Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1703
Burcu Turan Torun
Amaç -Bu çalışmanın amacı etik liderlik anlayışının örgütsel bağlılığa olan etkisinin belirlenmesidir. Bu bağlamda etik liderlik anlayışının duygusal bağlılık üzerindeki, devam bağlılığı üzerindeki ve normatif bağlılık üzerindeki etkilerinin de belirlenmesi amaçlanmıştır.Yöntem -Bu çalışmada etik liderlik anlayışının örgütsel bağlılığa olan etkisi araştırılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Anket tekniği ile veriler toplanmıştır. Etik liderlik ölçeği Brown vd. (2005) tarafından geliştirilmiştir. Tuna ve arkadaşları tarafından (2012) tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir. Örgütsel bağlılık ölçeği ise Allen ve Meyer tarafından geliştirilmiştir. Çalışmada değişkenler arasındaki ilişkilerin ölçümü ise Smart-PLS analiz programı ile analiz edilmiştir.Ana kütle olarak Van ili kamu kurumları seçilmiştir. Van ili İpekyolu ilçesinde bulunan kamu kurumları çalışan toplam sayı 500’dür.Bu sayıdan elde edilmesi gereken örneklem sayısı 217 olarak hesaplanmıştır. Toplamda dağıtılan anket sayısı 300,geri dönen anket sayısı 264 ve analize konu olan anket sayısı 237 olmuştur. Anket üç bölümü kapsamaktadır. Birinci kısımda demografik değişkenler, ikinci kısımda Etik Liderlik Ölçeği, üçüncü kısımda ise Örgütsel Bağlılık Ölçeği yer almaktadır.Bulgular -Ortaya çıkan bulgulara göre etik liderlik anlayışının örgütsel bağlılık kavramı üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Etik liderlik anlayışı en fazla duygusal bağlılık alt boyutu üzerinde etkilidir. Etik liderin benimsediği etik değerleri veortaya koyduğu etik davranışları vasıtasıyla iş görenlerin kendilerini işletmenin bir parçası görmelerini sağlamaya çalıştıkları söylenebilir. Diğer bir ifadeyle etik davranışlar arttıkça duygusal bağlılığın daha fazla artacağı ve yöneticilerinbu tarz davranışlar ile çalışanlarının işletmeye karşı olumlu duygular besleyerek amaçlarına ulaşmaya çalıştıkları söylenebilir. Etik liderliğin, örgütsel bağlılığın boyutları içerisinde en çok duygusal bağlılığı etkilediği ve en az olarak da devam bağımlılığını etkilediği tespit edilmiştir.Tartışma -Bu çalışmanın etik liderlik anlayışının örgütsel bağlılık kavramı üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu bulguları literatürü destekler niteliktedir. Bu doğrultuda etik davranışlar arttıkça duygusal bağlılığın daha da arttığı söylenebilir ve çalışanların örgütsel bağlılıklarını arttırmak için etik liderlik davranışlarında bulunabilecekleri önerilebilir.
{"title":"Etik Liderlik Anlayışının Örgütsel Bağlılığa Etkisi: Kamu Kurumlarında Bir Araştırma (The Effect of Ethical Leadership Approach on Organizational Commitment: A Research in Public Institutions)","authors":"Burcu Turan Torun","doi":"10.20491/isarder.2023.1703","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1703","url":null,"abstract":"Amaç -Bu çalışmanın amacı etik liderlik anlayışının örgütsel bağlılığa olan etkisinin belirlenmesidir. Bu bağlamda etik liderlik anlayışının duygusal bağlılık üzerindeki, devam bağlılığı üzerindeki ve normatif bağlılık üzerindeki etkilerinin de belirlenmesi amaçlanmıştır.Yöntem -Bu çalışmada etik liderlik anlayışının örgütsel bağlılığa olan etkisi araştırılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Anket tekniği ile veriler toplanmıştır. Etik liderlik ölçeği Brown vd. (2005) tarafından geliştirilmiştir. Tuna ve arkadaşları tarafından (2012) tarafından Türkçe’ye çevrilmiştir. Örgütsel bağlılık ölçeği ise Allen ve Meyer tarafından geliştirilmiştir. Çalışmada değişkenler arasındaki ilişkilerin ölçümü ise Smart-PLS analiz programı ile analiz edilmiştir.Ana kütle olarak Van ili kamu kurumları seçilmiştir. Van ili İpekyolu ilçesinde bulunan kamu kurumları çalışan toplam sayı 500’dür.Bu sayıdan elde edilmesi gereken örneklem sayısı 217 olarak hesaplanmıştır. Toplamda dağıtılan anket sayısı 300,geri dönen anket sayısı 264 ve analize konu olan anket sayısı 237 olmuştur. Anket üç bölümü kapsamaktadır. Birinci kısımda demografik değişkenler, ikinci kısımda Etik Liderlik Ölçeği, üçüncü kısımda ise Örgütsel Bağlılık Ölçeği yer almaktadır.Bulgular -Ortaya çıkan bulgulara göre etik liderlik anlayışının örgütsel bağlılık kavramı üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Etik liderlik anlayışı en fazla duygusal bağlılık alt boyutu üzerinde etkilidir. Etik liderin benimsediği etik değerleri veortaya koyduğu etik davranışları vasıtasıyla iş görenlerin kendilerini işletmenin bir parçası görmelerini sağlamaya çalıştıkları söylenebilir. Diğer bir ifadeyle etik davranışlar arttıkça duygusal bağlılığın daha fazla artacağı ve yöneticilerinbu tarz davranışlar ile çalışanlarının işletmeye karşı olumlu duygular besleyerek amaçlarına ulaşmaya çalıştıkları söylenebilir. Etik liderliğin, örgütsel bağlılığın boyutları içerisinde en çok duygusal bağlılığı etkilediği ve en az olarak da devam bağımlılığını etkilediği tespit edilmiştir.Tartışma -Bu çalışmanın etik liderlik anlayışının örgütsel bağlılık kavramı üzerinde anlamlı bir etkisinin olduğu bulguları literatürü destekler niteliktedir. Bu doğrultuda etik davranışlar arttıkça duygusal bağlılığın daha da arttığı söylenebilir ve çalışanların örgütsel bağlılıklarını arttırmak için etik liderlik davranışlarında bulunabilecekleri önerilebilir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"64 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135743742","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1711
Doğuş Yüksel
Amaç –Türkiye Cumhuriyeti 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde kullanılan billboard çalışmalarının göz izleme yöntemi ile analiz edilmesi ve elde edilen bulgular doğrultusunda siyaset ve pazarlama bilimlerinin kesişiminde ortaya çıkan siyasal pazarlama bakış açısıyla billboardların verimliliğinin değerlendirilmesi araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Yöntem –Araştırma kapsamında adayların, partilerin ve ittifakların resmi seçim kitlerinden billboardlar elde edilmiştir. Araştırma resmi seçim kiti yayımlayan aday, parti ve ittifaklar ile sınırlı tutulmuştur. Çalışmada yapay zekâ tabanlı göz izleme yöntemi kullanılarak billboardlar analiz edilmiştir. Yapay zekâ tabanlı göz izleme yöntemi, gerçek göz izleme verileri ile eğitilen algoritmaların yeni görselleri analiz etmesine dayanmaktadır.Bulgular –Yapay zekâ tabanlı göz izleme analizleri sonucunda, ısı haritaları elde edilmiştir. Billboard tasarımlarında yer alan ögelere olan ilgi, ısı haritalarıyla görselleştirilmiştir. Metin içerikli ögelerin daha çok ilgi gördüğü ve “doğru, istiklal, sağlam ve Cumhurbaşkanı” gibi anahtar kelimelerin sloganların odak noktasında olduğu tespit edilmiştir.Billboardlarda yer alan öge sayısı arttıkça ilginin ögelere dağıldığına ulaşılmıştır.Tartışma –Billboardlar hakkında geleneksel metotlar ile elde edilmesi mümkün olmayan önemli bulgular göz izleme yöntemi ile elde edilmiştir. Bu sebeple, siyasal pazarlama iletişimi kampanyalarında nöropazarlama araçlarının kullanımı, kampanyanın olağan bir parçası haline gelmelidir. Güven verici anahtar kelimelerin kullanılması, sloganlara olan ilgiyi arttırmaktadır. Kelime işareti türü logoların (metin logolar) tercih edilmesi logolara karşı ilgiyi arttıran bir unsur olarak değerlendirilmiştir. Kampanya stratejisinin verimliliği için daha az ögeye sahip billboardların oluşturulması ya da çok sayıda öge kullanılması durumunda billboardların çeşitlendirilmesi önerilmiştir.
{"title":"Göz İzleme Tekniği ile Bir Siyasal Pazarlama İletişimi Araştırması: TürkiyeCumhuriyeti 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçimi Billboardlarının Analizi (A Study of Political Marketing Communication using Eye Tracking Technique: An Analysis of 2023 Republic of Türkiye Presidential Election Billboards)","authors":"Doğuş Yüksel","doi":"10.20491/isarder.2023.1711","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1711","url":null,"abstract":"Amaç –Türkiye Cumhuriyeti 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde kullanılan billboard çalışmalarının göz izleme yöntemi ile analiz edilmesi ve elde edilen bulgular doğrultusunda siyaset ve pazarlama bilimlerinin kesişiminde ortaya çıkan siyasal pazarlama bakış açısıyla billboardların verimliliğinin değerlendirilmesi araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Yöntem –Araştırma kapsamında adayların, partilerin ve ittifakların resmi seçim kitlerinden billboardlar elde edilmiştir. Araştırma resmi seçim kiti yayımlayan aday, parti ve ittifaklar ile sınırlı tutulmuştur. Çalışmada yapay zekâ tabanlı göz izleme yöntemi kullanılarak billboardlar analiz edilmiştir. Yapay zekâ tabanlı göz izleme yöntemi, gerçek göz izleme verileri ile eğitilen algoritmaların yeni görselleri analiz etmesine dayanmaktadır.Bulgular –Yapay zekâ tabanlı göz izleme analizleri sonucunda, ısı haritaları elde edilmiştir. Billboard tasarımlarında yer alan ögelere olan ilgi, ısı haritalarıyla görselleştirilmiştir. Metin içerikli ögelerin daha çok ilgi gördüğü ve “doğru, istiklal, sağlam ve Cumhurbaşkanı” gibi anahtar kelimelerin sloganların odak noktasında olduğu tespit edilmiştir.Billboardlarda yer alan öge sayısı arttıkça ilginin ögelere dağıldığına ulaşılmıştır.Tartışma –Billboardlar hakkında geleneksel metotlar ile elde edilmesi mümkün olmayan önemli bulgular göz izleme yöntemi ile elde edilmiştir. Bu sebeple, siyasal pazarlama iletişimi kampanyalarında nöropazarlama araçlarının kullanımı, kampanyanın olağan bir parçası haline gelmelidir. Güven verici anahtar kelimelerin kullanılması, sloganlara olan ilgiyi arttırmaktadır. Kelime işareti türü logoların (metin logolar) tercih edilmesi logolara karşı ilgiyi arttıran bir unsur olarak değerlendirilmiştir. Kampanya stratejisinin verimliliği için daha az ögeye sahip billboardların oluşturulması ya da çok sayıda öge kullanılması durumunda billboardların çeşitlendirilmesi önerilmiştir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"98 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135743885","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1727
Tuba Tokuçoğlu Yumuşak
Amaç –Günlük yaşamın bir parçası haline gelen akıllı telefonlar bir ihtiyaç olmaktan çok kişiler için bir gereklilik, olmazsa olmaz bir araç haline gelmiştir. Teknolojileri giderek gelişen akıllı telefonlar tüketiciler için bir çok fonksiyonu yerine getirmektedir. Çalışmanın temel değişkenlerinden biri olan nomofobi olgusu, bir alışkanlık haline gelmiş akıllı telefonlardan insanların uzak kalma korkusu olarak literatüre girmiştir. Araştırma kapsamında nomofobiyi tetikleyen psikolojik nedenlerin yanında tüketicilerin değişen satın alma davranışlarının etkileyici faktörler arasında yer alıp almadığı araştırılmıştır.Yöntem –Araştırma modeli temelde çevrimiçi satın alma davranışının nomofobiye etkisinin olup olmadığı üzerine kurulmuştur. Çevrimiçi satın alma davranışına, satın alma dürtüsü ve çevrimiçi yeniden satın alma niyeti değişkenleri üzerinden ölçülmüştür.Araştırma örneklemi Ankara’da yaşayan üniversite öğrencileri arasından basit rastgele örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Veri setine açımlayıcı faktör analizi ve çoklu regresyon analizi uygulanarak çevrimiçi satın alma davranışlarının nomofobiye etkisi analiz edilmiştir.Bulgular –Analiz sonucunda özellikle Z kuşağı üzerinde akıllı telefon kullanıcılarının çevrimiçi satın alma davranışlarının nomofobiyi etkileyen faktörler arasında etkin olarak yer aldığı görülmüştür.Tartışma –Pazarlama uzmanları için önemli bir konu olan çevrimiçi satın alma davranışlarının belli bir düzeyde akıllı cihaz bağımlılığını etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Tüketicileri ile duygusal ve kalıcı bir bağ kurmak isteyen işletmeler ve markalar çalışma sonucu doğrultusunda çevrimiçi satın almayı ve mobil cihaz kullanımını güçlendirecek yeni stratejiler geliştirebilirler.
目的--智能手机已成为人们日常生活的一部分,它已不再是一种需要,而是一种必需品和必备工具。智能手机的技术正在逐步发展,为消费者实现了许多功能。作为本研究的主要变量之一,"恐手机症"(nomophobia)现象在文献中被称为 "害怕远离智能手机",这已经成为一种习惯。在研究范围内,除了引发恐名症的心理原因外,消费者不断变化的购买行为是否也是影响因素之一,也是研究的重点。研究样本通过简单随机抽样法在安卡拉居住的大学生中确定。通过对数据集进行探索性因素分析和多元回归分析,分析了网购行为对恐名症的影响。结果 - 分析结果显示,智能手机用户(尤其是 Z 世代)的网购行为是影响恐名症的因素之一。希望与消费者建立永久情感纽带的企业和品牌可以根据研究结果制定新的战略,加强在线购买和移动设备的使用。
{"title":"Tüketicilerin Çevrimiçi Satın Alma Davranışlarının Nomofobiye Etkisi: Z Kuşağı Araştırması (The Effect of Consumers Online Buying Behaviors on Nomophobia: Generation Z Research)","authors":"Tuba Tokuçoğlu Yumuşak","doi":"10.20491/isarder.2023.1727","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1727","url":null,"abstract":"Amaç –Günlük yaşamın bir parçası haline gelen akıllı telefonlar bir ihtiyaç olmaktan çok kişiler için bir gereklilik, olmazsa olmaz bir araç haline gelmiştir. Teknolojileri giderek gelişen akıllı telefonlar tüketiciler için bir çok fonksiyonu yerine getirmektedir. Çalışmanın temel değişkenlerinden biri olan nomofobi olgusu, bir alışkanlık haline gelmiş akıllı telefonlardan insanların uzak kalma korkusu olarak literatüre girmiştir. Araştırma kapsamında nomofobiyi tetikleyen psikolojik nedenlerin yanında tüketicilerin değişen satın alma davranışlarının etkileyici faktörler arasında yer alıp almadığı araştırılmıştır.Yöntem –Araştırma modeli temelde çevrimiçi satın alma davranışının nomofobiye etkisinin olup olmadığı üzerine kurulmuştur. Çevrimiçi satın alma davranışına, satın alma dürtüsü ve çevrimiçi yeniden satın alma niyeti değişkenleri üzerinden ölçülmüştür.Araştırma örneklemi Ankara’da yaşayan üniversite öğrencileri arasından basit rastgele örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Veri setine açımlayıcı faktör analizi ve çoklu regresyon analizi uygulanarak çevrimiçi satın alma davranışlarının nomofobiye etkisi analiz edilmiştir.Bulgular –Analiz sonucunda özellikle Z kuşağı üzerinde akıllı telefon kullanıcılarının çevrimiçi satın alma davranışlarının nomofobiyi etkileyen faktörler arasında etkin olarak yer aldığı görülmüştür.Tartışma –Pazarlama uzmanları için önemli bir konu olan çevrimiçi satın alma davranışlarının belli bir düzeyde akıllı cihaz bağımlılığını etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Tüketicileri ile duygusal ve kalıcı bir bağ kurmak isteyen işletmeler ve markalar çalışma sonucu doğrultusunda çevrimiçi satın almayı ve mobil cihaz kullanımını güçlendirecek yeni stratejiler geliştirebilirler.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135744848","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1674
Burcu Tosun, Gamze Güner Kibaroğlu
Purpose–The aim of this study is to investigate whether there is a decrease in employees' intention to leave their jobs due to organizational trust, and whether employees' self-efficacy plays a role in enhancing or mediating the impact of organizational trust on turnover intention.Design/methodology/approach–This research was carried out with the convenience sampling method model, which is one of the quantitative research methods. To investigate how organizational trust impacts turnover intention and assess the mediating role of self-efficacy in this relationship, a total of 299 completed surveys were gathered from employees in the service sector. These surveys were then subjected to validity and reliability analyses, as well as bootstrapping procedures, using Smart PLS 4 and IBM SPSS 26.Findings–The findings verify the adverse impact of organizational trust on turnover intention. It unveils a noteworthy direct negative correlation between employees' organizational trust and their turnover intention. Furthermore, the results identify self-efficacy as a statistically significant and partially observed mediator between organizational trust and turnover intention.Discussion–By revealing that organizational trust plays a pivotal role in curbing employee turnover intention—an imperative concern for organizations—this study contributes to the existing literature. Furthermore, it sheds light on how employees' self-efficacy enhances this dynamic. Consequently, this research not only enriches scholarly understanding but also offers a valuable perspective for managerial consideration.
{"title":"Reducing Turnover Intention through Organizational Trust and Self-Efficacy","authors":"Burcu Tosun, Gamze Güner Kibaroğlu","doi":"10.20491/isarder.2023.1674","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1674","url":null,"abstract":"Purpose–The aim of this study is to investigate whether there is a decrease in employees' intention to leave their jobs due to organizational trust, and whether employees' self-efficacy plays a role in enhancing or mediating the impact of organizational trust on turnover intention.Design/methodology/approach–This research was carried out with the convenience sampling method model, which is one of the quantitative research methods. To investigate how organizational trust impacts turnover intention and assess the mediating role of self-efficacy in this relationship, a total of 299 completed surveys were gathered from employees in the service sector. These surveys were then subjected to validity and reliability analyses, as well as bootstrapping procedures, using Smart PLS 4 and IBM SPSS 26.Findings–The findings verify the adverse impact of organizational trust on turnover intention. It unveils a noteworthy direct negative correlation between employees' organizational trust and their turnover intention. Furthermore, the results identify self-efficacy as a statistically significant and partially observed mediator between organizational trust and turnover intention.Discussion–By revealing that organizational trust plays a pivotal role in curbing employee turnover intention—an imperative concern for organizations—this study contributes to the existing literature. Furthermore, it sheds light on how employees' self-efficacy enhances this dynamic. Consequently, this research not only enriches scholarly understanding but also offers a valuable perspective for managerial consideration.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"101 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135739820","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1673
Bülent Kınay, Ayşegül Ciğer, Gizem Çopur Vardar
Purpose –The study aims to reveal the current status of the skills of those working in audit firms in today's changing business world. In addition, the aim of the study is to reveal the differences between Global audit firms and local audit firms in Türkiye.Design/methodology/approach –In this study, descriptive analysis method were used to reveal the existing situation. It is aimed to reach the top 20 audit firms with the highest turnover in the world and 364 audit firms registered with the Public Oversight Agency in Türkiye as of January 2022. LinkedIn corporate pages of 19 of the top 20 audit firms with the highest turnover in the world and 58 of 364 audit firms in Turkey have been reached.Findings –It has been revealed that the soft skills of employees in Big4 firms are an important complement to their technical skills. This situation is more limited in local audit firms. While Data Analytics (DA) skills are also observed in employees of Big4 firms,no one stated skills with the word “data analytics” in local audit firms. It has been determined that Python, R, SQL, Power BI and Tableau tools are used as DA skills. Engineering education stands out for those who indicate Python, R, and SQLskills.Discussion –The study's empirical evidence shows that Big4 firms need DA skills more and more as they move from the accounting and auditing fields to consulting, technology, and digital services. It shows the lack of both soft and DA skills in local audit firms. This study develops empirical knowledge of what employee skills are and should be for global and local audit firms
目的-研究旨在揭示在当今不断变化的商业世界中,审计事务所工作人员的技能现状。此外,研究的目的是揭示全球审计事务所和当地审计事务所在 rkiye中的差异。设计/方法/方法-在本研究中,使用描述性分析方法来揭示现状。其目标是到2022年1月为止,达到全球营业额最高的20家审计事务所和在韩国公共监督机构注册的364家审计事务所。全球营业额最高的前20家审计公司中的19家和土耳其364家审计公司中的58家的LinkedIn公司页面已经被访问。调查结果显示,四大会计师事务所员工的软技能是他们技术技能的重要补充。这种情况在地方审计事务所较为有限。虽然在Big4事务所的员工中也观察到数据分析(DA)技能,但在本地审计事务所中没有人用“数据分析”这个词来说明技能。已经确定Python, R, SQL, Power BI和Tableau工具被用作DA技能。工程教育对于那些需要Python、R和sql技能的人来说是很突出的。讨论——研究的实证证据表明,随着四大会计师事务所从会计和审计领域转向咨询、技术和数字服务领域,它们越来越需要数据分析技能。这表明,本地审计公司既缺乏软技能,也缺乏数据分析技能。本研究发展了关于全球和本地审计公司的员工技能是什么以及应该是什么的实证知识
{"title":"Skills Analysis of Employes by Using LinkedIn Profiles of Global and Türkiye Audit Firms","authors":"Bülent Kınay, Ayşegül Ciğer, Gizem Çopur Vardar","doi":"10.20491/isarder.2023.1673","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1673","url":null,"abstract":"Purpose –The study aims to reveal the current status of the skills of those working in audit firms in today's changing business world. In addition, the aim of the study is to reveal the differences between Global audit firms and local audit firms in Türkiye.Design/methodology/approach –In this study, descriptive analysis method were used to reveal the existing situation. It is aimed to reach the top 20 audit firms with the highest turnover in the world and 364 audit firms registered with the Public Oversight Agency in Türkiye as of January 2022. LinkedIn corporate pages of 19 of the top 20 audit firms with the highest turnover in the world and 58 of 364 audit firms in Turkey have been reached.Findings –It has been revealed that the soft skills of employees in Big4 firms are an important complement to their technical skills. This situation is more limited in local audit firms. While Data Analytics (DA) skills are also observed in employees of Big4 firms,no one stated skills with the word “data analytics” in local audit firms. It has been determined that Python, R, SQL, Power BI and Tableau tools are used as DA skills. Engineering education stands out for those who indicate Python, R, and SQLskills.Discussion –The study's empirical evidence shows that Big4 firms need DA skills more and more as they move from the accounting and auditing fields to consulting, technology, and digital services. It shows the lack of both soft and DA skills in local audit firms. This study develops empirical knowledge of what employee skills are and should be for global and local audit firms","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"25 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135739933","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1683
Aylin Nalçacı İkiz, Sertaç Sert
Amaç –Dünyada her geçen gün turist sayısı artış göstermekte ve bu artışa bağlı olarak turizm destinasyonları arasındaki rekabet de hız kazanmaktadır. Destinasyonların rekabette üstünlük sağlamaları için rakipleri ile aralarındaki farkları ortaya çıkarmaları gerekmektedir. Destinasyon pazarlaması kapsamında gerçekleştirilen tanıtım, imaj, marka ve konumlandırma çalışmaları destinasyonların başarıyı sağlamasında anahtar rol oynamaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, Kırıkkale ilinin destinasyon imajına yönelik olaraküniversite öğrencilerinin algısının belirlenmesidir. Yöntem –Araştırma nicel araştırma yöntemi, tarama modeli ve tekil tarama deseni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma evreni olarak Kırıkkale ili, örneklem olarak Kırıkkale Üniversitesi öğrencileri olarak belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama tekniği olarak anket kullanılmıştır. Anket uygulaması sonucunda, 464 adet değerlendirilebilir anket formu elde edilmiştir. Anketlerden elde edilen verilerin analizinde t-testi ve tek yönlü varyans analizi (anova) kullanılmıştır.Bulgular –Araştırmadan elde edilen sonuçlar, Kırıkkale’nin genel olarak destinasyon imajının çok olumlu olmadığını göstermektedir. Şehrin genel özellikleri, tarih ve kültür, doğal çevre, turizm ve boş zaman faktörlerinin imajına yönelik algı görece daha olumsuzdur. Örneklemin büyük kısmının, Kırıkkale’nin beklentilerini karşılamadığı, bir daha gelmek istemediği ve Kırıkkale’yi çevresine tavsiye etmeyeceği bulgulanmıştır.Tartışma –Turizm sisteminin kompleks yapısı, destinasyon imajını hem gelişmiş hem de gelişmekte olan destinasyonların turizm politikası ve planlaması açısından en önemli destinasyon pazarlaması faktörlerinden biri haline getirmektedir. Kırıkkale’nin destinasyon imajının olumlu olmadığı, benzer çalışma ve destinasyonlarla karşılaştırıldığında da daha düşük seviyede olduğu anlaşılmaktadır. Kırıkkale gibi deniz-kum-güneş gibi olanaklarını bulunmayan destinasyonların “imaj” çalışmalarına bütüncül olarak yaklaşmaları gerekmektedir.
{"title":"Destinasyon Pazarlamasında İmaj Algısı: Kırıkkale Örneği (Image Perception in Destination Marketing: The Case of Kırıkkale)","authors":"Aylin Nalçacı İkiz, Sertaç Sert","doi":"10.20491/isarder.2023.1683","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1683","url":null,"abstract":"Amaç –Dünyada her geçen gün turist sayısı artış göstermekte ve bu artışa bağlı olarak turizm destinasyonları arasındaki rekabet de hız kazanmaktadır. Destinasyonların rekabette üstünlük sağlamaları için rakipleri ile aralarındaki farkları ortaya çıkarmaları gerekmektedir. Destinasyon pazarlaması kapsamında gerçekleştirilen tanıtım, imaj, marka ve konumlandırma çalışmaları destinasyonların başarıyı sağlamasında anahtar rol oynamaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, Kırıkkale ilinin destinasyon imajına yönelik olaraküniversite öğrencilerinin algısının belirlenmesidir. Yöntem –Araştırma nicel araştırma yöntemi, tarama modeli ve tekil tarama deseni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma evreni olarak Kırıkkale ili, örneklem olarak Kırıkkale Üniversitesi öğrencileri olarak belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama tekniği olarak anket kullanılmıştır. Anket uygulaması sonucunda, 464 adet değerlendirilebilir anket formu elde edilmiştir. Anketlerden elde edilen verilerin analizinde t-testi ve tek yönlü varyans analizi (anova) kullanılmıştır.Bulgular –Araştırmadan elde edilen sonuçlar, Kırıkkale’nin genel olarak destinasyon imajının çok olumlu olmadığını göstermektedir. Şehrin genel özellikleri, tarih ve kültür, doğal çevre, turizm ve boş zaman faktörlerinin imajına yönelik algı görece daha olumsuzdur. Örneklemin büyük kısmının, Kırıkkale’nin beklentilerini karşılamadığı, bir daha gelmek istemediği ve Kırıkkale’yi çevresine tavsiye etmeyeceği bulgulanmıştır.Tartışma –Turizm sisteminin kompleks yapısı, destinasyon imajını hem gelişmiş hem de gelişmekte olan destinasyonların turizm politikası ve planlaması açısından en önemli destinasyon pazarlaması faktörlerinden biri haline getirmektedir. Kırıkkale’nin destinasyon imajının olumlu olmadığı, benzer çalışma ve destinasyonlarla karşılaştırıldığında da daha düşük seviyede olduğu anlaşılmaktadır. Kırıkkale gibi deniz-kum-güneş gibi olanaklarını bulunmayan destinasyonların “imaj” çalışmalarına bütüncül olarak yaklaşmaları gerekmektedir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"37 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135740118","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1682
Serhat Artun, Sefa Ceyhan, Yusuf Can Tunaboylu, Gökhan Demiray
Amaç –Bu araştırmada otomotiv sektörü çalışanlarının etkileşim adaleti algısının çalışma yaşam kalitesi üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem –İki değişkenli doğrudan etki modelinin test edildiği bu araştırmada, etkileşim adaletinin çalışma yaşam kalitesi üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma amacı doğrultusunda,İstanbul ilinde faaliyet gösteren bir otomotiv firmasının merkez yönetim binası ve merkez yönetime bağlı alt birimlerde alan araştırması gerçekleştirilmiştir. alan araştırması sonucunda elde edilen 209 kişilik veri seti analize tabi tutulmuştur. İstatistiki analizlerinde ilk olarak geçerlilik, güvenilirlik venormallik testi yapılmıştır. Ardından ilgili ölçeklere doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Ayrıca değişkenler arası ilişki düzeylerini belirlemek amacıyla korelasyon analalizi gerçekleştirilmiş ve çoklu regresyon analiziyle araştırma hipotezleri test edilmiştir. Bulgular –Araştırma sonucunda Etkileşim adaletinin Çalışma Yaşam Kalitesinin ekonomik ve aile gereksinimleri, sosyal gereksinimler, bilgi (öğrenme ve öğretme) gereksinimi ve estetik ve yaratıcılık gereksinim boyutları üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı etkisinin olduğu bulgulanmıştır.Tartışma –Elde edilen sonuçlar etkileşim adaletinin örgütler için son derece kritik öneme sahip bir olgu olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak araştırma konusuna hem örgütsel hem de bireysel olarak yaklaştığımızda örgüt içindeki adalet ikliminin ve çalışma yaşam kalitesinin her iki konuda önemli ve vazgeçilmez olduğu saptanmıştır. Ayrıca ilgili literatürdeki araştırmalar da etkileşimadaleti ve çalışma yaşam kalitesi kavramlarının bu iki konunun refahı ve ortak amaçlara ulaşmadaki önemini destekleyici özellikler taşımaktadır.
{"title":"Etkileşim Adaletinin Çalışma Yaşam Kalitesi Üzerindeki Etkisi: Otomotiv Sektöründe Bir Araştırma (The Effect of Interactional Justice on The Quality of Work Life: A Study in The Automotive Industry)","authors":"Serhat Artun, Sefa Ceyhan, Yusuf Can Tunaboylu, Gökhan Demiray","doi":"10.20491/isarder.2023.1682","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1682","url":null,"abstract":"Amaç –Bu araştırmada otomotiv sektörü çalışanlarının etkileşim adaleti algısının çalışma yaşam kalitesi üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem –İki değişkenli doğrudan etki modelinin test edildiği bu araştırmada, etkileşim adaletinin çalışma yaşam kalitesi üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma amacı doğrultusunda,İstanbul ilinde faaliyet gösteren bir otomotiv firmasının merkez yönetim binası ve merkez yönetime bağlı alt birimlerde alan araştırması gerçekleştirilmiştir. alan araştırması sonucunda elde edilen 209 kişilik veri seti analize tabi tutulmuştur. İstatistiki analizlerinde ilk olarak geçerlilik, güvenilirlik venormallik testi yapılmıştır. Ardından ilgili ölçeklere doğrulayıcı faktör analizi uygulanmıştır. Ayrıca değişkenler arası ilişki düzeylerini belirlemek amacıyla korelasyon analalizi gerçekleştirilmiş ve çoklu regresyon analiziyle araştırma hipotezleri test edilmiştir. Bulgular –Araştırma sonucunda Etkileşim adaletinin Çalışma Yaşam Kalitesinin ekonomik ve aile gereksinimleri, sosyal gereksinimler, bilgi (öğrenme ve öğretme) gereksinimi ve estetik ve yaratıcılık gereksinim boyutları üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı etkisinin olduğu bulgulanmıştır.Tartışma –Elde edilen sonuçlar etkileşim adaletinin örgütler için son derece kritik öneme sahip bir olgu olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak araştırma konusuna hem örgütsel hem de bireysel olarak yaklaştığımızda örgüt içindeki adalet ikliminin ve çalışma yaşam kalitesinin her iki konuda önemli ve vazgeçilmez olduğu saptanmıştır. Ayrıca ilgili literatürdeki araştırmalar da etkileşimadaleti ve çalışma yaşam kalitesi kavramlarının bu iki konunun refahı ve ortak amaçlara ulaşmadaki önemini destekleyici özellikler taşımaktadır.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"52 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135740268","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1675
Ekin Gülsün Turan, Eda Aksoy
Purpose –The purpose of this study is to test Nishii et al.’s (2008) HR attributions theory with respect to explaining how individual variability in HR perceptions shapes work attitudes.Design/methodology/approach –Online surveys were sent to the organizational clients of a business consulting company operating in Turkey. Correspondents from organizations were asked to send the forms to a random group among their employees. Survey responses were received from 116 employees from 19 companies. The main and interactive effects of independent variables were tested using moderated multiple regression analyses conducted with SPSS Process macro (Hayes, 2012). Findings –The results supported the hypothesis that there is a positive relationship between employees’ perceptions of organizational justice and affective commitment. Furthermore, as expected, employees’ well-being and service quality HR attributions were found to be positively related to commitment, whereas union compliance HR attribution was negatively related to commitment. Cost-cutting and exploitation HR attributions were not found to be significantly related to commitment. Lastly, it was found that the relationship between justice perceptions and organizational commitment was moderated by only one of the five types of HR attributions, namely employee exploitation attribution. Hence, the moderation hypothesis was partially supported. Discussion –This study explained and provided empirical support for the role of employees’ perceptions of causal HR attributions as an important antecedent and regulator of organizational commitment. This implies that organizations should pay attention to understanding, managing, and maintaining employees’ idiosyncratic perceptions about the rationale behind the adoption of HR practices. Future research is needed to investigate other potential antecedents and outcomes of these HR attributions.
目的-本研究的目的是测试Nishii等人(2008)的人力资源归因理论,该理论解释了人力资源感知的个体差异如何影响工作态度。设计/方法/方法-在线调查发送给在土耳其运营的一家商业咨询公司的组织客户。来自各机构的记者被要求将这些表格随机发给他们的员工。调查收到了来自19家公司的116名员工的回复。使用SPSS Process macro (Hayes, 2012)进行的有调节多元回归分析,对自变量的主效应和交互效应进行了测试。研究结果支持了员工组织公平感与情感承诺之间存在正相关关系的假设。此外,正如预期的那样,员工幸福感和服务质量人力资源归因与承诺正相关,而工会合规性人力资源归因与承诺负相关。成本削减和剥削人力资源归因与承诺没有显著相关。最后,我们发现公平感知与组织承诺之间的关系仅受五种人力资源归因中的一种即员工剥削归因的调节。因此,适度假设得到了部分支持。讨论——本研究解释了员工人力资源因果归因知觉作为组织承诺的重要前提和调节因素的作用,并提供了实证支持。这意味着组织应该注意理解、管理和维护员工对采用人力资源实践背后的基本原理的特殊看法。未来的研究需要对这些人力资源归因的其他潜在前因和结果进行调查。
{"title":"The Relationships between Employees Perceptions of Organizational Justice, HR Attributions, and Affective Organizational Commitment","authors":"Ekin Gülsün Turan, Eda Aksoy","doi":"10.20491/isarder.2023.1675","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1675","url":null,"abstract":"Purpose –The purpose of this study is to test Nishii et al.’s (2008) HR attributions theory with respect to explaining how individual variability in HR perceptions shapes work attitudes.Design/methodology/approach –Online surveys were sent to the organizational clients of a business consulting company operating in Turkey. Correspondents from organizations were asked to send the forms to a random group among their employees. Survey responses were received from 116 employees from 19 companies. The main and interactive effects of independent variables were tested using moderated multiple regression analyses conducted with SPSS Process macro (Hayes, 2012). Findings –The results supported the hypothesis that there is a positive relationship between employees’ perceptions of organizational justice and affective commitment. Furthermore, as expected, employees’ well-being and service quality HR attributions were found to be positively related to commitment, whereas union compliance HR attribution was negatively related to commitment. Cost-cutting and exploitation HR attributions were not found to be significantly related to commitment. Lastly, it was found that the relationship between justice perceptions and organizational commitment was moderated by only one of the five types of HR attributions, namely employee exploitation attribution. Hence, the moderation hypothesis was partially supported. Discussion –This study explained and provided empirical support for the role of employees’ perceptions of causal HR attributions as an important antecedent and regulator of organizational commitment. This implies that organizations should pay attention to understanding, managing, and maintaining employees’ idiosyncratic perceptions about the rationale behind the adoption of HR practices. Future research is needed to investigate other potential antecedents and outcomes of these HR attributions.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"24 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135740279","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1717
Lina Karabetyan
Amaç –Girişimciler, işletme hedeflerine ulaşmak için sürekli olarak stratejik kararlar almak zorundadır. Bu kararlar, finansal verilere ve analizlere dayandırılarak daha bilinçli ve etkili bir şekilde yapılabilir. Girişimcilerin finansal bilgi ve hizmet erişimine sahip olmaları, işletmenin uzun vadeli başarısı için kritik öneme sahiptir. Çalışmanın amacı, G-7 ülkeleri örneğinde, finans kurumları ile finansal piyasalara erişimin girişimcilik üzerindeki etkisini belirlemektir.Yöntem –Çalışmada girişimcilik, finans kurumlarına erişim ve finansal piyasalara erişim arasındaki kısa ve uzun dönemli ilişkinin analizi, Dumitrescu ve Hurlin (2012) nedensellik testi ile Westerlund ve Edgerton (2007) LM boostrap eşbütünleşme testi kullanılarak yapılmıştır.Bulgular –Nedensellik testi bulguları, finans kurumlarına erişim ile finansal piyasalara erişimden girişimciliğe doğru tek yönli nedensellik ilişkisi olduğunu göstermektedir. Diğer yandan, eşbütünleşme testi bulguları, finans kurumlarına erişim ile finansal piyasalara erişimin uzun dönemde girişimciliği pozitif etkilediğni göstermektedir. Tartışma –Girişimciliğin gerçek potansiyeline ulaşması için, girişimcilerin ihtiyaç duyduğu finansal hizmetlere erişimi olmalıdır. Finansal erişimin geliştirilmesi, sadece girişimciler için değil, tüm ekonomi için de fayda sağlamaktadır.Çalışmanın bulguları hem finans kurumlarına erişimin hem de finansal piyasalara erişimin teorik beklentiler ve ilgili ampirik literatür ile uyumlu olarak, kısa ve uzun dönemde girişimciliğin önemli belirleyicileri olduğunu göstermektedir.
{"title":"Finansal Erişimin Girişimcilik Üzerindeki Etkisi: G-7 Ülkeleri Örneği (Impact of Financial Inclusion on Entrepreneurship: Evidence from G7 Countries)","authors":"Lina Karabetyan","doi":"10.20491/isarder.2023.1717","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1717","url":null,"abstract":"Amaç –Girişimciler, işletme hedeflerine ulaşmak için sürekli olarak stratejik kararlar almak zorundadır. Bu kararlar, finansal verilere ve analizlere dayandırılarak daha bilinçli ve etkili bir şekilde yapılabilir. Girişimcilerin finansal bilgi ve hizmet erişimine sahip olmaları, işletmenin uzun vadeli başarısı için kritik öneme sahiptir. Çalışmanın amacı, G-7 ülkeleri örneğinde, finans kurumları ile finansal piyasalara erişimin girişimcilik üzerindeki etkisini belirlemektir.Yöntem –Çalışmada girişimcilik, finans kurumlarına erişim ve finansal piyasalara erişim arasındaki kısa ve uzun dönemli ilişkinin analizi, Dumitrescu ve Hurlin (2012) nedensellik testi ile Westerlund ve Edgerton (2007) LM boostrap eşbütünleşme testi kullanılarak yapılmıştır.Bulgular –Nedensellik testi bulguları, finans kurumlarına erişim ile finansal piyasalara erişimden girişimciliğe doğru tek yönli nedensellik ilişkisi olduğunu göstermektedir. Diğer yandan, eşbütünleşme testi bulguları, finans kurumlarına erişim ile finansal piyasalara erişimin uzun dönemde girişimciliği pozitif etkilediğni göstermektedir. Tartışma –Girişimciliğin gerçek potansiyeline ulaşması için, girişimcilerin ihtiyaç duyduğu finansal hizmetlere erişimi olmalıdır. Finansal erişimin geliştirilmesi, sadece girişimciler için değil, tüm ekonomi için de fayda sağlamaktadır.Çalışmanın bulguları hem finans kurumlarına erişimin hem de finansal piyasalara erişimin teorik beklentiler ve ilgili ampirik literatür ile uyumlu olarak, kısa ve uzun dönemde girişimciliğin önemli belirleyicileri olduğunu göstermektedir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"25 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135740408","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1696
Ali Murat Alparslan, Seher Yastıoğlu
Amaç –Çalışmada bireylerin işlerinin anlamlılığını besleyen anlam kaynaklarının tespit edilmesini ve işte anlam deneyiminin ardındaki psikolojik süreçleri keşfetmeyi sağlayan “İşin Anlam Kaynakları Ölçeği”nin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem –Çalışmanın amacı doğrultusunda bir dizi araştırma yürütülmüştür. İlk olarak tümdengelim ve tümevarım yaklaşımı benimsenerek madde havuzu oluşturulmuştur. Ölçeğin faktör yapısının belirlenmesi ve yapı geçerliliğine kanıtlar edilmesi için 143 beyaz yakalı çalışanın katılımı ile Araştırma 1 yürütülmüştür. Daha sonra Araştırma 2’de 283 beyaz yakalı çalışandan elde edilen veriler üzerinden ölçeğin yapı geçerliliğine ek kanıtlar elde edilmiş bununla birlikte ölçeğin güvenilirliği, yapı üzerinden ölçeğin ayrışım ve birleşim geçerliliği; işin anlamlılığı, işe angaje olma ve işten ayrılma niyeti değişkenleri üzerinden ölçüt bağıntılı geçerlilik ve cinsiyet üzerinden ölçüm değişmezliği test edilmiştir. Bulgular –Araştırma sonuçlarına göre 4 boyut ve 14 maddeden oluşan “İşin Anlam Kaynakları Ölçeği”’nin geçerliliği ve güvenilirliği ortaya konulmuş; ölçek alan yazına kazandırılmıştır. Ölçeğin boyutları “var-değerli hissetme, amaç bütünleşmesi, yetkinlikve bireysel gelişim” dir.Tartışma –Alan yazınında işin anlamlılığına ilişkin ölçüm araçlarının olmasına rağmen akademisyenlik mesleği özelinde geliştirilmiş olan bir ölçek haricinde işin anlam kaynaklarının ölçülmesi için bir araç bulunmamaktadır. Dolayısıyla işin anlamlılığına kaynaklık eden faktörlerin belirlenmesi ve geliştirilen İşin Anlam Kaynakları Ölçeği ile bu çalışmanın alan yazınına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bununla birlikte geliştirilen ölçek sayesinde bireylerin anlam kaynaklarının belirlenmesi ve yönetilmesinin başta işte bulunan anlamın arttırılması olmak üzere bireysel ve örgütsel düzeyde olumlu sonuçlar elde edilmesine de katkı sağlaması beklenmektedir.
{"title":"İşin Anlam Kaynakları Ölçeği: Ölçek Geliştirme, Geçerlilik ve Güvenilirlik Çalışması (Sources of Meaningful Work Scale: Development, Validation and Reliability)","authors":"Ali Murat Alparslan, Seher Yastıoğlu","doi":"10.20491/isarder.2023.1696","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1696","url":null,"abstract":"Amaç –Çalışmada bireylerin işlerinin anlamlılığını besleyen anlam kaynaklarının tespit edilmesini ve işte anlam deneyiminin ardındaki psikolojik süreçleri keşfetmeyi sağlayan “İşin Anlam Kaynakları Ölçeği”nin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem –Çalışmanın amacı doğrultusunda bir dizi araştırma yürütülmüştür. İlk olarak tümdengelim ve tümevarım yaklaşımı benimsenerek madde havuzu oluşturulmuştur. Ölçeğin faktör yapısının belirlenmesi ve yapı geçerliliğine kanıtlar edilmesi için 143 beyaz yakalı çalışanın katılımı ile Araştırma 1 yürütülmüştür. Daha sonra Araştırma 2’de 283 beyaz yakalı çalışandan elde edilen veriler üzerinden ölçeğin yapı geçerliliğine ek kanıtlar elde edilmiş bununla birlikte ölçeğin güvenilirliği, yapı üzerinden ölçeğin ayrışım ve birleşim geçerliliği; işin anlamlılığı, işe angaje olma ve işten ayrılma niyeti değişkenleri üzerinden ölçüt bağıntılı geçerlilik ve cinsiyet üzerinden ölçüm değişmezliği test edilmiştir. Bulgular –Araştırma sonuçlarına göre 4 boyut ve 14 maddeden oluşan “İşin Anlam Kaynakları Ölçeği”’nin geçerliliği ve güvenilirliği ortaya konulmuş; ölçek alan yazına kazandırılmıştır. Ölçeğin boyutları “var-değerli hissetme, amaç bütünleşmesi, yetkinlikve bireysel gelişim” dir.Tartışma –Alan yazınında işin anlamlılığına ilişkin ölçüm araçlarının olmasına rağmen akademisyenlik mesleği özelinde geliştirilmiş olan bir ölçek haricinde işin anlam kaynaklarının ölçülmesi için bir araç bulunmamaktadır. Dolayısıyla işin anlamlılığına kaynaklık eden faktörlerin belirlenmesi ve geliştirilen İşin Anlam Kaynakları Ölçeği ile bu çalışmanın alan yazınına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bununla birlikte geliştirilen ölçek sayesinde bireylerin anlam kaynaklarının belirlenmesi ve yönetilmesinin başta işte bulunan anlamın arttırılması olmak üzere bireysel ve örgütsel düzeyde olumlu sonuçlar elde edilmesine de katkı sağlaması beklenmektedir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"8 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135744851","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}