首页 > 最新文献

Akademik Gastroenteroloji Dergisi最新文献

英文 中文
The use of pediatric fall risk assessment tool in gastrointestinal endoscopic procedures: A prospective study 在胃肠内镜手术中使用儿童跌倒风险评估工具:一项前瞻性研究
Pub Date : 2023-08-11 DOI: 10.17941/agd.1346736
N. Yalçın, M. Göktaş, E. Gümüş
Background and Aims: The aim of this study is to evaluate the fall risk with Humpty Dumpty Fall Scale and determine related risk factors in pediatric patients undergoing gastrointestinal endoscopy. Materials and Methods: A prospective descriptive study was conducted in a large tertiary pediatric hospital. Patients' demographics, type of endoscopy, duration of endoscopic procedures, type of procedural sedation, doses of administered drugs during anesthesia, and post-procedure Humpty Dumpty Fall Scale scores were collected. Post-hoc and logistic regression analyses were performed to identify within-group differences and independent predictors of patient outcomes. Results: One hundred ninety-two pediatric patients (54.2% female) with a mean (standard deviation) age of 11.16 (5.32) years were admitted for a diagnostic gastrointestinal endoscopy. During procedures, the most commonly administered sedatives were midazolam (98.9%), propofol (96.9%), fentanyl (63.0%), and ketamine (34.9%). According to the Humpty Dumpty Fall Scale, 148 (77.1%) patients had a high risk for falls. No falls after endoscopic procedures was observed in the patients. When the predictive factors determining being at high-risk for falls were examined, the simultaneous application of esophagogastroduodenoscopy and colonoscopy under the same procedural sedation increases the risk of being high-risk 5.2 times compared to the performing esophagogastroduodenoscopy alone (p = 0.047). Conclusion: To the best of our knowledge, this is the first study evaluating the use of Humpty Dumpty Fall Scale to predict falls in pediatric patients undergoing gastrointestinal endoscopy with procedural sedation. Although 77.1% of the patients were found to be at high risk for falls, there was no fall event after the endoscopic procedures due to precautionary measures. Our results indicate that pediatric patients undergoing gastrointestinal endoscopy with sedation are at increased risk of falling and preventive measures should be taken.
背景与目的:本研究的目的是利用Humpty Dumpty跌倒量表评估儿童胃肠内镜检查患者的跌倒风险,并确定相关危险因素。材料与方法:在某大型三级儿科医院进行前瞻性描述性研究。收集患者的人口统计资料、内镜检查类型、内镜手术持续时间、手术镇静类型、麻醉期间给药剂量和手术后跌倒量表评分。进行事后和逻辑回归分析,以确定组内差异和患者预后的独立预测因素。结果:192例儿童患者(54.2%为女性)接受了胃肠内镜诊断,平均(标准差)年龄为11.16(5.32)岁。在手术过程中,最常用的镇静剂是咪达唑仑(98.9%)、异丙酚(96.9%)、芬太尼(63.0%)和氯胺酮(34.9%)。根据Humpty Dumpty跌倒量表,148例(77.1%)患者有跌倒的高风险。内窥镜手术后未观察到患者跌倒。当检查判定跌倒高危的预测因素时,在相同的手术镇静下同时进行食管胃十二指肠镜和结肠镜检查,其发生跌倒的风险是单独进行食管胃十二指肠镜检查的5.2倍(p = 0.047)。结论:据我们所知,这是第一个评估使用Humpty Dumpty跌倒量表来预测接受胃肠内窥镜检查并应用程序镇静的儿科患者跌倒的研究。虽然77.1%的患者被发现有跌倒的高风险,但由于采取了预防措施,内镜手术后没有发生跌倒事件。我们的研究结果表明,镇静下接受胃肠内镜检查的儿童患者摔倒的风险增加,应采取预防措施。
{"title":"The use of pediatric fall risk assessment tool in gastrointestinal endoscopic procedures: A prospective study","authors":"N. Yalçın, M. Göktaş, E. Gümüş","doi":"10.17941/agd.1346736","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/agd.1346736","url":null,"abstract":"Background and Aims: The aim of this study is to evaluate the fall risk with Humpty Dumpty Fall Scale and determine related risk factors in pediatric patients undergoing gastrointestinal endoscopy. Materials and Methods: A prospective descriptive study was conducted in a large tertiary pediatric hospital. Patients' demographics, type of endoscopy, duration of endoscopic procedures, type of procedural sedation, doses of administered drugs during anesthesia, and post-procedure Humpty Dumpty Fall Scale scores were collected. Post-hoc and logistic regression analyses were performed to identify within-group differences and independent predictors of patient outcomes. Results: One hundred ninety-two pediatric patients (54.2% female) with a mean (standard deviation) age of 11.16 (5.32) years were admitted for a diagnostic gastrointestinal endoscopy. During procedures, the most commonly administered sedatives were midazolam (98.9%), propofol (96.9%), fentanyl (63.0%), and ketamine (34.9%). According to the Humpty Dumpty Fall Scale, 148 (77.1%) patients had a high risk for falls. No falls after endoscopic procedures was observed in the patients. When the predictive factors determining being at high-risk for falls were examined, the simultaneous application of esophagogastroduodenoscopy and colonoscopy under the same procedural sedation increases the risk of being high-risk 5.2 times compared to the performing esophagogastroduodenoscopy alone (p = 0.047). Conclusion: To the best of our knowledge, this is the first study evaluating the use of Humpty Dumpty Fall Scale to predict falls in pediatric patients undergoing gastrointestinal endoscopy with procedural sedation. Although 77.1% of the patients were found to be at high risk for falls, there was no fall event after the endoscopic procedures due to precautionary measures. Our results indicate that pediatric patients undergoing gastrointestinal endoscopy with sedation are at increased risk of falling and preventive measures should be taken.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-08-11","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"126860373","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Çölyak hastalarında serum hepsidin düzeylerinin değerlendirilmesi ve demir parametreleri ile ilişkisi
Pub Date : 2023-08-08 DOI: 10.17941/agd.1348832
Çağlar Keski̇n, Gülin Keskin, Mehmet Ci̇ndoruk
Giriş ve Amaç: Çölyak hastalarında demir eksikliği anemisi sıklıkla görülmektedir. Hepsidin demir metabolizmasında ve emiliminde önemli rolü olan bir proteindir. Literatürde çölyak hastalarında hepsidin düzeylerinin incelendiği sınırlı sayıda araştırma vardır ve bu araştırmalarda farklı sonuçlar elde edilmiştir. Bu çalışmada çölyak hastaları ve sağlıklı kontrollerde hepsidin düzeylerini karşılaştırmak ve demir parametreleriyle ilişkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Tüm hastalar için çölyak hastalığı tanısı serolojik testler, klinik ve endoskopik bulgulara dayandırılarak konulmuştur. Hastaların kan örnekleri ilk başvuruda alınarak analiz zamanına kadar saklanmıştır. Bunlara ek olarak tam kan sayımı parametreleri, serum demir, serum demir bağlama kapasitesi, ferritin düzeyleri gibi demir parametreleri, C-reaktif protein, eritrosit sedimentasyon hızı, serum eritropoetin ve serum hepsidin düzeyleri de çalışılmıştır. Hastaların demografik verileri, klinik bulguları, patoloji sonuçları hastane veri sisteminden alınarak kaydedilmiştir. Tüm parameteler açısından sağlıklı kontrol ve hasta grupları arasında karşılaştırma yapılmış ve serum hepsidin düzeyleri ile korelasyonları değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 39 yeni tanı çölyak hastası ve 30 sağlıklı kontrol dahil edildi. Hasta grubunun büyük çoğunluğu kadındı (%73). Tanıda 39 hastanın 18’inde demir eksikliği anemisi tespit edildi (%46). Serum hepsidin düzeyleri çölyak hastalarında sağlıklı kontrollere göre daha düşüktü [sırasıyla, 10031 (811 - 74147) pg/ml ve 20199 (4506 - 89163) pg/ml; p = 0.031). Anemisi olan çölyak hastalarında anemisi olmayanlara göre serum hepsidin düzeyleri açısından istatistiksel anlamlı farklılık saptanmadı (p = 0.5). Çölyak hastalarında hepsidin düzeyleri ferritin, transferrin satürasyonu ile pozitif korelasyon gösterdi [sırasıyla; (r = 0.752, p < 0.001), (r = 0.456, p = 0.004)]. Sonuç: Çölyak hastalarında demir eksikliği anemisi sıklıkla görülmektedir. Hepsidin düzeyleri çölyak hastalığında sağlıklı kontrollere göre düşük bulunmuştur. Hepsidin, çölyak hastalarında demir metabolizmasının önemli bir düzenleyici aktörü olarak değerlendirilmiştir.
导言和目的:乳糜泻患者经常出现缺铁性贫血。肝素是一种蛋白质,在铁的代谢和吸收中发挥着重要作用。文献中分析乳糜泻患者肝素水平的研究数量有限,研究结果也不尽相同。在本研究中,我们旨在比较乳糜泻患者和健康对照组的糙皮素水平,并评估其与铁参数的关系。材料和方法:所有患者的乳糜泻诊断均基于血清学检测、临床和内窥镜检查结果。患者的血样在初次就诊时采集,并保存至分析时。此外,还分析了全血细胞计数参数、铁参数(如血清铁、血清铁结合能力和铁蛋白水平)、C 反应蛋白、红细胞沉降率、血清促红细胞生成素和血清降血脂素水平。人口统计学数据、临床结果和病理结果均从医院数据系统中获取并记录在案。对健康对照组和患者组的所有参数进行了比较,并评估了与血清降血脂素水平的相关性。研究结果研究包括 39 名新确诊的乳糜泻患者和 30 名健康对照组。大部分患者为女性(73%)。39 名患者中有 18 人(46%)在确诊时发现缺铁性贫血。乳糜泻患者的血清血红素水平低于健康对照组 [分别为 10031 (811 - 74147) pg/ml 和 20199 (4506 - 89163) pg/ml; p = 0.031]。与无贫血的乳糜泻患者相比,贫血乳糜泻患者的血清庚甙水平没有明显的统计学差异(p = 0.5)。在乳糜泻患者中,肝磷脂水平与铁蛋白和转铁蛋白饱和度呈正相关[(r = 0.752,p < 0.001),(r = 0.456,p = 0.004)]。结论乳糜泻患者经常出现缺铁性贫血。与健康对照组相比,乳糜泻患者的肝苷水平较低。肝苷被评估为乳糜泻患者铁代谢的重要调节剂。
{"title":"Çölyak hastalarında serum hepsidin düzeylerinin değerlendirilmesi ve demir parametreleri ile ilişkisi","authors":"Çağlar Keski̇n, Gülin Keskin, Mehmet Ci̇ndoruk","doi":"10.17941/agd.1348832","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/agd.1348832","url":null,"abstract":"Giriş ve Amaç: Çölyak hastalarında demir eksikliği anemisi sıklıkla görülmektedir. Hepsidin demir metabolizmasında ve emiliminde önemli rolü olan bir proteindir. Literatürde çölyak hastalarında hepsidin düzeylerinin incelendiği sınırlı sayıda araştırma vardır ve bu araştırmalarda farklı sonuçlar elde edilmiştir. Bu çalışmada çölyak hastaları ve sağlıklı kontrollerde hepsidin düzeylerini karşılaştırmak ve demir parametreleriyle ilişkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Tüm hastalar için çölyak hastalığı tanısı serolojik testler, klinik ve endoskopik bulgulara dayandırılarak konulmuştur. Hastaların kan örnekleri ilk başvuruda alınarak analiz zamanına kadar saklanmıştır. Bunlara ek olarak tam kan sayımı parametreleri, serum demir, serum demir bağlama kapasitesi, ferritin düzeyleri gibi demir parametreleri, C-reaktif protein, eritrosit sedimentasyon hızı, serum eritropoetin ve serum hepsidin düzeyleri de çalışılmıştır. Hastaların demografik verileri, klinik bulguları, patoloji sonuçları hastane veri sisteminden alınarak kaydedilmiştir. Tüm parameteler açısından sağlıklı kontrol ve hasta grupları arasında karşılaştırma yapılmış ve serum hepsidin düzeyleri ile korelasyonları değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 39 yeni tanı çölyak hastası ve 30 sağlıklı kontrol dahil edildi. Hasta grubunun büyük çoğunluğu kadındı (%73). Tanıda 39 hastanın 18’inde demir eksikliği anemisi tespit edildi (%46). Serum hepsidin düzeyleri çölyak hastalarında sağlıklı kontrollere göre daha düşüktü [sırasıyla, 10031 (811 - 74147) pg/ml ve 20199 (4506 - 89163) pg/ml; p = 0.031). Anemisi olan çölyak hastalarında anemisi olmayanlara göre serum hepsidin düzeyleri açısından istatistiksel anlamlı farklılık saptanmadı (p = 0.5). Çölyak hastalarında hepsidin düzeyleri ferritin, transferrin satürasyonu ile pozitif korelasyon gösterdi [sırasıyla; (r = 0.752, p < 0.001), (r = 0.456, p = 0.004)]. Sonuç: Çölyak hastalarında demir eksikliği anemisi sıklıkla görülmektedir. Hepsidin düzeyleri çölyak hastalığında sağlıklı kontrollere göre düşük bulunmuştur. Hepsidin, çölyak hastalarında demir metabolizmasının önemli bir düzenleyici aktörü olarak değerlendirilmiştir.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"364 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-08-08","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"131680292","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Unusual esophageal foreign body: Metal bottle cap 异常食管异物:金属瓶盖
Pub Date : 2023-08-03 DOI: 10.17941/agd.1408073
Halil Çapar, Şehmus Ölmez, Duran Deha Çeti̇n, Mustafa Muslu, B. Sarıtaş
Foreign body of esophagus is frequently an emergency encountered in gastroenter-oogy clinic practice. Endoscopic treatment is effective and safe. Metal bottle cap is rarely swallowed. Metal bottle cap extraction presents a challenge in the manage-ment also, endoscopic treatment should be done quickly since metal bottle cap is quite large and sharp object. Here, we presented a very rare cause foreign body -a metal bottle cap- in the upper esophagus which was extracted using alligator jaw grasping forceps.
食管异物是消化内科临床中经常遇到的急症。内窥镜治疗既有效又安全。金属瓶盖很少被吞食。金属瓶盖的取出给治疗带来了挑战,而且由于金属瓶盖是相当大且锋利的物体,内窥镜治疗应迅速进行。在这里,我们展示了一个非常罕见的食管上段异物--金属瓶盖,使用鳄鱼钳将其取出。
{"title":"Unusual esophageal foreign body: Metal bottle cap","authors":"Halil Çapar, Şehmus Ölmez, Duran Deha Çeti̇n, Mustafa Muslu, B. Sarıtaş","doi":"10.17941/agd.1408073","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/agd.1408073","url":null,"abstract":"Foreign body of esophagus is frequently an emergency encountered in gastroenter-oogy clinic practice. Endoscopic treatment is effective and safe. Metal bottle cap is rarely swallowed. Metal bottle cap extraction presents a challenge in the manage-ment also, endoscopic treatment should be done quickly since metal bottle cap is quite large and sharp object. Here, we presented a very rare cause foreign body -a metal bottle cap- in the upper esophagus which was extracted using alligator jaw grasping forceps.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"9 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-08-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139351855","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Farklı görünür diffüzyon katsayısı değerlerinin pediatrik abdomen ve pelvisin solid malign ve benign tümörlerini ayırt etmedeki yeri
Pub Date : 2023-07-29 DOI: 10.17941/agd.1348973
Buğra Kaan Aşilioğlu, Çiğdem Öztunali
Background and Aims: Diffusion-weighted magnetic resonance imaging is a non-invasive method that can be used in the characterization of tumors, by the quantification of highly cellular tumor components with the use of region of interest measurements on the generated apparent diffusion coefficient maps. The diffusion characteristics of the solid benign tumors of the abdomen and pelvis in children, and the role of apparent diffusion coefficient values in distinguishing solid malignant from solid benign tumors are not well defined. Materials and Method: This study retrospectively evaluated the role of different fractions of the measured and calculated apparent diffusion coefficient values in 49 children with a solid mass lesion of the abdomen or pelvis to determine whether those values allow for distinguishing malignant from benign solid lesions. A subgroup evaluation included the analysis of the apparent diffusion coefficient values in distinguishing Wilms tumor from neuroblastoma. Results: All fractions of apparent diffusion coefficient values were statistically significantly lower in the solid malignant tumors than in the solid benign tumors, with the mean normalized apparent diffusion coefficient values having higher sensitivity and specificity rates. The apparent diffusion coefficient values did not significantly differ between Wilms tumor and neuroblastoma. Conclusions: Apparent diffusion coefficient values can help differentiate malignant from benign solid tumors. Their role can be limited in differentiating Wilms tumor from neuroblastoma.
背景和目的:扩散加权磁共振成像是一种非侵入性的方法,可用于肿瘤的表征,通过在生成的表观扩散系数图上使用感兴趣区域测量来量化高度细胞化的肿瘤成分。儿童腹部和骨盆实性良性肿瘤的扩散特征以及表观扩散系数值在区分实性良恶性肿瘤中的作用尚不明确。材料和方法:本研究回顾性评估了49例腹部或骨盆实性肿块病变儿童中不同分量的测量和计算表观扩散系数值的作用,以确定这些值是否允许区分恶性和良性实性病变。亚组评价包括表观扩散系数值的分析,以区分Wilms肿瘤和神经母细胞瘤。结果:实性恶性肿瘤的视扩散系数各分量值均低于实性良性肿瘤,且平均归一化视扩散系数值具有更高的敏感性和特异性。淋巴母细胞瘤与神经母细胞瘤的表观扩散系数差异无统计学意义。结论:表观扩散系数值可用于实体瘤的良恶性鉴别。它们在鉴别母细胞瘤和母细胞瘤方面的作用有限。
{"title":"Farklı görünür diffüzyon katsayısı değerlerinin pediatrik abdomen ve pelvisin solid malign ve benign tümörlerini ayırt etmedeki yeri","authors":"Buğra Kaan Aşilioğlu, Çiğdem Öztunali","doi":"10.17941/agd.1348973","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/agd.1348973","url":null,"abstract":"Background and Aims: Diffusion-weighted magnetic resonance imaging is a non-invasive method that can be used in the characterization of tumors, by the quantification of highly cellular tumor components with the use of region of interest measurements on the generated apparent diffusion coefficient maps. The diffusion characteristics of the solid benign tumors of the abdomen and pelvis in children, and the role of apparent diffusion coefficient values in distinguishing solid malignant from solid benign tumors are not well defined. Materials and Method: This study retrospectively evaluated the role of different fractions of the measured and calculated apparent diffusion coefficient values in 49 children with a solid mass lesion of the abdomen or pelvis to determine whether those values allow for distinguishing malignant from benign solid lesions. A subgroup evaluation included the analysis of the apparent diffusion coefficient values in distinguishing Wilms tumor from neuroblastoma. Results: All fractions of apparent diffusion coefficient values were statistically significantly lower in the solid malignant tumors than in the solid benign tumors, with the mean normalized apparent diffusion coefficient values having higher sensitivity and specificity rates. The apparent diffusion coefficient values did not significantly differ between Wilms tumor and neuroblastoma. Conclusions: Apparent diffusion coefficient values can help differentiate malignant from benign solid tumors. Their role can be limited in differentiating Wilms tumor from neuroblastoma.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"73 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-07-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"126514477","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Lokal ileri mide kanserlerinde en-blok multiorgan rezeksiyonu yapılan hastaların erken ve geç dönem sonuçları ve bu sonuçlara etki eden faktörler 局部晚期胃癌多器官全切除术患者的早期和晚期疗效及其影响因素
Pub Date : 2023-07-24 DOI: 10.17941/agd.1336914
Osman Aydin, Yiğit Mehmet Özgün, Volkan Öter, Muhammet Kadri Çolakoğlu, Erol Pi̇şki̇n, Erdem Kaki̇l, Gökhan Uçar, E. Bostanci
Background and Aims: The aim of this study is to examine the early and late results of patients with adjacent organ invasion (cT4b) who were operated for locally advanced gastric cancer in a high-volume center and to investigate the factors affecting survival. Material and Methods: Patients who underwent gastrectomy and en-bloc adjacent organ resection due to locally advanced gastric cancer between 2015 and 2019 were included in the study. Results: Radical gastrectomy and en-bloc additional organ resection were performed in 54 patients out of 435 patients who were operated for gastric cancer due to clinical T4b tumors. The mean age of all patients was 61.87 ± 12.67years. The median survival was found to be 16.5 (1 - 72) months. First-year survival was achieved in 37 (68.5%) patients, three-year survival in 11 (20.3%) and five-year survival in only 4 (7.4%) patients. Considering the factors affecting long-term survival, it was seen that postoperative complications affected survival significantly (p = 0.04). We found that performing R1 resection (p = 0.001), large tumor diameter (p = 0.02), presence of lymphovascular invasion (p = 0.024) and presence of perineural invasion (p = 0.024) adversely affected long-term survival. Conclusion: Adequate lymph node dissection and en bloc R0 resection with adjacent organ are important for long-term survival in patients with clinical T4b gastric cancer. Surgery should be performed regardless of the T-stage of the tumor. In this respect, surgery performed with adequate R0 resection can be considered as an independent prognostic factor affecting survival. Other factors affecting long-term survival are lymph node metastasis, tumor size, post-operative complications, and vascular and perineural invasion.
背景与目的:本研究的目的是在高容量中心研究局部进展期胃癌患者行邻近器官侵犯(cT4b)手术的早期和晚期结果,并探讨影响生存的因素。材料与方法:纳入2015 - 2019年因局部进展期胃癌行胃切除术和整体邻近器官切除术的患者。结果:435例因临床T4b肿瘤而行胃癌手术的患者中,54例行根治性胃切除术和整体附加器官切除术。患者平均年龄为61.87±12.67岁。中位生存期为16.5(1 - 72)个月。37例(68.5%)患者实现了第一年生存,11例(20.3%)患者实现了三年生存,只有4例(7.4%)患者实现了五年生存。考虑到影响长期生存的因素,术后并发症显著影响生存(p = 0.04)。我们发现进行R1切除(p = 0.001)、大肿瘤直径(p = 0.02)、存在淋巴血管侵犯(p = 0.024)和存在神经周围侵犯(p = 0.024)对长期生存有不利影响。结论:充分的淋巴结清扫和邻近器官整体切除对临床T4b胃癌患者的长期生存至关重要。无论肿瘤的t期如何,都应进行手术。在这方面,手术进行充分的R0切除可以被认为是影响生存的独立预后因素。其他影响长期生存的因素包括淋巴结转移、肿瘤大小、术后并发症以及血管和神经周围的侵犯。
{"title":"Lokal ileri mide kanserlerinde en-blok multiorgan rezeksiyonu yapılan hastaların erken ve geç dönem sonuçları ve bu sonuçlara etki eden faktörler","authors":"Osman Aydin, Yiğit Mehmet Özgün, Volkan Öter, Muhammet Kadri Çolakoğlu, Erol Pi̇şki̇n, Erdem Kaki̇l, Gökhan Uçar, E. Bostanci","doi":"10.17941/agd.1336914","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/agd.1336914","url":null,"abstract":"Background and Aims: The aim of this study is to examine the early and late results of patients with adjacent organ invasion (cT4b) who were operated for locally advanced gastric cancer in a high-volume center and to investigate the factors affecting survival. Material and Methods: Patients who underwent gastrectomy and en-bloc adjacent organ resection due to locally advanced gastric cancer between 2015 and 2019 were included in the study. Results: Radical gastrectomy and en-bloc additional organ resection were performed in 54 patients out of 435 patients who were operated for gastric cancer due to clinical T4b tumors. The mean age of all patients was 61.87 ± 12.67years. The median survival was found to be 16.5 (1 - 72) months. First-year survival was achieved in 37 (68.5%) patients, three-year survival in 11 (20.3%) and five-year survival in only 4 (7.4%) patients. Considering the factors affecting long-term survival, it was seen that postoperative complications affected survival significantly (p = 0.04). We found that performing R1 resection (p = 0.001), large tumor diameter (p = 0.02), presence of lymphovascular invasion (p = 0.024) and presence of perineural invasion (p = 0.024) adversely affected long-term survival. Conclusion: Adequate lymph node dissection and en bloc R0 resection with adjacent organ are important for long-term survival in patients with clinical T4b gastric cancer. Surgery should be performed regardless of the T-stage of the tumor. In this respect, surgery performed with adequate R0 resection can be considered as an independent prognostic factor affecting survival. Other factors affecting long-term survival are lymph node metastasis, tumor size, post-operative complications, and vascular and perineural invasion.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"64 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-07-24","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"134458614","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Üst gastrointestinal sistem kanaması ile başvuran hastalarda başvuru laktat düzeyi ve nötrofil-lenfosit oranının mortalite ile ilişkisi 上消化道出血患者入院时乳酸水平和中性粒细胞与淋巴细胞比率与死亡率的关系
Pub Date : 2023-07-05 DOI: 10.17941/agd.1348928
Mustafa Çomoğlu, Fatih Acehan
Giriş ve Amaç: Akut üst gastrointestinal sistem kanaması ile başvuran hastalarda, başvuru anında hastalık ciddiyetini belirlemek ve uygun müdahalelerde bulunmak prognoz açısından oldukça önemlidir. Bu sebeple birçok prognostik skorlama sistemi geliştirilmiştir. Bu çalışmadaki amacımız klinik kullanımı oldukça kolay olan başvuru laktat düzeyinin hastane içi mortaliteyi öngörme yeteneğini değerlendirmek ve mortalite ile ilişkili diğer parametreleri araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışma Mart 2020 - Mart 2023 arasında üst gastrointestinal sistem kanaması ile başvuran 154 hasta dahil edilerek retrospektif olarak gerçekleştirilmiştir. Hastaların klinik, demografik ve laboratuvar bulguları değerlendirilerek hastane içi ölüm için bağımsız prediktörler belirlendi ve bu prediktörlerin tahmin yetenekleri incelendi. Bulgular: Toplam 154 hastanın 99'u (%64.3) erkek, 55'i (%35.7) kadındı. Çalışma popülasyonunun ortalama yaşı 67.2 ± 17.8 idi. Hastane içi mortalite 19 (%12.3) hastada gelişti. Başvurudaki nötrofil-lenfosit oranı (OR: 1.149, %95 GA:1.077 - 1.226), albümin (OR: 0.089, %95 GA: 0.021 - 0.367) ve laktat (OR: 1.202, %95 GA: 1.031 - 1.402) çok değişkenli regresyon analizinde hastane içi ölüm için bağımsız prediktörler olarak saptandı. ROC analizinde nötrofil-lenfosit oranı, albümin ve laktat kombinasyonunun hastane içi ölüm için eğri altındaki alan değeri 0.974 (%95 GA: 0.950 - 0.998) olarak bulundu. Sonuç: Başvuru laktat, nötrofil-lenfosit oranı ve albümin düzeyi hastane içi mortaliteyi predikte eden bağımsız risk faktörleri olarak bulundu.
导言和目的:对于急性上消化道出血患者,在发病时确定疾病的严重程度并根据预后采取适当的干预措施非常重要。为此,人们开发了许多预后评分系统。本研究旨在评估临床上非常容易使用的入院乳酸水平预测院内死亡率的能力,并调查与死亡率相关的其他参数。材料和方法:本研究采用回顾性方法,纳入了 2020 年 3 月至 2023 年 3 月期间收治的 154 例上消化道出血患者。评估了患者的临床、人口统计学和实验室检查结果,确定了院内死亡率的独立预测因素,并分析了这些预测因素的预测能力。研究结果在154名患者中,99名(64.3%)为男性,55名(35.7%)为女性。研究对象的平均年龄为 67.2 ± 17.8 岁。19例(12.3%)患者出现院内死亡。在多变量回归分析中发现,入院时的中性粒细胞与淋巴细胞比率(OR:1.149,95% CI:1.077 - 1.226)、白蛋白(OR:0.089,95% CI:0.021 - 0.367)和乳酸(OR:1.202,95% CI:1.031 - 1.402)是院内死亡率的独立预测因素。在 ROC 分析中,中性粒细胞与淋巴细胞比率、白蛋白和乳酸盐的组合对院内死亡的曲线下面积值为 0.974(95% CI:0.950 - 0.998)。结论入院乳酸、中性粒细胞与淋巴细胞比率和白蛋白水平是预测院内死亡率的独立风险因素。
{"title":"Üst gastrointestinal sistem kanaması ile başvuran hastalarda başvuru laktat düzeyi ve nötrofil-lenfosit oranının mortalite ile ilişkisi","authors":"Mustafa Çomoğlu, Fatih Acehan","doi":"10.17941/agd.1348928","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/agd.1348928","url":null,"abstract":"Giriş ve Amaç: Akut üst gastrointestinal sistem kanaması ile başvuran hastalarda, başvuru anında hastalık ciddiyetini belirlemek ve uygun müdahalelerde bulunmak prognoz açısından oldukça önemlidir. Bu sebeple birçok prognostik skorlama sistemi geliştirilmiştir. Bu çalışmadaki amacımız klinik kullanımı oldukça kolay olan başvuru laktat düzeyinin hastane içi mortaliteyi öngörme yeteneğini değerlendirmek ve mortalite ile ilişkili diğer parametreleri araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışma Mart 2020 - Mart 2023 arasında üst gastrointestinal sistem kanaması ile başvuran 154 hasta dahil edilerek retrospektif olarak gerçekleştirilmiştir. Hastaların klinik, demografik ve laboratuvar bulguları değerlendirilerek hastane içi ölüm için bağımsız prediktörler belirlendi ve bu prediktörlerin tahmin yetenekleri incelendi. Bulgular: Toplam 154 hastanın 99'u (%64.3) erkek, 55'i (%35.7) kadındı. Çalışma popülasyonunun ortalama yaşı 67.2 ± 17.8 idi. Hastane içi mortalite 19 (%12.3) hastada gelişti. Başvurudaki nötrofil-lenfosit oranı (OR: 1.149, %95 GA:1.077 - 1.226), albümin (OR: 0.089, %95 GA: 0.021 - 0.367) ve laktat (OR: 1.202, %95 GA: 1.031 - 1.402) çok değişkenli regresyon analizinde hastane içi ölüm için bağımsız prediktörler olarak saptandı. ROC analizinde nötrofil-lenfosit oranı, albümin ve laktat kombinasyonunun hastane içi ölüm için eğri altındaki alan değeri 0.974 (%95 GA: 0.950 - 0.998) olarak bulundu. Sonuç: Başvuru laktat, nötrofil-lenfosit oranı ve albümin düzeyi hastane içi mortaliteyi predikte eden bağımsız risk faktörleri olarak bulundu.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"16 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-07-05","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"134085135","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Ülseratif kolit aktivitesi ve şiddetinin invaziv olmayan biyobelirteçler ile değerlendirilmesi
Pub Date : 2023-06-21 DOI: 10.17941/agd.1348965
İlyas Tenli̇k, Orhan Coşkun, M. Çapraz, Volkan Gökbulut, Ö. Öztürk
Giriş ve Amaç: Bu çalışmamızda, ülseratif kolit hastalık aktivitesinin belirlenmesinde nötrofil/lenfosit oranı, platelet/lenfosit oranı, monosit/lenfosit oranı ve C-reaktif protein/albümin oranının rolünü değerlendirdik. Gereç ve Yöntem: Ülseratif kolit tanısı ile takip ettiğimiz 18 yaş üstü hastalar retrospektif olarak tarandı. Yaş, cinsiyet, komorbid hastalıklar açısından farklılığı ortadan kaldırmak için aynı hastaların endoskopik remisyon ve aktivasyon dönemlerindeki laboratuvar ve tedavi verileri karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışma kriterlerine uygun olan 87 hasta çalışmaya alındı. Hastaların %69’u erkek, %31’i kadındı. En sık sol tip (%48.3) tutulum saptandı ve aktif dönemde median endoskopik aktivite indeksi 8’di (6-12). Endoskopik olarak aktif hastalık döneminde istatistiksel açıdan lökosit, nötrofil, monosit, trombosit, sedimentasyon, C-reaktif protein düzeyi anlamlı olarak yüksekken, hemoglobin ve albümin düzeyleri anlamlı olarak düşüktü (p < 0.05). Median platelet/lenfosit oranı [152.4 (70.1 - 422.7) ve 137.5 (36 - 1212), p = 0.009)], monosit/lenfosit oranı [(0.06 (0.01 - 1.54) ve 0.04 (0.01 – 0.9), p = 0.03], nötrofil/lenfosit oranı [2.47 (0.73 - 9.92) ve 2.08 (0.55 - 6.54), p = 0.007] ve C-reaktif protein/albümin oranının [2.3 (0.1-80) ve 0.51 (0.04 - 8.48), p < 0.001] değerleri aktif hastalık döneminde hastalığın inaktif olduğu döneme göre anlamlı olarak daha yüksek saptandı. Yapılan ROC analizde nötrofil/lenfosit oranı ve C-reaktif protein/albümin oranının endoskopik aktif hastalığı tahmin etmede yararlı olduğu, platelet/lenfosit oranı ve monosit/lenfosit oranının ise aktif hastalığı göstermede faydalı olmadığı tespit edildi. Nötrofil/lenfosit oranı için eşik değer 2.35 alındığında aktif hastalık için sensitivite %59.8, spesifite %66.7, eğri altında kalan alan 0.619 saptandı (p = 0.007). C-reaktif protein/albümin oranı için eşik değer 0.87 alındığında aktif hastalık için sensitivite %74.7, spesifite %72.4, eğri altında kalan alan 0.806 saptandı (p < 0.001). Sonuç: Ülseratif kolit hastalarında nötrofil/lenfosit oranı, platelet/lenfosit oranı, monosit/lenfosit oranı, C-reaktif protein/albümin oranı değerleri aktif hastalıkta anlamlı olarak yükselmekle birlikte, endoskopik aktif hastalığın tahmininde sadece nötrofil/lenfosit oranı ve C-reaktif protein/albümin oranı yeterli sensitivite ve spesifiteye sahiptir.
导言和目的:在这项研究中,我们评估了中性粒细胞/淋巴细胞比率、血小板/淋巴细胞比率、单核细胞/淋巴细胞比率和 C 反应蛋白/白蛋白比率在确定溃疡性结肠炎疾病活动性中的作用。 材料和方法:对 18 岁以上确诊为溃疡性结肠炎的患者进行回顾性研究。比较同一患者在内镜缓解期和激活期的实验室和治疗数据,以消除年龄、性别和合并疾病的差异。结果研究共纳入了 87 名符合研究标准的患者。69%的患者为男性,31%为女性。最常见的受累类型是左侧(48.3%),活动期内镜活动指数中位数为 8(6-12)。在内镜活动期,白细胞、中性粒细胞、单核细胞、血小板、血沉和 C 反应蛋白水平显著升高,而血红蛋白和白蛋白水平显著降低(P < 0.05)。血小板/淋巴细胞比率中位数[152.4(70.1 - 422.7)和 137.5(36 - 1212),p = 0.009)],单核细胞/淋巴细胞比率中位数[(0.06(0.01 - 1.54)和 0.04(0.01 - 0.9),p = 0.03],中性粒细胞/淋巴细胞比率中位数[2.47(0.73 - 9.92)和 2.08(0.55 - 6.54),p = 0.007]和 C 反应蛋白/白蛋白比值[2.3(0.1-80)和 0.51(0.04 - 8.48),p < 0.001]值在疾病活动期明显高于疾病非活动期。在 ROC 分析中发现,中性粒细胞/淋巴细胞比值和 C 反应蛋白/白蛋白比值有助于预测内镜下活动性疾病,而血小板/淋巴细胞比值和单核细胞/淋巴细胞比值则无助于预测活动性疾病。当中性粒细胞/淋巴细胞比值的阈值为 2.35 时,活动性疾病的敏感性、特异性和曲线下面积分别为 59.8%、66.7% 和 0.619(p = 0.007)。当 C 反应蛋白/白蛋白比值的临界值为 0.87 时,活动性疾病的敏感性为 74.7%,特异性为 72.4%,曲线下面积为 0.806(p < 0.001)。结论虽然中性粒细胞/淋巴细胞比值、血小板/淋巴细胞比值、单核细胞/淋巴细胞比值、C反应蛋白/白蛋白比值在溃疡性结肠炎患者活动性疾病中显著升高,但只有中性粒细胞/淋巴细胞比值和C反应蛋白/白蛋白比值在预测内镜下活动性疾病方面具有足够的敏感性和特异性。
{"title":"Ülseratif kolit aktivitesi ve şiddetinin invaziv olmayan biyobelirteçler ile değerlendirilmesi","authors":"İlyas Tenli̇k, Orhan Coşkun, M. Çapraz, Volkan Gökbulut, Ö. Öztürk","doi":"10.17941/agd.1348965","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/agd.1348965","url":null,"abstract":"Giriş ve Amaç: Bu çalışmamızda, ülseratif kolit hastalık aktivitesinin belirlenmesinde nötrofil/lenfosit oranı, platelet/lenfosit oranı, monosit/lenfosit oranı ve C-reaktif protein/albümin oranının rolünü değerlendirdik. Gereç ve Yöntem: Ülseratif kolit tanısı ile takip ettiğimiz 18 yaş üstü hastalar retrospektif olarak tarandı. Yaş, cinsiyet, komorbid hastalıklar açısından farklılığı ortadan kaldırmak için aynı hastaların endoskopik remisyon ve aktivasyon dönemlerindeki laboratuvar ve tedavi verileri karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışma kriterlerine uygun olan 87 hasta çalışmaya alındı. Hastaların %69’u erkek, %31’i kadındı. En sık sol tip (%48.3) tutulum saptandı ve aktif dönemde median endoskopik aktivite indeksi 8’di (6-12). Endoskopik olarak aktif hastalık döneminde istatistiksel açıdan lökosit, nötrofil, monosit, trombosit, sedimentasyon, C-reaktif protein düzeyi anlamlı olarak yüksekken, hemoglobin ve albümin düzeyleri anlamlı olarak düşüktü (p < 0.05). Median platelet/lenfosit oranı [152.4 (70.1 - 422.7) ve 137.5 (36 - 1212), p = 0.009)], monosit/lenfosit oranı [(0.06 (0.01 - 1.54) ve 0.04 (0.01 – 0.9), p = 0.03], nötrofil/lenfosit oranı [2.47 (0.73 - 9.92) ve 2.08 (0.55 - 6.54), p = 0.007] ve C-reaktif protein/albümin oranının [2.3 (0.1-80) ve 0.51 (0.04 - 8.48), p < 0.001] değerleri aktif hastalık döneminde hastalığın inaktif olduğu döneme göre anlamlı olarak daha yüksek saptandı. Yapılan ROC analizde nötrofil/lenfosit oranı ve C-reaktif protein/albümin oranının endoskopik aktif hastalığı tahmin etmede yararlı olduğu, platelet/lenfosit oranı ve monosit/lenfosit oranının ise aktif hastalığı göstermede faydalı olmadığı tespit edildi. Nötrofil/lenfosit oranı için eşik değer 2.35 alındığında aktif hastalık için sensitivite %59.8, spesifite %66.7, eğri altında kalan alan 0.619 saptandı (p = 0.007). C-reaktif protein/albümin oranı için eşik değer 0.87 alındığında aktif hastalık için sensitivite %74.7, spesifite %72.4, eğri altında kalan alan 0.806 saptandı (p < 0.001). Sonuç: Ülseratif kolit hastalarında nötrofil/lenfosit oranı, platelet/lenfosit oranı, monosit/lenfosit oranı, C-reaktif protein/albümin oranı değerleri aktif hastalıkta anlamlı olarak yükselmekle birlikte, endoskopik aktif hastalığın tahmininde sadece nötrofil/lenfosit oranı ve C-reaktif protein/albümin oranı yeterli sensitivite ve spesifiteye sahiptir.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"6 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-21","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"131676438","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Is screening for celiac disease in children with chronic constipation a rational approach? 对患有慢性便秘的儿童进行乳糜泻筛查是否合理?
Pub Date : 2023-06-04 DOI: 10.17941/agd.1321313
Melike Arslan, Coşkun Fırat Özkeçeci̇, Deniz Yaprak, N. Balamtekin
Giriş ve Amaç: Kronik kabızlık çocukluk çağında en sık görülen yakınmalardan birisidir ve yüksek sağlık harcamalarına neden olur. Sınırlı sayıda çalışmanın sonuçlarına göre, bazı araştırmacılar ve kılavuzlar kronik kabızlığı olan tüm hastalarda organik nedenlerin dışlanması gerektiğini önerirken, bazı araştırmalar bunun maliyet etkin bir yaklaşım olmadığını savunmaktadır. Kabızlık, çölyak hastalığının başvuru semptomlarından biri olduğundan, organik nedenlerin dışlanması sürecinde kronik kabızlığı olan hastalar çölyak antikorları ile taranabilir. Gereç ve Yöntem: Çalışma kapsamında Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Gastroenteroloji polikliniğine 2017-2020 yılları arasında başvuran kronik kabızlığı olan toplam 1128 hasta geriye dönük olarak değerlendirildi. Çölyak hastalığı açısından serolojik tarama yapılan hasta sayısı 675 (%59.8) idi. Bulgular: Kronik kabızlığı olan hastaların ortalama yaşı 7.8 ± 4.9 yaş (dağılım 1-18) olup 617'si (%54.7) kızdı. Çölyak hastalığı serolojik taraması yapılan 675 hasta içerisinde çölyak antikor pozitifliği oranı %4.7 (n=32) ve biyopsi ile kanıtlanmış çölyak hastalığı oranı %3.3 idi. Bu oran sağlıklı Türk çocuklarındaki çölyak hastalığı prevalansından (%0.45) istatiksel olarak anlamlı düzeyde farklıydı (p < 0.001). Çölyak hastalığı taramasının kronik kabızlığı olan hastalar için toplam fatura ücretleri 37 000 TL olarak hesaplandı. Yeterli bir ulusal hasta bilgi paylaşım ağının olmaması nedeniyle çölyak hastalığı taraması yapılan 675 hastanın 56'sında 2 kez, 9'unda ise 3 kez çölyak antikor panelinin gereksiz yere bakıldığı saptanmış ve bunun sonucunda 3250 TL ek maliyet ortaya çıkmıştır. Sonuç: Çalışmamızın sonuçları, kronik kabızlığı olan hastalarda çölyak hastalığı prevalansının sağlıklı popülasyona göre anlamlı derecede yüksek olduğunu ve tarama maliyetinin çok yüksek olmadığını göstermektedir. Tanı konmayan Çölyak hastalarının kronik sonuçları ve tekrarlayan başvuruları maliyeti artıracağı için kronik kabızlığı olan hastalarda çölyak hastalığı taraması faydalı olacaktır.
{"title":"Is screening for celiac disease in children with chronic constipation a rational approach?","authors":"Melike Arslan, Coşkun Fırat Özkeçeci̇, Deniz Yaprak, N. Balamtekin","doi":"10.17941/agd.1321313","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/agd.1321313","url":null,"abstract":"Giriş ve Amaç: Kronik kabızlık çocukluk çağında en sık görülen yakınmalardan birisidir ve yüksek sağlık harcamalarına neden olur. Sınırlı sayıda çalışmanın sonuçlarına göre, bazı araştırmacılar ve kılavuzlar kronik kabızlığı olan tüm hastalarda organik nedenlerin dışlanması gerektiğini önerirken, bazı araştırmalar bunun maliyet etkin bir yaklaşım olmadığını savunmaktadır. Kabızlık, çölyak hastalığının başvuru semptomlarından biri olduğundan, organik nedenlerin dışlanması sürecinde kronik kabızlığı olan hastalar çölyak antikorları ile taranabilir. Gereç ve Yöntem: Çalışma kapsamında Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk Gastroenteroloji polikliniğine 2017-2020 yılları arasında başvuran kronik kabızlığı olan toplam 1128 hasta geriye dönük olarak değerlendirildi. Çölyak hastalığı açısından serolojik tarama yapılan hasta sayısı 675 (%59.8) idi. Bulgular: Kronik kabızlığı olan hastaların ortalama yaşı 7.8 ± 4.9 yaş (dağılım 1-18) olup 617'si (%54.7) kızdı. Çölyak hastalığı serolojik taraması yapılan 675 hasta içerisinde çölyak antikor pozitifliği oranı %4.7 (n=32) ve biyopsi ile kanıtlanmış çölyak hastalığı oranı %3.3 idi. Bu oran sağlıklı Türk çocuklarındaki çölyak hastalığı prevalansından (%0.45) istatiksel olarak anlamlı düzeyde farklıydı (p < 0.001). Çölyak hastalığı taramasının kronik kabızlığı olan hastalar için toplam fatura ücretleri 37 000 TL olarak hesaplandı. Yeterli bir ulusal hasta bilgi paylaşım ağının olmaması nedeniyle çölyak hastalığı taraması yapılan 675 hastanın 56'sında 2 kez, 9'unda ise 3 kez çölyak antikor panelinin gereksiz yere bakıldığı saptanmış ve bunun sonucunda 3250 TL ek maliyet ortaya çıkmıştır. Sonuç: Çalışmamızın sonuçları, kronik kabızlığı olan hastalarda çölyak hastalığı prevalansının sağlıklı popülasyona göre anlamlı derecede yüksek olduğunu ve tarama maliyetinin çok yüksek olmadığını göstermektedir. Tanı konmayan Çölyak hastalarının kronik sonuçları ve tekrarlayan başvuruları maliyeti artıracağı için kronik kabızlığı olan hastalarda çölyak hastalığı taraması faydalı olacaktır.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"53 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-04","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"116266224","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Çölyak hastalığında Helicobacter pylori enfeksiyonu sıklığı
Pub Date : 2023-05-18 DOI: 10.17941/agd.1338538
Muhammed Kaya, Melis Bektaş, Mesut Sezi̇kli̇
Giriş ve Amaç: Helicobacter pylori tüm dünyada ve Türkiye'de en yaygın kronik enfeksiyon etkenidir ve ülkemizdeki prevalansı %80'ler civarındadır. Öncelikle mide mukozasına tutunarak çeşitli gastroduodenal hastalıklara yol açmaktadır. Peptik ülser, gastrik MALT lenfoma, gastrik adenokanser gibi hastalıkları artırdığı bilinmekle birlikte, astım, eozinofilik özofajit ve çölyak hastalığı gibi bazı hastalıklara karşı da koruyucu olabileceği düşünülmektedir. Biz de bu çalışmamızda kliniğimizde takipli çölyak hastalarında Helicobacter pylori sıklığını değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya histolojik inceleme ile tanı almış 90 çölyak hastası dahil edildi. Kontrol grubu olarak herhangi bir nedenle üst gastrointestinal sistem endoskopileri yapılarak biyopsileri yapılmış 108 hasta alındı. Hasta ve kontrol gruplarına ait veriler retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Çölyak hastaları arasında Helicobacter pylori 90 hastadan 37’sinde (%41.1) pozitif, kontrol grubunda 108 hastadan 63’ünde (%58.3) pozitif saptandı. Çölyak hasta grubunda Helicobacter pylori sıklığı kontrol grubuna oranla anlamlı olarak daha azdı (p: 0.016). Sonuç: Çölyak hastalığı olanlarda Helicobacter pylori sıklığı literatür verileriyle de uyumlu olarak olmayanlara göre anlamlı düzeyde düşük saptanmıştır. Bu durum Helicobacter pylori varlığının çölyak hastalığı üzerine koruyucu etkileri olabileceği yönündeki fikirleri desteklemektedir. Bu ilişkinin netleştirilmesi ve olası mekanizmaların belirlenebilmesi için ileri çalışmalara halen ihtiyaç duyulmaktadır.
{"title":"Çölyak hastalığında Helicobacter pylori enfeksiyonu sıklığı","authors":"Muhammed Kaya, Melis Bektaş, Mesut Sezi̇kli̇","doi":"10.17941/agd.1338538","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/agd.1338538","url":null,"abstract":"Giriş ve Amaç: Helicobacter pylori tüm dünyada ve Türkiye'de en yaygın kronik enfeksiyon etkenidir ve ülkemizdeki prevalansı %80'ler civarındadır. Öncelikle mide mukozasına tutunarak çeşitli gastroduodenal hastalıklara yol açmaktadır. Peptik ülser, gastrik MALT lenfoma, gastrik adenokanser gibi hastalıkları artırdığı bilinmekle birlikte, astım, eozinofilik özofajit ve çölyak hastalığı gibi bazı hastalıklara karşı da koruyucu olabileceği düşünülmektedir. Biz de bu çalışmamızda kliniğimizde takipli çölyak hastalarında Helicobacter pylori sıklığını değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya histolojik inceleme ile tanı almış 90 çölyak hastası dahil edildi. Kontrol grubu olarak herhangi bir nedenle üst gastrointestinal sistem endoskopileri yapılarak biyopsileri yapılmış 108 hasta alındı. Hasta ve kontrol gruplarına ait veriler retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Çölyak hastaları arasında Helicobacter pylori 90 hastadan 37’sinde (%41.1) pozitif, kontrol grubunda 108 hastadan 63’ünde (%58.3) pozitif saptandı. Çölyak hasta grubunda Helicobacter pylori sıklığı kontrol grubuna oranla anlamlı olarak daha azdı (p: 0.016). Sonuç: Çölyak hastalığı olanlarda Helicobacter pylori sıklığı literatür verileriyle de uyumlu olarak olmayanlara göre anlamlı düzeyde düşük saptanmıştır. Bu durum Helicobacter pylori varlığının çölyak hastalığı üzerine koruyucu etkileri olabileceği yönündeki fikirleri desteklemektedir. Bu ilişkinin netleştirilmesi ve olası mekanizmaların belirlenebilmesi için ileri çalışmalara halen ihtiyaç duyulmaktadır.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"314 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-05-18","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"115440402","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Acute phosphate nephropathy: Two case reports and review of the literature 急性磷酸盐肾病:两例报告及文献复习
Pub Date : 2023-04-30 DOI: 10.17941/agd.1276934
Gamze Ergün Sezer, Arzu Özdemir, A. Dirim, Erdem Baran, M. Yılmaz
Fosfat nefropatisi; fosfat kristallerinin renal tübülleri etkilemesiyle oluşan önce akut, sonrasında kronik böbrek hasarı ile seyreden bir klinik tablodur. Kolonoskopi birçok endikasyonla sık olarak kullanılan bir yöntemdir. İşlem öncesinde hazırlık amaçlı kullanılan oral fosfat içerikli pürgatifler bu tablonun gelişimine yol açmaktadır. Nefropati gelişme riski yüksek olan gruplarda, fosfat içermeyen pürgatiflerin kullanılması önerilmektedir. Fosfat nefropatisi tedavisinde temel yaklaşım hasarın gelişimini önlemektir. Biz bu yazımızda, oral sodyum fosfat ile kolonoskopi yapılan ve işlem sonrası fosfat nefropatisi ile uyumlu akut böbrek hasarı gelişen iki vakayı sunmayı amaçladık.
磷酸盐肾病是一种临床症状,其特点是磷酸盐结晶影响肾小管,首先造成急性肾损害,然后造成慢性肾损害。结肠镜检查是许多适应症的常用检查方法。术前准备时口服含磷酸盐的泻药会导致这种情况的发生。对于肾病高危人群,建议使用不含磷酸盐的漱口水。治疗磷酸盐肾病的主要方法是预防损害的发生。本文旨在介绍两个病例,他们在接受结肠镜检查时口服了磷酸钠,术后出现了与磷酸盐肾病相符的急性肾损伤。
{"title":"Acute phosphate nephropathy: Two case reports and review of the literature","authors":"Gamze Ergün Sezer, Arzu Özdemir, A. Dirim, Erdem Baran, M. Yılmaz","doi":"10.17941/agd.1276934","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/agd.1276934","url":null,"abstract":"Fosfat nefropatisi; fosfat kristallerinin renal tübülleri etkilemesiyle oluşan önce akut, sonrasında kronik böbrek hasarı ile seyreden bir klinik tablodur. Kolonoskopi birçok endikasyonla sık olarak kullanılan bir yöntemdir. İşlem öncesinde hazırlık amaçlı kullanılan oral fosfat içerikli pürgatifler bu tablonun gelişimine yol açmaktadır. Nefropati gelişme riski yüksek olan gruplarda, fosfat içermeyen pürgatiflerin kullanılması önerilmektedir. Fosfat nefropatisi tedavisinde temel yaklaşım hasarın gelişimini önlemektir. Biz bu yazımızda, oral sodyum fosfat ile kolonoskopi yapılan ve işlem sonrası fosfat nefropatisi ile uyumlu akut böbrek hasarı gelişen iki vakayı sunmayı amaçladık.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-04-30","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"130602082","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
期刊
Akademik Gastroenteroloji Dergisi
全部 Acc. Chem. Res. ACS Applied Bio Materials ACS Appl. Electron. Mater. ACS Appl. Energy Mater. ACS Appl. Mater. Interfaces ACS Appl. Nano Mater. ACS Appl. Polym. Mater. ACS BIOMATER-SCI ENG ACS Catal. ACS Cent. Sci. ACS Chem. Biol. ACS Chemical Health & Safety ACS Chem. Neurosci. ACS Comb. Sci. ACS Earth Space Chem. ACS Energy Lett. ACS Infect. Dis. ACS Macro Lett. ACS Mater. Lett. ACS Med. Chem. Lett. ACS Nano ACS Omega ACS Photonics ACS Sens. ACS Sustainable Chem. Eng. ACS Synth. Biol. Anal. Chem. BIOCHEMISTRY-US Bioconjugate Chem. BIOMACROMOLECULES Chem. Res. Toxicol. Chem. Rev. Chem. Mater. CRYST GROWTH DES ENERG FUEL Environ. Sci. Technol. Environ. Sci. Technol. Lett. Eur. J. Inorg. Chem. IND ENG CHEM RES Inorg. Chem. J. Agric. Food. Chem. J. Chem. Eng. Data J. Chem. Educ. J. Chem. Inf. Model. J. Chem. Theory Comput. J. Med. Chem. J. Nat. Prod. J PROTEOME RES J. Am. Chem. Soc. LANGMUIR MACROMOLECULES Mol. Pharmaceutics Nano Lett. Org. Lett. ORG PROCESS RES DEV ORGANOMETALLICS J. Org. Chem. J. Phys. Chem. J. Phys. Chem. A J. Phys. Chem. B J. Phys. Chem. C J. Phys. Chem. Lett. Analyst Anal. Methods Biomater. Sci. Catal. Sci. Technol. Chem. Commun. Chem. Soc. Rev. CHEM EDUC RES PRACT CRYSTENGCOMM Dalton Trans. Energy Environ. Sci. ENVIRON SCI-NANO ENVIRON SCI-PROC IMP ENVIRON SCI-WAT RES Faraday Discuss. Food Funct. Green Chem. Inorg. Chem. Front. Integr. Biol. J. Anal. At. Spectrom. J. Mater. Chem. A J. Mater. Chem. B J. Mater. Chem. C Lab Chip Mater. Chem. Front. Mater. Horiz. MEDCHEMCOMM Metallomics Mol. Biosyst. Mol. Syst. Des. Eng. Nanoscale Nanoscale Horiz. Nat. Prod. Rep. New J. Chem. Org. Biomol. Chem. Org. Chem. Front. PHOTOCH PHOTOBIO SCI PCCP Polym. Chem.
×
引用
GB/T 7714-2015
复制
MLA
复制
APA
复制
导出至
BibTeX EndNote RefMan NoteFirst NoteExpress
×
0
微信
客服QQ
Book学术公众号 扫码关注我们
反馈
×
意见反馈
请填写您的意见或建议
请填写您的手机或邮箱
×
提示
您的信息不完整,为了账户安全,请先补充。
现在去补充
×
提示
您因"违规操作"
具体请查看互助需知
我知道了
×
提示
现在去查看 取消
×
提示
确定
Book学术官方微信
Book学术文献互助
Book学术文献互助群
群 号:481959085
Book学术
文献互助 智能选刊 最新文献 互助须知 联系我们:info@booksci.cn
Book学术提供免费学术资源搜索服务,方便国内外学者检索中英文文献。致力于提供最便捷和优质的服务体验。
Copyright © 2023 Book学术 All rights reserved.
ghs 京公网安备 11010802042870号 京ICP备2023020795号-1