首页 > 最新文献

Akademik Gastroenteroloji Dergisi最新文献

英文 中文
Beslenme desteğine yeni başlanan hastaları nazogastrik sondayla taburcu etmek uygun bir yaklaşım mı?
Pub Date : 2019-09-15 DOI: 10.17941/agd.619163
Feyzi Bostan, A. Çekin, A. Çalışkan, Seyit Uyar, F. Harmandar
Giris ve Amac: Basta geriatri, noroloji ve onkoloji hasta gruplarinda olmak uzere cesitli nedenlerle oral yoldan beslenemeyen hastalar, nazogastrik sonda, perkutan endoskopik gastrostomi ve perkutan endoskopik jejunostomi gibi yapay yollarla enteral yoldan beslenmektedirler. Genel uygulama, hastalarin nazogastrik sondayla beslenmeye baslanip, daha sonra kalici beslenme yollari olan perkutan endoskopik gastrostomi veya jejunostomiye degistirilmesi seklindedir. Kalici beslenme yollarina gecilmesi zamanlamasi konusunda kilavuzlar olmasina ragmen, bu konuda kafa karisikligi vardir. Biz bu calismamizda 6 aylik zaman dilimi icerisinde nazogastrik sonda ile beslenmeye baslanarak taburcu edilen 61 hastayi beslenme yolu degisiklikleri acisindan degerlendirmeyi amacladik. Gerec ve Yontem: Antalya Egitim ve Arastirma Hastanesinde Haziran 2015-Aralik 2015 zaman dilimi icerisinde ic hastaliklari klinigi, tibbi onkoloji klinigi, noroloji kliniklerinde yatan, altta yatan hastaliklari nedeniyle oral yoldan beslenemeyen ve nutrisyon ekibi tarafindan nazogastrik sonda ile beslenmeye baslanip, nazogastrik tup ile taburcu edilen 61 hasta ardisik sirayla calismaya dahil edildi. Bulgular: Calismaya aldigimiz hastalarin 35’i (%57.4) erkek, 25’i (%42.6) kadindi. Calisma zaman dilimi sonunda 20 (%41.6)  hasta exitus oldu. 12 (19.7) hastaya perkutan endoskopik gastrostomi acildi. 16 (%26.2) hasta nazogastrik sondadan ayrilarak oral yoldan beslenmeye basladi. 13 (%21.3) hasta nazogastrik sondayla beslenmeye devam ediyordu. Hastalarda nazogastrik sonda kalis suresi ortalama 34.93±40.98 gun, medyan 30.0 gun (min: 2 gun, max: 180 gun, aralik: 178 gun) olarak saptandi. Sonuc: Takip edilen 61 hastanin sadece 12 (19.7%) tanesine perkutan endoskopik gastrostomi acilmis olmasi, bunun yaninda hastalarin 16’sinin (26.2%) oral yoldan beslenmeye gecmis olmasi hastalarin nazogastrik sondayla taburcu edilip beslenme yolu degisikliklerine takipte karar verilmesinin dogru bir yaklasim oldugu kanatine varmamiza neden oldu.
导言和目的:因各种原因无法经口进食的患者,尤其是老年病科、神经内科和肿瘤科患者群体,可通过人工方法(如鼻胃导管、经皮内镜胃造口术和经皮内镜空肠造口术)获得肠内营养。一般的做法是先用鼻胃导管给病人喂食,然后改用经皮内镜胃造口术或空肠造口术,这是永久性的喂食途径。虽然有指南规定了改用永久性喂食途径的时机,但在这个问题上仍存在混乱。在这项研究中,我们旨在评估 61 名出院后使用鼻胃导管进食的患者在 6 个月内进食途径的变化情况。 材料和方法:将 2015 年 6 月至 2015 年 12 月期间在安塔利亚教育与研究医院内科门诊、肿瘤内科门诊和神经内科门诊住院的 61 名患者纳入研究,这些患者因基础疾病无法进行口服喂养,由营养团队开始使用鼻胃导管喂养,出院时使用鼻胃管喂养。研究结果在纳入研究的患者中,男性 35 人(57.4%),女性 25 人(42.6%)。研究结束时,20 名(41.6%)患者退出研究。12(19.7%)名患者接受了经皮内镜胃造瘘术。16(26.2%)名患者脱离鼻胃导管,开始口服喂食。13(21.3%)名患者继续使用鼻胃导管进食。鼻胃导管的平均留置时间为(34.93±40.98)天,中位数为 30.0 天(最少:2 天,最多:180 天,范围:178 天)。结论61 名患者中仅有 12 人(19.7%)接受了经皮内镜胃造瘘术,16 人(26.2%)改用口服喂养,这一事实让我们得出结论:让患者带着鼻胃导管出院,并在随访期间决定改变喂养方式是正确的做法。
{"title":"Beslenme desteğine yeni başlanan hastaları nazogastrik sondayla taburcu etmek uygun bir yaklaşım mı?","authors":"Feyzi Bostan, A. Çekin, A. Çalışkan, Seyit Uyar, F. Harmandar","doi":"10.17941/agd.619163","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/agd.619163","url":null,"abstract":"Giris ve Amac: Basta geriatri, noroloji ve onkoloji hasta gruplarinda olmak uzere cesitli nedenlerle oral yoldan beslenemeyen hastalar, nazogastrik sonda, perkutan endoskopik gastrostomi ve perkutan endoskopik jejunostomi gibi yapay yollarla enteral yoldan beslenmektedirler. Genel uygulama, hastalarin nazogastrik sondayla beslenmeye baslanip, daha sonra kalici beslenme yollari olan perkutan endoskopik gastrostomi veya jejunostomiye degistirilmesi seklindedir. Kalici beslenme yollarina gecilmesi zamanlamasi konusunda kilavuzlar olmasina ragmen, bu konuda kafa karisikligi vardir. Biz bu calismamizda 6 aylik zaman dilimi icerisinde nazogastrik sonda ile beslenmeye baslanarak taburcu edilen 61 hastayi beslenme yolu degisiklikleri acisindan degerlendirmeyi amacladik. Gerec ve Yontem: Antalya Egitim ve Arastirma Hastanesinde Haziran 2015-Aralik 2015 zaman dilimi icerisinde ic hastaliklari klinigi, tibbi onkoloji klinigi, noroloji kliniklerinde yatan, altta yatan hastaliklari nedeniyle oral yoldan beslenemeyen ve nutrisyon ekibi tarafindan nazogastrik sonda ile beslenmeye baslanip, nazogastrik tup ile taburcu edilen 61 hasta ardisik sirayla calismaya dahil edildi. Bulgular: Calismaya aldigimiz hastalarin 35’i (%57.4) erkek, 25’i (%42.6) kadindi. Calisma zaman dilimi sonunda 20 (%41.6)  hasta exitus oldu. 12 (19.7) hastaya perkutan endoskopik gastrostomi acildi. 16 (%26.2) hasta nazogastrik sondadan ayrilarak oral yoldan beslenmeye basladi. 13 (%21.3) hasta nazogastrik sondayla beslenmeye devam ediyordu. Hastalarda nazogastrik sonda kalis suresi ortalama 34.93±40.98 gun, medyan 30.0 gun (min: 2 gun, max: 180 gun, aralik: 178 gun) olarak saptandi. Sonuc: Takip edilen 61 hastanin sadece 12 (19.7%) tanesine perkutan endoskopik gastrostomi acilmis olmasi, bunun yaninda hastalarin 16’sinin (26.2%) oral yoldan beslenmeye gecmis olmasi hastalarin nazogastrik sondayla taburcu edilip beslenme yolu degisikliklerine takipte karar verilmesinin dogru bir yaklasim oldugu kanatine varmamiza neden oldu.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"50 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-09-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"127084728","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 1
Çocuklardaki çölyak hastalığının annelerin yaşam kalitesi ve depresyon düzeylerine etkisi
Pub Date : 2019-09-15 DOI: 10.17941/agd.619639
Nergiz Sevinç, A. Öztürk, Eylem Sevinç
Giris ve Amac: Colyak hastaligi olan cocuklarin surekli olarak glutensiz diyete uyma zorunlulugu cocukla birlikte ailesine de psikososyal bir yuk getirmekte ve ozellikle cocugun birincil bakimindan sorumlu annelerin yasam kalitesini ve psikososyal durumlarini olumsuz etkileyebilmektedir. Bu calismada colyak hastaligi olan cocuklarin annelerinin, kontrol grubundaki cocuklarin anneleri ile karsilastirilarak, yasam kalitesinin ve depresyon duzeylerinin incelenmesi amaclanmistir. Gerec ve Yontem: Calisma Erciyes Universitesi Cocuk Sagligi ve Hastaliklari Anabilim Dali Gastroenteroloji Polikliniginde 1 Temmuz-31 Aralik 2015 tarihleri arasinda yapilmistir. Calisma grubuna; 93 colyak hastaligi olan cocugun annesi ile 93 saglam cocugun annesi olmak uzere toplam 186 anne alinmistir. Calismaya katilan tum annelerden sozlu onam alinarak, sosyodemografik veri formu, yasam kalitesi olcegi (SF-36) ve Beck Depresyon Olcegi yuz yuze gorusme teknigi ile uygulanmistir. Verilerin degerlendirilmesinde SPSS paket programi kullanilmistir. Istatistiksel analizlerde p<0.05 degerleri anlamli kabul edilmistir. Bulgular: Colyak hastaligi olan cocuklarin annelerinde kontrol grubundaki cocuklarin annelerine gore yasam kalitesi puanlari daha dusuk bulunmustur (Sirasiyla genel saglik (32 ve 44), fiziksel fonksiyonellik (50 ve 80), fiziksel rol guclugu (50 ve 100), mental saglik (48 ve 72), enerji (35 ve 60), emosyonel saglik (33.33 ve 100), bedensel agri (30 ve 70) ve sosyal fonksiyonellik (50 ve 62.50). Ozellikle egitim duzeyi dusuk olan, 4 ve uzeri cocuk sahibi olan, ekonomik durumu kotu olan ve herhangi bir iste calismayan colyakli cocuk annelerinde yasam kalitesi puanlari daha dusuk bulunmustur. Beck Depresyon Olcegine gore yapilan degerlendirmelerde de; colyakli cocuk annelerinde depresif belirti gorulme orani (%69.9) kontrol grubundaki annelere gore (%14.0) anlamli derecede yuksek bulunmustur. Yapilan ileri analizlerde; 41 yas ve uzerinde olan, 4 ve uzeri cocuk sahibi olan, ekonomik durumu kotu olan ve koy ve kasabalarda yasayan annelerde depresif belirti oranlari daha fazla bulunmustur.  Sonuc: Annelerin, kronik hastaligi olan cocugu ile ugrasirken yasam kalitelerinin ve beden-ruh sagliklarinin olumsuz yonde etkilendigi tespit edilmistir. Colyak hastaligi olan bir cocuk tespit edildiginde, annelerinin de yasam kalitelerinin korunmasi ya da ruhsal sikintilarla karsilasmalarinin onlenmesi acisindan takip edilmesinin ve destek olunmasinin yararli olacagi dusunulmektedir.
引言和目的:肠胃炎患儿必须坚持无麸质饮食,这给家庭和患儿都带来了心理负担,可能会对母亲的生活质量和心理状态产生不利影响,尤其是那些负责主要照顾患儿的母亲。本研究的目的是调查与对照组患儿母亲相比,罹患结肠炎患儿母亲的生活质量和抑郁程度。材料和方法:研究于 2015 年 7 月 1 日至 12 月 31 日在埃尔希耶斯大学儿科胃肠病综合诊所进行。共有 186 名母亲被纳入研究组,其中包括 93 名患有肠胃病儿童的母亲和 93 名健康儿童的母亲。在征得所有参与研究的母亲的口头同意后,通过面对面访谈技术对其进行了社会人口学数据表、生活质量问卷(SF-36)和贝克抑郁问卷调查。研究使用 SPSS 软件包对数据进行评估。在统计分析中,P<0.05 为差异显著。结果与对照组儿童的母亲相比,患有结肠炎儿童的母亲的生活质量得分较低(分别为一般健康(32 分和 44 分)、身体功能(50 分和 80 分)、身体角色困难(50 分和 100 分)、心理健康(48 分和 72 分)、精力(35 分和 60 分)、情绪健康(33.33 分和 100 分)、身体疼痛(30 分和 70 分)和社会功能(50 分和 62.50 分)。研究发现,教育程度较低、有 4 个或更多子女、经济状况较差和没有工作的患儿母亲的生活质量得分较低。根据贝克抑郁量表(Beck Depression Inventory),患儿母亲的抑郁症状发生率(69.9%)明显高于对照组(14.0%)。进一步的分析表明,年龄在 41 岁或以上、有 4 个或更多子女、经济状况不佳以及居住在城镇和乡村的母亲出现抑郁症状的比例更高。 结论研究发现,母亲在照顾患有慢性疾病的孩子时,其生活质量和身心健康都会受到负面影响。因此,当发现孩子患有胃肠病时,为了保护母亲的生活质量或防止她们出现精神问题,对她们进行跟踪和支持是有益的。
{"title":"Çocuklardaki çölyak hastalığının annelerin yaşam kalitesi ve depresyon düzeylerine etkisi","authors":"Nergiz Sevinç, A. Öztürk, Eylem Sevinç","doi":"10.17941/agd.619639","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/agd.619639","url":null,"abstract":"Giris ve Amac: Colyak hastaligi olan cocuklarin surekli olarak glutensiz diyete uyma zorunlulugu cocukla birlikte ailesine de psikososyal bir yuk getirmekte ve ozellikle cocugun birincil bakimindan sorumlu annelerin yasam kalitesini ve psikososyal durumlarini olumsuz etkileyebilmektedir. Bu calismada colyak hastaligi olan cocuklarin annelerinin, kontrol grubundaki cocuklarin anneleri ile karsilastirilarak, yasam kalitesinin ve depresyon duzeylerinin incelenmesi amaclanmistir. Gerec ve Yontem: Calisma Erciyes Universitesi Cocuk Sagligi ve Hastaliklari Anabilim Dali Gastroenteroloji Polikliniginde 1 Temmuz-31 Aralik 2015 tarihleri arasinda yapilmistir. Calisma grubuna; 93 colyak hastaligi olan cocugun annesi ile 93 saglam cocugun annesi olmak uzere toplam 186 anne alinmistir. Calismaya katilan tum annelerden sozlu onam alinarak, sosyodemografik veri formu, yasam kalitesi olcegi (SF-36) ve Beck Depresyon Olcegi yuz yuze gorusme teknigi ile uygulanmistir. Verilerin degerlendirilmesinde SPSS paket programi kullanilmistir. Istatistiksel analizlerde p<0.05 degerleri anlamli kabul edilmistir. Bulgular: Colyak hastaligi olan cocuklarin annelerinde kontrol grubundaki cocuklarin annelerine gore yasam kalitesi puanlari daha dusuk bulunmustur (Sirasiyla genel saglik (32 ve 44), fiziksel fonksiyonellik (50 ve 80), fiziksel rol guclugu (50 ve 100), mental saglik (48 ve 72), enerji (35 ve 60), emosyonel saglik (33.33 ve 100), bedensel agri (30 ve 70) ve sosyal fonksiyonellik (50 ve 62.50). Ozellikle egitim duzeyi dusuk olan, 4 ve uzeri cocuk sahibi olan, ekonomik durumu kotu olan ve herhangi bir iste calismayan colyakli cocuk annelerinde yasam kalitesi puanlari daha dusuk bulunmustur. Beck Depresyon Olcegine gore yapilan degerlendirmelerde de; colyakli cocuk annelerinde depresif belirti gorulme orani (%69.9) kontrol grubundaki annelere gore (%14.0) anlamli derecede yuksek bulunmustur. Yapilan ileri analizlerde; 41 yas ve uzerinde olan, 4 ve uzeri cocuk sahibi olan, ekonomik durumu kotu olan ve koy ve kasabalarda yasayan annelerde depresif belirti oranlari daha fazla bulunmustur.  Sonuc: Annelerin, kronik hastaligi olan cocugu ile ugrasirken yasam kalitelerinin ve beden-ruh sagliklarinin olumsuz yonde etkilendigi tespit edilmistir. Colyak hastaligi olan bir cocuk tespit edildiginde, annelerinin de yasam kalitelerinin korunmasi ya da ruhsal sikintilarla karsilasmalarinin onlenmesi acisindan takip edilmesinin ve destek olunmasinin yararli olacagi dusunulmektedir.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-09-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"129403526","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 1
Karaciğer sirozunda serum von Willebrand faktörü düzeyleri İle hepatik yetmezlik derecesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi 评估肝硬化患者血清冯-威廉因子水平与肝功能衰竭程度之间的关系
Pub Date : 2019-09-15 DOI: 10.17941/agd.625264
Süleyman Günay, Mustafa Yıldırım, Z. Paköz, Cemal Çekiç
Giris ve Amac: Karaciger sirozu olan hastalarda, karaciger yetmezligi derecesi ve prognozun on gorulmesinde gunumuzde Child-Pugh ve MELD (model of end stage liver disease) skorlari kullanilmaktadir. Asil olarak hemostazin saglanmasinda rol oynayan von Willebrand faktorun, karaciger hastaliklarinda serum duzeyi artmaktadir. Bu calismada sirozlu hastalarda serum von Willebrand faktor duzeyleri ile Child-Pugh, MELD ve sodyum-MELD skorlari karsilastirilarak von Willebrand faktorunun prognostik degerinin belirlenmesi amaclanmistir. Gerec ve Yontem: Calismaya karaciger sirozu olan 41 hasta alindi. Calismada degerlendirilen skorlama sistemlerinin belirlenmesi amaciyla klinik ve laboratuvar parametreleri kaydedildi. Takiben serum von Willebrand faktor duzeyleri ile Child-Pugh, MELD ve sodyum-MELD skorlari arasinda korelasyon analizleri yapildi. Serum von Willebrand faktorun prognostik degerinin belirlenmesi amaci ile ROC analizi yapildi. Bulgular: Hasta grubunda yapilan analizde median serum von Willebrand faktor duzeyi 176  olarak bulundu. von Willebrand faktor duzeyleri ile Child-Pugh, MELD ve sodyum-MELD skorlari arasinda yapilan korelasyon analizinde; pozitif yonlu anlamli bir korelasyon saptanmadi. Subgrup analizlerde; von Willebrand faktor ile serum bilirubin ve von Willebrand faktor duzeyleri arasinda istatistiksel olarak anlamli bir iliski tespit edildi. Sonuc: Bu calismadan elde edilen veriler isiginda; serum von Willebrand faktor duzeylerinin, karaciger sirozunun siddetinin belirlenmesinde ve prognozun on gorulmesinde etkili bir belirtec olduguna dair yeterli kanita ulasilamamistir.
导言和目的:Child-Pugh 和 MELD(终末期肝病模型)评分目前用于预测肝硬化患者的肝功能衰竭程度和预后。肝病患者血清中主要参与止血的冯-威廉因子水平会升高。本研究旨在通过比较肝硬化患者血清中 von Willebrand 因子水平与 Child-Pugh、MELD 和钠-MELD 评分,确定 von Willebrand 因子的预后价值。材料和方法:研究纳入了 41 名肝硬化患者。记录临床和实验室参数以确定研究中评估的评分系统。在血清 von Willebrand 因子水平与 Child-Pugh、MELD 和钠-MELD 评分之间进行相关性分析。进行了 ROC 分析,以确定血清 von Willebrand 因子的预后价值。结果显示在对患者组进行的分析中,血清中位 von Willebrand 因子水平为 176。 在对 von Willebrand 因子水平与 Child-Pugh、MELD 和钠-MELD 评分进行的相关性分析中,未发现显著的正相关性。在亚组分析中,von Willebrand因子与血清胆红素和von Willebrand因子水平之间存在统计学意义上的显著相关性。结论从本研究获得的数据来看,没有足够的证据表明血清中的 von Willebrand 因子水平是判断肝硬化严重程度和预测预后的有效指标。
{"title":"Karaciğer sirozunda serum von Willebrand faktörü düzeyleri İle hepatik yetmezlik derecesi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi","authors":"Süleyman Günay, Mustafa Yıldırım, Z. Paköz, Cemal Çekiç","doi":"10.17941/agd.625264","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/agd.625264","url":null,"abstract":"Giris ve Amac: Karaciger sirozu olan hastalarda, karaciger yetmezligi derecesi ve prognozun on gorulmesinde gunumuzde Child-Pugh ve MELD (model of end stage liver disease) skorlari kullanilmaktadir. Asil olarak hemostazin saglanmasinda rol oynayan von Willebrand faktorun, karaciger hastaliklarinda serum duzeyi artmaktadir. Bu calismada sirozlu hastalarda serum von Willebrand faktor duzeyleri ile Child-Pugh, MELD ve sodyum-MELD skorlari karsilastirilarak von Willebrand faktorunun prognostik degerinin belirlenmesi amaclanmistir. Gerec ve Yontem: Calismaya karaciger sirozu olan 41 hasta alindi. Calismada degerlendirilen skorlama sistemlerinin belirlenmesi amaciyla klinik ve laboratuvar parametreleri kaydedildi. Takiben serum von Willebrand faktor duzeyleri ile Child-Pugh, MELD ve sodyum-MELD skorlari arasinda korelasyon analizleri yapildi. Serum von Willebrand faktorun prognostik degerinin belirlenmesi amaci ile ROC analizi yapildi. Bulgular: Hasta grubunda yapilan analizde median serum von Willebrand faktor duzeyi 176  olarak bulundu. von Willebrand faktor duzeyleri ile Child-Pugh, MELD ve sodyum-MELD skorlari arasinda yapilan korelasyon analizinde; pozitif yonlu anlamli bir korelasyon saptanmadi. Subgrup analizlerde; von Willebrand faktor ile serum bilirubin ve von Willebrand faktor duzeyleri arasinda istatistiksel olarak anlamli bir iliski tespit edildi. Sonuc: Bu calismadan elde edilen veriler isiginda; serum von Willebrand faktor duzeylerinin, karaciger sirozunun siddetinin belirlenmesinde ve prognozun on gorulmesinde etkili bir belirtec olduguna dair yeterli kanita ulasilamamistir.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"32 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-09-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"134255330","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Sağlık çalışanlarının probiyotik, prebiyotik ve sinbiyotikler hakkındaki bilgi düzeyinin ve tüketim durumlarının belirlenmesi
Pub Date : 2019-09-15 DOI: 10.17941/agd.619171
Beril Köse, Aylin Aydin, Merve Özdemir, Esen Yeşi̇l
Background and Aims: The aims of this study were to examine knowledge levels of probiotics, prebiotics and synbiotics and determine to consumption of healthcare prosfesional. Material and Method: The study sample was conducted in 260 participants (130 healthcare prosfesional group, 130 control group) graduated at least high school who were living Antep. They were enrolled in the study between January – May 2018. Each participant was interviewed using a structured questionnaire to obtain demographic information about education, occupation, health conditions, marital status. Also information about knowledge and consumption frequency of probiotics, prebiotics and synbiotcs notion of the participants were questioned. Results: The mean age of the healthcare and non-healthcare professionals were 34.1±7.70 and 32.2±10.57 years; the mean body mass index were 24.1±3.70 and 24.1±4.50 kg/m 2 . This study showed that the %55.9 of healthcare professional and %44.1 of non-healthcare professional said that they effective on immune system (p<0.05). There were statistically significant differences between the two groups in terms of consume yoghurt, ayran, turnip, pickle, banana, onion, garlic and legume. (p<0,05). The mean level of knowledge probiotic, prebiotic and synbiotics of healthcare professional group was 11.9±5.64 while the level of knowledge control group professional was 12.6±6.55. Conclusion: Healthcare professionals had a lower level of knowledge about probiotic, prebiotic, and synbiotics than the control group.
背景和目的:本研究的目的是调查益生菌、益生元和合成益生菌的知识水平,并确定卫生保健专业人员的消费情况。材料与方法:选取居住在安泰普的高中以上毕业的260名参与者(医疗保健专业人员组130人,对照组130人)作为研究样本。他们在2018年1月至5月期间参加了这项研究。使用结构化问卷对每个参与者进行了访谈,以获取有关教育、职业、健康状况和婚姻状况的人口统计信息。此外,调查对象对益生菌、益生元和合成菌的认知和消费频率。结果:医护人员和非医护人员的平均年龄分别为34.1±7.70岁和32.2±10.57岁;平均体重指数分别为24.1±3.70和24.1±4.50 kg/ m2。本研究显示,55.9%的保健专业人员和44.1%的非保健专业人员认为它们对免疫系统有作用(p<0.05)。两组在食用酸奶、茴香、萝卜、泡菜、香蕉、洋葱、大蒜和豆类方面有统计学上的显著差异。(p < 0 05)。卫生保健专业人员对益生菌、益生元和合成菌的平均知识水平为11.9±5.64,对照组专业人员的平均知识水平为12.6±6.55。结论:卫生保健专业人员对益生菌、益生元和合成菌的知识水平低于对照组。
{"title":"Sağlık çalışanlarının probiyotik, prebiyotik ve sinbiyotikler hakkındaki bilgi düzeyinin ve tüketim durumlarının belirlenmesi","authors":"Beril Köse, Aylin Aydin, Merve Özdemir, Esen Yeşi̇l","doi":"10.17941/agd.619171","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/agd.619171","url":null,"abstract":"Background and Aims: The aims of this study were to examine knowledge levels of probiotics, prebiotics and synbiotics and determine to consumption of healthcare prosfesional. Material and Method: The study sample was conducted in 260 participants (130 healthcare prosfesional group, 130 control group) graduated at least high school who were living Antep. They were enrolled in the study between January – May 2018. Each participant was interviewed using a structured questionnaire to obtain demographic information about education, occupation, health conditions, marital status. Also information about knowledge and consumption frequency of probiotics, prebiotics and synbiotcs notion of the participants were questioned. Results: The mean age of the healthcare and non-healthcare professionals were 34.1±7.70 and 32.2±10.57 years; the mean body mass index were 24.1±3.70 and 24.1±4.50 kg/m 2 . This study showed that the %55.9 of healthcare professional and %44.1 of non-healthcare professional said that they effective on immune system (p<0.05). There were statistically significant differences between the two groups in terms of consume yoghurt, ayran, turnip, pickle, banana, onion, garlic and legume. (p<0,05). The mean level of knowledge probiotic, prebiotic and synbiotics of healthcare professional group was 11.9±5.64 while the level of knowledge control group professional was 12.6±6.55. Conclusion: Healthcare professionals had a lower level of knowledge about probiotic, prebiotic, and synbiotics than the control group.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"38 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-09-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"121185509","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 3
Kronik hepatit B hastalarında ortalama trombosit hacmi, nötrofil/lenfosit oranı ile fibrozis arasındaki ilişki
Pub Date : 2019-04-29 DOI: 10.17941/AGD.543387
Kadri Atay
Giris ve Amac: Karaciger biyopsisi kronik hepatit hastaliginda karaciger hasarini gostermek icin halen altin standart yontem olmakla beraber, gunumuzde karaciger hasarini daha kolay belirleyebilmek icin bircok noninvaziv test arastirilmistir. Bu calismada amacimiz kronik hepatit B hastalarinda fibrozis belirteci olarak ortalama trombosit hacmi ve notrofil lenfosit orani iliskisini arastirmaktir. Gerec ve Yontem: Calismaya 44 kronik hepatit B hastasi ve 33 saglikli kisiden olusan kontrol grubu alindi. Hasta ve kontrol gruplari arasinda karsilastirilmalar yapildi, ayrica kronik hepatit B hastalari fibrozis skoruna gore hafif fibrozis ve ileri fibrozis olanlar olmak uzere iki gruba ayrilarak karsilastirmalar yapildi. Bulgular: Kronik hepatit B hastalarinin yas ortalamasi 43±16 ve kontrol grubunun yas ortalamasi 41±19 idi. Kronik hepatit B grubunda ortalama trombosit hacmi 10.6±1.2 ve kontrol grubunda 9.5±0.6 bulundu. Bu iki grup arasinda istatistiksel fark oldugu goruldu (p=0.0001). Kronik hepatit B hastalari ve kontrol grubu arasinda notrofil lenfosit oranlari arasinda anlamli fark saptanmadi (p=0.29). Fibrozis skoru hafif ve ileri olan hastalarin ortalama trombosit hacmi duzeyleri karsilastirildiginda fibrozis skoru hafif olan hastalarda ortalama trombosit hacmi degerlerinin daha dusuk oldugu goruldu (sirasiyla 9.7±0.4, 11.5±1.2; p=0.0001). ROC analizinde ortalama trombosit hacminin ileri fibrozisi saptanmasinin en iyi kesim degeri 10,25 alindiginda, sensitivitesi %86, spesifitesi %99 olarak bulundu (EAA 0.94; 95% CI; p<0.0001). Sonuc: Bu calisma ortalama trombosit hacmi degerinin kronik hepatit B hastalarinda artmis oldugunu ve artmis ortalama trombosit hacmi degerlerinin kronik hepatit B hastalarinda ileri fibrozisi tahmin etmede yardimci olabilecegini gostermistir.
简介和目的:尽管肝活检仍是显示慢性乙型肝炎肝损伤的金标准方法,但许多非侵入性检测方法已得到研究,以更轻松地确定肝损伤。本研究旨在探讨作为慢性乙型肝炎患者肝纤维化标志物的平均血小板体积与非滋养淋巴细胞比率之间的关系。材料和方法:研究纳入了由 44 名慢性乙型肝炎患者和 33 名健康受试者组成的对照组。此外,根据纤维化评分将慢性乙型肝炎患者分为两组:轻度纤维化组和晚期纤维化组。研究结果慢性乙型肝炎患者的平均年龄为(43±16)岁,对照组的平均年龄为(41±19)岁。慢性乙型肝炎组的平均血小板体积为(10.6±1.2)个,对照组为(9.5±0.6)个。两组之间存在统计学差异(P=0.0001)。慢性乙型肝炎患者与对照组的非营养淋巴细胞比值无明显差异(P=0.29)。当比较轻度纤维化评分和晚期纤维化评分患者的平均血小板体积水平时,发现轻度纤维化评分患者的平均血小板体积值更低(分别为 9.7±0.4、11.5±1.2;P=0.0001)。ROC 分析显示,当检测晚期纤维化的最佳临界值为 10.25 时,血小板平均体积的灵敏度为 86%,特异度为 99%(AUC 0.94;95% CI;P<0.0001)。结论本研究表明,慢性乙型肝炎患者的平均血小板体积会增加,而平均血小板体积的增加可能有助于预测慢性乙型肝炎患者的晚期纤维化。
{"title":"Kronik hepatit B hastalarında ortalama trombosit hacmi, nötrofil/lenfosit oranı ile fibrozis arasındaki ilişki","authors":"Kadri Atay","doi":"10.17941/AGD.543387","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/AGD.543387","url":null,"abstract":"Giris ve Amac: Karaciger biyopsisi kronik hepatit hastaliginda karaciger hasarini gostermek icin halen altin standart yontem olmakla beraber, gunumuzde karaciger hasarini daha kolay belirleyebilmek icin bircok noninvaziv test arastirilmistir. Bu calismada amacimiz kronik hepatit B hastalarinda fibrozis belirteci olarak ortalama trombosit hacmi ve notrofil lenfosit orani iliskisini arastirmaktir. Gerec ve Yontem: Calismaya 44 kronik hepatit B hastasi ve 33 saglikli kisiden olusan kontrol grubu alindi. Hasta ve kontrol gruplari arasinda karsilastirilmalar yapildi, ayrica kronik hepatit B hastalari fibrozis skoruna gore hafif fibrozis ve ileri fibrozis olanlar olmak uzere iki gruba ayrilarak karsilastirmalar yapildi. Bulgular: Kronik hepatit B hastalarinin yas ortalamasi 43±16 ve kontrol grubunun yas ortalamasi 41±19 idi. Kronik hepatit B grubunda ortalama trombosit hacmi 10.6±1.2 ve kontrol grubunda 9.5±0.6 bulundu. Bu iki grup arasinda istatistiksel fark oldugu goruldu (p=0.0001). Kronik hepatit B hastalari ve kontrol grubu arasinda notrofil lenfosit oranlari arasinda anlamli fark saptanmadi (p=0.29). Fibrozis skoru hafif ve ileri olan hastalarin ortalama trombosit hacmi duzeyleri karsilastirildiginda fibrozis skoru hafif olan hastalarda ortalama trombosit hacmi degerlerinin daha dusuk oldugu goruldu (sirasiyla 9.7±0.4, 11.5±1.2; p=0.0001). ROC analizinde ortalama trombosit hacminin ileri fibrozisi saptanmasinin en iyi kesim degeri 10,25 alindiginda, sensitivitesi %86, spesifitesi %99 olarak bulundu (EAA 0.94; 95% CI; p<0.0001). Sonuc: Bu calisma ortalama trombosit hacmi degerinin kronik hepatit B hastalarinda artmis oldugunu ve artmis ortalama trombosit hacmi degerlerinin kronik hepatit B hastalarinda ileri fibrozisi tahmin etmede yardimci olabilecegini gostermistir.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-04-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"129067939","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 1
Duodenal darlık Helicobacter pylori eradikasyonu ile gerileyebilir mi? 根除幽门螺旋杆菌后,十二指肠狭窄会消退吗?
Pub Date : 2019-04-29 DOI: 10.17941/AGD.546526
Bilge Baş
Giris ve Amac : Helicobacter pylori (Hp) mide mukozasinda kolonize olarak dispepsi, ulser, mide kanseri ve ulserin bir komplikasyonu olarak post-bulber darliga neden olabilir. Bu makalede Helicobacter pylori’ ye bagli post-bulber darlik gelismis hastalarda eradikasyon ile elde edilen sonuclar tartisilmistir. Gerec ve Yontem: Ortalama yaslari 42.8 yil olan, endoskopi ile post-bulber darlik ve Helicobacter pylori saptanan 145 hastanin sonuclari retrospektif incelenmistir. Mide tumoru, peptik ulser ve Helicobacter pylori negatif olan hastalar calismaya alinmamistir. Tedavi oncesi ve sonrasi kusma, karin agrisi ve endoskopi sonuclari degerlendirilmistir. Birinci basamak tedavi olarak lansoprazol, amoksisilin, klaritromisin; bu tedavi ile basari saglanamazsa lansoprazol, bizmut, tetrasiklin ve metronidazol kullanilmistir. Bulgular: Tedavi oncesi kusma orani %92.8 iken Helicobacter pylori eradikasyonu saglananlarda %19’a gerilemistir (p 0.05). Karin agrisi tedavi oncesinde %58.7 iken; tedavi sonrasinda %12.3’tur (p 0.05). Helicobacter pylori eradikasyonu saglanamayanlarda kusma %38.3’e gerilemistir (p <0.05). Helicobacter pylori eradikasyonu ve endoskopik olarak gecis saglanan hastalarin hepsinde kusma ve karin agrisi gecmistir. Endoskopik gecis saglanamayan 69 hastanin 38’inde Helicobacter pylori enfeksiyonu devam ettigi icin ikinci eradikasyon tedavisi verilmistir. 38 hastanin 14’unde eradikasyon basarili olmustur ve gecis saglanmistir. Helicobacter pylori eradikasyonuna ragmen obstruksiyonu devam eden 24 hasta endoskopik ve cerrahi diger yontemlerle tedavi edilmistir. Sonuc: Basarili Helicobacter pylori eradikasyonunun hem klinik hem de endoskopik darlik uzerine olumlu etkisi vardir. Hatta endoskopik gecis saglanamasa da Helicobacter pylori yogunluguyla beraber enflamasyon ve odemin azalmasiyla kusma, karin agrisi sikayetlerinde duzelme olmaktadir.
引言和目的 :幽门螺旋杆菌(Hp)在胃粘膜上定植,可引起消化不良、溃疡、胃癌和作为溃疡并发症的胆囊后狭窄。本文讨论了幽门螺杆菌导致的胆囊后狭窄患者通过根除幽门螺杆菌获得的效果。材料和方法:回顾性分析了 145 名经内镜检查发现患有幽门螺旋杆菌感染性溃疡后狭窄的患者的结果,这些患者的平均年龄为 42.8 岁。排除了胃肿瘤、消化性溃疡和幽门螺旋杆菌阴性的患者。对治疗前后的呕吐、腹痛和内镜检查结果进行了评估。一线治疗包括兰索拉唑、阿莫西林和克拉霉素;如果这些治疗无效,则使用兰索拉唑、铋剂、四环素和甲硝唑。结果根除幽门螺杆菌后,呕吐率从治疗前的 92.8%降至 19%(P 0.05)。治疗前腹痛的比例为58.7%,治疗后为12.3%(P 0.05)。在未能根除幽门螺旋杆菌的患者中,呕吐率下降至 38.3%(P < 0.05)。所有根除幽门螺旋杆菌并通过内镜检查的患者的呕吐和腹痛症状都得到了缓解。在 69 名未能通过内镜的患者中,有 38 人因幽门螺旋杆菌感染持续存在而接受了第二次根除治疗。在 38 例患者中,有 14 例成功根除幽门螺杆菌并实现了内镜下转归。尽管根除了幽门螺旋杆菌,但仍有 24 名患者的梗阻依然存在,他们接受了内窥镜和其他手术方法的治疗。结论成功根除幽门螺旋杆菌对临床和内镜下的狭窄都有良好的效果。即使内镜无法解决问题,呕吐和腹痛症状也会随着幽门螺旋杆菌炎症和气味的减轻而得到改善。
{"title":"Duodenal darlık Helicobacter pylori eradikasyonu ile gerileyebilir mi?","authors":"Bilge Baş","doi":"10.17941/AGD.546526","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/AGD.546526","url":null,"abstract":"Giris ve Amac : Helicobacter pylori (Hp) mide mukozasinda kolonize olarak dispepsi, ulser, mide kanseri ve ulserin bir komplikasyonu olarak post-bulber darliga neden olabilir. Bu makalede Helicobacter pylori’ ye bagli post-bulber darlik gelismis hastalarda eradikasyon ile elde edilen sonuclar tartisilmistir. Gerec ve Yontem: Ortalama yaslari 42.8 yil olan, endoskopi ile post-bulber darlik ve Helicobacter pylori saptanan 145 hastanin sonuclari retrospektif incelenmistir. Mide tumoru, peptik ulser ve Helicobacter pylori negatif olan hastalar calismaya alinmamistir. Tedavi oncesi ve sonrasi kusma, karin agrisi ve endoskopi sonuclari degerlendirilmistir. Birinci basamak tedavi olarak lansoprazol, amoksisilin, klaritromisin; bu tedavi ile basari saglanamazsa lansoprazol, bizmut, tetrasiklin ve metronidazol kullanilmistir. Bulgular: Tedavi oncesi kusma orani %92.8 iken Helicobacter pylori eradikasyonu saglananlarda %19’a gerilemistir (p 0.05). Karin agrisi tedavi oncesinde %58.7 iken; tedavi sonrasinda %12.3’tur (p 0.05). Helicobacter pylori eradikasyonu saglanamayanlarda kusma %38.3’e gerilemistir (p <0.05). Helicobacter pylori eradikasyonu ve endoskopik olarak gecis saglanan hastalarin hepsinde kusma ve karin agrisi gecmistir. Endoskopik gecis saglanamayan 69 hastanin 38’inde Helicobacter pylori enfeksiyonu devam ettigi icin ikinci eradikasyon tedavisi verilmistir. 38 hastanin 14’unde eradikasyon basarili olmustur ve gecis saglanmistir. Helicobacter pylori eradikasyonuna ragmen obstruksiyonu devam eden 24 hasta endoskopik ve cerrahi diger yontemlerle tedavi edilmistir. Sonuc: Basarili Helicobacter pylori eradikasyonunun hem klinik hem de endoskopik darlik uzerine olumlu etkisi vardir. Hatta endoskopik gecis saglanamasa da Helicobacter pylori yogunluguyla beraber enflamasyon ve odemin azalmasiyla kusma, karin agrisi sikayetlerinde duzelme olmaktadir.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"67 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-04-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"134002881","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Ülseratif Kolitli Hastalarda Paraoksonaz 1 ve Arilesteraz Seviyeleri ve Bu Parametrelerin Hastalık Aktivitesi ile İlişkileri
Pub Date : 2019-04-29 DOI: 10.17941/AGD.543505
Volkan Gökbulut, Hakan Dursun, M. Kaplan, Erkin Oztas
Giris ve Amac:  Bu calismada ulseratif kolitli hastalarda serum paraoksonaz 1 ve arilesteraz duzeyleri ve bu parametrelerin hastalik aktivitesi ile iliskileri arastirildi. Gerec ve Yontem: Calismaya 38 aktif donemde ulseratif kolit hastasi ve 38 saglikli kontrol grubu hastasi dahil edildi.  Calisma grubu hastalarindan hem aktif donemde hem de remisyon saglaninca paraoksonaz 1 ve arilesteraz enzim aktiviteleri calisildi. Paraoksonaz 1 ve arilesteraz enzim aktiviteleri aktif donem, remisyon donemi ve kontrol grubu arasinda kiyaslandi. Bulgular: Calisma grubu hastalarinin yas ortalamasi 40.3±14.6 yil (19-78) olup hastalarin 20’si erkek (%52.6) ve 18’i kadin (%47.4) idi. Kontrol grubu hastalarinin demografik ozellikleri calisma grubuna benzerdi. Aktif donemdeki ulseratif kolit hastalarinin ortalama serum paraoksonaz 1 degeri 65.8±15.0 U/L, ortalama serum arilesteraz degeri ise 151.0±236.6 U /mL olarak tespit edildi. Remisyon donemindeki hastalarda ortalama serum paraoksonaz 1 degeri 82.4±58.4 U /L, ortalama serum arilesteraz degeri ise 94.1 ±134.6 U /mL olarak tespit edildi. Kontrol grubundaki hastalarda ortalama serum paraoksonaz 1 degeri 131.7±63.5 U /L, ortalama serum arilesteraz degeri ise 287.3 ±295.6 U/mL olarak tespit edildi. Ulseratif kolitli hastalarda ortalama paraoksonaz 1 ve arilesteraz duzeyleri aktif ve remisyon donemi arasinda istatistiksel olarak anlamli fark gostermedi (p>0.05). Aktif ve remisyon donemindeki ulseratif kolitli hastalarda ortalama paraoksonaz 1 ve arilesteraz degerleri kontrol grubundaki saglikli bireylere gore istatistiksel olarak anlamli sekilde dusuk bulundu (p<0.05). Sonuc: ulseratif kolitli hastalarda paraoksonaz 1 ve arilesteraz aktivitelerinin kontrol grubuna gore istatiksel olarak anlamli sekilde azaldigi ancak hastalik aktivitesi ile paraoksonaz 1 ve arilesteraz aktiviteleri arasinda iliski bulunmadigi gosterilmistir.
{"title":"Ülseratif Kolitli Hastalarda Paraoksonaz 1 ve Arilesteraz Seviyeleri ve Bu Parametrelerin Hastalık Aktivitesi ile İlişkileri","authors":"Volkan Gökbulut, Hakan Dursun, M. Kaplan, Erkin Oztas","doi":"10.17941/AGD.543505","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/AGD.543505","url":null,"abstract":"Giris ve Amac:  Bu calismada ulseratif kolitli hastalarda serum paraoksonaz 1 ve arilesteraz duzeyleri ve bu parametrelerin hastalik aktivitesi ile iliskileri arastirildi. Gerec ve Yontem: Calismaya 38 aktif donemde ulseratif kolit hastasi ve 38 saglikli kontrol grubu hastasi dahil edildi.  Calisma grubu hastalarindan hem aktif donemde hem de remisyon saglaninca paraoksonaz 1 ve arilesteraz enzim aktiviteleri calisildi. Paraoksonaz 1 ve arilesteraz enzim aktiviteleri aktif donem, remisyon donemi ve kontrol grubu arasinda kiyaslandi. Bulgular: Calisma grubu hastalarinin yas ortalamasi 40.3±14.6 yil (19-78) olup hastalarin 20’si erkek (%52.6) ve 18’i kadin (%47.4) idi. Kontrol grubu hastalarinin demografik ozellikleri calisma grubuna benzerdi. Aktif donemdeki ulseratif kolit hastalarinin ortalama serum paraoksonaz 1 degeri 65.8±15.0 U/L, ortalama serum arilesteraz degeri ise 151.0±236.6 U /mL olarak tespit edildi. Remisyon donemindeki hastalarda ortalama serum paraoksonaz 1 degeri 82.4±58.4 U /L, ortalama serum arilesteraz degeri ise 94.1 ±134.6 U /mL olarak tespit edildi. Kontrol grubundaki hastalarda ortalama serum paraoksonaz 1 degeri 131.7±63.5 U /L, ortalama serum arilesteraz degeri ise 287.3 ±295.6 U/mL olarak tespit edildi. Ulseratif kolitli hastalarda ortalama paraoksonaz 1 ve arilesteraz duzeyleri aktif ve remisyon donemi arasinda istatistiksel olarak anlamli fark gostermedi (p>0.05). Aktif ve remisyon donemindeki ulseratif kolitli hastalarda ortalama paraoksonaz 1 ve arilesteraz degerleri kontrol grubundaki saglikli bireylere gore istatistiksel olarak anlamli sekilde dusuk bulundu (p<0.05). Sonuc: ulseratif kolitli hastalarda paraoksonaz 1 ve arilesteraz aktivitelerinin kontrol grubuna gore istatiksel olarak anlamli sekilde azaldigi ancak hastalik aktivitesi ile paraoksonaz 1 ve arilesteraz aktiviteleri arasinda iliski bulunmadigi gosterilmistir.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"196 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-04-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"122503893","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Akut pankreatitli hastalarda akut böbrek hasarını öngörmedeki nötrofil lenfosit oranının rolü
Pub Date : 2019-04-29 DOI: 10.17941/AGD.548747
Zeynep Bıyık
Giris ve Amac: Bir inflamasyon belirteci olan notrofil lenfosit oraninin cesitli hastaliklarda akut bobrek hasari gelisimini predikte ettigi gosterilmistir. Biz de akut pankreatitte akut bobrek hasarini predikte etmede notrofil lenfosit oraninin rolunu arastirmayi amacladik. Gerec ve Yontem: Bu retrospektif calismaya Eylul 2016 ve Eylul 2018 yillari arasinda Selcuk Universitesi Tip Fakultesi’nde akut pankreatit tanisi ile takip edilen 186 hasta dahil edildi. Akut pankreatit tanisi ve siddetinin belirlenmesinde Atlanta siniflamasi kullanildi. Hastalarin acile ilk basvuru sirasindaki laboratuvar degerleri ve prognostik skorlama sistemleri kullanildi. Akut bobrek hasari tanisi ve evrelemesi icin KDIGO kriterleri kullanildi. Bulgular: Calismaya alinan 186 hastanin yas ortalamasi 59.3±17.3 olup %59.7’si kadindi. Hastalarin %26.3’unde akut bobrek hasari gelismisti. Akut bobrek hasari gelisen hastalar akut bobrek hasari gelismeyen hastalarla karsilastirildiginda daha ileri yasta olduklari ve hipertansiyon sikliginin daha fazla oldugu goruldu (her ikisi icin  p 0.05). Akut pankreatit hastalarinda akut bobrek hasari gelisimini bagimsiz olarak predikte eden faktorleri belirlemek icin yapilan multivariate regresyon analizinde yas (OR: 0.964, %95 CI: 0.925-1.004, p: 0.008), notrofil lenfosit orani (OR: 1.096, %95 CI: 1.028-1.170, p: 0.005) ve BISAP skoru (OR: 6.582, %95 CI: 2.810-15.414, p <0.001)  bagimsiz etkili faktorler olarak belirlendi. Akut bobrek hasarini ongormede notrofil lenfosit oraninin ROC egrisinin altinda kalan alan (area under curve) 0.813 (%95 CI 0.742-0.883), 11.24 kesme degeri icin duyarlilik %73.4 ve ozgulluk ise %81.4 olarak tespit edildi. Sonuc: Hastaneye kabulde bakilan notrofil lenfosit orani akut pankreatitli hastalarda akut bobrek hasari gelisimini predikte etmede faydali bir belirtec olabilir.
{"title":"Akut pankreatitli hastalarda akut böbrek hasarını öngörmedeki nötrofil lenfosit oranının rolü","authors":"Zeynep Bıyık","doi":"10.17941/AGD.548747","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/AGD.548747","url":null,"abstract":"Giris ve Amac: Bir inflamasyon belirteci olan notrofil lenfosit oraninin cesitli hastaliklarda akut bobrek hasari gelisimini predikte ettigi gosterilmistir. Biz de akut pankreatitte akut bobrek hasarini predikte etmede notrofil lenfosit oraninin rolunu arastirmayi amacladik. Gerec ve Yontem: Bu retrospektif calismaya Eylul 2016 ve Eylul 2018 yillari arasinda Selcuk Universitesi Tip Fakultesi’nde akut pankreatit tanisi ile takip edilen 186 hasta dahil edildi. Akut pankreatit tanisi ve siddetinin belirlenmesinde Atlanta siniflamasi kullanildi. Hastalarin acile ilk basvuru sirasindaki laboratuvar degerleri ve prognostik skorlama sistemleri kullanildi. Akut bobrek hasari tanisi ve evrelemesi icin KDIGO kriterleri kullanildi. Bulgular: Calismaya alinan 186 hastanin yas ortalamasi 59.3±17.3 olup %59.7’si kadindi. Hastalarin %26.3’unde akut bobrek hasari gelismisti. Akut bobrek hasari gelisen hastalar akut bobrek hasari gelismeyen hastalarla karsilastirildiginda daha ileri yasta olduklari ve hipertansiyon sikliginin daha fazla oldugu goruldu (her ikisi icin  p 0.05). Akut pankreatit hastalarinda akut bobrek hasari gelisimini bagimsiz olarak predikte eden faktorleri belirlemek icin yapilan multivariate regresyon analizinde yas (OR: 0.964, %95 CI: 0.925-1.004, p: 0.008), notrofil lenfosit orani (OR: 1.096, %95 CI: 1.028-1.170, p: 0.005) ve BISAP skoru (OR: 6.582, %95 CI: 2.810-15.414, p <0.001)  bagimsiz etkili faktorler olarak belirlendi. Akut bobrek hasarini ongormede notrofil lenfosit oraninin ROC egrisinin altinda kalan alan (area under curve) 0.813 (%95 CI 0.742-0.883), 11.24 kesme degeri icin duyarlilik %73.4 ve ozgulluk ise %81.4 olarak tespit edildi. Sonuc: Hastaneye kabulde bakilan notrofil lenfosit orani akut pankreatitli hastalarda akut bobrek hasari gelisimini predikte etmede faydali bir belirtec olabilir.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"2 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-04-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"123773148","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Şanlıurfa Yöresi Asitli Hastaların Değerlendirilmesi
Pub Date : 2019-04-29 DOI: 10.17941/AGD.544712
Ahmet Uyanıkoğlu, Huseyin Dursun, Çiğdem Cindoğlu, Hacer Uyani̇koglu, Necati Yenice
Giris ve Amac : Asit tetkik nedeniyle takip edilen hastalarin demografik, klinik, laboratuvar ve etiyolojik ozelliklerinin arastirilmasi amaclanmistir.  Gerec ve Yontem: Arastirmaya Ocak 2013- Ekim 2014 doneminde ilk defa asit tespit edilen veya daha once tani konulan, dosyalarinda yeterli veri bulunan hastalar dahil edilmistir.  Bulgular: Gastroenteroloji klinigine asit tetkik nedeni ile yatirilan veya takip edilen 142 hastanin 65’i (%46) erkek, yas ortalamasi 58.4±16 yas (dagilim 16-89) idi. Hastalarin 114’unde (%80) portal asit, 28’inde (%20) non portal asit saptandi. Tum asit nedenlerinde (%68) ve portal tip asitte (%85) en sik neden karaciger sirozu idi. Sirotik hastalardan 3 tanesinde hepatoselluler kanser, 1 tanesinde B hucreli lenfoma saptandi. Diger portal tip asit nedenleri; 4 kardiyojenik, 4 kronik bobrek yetmezligi, 3 hasta Budd-Chiari, 2 kisa barsak sendromuna bagli hipoalbuminemi, 1 portal tromboz, 1 hipotroidi, olarak saptandi. Non portal tip asit nedenleri ise 10 hastada (%7) primeri belli olmayan peritoneal karsinomatoz, 6 (%4) over kanseri, 5 (%3) tuberkuloz peritonit, 2 mide kanseri, birer hastada periampuller kanser, kist hidatik rupturu, endometrium kanseri, nefrotik sendrom ve ameliyat sonrasi safra kacagina bagli asit idi. Sonuc: Asitli hastalarin yaklasik %80’i portal hipertansif tip asit olup tum asit nedenleri ve portal hipertansif asitte en sik neden siroz olarak bulundu. Non portal asitte en sik neden malignite olup hastalarin yaklasik ucte ikisinden sorumlu, ikinci en sik neden ise tuberkuloz peritonit idi.
{"title":"Şanlıurfa Yöresi Asitli Hastaların Değerlendirilmesi","authors":"Ahmet Uyanıkoğlu, Huseyin Dursun, Çiğdem Cindoğlu, Hacer Uyani̇koglu, Necati Yenice","doi":"10.17941/AGD.544712","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/AGD.544712","url":null,"abstract":"Giris ve Amac : Asit tetkik nedeniyle takip edilen hastalarin demografik, klinik, laboratuvar ve etiyolojik ozelliklerinin arastirilmasi amaclanmistir.  Gerec ve Yontem: Arastirmaya Ocak 2013- Ekim 2014 doneminde ilk defa asit tespit edilen veya daha once tani konulan, dosyalarinda yeterli veri bulunan hastalar dahil edilmistir.  Bulgular: Gastroenteroloji klinigine asit tetkik nedeni ile yatirilan veya takip edilen 142 hastanin 65’i (%46) erkek, yas ortalamasi 58.4±16 yas (dagilim 16-89) idi. Hastalarin 114’unde (%80) portal asit, 28’inde (%20) non portal asit saptandi. Tum asit nedenlerinde (%68) ve portal tip asitte (%85) en sik neden karaciger sirozu idi. Sirotik hastalardan 3 tanesinde hepatoselluler kanser, 1 tanesinde B hucreli lenfoma saptandi. Diger portal tip asit nedenleri; 4 kardiyojenik, 4 kronik bobrek yetmezligi, 3 hasta Budd-Chiari, 2 kisa barsak sendromuna bagli hipoalbuminemi, 1 portal tromboz, 1 hipotroidi, olarak saptandi. Non portal tip asit nedenleri ise 10 hastada (%7) primeri belli olmayan peritoneal karsinomatoz, 6 (%4) over kanseri, 5 (%3) tuberkuloz peritonit, 2 mide kanseri, birer hastada periampuller kanser, kist hidatik rupturu, endometrium kanseri, nefrotik sendrom ve ameliyat sonrasi safra kacagina bagli asit idi. Sonuc: Asitli hastalarin yaklasik %80’i portal hipertansif tip asit olup tum asit nedenleri ve portal hipertansif asitte en sik neden siroz olarak bulundu. Non portal asitte en sik neden malignite olup hastalarin yaklasik ucte ikisinden sorumlu, ikinci en sik neden ise tuberkuloz peritonit idi.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"62 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-04-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"114447899","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Chilaiditi sendromu ve mide kanseri
Pub Date : 2019-04-28 DOI: 10.17941/AGD.544137
Onurcan Baş, Fuad Mustafayev, Cavanşir Vahabov
Karin agrisi, nefes darligi nedeniyle acil servise basvuran 83 yasindaki kadin hastanin rektal tusesinde melena saptanmasi uzerine yapilan endoskopide mide antrumundaki ulsere adeno kanser tanisi konuldu. Hastaya malignite evrelemesi amaciyla abdomen bilgisayarli tomografi cekildi. Mide duvari kalinligi disinda, Chilaiditi belirtisi de saptandi.  Chilaiditi belirtisi kolon ve/veya ince barsagin karaciger ve diyafragma arasina transpozisyonu olarak adlandirilir. Toplumda gorulme sikligi %0.1-%1 arasindadir. Erkeklerde ve yaslilarda daha sik gorulur. Genelde tesadufen saptanir ve hastalar cogunlukla asemptomatiktir. Sag ust kadran agrisi, nefes darligi, kabizlik gibi semptomlarla birlikteliginde Chilaiditi sendromu olarak adlandirilir. En sik bilinen onemi diyafragma altindaki gaz gorunumu nedeniyle  pnomoperitoneum ile karistirilarak gereksiz cerrahi girisimlere neden olabilmesidir.  Chilaiditi belirtisinin bazi hastaliklar ile birlikte oldugu da bildirilmistir. Literaturde kolon volvulusu, kronik obstruktif akciger hastaligi, siroz, atrofik veya pitotik karaciger varligi, frenik sinir hasari ve obezitenin Chilaiditi belirtisi ile beraber goruldugu vaka sunumlari mevcuttur. Chilaiditi belirtisinin kolon kanseri ile beraber goruldugu vakalar bildirilmistir. Bizim hastamizda mide kanseri ile birliktelik soz konusudur.  Karaciger pitozu, sirozu gibi bazi patolojilerdeki gibi neden-sonuc iliskisi kurulamasa da, tumorle birlikte olabilecegi de unutulmamalidir.
一名 83 岁的妇女因腹痛和呼吸困难到急诊科就诊,在直肠导管中发现血便后,经内镜检查确诊为胃窦部溃疡腺癌。患者接受了腹部计算机断层扫描进行恶性肿瘤分期。除了胃壁厚度外,还发现了 Chilaiditi 征。 Chilaiditi 征是指结肠和/或小肠在肝脏和横膈膜之间的转位。在社区中的发病率在 0.1%至 1%之间。男性和老年人更常见。这种疾病通常是偶然发现的,患者大多没有症状。如果伴有右上腹疼痛、气短和便秘等症状,则称为奇莱迪蒂综合征。最常见的意义在于,由于膈下出现气体,可能会与腹腔积气相混淆,从而导致不必要的手术干预。 也有报道称奇莱蒂炎征与某些疾病相关。在文献中,有病例报告称结肠空洞、慢性阻塞性肺病、肝硬化、肝萎缩或萎陷、膈神经损伤和肥胖与奇莱迪蒂征有关。结肠癌患者出现 Chilaiditi 征的病例也有报道。在我们的患者中,该征象与胃癌有关。 虽然不能像肝下垂和肝硬化等病症那样确定因果关系,但应记住它可能与肿瘤有关。
{"title":"Chilaiditi sendromu ve mide kanseri","authors":"Onurcan Baş, Fuad Mustafayev, Cavanşir Vahabov","doi":"10.17941/AGD.544137","DOIUrl":"https://doi.org/10.17941/AGD.544137","url":null,"abstract":"Karin agrisi, nefes darligi nedeniyle acil servise basvuran 83 yasindaki kadin hastanin rektal tusesinde melena saptanmasi uzerine yapilan endoskopide mide antrumundaki ulsere adeno kanser tanisi konuldu. Hastaya malignite evrelemesi amaciyla abdomen bilgisayarli tomografi cekildi. Mide duvari kalinligi disinda, Chilaiditi belirtisi de saptandi.  Chilaiditi belirtisi kolon ve/veya ince barsagin karaciger ve diyafragma arasina transpozisyonu olarak adlandirilir. Toplumda gorulme sikligi %0.1-%1 arasindadir. Erkeklerde ve yaslilarda daha sik gorulur. Genelde tesadufen saptanir ve hastalar cogunlukla asemptomatiktir. Sag ust kadran agrisi, nefes darligi, kabizlik gibi semptomlarla birlikteliginde Chilaiditi sendromu olarak adlandirilir. En sik bilinen onemi diyafragma altindaki gaz gorunumu nedeniyle  pnomoperitoneum ile karistirilarak gereksiz cerrahi girisimlere neden olabilmesidir.  Chilaiditi belirtisinin bazi hastaliklar ile birlikte oldugu da bildirilmistir. Literaturde kolon volvulusu, kronik obstruktif akciger hastaligi, siroz, atrofik veya pitotik karaciger varligi, frenik sinir hasari ve obezitenin Chilaiditi belirtisi ile beraber goruldugu vaka sunumlari mevcuttur. Chilaiditi belirtisinin kolon kanseri ile beraber goruldugu vakalar bildirilmistir. Bizim hastamizda mide kanseri ile birliktelik soz konusudur.  Karaciger pitozu, sirozu gibi bazi patolojilerdeki gibi neden-sonuc iliskisi kurulamasa da, tumorle birlikte olabilecegi de unutulmamalidir.","PeriodicalId":118745,"journal":{"name":"Akademik Gastroenteroloji Dergisi","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-04-28","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"131341026","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
期刊
Akademik Gastroenteroloji Dergisi
全部 Acc. Chem. Res. ACS Applied Bio Materials ACS Appl. Electron. Mater. ACS Appl. Energy Mater. ACS Appl. Mater. Interfaces ACS Appl. Nano Mater. ACS Appl. Polym. Mater. ACS BIOMATER-SCI ENG ACS Catal. ACS Cent. Sci. ACS Chem. Biol. ACS Chemical Health & Safety ACS Chem. Neurosci. ACS Comb. Sci. ACS Earth Space Chem. ACS Energy Lett. ACS Infect. Dis. ACS Macro Lett. ACS Mater. Lett. ACS Med. Chem. Lett. ACS Nano ACS Omega ACS Photonics ACS Sens. ACS Sustainable Chem. Eng. ACS Synth. Biol. Anal. Chem. BIOCHEMISTRY-US Bioconjugate Chem. BIOMACROMOLECULES Chem. Res. Toxicol. Chem. Rev. Chem. Mater. CRYST GROWTH DES ENERG FUEL Environ. Sci. Technol. Environ. Sci. Technol. Lett. Eur. J. Inorg. Chem. IND ENG CHEM RES Inorg. Chem. J. Agric. Food. Chem. J. Chem. Eng. Data J. Chem. Educ. J. Chem. Inf. Model. J. Chem. Theory Comput. J. Med. Chem. J. Nat. Prod. J PROTEOME RES J. Am. Chem. Soc. LANGMUIR MACROMOLECULES Mol. Pharmaceutics Nano Lett. Org. Lett. ORG PROCESS RES DEV ORGANOMETALLICS J. Org. Chem. J. Phys. Chem. J. Phys. Chem. A J. Phys. Chem. B J. Phys. Chem. C J. Phys. Chem. Lett. Analyst Anal. Methods Biomater. Sci. Catal. Sci. Technol. Chem. Commun. Chem. Soc. Rev. CHEM EDUC RES PRACT CRYSTENGCOMM Dalton Trans. Energy Environ. Sci. ENVIRON SCI-NANO ENVIRON SCI-PROC IMP ENVIRON SCI-WAT RES Faraday Discuss. Food Funct. Green Chem. Inorg. Chem. Front. Integr. Biol. J. Anal. At. Spectrom. J. Mater. Chem. A J. Mater. Chem. B J. Mater. Chem. C Lab Chip Mater. Chem. Front. Mater. Horiz. MEDCHEMCOMM Metallomics Mol. Biosyst. Mol. Syst. Des. Eng. Nanoscale Nanoscale Horiz. Nat. Prod. Rep. New J. Chem. Org. Biomol. Chem. Org. Chem. Front. PHOTOCH PHOTOBIO SCI PCCP Polym. Chem.
×
引用
GB/T 7714-2015
复制
MLA
复制
APA
复制
导出至
BibTeX EndNote RefMan NoteFirst NoteExpress
×
0
微信
客服QQ
Book学术公众号 扫码关注我们
反馈
×
意见反馈
请填写您的意见或建议
请填写您的手机或邮箱
×
提示
您的信息不完整,为了账户安全,请先补充。
现在去补充
×
提示
您因"违规操作"
具体请查看互助需知
我知道了
×
提示
现在去查看 取消
×
提示
确定
Book学术官方微信
Book学术文献互助
Book学术文献互助群
群 号:481959085
Book学术
文献互助 智能选刊 最新文献 互助须知 联系我们:info@booksci.cn
Book学术提供免费学术资源搜索服务,方便国内外学者检索中英文文献。致力于提供最便捷和优质的服务体验。
Copyright © 2023 Book学术 All rights reserved.
ghs 京公网安备 11010802042870号 京ICP备2023020795号-1