Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1676
Nuray Korukçu, Ahmet Yıldırım
Amaç –Bu araştırmanın amacı, COVİD-19 pandemi döneminde uzaktan çalışmanın, çalışanların iş-aile yaşam dengesi üzerindeki etkisini incelemektir.Yöntem–Bu araştırmada, Isparta'da görev yapan, COVİD-19 pandemi döneminde uzaktan çalışma düzenine geçmiş 238 çalışana çevrimiçi anket uygulanmıştır. Nicel araştırma yönteminden yararlanılan çalışmada, kolayda örneklem yöntemi tercih edilmiştir. Veri toplama aracı olarak “Uzaktan Çalışma Ölçeği” ile “İş-Aile Yaşam Dengesi Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS ve AMOS programından yararlanılmıştır. Bulgular yapısal eşitlik modeli yöntemiyle analize tabi tutulmuştur.Bulgular–Yapısal eşitlik modeli yöntemi ile Uzaktan Çalışma Ölçeği alt boyutlarının İş-Aile Yaşam Dengesi Ölçeği alt boyutları üzerindeki etkisi ele alınmıştır. Teorik altyapı doğrultusunda modelin iyileştirilmesi için bazı düzenlemeler yapılmıştır. Elde edilen değerlere göre modelin verilerle uyumlu ve kabul edilebilir düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Model için oluşturulan etki hipotezlerinden; altı tanesi desteklenirken diğer altısı desteklenmemiştir. Bu doğrultuda uzaktançalışmanın, iş-aile yaşam dengesi üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Tartışma –Çalışanın iş-aile yaşam dengesini sağlamasında etkinlik ve verimlik ile örgütsel güvenin etkili bir faktör olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla bu süreçte; çalışan verimliliği ve performansının iyileştirilmesi, çalışanı destekleyici düzenlemeler yapılması açısından insan kaynakları yönetimi önemli bir rol oynamaktadır. Bu doğrultuda uzaktan çalışanların iş-aile yaşam dengelerini sağlamaya yönelik düzenleme ve politikalar belirlenmesi önerilmektedir.
{"title":"Covid-19 Pandemi Döneminde Uzaktan Çalışmanın İş-Aile Yaşam Dengesine Etkisinin İnsan Kaynakları Yönetimi Perspektifinden İncelenmesi (An Investigation of the Effect of Remote Working on Work-Family Life Balance in the Covid-19 Pandemic Period from the Perspective of Human Resources Management)","authors":"Nuray Korukçu, Ahmet Yıldırım","doi":"10.20491/isarder.2023.1676","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1676","url":null,"abstract":"Amaç –Bu araştırmanın amacı, COVİD-19 pandemi döneminde uzaktan çalışmanın, çalışanların iş-aile yaşam dengesi üzerindeki etkisini incelemektir.Yöntem–Bu araştırmada, Isparta'da görev yapan, COVİD-19 pandemi döneminde uzaktan çalışma düzenine geçmiş 238 çalışana çevrimiçi anket uygulanmıştır. Nicel araştırma yönteminden yararlanılan çalışmada, kolayda örneklem yöntemi tercih edilmiştir. Veri toplama aracı olarak “Uzaktan Çalışma Ölçeği” ile “İş-Aile Yaşam Dengesi Ölçeği” kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS ve AMOS programından yararlanılmıştır. Bulgular yapısal eşitlik modeli yöntemiyle analize tabi tutulmuştur.Bulgular–Yapısal eşitlik modeli yöntemi ile Uzaktan Çalışma Ölçeği alt boyutlarının İş-Aile Yaşam Dengesi Ölçeği alt boyutları üzerindeki etkisi ele alınmıştır. Teorik altyapı doğrultusunda modelin iyileştirilmesi için bazı düzenlemeler yapılmıştır. Elde edilen değerlere göre modelin verilerle uyumlu ve kabul edilebilir düzeyde olduğu ortaya çıkmıştır. Model için oluşturulan etki hipotezlerinden; altı tanesi desteklenirken diğer altısı desteklenmemiştir. Bu doğrultuda uzaktançalışmanın, iş-aile yaşam dengesi üzerinde pozitif bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Tartışma –Çalışanın iş-aile yaşam dengesini sağlamasında etkinlik ve verimlik ile örgütsel güvenin etkili bir faktör olduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla bu süreçte; çalışan verimliliği ve performansının iyileştirilmesi, çalışanı destekleyici düzenlemeler yapılması açısından insan kaynakları yönetimi önemli bir rol oynamaktadır. Bu doğrultuda uzaktan çalışanların iş-aile yaşam dengelerini sağlamaya yönelik düzenleme ve politikalar belirlenmesi önerilmektedir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"100 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135743739","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1724
Ömer Akbaba, Samet Gökkaya
Amaç –Yeni nesil kahve işletmelerine olan ilginin artmasının arkasında yatan nedenleri keşfetmek ve anlamak çalışmanın en temel amacını oluşturmaktadır. Ayrıca Howard-Sheth tüketici davranış modeli çerçevesinde tüketicilerin işletmeleri tercih ederken nelere dikkat ettikleri ve tüketicilerin kahve tüketim alışkanlıklarını tespit etmek çalışmanın diğer amaçlarını oluşturmaktadır.Yöntem –Çalışmanın amacı doğrultusunda fenomenolojik yaklaşım benimsenmiştir. Fenomenolojinin amacı insan deneyimini anlamaktır (Van Manen, 2007). Çalışmanın keşifsel bir araştırma niteliği taşıması sebebiyle bu yaklaşım benimsenmiştir. Araştırma verileri yeni nesil kahve işletmelerini tercih eden 20 katılımcıdan yarı yapılandırılmış sorularla toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ile değerlendirilmiş ve çeşitli kodlamalar ve modellemelerle açıklanmıştır.Bulgular –Elde edilen bulgulara göre katılımcıların büyük çoğunluğun her gün kahve tükettikleri tespit edilmiştir. Tüketicilerin yeni nesil kahve işletmelerini tercihlerinde kafe ve kahvenin tarihsel gelişimi hakkındaki bilgilerinin herhangi bir etkisinin olmadığının ve yeni nesil kahve işletmeleri ile ilgili bir bilgilerinin olmadığı anlaşılmıştır. Katılımcıların haftanın en az üç günü yeni nesil kafelere gittikleri tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların yeni nesil kahve işletmelerini tercih ederken özellikle dekorasyon, mekânın popülaritesi ve aydınlatmaya dikkat ettikleri tespit edilmiştir. Katılımcıların yeni nesil kahve işletmelerinde “americano” ve “latte” gibi içecekleri yoğun olarak tükettikleri gözlemlenmiştir. Tartışma –Howard-Sheth modeli çerçevesinde tüketicilerin yeni nesil kahve işletmelerini tercihleri üzerine yapılan bu araştırmada tüketicilerin yeni nesil kahve işletmelerini tercih ederken hangi kriterlere dikkat ettiklerine değinilmektedir. Bununla birlikte geleneksel kafelerle yeni nesil kahve işletmeleri arasındaki farklar tüketici bakış açısıyla değerlendirilmiştir. Söz konusu kahve işletmelerini tercih ederken hangi sıklıkla tercih ettikleri ve hangi ürünleri tercih ettiklerine yönelik sonuçlar tartışılmıştır.
{"title":"“HOWARD-SHETH” Modeli Çerçevesinde Tüketicilerin Yeni Nesil Kahve İşletmelerini Tercihleri Üzerine Bir Araştırma (A Research on Consumers Preferences for New Generation Coffee Businesses within the Framework of the “HOWARD-SHETH” Model)","authors":"Ömer Akbaba, Samet Gökkaya","doi":"10.20491/isarder.2023.1724","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1724","url":null,"abstract":"Amaç –Yeni nesil kahve işletmelerine olan ilginin artmasının arkasında yatan nedenleri keşfetmek ve anlamak çalışmanın en temel amacını oluşturmaktadır. Ayrıca Howard-Sheth tüketici davranış modeli çerçevesinde tüketicilerin işletmeleri tercih ederken nelere dikkat ettikleri ve tüketicilerin kahve tüketim alışkanlıklarını tespit etmek çalışmanın diğer amaçlarını oluşturmaktadır.Yöntem –Çalışmanın amacı doğrultusunda fenomenolojik yaklaşım benimsenmiştir. Fenomenolojinin amacı insan deneyimini anlamaktır (Van Manen, 2007). Çalışmanın keşifsel bir araştırma niteliği taşıması sebebiyle bu yaklaşım benimsenmiştir. Araştırma verileri yeni nesil kahve işletmelerini tercih eden 20 katılımcıdan yarı yapılandırılmış sorularla toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi ile değerlendirilmiş ve çeşitli kodlamalar ve modellemelerle açıklanmıştır.Bulgular –Elde edilen bulgulara göre katılımcıların büyük çoğunluğun her gün kahve tükettikleri tespit edilmiştir. Tüketicilerin yeni nesil kahve işletmelerini tercihlerinde kafe ve kahvenin tarihsel gelişimi hakkındaki bilgilerinin herhangi bir etkisinin olmadığının ve yeni nesil kahve işletmeleri ile ilgili bir bilgilerinin olmadığı anlaşılmıştır. Katılımcıların haftanın en az üç günü yeni nesil kafelere gittikleri tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların yeni nesil kahve işletmelerini tercih ederken özellikle dekorasyon, mekânın popülaritesi ve aydınlatmaya dikkat ettikleri tespit edilmiştir. Katılımcıların yeni nesil kahve işletmelerinde “americano” ve “latte” gibi içecekleri yoğun olarak tükettikleri gözlemlenmiştir. Tartışma –Howard-Sheth modeli çerçevesinde tüketicilerin yeni nesil kahve işletmelerini tercihleri üzerine yapılan bu araştırmada tüketicilerin yeni nesil kahve işletmelerini tercih ederken hangi kriterlere dikkat ettiklerine değinilmektedir. Bununla birlikte geleneksel kafelerle yeni nesil kahve işletmeleri arasındaki farklar tüketici bakış açısıyla değerlendirilmiştir. Söz konusu kahve işletmelerini tercih ederken hangi sıklıkla tercih ettikleri ve hangi ürünleri tercih ettiklerine yönelik sonuçlar tartışılmıştır.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"117 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135744336","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1691
Murat Başal, Bülent Deyirmenci, Ahmet Çelik
Amaç -Tüketiciler yenilikleri çokça takip edip, bunları kolayca sahiplenebilenler pazarlamada çok taşıyan yenilikçi tüketicilerdir. Bu nedenle amaç, çalışmaya konu olan yenilikçi tüketicilerin demografik değişkenleriyle birlikte mobil alışverişin ne yönlü bir etkisinin olduğu incelemektir.Yöntem –AnketleTürkiye’de yaşayan ve öncesinde mobil alışveriş yapmış 390 tüketiciden Google Formla alınan sonuçlarla yapısal eşitlik modeli uygulanarak analizi yapılmıştır. Oluşturulmuş olan hipotezlerden 3 tanesi kabul edilmiştir.Bulgular–Yapılan testler sonucunda Standart regresyon değerlerine yönelik elde edilen katsayı durumuna göre Mobil Alışveriş değişkeninde görülen 1 birimlik artış durumunun Yenilikçi Tüketici Davranışı değişkenlerinde görülecek olan 0,252 birimlik artış durumuna sebep olacağı beklenilmektedir. Ölçekler ve alt boyutlarının ilişkileri incelendiğinde en yüksek korelasyon değerinin Mobil Alışveriş ölçeği ile onun alt boyutu olan Konfor arasında olduğu, en düşük korelasyon değerinin ise Mobil Alışveriş ölçeğiYer boyutu ile Yenilikçi Tüketici Davranışı ölçeği arasında olduğu görülmüştür. Tartışma –Elde edilen bu sonuçlar literatürle uyumludur. Yenilikçi tüketiciler zaman zaman plansız ve hedonik olarak satın alabildiklerine de rastlanmaktadır. Yeniliğe duyarlı tüketiciler başlarının düşüncelerine bağlı olarak ürün tercihlerine yön verebilmektedirler.
{"title":"Mobil Alışverişin Yenilikçi Tüketici Davranışına Etkisi (The Effect of Mobile Shopping on Innovative Consumer Behavior)","authors":"Murat Başal, Bülent Deyirmenci, Ahmet Çelik","doi":"10.20491/isarder.2023.1691","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1691","url":null,"abstract":"Amaç -Tüketiciler yenilikleri çokça takip edip, bunları kolayca sahiplenebilenler pazarlamada çok taşıyan yenilikçi tüketicilerdir. Bu nedenle amaç, çalışmaya konu olan yenilikçi tüketicilerin demografik değişkenleriyle birlikte mobil alışverişin ne yönlü bir etkisinin olduğu incelemektir.Yöntem –AnketleTürkiye’de yaşayan ve öncesinde mobil alışveriş yapmış 390 tüketiciden Google Formla alınan sonuçlarla yapısal eşitlik modeli uygulanarak analizi yapılmıştır. Oluşturulmuş olan hipotezlerden 3 tanesi kabul edilmiştir.Bulgular–Yapılan testler sonucunda Standart regresyon değerlerine yönelik elde edilen katsayı durumuna göre Mobil Alışveriş değişkeninde görülen 1 birimlik artış durumunun Yenilikçi Tüketici Davranışı değişkenlerinde görülecek olan 0,252 birimlik artış durumuna sebep olacağı beklenilmektedir. Ölçekler ve alt boyutlarının ilişkileri incelendiğinde en yüksek korelasyon değerinin Mobil Alışveriş ölçeği ile onun alt boyutu olan Konfor arasında olduğu, en düşük korelasyon değerinin ise Mobil Alışveriş ölçeğiYer boyutu ile Yenilikçi Tüketici Davranışı ölçeği arasında olduğu görülmüştür. Tartışma –Elde edilen bu sonuçlar literatürle uyumludur. Yenilikçi tüketiciler zaman zaman plansız ve hedonik olarak satın alabildiklerine de rastlanmaktadır. Yeniliğe duyarlı tüketiciler başlarının düşüncelerine bağlı olarak ürün tercihlerine yön verebilmektedirler.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"50 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135740267","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1687
Md Abu Hasnat, Ziauddin Rahimi, Farid Ahmad, Mehmet Kara
Purpose–This study aims to examine how consumer behavior toward social media advertising among Afghan consumers relates to belief determinants, attitudes, and consumer behavior. The study also examines the impact that social media advertising has on consumer behavior in Afghanistan in order to properly comprehend how it impacts men's and women's consumption patterns separately.Design/methodology/approach–Data were collected from Parwan city in Afghanistan. A total of 433 questionnaires delivered functional data and were examined using IBM SPSS 26 and IBM AMOS 24. Descriptive statistics were used to examine the participant's demographic traits (frequencyand percentage). The structural equation model (SEM) is used to test the research hypothesis.Findings–Information, entertainment, credibility, economy, and value corruption were shown to be the five belief elements that affect Afghan consumers' attitudes regarding social media advertising. The attitude toward social media advertising was significantly predicted by entertainment, credibility, economy, and value corruption. The attitude of Afghan customers was discovered to be a highly important and favorable predictor of behavioral actions related to social media advertising. The association between Afghan consumers' attitudes and behaviors about social media advertising is unaffected by the moderator (gender).Discussion–Understanding how people from a potentially rising market view social media as a method of advertising might be beneficial for Afghan marketers. As a result, the study will help companies and organizations employ social media advertising in their regional marketing campaigns more successfully and effectively. Since there hasn't been any previous research on the subject from an Afghanistan perspective, the investigation of Afghan consumers' attitudes about social media advertising enhances existing research on attitudes in Afghanistan and may have important consequences for growing the economy nationwide.
{"title":"Afghan Consumers Beliefs, Attitudes, And Behaviors Towards Social Media Advertising: A Case Study on Parwan-Afghanistan","authors":"Md Abu Hasnat, Ziauddin Rahimi, Farid Ahmad, Mehmet Kara","doi":"10.20491/isarder.2023.1687","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1687","url":null,"abstract":"Purpose–This study aims to examine how consumer behavior toward social media advertising among Afghan consumers relates to belief determinants, attitudes, and consumer behavior. The study also examines the impact that social media advertising has on consumer behavior in Afghanistan in order to properly comprehend how it impacts men's and women's consumption patterns separately.Design/methodology/approach–Data were collected from Parwan city in Afghanistan. A total of 433 questionnaires delivered functional data and were examined using IBM SPSS 26 and IBM AMOS 24. Descriptive statistics were used to examine the participant's demographic traits (frequencyand percentage). The structural equation model (SEM) is used to test the research hypothesis.Findings–Information, entertainment, credibility, economy, and value corruption were shown to be the five belief elements that affect Afghan consumers' attitudes regarding social media advertising. The attitude toward social media advertising was significantly predicted by entertainment, credibility, economy, and value corruption. The attitude of Afghan customers was discovered to be a highly important and favorable predictor of behavioral actions related to social media advertising. The association between Afghan consumers' attitudes and behaviors about social media advertising is unaffected by the moderator (gender).Discussion–Understanding how people from a potentially rising market view social media as a method of advertising might be beneficial for Afghan marketers. As a result, the study will help companies and organizations employ social media advertising in their regional marketing campaigns more successfully and effectively. Since there hasn't been any previous research on the subject from an Afghanistan perspective, the investigation of Afghan consumers' attitudes about social media advertising enhances existing research on attitudes in Afghanistan and may have important consequences for growing the economy nationwide.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"2 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135739935","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1719
Cihat Savsar
Amaç –Bu çalışma Çorum ilinde faaliyet gösteren muhasebe meslek mensuplarının mesleki tükenmişlik düzeylerini belirlemek aynı zamanda yaş, cinsiyet, deneyim ve gelir seviyesi gibi demografik özelliklerin mesleki tükenmişlik seviyelerinde farklılaşmaya yol açıp açmadığını araştırmak amacıyla yapılmıştır.Yöntem –Araştırmanın örneklemini Çorum İlinde faaliyet gösteren 444 muhasebe meslek mensubu oluşturmaktadır. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama yöntemi (survey method) kullanılmıştır. Veriler anket yoluyla toplanmış olup, anket formu online olarak hazırlanmış ve katılımcıların bağlı bulundukları odadan gerekli izinler alındıktan sonra katılımcıların mail adreslerine gönderilmiştir. Anket formu iki temel bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm araştırmanın bağımsız değişkenlerini oluşturan demografik değişkenleri içermektedir. İkinci bölümde 22 ifadeden oluşan Maslach Tükenmişlik Ölçeği yer almaktadır. Elden edilen bulgular SPPP 25 programı ile analiz edilmiştir. Ölçeğin içsel tutarlığının ölçülmesi için güvenilirlik analizinden, araştırma hipotezlerinin test edilmesinde ise ki-kare analizinden yararlanılmıştır. Bulgular –Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların yaklaşık %65’inde duygusal tükenme düzeyinin, %57’sinde duyarsızlaşma düzeyinin ve yaklaşık %61’inde kişisel başarı hissinde azalma düzeyinin yüksek seviyede olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, tüm boyutlarda orta düzeyde tükenmişlik yaşayan katılımcıların oranları da küçümsenmeyecek seviyededir. Katılımcıların eğitim düzeyinin duygusal tükenme düzeyleri üzerinde farklılaşmaya neden olduğu görülmektedir. Katılımcıların yaşları ile duyarsızlaşma düzeyleri arasında da bir farklılaşmadan söz edilebilir. Ancak mesleki deneyim ile mesleki tükenmişlik arasında bu anlamada bir ilişki bulunamamıştır. Son olarak, katılımcıların gelir yeterlilik düzeylerinin duygusal tükenme düzeyleri ve kişisel başarı hissindeazalma düzeyleri üzerinde farklılaşmaya neden olduğu bulgular arasında yer almaktadır. Bu durum düşük gelire sahip meslek mensuplarında duygusal tükenmişliğin arttığı şeklinde yorumlanabilir. Tartışma –Meslek mensuplarının yaş demografik değişkeninin duyarsızlaşma düzeyi üzerinde farklılaşmaya neden olduğu saptanmıştır. Ancak yaş ile paralel düşünülebilecek bir değişken olan mesleki deneyim bakımından herhangi bir farklılık yaratmıyor olması duyarsızlaşma düzeyinde diğer etkenlerin etkisi olduğu anlamına gelebilir. Gelir seviyesi yeterliliği ve gelir düzeyi değişkenlerinin duygusal tükenme ve kişisel başarı hissinde azalma düzeyleri üzerinde farklılığa neden olduğundan hareketle meslek mensuplarının gelir seviyelerini artırmaya yönelik girişimlerde bulunmaları önerilmektedir.
{"title":"Muhasebe Meslek Mensuplarında Mesleki Tükenmişlik Düzeyinin Saptanmasına Yönelik Bir Araştırma: Çorum İli Örneği (Determination of the Level of Burnout among Professional Accountants: The Case of Çorum Province)","authors":"Cihat Savsar","doi":"10.20491/isarder.2023.1719","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1719","url":null,"abstract":"Amaç –Bu çalışma Çorum ilinde faaliyet gösteren muhasebe meslek mensuplarının mesleki tükenmişlik düzeylerini belirlemek aynı zamanda yaş, cinsiyet, deneyim ve gelir seviyesi gibi demografik özelliklerin mesleki tükenmişlik seviyelerinde farklılaşmaya yol açıp açmadığını araştırmak amacıyla yapılmıştır.Yöntem –Araştırmanın örneklemini Çorum İlinde faaliyet gösteren 444 muhasebe meslek mensubu oluşturmaktadır. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama yöntemi (survey method) kullanılmıştır. Veriler anket yoluyla toplanmış olup, anket formu online olarak hazırlanmış ve katılımcıların bağlı bulundukları odadan gerekli izinler alındıktan sonra katılımcıların mail adreslerine gönderilmiştir. Anket formu iki temel bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm araştırmanın bağımsız değişkenlerini oluşturan demografik değişkenleri içermektedir. İkinci bölümde 22 ifadeden oluşan Maslach Tükenmişlik Ölçeği yer almaktadır. Elden edilen bulgular SPPP 25 programı ile analiz edilmiştir. Ölçeğin içsel tutarlığının ölçülmesi için güvenilirlik analizinden, araştırma hipotezlerinin test edilmesinde ise ki-kare analizinden yararlanılmıştır. Bulgular –Araştırma sonuçlarına göre, katılımcıların yaklaşık %65’inde duygusal tükenme düzeyinin, %57’sinde duyarsızlaşma düzeyinin ve yaklaşık %61’inde kişisel başarı hissinde azalma düzeyinin yüksek seviyede olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, tüm boyutlarda orta düzeyde tükenmişlik yaşayan katılımcıların oranları da küçümsenmeyecek seviyededir. Katılımcıların eğitim düzeyinin duygusal tükenme düzeyleri üzerinde farklılaşmaya neden olduğu görülmektedir. Katılımcıların yaşları ile duyarsızlaşma düzeyleri arasında da bir farklılaşmadan söz edilebilir. Ancak mesleki deneyim ile mesleki tükenmişlik arasında bu anlamada bir ilişki bulunamamıştır. Son olarak, katılımcıların gelir yeterlilik düzeylerinin duygusal tükenme düzeyleri ve kişisel başarı hissindeazalma düzeyleri üzerinde farklılaşmaya neden olduğu bulgular arasında yer almaktadır. Bu durum düşük gelire sahip meslek mensuplarında duygusal tükenmişliğin arttığı şeklinde yorumlanabilir. Tartışma –Meslek mensuplarının yaş demografik değişkeninin duyarsızlaşma düzeyi üzerinde farklılaşmaya neden olduğu saptanmıştır. Ancak yaş ile paralel düşünülebilecek bir değişken olan mesleki deneyim bakımından herhangi bir farklılık yaratmıyor olması duyarsızlaşma düzeyinde diğer etkenlerin etkisi olduğu anlamına gelebilir. Gelir seviyesi yeterliliği ve gelir düzeyi değişkenlerinin duygusal tükenme ve kişisel başarı hissinde azalma düzeyleri üzerinde farklılığa neden olduğundan hareketle meslek mensuplarının gelir seviyelerini artırmaya yönelik girişimlerde bulunmaları önerilmektedir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135739937","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1690
Gökhan Kılıç, Nalan Akdoğan
Amaç –Araştırma, işletmelerin ekonomik performanslarını artırırken aynı zamanda evresel performanslarını artırabilmelerinin mümkün olduğunu bir maliyet muhasebesi yöntemi ile ortaya koymayı amaçlamaktadır.Yöntem –Araştırma örnek olay çalışması olarak SET MAKİNE işletmesinin ürettiği Tiger Drill Makinesinin üretim süreci ele alınarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ISO 14051:2011 Malzeme Akış Maliyet Muhasebesi standardında anlatılan yöntem Tiger Drill Makinesininüretim sürecine uygulanmıştır. Bulgular –Yapılan analizlerin sonucunda işletmenin bu makineyi üretmek için üretim süreçlerine dâhil ettiği girdilerin %48,3’lük kısmının ürün olmayan çıktı olarak sistemi terk ettiği belirlenmiştir. Malzeme Akış Maliyet Muhasebesi yöntemine göre bu çıktı atık ve emisyon olarak sistemi terk etmektedir. Bu üretim sürecinde yapılacak iyileştirmeler sonucunda üretim daha verimli hale gelecek ve malzeme kaybı azalacaktır. Bu da hem ekonomik hem de çevresel olarak performans artmış olacaktır.Tartışma –Literatürde özellikle Japonya ve Almanya’da yapılan örnek olay çalışmaları da bu araştırma sonuçları ile benzer şekilde ortaya çıkmıştır. Asıl problem bu yöntemin işletmelere nasıl uygulattırılacağıdır. Bu konuda teşvik edici uygulamalar ve projeler yapılmalıdır. Projeler kapsamında işletmelere danışmanlık hizmetleri verilmesinin desteklenmesi gerekmektedir. Ayrıca bu araştırmada üzerinde durulan İş ve İnşaat Makineleri sektörü dışında kalan sektörlerde de bu yöntem uygulanmalıdır. Bu yöntemin uygulanması hem genel işletmelerin kalkınmasına hem de çevresel olarak daha temiz bir gelecek bırakmaya hizmet etmektedir.
目的--本研究旨在揭示企业可以通过成本核算方法在提高经济效益的同时提高环境效益。方法--本研究以 SET MAKİNE 生产的虎式钻床的生产流程为案例进行研究。在研究中,ISO 14051:2011 物料流成本会计标准中描述的方法被应用到虎式钻床的生产过程中。结果--分析结果表明,企业在生产该机器的生产过程中,有 48.3% 的投入作为非产品产出离开了系统。根据 "物料流成本会计法",这些产出以废物和排放物的形式离开了系统。改进生产流程后,生产效率将提高,材料损耗将减少。讨论 -文献中的案例研究,尤其是日本和德国的案例研究,与本研究结果类似。主要问题是如何将这种方法应用于企业。应在这方面开展鼓励性实践和项目。有必要在项目范围内支持向企业提供咨询服务。此外,除本研究强调的建筑和工程机械行业外,本方法还应应用于其他行业。这种方法的应用既能促进一般企业的发展,又能为未来留下更清洁的环境。
{"title":"Malzeme Akış Maliyet Muhasebesi ve İş ve İnşaat Makineleri Sektörü Üzerine Uygulama (Material Flow Cost Accounting and Its Application on Heavy and Construction Machinery Industry)","authors":"Gökhan Kılıç, Nalan Akdoğan","doi":"10.20491/isarder.2023.1690","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1690","url":null,"abstract":"Amaç –Araştırma, işletmelerin ekonomik performanslarını artırırken aynı zamanda evresel performanslarını artırabilmelerinin mümkün olduğunu bir maliyet muhasebesi yöntemi ile ortaya koymayı amaçlamaktadır.Yöntem –Araştırma örnek olay çalışması olarak SET MAKİNE işletmesinin ürettiği Tiger Drill Makinesinin üretim süreci ele alınarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ISO 14051:2011 Malzeme Akış Maliyet Muhasebesi standardında anlatılan yöntem Tiger Drill Makinesininüretim sürecine uygulanmıştır. Bulgular –Yapılan analizlerin sonucunda işletmenin bu makineyi üretmek için üretim süreçlerine dâhil ettiği girdilerin %48,3’lük kısmının ürün olmayan çıktı olarak sistemi terk ettiği belirlenmiştir. Malzeme Akış Maliyet Muhasebesi yöntemine göre bu çıktı atık ve emisyon olarak sistemi terk etmektedir. Bu üretim sürecinde yapılacak iyileştirmeler sonucunda üretim daha verimli hale gelecek ve malzeme kaybı azalacaktır. Bu da hem ekonomik hem de çevresel olarak performans artmış olacaktır.Tartışma –Literatürde özellikle Japonya ve Almanya’da yapılan örnek olay çalışmaları da bu araştırma sonuçları ile benzer şekilde ortaya çıkmıştır. Asıl problem bu yöntemin işletmelere nasıl uygulattırılacağıdır. Bu konuda teşvik edici uygulamalar ve projeler yapılmalıdır. Projeler kapsamında işletmelere danışmanlık hizmetleri verilmesinin desteklenmesi gerekmektedir. Ayrıca bu araştırmada üzerinde durulan İş ve İnşaat Makineleri sektörü dışında kalan sektörlerde de bu yöntem uygulanmalıdır. Bu yöntemin uygulanması hem genel işletmelerin kalkınmasına hem de çevresel olarak daha temiz bir gelecek bırakmaya hizmet etmektedir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"11 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135739941","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1694
Ömer Turunç, Burak Ulusoy
Amaç –Bu araştırmada, sivil havacılık sektörü personellerinde oluştuğu düşünülen aşırı iş yükü algısının tükenmişlik düzeyine, işten ayrılma niyeti düşüncesine ve iş stresi üzerindeki etkisinin ve bu ilişkide dağıtım adaleti etkisinin aracılık rolünü üstlenip üstlenmediğinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır.Yöntem –Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden çoklu hiyerarşik regresyon modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri sivil havacılık sektöründe faaliyetlerini yürüten bir işletmede basit tesadüfî örnekleme yöntemi kullanılarak 138 çalışandan ankettekniği kullanılarak elde edilmiştir. Veriler toplanmış ölçeklerin uyumluluğunu belirlemek için doğrulayıcı faktör, hiyerarşik regresyon, korelasyon, t-testi ve tek yönlü ANOVA testi analizleri uygulanmıştır.Bulgular –Araştırmada 10 hipotez test edilmiştir. Aşırı iş yükü iş stresini, tükenmişliği, İAN’yi pozitif ve dağıtım adaletini algısını ise negatif ve anlamlı olarak etkilemektedir. Dağıtım adaleti algısı tükenmişlik düzeyini, İAN’yi negatif ve anlamlı olarak etkilemektedir. Dağıtım adaleti algısının iş stresi üzerinde ise anlamlı bir etkiye sahip olmadığı sonucu çıkmıştır. Ayrıca, aşırı iş yükü ile iş stresi; tükenmişlik ve İAN ilişkisinde dağıtım adaletinin düzenleyici olmadığı belirlenmiştir. Araştırmada çıkan bir başka sonuç, sendika üyesi olmayan çalışanların sendika üyesi çalışanlara oranla tükenmişlik düzeyleri ve işten ayrılma niyetlerinin daha yüksek olduğu görülmüştür.Tartışma –Aşırı iş yükü algısı kaynaklı stres, tükenmişlik, işten ayrılma niyetinin oluşması ve dağıtım adaletini sağlanmadığına yönelik oluşan algılar çalışanlar ve işletmeler üzerinde oluşturduğu olumsuz sonuçlar; işletmelerin sektörde devamlılığını sağlayabilmesine, strateji ve hedeflerini gerçekleştirmesine olumsuz yönde etki edecektir. Çalışanlarında ve işletmelerinde istenmeyen bu durumların yaşanmaması adına aşırı iş yükünün azaltılmasına ve dağıtım adaletinin sağlanmasına yönelik olarak; yönetimselplanlama ve iyileştirmeler, problemliklerin tespiti, personel sayısının arttırılması, görev dağılımının gözden geçirilmesi, ödüllendirme, çalışanlardan şikâyet ve öneri dönüşleri alınması gibi bir takım önleyici ve düzeltici çalışmalar yapılabileceği değerlendirilmektedir.
目的--本研究旨在揭示工作负担过重的感知对职业倦怠水平、离职意向和工作压力的影响,以及分配公正的影响是否在这一关系中起到中介作用。方法--本研究采用定量研究方法中的多元分层回归模型进行。研究数据采用简单随机抽样法,通过问卷技术从一家民航企业的 138 名员工中获得。为确定所收集量表的兼容性,采用了确认因子分析、分层回归分析、相关分析、t 检验和单因素方差分析等方法。过重的工作量对工作压力、职业倦怠和 IAN 有显著的正向影响,对分配公正感有显著的负向影响。分配公正感对职业倦怠水平和 IAN 有显著的负面影响。结论是分配公正感对工作压力没有显著影响。此外,还确定分配公正不是工作超负荷与工作压力、职业倦怠和 IAN 之间关系的调节因素。研究的另一个结果是,非工会雇员的职业倦怠水平和离职意向高于工会会员。讨论--过重的工作量感造成的压力、职业倦怠、离职意向和分配不公感对雇员和企业的负面影响,将对该行业企业的持续发展及其战略和目标的实现产生负面影响。为了防止员工和企业出现这些不良情况,评估认为可以开展一些预防和纠正研究,如管理规划和改进、发现问题、增加人员数量、审查任务分配、奖励、接受员工投诉和建议,以减轻过重的工作量,确保分配公正。
{"title":"Aşırı İş Yükünün İş Stresi, Tükenmişlik ve İşten Ayrılma Niyetine Etkisinde Dağıtım Adaletinin Rolü: Sivil Havacılık Sektöründe Bir Araştırma (The Role of Distributive Justice in the Effect of Excessive Workload on Job Stress, Burnout and Turnover Intention: A Study on Civil Aviation Sector)","authors":"Ömer Turunç, Burak Ulusoy","doi":"10.20491/isarder.2023.1694","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1694","url":null,"abstract":"Amaç –Bu araştırmada, sivil havacılık sektörü personellerinde oluştuğu düşünülen aşırı iş yükü algısının tükenmişlik düzeyine, işten ayrılma niyeti düşüncesine ve iş stresi üzerindeki etkisinin ve bu ilişkide dağıtım adaleti etkisinin aracılık rolünü üstlenip üstlenmediğinin ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır.Yöntem –Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden çoklu hiyerarşik regresyon modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri sivil havacılık sektöründe faaliyetlerini yürüten bir işletmede basit tesadüfî örnekleme yöntemi kullanılarak 138 çalışandan ankettekniği kullanılarak elde edilmiştir. Veriler toplanmış ölçeklerin uyumluluğunu belirlemek için doğrulayıcı faktör, hiyerarşik regresyon, korelasyon, t-testi ve tek yönlü ANOVA testi analizleri uygulanmıştır.Bulgular –Araştırmada 10 hipotez test edilmiştir. Aşırı iş yükü iş stresini, tükenmişliği, İAN’yi pozitif ve dağıtım adaletini algısını ise negatif ve anlamlı olarak etkilemektedir. Dağıtım adaleti algısı tükenmişlik düzeyini, İAN’yi negatif ve anlamlı olarak etkilemektedir. Dağıtım adaleti algısının iş stresi üzerinde ise anlamlı bir etkiye sahip olmadığı sonucu çıkmıştır. Ayrıca, aşırı iş yükü ile iş stresi; tükenmişlik ve İAN ilişkisinde dağıtım adaletinin düzenleyici olmadığı belirlenmiştir. Araştırmada çıkan bir başka sonuç, sendika üyesi olmayan çalışanların sendika üyesi çalışanlara oranla tükenmişlik düzeyleri ve işten ayrılma niyetlerinin daha yüksek olduğu görülmüştür.Tartışma –Aşırı iş yükü algısı kaynaklı stres, tükenmişlik, işten ayrılma niyetinin oluşması ve dağıtım adaletini sağlanmadığına yönelik oluşan algılar çalışanlar ve işletmeler üzerinde oluşturduğu olumsuz sonuçlar; işletmelerin sektörde devamlılığını sağlayabilmesine, strateji ve hedeflerini gerçekleştirmesine olumsuz yönde etki edecektir. Çalışanlarında ve işletmelerinde istenmeyen bu durumların yaşanmaması adına aşırı iş yükünün azaltılmasına ve dağıtım adaletinin sağlanmasına yönelik olarak; yönetimselplanlama ve iyileştirmeler, problemliklerin tespiti, personel sayısının arttırılması, görev dağılımının gözden geçirilmesi, ödüllendirme, çalışanlardan şikâyet ve öneri dönüşleri alınması gibi bir takım önleyici ve düzeltici çalışmalar yapılabileceği değerlendirilmektedir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"23 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135740269","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1715
Ömür Uçar
Amaç–Bu araştırmanın amacıDoğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan beş ve dört yıldızlı turizm işletme belgeli konaklama işletmelerinin web sitelerinin etkinlik ve verimlilik düzeylerini belirlemek ve mevcut durum paralelindeki eksikliklere yönelik otel yöneticilerine öneriler sunmaktır. Yöntem–Araştırma kapsamında Artvin, Rize, Trabzon, Gümüşhane, Giresun ve Ordu şehirlerindeki dört ve beş yıldızlı otellerin web sitelerinin özellikleri ve etkinlikleri incelenmiştir. Nitel araştırma yönteminden yararlanılan çalışmada toplanan veri içerik analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Veri toplamada web sitesi değerlendirme formu kullanılmış ve ulaşılan veri istatistik programından faydalanılarak irdelenmiştir. Bulgular–Araştırma bulgularına göre Doğu Karadeniz’de yer alan otellerin web sitelerinin büyük çoğunluğunun rezervasyon bilgilerinin, iletişim bilgilerinin, çevreleri hakkında bilgilerin ve işletme (kurumsal) bilgilerinin çok temel düzeyde kaldığı ve yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma, otel yöneticilerinin web sitelerindeki bilgileri daha verimli ve müşteri odaklı olacak şekilde düzenlemesine yardımcı olabilecek detaylı ve önemli bulgular ortaya çıkarmıştır.Tartışma –Otel web siteleri günümüzde otel işletmelerinin başarısı için önemli bir araç haline gelmiştir. Bununla birlikte araştırma bulguları Doğu Karadeniz’de faaliyet gösteren otel işletmelerinin web sitelerinin çok temel düzeyde ve yetersiz kaldığını ortaya koymaktadır. Bu durum kaliteli içerik, kullanıcı dostu tasarım ve kolay rezervasyon imkânı sunması beklenen otel web sitelerinin müşteri çekmesine, marka değeri artırmasına ve rekabet avantajı elde etmesine olumsuz etki yapabilir.
{"title":"Doğu Karadeniz Bölgesi nde Yer Alan Beş ve Dört Yıldızlı Otel İşletmelerinin Web Sitelerinin İçerik Analizi Yöntemiyle Değerlendirilmesi (Evaluation of Five and Four Star Hotel Websites in the Eastern Black Sea Region by Content Analysis Method)","authors":"Ömür Uçar","doi":"10.20491/isarder.2023.1715","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1715","url":null,"abstract":"Amaç–Bu araştırmanın amacıDoğu Karadeniz Bölgesi’nde yer alan beş ve dört yıldızlı turizm işletme belgeli konaklama işletmelerinin web sitelerinin etkinlik ve verimlilik düzeylerini belirlemek ve mevcut durum paralelindeki eksikliklere yönelik otel yöneticilerine öneriler sunmaktır. Yöntem–Araştırma kapsamında Artvin, Rize, Trabzon, Gümüşhane, Giresun ve Ordu şehirlerindeki dört ve beş yıldızlı otellerin web sitelerinin özellikleri ve etkinlikleri incelenmiştir. Nitel araştırma yönteminden yararlanılan çalışmada toplanan veri içerik analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Veri toplamada web sitesi değerlendirme formu kullanılmış ve ulaşılan veri istatistik programından faydalanılarak irdelenmiştir. Bulgular–Araştırma bulgularına göre Doğu Karadeniz’de yer alan otellerin web sitelerinin büyük çoğunluğunun rezervasyon bilgilerinin, iletişim bilgilerinin, çevreleri hakkında bilgilerin ve işletme (kurumsal) bilgilerinin çok temel düzeyde kaldığı ve yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca araştırma, otel yöneticilerinin web sitelerindeki bilgileri daha verimli ve müşteri odaklı olacak şekilde düzenlemesine yardımcı olabilecek detaylı ve önemli bulgular ortaya çıkarmıştır.Tartışma –Otel web siteleri günümüzde otel işletmelerinin başarısı için önemli bir araç haline gelmiştir. Bununla birlikte araştırma bulguları Doğu Karadeniz’de faaliyet gösteren otel işletmelerinin web sitelerinin çok temel düzeyde ve yetersiz kaldığını ortaya koymaktadır. Bu durum kaliteli içerik, kullanıcı dostu tasarım ve kolay rezervasyon imkânı sunması beklenen otel web sitelerinin müşteri çekmesine, marka değeri artırmasına ve rekabet avantajı elde etmesine olumsuz etki yapabilir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"2014 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135740276","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1668
Serdar Yaman, Emre Esat Topaloğlu
Amaç –Yatırımcılar, portföy yöneticileri ve piyasa yapıcılar finansal varlık değerlerini yakından takip etmekte, fırsatlardan yararlanmak ve zarardan kaçınmak adına finansal trendler, balonlar ve çöküşleri anlamaya ve öngörmeye çalışmaktadırlar.Bu araştırmada pay piyasalarında finansal balonların varlığınınve bu balonların adaptif hareket edip etmediklerininortaya çıkarılması amaçlanmıştır.Yöntem –Bu çalışmada, ülke ekonomisinin önemli bir bölümünü oluşturan sektörlere ait borsa endeksleri olan BIST Sınai(XUSIN),BIST Mali(XUMAL), BIST Hizmet(XUHIZ)ve BIST Teknoloji(XUTEK)endekslerinde finansal balonların varlığı ve finansal balonların adaptif hareket edip etmedikleri03.01.2010-18.09.2022 dönemi haftalık verileri kullanılarak incelenmiştir. Finansal balonların adaptif hareketler sergileyip sergilemediklerinin tespit edilebilmesi amacıyla veri seti 03.01.2010-08.05.2016 ve 15.05.2016-18.09.2022 olmak üzere iki eşit alt döneme ayrılmıştır. Pay piyasa endeks fiyat serilerindeki balonları,diğer bir ifadeylerasyonellikten uzak sürü davranışı içeren patlayıcı davranışları yakalayabilmek amacıyla Phillips, Shi ve Yu (2015) tarafından geliştirilen Genelleştirilmiş Sup ADF (GSADF) testi kullanılmıştır. Bulgular –Analizler sonucunda, tüm dönem örneklemi ve birinci dönem örnekleminde sektör endekslerinin hiçbirinde istatistiki olarak anlamlı herhangi bir finansal balon bulgusuna rastlanılmazken ikinci dönem örnekleminde Sınai endeksinde 4, Mali endekste 5, Hizmet endeksinde 4 ve Teknoloji endeksinde 3 finansal balon oluşumu tespit edilmiştir. Tartışma–Elde edilen bulgular, Merkez Bankası’nda yaşanan gelişmeler, yabancı yatırımlardaki değişimler ve Covid-19 gibi faktörlerin sektör endekslerinde balon oluşumuna neden olduğu, piyasanın etkin olmadığı ve sürü davranışlarının gözlendiği ve sektör endekslerinde finansal balonların adaptif hareket ettiklerini işaret etmektedir.
{"title":"Pay Piyasalarında Finansal Balonlar Adaptif Mi Borsa İstanbul dan Kanıtlar (Are Financial Bubbles in Stock Markets Adaptive Evidence From Istanbul Stock Exchange)","authors":"Serdar Yaman, Emre Esat Topaloğlu","doi":"10.20491/isarder.2023.1668","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1668","url":null,"abstract":"Amaç –Yatırımcılar, portföy yöneticileri ve piyasa yapıcılar finansal varlık değerlerini yakından takip etmekte, fırsatlardan yararlanmak ve zarardan kaçınmak adına finansal trendler, balonlar ve çöküşleri anlamaya ve öngörmeye çalışmaktadırlar.Bu araştırmada pay piyasalarında finansal balonların varlığınınve bu balonların adaptif hareket edip etmediklerininortaya çıkarılması amaçlanmıştır.Yöntem –Bu çalışmada, ülke ekonomisinin önemli bir bölümünü oluşturan sektörlere ait borsa endeksleri olan BIST Sınai(XUSIN),BIST Mali(XUMAL), BIST Hizmet(XUHIZ)ve BIST Teknoloji(XUTEK)endekslerinde finansal balonların varlığı ve finansal balonların adaptif hareket edip etmedikleri03.01.2010-18.09.2022 dönemi haftalık verileri kullanılarak incelenmiştir. Finansal balonların adaptif hareketler sergileyip sergilemediklerinin tespit edilebilmesi amacıyla veri seti 03.01.2010-08.05.2016 ve 15.05.2016-18.09.2022 olmak üzere iki eşit alt döneme ayrılmıştır. Pay piyasa endeks fiyat serilerindeki balonları,diğer bir ifadeylerasyonellikten uzak sürü davranışı içeren patlayıcı davranışları yakalayabilmek amacıyla Phillips, Shi ve Yu (2015) tarafından geliştirilen Genelleştirilmiş Sup ADF (GSADF) testi kullanılmıştır. Bulgular –Analizler sonucunda, tüm dönem örneklemi ve birinci dönem örnekleminde sektör endekslerinin hiçbirinde istatistiki olarak anlamlı herhangi bir finansal balon bulgusuna rastlanılmazken ikinci dönem örnekleminde Sınai endeksinde 4, Mali endekste 5, Hizmet endeksinde 4 ve Teknoloji endeksinde 3 finansal balon oluşumu tespit edilmiştir. Tartışma–Elde edilen bulgular, Merkez Bankası’nda yaşanan gelişmeler, yabancı yatırımlardaki değişimler ve Covid-19 gibi faktörlerin sektör endekslerinde balon oluşumuna neden olduğu, piyasanın etkin olmadığı ve sürü davranışlarının gözlendiği ve sektör endekslerinde finansal balonların adaptif hareket ettiklerini işaret etmektedir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"98 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135740406","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1718
Sezi Aydın, İnci Oya Coşkun
Amaç –Araştırmanın amacı Türkiye’yi etkileyen kriz değişkenleri ile birlikte OECD ülkelerinden Türkiye’ye yönelik turizm talebini etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Turizm talebini etkileyen faktörlerin belirlenmesi ile talebin nicelik ve nitelik açısından artırılmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesi beklenmektedir.Yöntem –Araştırmada nüfus, GSYH, fiyat, uzaklık, kriz, vize ve turizm ülkesi olma değişkenlerinin turizm talebine yönelik etkilerinin belirlenmesi doğrultusunda; ekonomik büyüklüğün ülkeler arası dış ticareti pozitif, uzaklığın negatif etkilendiği varsayımına dayandırılan Genişletilmiş Çekim Modeli kurulmuştur. Araştırma modelinin testinde Sistem Genelleştirilmiş Momentler Metodu (System GMM) kullanılmıştır. Dinamik bir panel veri analizi yöntemi olan System GMM, değişkenlerin uzun dönemli ilişkilerinin incelenmesine olanak sunmaktadır.Bulgular –Araştırma modelinin test edilmesi ile OECD ülkelerinden Türkiye’ye yönelik turizm talebinin; ekonomik büyüklükten pozitif, uzaklıktan negatif, fiyatlardan pozitif, krizlerden negatif etkilendiği bulgularına ulaşılmıştır. Diğer taraftan nüfus, vize ve turizm ülkesi olma değişkenlerinin turizm talebi üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir etkisi bulunamamıştır.Tartışma –OECD ülkelerindeki ekonomik büyüklüğün Türkiye’ye yönelik turizm talebini artırması gelir ve talep arasındaki pozitif ilişki ile açıklanırken; iki ülke arasındaki uzaklık artışının talebi azaltması uzaklığın ulaşım maliyeti ve zamanı olumsuz etkilemesi ileaçıklanabilir. Ayrıca OECD ülkelerindeki fiyat artışının talebe yönelik olumlu etkisi, satın alma gücünün azalmasından dolayı turistlerin göreli daha ucuz olan Türkiye’ye yönelik talep oluşturmalarına sebep olmaktadır. Türkiye’deki küresel ölçekli ekonomik krizler de dâhil olmak üzere, doğal afetler, terör saldırıları gibi krizlerin Türkiye’ye yönelik turizm talebini olumsuz etkilemesi ise ülkenin turistler açısından güvensiz olarak algılanması ve küresel talep daralması ile açıklanabilir.
{"title":"Türkiye ye Yönelik Turizm Talebinin Çekim Modeli ile Analizi: OECD Ülkeleri Örneği (Analysis of Tourism Demand for Türkiye with Gravity Model: The Case of OECD Countries)","authors":"Sezi Aydın, İnci Oya Coşkun","doi":"10.20491/isarder.2023.1718","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1718","url":null,"abstract":"Amaç –Araştırmanın amacı Türkiye’yi etkileyen kriz değişkenleri ile birlikte OECD ülkelerinden Türkiye’ye yönelik turizm talebini etkileyen faktörlerin belirlenmesidir. Turizm talebini etkileyen faktörlerin belirlenmesi ile talebin nicelik ve nitelik açısından artırılmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesi beklenmektedir.Yöntem –Araştırmada nüfus, GSYH, fiyat, uzaklık, kriz, vize ve turizm ülkesi olma değişkenlerinin turizm talebine yönelik etkilerinin belirlenmesi doğrultusunda; ekonomik büyüklüğün ülkeler arası dış ticareti pozitif, uzaklığın negatif etkilendiği varsayımına dayandırılan Genişletilmiş Çekim Modeli kurulmuştur. Araştırma modelinin testinde Sistem Genelleştirilmiş Momentler Metodu (System GMM) kullanılmıştır. Dinamik bir panel veri analizi yöntemi olan System GMM, değişkenlerin uzun dönemli ilişkilerinin incelenmesine olanak sunmaktadır.Bulgular –Araştırma modelinin test edilmesi ile OECD ülkelerinden Türkiye’ye yönelik turizm talebinin; ekonomik büyüklükten pozitif, uzaklıktan negatif, fiyatlardan pozitif, krizlerden negatif etkilendiği bulgularına ulaşılmıştır. Diğer taraftan nüfus, vize ve turizm ülkesi olma değişkenlerinin turizm talebi üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir etkisi bulunamamıştır.Tartışma –OECD ülkelerindeki ekonomik büyüklüğün Türkiye’ye yönelik turizm talebini artırması gelir ve talep arasındaki pozitif ilişki ile açıklanırken; iki ülke arasındaki uzaklık artışının talebi azaltması uzaklığın ulaşım maliyeti ve zamanı olumsuz etkilemesi ileaçıklanabilir. Ayrıca OECD ülkelerindeki fiyat artışının talebe yönelik olumlu etkisi, satın alma gücünün azalmasından dolayı turistlerin göreli daha ucuz olan Türkiye’ye yönelik talep oluşturmalarına sebep olmaktadır. Türkiye’deki küresel ölçekli ekonomik krizler de dâhil olmak üzere, doğal afetler, terör saldırıları gibi krizlerin Türkiye’ye yönelik turizm talebini olumsuz etkilemesi ise ülkenin turistler açısından güvensiz olarak algılanması ve küresel talep daralması ile açıklanabilir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"78 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135740407","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}