Pub Date : 2024-05-03DOI: 10.18603/sanatvetasarim.1161461
Cisem Oguzhan, Zeynep Tuna Ultav
Bu çalışmanın amacı, mobilya sektöründe gerçekleştirilen bir vaka çalışması ile mağaza iç mekân tasarımının ve mağazada yaratılan atmosferin müşteri alışveriş davranışlarına ve müşteri memnuniyetine etkilerini ortaya koymaktır. Mağaza atmosferinin müşterilerin ruh hallerini ve duygu durumlarını etkilediğinden yola çıkılarak mağaza ortamını oluşturan unsurlar belirlenmiş, nitel ve nicel yöntemler kullanılarak müşteri memnuniyeti sorgulanmıştır. Bu unsurlar, görsel sunuş ve görsel iletişimi sağlayan unsurlar özelinde araştırmaya konu olmuştur. Çalışma bir mobilya markası özelinde, eski ve yeni konsept mağaza tasarımlarını karşılaştırıldığı bir vaka analizini içermektedir. Bu bağlamda, gözlem, fotoğraf çekimleri, anket çalışmaları ve yüz yüze görüşmeler kullanılmıştır. Çıkan sonuç doğrultusunda, yeni konsept mağazalarda uygulanan görsel sunuş ve görsel iletişim unsurları ile ilgili oluşturulan tasarımsal değişikliklerin müşteriler üzerinde literatürü destekler nitelikte fiziksel ve psikolojik etkiler yarattığı söylemek mümkündür. Alan çalışması kapsamında incelenen konsept değişikliğinin mekânsal memnuniyet yarattığı saptanmıştır. Bunun yanı sıra, çalışma sonucunda mağaza atmosferi ve atmosferi oluşturan bileşenlerin tüketicilerin alışveriş deneyimini pozitif hale getirdiği ve alışveriş davranışlarını olumlu şekilde etkilediği ortaya çıkmıştır.
{"title":"MAĞAZA ATMOSFERİNİN MOBİLYA PERAKENDESİ ÖZELİNDE MÜŞTERİ ALIŞVERİŞ DAVRANIŞI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ","authors":"Cisem Oguzhan, Zeynep Tuna Ultav","doi":"10.18603/sanatvetasarim.1161461","DOIUrl":"https://doi.org/10.18603/sanatvetasarim.1161461","url":null,"abstract":"Bu çalışmanın amacı, mobilya sektöründe gerçekleştirilen bir vaka çalışması ile mağaza iç mekân tasarımının ve mağazada yaratılan atmosferin müşteri alışveriş davranışlarına ve müşteri memnuniyetine etkilerini ortaya koymaktır. Mağaza atmosferinin müşterilerin ruh hallerini ve duygu durumlarını etkilediğinden yola çıkılarak mağaza ortamını oluşturan unsurlar belirlenmiş, nitel ve nicel yöntemler kullanılarak müşteri memnuniyeti sorgulanmıştır. Bu unsurlar, görsel sunuş ve görsel iletişimi sağlayan unsurlar özelinde araştırmaya konu olmuştur. Çalışma bir mobilya markası özelinde, eski ve yeni konsept mağaza tasarımlarını karşılaştırıldığı bir vaka analizini içermektedir. Bu bağlamda, gözlem, fotoğraf çekimleri, anket çalışmaları ve yüz yüze görüşmeler kullanılmıştır. Çıkan sonuç doğrultusunda, yeni konsept mağazalarda uygulanan görsel sunuş ve görsel iletişim unsurları ile ilgili oluşturulan tasarımsal değişikliklerin müşteriler üzerinde literatürü destekler nitelikte fiziksel ve psikolojik etkiler yarattığı söylemek mümkündür. Alan çalışması kapsamında incelenen konsept değişikliğinin mekânsal memnuniyet yarattığı saptanmıştır. Bunun yanı sıra, çalışma sonucunda mağaza atmosferi ve atmosferi oluşturan bileşenlerin tüketicilerin alışveriş deneyimini pozitif hale getirdiği ve alışveriş davranışlarını olumlu şekilde etkilediği ortaya çıkmıştır.","PeriodicalId":342724,"journal":{"name":"Sanat ve Tasarım Dergisi","volume":"2 10","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2024-05-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"141015133","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-11-28DOI: 10.18603/sanatvetasarim.1405051
Nihan CANBAKAL ATAOĞLU
Moda sergi ve müzeleri; kültürel, sanatsal mirasın korunması, estetik ve sanatsal değerlere duyarlılığın artması, bir devrin beğenisini yansıtması, dönemin tarz ve üsluplarını ifade etmesi, toplum yaşamına sosyal, kültürel, ekonomik boyutlarıyla ayna tutması, araştırma olanaklarıyla, barındırdığı kültürel değerlerle bilgi merkezleri olması açısından önemlidir. Türkiye’de ise zengin Anadolu ve Osmanlı coğrafyasının dokuma, tekstil, giysi ve aksesuar kültürünü sergileyen kapsamlı çağdaş bir moda müzesinden henüz bahsetmek mümkün değildir. Var olan giysi ve aksesuar sergileri daha çok etnografya, arkeoloji, tarih, kültür, kent müzeleri kapsamında yer almaktadır. Çalışmada, Türkiye coğrafyasında henüz çağın ruhunu yansıtan modern müzecilik çerçevesinde kurgulanmış sürekli moda sergilerinin ve moda müzesinin olmaması dolayısıyla konuya dikkat çekilmek, dünyada moda müzelerinin sayılarının ve öneminin gittikçe artmasına istinaden konuya farkındalık oluşturmak istenmiştir. Bu kapsamda, zengin dokuma ve tekstil ülkesi olan Türkiye’de daha çok etnografya ve kültür müzeleri kapsamında yer alan giysi-tekstil sergilerine genel bir çerçeve çizmek, geçici sergilerle teşhir edilen moda sergilerini irdelemek, mevcut durum tespiti yapmak, içeriklerine göre sınıflamak ve tanımlamak amaçlanmıştır.
{"title":"Türkiye’de Giysi - Moda Sergileri Üzerine Bir İnceleme","authors":"Nihan CANBAKAL ATAOĞLU","doi":"10.18603/sanatvetasarim.1405051","DOIUrl":"https://doi.org/10.18603/sanatvetasarim.1405051","url":null,"abstract":"Moda sergi ve müzeleri; kültürel, sanatsal mirasın korunması, estetik ve sanatsal değerlere duyarlılığın artması, bir devrin beğenisini yansıtması, dönemin tarz ve üsluplarını ifade etmesi, toplum yaşamına sosyal, kültürel, ekonomik boyutlarıyla ayna tutması, araştırma olanaklarıyla, barındırdığı kültürel değerlerle bilgi merkezleri olması açısından önemlidir. Türkiye’de ise zengin Anadolu ve Osmanlı coğrafyasının dokuma, tekstil, giysi ve aksesuar kültürünü sergileyen kapsamlı çağdaş bir moda müzesinden henüz bahsetmek mümkün değildir. Var olan giysi ve aksesuar sergileri daha çok etnografya, arkeoloji, tarih, kültür, kent müzeleri kapsamında yer almaktadır. Çalışmada, Türkiye coğrafyasında henüz çağın ruhunu yansıtan modern müzecilik çerçevesinde kurgulanmış sürekli moda sergilerinin ve moda müzesinin olmaması dolayısıyla konuya dikkat çekilmek, dünyada moda müzelerinin sayılarının ve öneminin gittikçe artmasına istinaden konuya farkındalık oluşturmak istenmiştir. Bu kapsamda, zengin dokuma ve tekstil ülkesi olan Türkiye’de daha çok etnografya ve kültür müzeleri kapsamında yer alan giysi-tekstil sergilerine genel bir çerçeve çizmek, geçici sergilerle teşhir edilen moda sergilerini irdelemek, mevcut durum tespiti yapmak, içeriklerine göre sınıflamak ve tanımlamak amaçlanmıştır.","PeriodicalId":342724,"journal":{"name":"Sanat ve Tasarım Dergisi","volume":"54 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-11-28","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139221376","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-11-28DOI: 10.18603/sanatvetasarim.1405056
Banu Bekçi
Şehirleşmede yaşanan planlama süreçlerindeki başarısızlıklar yöneticiler ve farklı meslek disiplinlerinin planlama süreçlerine bütüncül yaklaşamamalarından kaynaklanmaktadır. Uluslararası platformlarda hissedilen bu süreç küresel ve finansal yoksunluğa karşı aranan ekonomik yaklaşımlarda rekabet gücünü arttırıcı tedbir ve sürdürülebilir tasarım arayışlarını gündeme getirerek kent planlama ve tasarımlarındaki yapılı çevrelerde yeni bir statükonun sorgulanmasını gündeme getirmiştir. Bu bağlamda Avrupa “Yeşil Düzen” kavramının küresel etkileri ele alınarak yeşil düzene destek olabilecek sektörlerin neler olacağı, bu sektörlerin süreçten nasıl destekleneceği ve süreç içerisindeki dönüşümün nasıl ve hangi enstrümanlarla gerçekleşeceği çalışmanın çıkış noktasını oluşturmaktadır. “Avrupa Yeşil Mutabakatına” paralel olarak geliştirilen “Avrupa Yeşil Anlaşması” ile yürürlükte olan yasalara yönelik yeni düzenlemelerin ve değişikliklerin önü açılarak Avrupa ve yakın çevresinin korunması amaçlanmaktadır. Yeni Bauhaus akımı olarak yorumlanan bu süreç Bauhaus akımının karşılaştığı bütün olumsuz koşulları günümüzde yeşil yenilenme sürecinin bir başkaldırışı olarak görülmektedir. Çalışmada kentsel mekânlara ait planlamalardaki kolektif diyaloglar üzerinde durularak “İnsan-Doğa” dengesini koruyan yeşil kentsel planlama süreci hakkında bilgi verilmiştir.
{"title":"Yeni Avrupa Bauhaus Kavramı ile Geleceğe Yönelik Yaşam Biçimlerini Tasarlamak","authors":"Banu Bekçi","doi":"10.18603/sanatvetasarim.1405056","DOIUrl":"https://doi.org/10.18603/sanatvetasarim.1405056","url":null,"abstract":"Şehirleşmede yaşanan planlama süreçlerindeki başarısızlıklar yöneticiler ve farklı meslek disiplinlerinin planlama süreçlerine bütüncül yaklaşamamalarından kaynaklanmaktadır. Uluslararası platformlarda hissedilen bu süreç küresel ve finansal yoksunluğa karşı aranan ekonomik yaklaşımlarda rekabet gücünü arttırıcı tedbir ve sürdürülebilir tasarım arayışlarını gündeme getirerek kent planlama ve tasarımlarındaki yapılı çevrelerde yeni bir statükonun sorgulanmasını gündeme getirmiştir. Bu bağlamda Avrupa “Yeşil Düzen” kavramının küresel etkileri ele alınarak yeşil düzene destek olabilecek sektörlerin neler olacağı, bu sektörlerin süreçten nasıl destekleneceği ve süreç içerisindeki dönüşümün nasıl ve hangi enstrümanlarla gerçekleşeceği çalışmanın çıkış noktasını oluşturmaktadır. “Avrupa Yeşil Mutabakatına” paralel olarak geliştirilen “Avrupa Yeşil Anlaşması” ile yürürlükte olan yasalara yönelik yeni düzenlemelerin ve değişikliklerin önü açılarak Avrupa ve yakın çevresinin korunması amaçlanmaktadır. Yeni Bauhaus akımı olarak yorumlanan bu süreç Bauhaus akımının karşılaştığı bütün olumsuz koşulları günümüzde yeşil yenilenme sürecinin bir başkaldırışı olarak görülmektedir. Çalışmada kentsel mekânlara ait planlamalardaki kolektif diyaloglar üzerinde durularak “İnsan-Doğa” dengesini koruyan yeşil kentsel planlama süreci hakkında bilgi verilmiştir.","PeriodicalId":342724,"journal":{"name":"Sanat ve Tasarım Dergisi","volume":"32 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-11-28","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139222698","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-11-27DOI: 10.18603/sanatvetasarim.1404970
Cengiz Şahi̇n
Bu çalışma, çok modlu kaynakların çevre koruma afişlerinin tasarımında ve iletişiminde oynadığı rolü vurgulamaktadır. TEMA Vakfı tarafından doğanın korunmasına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla tasarlatılan dört afiş incelenmiştir. Afişlerin görsel bileşenleri, sembollerin kullanımı, yazılı metinlerin konumu ve renk paleti gibi unsurlar değerlendirilmiştir. Ardından yazılı metinlerin görsel unsurlarla etkileşimi ve sembolizmin semiyotik analizi yapılmıştır. Analiz sonuçları, her afişin toprak kaybının çevresel ve insan yaşamına olan etkilerini vurgulayarak izleyicilere çevresel sorumluluklarını hatırlattığını göstermektedir. Görsel unsurlar, özellikle semboller ve renk kullanımı, izleyicilerin mesajları hızlı bir şekilde anlamasına yardımcı olurken tipografi iletişime net bir katkıda bulunmuştur. Afişler, izleyicilere çevre koruma faaliyetlerine katılım çağrısında bulunurken özgün bir tarz ve samimiyet dili benimsemiş ve çevre bilincinin artırılmasına, çevre sorunlarına duyarlılığın geliştirilmesine katkıda bulunmuştur. Sonuç olarak, TEMA Vakfı’nın afişleri, görsel ve sözel olarak çevre bilincini teşvik etmek için etkili bir iletişim aracıdır. Afişler, izleyicilere toprak koruma sorumluluğunu hatırlatmanın yanı sıra doğanın canlılığına ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına dikkat çekmektedir.
本研究强调了多模式资源在环保海报设计和传播中的作用。研究分析了 TEMA 基金会为提高自然保护意识而设计的四幅海报。对海报的视觉元素、符号的使用、文字的位置和色调等要素进行了评估。然后,对文字与视觉元素的互动以及符号学进行了分析。分析结果表明,每幅海报都通过强调土壤流失对环境和人类生活的影响,提醒观众承担起环保责任。视觉元素,尤其是符号和色彩的使用,有助于观众快速理解信息,而排版对传播也有明显的促进作用。海报采用了独特的风格和真诚的语言,呼吁观众参与环保活动,有助于提高环保意识和对环境问题的敏感性。总之,TEMA 基金会的海报是一种有效的传播工具,可以从视觉和口头上提高人们的环保意识。 海报提请人们关注自然的生命力和生物多样性的保护,并提醒观众保护土壤的责任。
{"title":"Tema Vakfı Afişlerinin Çok Modlu Kaynaklar Açısından İncelenmesi","authors":"Cengiz Şahi̇n","doi":"10.18603/sanatvetasarim.1404970","DOIUrl":"https://doi.org/10.18603/sanatvetasarim.1404970","url":null,"abstract":"Bu çalışma, çok modlu kaynakların çevre koruma afişlerinin tasarımında ve iletişiminde oynadığı rolü vurgulamaktadır. TEMA Vakfı tarafından doğanın korunmasına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla tasarlatılan dört afiş incelenmiştir. Afişlerin görsel bileşenleri, sembollerin kullanımı, yazılı metinlerin konumu ve renk paleti gibi unsurlar değerlendirilmiştir. Ardından yazılı metinlerin görsel unsurlarla etkileşimi ve sembolizmin semiyotik analizi yapılmıştır. Analiz sonuçları, her afişin toprak kaybının çevresel ve insan yaşamına olan etkilerini vurgulayarak izleyicilere çevresel sorumluluklarını hatırlattığını göstermektedir. Görsel unsurlar, özellikle semboller ve renk kullanımı, izleyicilerin mesajları hızlı bir şekilde anlamasına yardımcı olurken tipografi iletişime net bir katkıda bulunmuştur. Afişler, izleyicilere çevre koruma faaliyetlerine katılım çağrısında bulunurken özgün bir tarz ve samimiyet dili benimsemiş ve çevre bilincinin artırılmasına, çevre sorunlarına duyarlılığın geliştirilmesine katkıda bulunmuştur. Sonuç olarak, TEMA Vakfı’nın afişleri, görsel ve sözel olarak çevre bilincini teşvik etmek için etkili bir iletişim aracıdır. Afişler, izleyicilere toprak koruma sorumluluğunu hatırlatmanın yanı sıra doğanın canlılığına ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına dikkat çekmektedir.","PeriodicalId":342724,"journal":{"name":"Sanat ve Tasarım Dergisi","volume":"67 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-11-27","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139233430","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-11-24DOI: 10.18603/sanatvetasarim.1405055
Olcay Boratav
21.yüzyıl çağdaş mücevher tasarım ve uygulamaları, beden süsleme aracı olarak, yeni kimlik oluşumu ile amacının dışına çıkmıştır. Geleneğe karşı, estetik kaygılardan uzak, dünyada oluşan dejenerasyona tepkili yeni sanat dili, birçok sanat disiplininde etkilerini göstermiştir. Süs objesi olarak takı, disiplinlerarası etkileşimle sanat ortamında yerini almıştır. Disiplinlerarası sanat ve takı üretimindeki heykel sanatının etkileri, günümüze kadar bazı sanatçıların kurgusal nesne üretimlerinde izlenmiştir. Sanatçılar, geleneksel üretimin dışına çıkmıştır. Yenilikçi, alışılmadık malzeme kullanımı, büyük hacimli,sıra dışı şekil ve motifler,heykel-takı nesneleri meydana getirmiştir.Araştırma; çalışmanın odağındaki heykel-takı, farklı malzeme kullanımı ile yaratılan üç boyutlu örnekler, takının işlevi, takının heykel-takıya nasıl evrildiği, takı-heykel çalışmaları ile oluşan algı ve yaratılan yeni düşüncelerin aktarılması amaçlı ele alınmıştır. Araştırmada fiziksel ve kültürel, beden algısına yönelik,seçilmiş sanatçıların farklı malzeme ve kullanım biçimleri ile heykel-takı yaratımları,bu çalışmaya kaynaktır.Çalışma üç boyutlu takının işlevi, özgün ve güncel heykel-takı örnekler ile oluşan algı, yaratılan yeni düşünceler doğrultusunda irdelenmiştir.Yeni nesil tasarımcılara kaynak olabilmesi için çalışılmıştır.
{"title":"Düşünce ve Algının Yeniden Üretimi: Heykel-Takılar","authors":"Olcay Boratav","doi":"10.18603/sanatvetasarim.1405055","DOIUrl":"https://doi.org/10.18603/sanatvetasarim.1405055","url":null,"abstract":"21.yüzyıl çağdaş mücevher tasarım ve uygulamaları, beden süsleme aracı olarak, yeni kimlik oluşumu ile amacının dışına çıkmıştır. Geleneğe karşı, estetik kaygılardan uzak, dünyada oluşan dejenerasyona tepkili yeni sanat dili, birçok sanat disiplininde etkilerini göstermiştir. Süs objesi olarak takı, disiplinlerarası etkileşimle sanat ortamında yerini almıştır. Disiplinlerarası sanat ve takı üretimindeki heykel sanatının etkileri, günümüze kadar bazı sanatçıların kurgusal nesne üretimlerinde izlenmiştir. Sanatçılar, geleneksel üretimin dışına çıkmıştır. Yenilikçi, alışılmadık malzeme kullanımı, büyük hacimli,sıra dışı şekil ve motifler,heykel-takı nesneleri meydana getirmiştir.Araştırma; çalışmanın odağındaki heykel-takı, farklı malzeme kullanımı ile yaratılan üç boyutlu örnekler, takının işlevi, takının heykel-takıya nasıl evrildiği, takı-heykel çalışmaları ile oluşan algı ve yaratılan yeni düşüncelerin aktarılması amaçlı ele alınmıştır. Araştırmada fiziksel ve kültürel, beden algısına yönelik,seçilmiş sanatçıların farklı malzeme ve kullanım biçimleri ile heykel-takı yaratımları,bu çalışmaya kaynaktır.Çalışma üç boyutlu takının işlevi, özgün ve güncel heykel-takı örnekler ile oluşan algı, yaratılan yeni düşünceler doğrultusunda irdelenmiştir.Yeni nesil tasarımcılara kaynak olabilmesi için çalışılmıştır.","PeriodicalId":342724,"journal":{"name":"Sanat ve Tasarım Dergisi","volume":"67 1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-11-24","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139238710","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-11-21DOI: 10.18603/sanatvetasarim.1404973
Semih Çinar, Özkan Köse
Kültürel tarihte çoğunlukla yaratıcılarımızın erkeğin tarafını tuttuğu görülmektedir. Türlerden birinin diğerine üstün sayıldığı ve haklı bulunduğu bir yapı inşa edilmiştir. Erkeğin ihtiyaçlarını karşılaması için “yaratılan” kadın beklenildiği kadar itaatkâr olamayınca sorunu çözmek amacıyla ilahi bir kudrete ihtiyaç duyar. Erkeğin yaşadığı düş kırıklığının kimi örnekte doğrudan yaratıcısının, bazen de yaratıcının başka bir faniyi aracı kılarak oluşturulan öykülerin birer anlatı olarak değerlendirilmesi, toplumların bir türlü çözemediği cinsiyet eşitsizliği sorununu örten bir sis perdesi yaratmaktadır. Bu çalışmanın amacı benzerlerine tarih boyunca pek çok kültür ürününde rastladığımız phallocentric anlayışın örnekler üzerinden tartışılmasıdır. Bu bağlamda metin, ilk emarelerine mitolojik söylencelerde rastladığımız, başlangıçta ilahi güçlerin iradesiyle, sonrasında aklın ve bilimin araçsallaştırılmasıyla sürdürülen, kadın erkek eşitsizliği olgusunun değişen zamana ve koşullara karşın var olageldiği gerçeğini gözler önüne sermektedir.
{"title":"Çağlar Boyunca Erkeğin Asla Vazgeçemediği Düşü: Bir Kadın Yaratmak","authors":"Semih Çinar, Özkan Köse","doi":"10.18603/sanatvetasarim.1404973","DOIUrl":"https://doi.org/10.18603/sanatvetasarim.1404973","url":null,"abstract":"Kültürel tarihte çoğunlukla yaratıcılarımızın erkeğin tarafını tuttuğu görülmektedir. Türlerden birinin diğerine üstün sayıldığı ve haklı bulunduğu bir yapı inşa edilmiştir. Erkeğin ihtiyaçlarını karşılaması için “yaratılan” kadın beklenildiği kadar itaatkâr olamayınca sorunu çözmek amacıyla ilahi bir kudrete ihtiyaç duyar. Erkeğin yaşadığı düş kırıklığının kimi örnekte doğrudan yaratıcısının, bazen de yaratıcının başka bir faniyi aracı kılarak oluşturulan öykülerin birer anlatı olarak değerlendirilmesi, toplumların bir türlü çözemediği cinsiyet eşitsizliği sorununu örten bir sis perdesi yaratmaktadır. Bu çalışmanın amacı benzerlerine tarih boyunca pek çok kültür ürününde rastladığımız phallocentric anlayışın örnekler üzerinden tartışılmasıdır. Bu bağlamda metin, ilk emarelerine mitolojik söylencelerde rastladığımız, başlangıçta ilahi güçlerin iradesiyle, sonrasında aklın ve bilimin araçsallaştırılmasıyla sürdürülen, kadın erkek eşitsizliği olgusunun değişen zamana ve koşullara karşın var olageldiği gerçeğini gözler önüne sermektedir.","PeriodicalId":342724,"journal":{"name":"Sanat ve Tasarım Dergisi","volume":"10 4","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-11-21","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139251811","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-11-10DOI: 10.18603/sanatvetasarim.1404941
Banu Erşanli
Günümüzde teknolojinin önlenemez yükselişinin doğrudan gündelik hayata yansıması, geleneksel görsel iletişim unsurlarının dijital mecralara uygun hale uyarlanması zorunluluğu doğurmuştur. Görsel kimliklerinden başlayarak dijitalleşme sürecine ayak uydurmak zorunda olan markalar; logolarından web sayfalarına, ambalajlarından tabelalarına, aplikasyonlarından promosyon ürünlerine kadar özellikle son 10 yıl içerisinde değişiklik/güncelleme gerçekleştirmek zorunda kalmıştır. Bu değişim ve güncelleme sürecinde rakiplerinden/benzerlerinden ayırt edilebilmek ve binlerce görsel unsur arasından fark edilebilmek adına görsel kimliklerinde sadeleşme yöntemini uygulamışlardır. Minimalizme yönelen ulusal ve uluslararası onlarca marka arasından teknoloji sektöründe yer alan ve logolarında son 10 yıl içerisinde değişiklik yapmış markalar çalışmada örnek olarak seçilerek betimsel analiz yöntemi ile incelenmiştir. Dijital dönüşüm sürecinin bir getirisi olarak logo tasarımlarında minimalizmin mottosu olan “less is more” (az çoktur) ilkesi ışığında değişiklik gerçekleştiren markaların söz konusu değişim sürecine nasıl, ne zaman ve hangi şartlarla dahil oldukları irdelenmiş, görsel iletişim tasarımı problemlerinden söz edilmiş, günümüze yansıyan sonuçları araştırılarak örnekler üzerinden incelenmiştir.
{"title":"Görsel İletişim Tasarımında Minimalleşme Üzerine: Azalirken Çoğalan Logo Tasarımları","authors":"Banu Erşanli","doi":"10.18603/sanatvetasarim.1404941","DOIUrl":"https://doi.org/10.18603/sanatvetasarim.1404941","url":null,"abstract":"Günümüzde teknolojinin önlenemez yükselişinin doğrudan gündelik hayata yansıması, geleneksel görsel iletişim unsurlarının dijital mecralara uygun hale uyarlanması zorunluluğu doğurmuştur. Görsel kimliklerinden başlayarak dijitalleşme sürecine ayak uydurmak zorunda olan markalar; logolarından web sayfalarına, ambalajlarından tabelalarına, aplikasyonlarından promosyon ürünlerine kadar özellikle son 10 yıl içerisinde değişiklik/güncelleme gerçekleştirmek zorunda kalmıştır. Bu değişim ve güncelleme sürecinde rakiplerinden/benzerlerinden ayırt edilebilmek ve binlerce görsel unsur arasından fark edilebilmek adına görsel kimliklerinde sadeleşme yöntemini uygulamışlardır. Minimalizme yönelen ulusal ve uluslararası onlarca marka arasından teknoloji sektöründe yer alan ve logolarında son 10 yıl içerisinde değişiklik yapmış markalar çalışmada örnek olarak seçilerek betimsel analiz yöntemi ile incelenmiştir. Dijital dönüşüm sürecinin bir getirisi olarak logo tasarımlarında minimalizmin mottosu olan “less is more” (az çoktur) ilkesi ışığında değişiklik gerçekleştiren markaların söz konusu değişim sürecine nasıl, ne zaman ve hangi şartlarla dahil oldukları irdelenmiş, görsel iletişim tasarımı problemlerinden söz edilmiş, günümüze yansıyan sonuçları araştırılarak örnekler üzerinden incelenmiştir.","PeriodicalId":342724,"journal":{"name":"Sanat ve Tasarım Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-11-10","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139280648","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-11-10DOI: 10.18603/sanatvetasarim.1404949
Serap Küre, Handan ÖZSIRKINTI KASAP
Bu araştırmada; mekân ve enstalasyon sanatı kavramlarının birbiriyle ilişkisi ile birlikte tekstil malzemesinin kullanımını incelenmektedir. Enstalasyon sanatının amacı mekânı (bireysel ve kamusal alan dışında) sanat ürünü olarak ele almaktır. Bu kapsamda çalışmanın sınırlılığını oluşturan enstalasyon sanatçılarından, özellikle malzeme olarak tekstil ürünlerini kullanan sanatçılar konuya dahil edilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden gözleme ve yoruma dayalı betimsel analiz kullanılan bu çalışmada; Anish Kapoor, Christo & Jeanne Claude, Do Ho Suh, Ernesto Neto isimli sanatçılar seçilmiş ve eserleri incelenmiştir. Bu kapsamda; eser-mekân analizi(mekânsal yüzey kullanımı, malzeme, aydınlatma ve tekstil) ve tekstil malzeme kullanımı(yüzey, renk, doku ve sanat eseri kavramsal açılımı) başlıkları altında irdelenmiştir. Sonuç olarak bu çalışmanın; enstalasyon sanatının, tekstil malzemesi ve mekân kavramı bütünlüğü ile ele alınarak farklı bir bakış açısı geliştirmesi ve mekân kavramına sanatsal bir yaklaşım sunması ile gelecek çalışmalara kaynak olması amaçlanmıştır.
{"title":"Mekân ve Enstalasyon Kavramı İlişkisi: Tekstil Malzemesinin Yeri","authors":"Serap Küre, Handan ÖZSIRKINTI KASAP","doi":"10.18603/sanatvetasarim.1404949","DOIUrl":"https://doi.org/10.18603/sanatvetasarim.1404949","url":null,"abstract":"Bu araştırmada; mekân ve enstalasyon sanatı kavramlarının birbiriyle ilişkisi ile birlikte tekstil malzemesinin kullanımını incelenmektedir. Enstalasyon sanatının amacı mekânı (bireysel ve kamusal alan dışında) sanat ürünü olarak ele almaktır. Bu kapsamda çalışmanın sınırlılığını oluşturan enstalasyon sanatçılarından, özellikle malzeme olarak tekstil ürünlerini kullanan sanatçılar konuya dahil edilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden gözleme ve yoruma dayalı betimsel analiz kullanılan bu çalışmada; Anish Kapoor, Christo & Jeanne Claude, Do Ho Suh, Ernesto Neto isimli sanatçılar seçilmiş ve eserleri incelenmiştir. Bu kapsamda; eser-mekân analizi(mekânsal yüzey kullanımı, malzeme, aydınlatma ve tekstil) ve tekstil malzeme kullanımı(yüzey, renk, doku ve sanat eseri kavramsal açılımı) başlıkları altında irdelenmiştir. Sonuç olarak bu çalışmanın; enstalasyon sanatının, tekstil malzemesi ve mekân kavramı bütünlüğü ile ele alınarak farklı bir bakış açısı geliştirmesi ve mekân kavramına sanatsal bir yaklaşım sunması ile gelecek çalışmalara kaynak olması amaçlanmıştır.","PeriodicalId":342724,"journal":{"name":"Sanat ve Tasarım Dergisi","volume":"16 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-11-10","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139280720","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-11-08DOI: 10.18603/sanatvetasarim.1404964
Ebru Coruh, Dilara Nur Atalan
Her kültürün kendine ait motifleri, desenleri, sembol ve simgeleri bulunmaktadır. Bu motifler ait oldukları medeniyetin kültürü, inanışları, efsane ve mitleri hakkında bilgiler verir. Uzun yıllardır aktarılarak günümüze gelen motiflerden bir kısmı tek bir millet ile özdeşleşmiş, bir kısmı da birçok milletin ortak noktası haline gelmiştir. Farklı inançlar ve farklı zevk unsurları sebebi ile motiflerin birçoğu zaman içerisinde, kültürlerarası etkileşim sonucunda değişikliğe uğramıştır. Birbirlerinden etkilenerek farklı tarz ve üsluplar ile yorumlanan motifler günümüzde pek çok alanda tercih edilmekte ve tasarımcılara ilham kaynağı olmaktadır. Bu çalışma kapsamında “çintemani” ve “bulut” motifleri ele alınarak ejderha motifi ve art deco sanat akımı eşliğinde yorumlanmıştır. Bu motifler geleneksel Türk sanatları ve Uzak Doğu sanatlarında uzun yıllardır kullanılmaktadır. Farklı iki kültürün ortak motiflerinden biri olarak, minyatür ve çini sanatlarında en çok tercih edilen motiflerin başında gelmektedir. Bu çalışmada yeni ve özgün bir tasarım ortaya çıkarılarak, eskiz çalışması, dijital renklendirmesi ve dijital olarak ürün üzerinde sunumu gösterilmiştir.
{"title":"Art Deco Sanat Akımı ile “Bulut” ve “Çintemani” Motiflerinin Yeni Tasarımlarda Kullanımı","authors":"Ebru Coruh, Dilara Nur Atalan","doi":"10.18603/sanatvetasarim.1404964","DOIUrl":"https://doi.org/10.18603/sanatvetasarim.1404964","url":null,"abstract":"Her kültürün kendine ait motifleri, desenleri, sembol ve simgeleri bulunmaktadır. Bu motifler ait oldukları medeniyetin kültürü, inanışları, efsane ve mitleri hakkında bilgiler verir. Uzun yıllardır aktarılarak günümüze gelen motiflerden bir kısmı tek bir millet ile özdeşleşmiş, bir kısmı da birçok milletin ortak noktası haline gelmiştir. Farklı inançlar ve farklı zevk unsurları sebebi ile motiflerin birçoğu zaman içerisinde, kültürlerarası etkileşim sonucunda değişikliğe uğramıştır. Birbirlerinden etkilenerek farklı tarz ve üsluplar ile yorumlanan motifler günümüzde pek çok alanda tercih edilmekte ve tasarımcılara ilham kaynağı olmaktadır. Bu çalışma kapsamında “çintemani” ve “bulut” motifleri ele alınarak ejderha motifi ve art deco sanat akımı eşliğinde yorumlanmıştır. Bu motifler geleneksel Türk sanatları ve Uzak Doğu sanatlarında uzun yıllardır kullanılmaktadır. Farklı iki kültürün ortak motiflerinden biri olarak, minyatür ve çini sanatlarında en çok tercih edilen motiflerin başında gelmektedir. Bu çalışmada yeni ve özgün bir tasarım ortaya çıkarılarak, eskiz çalışması, dijital renklendirmesi ve dijital olarak ürün üzerinde sunumu gösterilmiştir.","PeriodicalId":342724,"journal":{"name":"Sanat ve Tasarım Dergisi","volume":"51 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-11-08","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139282628","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-11-05DOI: 10.18603/sanatvetasarim.1404920
Merve EKİZ KAYA
İnsanoğlu varolduğundan bu yana, görsel ile ilişkisinin varlığı, tarihsel kanıtlarla çeşitli kaynaklarda görülmektedir. Özellikle Sanayi Devrimi ile yaşanan sosyo-kültürel dönüşüm ve modernleşme süreci içerisinde, görsel nesnelerin somut olarak çeşitlenmesi, nesnenin farklı formlarda yeniden tasarlanma ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Bu anlamda insan doğasında görme ile başlayan, kültürel olgularla bütünleşik görsel kültür ürünleri, tasarım ile iç içe geçmiştir. Araştırma, görsel kültürün ortaya çıkışı ve çeşitlenmesi, teknolojiye paralel olarak gelişim ve yayılma alanı bulması, tasarım ürünlerinin görsel olarak etkilenmesi süreçlerinin eleştirel olarak incelenmesi amacıyla oluşturulmuştur. Tasarım kültürünün doğası gereği insanın gelişimi ve kültürel olayların dayandığı temel noktalar esas alındığından, araştırma yöntemi olarak nitel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma, antropoloji temelinde kültürel olguların değerlendirilmesi merkeze alınarak oluşturulmuştur. Bu epistemolojik dönüşüm içinde ele alınan araştırma konusu, literatüre ve kavramların doğduğu söylemlere odaklandığından doküman analizi yapılmıştır. Araştırma, tasarım alanında gelişme ve yeniliklerin çeşitleneceği doğrultusunda, tasarım alanında görsel olana odaklandığından ve açılımları konusunun sürdürülebilirliği bakımından önem taşımaktadır.
{"title":"Görsel Kültürün Kültürel Biçim Olarak Tasarıma Yansıması ve Tasarım Kültürü","authors":"Merve EKİZ KAYA","doi":"10.18603/sanatvetasarim.1404920","DOIUrl":"https://doi.org/10.18603/sanatvetasarim.1404920","url":null,"abstract":"İnsanoğlu varolduğundan bu yana, görsel ile ilişkisinin varlığı, tarihsel kanıtlarla çeşitli kaynaklarda görülmektedir. Özellikle Sanayi Devrimi ile yaşanan sosyo-kültürel dönüşüm ve modernleşme süreci içerisinde, görsel nesnelerin somut olarak çeşitlenmesi, nesnenin farklı formlarda yeniden tasarlanma ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Bu anlamda insan doğasında görme ile başlayan, kültürel olgularla bütünleşik görsel kültür ürünleri, tasarım ile iç içe geçmiştir. Araştırma, görsel kültürün ortaya çıkışı ve çeşitlenmesi, teknolojiye paralel olarak gelişim ve yayılma alanı bulması, tasarım ürünlerinin görsel olarak etkilenmesi süreçlerinin eleştirel olarak incelenmesi amacıyla oluşturulmuştur. Tasarım kültürünün doğası gereği insanın gelişimi ve kültürel olayların dayandığı temel noktalar esas alındığından, araştırma yöntemi olarak nitel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma, antropoloji temelinde kültürel olguların değerlendirilmesi merkeze alınarak oluşturulmuştur. Bu epistemolojik dönüşüm içinde ele alınan araştırma konusu, literatüre ve kavramların doğduğu söylemlere odaklandığından doküman analizi yapılmıştır. Araştırma, tasarım alanında gelişme ve yeniliklerin çeşitleneceği doğrultusunda, tasarım alanında görsel olana odaklandığından ve açılımları konusunun sürdürülebilirliği bakımından önem taşımaktadır.","PeriodicalId":342724,"journal":{"name":"Sanat ve Tasarım Dergisi","volume":"45 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-11-05","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139289316","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}