。最后,所有的忠诚都受到行为忠诚的积极影响。这项研究的结果表明,制药公司估计其毒枭的有效性和暴露程度因此,应该采取必要的改变来向员工展示良好的表现,并且应该有效地使用激励工具。此外,重要的是要增加消费者在处理药物和行为忠诚度方面的努力的价值和信任,以及增加客户从他们那里获得的价值。该研究的结果包括有限的文献和部门药物。
{"title":"Çalışan Performansı, Algılanan Değer Ve Güven Faktörlerinin Eczane Müşterilerinin Tutumsal Ve Davranışsal Sadakati Üzerindeki Etkileri","authors":"Gültekin Cem Çi̇ftçi̇başi, Erkan Özdemi̇r","doi":"10.24988/ije.1113291","DOIUrl":"https://doi.org/10.24988/ije.1113291","url":null,"abstract":"Bu çalışma, eczanelerde çalışanların performansının eczane müşterileri tarafından algılanan değer ve güven üzerindeki etkisini ve bu faktörlerin müşterilerin eczanelere yönelik tutum ve davranışsal sadakati üzerindeki olası etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma, 15 Kasım ve 25 Aralık 2019 tarihleri arasında Burdur ili merkezinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verileri yüz yüze anket yöntemiyle toplanmıştır. Elde edilen veriler kısmi en küçük kareler yapısal eşitlik modellemesiyle analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, çalışan performansının eczane müşterilerinin algıladıkları değer ve güveni üzerinde pozitif etkisinin olduğu bulunmuştur. Ayrıca algılanan değerin güven, tutumsal sadakat ve davranışsal sadakat üzerinde anlamlı ve pozitif etkileri bulunmaktadır. Güven faktörü de eczane müşterilerinin tutumsal sadakat ve davranışsal sadakati üzerinde anlamlı ve pozitif etkiye sahiptir. Son olarak tutumsal sadakatin de davranışsal sadakati pozitif yönde etkilediği bulunmuştur. Araştırma sonuçları çalışan performansının eczane müşterilerinin algıladıkları değer ve eczaneye olan güven üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Bu nedenle çalışanların iyi bir performans göstermesi için gerekli önlemler alınmalı ve motivasyon araçları etkili bir şekilde kullanılmalıdır. Ayrıca algılanan değer ve güven de müşterilerin eczanelere yönelik tutumsal ve davranışsal sadakat üzerinde oldukça etkili olduğundan, eczane çalışanlarının çabaları müşterilerin algıladıkları değeri arttırmaya ve güveni tesis etmeye yönelik olmalıdır. Araştırma sonuçları bu konuda kısıtlı olan literatüre ve sektörel açıdan eczacılık alanına katkı sağlamaktadır.","PeriodicalId":33605,"journal":{"name":"Izmir Iktisat Dergisi","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-10-31","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"49186111","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}