首页 > 最新文献

BEÜ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ最新文献

英文 中文
Is The Intangible Compensated? The Problem of Compensation for Intangibles in Ḥanafī Madhhab and Late Ottoman Law 无形资产有补偿吗?ḤanafīMadhhab和晚期奥斯曼法中的无形资产补偿问题
Pub Date : 2023-12-03 DOI: 10.33460/beuifd.1376211
Muhammed Emin Kizilay
One feature distinguishing the fiqh madhhabs (sects) that emerged in Islamic history from each other is their theological and philosophical views. When the jurisprudence of the madhhabs is analysed, it is seen that the practical rulings emerge according to a particular theological and philosophical background. For example, the ontological background of the Ḥanafīs is reflected in their views on property, which one of the most fundamental issues of law. They considered existence from a material point of view. They did not accept the benefits that do not have a material existence and that arise depending on the substance of material assets as property in law. What is not property cannot be damaged. Therefore, it cannot be compensated. The Ḥanafīs adhered to their ontological principles to maintain their legal consistency. However, these principles caused some problems to arise over time. Although they overcame these problems with the principle of necessity, this was not enough to eliminate the problem. This problem came to the agenda even in the last periods of the Ottoman Empire. However, there was a new systematics in the field of law then. The issue was dealt with in the articles of law, not in the theoretical texts in which the accumulated knowledge of the madhhab was transmitted. The ontological principles of the Ḥanafīs were distributed to many areas of law within the new system. However, in the last period of the Ottoman Empire and contemporary studies, only the part of the subject reflected in the law of obligations has been addressed. However, areas such as the Press Law and the Penal Code seem to have been ignored, as well. When the other legal texts are analysed, a situation different from that in Med̲j̲elle stands out. The Press Law and the Penal Code had already done what the Med̲j̲elle commissions could do much later. In these laws, things that do not exist in material terms are legally recognized as property.
伊斯兰历史上出现的教法派别(教派)相互区别的一个特点是它们的神学和哲学观点。在分析各教派的法理学时,我们可以看到,实际的裁决是根据特定的神学和哲学背景产生的。例如,Ḥanafīs 派的本体论背景反映在他们对财产的看法上,而财产是最基本的法律问题之一。他们从物质的角度看待存在。他们不接受没有物质存在的利益和根据物质资产的实质而产生的利益作为法律上的财产。不是财产的东西不会受到损害。因此,它不能得到赔偿。哈纳菲家族坚持其本体论原则,以保持其法律的一致性。然而,随着时间的推移,这些原则产生了一些问题。虽然他们用必要性原则克服了这些问题,但这并不足以消除问题。甚至在奥斯曼帝国的末期,这个问题也被提上了议事日程。不过,当时法律领域有了新的体系。这个问题是在法律条文中解决的,而不是在传承伊斯兰教法知识的理论文本中。在新的体系中,Ḥanafīs 的本体论原则被分配到许多法律领域。然而,在奥斯曼帝国末期和当代研究中,只有义务法中反映的部分主题得到了研究。然而,《新闻法》和《刑法典》等领域似乎也被忽视了。在对其他法律文本进行分析时,与地中海地区不同的情况十分突出。新闻法》和《刑法典》已经完成了《地中海邮报》委员会稍后才能完成的工作。在这些法律中,物质上不存在的东西在法律上被认定为财产。
{"title":"Is The Intangible Compensated? The Problem of Compensation for Intangibles in Ḥanafī Madhhab and Late Ottoman Law","authors":"Muhammed Emin Kizilay","doi":"10.33460/beuifd.1376211","DOIUrl":"https://doi.org/10.33460/beuifd.1376211","url":null,"abstract":"One feature distinguishing the fiqh madhhabs (sects) that emerged in Islamic history from each other is their theological and philosophical views. When the jurisprudence of the madhhabs is analysed, it is seen that the practical rulings emerge according to a particular theological and philosophical background. For example, the ontological background of the Ḥanafīs is reflected in their views on property, which one of the most fundamental issues of law. They considered existence from a material point of view. They did not accept the benefits that do not have a material existence and that arise depending on the substance of material assets as property in law. What is not property cannot be damaged. Therefore, it cannot be compensated. The Ḥanafīs adhered to their ontological principles to maintain their legal consistency. However, these principles caused some problems to arise over time. Although they overcame these problems with the principle of necessity, this was not enough to eliminate the problem. This problem came to the agenda even in the last periods of the Ottoman Empire. However, there was a new systematics in the field of law then. The issue was dealt with in the articles of law, not in the theoretical texts in which the accumulated knowledge of the madhhab was transmitted. The ontological principles of the Ḥanafīs were distributed to many areas of law within the new system. However, in the last period of the Ottoman Empire and contemporary studies, only the part of the subject reflected in the law of obligations has been addressed. However, areas such as the Press Law and the Penal Code seem to have been ignored, as well. When the other legal texts are analysed, a situation different from that in Med̲j̲elle stands out. The Press Law and the Penal Code had already done what the Med̲j̲elle commissions could do much later. In these laws, things that do not exist in material terms are legally recognized as property.","PeriodicalId":395377,"journal":{"name":"BEÜ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ","volume":"12 7","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-12-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139187370","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Kelâmî Mantık Çalışmaları Mantık Felsefesi İçin Ne Anlam İfade Eder? 神学逻辑研究对逻辑哲学意味着什么?
Pub Date : 2023-11-29 DOI: 10.33460/beuifd.1384242
Emrah Alağaş
Mehmet Aktaş’ın 2021 yılında neşredilen Tanım veya Hakikat: Cüveynî’nin Kelâm Sisteminin Analizi başlıklı çalışması, Cüveynî’nin (ö. 478/1085) eserlerinden hareketle, hâlleri kabul eden Eş‘arî kelâmcıların savunduğu kelâmî tanım anlayışını ortaya koymaktadır. Aktaş, kelâmî tanım anlayışının, felsefî tümellerden farklı bir yapıya sahip kelâmî tümel modeli olan hâllerle oluşturulduğunu, cevher-araz katmanında realizm, nesneler katmanında ise nominalizm iddialarını barındırdığını ve bu anlayışa sahip Cüveynî’nin yarı/kısmî özcü şeklinde nitelendirilmesi gerektiğini öne sürmektedir. Aktaş’ın çalışması, Aristotelesçi tanım teorisine alternatif bir teori olan kelâmî tanım teorisini açığa çıkarması ve bu teorinin niçin öne sürüldüğüne cevap vermesi bakımından mantık felsefesi çalışmaları için yeni bir alana işaret etmektedir.
穆罕默德-阿克塔什的《真理的定义》:对朱韦尼神学体系的分析》以朱韦尼(卒于 478/1085)的作品为基础,揭示了接受状态的阿什拉神学家对神学定义的理解。阿克塔什认为,神学定义的概念是由状态形成的,这是一种神学普遍模式,其结构不同于哲学普遍模式,它包含了物质-猿猴层的现实主义和对象层的唯名论主张,具有这种概念的朱威尼应被定性为半本质主义/部分本质主义。阿克塔什的研究为逻辑哲学研究指出了一个新领域,即揭示了神学定义理论--亚里士多德定义理论的替代理论,并回答了为什么要提出这一理论。
{"title":"Kelâmî Mantık Çalışmaları Mantık Felsefesi İçin Ne Anlam İfade Eder?","authors":"Emrah Alağaş","doi":"10.33460/beuifd.1384242","DOIUrl":"https://doi.org/10.33460/beuifd.1384242","url":null,"abstract":"Mehmet Aktaş’ın 2021 yılında neşredilen Tanım veya Hakikat: Cüveynî’nin Kelâm Sisteminin Analizi başlıklı çalışması, Cüveynî’nin (ö. 478/1085) eserlerinden hareketle, hâlleri kabul eden Eş‘arî kelâmcıların savunduğu kelâmî tanım anlayışını ortaya koymaktadır. Aktaş, kelâmî tanım anlayışının, felsefî tümellerden farklı bir yapıya sahip kelâmî tümel modeli olan hâllerle oluşturulduğunu, cevher-araz katmanında realizm, nesneler katmanında ise nominalizm iddialarını barındırdığını ve bu anlayışa sahip Cüveynî’nin yarı/kısmî özcü şeklinde nitelendirilmesi gerektiğini öne sürmektedir. Aktaş’ın çalışması, Aristotelesçi tanım teorisine alternatif bir teori olan kelâmî tanım teorisini açığa çıkarması ve bu teorinin niçin öne sürüldüğüne cevap vermesi bakımından mantık felsefesi çalışmaları için yeni bir alana işaret etmektedir.","PeriodicalId":395377,"journal":{"name":"BEÜ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ","volume":"16 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-11-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139211810","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Bıçakçızâde İsmail Hakkı ve Manzum Esmâ-i Hüsnâ Şerhi Bıçakçızâde İsmail Hakkı 和 Manzum Esmâ-i Hüsnâ 注释
Pub Date : 2023-11-25 DOI: 10.33460/beuifd.1371908
Kübra Yilmaz
Dinî literatüre göre Allah’ın isimleri ve sıfatları yaratıcı ile kulun münasebetinin ilk basamağı kabul edilebilir. Bu münasebeti anlayabilmek, Allah’ı tanıyıp bilmek, ona yaklaşmak ve ondan istimdat için esmâ-i hüsnâ vasıta kılınabilir. Sırf bu yönüyle bile esmâ-i hüsnânın ele alınması, insanın hakikat arayışına ve kâinatla yaratıcısı arasındaki bağı anlamasına katkı sağlamak adına mühimdir. Öteden beri esmâ-i hüsnânın okunması ve ezberlenmesinin fazilet ve teberrüküne işaret edildiği gibi, anlamlarıyla birlikte öğrenilmesi ve kavranmasına da önem gösterilmiştir. Nitekim her bir isim sahip olduğu hassaya göre kâinatta ve insanda çeşitli tecellilerin zuhuruna sebebiyet vermiştir/vermektedir. Dolayısıyla her dönemde müminler esmâ-i hüsnâ ile sadece ibadet etmemiş, varlıklarını ve yaratılış gayelerini anlamlandırmaya yönelik sorulara uygun cevapları da bu isimlerin mana âleminde bulmuşlardır. Türk edebiyatında zaman içerisinde zengin bir literatüre dönüşen esmâ-i hüsnâ şerhleri, tevhîd ve münâcâtlardan sonra, doğrudan Allah’a dair edebî türlerin üçüncüsü olarak yerini almıştır. İnanan insanın teveccühü ve ihtiyaçları çerçevesinde, Allah’ın isim ve sıfatlarına dayanarak telif edilen türlerden “esmâ-i hüsnâ şerhleri” edebiyatımızda hemen her dönem rağbet görmüştür. Bu bağ-lamda çalışmamız Osmanlı Devleti’nin son devrini ve Cumhuriyet’in ilk yıllarını görmüş, hem devlet hizmetlerinde hem de matbuat âleminde çeşitli faaliyetlerde bulunmuş olan İzmirli Bıçakçızâde İsmail Hakkı Bey’i (1862-1950) ve onun 1936’da kaleme aldığı Esmâü’l-Hüsnâ’nın Nazmen Tefsîri adlı manzum esmâ-i hüsnâ şerhini konu edinmektedir. Aynı zamanda şair olan İsmail Hakkı Bey çok yönlü ve velut kimliğine rağmen, tanınmışlığı mahdut kalmış bir isimdir. Mezkûr eseri ise harf inkılabından sonra Arap alfabesiyle yazıldığı bilinen ve üzerinde herhangi bir çalışma yapılmamış ilk Türkçe manzum esmâ-i hüsnâ şerhidir. Bu çalışmamızda öncelikle İsmail Hakkı Bey’in hayatı ve eserleri hak-kında bilgi verilmiş, akabinde esmâ-i hüsnâ şerhinin müellif nüshasına dayalı tahlili yapılarak metni neşredilmiştir.
根据宗教文献,安拉的名字和属性可被视为造物主与仆人之间关系的第一步。为了理解这种关系、认识和了解安拉、接近安拉并向安拉求助,可以使用 "阿斯玛-伊-胡斯纳"(asmā-i hüsnā)作为一种手段。即使仅从这个方面来看,讨论本质也是很重要的,这样有助于人类探寻真理,了解宇宙与造物主之间的联系。自古以来,人们就指出了诵读和背诵名字的美德和好处,以及学习和理解名字及其含义的重要性。事实上,每一个名字都会根据其特性在宇宙和人类中引起/导致各种表现的出现。因此,在每个时期,信徒们不仅用本质的名称进行崇拜,而且还在这些名称的精神境界中找到关于其存在意义和创造目的的适当答案。继 "真主之名"(tawhīd)和 "真主之名"(munājāt)之后,土耳其文学中关于真主之名的注释也逐渐丰富起来,成为与真主直接相关的第三种文学体裁。在信徒的需求和需要的框架内,关于真主的名字和属性的注释几乎在我国文学的每个时期都很流行。在此背景下,我们的研究重点是伊兹米尔勒-比查克扎德-伊斯梅尔-哈克吉-贝伊(1862-1950 年),他经历了奥斯曼帝国的最后时期和共和国的最初几年,参与了国家部门和新闻界的各种活动,以及他在 1936 年撰写的《阿斯马苏-胡斯纳纳纳纳纳兹门-特夫斯里》的诗歌注释。伊斯梅尔-哈克吉-贝伊(İsmail Hakkı Bey)也是一位诗人,尽管他多才多艺、著作等身,但人们对他的认识仍然有限。他的上述作品是土耳其第一部关于 Asmā-i hüsnā 的诗歌注释,据悉该诗歌是在字母改革后用阿拉伯字母写成的,目前还没有人对其进行过研究。在本研究中,首先介绍了伊斯梅尔-哈克吉-贝伊的生平和作品,然后根据作者的副本分析了 al-asmâ-i hüsnâ 的注释文本,并公布了其文本。
{"title":"Bıçakçızâde İsmail Hakkı ve Manzum Esmâ-i Hüsnâ Şerhi","authors":"Kübra Yilmaz","doi":"10.33460/beuifd.1371908","DOIUrl":"https://doi.org/10.33460/beuifd.1371908","url":null,"abstract":"Dinî literatüre göre Allah’ın isimleri ve sıfatları yaratıcı ile kulun münasebetinin ilk basamağı kabul edilebilir. Bu münasebeti anlayabilmek, Allah’ı tanıyıp bilmek, ona yaklaşmak ve ondan istimdat için esmâ-i hüsnâ vasıta kılınabilir. Sırf bu yönüyle bile esmâ-i hüsnânın ele alınması, insanın hakikat arayışına ve kâinatla yaratıcısı arasındaki bağı anlamasına katkı sağlamak adına mühimdir. Öteden beri esmâ-i hüsnânın okunması ve ezberlenmesinin fazilet ve teberrüküne işaret edildiği gibi, anlamlarıyla birlikte öğrenilmesi ve kavranmasına da önem gösterilmiştir. Nitekim her bir isim sahip olduğu hassaya göre kâinatta ve insanda çeşitli tecellilerin zuhuruna sebebiyet vermiştir/vermektedir. Dolayısıyla her dönemde müminler esmâ-i hüsnâ ile sadece ibadet etmemiş, varlıklarını ve yaratılış gayelerini anlamlandırmaya yönelik sorulara uygun cevapları da bu isimlerin mana âleminde bulmuşlardır. Türk edebiyatında zaman içerisinde zengin bir literatüre dönüşen esmâ-i hüsnâ şerhleri, tevhîd ve münâcâtlardan sonra, doğrudan Allah’a dair edebî türlerin üçüncüsü olarak yerini almıştır. İnanan insanın teveccühü ve ihtiyaçları çerçevesinde, Allah’ın isim ve sıfatlarına dayanarak telif edilen türlerden “esmâ-i hüsnâ şerhleri” edebiyatımızda hemen her dönem rağbet görmüştür. Bu bağ-lamda çalışmamız Osmanlı Devleti’nin son devrini ve Cumhuriyet’in ilk yıllarını görmüş, hem devlet hizmetlerinde hem de matbuat âleminde çeşitli faaliyetlerde bulunmuş olan İzmirli Bıçakçızâde İsmail Hakkı Bey’i (1862-1950) ve onun 1936’da kaleme aldığı Esmâü’l-Hüsnâ’nın Nazmen Tefsîri adlı manzum esmâ-i hüsnâ şerhini konu edinmektedir. Aynı zamanda şair olan İsmail Hakkı Bey çok yönlü ve velut kimliğine rağmen, tanınmışlığı mahdut kalmış bir isimdir. Mezkûr eseri ise harf inkılabından sonra Arap alfabesiyle yazıldığı bilinen ve üzerinde herhangi bir çalışma yapılmamış ilk Türkçe manzum esmâ-i hüsnâ şerhidir. Bu çalışmamızda öncelikle İsmail Hakkı Bey’in hayatı ve eserleri hak-kında bilgi verilmiş, akabinde esmâ-i hüsnâ şerhinin müellif nüshasına dayalı tahlili yapılarak metni neşredilmiştir.","PeriodicalId":395377,"journal":{"name":"BEÜ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ","volume":"15 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-11-25","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139236519","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Şâmî’nin Sübülü’l-Hüdâ Adlı Eserinde Anlatım Üslupları ve Arap Dili Kaynakları 沙米《Sübülü'l-Hüdā》中的表达方式和阿拉伯语源
Pub Date : 2023-11-15 DOI: 10.33460/beuifd.1352163
M. Sezer
Memlükler dönemi (1250-1517) Mısır, özellikle Moğol istilası sonrasında âlimlerin göç ettiği, büyük ilim adamlarının yetiştiği münbit bir coğrafya haline gelmiştir. Bu vaziyet, Osmanlıların (1299-1922) bölgeyi fetihleri sonrasındaki valiler döneminde de bir müddet devam etmiştir. İlgili süreç içerisinde âlimler, hacimli külliyât eser-ler telif etmişler, erken dönemlerden kendi dönemlerine kadar rivâyet-dirâyet üs-lubunca ilim geleneğini sürdürerek sonraki nesillere aktarmışlardır. Bu hacimli an-siklopedik teliflerden birisi de Muhammed b. Yûsuf es-Sâlihî eş-Şâmî’nin (ö. 942/1536) ömrünün son zamanlarında tamamladığı Sübülü’l-hüdâ ve’r-reşâd fî sîreti hayri’l-ibâd adlı Hz. Muhammed (s) konulu devasa eserdir. Eser, Hz. Peygamber’i tüm yönleriyle ele aldığı için delâil, siyer-meğâzî, şemâil, hasâis, mu‘cizât, fezâil ve biyografiler, tıbb-ı Nebevî gibi alanlarda rivayetler ve zengin bilgiler içermektedir. Aynı zamanda müellif Şâmî, kendi dönemine kadar telif edilmiş geniş bir edebiyat-tan yararlanarak onlara atıflarda bulunmuştur. Bu kadar şümullü bir kaynaktan ya-rarlanması, eserde Arap diline ait önemli nazım ve nesir metinleri ihtiva etmesini sonuçlandırmış böylece değişik temalarda mebzul miktarda Arap şiiri eserde yer almıştır. Ayrıca eser rivayet-dirayet üslubuyla mevcut muhtelif metinleri içerme-sinden ötürü üslûp bakımından câlibi dikkattir. Bu bağlamda rivayetçilik, tasvirîlik, tematik şiir anlatımları, ilmîlik, öğreticilik, açıklayıcılık, kantlayıcılık ve destansı-lık müellifin benimsediği belli anlatım üsluplarıdır. Ayrıca eserde eyyâmü’l-Arab ve siyer-meğâzî anlatımlarına bolca yer verilmesi siyer-tarih metinlerinin Arap diliyle münasebetinin irdelenmesini gerektirmiştir. Eserde gramer analizlerinin yapılması ve her konu sonunda müfredât ve sözlük kısımlarının oluşturulması onu orijinal kı-lan hususiyetlerdendir. Böylece modern dönemde dil vb. eğitim setlerinde ve de muhtelif bilimsel eserlerde müfredat bölümleri oluşturan eserlere öncülük yapmış-tır. Müellif Şâmî’nin kaleme aldığı Sübülü’l-hüdâ adlı eser, içerdiği edebî metinler ve Arap diline dair müfredâtlar, tahlil ve analizler bakımından kıymet ifade eden ve araştırılması gereken bir eserdir. Ayrıca müellifinin Arap diline dair müellefâtının olması, eserinde onlara atıflarda bulunması da müellifin siyer ve tarih âlimi olma-sının yanında önemli bir Arap dilcisi olduğunun ispatı mahiyetindedir.
在马木路克时期(1250-1517 年),埃及成为学者迁徙和培养伟大学者的沃土,尤其是在蒙古入侵之后。在奥斯曼帝国征服该地区后的总督时期(1299-1922 年),这种情况还持续了一段时间。在这一时期,学者们编纂了大量的著作汇编,以叙述-引导的方式将早期的知识传统传承到他们自己的时代,并将其传给后代。关于先知穆罕默德(永存)的巨著《Sübülü'l-hüdâ wa'r-reşâd fî sîrat hayri'l-ibâd》就是这些卷帙浩繁的百科全书式著作之一,该书由穆罕默德-本-尤素福-萨利赫-沙米(Muhammad b. Yûsuf al-Sâlihî al-Shâmî,卒于 942/1536 年)在晚年完成。由于该作品涉及先知穆罕默德(愿主赐福之,并使其平安)的方方面面,因此它包含了有关 delāil、siyar-mağāzī、shamāil、hasāis、mu'jizāt、fezāil 和传记以及医学等领域的叙述和丰富信息。与此同时,作者沙米还利用了在他之前的大量文献,并对其进行了参考。由于使用了如此广泛的资料来源,作品中包含了重要的阿拉伯语诗歌和散文文本,因此作品中包含了大量不同主题的阿拉伯语诗歌。此外,这部作品在文体方面也很出色,因为它包含了各种叙事风格(dirayet)的文本。在这种情况下,叙事性、描述性、主题诗歌叙事、学术性、指导性、解释性、定量性和史诗性是作者采用的某些叙事风格。此外,由于作品中大量使用了阿拉伯语(ayyām al-Arab)和西雅尔语(siyar-megāzī)的叙述方式,因此有必要对西雅尔语历史文本与阿拉伯语的关系进行研究。作品中进行了语法分析,每个主题的结尾都有课程和词典部分,这些都是其独创性的特点。因此,在现代,他开创了在语言等教育套书和各种科学著作中设立课程部分的先河。作者 al-Shāmī 的作品《Sublūl al-hudā》是一部在其所包含的文学文本和阿拉伯语课程、分析和解析方面都很有价值的作品,应该加以研究。此外,作者拥有多部关于阿拉伯语的著作,并在作品中提及这些著作,这也证明作者是一位重要的阿拉伯语语言学家,同时也是一位研究伊斯兰教和历史的学者。
{"title":"Şâmî’nin Sübülü’l-Hüdâ Adlı Eserinde Anlatım Üslupları ve Arap Dili Kaynakları","authors":"M. Sezer","doi":"10.33460/beuifd.1352163","DOIUrl":"https://doi.org/10.33460/beuifd.1352163","url":null,"abstract":"Memlükler dönemi (1250-1517) Mısır, özellikle Moğol istilası sonrasında âlimlerin göç ettiği, büyük ilim adamlarının yetiştiği münbit bir coğrafya haline gelmiştir. Bu vaziyet, Osmanlıların (1299-1922) bölgeyi fetihleri sonrasındaki valiler döneminde de bir müddet devam etmiştir. İlgili süreç içerisinde âlimler, hacimli külliyât eser-ler telif etmişler, erken dönemlerden kendi dönemlerine kadar rivâyet-dirâyet üs-lubunca ilim geleneğini sürdürerek sonraki nesillere aktarmışlardır. Bu hacimli an-siklopedik teliflerden birisi de Muhammed b. Yûsuf es-Sâlihî eş-Şâmî’nin (ö. 942/1536) ömrünün son zamanlarında tamamladığı Sübülü’l-hüdâ ve’r-reşâd fî sîreti hayri’l-ibâd adlı Hz. Muhammed (s) konulu devasa eserdir. Eser, Hz. Peygamber’i tüm yönleriyle ele aldığı için delâil, siyer-meğâzî, şemâil, hasâis, mu‘cizât, fezâil ve biyografiler, tıbb-ı Nebevî gibi alanlarda rivayetler ve zengin bilgiler içermektedir. Aynı zamanda müellif Şâmî, kendi dönemine kadar telif edilmiş geniş bir edebiyat-tan yararlanarak onlara atıflarda bulunmuştur. Bu kadar şümullü bir kaynaktan ya-rarlanması, eserde Arap diline ait önemli nazım ve nesir metinleri ihtiva etmesini sonuçlandırmış böylece değişik temalarda mebzul miktarda Arap şiiri eserde yer almıştır. Ayrıca eser rivayet-dirayet üslubuyla mevcut muhtelif metinleri içerme-sinden ötürü üslûp bakımından câlibi dikkattir. Bu bağlamda rivayetçilik, tasvirîlik, tematik şiir anlatımları, ilmîlik, öğreticilik, açıklayıcılık, kantlayıcılık ve destansı-lık müellifin benimsediği belli anlatım üsluplarıdır. Ayrıca eserde eyyâmü’l-Arab ve siyer-meğâzî anlatımlarına bolca yer verilmesi siyer-tarih metinlerinin Arap diliyle münasebetinin irdelenmesini gerektirmiştir. Eserde gramer analizlerinin yapılması ve her konu sonunda müfredât ve sözlük kısımlarının oluşturulması onu orijinal kı-lan hususiyetlerdendir. Böylece modern dönemde dil vb. eğitim setlerinde ve de muhtelif bilimsel eserlerde müfredat bölümleri oluşturan eserlere öncülük yapmış-tır. Müellif Şâmî’nin kaleme aldığı Sübülü’l-hüdâ adlı eser, içerdiği edebî metinler ve Arap diline dair müfredâtlar, tahlil ve analizler bakımından kıymet ifade eden ve araştırılması gereken bir eserdir. Ayrıca müellifinin Arap diline dair müellefâtının olması, eserinde onlara atıflarda bulunması da müellifin siyer ve tarih âlimi olma-sının yanında önemli bir Arap dilcisi olduğunun ispatı mahiyetindedir.","PeriodicalId":395377,"journal":{"name":"BEÜ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ","volume":"49 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-11-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139272294","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
The Tradition of Abridgement in Rhetoric: Example of al-Miṣbāḥ fī ikhtiṣār al-Miftāḥ 修辞学中的删节传统:al-Miṣbāḥ fī ikhtiṣār al-Miftāḥ 的例子
Pub Date : 2023-11-14 DOI: 10.33460/beuifd.1369504
Hüseyin Arslan
Öz İslami ilimlerin telifinde birçok farklı yöntem takip edilmiştir. Bunlardan biri de “ihti-sar” yöntemidir. Bu yöntemle telif edilen eserler genel olarak “muhtasar” eserler diye şöhret bulmuştur. Ayrıntıya girmeden konuları kısa ve özlü biçimde ele alan eserlere muhtasar dendiği gibi hacimli bir eserin özetlenmiş şekline de muhtasar denmektedir. Dil ilimlerinde erken dönemlerden itibaren başlamış olan ihtisar yöntemi belâgat il-minde de bu ilmin bağımsız bir ilme dönüşmesinden itibaren varlığını sürdürmüştür. Belâgat ilminde ilk ihtisar çalışması, Abdülkâhir el-Cürcânî’nin Delâilü’l-i‘câz fî dirâye-ti’l-îcâz ve Esrâru’l-belâga adlı eserlerinin konularını yeniden tertip ve tasnif ederek özetleyen Fahreddin Râzî’nin Nihâyetü’l-i ‘câz fî dirâyeti’l-îcâz adlı eseri kabul edilir. Ancak bu ilimdeki ihtisar çalışmaları daha çok Sekkâkî’nin Miftâhu’l-‘ulûm’unun belâgata dair üçüncü bölümü etrafında yoğunlaşmıştır. Miftâhu’l-‘ulûm üzerine birçok ihtisar çalışması yapılmış olmakla birlikte bu esrin ilk muhtasarı İbnü’n-Nâzım diye meşhur olan Bedreddin b. Malik’in el-Mısbâh adlı eseridir. Bu çalışmada belâgat il-minde ihtisar geleneği hakkında giriş mahiyetinde kısaca bilgi verilecek ardından da Bedreddin b. Malik’in el-Mısbâh adlı eseri özelinde belâgat ilminde ihtisar geleneğinin artı ve eksileri irdelenmeye çalışılacaktır. Bu çerçevede ilgili eserin ana metin olan Miftâhu’l-‘ulûm’da yaptığı ihtisarlar, ziyadeler, kolaylaştırmalar ve bu eserin tertibinde yaptığı değişiklikler gibi durumlar ele alınacaktır. Dolayısıyla bu çalışmanın amacı ihti-sar geleneğinin bir tekrardan ibaret olduğu ve ait olduğu ilim dalına bir katkı yapmadı-ğı eleştirilerine haklılık payı irdelenmeye çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Arap Dili ve Belâgati, İhtisar, Sekkâkî, Bedreddin b. Malik, miftâhu’l-‘ulûm, el-Mısbâh Ana Fikir: Belâgat ilminde bir telif yöntemi olan "ihtisâr"ın eskinin tekrarından ibaret olmayıp bu ilme katkılarının delilleri. Öne Çıkanlar: 1. Belâgat ilminde ihtisar yöntemi diğer ilimlere göre daha geç dönem-lerde başlamıştır. 2. Belâgat ilminde ihtisar faaliyetleri Sekkâkî'nin Miftâhu'l-'ulûm adlı esri etrafında yoğunlaşmıştır. 3. Miftâhu'l-ulûm'un ilk muhtasarı Bereddin b. Malik'in el-Mısbâh adlı eseri, en meş-hur muhtasarı ise Kazvînî'nin Telhîsu'l-Miftâh'ıdır. 4. el-Mısbâh ilim dünyasında hayli ilgi görmüş kendisinden sonra bu alanda telif edilen birçok esere kaynaklık etmiştir. 5. el-Mısbâh mücerred bir özetleme değildir. Buna ek olarak ana metnin tertibinde yaptığı değişiklik ve ziyadeler başta olmak üzere alana birçok katkı sunmuştur.
摘要 在伊斯兰科学的创作中,有许多不同的方法。其中一种是 "ihti-sar "法。用这种方法编写的作品一般被称为 "muhtasar "作品。以简明扼要的方式论述主题而不详述细节的作品被称为 "muhtasar "作品,而大部头作品的摘要形式也被称为 "muhtasar "作品。ihtisar方法从语言科学的早期就开始使用,自从修辞学转变为一门独立的科学后,这种方法在修辞学中继续存在。修辞学的第一部专业著作被认为是法赫尔-阿尔丁-拉齐(Fakhr al-Dīn al-Rāzī)的《修辞学》(Nihāyat al-i'jāz fī-dirāyat al-ījāzī),该书通过对 ʿAbd al-Qāhir al-Jurjānī 的《修辞学》(Delāil al-i'jāz fī-dirāyat al-ījāz )和《修辞学》(Esrāru al-balāga )的主题进行重新组织和分类,对这些主题进行了总结。不过,这门科学的总结性著作大多集中在萨卡奇(al-Saqqāqī)的《修辞学》(Miftāḥ al-'ulūm)第三章周围。虽然对《Miftāḥ al-'ulūm》有很多评论,但这部作品的第一部评论是贝德尔-丁-马利克 (Bedr al-Dīn b. Malik) 的《al-Misbāḥ》,他就是著名的伊本-纳齐姆 (Ibn al-Nāzim)。在本研究中,将简要介绍修辞学中的评注传统,然后尝试在贝德尔-丁恩-本-马利克的 al-Misbāḥ 中研究修辞学中的评注传统的利弊。在此框架内,将讨论他对相关作品的主要文本《Miftāḥ al-'ulūm》所做的修改等情况,如该作品在组织结构上的改进、补充、简化和变化。因此,本研究的目的是研究那些认为 "ihti-sar "传统是一种重复,对其所属的科学分支没有贡献的批评的合理性。 关键字阿拉伯语和修辞学、ihti-sar、al-Saqqāqī、Bedr al-Dīn b. Malik、miftāḥ al-'ulūm、al-Misbāh 主旨:证明 "ihtisâr"(修辞学中的一种写作方法)对这门科学的贡献,而不仅仅是重复旧的内容。 重点: 1:1. 雄辩学中的 ihtisâr 方法起步晚于其他科学。 2. 雄辩学的评论活动集中在萨卡奇(al-Saqqāqī)的著作《Miftāḥ al-'ulūm》周围。 3. Miftāḥ al-'ulūm 的第一个注释是 Bered al-Dīn b. Malik 的 al-Misbāḥ,最著名的注释是 al-Kazwīnī 的 Talhṣ al-Miftāḥ。 4. al-Misbāh 引起了科学界的极大关注,并成为其后该领域许多作品的来源。 5. al-Misbāḥ 并非单纯的总结。此外,他还对该领域做出了许多贡献,尤其是他对正文的组织结构所做的修改和补充。
{"title":"The Tradition of Abridgement in Rhetoric: Example of al-Miṣbāḥ fī ikhtiṣār al-Miftāḥ","authors":"Hüseyin Arslan","doi":"10.33460/beuifd.1369504","DOIUrl":"https://doi.org/10.33460/beuifd.1369504","url":null,"abstract":"Öz İslami ilimlerin telifinde birçok farklı yöntem takip edilmiştir. Bunlardan biri de “ihti-sar” yöntemidir. Bu yöntemle telif edilen eserler genel olarak “muhtasar” eserler diye şöhret bulmuştur. Ayrıntıya girmeden konuları kısa ve özlü biçimde ele alan eserlere muhtasar dendiği gibi hacimli bir eserin özetlenmiş şekline de muhtasar denmektedir. Dil ilimlerinde erken dönemlerden itibaren başlamış olan ihtisar yöntemi belâgat il-minde de bu ilmin bağımsız bir ilme dönüşmesinden itibaren varlığını sürdürmüştür. Belâgat ilminde ilk ihtisar çalışması, Abdülkâhir el-Cürcânî’nin Delâilü’l-i‘câz fî dirâye-ti’l-îcâz ve Esrâru’l-belâga adlı eserlerinin konularını yeniden tertip ve tasnif ederek özetleyen Fahreddin Râzî’nin Nihâyetü’l-i ‘câz fî dirâyeti’l-îcâz adlı eseri kabul edilir. Ancak bu ilimdeki ihtisar çalışmaları daha çok Sekkâkî’nin Miftâhu’l-‘ulûm’unun belâgata dair üçüncü bölümü etrafında yoğunlaşmıştır. Miftâhu’l-‘ulûm üzerine birçok ihtisar çalışması yapılmış olmakla birlikte bu esrin ilk muhtasarı İbnü’n-Nâzım diye meşhur olan Bedreddin b. Malik’in el-Mısbâh adlı eseridir. Bu çalışmada belâgat il-minde ihtisar geleneği hakkında giriş mahiyetinde kısaca bilgi verilecek ardından da Bedreddin b. Malik’in el-Mısbâh adlı eseri özelinde belâgat ilminde ihtisar geleneğinin artı ve eksileri irdelenmeye çalışılacaktır. Bu çerçevede ilgili eserin ana metin olan Miftâhu’l-‘ulûm’da yaptığı ihtisarlar, ziyadeler, kolaylaştırmalar ve bu eserin tertibinde yaptığı değişiklikler gibi durumlar ele alınacaktır. Dolayısıyla bu çalışmanın amacı ihti-sar geleneğinin bir tekrardan ibaret olduğu ve ait olduğu ilim dalına bir katkı yapmadı-ğı eleştirilerine haklılık payı irdelenmeye çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Arap Dili ve Belâgati, İhtisar, Sekkâkî, Bedreddin b. Malik, miftâhu’l-‘ulûm, el-Mısbâh Ana Fikir: Belâgat ilminde bir telif yöntemi olan \"ihtisâr\"ın eskinin tekrarından ibaret olmayıp bu ilme katkılarının delilleri. Öne Çıkanlar: 1. Belâgat ilminde ihtisar yöntemi diğer ilimlere göre daha geç dönem-lerde başlamıştır. 2. Belâgat ilminde ihtisar faaliyetleri Sekkâkî'nin Miftâhu'l-'ulûm adlı esri etrafında yoğunlaşmıştır. 3. Miftâhu'l-ulûm'un ilk muhtasarı Bereddin b. Malik'in el-Mısbâh adlı eseri, en meş-hur muhtasarı ise Kazvînî'nin Telhîsu'l-Miftâh'ıdır. 4. el-Mısbâh ilim dünyasında hayli ilgi görmüş kendisinden sonra bu alanda telif edilen birçok esere kaynaklık etmiştir. 5. el-Mısbâh mücerred bir özetleme değildir. Buna ek olarak ana metnin tertibinde yaptığı değişiklik ve ziyadeler başta olmak üzere alana birçok katkı sunmuştur.","PeriodicalId":395377,"journal":{"name":"BEÜ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ","volume":"142 3","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-11-14","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139276599","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Umar b. Ali al-Ispiri and his study named er-Risâletü’l-cûdiyye 欧麦尔-本-阿里-伊斯皮里及其名为 er-Risâletü'l-cûdiyye 的研究
Pub Date : 2023-08-26 DOI: 10.33460/beuifd.1283848
Osman Bostan
Yüce Allah insanları doğru yola iletmek üzere gönderdiği peygamberlere kendi dönemlerine uygun bir takım mucizeler vermiştir. Son peygamber olarak gönderilen Hz. Muhammed’in (sas) döneminde belâgat ve fesâhatin ileri seviyede olduğu için kendisine, bir sûresinin hatta bir âyetinin benzerini bile getirmede insanların ve cinlerin aciz kaldıkları mu‘ciz kelâm Kur’an-ı Kerim indirilmiştir. Kur’an-ı Kerim’in anlaşılması ve Cenab-ı Hakk’ın murâdının ortaya konulması için İslam’ın bidayetinden günümüze değin birçok tefsir yazılmıştır. Yazılan bu tefsirlerin bir kısmı Kur’an-ı Kerim’in fıkhî, içtimâî, tasavvufi vb. yönünü ele alırken diğer bir kısmı da edebî ve i‘câz yönünü incelemiştir. Kur’an-ı Kerim’in edebî inceliklerini araştıran eserlerin bir kısmı bunu Kur’an-ı Kerim’in tamamı veya bazı sûreleri ekseninde gerçekleştirirken bir kısmı da tek bir âyeti merkeze alıp o âyette var olan edebî unsurları ortaya koymaya çalışmıştır. Bu alana matuf çalışmalardan biri de 18. yüzyıl Osmanlı müelliflerinden Ömer b. Ali el-İspirî’nin kaleme aldığı er-Risâletü’l-cûdiyye adlı eseridir. Erzurum’un İspir kasabasında dünyaya gelen Ömer b. Ali el-İspirî ilk eğitimini memleketinde tamamlamıştır. Ardından İstanbul’a giden İspirî burada Seyyid Mürtezâ ve Akkirmânî gibi dönemin önde gelen âlimlerinden dersler almıştır. Uzun yıllar Fatih Medresesi’nde müderrislik görevinde bulunan İspirî bir taraftan eğitim-öğretim faaliyeti ile meşgul olurken diğer taraftan da eser telifini ihmal etmemiştir. Kırka yakın telifi bulunan İspirî’nin kaleme aldığı eserlerden biri de er-Risâletü’l-cûdiyye adlı eseridir. İspirî bu risâlede, edebî inceliklerine değindiği Hûd sûresinin 44. âyetini ilmü’l-beyân, ilmü’l-me‘ânî, el-fesâhatü’l-lafziyye ve elfesâhatü’l-ma‘neviyye açısından açıklamaya çalışmıştır. Ömer b. Ali el-İspirî ve er-Risâletü’l-cûdiyye adlı eserinin konu edildiği bu çalışmada önce İspirî’nin hayatına ve eserlerine yer verilmiş, ardından zikri geçen eseri nüshaları, konusu, kaynakları, metodu vb. açılardan incelenmiştir.
全能的真主曾赋予他派遣的先知一些奇迹,以引导人们走上正确的道路。在先知穆罕默德(愿主赐福之,并使其平安)时期,他作为最后一位先知被派遣,《古兰经》因为他的高超口才而降示给他,《古兰经》的降示是人类和精灵都无法带来类似于苏拉(sûrah)甚至经文的奇迹。为了理解《古兰经》并揭示全能的真主的旨意,从伊斯兰教诞生之初到今天,人们已经写了很多塔夫西尔(tafsirs)。其中一些塔夫论著涉及《古兰经》的法学、社会学、神秘学等方面,而另一些则研究文学和 i'jaz 方面。一些研究《古兰经》文学精妙之处的作品是以整部《古兰经》或某些章节为轴心进行研究的,而另一些作品则试图通过关注单节经文来揭示其中的文学元素。这一领域的作品之一是 18 世纪奥斯曼作家之一 Ömer b. Ali al-Ispirī 撰写的 al-Risālat al-jūdiyya。Ömer b. Ali al-Ispirî 出生于埃尔祖鲁姆的伊斯皮尔镇,在家乡完成了小学教育。之后,他前往伊斯坦布尔,师从当时的著名学者赛义德-穆尔泰扎(Sayyid Mürtezā)和阿基尔马尼(Akkirmānī)。İspirî 曾在法提赫伊斯兰学校 (Fatih Madrasah) 担任穆德里斯 (muderris) 多年,在忙于教育和培训活动的同时,他也不忘创作自己的作品。伊斯皮里有近四十部作品,其中一部是《al-Risālat al-jūdiyya》。在这篇论文中,伊斯皮里试图从 ilm al-bayān、ilm al-ma'ānī、al-fasāhat al-lafziyya 和 al-fasāhat al-ma'neviyya 的角度来解释《胡德经》第 44 节经文,其中他谈到了该经文在文学上的微妙之处。在这篇关于欧麦尔-本-阿里-伊斯提里及其作品《al-Risālat al-jūdiyya》的研究中,首先介绍了伊斯提里的生平和作品,然后从抄本、主题、来源、方法等方面分析了上述作品。
{"title":"Umar b. Ali al-Ispiri and his study named er-Risâletü’l-cûdiyye","authors":"Osman Bostan","doi":"10.33460/beuifd.1283848","DOIUrl":"https://doi.org/10.33460/beuifd.1283848","url":null,"abstract":"Yüce Allah insanları doğru yola iletmek üzere gönderdiği peygamberlere kendi dönemlerine uygun bir takım mucizeler vermiştir. Son peygamber olarak gönderilen Hz. Muhammed’in (sas) döneminde belâgat ve fesâhatin ileri seviyede olduğu için kendisine, bir sûresinin hatta bir âyetinin benzerini bile getirmede insanların ve cinlerin aciz kaldıkları mu‘ciz kelâm Kur’an-ı Kerim indirilmiştir. Kur’an-ı Kerim’in anlaşılması ve Cenab-ı Hakk’ın murâdının ortaya konulması için İslam’ın bidayetinden günümüze değin birçok tefsir yazılmıştır. Yazılan bu tefsirlerin bir kısmı Kur’an-ı Kerim’in fıkhî, içtimâî, tasavvufi vb. yönünü ele alırken diğer bir kısmı da edebî ve i‘câz yönünü incelemiştir. Kur’an-ı Kerim’in edebî inceliklerini araştıran eserlerin bir kısmı bunu Kur’an-ı Kerim’in tamamı veya bazı sûreleri ekseninde gerçekleştirirken bir kısmı da tek bir âyeti merkeze alıp o âyette var olan edebî unsurları ortaya koymaya çalışmıştır. Bu alana matuf çalışmalardan biri de 18. yüzyıl Osmanlı müelliflerinden Ömer b. Ali el-İspirî’nin kaleme aldığı er-Risâletü’l-cûdiyye adlı eseridir. Erzurum’un İspir kasabasında dünyaya gelen Ömer b. Ali el-İspirî ilk eğitimini memleketinde tamamlamıştır. Ardından İstanbul’a giden İspirî burada Seyyid Mürtezâ ve Akkirmânî gibi dönemin önde gelen âlimlerinden dersler almıştır. Uzun yıllar Fatih Medresesi’nde müderrislik görevinde bulunan İspirî bir taraftan eğitim-öğretim faaliyeti ile meşgul olurken diğer taraftan da eser telifini ihmal etmemiştir. Kırka yakın telifi bulunan İspirî’nin kaleme aldığı eserlerden biri de er-Risâletü’l-cûdiyye adlı eseridir. İspirî bu risâlede, edebî inceliklerine değindiği Hûd sûresinin 44. âyetini ilmü’l-beyân, ilmü’l-me‘ânî, el-fesâhatü’l-lafziyye ve elfesâhatü’l-ma‘neviyye açısından açıklamaya çalışmıştır. Ömer b. Ali el-İspirî ve er-Risâletü’l-cûdiyye adlı eserinin konu edildiği bu çalışmada önce İspirî’nin hayatına ve eserlerine yer verilmiş, ardından zikri geçen eseri nüshaları, konusu, kaynakları, metodu vb. açılardan incelenmiştir.","PeriodicalId":395377,"journal":{"name":"BEÜ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ","volume":"38 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-08-26","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"139348939","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Yeni Dinî Kimlik Oluşum, Şekillenme ve İfade Etme Aşamalarında Sosyal Medyanın Rolü: Japon Müslümanlar Örneği
Pub Date : 2022-12-15 DOI: 10.33460/beuifd.1101617
Elif Büşra Kocalan
Çağdaş dünyada sosyal medya, bireylerin dinî kimliklerinin oluşturulması, şekillendirilmesi, sürdürülmesinde ve ifade edilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu araştırmanın amacı, Müslüman olan Japonların yeni dinî kimliklerinin oluşturulmasında ve sürdürülmesinde sosyal medyanın ne kadar etkili olduğunu ve aynı şekilde Japon Müslümanların yeni dinî inançlarını beyan etmek ve açıklamak için sosyal medyayı ne ölçüde kullandıklarını incelemektir. Makale Japonya’da iki buçuk yıla yakın yürütülen saha çalışmasının verilerine dayanmaktadır. Nitel araştırma veri toplama yöntemleri olan yarı yapılandırılmış mülakat, katılımcı gözlem ve saha notlarına başvurulmuştur. Mülakatlar, kartopu ve amaçlı örneklem metotları ile ulaşılan ve yaşları 19 ile 81 arası değişen 32 kadın 30 erkek toplam 62 kişi ile yapılmıştır. Çeşitli cami, mescit ve derneklerin etkinliklerine katılmak suretiyle Japon Müslümanlar ile iletişime devam ederek gözlemler yapılmış ve saha notları tutulmuştur. Hedef, sosyal medya ve dinî kimlik konusunun Japon Müslümanların deneyimleri özelinde ne anlam ifade ettiğini anlamak olduğu için veriler fenomenolojik bir bakış açısıyla incelenmiştir. Araştırmada, sosyal medyanın Japonların Müslüman kimliği ile karşılaşma ve bu kimliğin oluşumu üzerine fazla bir rolü olmadığı görülmüştür. Bununla birlikte, azınlık olan ve Japonya’nın muhtelif bölgelerine dağılmış ve başka türlü bir araya gelmeleri kolaylıkla mümkün olmayacak Japon Müslümanların birbirleriyle ve göçmen Müslümanlar ile bağlantılar kurarak dinî kimliklerini şekillendirme, sürdürme ve meşrulaştırmasında sosyal medyanın son derece mühim bir rolü bulunmaktadır. Öte yandan, sosyal medya Japon Müslümanların yeni dinî kimliklerini kendi toplumlarına beyan etmek için sık başvurdukları bir araç değildir.
{"title":"Yeni Dinî Kimlik Oluşum, Şekillenme ve İfade Etme Aşamalarında Sosyal Medyanın Rolü: Japon Müslümanlar Örneği","authors":"Elif Büşra Kocalan","doi":"10.33460/beuifd.1101617","DOIUrl":"https://doi.org/10.33460/beuifd.1101617","url":null,"abstract":"Çağdaş dünyada sosyal medya, bireylerin dinî kimliklerinin oluşturulması, şekillendirilmesi, sürdürülmesinde ve ifade edilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu araştırmanın amacı, Müslüman olan Japonların yeni dinî kimliklerinin oluşturulmasında ve sürdürülmesinde sosyal medyanın ne kadar etkili olduğunu ve aynı şekilde Japon Müslümanların yeni dinî inançlarını beyan etmek ve açıklamak için sosyal medyayı ne ölçüde kullandıklarını incelemektir. Makale Japonya’da iki buçuk yıla yakın yürütülen saha çalışmasının verilerine dayanmaktadır. Nitel araştırma veri toplama yöntemleri olan yarı yapılandırılmış mülakat, katılımcı gözlem ve saha notlarına başvurulmuştur. Mülakatlar, kartopu ve amaçlı örneklem metotları ile ulaşılan ve yaşları 19 ile 81 arası değişen 32 kadın 30 erkek toplam 62 kişi ile yapılmıştır. Çeşitli cami, mescit ve derneklerin etkinliklerine katılmak suretiyle Japon Müslümanlar ile iletişime devam ederek gözlemler yapılmış ve saha notları tutulmuştur. Hedef, sosyal medya ve dinî kimlik konusunun Japon Müslümanların deneyimleri özelinde ne anlam ifade ettiğini anlamak olduğu için veriler fenomenolojik bir bakış açısıyla incelenmiştir. Araştırmada, sosyal medyanın Japonların Müslüman kimliği ile karşılaşma ve bu kimliğin oluşumu üzerine fazla bir rolü olmadığı görülmüştür. Bununla birlikte, azınlık olan ve Japonya’nın muhtelif bölgelerine dağılmış ve başka türlü bir araya gelmeleri kolaylıkla mümkün olmayacak Japon Müslümanların birbirleriyle ve göçmen Müslümanlar ile bağlantılar kurarak dinî kimliklerini şekillendirme, sürdürme ve meşrulaştırmasında sosyal medyanın son derece mühim bir rolü bulunmaktadır. Öte yandan, sosyal medya Japon Müslümanların yeni dinî kimliklerini kendi toplumlarına beyan etmek için sık başvurdukları bir araç değildir.","PeriodicalId":395377,"journal":{"name":"BEÜ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ","volume":"49 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-12-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"122698015","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Osmanlı’da Kadılar İçin Yapılan İmtihanlar ve 19. Yüzyıldan Bir İmtihan Örneği: Filibeli Halil Fevzi Efendi’nin Risale-i İmtihâniye fî Bâb-i Bey‘i’l-fâsid mine’d-Dürer’i
Pub Date : 2022-12-15 DOI: 10.33460/beuifd.1177661
E. Di̇nç
İlk devirlerden itibaren Müslümanlar nezdinde kadılık görevini ancak liyakat sahibi kimselerin yerine getirebileceği prensipte benimsenmiş, kadıların yeterli ölçüde hukuk bilgisine ve melekesine sahip kimseler arasından seçilmesine özen gösterilmiş, bunu temin için medreseler kurulmuştur. Kadıların kazâî saha dışında idarî yapıda da etkin olduğu Osmanlı Devleti’nde medrese sistemi daha da geliştirilmiş, yüksek öğretim veren Sahn ve Süleymaniye medreseleri kurulmuş, hukukçular bu müesseselerin mezunları arasından atanmıştır. Zamanla bir çeşit stajyerlik mahiyetinde olan mülâzemet sistemi de uygulamaya konulmuş, görevini hakkıyla yapacak kimselerin kadı olarak seçilebilmesini temin için birçok tedbir alınmış, düzenlemeler yapılmıştır. Bunlar arasında bilhassa imtihanlar liyakatlı adayların belirlenmesinin en önemli yollarından biri olarak görülmüştür. Tanzimat’tan sonra ise sistemde köklü değişiklikler gerçekleştirilmiş, kadı atamalarında imtihana neticelerinin esas alınmasına dayanan yeni bir derecelendirme usulü uygulamaya konulmuştur. Kadı yetiştiren okullar kurulmuş, bu okullara girişte, tahsil esnasında ve mezuniyette oldukça ciddi şekilde yapıldığı anlaşılan imtihanlar icrâ edilmiştir. İmtihanlar hiç şüphesiz ölçme ve değerlendirme faaliyetinin en esaslı unsurudur. Ölçme ve değerlendirme, eğitim sürecinin birçok bileşeni ile ilgili fikir veren bir basamaktır ve müfredat, değerlendirme kriterleri, ilkelerin koruması gibi hususlarla yakından ilişkilidir. Bu makalenin konusunu Osmanlı Devleti’nde kadılar için yapılan imtihanlar teşkil etmektedir. Günümüzde Osmanlı dönemi eğitim sisteminin ve kazâ teşkilatının işleyişine dair pek çok eser ve makale bulunmakla birlikte, bu konuyu müstakil olarak ele alan çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır. Bu makalede, kadılık mesleğine giriş süreci ve tayin kriterleri ile alakalı olması açısından önem arz eden bu konu etraflı bir şekilde incelenmiş, kadı adaylarına uygulanan imtihanlar hakkında bilgi vermek amaçlanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde Tanzimat’a kadar olan dönemde, ikinci bölümünde Tanzimat sonrasında kadılar için yapılan imtihanlar ele alınmıştır. Üçüncü bölümde 19. yüzyılda kadı okullarında en ağırlıklı ders olan Dürer dersi ile Filibeli Halil Fevzi Efendi tarafından Dürerü’l-hükkâm fî şerhi Gureri’l-ahkâm’dan hazırlanıp 1867’de risale olarak neşredilen imtihan sorularının tercümesi yapılmış, muhtevası tanıtılarak değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Çalışmanın son kısmında ise bu imtihanın soruları ile cevaplarının tercümesi yer almaktadır.
{"title":"Osmanlı’da Kadılar İçin Yapılan İmtihanlar ve 19. Yüzyıldan Bir İmtihan Örneği: Filibeli Halil Fevzi Efendi’nin Risale-i İmtihâniye fî Bâb-i Bey‘i’l-fâsid mine’d-Dürer’i","authors":"E. Di̇nç","doi":"10.33460/beuifd.1177661","DOIUrl":"https://doi.org/10.33460/beuifd.1177661","url":null,"abstract":"İlk devirlerden itibaren Müslümanlar nezdinde kadılık görevini ancak liyakat sahibi kimselerin yerine getirebileceği prensipte benimsenmiş, kadıların yeterli ölçüde hukuk bilgisine ve melekesine sahip kimseler arasından seçilmesine özen gösterilmiş, bunu temin için medreseler kurulmuştur. Kadıların kazâî saha dışında idarî yapıda da etkin olduğu Osmanlı Devleti’nde medrese sistemi daha da geliştirilmiş, yüksek öğretim veren Sahn ve Süleymaniye medreseleri kurulmuş, hukukçular bu müesseselerin mezunları arasından atanmıştır. Zamanla bir çeşit stajyerlik mahiyetinde olan mülâzemet sistemi de uygulamaya konulmuş, görevini hakkıyla yapacak kimselerin kadı olarak seçilebilmesini temin için birçok tedbir alınmış, düzenlemeler yapılmıştır. Bunlar arasında bilhassa imtihanlar liyakatlı adayların belirlenmesinin en önemli yollarından biri olarak görülmüştür. Tanzimat’tan sonra ise sistemde köklü değişiklikler gerçekleştirilmiş, kadı atamalarında imtihana neticelerinin esas alınmasına dayanan yeni bir derecelendirme usulü uygulamaya konulmuştur. Kadı yetiştiren okullar kurulmuş, bu okullara girişte, tahsil esnasında ve mezuniyette oldukça ciddi şekilde yapıldığı anlaşılan imtihanlar icrâ edilmiştir. \u0000İmtihanlar hiç şüphesiz ölçme ve değerlendirme faaliyetinin en esaslı unsurudur. Ölçme ve değerlendirme, eğitim sürecinin birçok bileşeni ile ilgili fikir veren bir basamaktır ve müfredat, değerlendirme kriterleri, ilkelerin koruması gibi hususlarla yakından ilişkilidir. \u0000Bu makalenin konusunu Osmanlı Devleti’nde kadılar için yapılan imtihanlar teşkil etmektedir. Günümüzde Osmanlı dönemi eğitim sisteminin ve kazâ teşkilatının işleyişine dair pek çok eser ve makale bulunmakla birlikte, bu konuyu müstakil olarak ele alan çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır. Bu makalede, kadılık mesleğine giriş süreci ve tayin kriterleri ile alakalı olması açısından önem arz eden bu konu etraflı bir şekilde incelenmiş, kadı adaylarına uygulanan imtihanlar hakkında bilgi vermek amaçlanmıştır. \u0000Çalışmanın birinci bölümünde Tanzimat’a kadar olan dönemde, ikinci bölümünde Tanzimat sonrasında kadılar için yapılan imtihanlar ele alınmıştır. Üçüncü bölümde 19. yüzyılda kadı okullarında en ağırlıklı ders olan Dürer dersi ile Filibeli Halil Fevzi Efendi tarafından Dürerü’l-hükkâm fî şerhi Gureri’l-ahkâm’dan hazırlanıp 1867’de risale olarak neşredilen imtihan sorularının tercümesi yapılmış, muhtevası tanıtılarak değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Çalışmanın son kısmında ise bu imtihanın soruları ile cevaplarının tercümesi yer almaktadır.","PeriodicalId":395377,"journal":{"name":"BEÜ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-12-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"115794580","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 1
Arap Lehçeleri ve Mushaf Hattı ile İrtibatı Açısından Kıraat Farklılıkları
Pub Date : 2022-12-15 DOI: 10.33460/beuifd.1103873
Yunus İşeri̇
Kur'ân'da farklı şekillerde okunmasına izin verilen kıraat vecihleriyle ilgili ehemmiyetli konuların başında kıraat farklılıklarının ne ile önemli ölçüde bir alakası bulunduğu mevzusu gelmektedir. İster kelimelerin telaffuz keyfiyetinde olsun ister bunların mushaf hattında ve sahâbenin hususi mushaflarında yazılış biçiminde olsun, kıraat farklılıklarıyla alakası olan bazı temel konular bulunmaktadır. Bunlardan biri, kıraat vecihlerinin lehçe farklılıklarıyla alakasıdır. Zira Arap kabilelerinden farklı lehçelerle konuşanların tamamı aynı telaffuz kabiliyetine sahip değillerdi. Kur'ân kelimelerinin seslendirilme şekli de lehçelere göre farklılık gösterebilmekteydi. Bu realiteden hareketle, muhatapların Kur'ân okurken zorlanmamaları için lehçe temelli bazı değişik okuyuşlara müsaade edilmiştir. Fakat bu farklılıklar vahiyle belirlenmiştir. Arap lehçelerine dayanan kıraatlerden seslendirme şekli ile alakalı olan bu çeşit kıraat farklılıkları aynı manayı ifade etmektedir. Lehçe temelli olduğu halde sarf ve nahivle alakalı olan az sayıdaki bazı kıraatlerde ise mana farklılığına rastlanmaktadır. Kıraat farklılıklarıyla ilgili konulardan bir diğeri de kıraatlerin mushaf hattıyla alakasıdır. Ümmetin ihtilafa düşmesini önlemek amacıyla Hz. Osman (r.a), sahâbeden oluşan bir heyete mushafı yazdırmıştır. Bu istinsah, arza-i ahîre ve nesh edilmeyen kıraatler esas alınarak yapılmıştır. Resmü’l-mushafın farklı okumalara imkân tanıması için istinsah edilen bu mushaflar, noktasız ve harekesiz bırakılmıştır. Nesh edilmeyen ancak farklı yazılması gereken kıraat vecihleri ise değişik beldelere gönderilen mushaflar arasında dağıtılmıştır. Mushaflara dağıtılan bu çeşit kıraat farklılıkları arasında mana farkı bulunsa da bunlar birbirlerini değişik açılardan desteklemektedir. Kıraat farklılıklarıyla ilgili başka bir konu da sahâbe mushaflarında bulunan bazı okuyuş farklılıklarıdır. Bunlar mushaf hattına uymadıklarından şâz kabul edilmiş ve sadece tefsir amaçlı kullanılmıştır. Araştırmamızda kıraat vecihlerinin lehçe farklılıkları, mushaf hattı ve sahâbe mushaflarıyla alakasının açıklığa kavuşturulması amaçlanmaktadır.
{"title":"Arap Lehçeleri ve Mushaf Hattı ile İrtibatı Açısından Kıraat Farklılıkları","authors":"Yunus İşeri̇","doi":"10.33460/beuifd.1103873","DOIUrl":"https://doi.org/10.33460/beuifd.1103873","url":null,"abstract":"Kur'ân'da farklı şekillerde okunmasına izin verilen kıraat vecihleriyle ilgili ehemmiyetli konuların başında kıraat farklılıklarının ne ile önemli ölçüde bir alakası bulunduğu mevzusu gelmektedir. İster kelimelerin telaffuz keyfiyetinde olsun ister bunların mushaf hattında ve sahâbenin hususi mushaflarında yazılış biçiminde olsun, kıraat farklılıklarıyla alakası olan bazı temel konular bulunmaktadır. Bunlardan biri, kıraat vecihlerinin lehçe farklılıklarıyla alakasıdır. Zira Arap kabilelerinden farklı lehçelerle konuşanların tamamı aynı telaffuz kabiliyetine sahip değillerdi. Kur'ân kelimelerinin seslendirilme şekli de lehçelere göre farklılık gösterebilmekteydi. Bu realiteden hareketle, muhatapların Kur'ân okurken zorlanmamaları için lehçe temelli bazı değişik okuyuşlara müsaade edilmiştir. Fakat bu farklılıklar vahiyle belirlenmiştir. Arap lehçelerine dayanan kıraatlerden seslendirme şekli ile alakalı olan bu çeşit kıraat farklılıkları aynı manayı ifade etmektedir. Lehçe temelli olduğu halde sarf ve nahivle alakalı olan az sayıdaki bazı kıraatlerde ise mana farklılığına rastlanmaktadır. Kıraat farklılıklarıyla ilgili konulardan bir diğeri de kıraatlerin mushaf hattıyla alakasıdır. Ümmetin ihtilafa düşmesini önlemek amacıyla Hz. Osman (r.a), sahâbeden oluşan bir heyete mushafı yazdırmıştır. Bu istinsah, arza-i ahîre ve nesh edilmeyen kıraatler esas alınarak yapılmıştır. Resmü’l-mushafın farklı okumalara imkân tanıması için istinsah edilen bu mushaflar, noktasız ve harekesiz bırakılmıştır. Nesh edilmeyen ancak farklı yazılması gereken kıraat vecihleri ise değişik beldelere gönderilen mushaflar arasında dağıtılmıştır. Mushaflara dağıtılan bu çeşit kıraat farklılıkları arasında mana farkı bulunsa da bunlar birbirlerini değişik açılardan desteklemektedir. Kıraat farklılıklarıyla ilgili başka bir konu da sahâbe mushaflarında bulunan bazı okuyuş farklılıklarıdır. Bunlar mushaf hattına uymadıklarından şâz kabul edilmiş ve sadece tefsir amaçlı kullanılmıştır. Araştırmamızda kıraat vecihlerinin lehçe farklılıkları, mushaf hattı ve sahâbe mushaflarıyla alakasının açıklığa kavuşturulması amaçlanmaktadır.","PeriodicalId":395377,"journal":{"name":"BEÜ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ","volume":"7 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-12-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"115661225","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
Profesyonel Futbolcu Sözleşmesinin İslam Hukuku Açısından Analizi
Pub Date : 2022-12-15 DOI: 10.33460/beuifd.1189834
Cemal Kalkan, Yunus Akyüz
Futbol günümüzde çok büyük kitlelerin takip ettiği ve binlerce kişinin istihdam edildiği profesyonel sportif etkinlik olarak yaygınlaşmış bir olgudur. Bu sporu icra edenler arasında İslami hassasiyeti bulunan pek çok futbolcu, şeri kurallara uygun olarak hareket etmek istemekte, örneğin inançlarına aykırı olduğu için birtakım sembolleri içeren formaları giymek istemeyebilmektedir. Bundan dolayı bu oyuncuların kulüple yapmış oldukları sözleşmelerin içeriği ve tarafların öne sürdükleri şartların hukuki durumunun ele alınması önem arz etmektedir. Çünkü hayatın akışı içerisindeki insanın tüm eylemlerinin İslam hukuku açısından ya olumlu ya da olumsuz şekilde bir karşılığı vardır. Profesyonel futbolcu ve kulüp arasında yapılan anlaşmanın hukuki niteliği; futbolcunun sözleşmedeki statüsü; sözleşmedeki cezai şartların varlığı; faiz, kumar, ahlaka ve İslami öğretilere aykırı şartların durumu gibi meseleler fıkhi olarak incelenmesi gereken önemli konulardandır. Bunun yanı sıra “futbolcu alım satımı” veya “kiralanması” gibi ifadelerin kullanımın hem insan hakları bakımından hem de hukuk bakımından ne kadar doğru olduğu araştırmaya konu edilecektir. Bu makalede temel olarak kulüp ile futbolcu arasında yapılan “Profesyonel Futbolcu Sözleşmesi”nin içerik ve hükümlerinin ne ölçüde İslam hukukuyla örtüştüğü sorusuna cevap aranmaktadır. Bunun için konu genel olarak iki başlık altında, sırasıyla profesyonel futbolcu sözleşmesi genel hatlarıyla ele alınacak daha sonra bunun fıkhi değerlendirilmesi yapılmaya çalışılacaktır. Böylece İslami hassasiyetleri olan futbolcuların yaptıkları sözleşmelerde İslam hukuku açısından neyin problem olduğundan haberdar olmaları, önemli bir farkındalık yaratacağı ve futbolcuları ona göre hareket etmeye teşvik edeceği umulmaktadır.
如今,足球作为一种职业体育活动已成为一种普遍现象,受到广大群众的追捧,并雇用了成千上万的人。在从事这项运动的人中,许多具有伊斯兰敏感性的足球运动员都希望自己的行为符合伊斯兰教法的规定,例如,他们可能不愿意穿着含有某些标志的球衣,因为这有悖于他们的信仰。因此,必须解决这些球员与俱乐部签订的合同内容以及双方提出的条件的法律地位问题。因为在伊斯兰教法中,人类在生活中的所有行为都会产生积极或消极的影响。 职业球员与俱乐部之间协议的法律性质;球员在合同中的地位;合同中是否存在惩罚条款;利息、赌博、违背道德和伊斯兰教义的条件的地位等问题都是需要从教法角度研究的重要问题。此外,"买卖球员 "或 "租赁 "等表述的使用也将成为人权和法律方面的研究课题。本文基本上是要回答俱乐部与足球运动员之间的 "职业足球运动员合同 "的内容和条款在多大程度上符合伊斯兰教法这一问题。为此,本文将分两部分对这一问题进行讨论,首先对职业球员合同进行一般性讨论,然后尝试对其进行伊斯兰教法评价。因此,希望具有伊斯兰敏感性的足球运动员能够意识到他们所签订的合同在伊斯兰教法方面存在的问题,树立重要的意识,并鼓励足球运动员采取相应的行动。
{"title":"Profesyonel Futbolcu Sözleşmesinin İslam Hukuku Açısından Analizi","authors":"Cemal Kalkan, Yunus Akyüz","doi":"10.33460/beuifd.1189834","DOIUrl":"https://doi.org/10.33460/beuifd.1189834","url":null,"abstract":"Futbol günümüzde çok büyük kitlelerin takip ettiği ve binlerce kişinin istihdam edildiği profesyonel sportif etkinlik olarak yaygınlaşmış bir olgudur. Bu sporu icra edenler arasında İslami hassasiyeti bulunan pek çok futbolcu, şeri kurallara uygun olarak hareket etmek istemekte, örneğin inançlarına aykırı olduğu için birtakım sembolleri içeren formaları giymek istemeyebilmektedir. Bundan dolayı bu oyuncuların kulüple yapmış oldukları sözleşmelerin içeriği ve tarafların öne sürdükleri şartların hukuki durumunun ele alınması önem arz etmektedir. Çünkü hayatın akışı içerisindeki insanın tüm eylemlerinin İslam hukuku açısından ya olumlu ya da olumsuz şekilde bir karşılığı vardır. Profesyonel futbolcu ve kulüp arasında yapılan anlaşmanın hukuki niteliği; futbolcunun sözleşmedeki statüsü; sözleşmedeki cezai şartların varlığı; faiz, kumar, ahlaka ve İslami öğretilere aykırı şartların durumu gibi meseleler fıkhi olarak incelenmesi gereken önemli konulardandır. Bunun yanı sıra “futbolcu alım satımı” veya “kiralanması” gibi ifadelerin kullanımın hem insan hakları bakımından hem de hukuk bakımından ne kadar doğru olduğu araştırmaya konu edilecektir. Bu makalede temel olarak kulüp ile futbolcu arasında yapılan “Profesyonel Futbolcu Sözleşmesi”nin içerik ve hükümlerinin ne ölçüde İslam hukukuyla örtüştüğü sorusuna cevap aranmaktadır. Bunun için konu genel olarak iki başlık altında, sırasıyla profesyonel futbolcu sözleşmesi genel hatlarıyla ele alınacak daha sonra bunun fıkhi değerlendirilmesi yapılmaya çalışılacaktır. Böylece İslami hassasiyetleri olan futbolcuların yaptıkları sözleşmelerde İslam hukuku açısından neyin problem olduğundan haberdar olmaları, önemli bir farkındalık yaratacağı ve futbolcuları ona göre hareket etmeye teşvik edeceği umulmaktadır.","PeriodicalId":395377,"journal":{"name":"BEÜ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ","volume":"61 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-12-15","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"129361304","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
引用次数: 0
期刊
BEÜ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ
全部 Acc. Chem. Res. ACS Applied Bio Materials ACS Appl. Electron. Mater. ACS Appl. Energy Mater. ACS Appl. Mater. Interfaces ACS Appl. Nano Mater. ACS Appl. Polym. Mater. ACS BIOMATER-SCI ENG ACS Catal. ACS Cent. Sci. ACS Chem. Biol. ACS Chemical Health & Safety ACS Chem. Neurosci. ACS Comb. Sci. ACS Earth Space Chem. ACS Energy Lett. ACS Infect. Dis. ACS Macro Lett. ACS Mater. Lett. ACS Med. Chem. Lett. ACS Nano ACS Omega ACS Photonics ACS Sens. ACS Sustainable Chem. Eng. ACS Synth. Biol. Anal. Chem. BIOCHEMISTRY-US Bioconjugate Chem. BIOMACROMOLECULES Chem. Res. Toxicol. Chem. Rev. Chem. Mater. CRYST GROWTH DES ENERG FUEL Environ. Sci. Technol. Environ. Sci. Technol. Lett. Eur. J. Inorg. Chem. IND ENG CHEM RES Inorg. Chem. J. Agric. Food. Chem. J. Chem. Eng. Data J. Chem. Educ. J. Chem. Inf. Model. J. Chem. Theory Comput. J. Med. Chem. J. Nat. Prod. J PROTEOME RES J. Am. Chem. Soc. LANGMUIR MACROMOLECULES Mol. Pharmaceutics Nano Lett. Org. Lett. ORG PROCESS RES DEV ORGANOMETALLICS J. Org. Chem. J. Phys. Chem. J. Phys. Chem. A J. Phys. Chem. B J. Phys. Chem. C J. Phys. Chem. Lett. Analyst Anal. Methods Biomater. Sci. Catal. Sci. Technol. Chem. Commun. Chem. Soc. Rev. CHEM EDUC RES PRACT CRYSTENGCOMM Dalton Trans. Energy Environ. Sci. ENVIRON SCI-NANO ENVIRON SCI-PROC IMP ENVIRON SCI-WAT RES Faraday Discuss. Food Funct. Green Chem. Inorg. Chem. Front. Integr. Biol. J. Anal. At. Spectrom. J. Mater. Chem. A J. Mater. Chem. B J. Mater. Chem. C Lab Chip Mater. Chem. Front. Mater. Horiz. MEDCHEMCOMM Metallomics Mol. Biosyst. Mol. Syst. Des. Eng. Nanoscale Nanoscale Horiz. Nat. Prod. Rep. New J. Chem. Org. Biomol. Chem. Org. Chem. Front. PHOTOCH PHOTOBIO SCI PCCP Polym. Chem.
×
引用
GB/T 7714-2015
复制
MLA
复制
APA
复制
导出至
BibTeX EndNote RefMan NoteFirst NoteExpress
×
0
微信
客服QQ
Book学术公众号 扫码关注我们
反馈
×
意见反馈
请填写您的意见或建议
请填写您的手机或邮箱
×
提示
您的信息不完整,为了账户安全,请先补充。
现在去补充
×
提示
您因"违规操作"
具体请查看互助需知
我知道了
×
提示
现在去查看 取消
×
提示
确定
Book学术官方微信
Book学术文献互助
Book学术文献互助群
群 号:481959085
Book学术
文献互助 智能选刊 最新文献 互助须知 联系我们:info@booksci.cn
Book学术提供免费学术资源搜索服务,方便国内外学者检索中英文文献。致力于提供最便捷和优质的服务体验。
Copyright © 2023 Book学术 All rights reserved.
ghs 京公网安备 11010802042870号 京ICP备2023020795号-1