Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1721
Selman Kızılkaya
Amaç –Bu çalışma, hemşirelik iş rotasyonu stres düzeyinin işe angaje olma üzerine etkisinde medeni durumun düzenleyici rolünü belirlemek amacıyla gerçekleştirildi.Yöntem –Bu araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirildi. Araştırmaya Şanlıurfa ilinde görev yapan toplam 555 hemşire katılım sağladı. Çalışmada, anket yöntemi kullanıldı. Anket içerisinde, hemşirelerin kişisel özelliklerinin yanı sıra Hemşirelik İş Rotasyonu Stres Ölçeği (HİRSÖ) ve İşe Angaje Olma Ölçeği (İAOÖ) yer almaktadır.Bulgular –Araştırma sonucunda, hemşirelik iş rotasyonu stres düzeyinin işe angaje olma üzerine etkisinde medeni durumun düzenleyici rolünin olduğu tespit edildi. Evli hemşirelerde iş rotasyonu stres düzeyinin işe angaje olma üzerine etkisinin bekar hemşirelere göre daha belirgin olduğu sonucuna ulaşıldı.Tartışma –Hastaların iyileşme sürecinin her aşamasında yer alan hemşireler çeşitli nedenlerden dolayı strese maruz kalmaktadır. Kötü planlanmış iş rotasyonu hemşirelerin stres yaşamasına neden olan faktörlerden biridir. Hemşirelerin iş rotasyonu stres düzeyinin yüksek olması, işe bağlılığı azalttığı gibi işe angaje olmayı da olumsuz etkilemektedir. Bu durum hemşirelerin evli ya da bekar olmalarına göre farklılık göstermektedir. Evli hemşirelerde iş rotasyonunun stres düzeyi arttıkça işe angaje olma daha belirgin olarak azalmaktadır. Buradan hareketle iş rotasyonlarının bir plan dahilinde ve hemşirelerin özel durumlarına (medeni durum ve çocuk sahibi olma gibi) göre hazırlanması önerilmektedir.
{"title":"Hemşirelik İş Rotasyonu Stres Düzeyinin İşe Angaje Olma Üzerine Etkisi: Medeni Durumun Düzenleyici Rolü (The Effect of Nursing Job Rotation Stress Level On Work Engagement: The Moderator Role of Marital Status)","authors":"Selman Kızılkaya","doi":"10.20491/isarder.2023.1721","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1721","url":null,"abstract":"Amaç –Bu çalışma, hemşirelik iş rotasyonu stres düzeyinin işe angaje olma üzerine etkisinde medeni durumun düzenleyici rolünü belirlemek amacıyla gerçekleştirildi.Yöntem –Bu araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli ile gerçekleştirildi. Araştırmaya Şanlıurfa ilinde görev yapan toplam 555 hemşire katılım sağladı. Çalışmada, anket yöntemi kullanıldı. Anket içerisinde, hemşirelerin kişisel özelliklerinin yanı sıra Hemşirelik İş Rotasyonu Stres Ölçeği (HİRSÖ) ve İşe Angaje Olma Ölçeği (İAOÖ) yer almaktadır.Bulgular –Araştırma sonucunda, hemşirelik iş rotasyonu stres düzeyinin işe angaje olma üzerine etkisinde medeni durumun düzenleyici rolünin olduğu tespit edildi. Evli hemşirelerde iş rotasyonu stres düzeyinin işe angaje olma üzerine etkisinin bekar hemşirelere göre daha belirgin olduğu sonucuna ulaşıldı.Tartışma –Hastaların iyileşme sürecinin her aşamasında yer alan hemşireler çeşitli nedenlerden dolayı strese maruz kalmaktadır. Kötü planlanmış iş rotasyonu hemşirelerin stres yaşamasına neden olan faktörlerden biridir. Hemşirelerin iş rotasyonu stres düzeyinin yüksek olması, işe bağlılığı azalttığı gibi işe angaje olmayı da olumsuz etkilemektedir. Bu durum hemşirelerin evli ya da bekar olmalarına göre farklılık göstermektedir. Evli hemşirelerde iş rotasyonunun stres düzeyi arttıkça işe angaje olma daha belirgin olarak azalmaktadır. Buradan hareketle iş rotasyonlarının bir plan dahilinde ve hemşirelerin özel durumlarına (medeni durum ve çocuk sahibi olma gibi) göre hazırlanması önerilmektedir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135743893","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1705
İrem Doğan
Amaç –BİST Tüm Endeksinde yer alan şirketlerin 2013-2022 yılları arasında bağımsız denetim kalitesi ile pay senedi getirisi arasındaki ilişkisinin incelenmesidir.Yöntem –Çalışma örneklemimizi 135 şirket oluşturmaktadır. Çalışma örneklemimiz ve çalışma yıllarımız itibari ile Dinamik Panel Veri Analizi (GeneralizedMethod of Moments –GMM) yönteminin kullanılabilmesi için oluşturulan modelde 4 bağımsız ve 4 kontrol değişkeni kullanılarak, bağımlı değişken üzerindeki etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Söz edilen değişkenlerin kullanılabilmesi için ihtiyaç duyulan verilere; BİST Data Store, Yahoo Finans ve Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP)’ndan ulaşılmıştır.Bulgular –Çalışma sonuçları doğrultusunda; bağımsız denetim firması, bağımsız denetim raporunda açıklama paragrafının olması ve iki bağımsız denetim raporu arasında geçen süre ile pay senedi getirisi arasında anlamlı bir ilişki tespit edilirken, bağımsız denetçi görüş türü ile pay senedi getirisi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir.Tartışma –Çalışmanın ampirik sonuçları değerlendirildiğinde; potansiyel ve/veya mevcut yatırımcıların yatırım kararlarını bağımsız denetim kalitesi açısından etkileyen faktörler arasında; şirketin bağımsız denetim faaliyetinin dört büyükler (4BÜYÜKLER) tarafından gerçekleştirilmesi, bağımsız denetim faaliyeti sonucunda düzenlenen bağımsız denetim raporunda açıklama paragrafının olması ve bağımsız denetim raporlarının muhasebe bilgi kullanıcılarının kullanımına sunulması arasında geçen sürenin olduğu tespitedilmiştir.
目标--本研究旨在探讨 2013-2022 年间独立审计质量与 BIST All Index 公司股票回报率之间的关系。方法--我们的研究样本包括 135 家公司。为了能够使用广义矩量法(GMM),在建立的模型中使用了 4 个自变量和 4 个控制变量,以确定对因变量的影响。结果 -与研究结果一致;虽然独立审计公司、独立审计报告中是否存在披露段落以及两份独立审计报告之间的时间间隔与股票回报率之间存在显著关系,但独立审计师意见的类型与股票回报率之间在统计上没有显著关系。讨论--在对研究的实证结果进行评估时,可以确定在独立审计质量方面影响潜在和/或现有投资者投资决策的因素有:四大(Big 4)对公司的独立审计、因独立审计活动而出具的独立审计报告中是否存在解释段落,以及向会计信息使用者提供独立审计报告之间的时间间隔。
{"title":"Bağımsız Denetim Kalitesinin Pay Senedi Getirisine Etkisi: Bist Tüm Endeksi Üzerine Dinamik Panel Veri Analizi Uygulaması (The Effect of Auditing Quality on Share Return: Application of Dynamıc Panel Data Analysis on Bist All Shares)","authors":"İrem Doğan","doi":"10.20491/isarder.2023.1705","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1705","url":null,"abstract":"Amaç –BİST Tüm Endeksinde yer alan şirketlerin 2013-2022 yılları arasında bağımsız denetim kalitesi ile pay senedi getirisi arasındaki ilişkisinin incelenmesidir.Yöntem –Çalışma örneklemimizi 135 şirket oluşturmaktadır. Çalışma örneklemimiz ve çalışma yıllarımız itibari ile Dinamik Panel Veri Analizi (GeneralizedMethod of Moments –GMM) yönteminin kullanılabilmesi için oluşturulan modelde 4 bağımsız ve 4 kontrol değişkeni kullanılarak, bağımlı değişken üzerindeki etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Söz edilen değişkenlerin kullanılabilmesi için ihtiyaç duyulan verilere; BİST Data Store, Yahoo Finans ve Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP)’ndan ulaşılmıştır.Bulgular –Çalışma sonuçları doğrultusunda; bağımsız denetim firması, bağımsız denetim raporunda açıklama paragrafının olması ve iki bağımsız denetim raporu arasında geçen süre ile pay senedi getirisi arasında anlamlı bir ilişki tespit edilirken, bağımsız denetçi görüş türü ile pay senedi getirisi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilememiştir.Tartışma –Çalışmanın ampirik sonuçları değerlendirildiğinde; potansiyel ve/veya mevcut yatırımcıların yatırım kararlarını bağımsız denetim kalitesi açısından etkileyen faktörler arasında; şirketin bağımsız denetim faaliyetinin dört büyükler (4BÜYÜKLER) tarafından gerçekleştirilmesi, bağımsız denetim faaliyeti sonucunda düzenlenen bağımsız denetim raporunda açıklama paragrafının olması ve bağımsız denetim raporlarının muhasebe bilgi kullanıcılarının kullanımına sunulması arasında geçen sürenin olduğu tespitedilmiştir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135739939","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1723
Şükran Arslan Göztürk, Ömer Emre Arslan
Amaç –Bu makale iş-aile yaşam çatışmasının iş doyumu ile ilişkisini incelemek suretiyle iş-aile ve aile-iş çatışmasının iş doyumunu nasıl etkilediğini emek yoğun bir sektör olan sağlık turizmi çalışanları üzerinden ortaya koymayı amaçlamaktadır.Yöntem –Çalışma ilişkisel (korelasyonel) bir araştırma desenine sahiptir. Çalışmanın örneklemini sağlık turizmi kapsamında çalışan 294 işgören oluşturmaktadır. Veriler “İş-aile yaşam çatışması ölçeği” ve “İş doyumu ölçeği” kullanılarak toplanmıştır. Verilere güvenirlik, korelasyon, basit ve çoklu regresyon analizleri yapılmıştır.Bulgular –Araştırmada, iş-aile yaşam çatışmasının iş doyumu düzeyini negatif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. İş-aile yaşam çatışması boyutlarından iş-aile çatışması boyutunun iş doyumunun anlamlı bir belirleyicisi olduğu görülmektedir. Aile-iş çatışması boyutunun iş doyumunu açıklamada anlamlı bir etkisi yoktur. İş doyumunun alt boyutları olan dışsal ve içsel doyum da iş-aile çatışması boyutundan negatif yönde etkilenmektedir. Aile-iş çatışması içsel ve dışsal doyum boyutları üzerinde etkili değildir. Tartışma –Çalışmada, iş-aile çatışması boyutu ve dışsal doyum arasındaki ilişkinin öne plana çıktığı, iş-aile yaşam çatışmasının iş doyumu üzerindeki etkisinde özellikle iş-aile çatışmasının dışsal doyum üzerindeki etkisinin dikkate değer olduğu görülmüştür. Bireylerin iş nedeniyle ailesi ile çatışma düzeyleri dışsal doyum düzeylerini olumsuz yönde etkilemektedir. Çalışma, sağlık turizmi çalışanlarının iş-aile çatışması ve iş doyumu arasındaki bağlantının anlaşılabilmesi için sektörel bir iç görü sağlamaktadır.
{"title":"İş-Aile Yaşam Çatışması ve İş Doyumu Arasındaki İlişkinin İncelenmesi: Sağlık Turizmi Sektöründe Çalışanlara Yönelik Bir Araştırma (Examining the Relationship Between Work-Family Life Conflict and Job Satisfaction: A Research for Employees in the Health Tourism Sector)","authors":"Şükran Arslan Göztürk, Ömer Emre Arslan","doi":"10.20491/isarder.2023.1723","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1723","url":null,"abstract":"Amaç –Bu makale iş-aile yaşam çatışmasının iş doyumu ile ilişkisini incelemek suretiyle iş-aile ve aile-iş çatışmasının iş doyumunu nasıl etkilediğini emek yoğun bir sektör olan sağlık turizmi çalışanları üzerinden ortaya koymayı amaçlamaktadır.Yöntem –Çalışma ilişkisel (korelasyonel) bir araştırma desenine sahiptir. Çalışmanın örneklemini sağlık turizmi kapsamında çalışan 294 işgören oluşturmaktadır. Veriler “İş-aile yaşam çatışması ölçeği” ve “İş doyumu ölçeği” kullanılarak toplanmıştır. Verilere güvenirlik, korelasyon, basit ve çoklu regresyon analizleri yapılmıştır.Bulgular –Araştırmada, iş-aile yaşam çatışmasının iş doyumu düzeyini negatif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. İş-aile yaşam çatışması boyutlarından iş-aile çatışması boyutunun iş doyumunun anlamlı bir belirleyicisi olduğu görülmektedir. Aile-iş çatışması boyutunun iş doyumunu açıklamada anlamlı bir etkisi yoktur. İş doyumunun alt boyutları olan dışsal ve içsel doyum da iş-aile çatışması boyutundan negatif yönde etkilenmektedir. Aile-iş çatışması içsel ve dışsal doyum boyutları üzerinde etkili değildir. Tartışma –Çalışmada, iş-aile çatışması boyutu ve dışsal doyum arasındaki ilişkinin öne plana çıktığı, iş-aile yaşam çatışmasının iş doyumu üzerindeki etkisinde özellikle iş-aile çatışmasının dışsal doyum üzerindeki etkisinin dikkate değer olduğu görülmüştür. Bireylerin iş nedeniyle ailesi ile çatışma düzeyleri dışsal doyum düzeylerini olumsuz yönde etkilemektedir. Çalışma, sağlık turizmi çalışanlarının iş-aile çatışması ve iş doyumu arasındaki bağlantının anlaşılabilmesi için sektörel bir iç görü sağlamaktadır.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"21 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135740131","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1693
Ahmet Yarış, Neslihan Şahin
Amaç–Bu çalışmanın amacı spor yapan bireylerin bir yenilik olan fit yiyecek-içecek hizmeti alma niyetini ve bu niyeti etkileyen faktörleri incelemektir.Yöntem-Rogers’ın yeniliğin algılanan özellikleri temel alınarak bir model oluşturulmuştur. Veri toplama aracı olarak anketten yararlanılmış ve toplamda spor salonlarında spor yapan 450 kişiden veri toplanmıştır. Hipotezlerin test edilmesi için yapısal eşitlik modeli analizi kullanılmıştır.Bulgular-Fit yiyecek-içecek hizmeti almanın göreceli yararı, uygunluk ve gözlenebilirliğin davranışa yönelik tutumu pozitif ve anlamlı olarak etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca davranışa yönelik tutumun da davranışsal niyet üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi kabul edilmiştir.Tartışma-Spor yapan bireylerin fit yiyecek-içecek hizmeti almaya yönelik olumlu yaklaştığı tespit edilmiş olup, etkili olan özellikler ile ilgili işletmelere ve sektöre yönelik önerilerde bulunulmuştur. Bu hizmeti veren işletmelerin sayısının ve bilinirliğinin artması ile spor yapan bireylerin daha çok tercih edeceği düşünülmektedir.
{"title":"Fit Yiyecek-İçecek Hizmeti Yeniliğinin Benimsenmesi: Spor Salonları Üzerine Bir Araştırma (Adoption of Fitness Food and Beverage Service Innovation: A Study on Gyms)","authors":"Ahmet Yarış, Neslihan Şahin","doi":"10.20491/isarder.2023.1693","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1693","url":null,"abstract":"Amaç–Bu çalışmanın amacı spor yapan bireylerin bir yenilik olan fit yiyecek-içecek hizmeti alma niyetini ve bu niyeti etkileyen faktörleri incelemektir.Yöntem-Rogers’ın yeniliğin algılanan özellikleri temel alınarak bir model oluşturulmuştur. Veri toplama aracı olarak anketten yararlanılmış ve toplamda spor salonlarında spor yapan 450 kişiden veri toplanmıştır. Hipotezlerin test edilmesi için yapısal eşitlik modeli analizi kullanılmıştır.Bulgular-Fit yiyecek-içecek hizmeti almanın göreceli yararı, uygunluk ve gözlenebilirliğin davranışa yönelik tutumu pozitif ve anlamlı olarak etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca davranışa yönelik tutumun da davranışsal niyet üzerinde pozitif ve anlamlı etkisi kabul edilmiştir.Tartışma-Spor yapan bireylerin fit yiyecek-içecek hizmeti almaya yönelik olumlu yaklaştığı tespit edilmiş olup, etkili olan özellikler ile ilgili işletmelere ve sektöre yönelik önerilerde bulunulmuştur. Bu hizmeti veren işletmelerin sayısının ve bilinirliğinin artması ile spor yapan bireylerin daha çok tercih edeceği düşünülmektedir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"25 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135740264","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1714
Bilgen Taşdoğan
Amaç–Çalışmanın amacı, çevre harcamaları konusunda kamunun ve firmaların paylarını ve gelecekte karşılaşabilecekleri olası eğilimleri ortaya koyarak, karar alıcılara yol göstermektir. Yöntem –2021-2028 dönemi için çevre kirliliği, çevre koruma harcamalarında kamu kesimi ve firmaların payları ile 2021-2027 döneminde çevre vergilerinin gelişim seyrinin Grup Veri İşleme Yöntemi Tipi Yapay Sinir Ağları temelinde zaman serisi analizleri yapılmıştır.Bulgular –Türkiye’de Sera Gazı Emisyon değerlerinin ilgili dönemde yaklaşık yüzde 14,2, çevre koruma harcamalarının yaklaşık yüzde 106,9 artacağı ve toplam çevre vergi gelirlerinin de yaklaşık yüzde 15,3 azalacağı tespit edilmiştir. Kamu kesiminin toplam çevre koruma harcamaları içinde cari harcamalarının yüzde 2’ye düşeceği ve kamu yatırım harcamalarının da yüzde 11’e düşeceği de hesaplanmıştır. Buna karşılık firmaların cari harcamalarının toplam çevre harcamaları içindeki payının 2020 yılında yüzde 59,06iken 2027 yılında yüzde 50’ye düşeceği ve yatırım harcamalarının payının da yüzde 89’a yükseleceği hesaplanmıştır. Tartışma –Çalışma, 2028 yılına kadar artan kirliliğe karşı alınan tedbirlerin ekonomik yükünün büyük ölçüde firmaların toplam çevre harcamaları içindeki payının artışı ile karşılanacağı ve bunun için de firmaların yakın dönemde çevre harcamaları için yüksek bütçelerayırması gerektiğine dair bir öneri sunmaktadır. Bu çalışmaya ek olarak daha geniş veri setleri ve farklı değişkenler kullanılarak firmaların yüksek miktarda çevre harcamalarını yapması durumunda ortaya çıkacak olumlu ve olumsuz etkiler tartışılabilir.
{"title":"Firmalar ve Kamu Maliyesi Perspektifinden Çevre Harcamalarının Yakın Geleceği:GMDH Tipi Yapay Sinir Ağları Analizi (The Near Future of Environmental Expenditures from the Perspective of Firms and Public Finances: GMDH Type Artificial Neural Networks Analysis)","authors":"Bilgen Taşdoğan","doi":"10.20491/isarder.2023.1714","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1714","url":null,"abstract":"Amaç–Çalışmanın amacı, çevre harcamaları konusunda kamunun ve firmaların paylarını ve gelecekte karşılaşabilecekleri olası eğilimleri ortaya koyarak, karar alıcılara yol göstermektir. Yöntem –2021-2028 dönemi için çevre kirliliği, çevre koruma harcamalarında kamu kesimi ve firmaların payları ile 2021-2027 döneminde çevre vergilerinin gelişim seyrinin Grup Veri İşleme Yöntemi Tipi Yapay Sinir Ağları temelinde zaman serisi analizleri yapılmıştır.Bulgular –Türkiye’de Sera Gazı Emisyon değerlerinin ilgili dönemde yaklaşık yüzde 14,2, çevre koruma harcamalarının yaklaşık yüzde 106,9 artacağı ve toplam çevre vergi gelirlerinin de yaklaşık yüzde 15,3 azalacağı tespit edilmiştir. Kamu kesiminin toplam çevre koruma harcamaları içinde cari harcamalarının yüzde 2’ye düşeceği ve kamu yatırım harcamalarının da yüzde 11’e düşeceği de hesaplanmıştır. Buna karşılık firmaların cari harcamalarının toplam çevre harcamaları içindeki payının 2020 yılında yüzde 59,06iken 2027 yılında yüzde 50’ye düşeceği ve yatırım harcamalarının payının da yüzde 89’a yükseleceği hesaplanmıştır. Tartışma –Çalışma, 2028 yılına kadar artan kirliliğe karşı alınan tedbirlerin ekonomik yükünün büyük ölçüde firmaların toplam çevre harcamaları içindeki payının artışı ile karşılanacağı ve bunun için de firmaların yakın dönemde çevre harcamaları için yüksek bütçelerayırması gerektiğine dair bir öneri sunmaktadır. Bu çalışmaya ek olarak daha geniş veri setleri ve farklı değişkenler kullanılarak firmaların yüksek miktarda çevre harcamalarını yapması durumunda ortaya çıkacak olumlu ve olumsuz etkiler tartışılabilir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"101 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135740272","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1710
Habibe Güngör
Purpose ⎯Following the two crashes in Indonesia in 2018 and Ethiopia in 2019, resulting in 346 casualties, Boeing 737-Maxs became a global safety crisis. Boeing has pursued crisis strategies to restore brand trust. This study aims to ascertain whether Turkish passengers are concerned about the safety of Boeing 737-Maxs following two deadly plane crashes and whether they favor airlines that continue to use 737-Maxs. Methodology ⎯In this study, the structured interview research method is adopted to reveal the participants' perceptions of Boeing 737-Maxs. The research sample comprised "Turkish passengers who had no fear of flying" and "who had heard about Boeing 737-Max accidents". A total of 14 interview questions were extracted by reviewing the literature. In this study, interviews were conducted with 32 people. The data collected were subjected to content analysis. Findings ⎯The Boeing 737-Max is considered unsafe by 10 out of 20 men and 11 out of 12 women (or 50% and 92%, respectively). 66% of the participants believe that the Boeing 737-Max is an unsafe airplane. The participants, who had not previously heeded the type of aircraft they flew or heard about Boeing, started to pay attention to the type of aircraft type or identified Boeing with these accidents. Discussions⎯Even though Boeing fixed the issue and resumed flying its aircraft, it is concluded that unfavorable opinions of passengers, who are one of its key stakeholders, persisted.
{"title":"Reflections of The Strategies Applied in the Boeing 737-Max Crisis Management on Passenger Perception","authors":"Habibe Güngör","doi":"10.20491/isarder.2023.1710","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1710","url":null,"abstract":"Purpose ⎯Following the two crashes in Indonesia in 2018 and Ethiopia in 2019, resulting in 346 casualties, Boeing 737-Maxs became a global safety crisis. Boeing has pursued crisis strategies to restore brand trust. This study aims to ascertain whether Turkish passengers are concerned about the safety of Boeing 737-Maxs following two deadly plane crashes and whether they favor airlines that continue to use 737-Maxs. Methodology ⎯In this study, the structured interview research method is adopted to reveal the participants' perceptions of Boeing 737-Maxs. The research sample comprised \"Turkish passengers who had no fear of flying\" and \"who had heard about Boeing 737-Max accidents\". A total of 14 interview questions were extracted by reviewing the literature. In this study, interviews were conducted with 32 people. The data collected were subjected to content analysis. Findings ⎯The Boeing 737-Max is considered unsafe by 10 out of 20 men and 11 out of 12 women (or 50% and 92%, respectively). 66% of the participants believe that the Boeing 737-Max is an unsafe airplane. The participants, who had not previously heeded the type of aircraft they flew or heard about Boeing, started to pay attention to the type of aircraft type or identified Boeing with these accidents. Discussions⎯Even though Boeing fixed the issue and resumed flying its aircraft, it is concluded that unfavorable opinions of passengers, who are one of its key stakeholders, persisted.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"17 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135740274","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1692
İlknur Arslan Aras
Amaç -Bu çalışmanın amacı, sağlıkta davranışsal iktisat (SDİ) konulu yayınların bilim haritalama tekniğiyle analiz edilmesidir. Yöntem -Web of Science veri tabanı kullanılarak “health” ve “behavioral economics” anahtar kelimeleri kullanılarak 15.05.202-01.01.1992 tarih aralığında “topic” seçeneğiyle aramaya tabi tutulmuştur. İngilizce yayınlar, makale ve derleme çalışmalar olarak sınırlandırılmış 876 yayın incelemiştir. Veriler R programının bibliometrix paketi seçilerek analiz edilmiştir. Bulgular -Analiz sonucunda 2008 yılından sonra SDİ konulu çalışma sayılarında artış gözlenmiştir. “Volpp, K” h-endeksi en yüksek olan ve en fazla yayın yapan yazardır., en çok atıf alan yazarın Almlund ve diğerleri, 2011 olduğu saptanmıştır. “Experimental and Clinical Psychopharmacology” dergisi SDİ konulu çalışmalar içinde en etkili dergidir. Ülkeler arasında en fazla işbirliğinin 28 sıklıkla Birleşik Krallık ve ABD arasında 28 sıklıkla ülkeler arasında en fazla işbirliği yapıldığı ortaya koyulmuştur. Davranışsal iktisat, tercihler, teşvikler ve sağlık şeklinde 1992 yılından günümüze değişim göstermiştir.Tartışma -Bu çalışma ile araştırmacılar SDİ alanın dinamiklerini ve yapısını görsel olarak görerek ortaya çıkan bilgi boşluklarını, yeni araştırma alanlarını, ve potansiyel disiplinler arası işbirliklerini belirlemelerine faydalı olacaktır. SDİ alanında çalışma yapacak olan araştırmacılar, yüksek merkeziliğe ve yoğunluğa sahip olan fiziksel aktivite ve obezite, araştırma alanıyla ilgili olup ancak gelişmeye ihtiyacı olan davranışsal iktisat ve dürtme konularına öncelik verebilir. Ek olarak, SDİ üzerine araştırma yapmayı düşünenler için, bu alanın hızla büyüdüğü ve büyük bir önem kazandığı görülmektedir. Davranışsal iktisat ilkelerinin sağlık hizmeti kararlarının oluşturulmasına entegre edilmesi ve bibliyometrik yöntemlerin kullanılması, sağlık alanında faaliyet gösteren paydaşların doğru kararlar almasına, etkili müdahaleler tasarlamasına ve bireyler ile toplumlar için daha iyi sağlık sonuçlarını destekleyen politikaların oluşturulmasına yardımcı olabilir.
{"title":"Sağlıkta Davranışsal İktisadın Araştırma Alanlarının İncelenmesi (Examination of Research Areas of Behavioral Economics in Health)","authors":"İlknur Arslan Aras","doi":"10.20491/isarder.2023.1692","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1692","url":null,"abstract":"Amaç -Bu çalışmanın amacı, sağlıkta davranışsal iktisat (SDİ) konulu yayınların bilim haritalama tekniğiyle analiz edilmesidir. Yöntem -Web of Science veri tabanı kullanılarak “health” ve “behavioral economics” anahtar kelimeleri kullanılarak 15.05.202-01.01.1992 tarih aralığında “topic” seçeneğiyle aramaya tabi tutulmuştur. İngilizce yayınlar, makale ve derleme çalışmalar olarak sınırlandırılmış 876 yayın incelemiştir. Veriler R programının bibliometrix paketi seçilerek analiz edilmiştir. Bulgular -Analiz sonucunda 2008 yılından sonra SDİ konulu çalışma sayılarında artış gözlenmiştir. “Volpp, K” h-endeksi en yüksek olan ve en fazla yayın yapan yazardır., en çok atıf alan yazarın Almlund ve diğerleri, 2011 olduğu saptanmıştır. “Experimental and Clinical Psychopharmacology” dergisi SDİ konulu çalışmalar içinde en etkili dergidir. Ülkeler arasında en fazla işbirliğinin 28 sıklıkla Birleşik Krallık ve ABD arasında 28 sıklıkla ülkeler arasında en fazla işbirliği yapıldığı ortaya koyulmuştur. Davranışsal iktisat, tercihler, teşvikler ve sağlık şeklinde 1992 yılından günümüze değişim göstermiştir.Tartışma -Bu çalışma ile araştırmacılar SDİ alanın dinamiklerini ve yapısını görsel olarak görerek ortaya çıkan bilgi boşluklarını, yeni araştırma alanlarını, ve potansiyel disiplinler arası işbirliklerini belirlemelerine faydalı olacaktır. SDİ alanında çalışma yapacak olan araştırmacılar, yüksek merkeziliğe ve yoğunluğa sahip olan fiziksel aktivite ve obezite, araştırma alanıyla ilgili olup ancak gelişmeye ihtiyacı olan davranışsal iktisat ve dürtme konularına öncelik verebilir. Ek olarak, SDİ üzerine araştırma yapmayı düşünenler için, bu alanın hızla büyüdüğü ve büyük bir önem kazandığı görülmektedir. Davranışsal iktisat ilkelerinin sağlık hizmeti kararlarının oluşturulmasına entegre edilmesi ve bibliyometrik yöntemlerin kullanılması, sağlık alanında faaliyet gösteren paydaşların doğru kararlar almasına, etkili müdahaleler tasarlamasına ve bireyler ile toplumlar için daha iyi sağlık sonuçlarını destekleyen politikaların oluşturulmasına yardımcı olabilir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"1 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135739932","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1680
Filiz Özşahin Koç
Amaç –Çalışmada 2011-2021 yıllarına ilişkin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Sektör Bilançoları kullanılarak gıda ürünleri imalatı sektöründe faaliyette bulunan şirketlerin finansal performanslarının incelenmesi amaçlanmıştır.Yöntem –Çalışmada Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının yayınlamış olduğu sektör bilançolarından elde edilen finansal performans oranları TOPSIS yöntemiyle analiz edilmiştir.Bulgular –Çalışma sonucunda gıda ürünleri imalatı sektörünün finansal performans bakımından en iyi yılın 2019 yılı, en kötü yılın ise 2013 yılı olduğu belirlenmiştir.Tartışma –Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayımlanan “Gıda ve İçecek Sektörü 2019 Raporuna” ve “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2019 yılı Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) verilerine” göre gıda sektörüne doğrudan yatırımların 2019 yılında artması, GSYİH harcamalarının büyük bir kısmını gıda ürünleri harcamalarınınoluşturması ve gıda sektörü ihracat rakamlarının 2019 yılında yükselmesi gibi nedenlerden dolayı 2019 yılının gıda imalatı sektörü için finansal performans bakımından en yüksek yıl olduğu ifade edilebilir.
{"title":"Gıda Ürünleri İmalatı Sektörünün Finansal Performansının TOPSİS Yöntemiyle İncelenmesi (Investigationof the Financial Performance of the Food Products Manufacturing Sector by TOPSIS Method)","authors":"Filiz Özşahin Koç","doi":"10.20491/isarder.2023.1680","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1680","url":null,"abstract":"Amaç –Çalışmada 2011-2021 yıllarına ilişkin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Sektör Bilançoları kullanılarak gıda ürünleri imalatı sektöründe faaliyette bulunan şirketlerin finansal performanslarının incelenmesi amaçlanmıştır.Yöntem –Çalışmada Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının yayınlamış olduğu sektör bilançolarından elde edilen finansal performans oranları TOPSIS yöntemiyle analiz edilmiştir.Bulgular –Çalışma sonucunda gıda ürünleri imalatı sektörünün finansal performans bakımından en iyi yılın 2019 yılı, en kötü yılın ise 2013 yılı olduğu belirlenmiştir.Tartışma –Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yayımlanan “Gıda ve İçecek Sektörü 2019 Raporuna” ve “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2019 yılı Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYİH) verilerine” göre gıda sektörüne doğrudan yatırımların 2019 yılında artması, GSYİH harcamalarının büyük bir kısmını gıda ürünleri harcamalarınınoluşturması ve gıda sektörü ihracat rakamlarının 2019 yılında yükselmesi gibi nedenlerden dolayı 2019 yılının gıda imalatı sektörü için finansal performans bakımından en yüksek yıl olduğu ifade edilebilir.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"8 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135739810","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Purpose –The purpose of this study is to investigate the mediating role of job crafting in the relationship between proactive personality and task performance. Design/methodology/approach–The hypotheses of the study were tested with path analysis in AMOS 17. It is hypothesized that proactive personality traits will lead to an increase in job crafting and consequently increase task performance. The data consists of employees working in theeducation sector. Data were collected from 225 individuals through an online questionnaire. The hypotheses of the study were tested by path analysis. Results –The results show that increasing challenging job demands and increasing structural job resources, which are sub-dimensions of job crafting, partially mediate the relationship between proactive personality and task performance. Discussion –Proactive individuals tend to engage in job crafting behaviors that increase their job demands and job resources, which subsequently contribute to their enhanced task performance. However, it is important to note that the effect of increasing challenging job demands on task performance was found to be negative, suggesting that a certain level of job demands may lead to decreased task performance. As a result of the research, recommendations for managers will be presented.
{"title":"Proactive Personality and Task Performance: The Mediating Role of Job Crafting","authors":"Yaşar Berkay Mamak, Handan Akkaş, Selin Metin Camgöz","doi":"10.20491/isarder.2023.1688","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1688","url":null,"abstract":"Purpose –The purpose of this study is to investigate the mediating role of job crafting in the relationship between proactive personality and task performance. Design/methodology/approach–The hypotheses of the study were tested with path analysis in AMOS 17. It is hypothesized that proactive personality traits will lead to an increase in job crafting and consequently increase task performance. The data consists of employees working in theeducation sector. Data were collected from 225 individuals through an online questionnaire. The hypotheses of the study were tested by path analysis. Results –The results show that increasing challenging job demands and increasing structural job resources, which are sub-dimensions of job crafting, partially mediate the relationship between proactive personality and task performance. Discussion –Proactive individuals tend to engage in job crafting behaviors that increase their job demands and job resources, which subsequently contribute to their enhanced task performance. However, it is important to note that the effect of increasing challenging job demands on task performance was found to be negative, suggesting that a certain level of job demands may lead to decreased task performance. As a result of the research, recommendations for managers will be presented.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"18 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135739950","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-10-03DOI: 10.20491/isarder.2023.1699
Handan Özçelik Bozkurt
Purpose –A sudden development can quickly have an impact on the tourism sector because of its fragile structure. There are likely to be employment concerns in such an industry. In this study, it is aimed to determine the effect of intolerance of uncertainty on career anxiety and career change intention, as well as the direction and strength of this effect in accommodation business employees.Design/Methodology/Approach –The questionnaire technique, one of the quantitative research methodologies, was used in the research. The questionnaire form was administered to 402 Antalya-based employees of accommodation businesses. On the obtained data, confirmatorys factor analysis, correlation analysis, and path analysis were performed.Results –As a result of the statistical data obtained, the relations between the variables were determined, and all four research hypotheses developed in order to test the research model created based on these relations were accepted. According to the results, prospective anxiety (PA), which is a sub-dimension of intolerance of uncertainty (IU), positively affects career anxiety, as does inhibitory anxiety (IA), which is also a sub-dimension of intolerance of uncertainty. In addition, the sub-dimensions (PA) and (IA) of intolerance touncertainty negatively affect career change intention.Discussion –It can be said that employees' intolerance to uncertainty, career anxiety, and career change intentions are generally at a moderate level. It has been revealed that employees with a high level of intolerance to uncertainty do not turn to career changes dueto their fear of uncertainty as well as their increased career anxiety. This result may indicate the existence of unhappy employees in the sector.
{"title":"The Effect of Uncertainty Intolerance on Career Anxiety and Career Change Intention: A Case Study of the Hospitality Industry","authors":"Handan Özçelik Bozkurt","doi":"10.20491/isarder.2023.1699","DOIUrl":"https://doi.org/10.20491/isarder.2023.1699","url":null,"abstract":"Purpose –A sudden development can quickly have an impact on the tourism sector because of its fragile structure. There are likely to be employment concerns in such an industry. In this study, it is aimed to determine the effect of intolerance of uncertainty on career anxiety and career change intention, as well as the direction and strength of this effect in accommodation business employees.Design/Methodology/Approach –The questionnaire technique, one of the quantitative research methodologies, was used in the research. The questionnaire form was administered to 402 Antalya-based employees of accommodation businesses. On the obtained data, confirmatorys factor analysis, correlation analysis, and path analysis were performed.Results –As a result of the statistical data obtained, the relations between the variables were determined, and all four research hypotheses developed in order to test the research model created based on these relations were accepted. According to the results, prospective anxiety (PA), which is a sub-dimension of intolerance of uncertainty (IU), positively affects career anxiety, as does inhibitory anxiety (IA), which is also a sub-dimension of intolerance of uncertainty. In addition, the sub-dimensions (PA) and (IA) of intolerance touncertainty negatively affect career change intention.Discussion –It can be said that employees' intolerance to uncertainty, career anxiety, and career change intentions are generally at a moderate level. It has been revealed that employees with a high level of intolerance to uncertainty do not turn to career changes dueto their fear of uncertainty as well as their increased career anxiety. This result may indicate the existence of unhappy employees in the sector.","PeriodicalId":222892,"journal":{"name":"Journal of Business Research-Turk","volume":"28 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-10-03","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"135739816","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}