Önemli orman ağacı türlerimizden olan meşe türlerinin birçoğu yakacak odun üretimi amacıyla baltalık olarak işletilmiştir. Ancak, baltalık işletmeciliği, ormanın çok yönlü fonksiyonlarının gerçekleştirilmesine elverişli olmadığı gibi zamanla uygulama alanlarında orman varlığının tahribine ve azalmasına neden olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle, sosyal ve ekonomik işlevini tamamlamış sürgünden gelen ve baltalık olarak işletilen uygun meşe türlerinin koru ormanlarına dönüştürülmesi önem arz eder. Bu çalışmada, Quercus cerris L.’in doğal olarak yoğun yayılış gösterdiği Adana ve Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürlüğü sınırlarındaki koru ve baltalık işletmelerinin durumu ortaya konularak koruya tahvil açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, 2013 yılında yetişme alanını temsil edecek şekilde örneklemeler 3 tekerrürlü olarak yapılmıştır. Ortalama yaş, üst boy, bonitet endeksi, sıklık derecesi, boy ve göğüs yüksekliği çapının yanı sıra birim alandaki birey sayısı, hacim ve göğüs yüzeyine ilişkin veriler elde edilmiştir. Bu türün de dahil olduğu bazı meşe türü baltalıkları için hazırlanmış olan bazı hasılat tablolarından yararlanarak gelişimleri belirlenmiş ve karşılaştırılmıştır. Diğer taraftan, baltalıklarda inceleme ve gözlemlere dayalı bireylerin oluşum kaynağının (tohum ve sürgün) belirlenmesinin yanı sıra sürgün ve kütüklerin sağlık durumuna ilişkin bazı bilgiler de ortaya konulmuştur.
{"title":"Kahramanmaraş ve Adana yöresindeki Quercus cerris ormanlarının koruya tahvil açısından değerlendirilmesi","authors":"Dr. Celal Taşdemi̇r, Abdulkadir Yildizbakan","doi":"10.17568/ogmoad.1278199","DOIUrl":"https://doi.org/10.17568/ogmoad.1278199","url":null,"abstract":"Önemli orman ağacı türlerimizden olan meşe türlerinin birçoğu yakacak odun üretimi amacıyla baltalık olarak işletilmiştir. Ancak, baltalık işletmeciliği, ormanın çok yönlü fonksiyonlarının gerçekleştirilmesine elverişli olmadığı gibi zamanla uygulama alanlarında orman varlığının tahribine ve azalmasına neden olabileceği düşünülmektedir. Bu nedenle, sosyal ve ekonomik işlevini tamamlamış sürgünden gelen ve baltalık olarak işletilen uygun meşe türlerinin koru ormanlarına dönüştürülmesi önem arz eder. Bu çalışmada, Quercus cerris L.’in doğal olarak yoğun yayılış gösterdiği Adana ve Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürlüğü sınırlarındaki koru ve baltalık işletmelerinin durumu ortaya konularak koruya tahvil açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, 2013 yılında yetişme alanını temsil edecek şekilde örneklemeler 3 tekerrürlü olarak yapılmıştır. Ortalama yaş, üst boy, bonitet endeksi, sıklık derecesi, boy ve göğüs yüksekliği çapının yanı sıra birim alandaki birey sayısı, hacim ve göğüs yüzeyine ilişkin veriler elde edilmiştir. Bu türün de dahil olduğu bazı meşe türü baltalıkları için hazırlanmış olan bazı hasılat tablolarından yararlanarak gelişimleri belirlenmiş ve karşılaştırılmıştır. Diğer taraftan, baltalıklarda inceleme ve gözlemlere dayalı bireylerin oluşum kaynağının (tohum ve sürgün) belirlenmesinin yanı sıra sürgün ve kütüklerin sağlık durumuna ilişkin bazı bilgiler de ortaya konulmuştur.","PeriodicalId":32505,"journal":{"name":"Ormancilik Arastirma Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-07-14","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"67633021","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Mantar meşesi (Quercus suber L.) kabuğundan faydalanılan değerli bir ağaçtır. Odun dışı orman ürünü olan mantarın, sanayi, gıda, otomotiv, izolasyon gibi çok farklı alanlarda kullanım imkânı bulunmaktadır. İzolasyon özelliğinin çok yüksek olması nedeniyle yüksek ses ve ısı izolasyon gerektiren alanlarda kullanılmaktadır. Akdeniz havzasının doğal türüdür ve yayılışının 1/3’ünü Portekiz’de yapmaktadır. Ülkemizde de farklı yaşlarda bireysel örnekleri bulunsa da ilk düzenli plantasyon 1975 yılında Torbalı Orman Fidanlığı içerisine 2 orijin ve 286 adet fidanla kurulmuştur. Bu ağaçlardan 1990 yılların 2. yarısından sonra tohum alınmaya ve fidan üretilmeye başlanmıştır. Bu fidanlar İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’nde yapılan ağaçlandırma çalışmalarında kullanılmıştır. Kabuğundan faydalanılan bir ürün olduğundan ekolojisi gereği kaliteli kabuk oluşturabilmesi yetişme yeri koşullarına, özellikle büyük ölçüde iklime bağlıdır. Doğal yayılış alanlarındaki sert okyanus iklimi hem miktar hem de kalite bakımından kabuk oluşumunu etkilemektedir. Ülkemizde farklı yükselti, bakı ve toprak tiplerinde yapılan bu ilk ağaçlandırmalar 20 yaşını aşmış ve bazılarından kabuk üretimi yapılabilecek duruma gelmiştir. Bu ağaçlandırma çalışmalarının halihazırdaki durumlarının ortaya konulması, ülkemizin ihtiyacı olan bu değerli orman ürününün yetiştirilmesi ve ağaçlandırmalarda kullanılması için kıymetli bilgiler sağlayacaktır. Bu amaçla, ağaçlandırma çalışmaları incelenerek, toprak, yükselti ve bakının ağaçların boy ve çap gelişimi ile kabuk kalınlığı üzerindeki etkileri değerlendirilmiş, gelişim durumları ortaya konulmuştur. Mantar meşesi ağaçlarının alt rakımlarda boy büyümesinin, üst rakımlarda ise gövde çapı ve kabuk kalınlığının daha iyi geliştiği belirlenmiştir. Güneşli bakıların, gölgeli bakılara göre boy ve kabuk kalınlığı üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı, çap artımında ise etkili bir faktör olduğu belirlenmiştir. Çalışma alanlarından alınan toprak örneklerinde tekstür killi balçık olarak belirlenmiştir. Topraklar tuzsuz (EC- 0,04), ortalama pH 7, CaCO3 % 0.3 ve organik madde % 1.8 olarak belirlenmiştir.
{"title":"Türkiye’deki Mantar Meşesi (Quercus suber L.) ağaçlandırmalarının değerlendirilmesi","authors":"Salih Parlak, Murat Uzun","doi":"10.17568/ogmoad.1274617","DOIUrl":"https://doi.org/10.17568/ogmoad.1274617","url":null,"abstract":"Mantar meşesi (Quercus suber L.) kabuğundan faydalanılan değerli bir ağaçtır. Odun dışı orman ürünü olan mantarın, sanayi, gıda, otomotiv, izolasyon gibi çok farklı alanlarda kullanım imkânı bulunmaktadır. İzolasyon özelliğinin çok yüksek olması nedeniyle yüksek ses ve ısı izolasyon gerektiren alanlarda kullanılmaktadır. Akdeniz havzasının doğal türüdür ve yayılışının 1/3’ünü Portekiz’de yapmaktadır. Ülkemizde de farklı yaşlarda bireysel örnekleri bulunsa da ilk düzenli plantasyon 1975 yılında Torbalı Orman Fidanlığı içerisine 2 orijin ve 286 adet fidanla kurulmuştur. Bu ağaçlardan 1990 yılların 2. yarısından sonra tohum alınmaya ve fidan üretilmeye başlanmıştır. Bu fidanlar İzmir Orman Bölge Müdürlüğü’nde yapılan ağaçlandırma çalışmalarında kullanılmıştır. Kabuğundan faydalanılan bir ürün olduğundan ekolojisi gereği kaliteli kabuk oluşturabilmesi yetişme yeri koşullarına, özellikle büyük ölçüde iklime bağlıdır. Doğal yayılış alanlarındaki sert okyanus iklimi hem miktar hem de kalite bakımından kabuk oluşumunu etkilemektedir. Ülkemizde farklı yükselti, bakı ve toprak tiplerinde yapılan bu ilk ağaçlandırmalar 20 yaşını aşmış ve bazılarından kabuk üretimi yapılabilecek duruma gelmiştir. Bu ağaçlandırma çalışmalarının halihazırdaki durumlarının ortaya konulması, ülkemizin ihtiyacı olan bu değerli orman ürününün yetiştirilmesi ve ağaçlandırmalarda kullanılması için kıymetli bilgiler sağlayacaktır. Bu amaçla, ağaçlandırma çalışmaları incelenerek, toprak, yükselti ve bakının ağaçların boy ve çap gelişimi ile kabuk kalınlığı üzerindeki etkileri değerlendirilmiş, gelişim durumları ortaya konulmuştur. Mantar meşesi ağaçlarının alt rakımlarda boy büyümesinin, üst rakımlarda ise gövde çapı ve kabuk kalınlığının daha iyi geliştiği belirlenmiştir. Güneşli bakıların, gölgeli bakılara göre boy ve kabuk kalınlığı üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı, çap artımında ise etkili bir faktör olduğu belirlenmiştir. Çalışma alanlarından alınan toprak örneklerinde tekstür killi balçık olarak belirlenmiştir. Topraklar tuzsuz (EC- 0,04), ortalama pH 7, CaCO3 % 0.3 ve organik madde % 1.8 olarak belirlenmiştir.","PeriodicalId":32505,"journal":{"name":"Ormancilik Arastirma Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-07-04","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"67632968","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Beşir Yüksel, Çağlar Akçay, M. Yalçın, Ayhan Karakaya, Ali Ekşi̇
This study was carried out in the Suleymaniye floodplain forests within the area of Hendek Forestry Enterprises in Sakarya province between the years of 2020-2021. Nine pheromone traps and 12 trap woods were placed in two different areas. In addition, the region's monthly temperature and relative humidity were recorded by a data logger that was placed in the study area. The pheromone traps and trap woods were checked every 20 days period and the insects were collected and identified in the laboratory. In addition, overturned ash woods were broken in the field and insects were collected and identified. In addition, boles and branches of the overthrown ash trees that were in the study area were cut into pieces in the field and developing insects were collected and identified. In this study, Plumilus grandicollis (Ménétriés, 1832) (Coleoptera: Anobiidae: Ptilininae) was detected with locality in Türkiye and as a new pest species for ash (Fraxinus angustifolia Vahl, 1804) (Lamiales: Oleaceae) wood
{"title":"Plumilus grandicollis (Ménétriés, 1832) (Coleoptera: Anobiidae: Ptilininae): a new pest of ash wood (Fraxinus angustifolia Vahl, 1804) (Lamiales: Oleaceae) and locality report in Türkiye","authors":"Beşir Yüksel, Çağlar Akçay, M. Yalçın, Ayhan Karakaya, Ali Ekşi̇","doi":"10.17568/ogmoad.1298764","DOIUrl":"https://doi.org/10.17568/ogmoad.1298764","url":null,"abstract":"This study was carried out in the Suleymaniye floodplain forests within the area of Hendek Forestry Enterprises in Sakarya province between the years of 2020-2021. Nine pheromone traps and 12 trap woods were placed in two different areas. In addition, the region's monthly temperature and relative humidity were recorded by a data logger that was placed in the study area. The pheromone traps and trap woods were checked every 20 days period and the insects were collected and identified in the laboratory. In addition, overturned ash woods were broken in the field and insects were collected and identified. In addition, boles and branches of the overthrown ash trees that were in the study area were cut into pieces in the field and developing insects were collected and identified. In this study, Plumilus grandicollis (Ménétriés, 1832) (Coleoptera: Anobiidae: Ptilininae) was detected with locality in Türkiye and as a new pest species for ash (Fraxinus angustifolia Vahl, 1804) (Lamiales: Oleaceae) wood","PeriodicalId":32505,"journal":{"name":"Ormancilik Arastirma Dergisi","volume":"20 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-30","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"67632692","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Türkiye’de verimli ormanlar kuran meşe ormanı taksonlarından biri sapsız meşedir (Quercus petraea (Matt.) Liebl.). Bu takson; Q. p. subsp. petraea, Q. p. subsp. iberica ve Q. p. subsp. pinnatiloba olmak üzere üç alt tür ile temsil edilmektedir. Subsp. petraea, yükseltisi 200 m’lerde, Bolu ve Kırklareli’de; Subsp. iberica, yükseltisi 0-1600 m’lerde, İstanbul, Kastamonu, Artvin, Balıkesir, Bursa, Eskişehir, Kırklareli, Kütahya, Sakarya, Sinop, Tokat, Trabzon’da; Subsp. pinnatiloba ise yükseltisi 1200-2200 m’lerde, Adana, Hakkâri, Bingöl, Elazığ, Hatay, İçel, Malatya, Kahramanmaraş, Muş, Tunceli, Van yörelerinde doğal yayılış göstermektedir. Türkiye’de sapsız meşe için OGM adına Orman Ağaçları Tohum Islah Araştırma Müdürlüğü Enstitüsünce dokuz adet tohum meşceresi tescil edilmiş ve Ulusal Kayıt (UK) nosu almış olup, bunlardan beşi daha sonra farklı gerekçelerle iptal edilmiş olup, aktüel olarak dört adet tescilli tohum meşceresi bulunmaktadır. Halen tohum meşceresi vasfını taşıyan meşcereler; Elazığ-Tunceli-Nazımiye (UK no:289), İstanbul-Demirköy-Karacadağ (UK no:294), Bursa-Mustafakemalpaşa-Gürgendağı (UK no:326) ve Bolu-Mengen-Kaynarca (UK no:400)’dır. Bu çalışmada hem tohum meşceresi vasfını taşıyan ıslah tesislerinin özellikleri ve seçim kriterleri değerlendirirken diğer taraftan tohum meşceresi listesinden çıkarılan (iptal edilen) tohum meşcerelerinin (Elazığ-Bingöl-Ilıca (UK no:290), Sakarya-Akyazı-Kremali (UK no:300), Bolu-Bolu-Ayıkaya (UK no:301), Bolu-Mudurnu-Sarıkaya (UK no:302) ve Zonguldak-Dirgine-Aksu (UK no: 297)) iptal gerekçesi ve özellikleri irdelenecektir.
{"title":"Türkiye’deki bazı Sapsız meşe tohum meşcerelerinin genel değerlendirilmesi","authors":"Özlem Meşe, M. Öner, Sezgin Ayan","doi":"10.17568/ogmoad.1278204","DOIUrl":"https://doi.org/10.17568/ogmoad.1278204","url":null,"abstract":"Türkiye’de verimli ormanlar kuran meşe ormanı taksonlarından biri sapsız meşedir (Quercus petraea (Matt.) Liebl.). Bu takson; Q. p. subsp. petraea, Q. p. subsp. iberica ve Q. p. subsp. pinnatiloba olmak üzere üç alt tür ile temsil edilmektedir. Subsp. petraea, yükseltisi 200 m’lerde, Bolu ve Kırklareli’de; Subsp. iberica, yükseltisi 0-1600 m’lerde, İstanbul, Kastamonu, Artvin, Balıkesir, Bursa, Eskişehir, Kırklareli, Kütahya, Sakarya, Sinop, Tokat, Trabzon’da; Subsp. pinnatiloba ise yükseltisi 1200-2200 m’lerde, Adana, Hakkâri, Bingöl, Elazığ, Hatay, İçel, Malatya, Kahramanmaraş, Muş, Tunceli, Van yörelerinde doğal yayılış göstermektedir. Türkiye’de sapsız meşe için OGM adına Orman Ağaçları Tohum Islah Araştırma Müdürlüğü Enstitüsünce dokuz adet tohum meşceresi tescil edilmiş ve Ulusal Kayıt (UK) nosu almış olup, bunlardan beşi daha sonra farklı gerekçelerle iptal edilmiş olup, aktüel olarak dört adet tescilli tohum meşceresi bulunmaktadır. Halen tohum meşceresi vasfını taşıyan meşcereler; Elazığ-Tunceli-Nazımiye (UK no:289), İstanbul-Demirköy-Karacadağ (UK no:294), Bursa-Mustafakemalpaşa-Gürgendağı (UK no:326) ve Bolu-Mengen-Kaynarca (UK no:400)’dır. Bu çalışmada hem tohum meşceresi vasfını taşıyan ıslah tesislerinin özellikleri ve seçim kriterleri değerlendirirken diğer taraftan tohum meşceresi listesinden çıkarılan (iptal edilen) tohum meşcerelerinin (Elazığ-Bingöl-Ilıca (UK no:290), Sakarya-Akyazı-Kremali (UK no:300), Bolu-Bolu-Ayıkaya (UK no:301), Bolu-Mudurnu-Sarıkaya (UK no:302) ve Zonguldak-Dirgine-Aksu (UK no: 297)) iptal gerekçesi ve özellikleri irdelenecektir.","PeriodicalId":32505,"journal":{"name":"Ormancilik Arastirma Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-22","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"67632612","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Ağaç ıslahı, ormancılıkta üretimi artırmanın en etkili yollarından biridir. Yetiştirilen tohumların kullanılması, ağaçlandırma çalışmalarında birim alan verimliliğinin artırılmasına önemli katkı sağlamaktadır. Bu nedenle verim özellikleri önceden bilinen ve kaliteli olan uygun orijinli tohumların kullanılması önemlidir. Fenotipik seleksiyona dayalı tohum seçiminin yanı sıra kimyasal içeriğinin belirlenmesi de kaliteli tohum üretimine önemli katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada, ülkemiz ormanlarının kapladığı alan açısından önemli bir paya sahip olan ve doğal yayılış gösteren meşe türlerinden Quercus petraea (Mattuschka) L.'nin tohumları üzerinde morfolojik ve kimyasal ölçümler yapılmıştır. Meşe tohumları Demirköy (Kırklareli) Orman İşletme Müdürlüğü Karacadağ Orman İşletme Müdürlüğü sınırları içerisinde yer alan saf sapsız meşe meşcerelerinden toplanmıştır. Bu tohumlar çimlenen tohumlar, çimlenmeyen tohumlar, bozuk tohumlar ve çürük tohumlar olarak dört gruba ayrıldı. Bu tohumlarda tohum kalite kriteri olarak prolin, glukoz, sakaroz, fenolik bileşikler, pirüvat ve oksidatif stres düzeyi belirlenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin istatistiksel analizi SPSS 20 programı sayesinde ANOVA ve Tukey testlerine göre %95 güven aralığında yapılmıştır. İstatistiksel analizde gruplar arasında anlamlı fark bulunmuştur (p
湿润树木是提高林业产量最有效的方法之一。种植种子的使用对于提高植物工作领域单位的生产力非常重要。因此,使用先前已知且合格的数据属性的原始种子是很重要的。基于光子选择的种子化学含量的测定对于生产高质量的种子也很重要。在本研究中,小栎(Quercus petraea,Mattuschka)是对L.种子进行形态学和化学测量的结果,L.是森林周围森林的主要组成部分。Demirköy(Kır klareli)的森林作物是从卡拉卡达森林管理局边界内的纯森林中采集的。Bu tohumlarçimlenen tohumlar、çimlenmeyen tohumlar,bozuk tohumlar veçürük tohumlara olak dört gruba ayrıldı。在这些种子中,脯氨酸、葡萄糖、萨卡罗斯、酚类化合物、丙酮酸盐和氧化应激水平已被定义为种子质量标准。根据SPSS 20程序,对工作结果获得的数据进行了95%的ANOVA和Tukey检验的统计分析。统计分析包含组间有意义的差异(p)
{"title":"Determination of some chemical components of sessile oak seeds; example of Demirkoy Forest Enterprise Directorate","authors":"Özlem Meşe, N. Turfan, M. N. Öner","doi":"10.17568/ogmoad.1278224","DOIUrl":"https://doi.org/10.17568/ogmoad.1278224","url":null,"abstract":"Ağaç ıslahı, ormancılıkta üretimi artırmanın en etkili yollarından biridir. Yetiştirilen tohumların kullanılması, ağaçlandırma çalışmalarında birim alan verimliliğinin artırılmasına önemli katkı sağlamaktadır. Bu nedenle verim özellikleri önceden bilinen ve kaliteli olan uygun orijinli tohumların kullanılması önemlidir. Fenotipik seleksiyona dayalı tohum seçiminin yanı sıra kimyasal içeriğinin belirlenmesi de kaliteli tohum üretimine önemli katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada, ülkemiz ormanlarının kapladığı alan açısından önemli bir paya sahip olan ve doğal yayılış gösteren meşe türlerinden Quercus petraea (Mattuschka) L.'nin tohumları üzerinde morfolojik ve kimyasal ölçümler yapılmıştır. Meşe tohumları Demirköy (Kırklareli) Orman İşletme Müdürlüğü Karacadağ Orman İşletme Müdürlüğü sınırları içerisinde yer alan saf sapsız meşe meşcerelerinden toplanmıştır. Bu tohumlar çimlenen tohumlar, çimlenmeyen tohumlar, bozuk tohumlar ve çürük tohumlar olarak dört gruba ayrıldı. Bu tohumlarda tohum kalite kriteri olarak prolin, glukoz, sakaroz, fenolik bileşikler, pirüvat ve oksidatif stres düzeyi belirlenmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen verilerin istatistiksel analizi SPSS 20 programı sayesinde ANOVA ve Tukey testlerine göre %95 güven aralığında yapılmıştır. İstatistiksel analizde gruplar arasında anlamlı fark bulunmuştur (p","PeriodicalId":32505,"journal":{"name":"Ormancilik Arastirma Dergisi","volume":"16 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-21","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"67632618","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Considering the forest management plans prepared recently, the Oaks, which were previously represented by a single nickname (Quercus spp), are now separated based on species. Although there are forest management plans using old pseudonyms that are still in use, plans that have expired are being renewed considering Oak species distinction. There is no study that provides up-to-date information on the spatial distribution, mixture status, and stands’ distribution according to age, site and canopy classes. However, such studies provide useful information at many levels, from sectorial planning for example to revealing honey production efficiency. In this study, the spatial distribution of Oaks according to the different parameters mentioned above was examined by using the spatial database obtained from the General Directorate of Forestry. ArcGIS 10.8TM software was used to query the attribute data and present it in tables and figures. According to the results obtained, there are a total of 9.05 million ha of Oak stands. Within this, 6.116.992,7 ha (67,6%) are pure or mixed within Oak species, and 2.928.775,9 ha (32,4%) are mixed. Pure and mix stands within Oak species have 2.075.508,4 ha of productive (33,9%) and 4.041.484,3 ha degraded (66,1%). Moreover, 4.986.288,1 ha (81,5%) are managed as high forest and 1.130.704,6 ha (18,5%) are managed as coppice. Considering their developmental stage and crown closure (excluding degraded stands), 94,5% of those were less than 20 cm in dbh (diameter at breast height), and 44,1% of them having more than 70% of the cover. As conclusion, it is recommended that Oaks should be given with mentioned parameters, when publishing forestry statistics.
{"title":"Spatial Area Distribution of Oaks According to Different Selected Parameters in Türkiye","authors":"L. C. Fosso, Uzay Karahalil","doi":"10.17568/ogmoad.1286914","DOIUrl":"https://doi.org/10.17568/ogmoad.1286914","url":null,"abstract":"Considering the forest management plans prepared recently, the Oaks, which were previously represented by a single nickname (Quercus spp), are now separated based on species. Although there are forest management plans using old pseudonyms that are still in use, plans that have expired are being renewed considering Oak species distinction. There is no study that provides up-to-date information on the spatial distribution, mixture status, and stands’ distribution according to age, site and canopy classes. However, such studies provide useful information at many levels, from sectorial planning for example to revealing honey production efficiency. \u0000 \u0000In this study, the spatial distribution of Oaks according to the different parameters mentioned above was examined by using the spatial database obtained from the General Directorate of Forestry. ArcGIS 10.8TM software was used to query the attribute data and present it in tables and figures. According to the results obtained, there are a total of 9.05 million ha of Oak stands. Within this, 6.116.992,7 ha (67,6%) are pure or mixed within Oak species, and 2.928.775,9 ha (32,4%) are mixed. Pure and mix stands within Oak species have 2.075.508,4 ha of productive (33,9%) and 4.041.484,3 ha degraded (66,1%). Moreover, 4.986.288,1 ha (81,5%) are managed as high forest and 1.130.704,6 ha (18,5%) are managed as coppice. Considering their developmental stage and crown closure (excluding degraded stands), 94,5% of those were less than 20 cm in dbh (diameter at breast height), and 44,1% of them having more than 70% of the cover. As conclusion, it is recommended that Oaks should be given with mentioned parameters, when publishing forestry statistics.","PeriodicalId":32505,"journal":{"name":"Ormancilik Arastirma Dergisi","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-19","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"48178321","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Lionel Constantin Fosso, Uzay Karahali̇l, Mehmet Özdemi̇r, Cemre Yürük Sonuç, Deniz Hazel DİREN ÜSTÜN, Yurdanur Ünal, Mesut Tandoğan
Spreading in almost every region of Turkey, Oaks have a total area of 7.6 million hectares. The use of habitat suitability models provides important information and guides in the planning of oak forests, which directly contribute to the economy and provide ecological services that are vital for humans and other living things, as well as their monetary benefits. In this study, climate simulations were obtained by reducing the global model results to 2.5 km resolution with the COSMO-CLM model with a dynamic downscaling approach. Biological variables corresponding to the reference years 2031-2040, 2051-2060, 2071-2080 and 2091-2100 were calculated by using high-resolution meteorological parameters produced from the current and future RCP8.5 emission scenario. With the help of the MaxEnt program run with these variables, habitat suitability analysis was carried out for Quercus frainetto, Quercus cerris, Quercus petraea and Quercus infectoria species distributed in the Marmara Region. When the obtained results were examined, it was concluded that the areas of Quercus frainetto, Quercus cerris and Quercus petraea increased and Quercus infectoria decreased. It has been revealed that the suitable areas for Quercus frainetto increase from 2020 to 2050, but the highly suitable areas decrease from 2050 to 2070. It has been determined that future climatic conditions increase the habitat suitability of Quercus cerris and Quercus petraea. In contrast, areas suitable for Quercus infectoria have been observed to increase from 2020 to 2050, but decrease from 2050 to 2070 and thereafter from 2070 to 2100. As a result, it was emphasized that it is important to consider different climate change scenarios, related tree species habitat suitability and adaptation strategies in the planning of Turkish forests and silvicultural interventions.
{"title":"Marmara Bölgesinde seçilen bazı Meşe türlerinin gelecekteki potansiyel yayılış alanlarının tahmin edilmesi","authors":"Lionel Constantin Fosso, Uzay Karahali̇l, Mehmet Özdemi̇r, Cemre Yürük Sonuç, Deniz Hazel DİREN ÜSTÜN, Yurdanur Ünal, Mesut Tandoğan","doi":"10.17568/ogmoad.1282221","DOIUrl":"https://doi.org/10.17568/ogmoad.1282221","url":null,"abstract":"Spreading in almost every region of Turkey, Oaks have a total area of 7.6 million hectares. The use of habitat suitability models provides important information and guides in the planning of oak forests, which directly contribute to the economy and provide ecological services that are vital for humans and other living things, as well as their monetary benefits. \u0000 \u0000In this study, climate simulations were obtained by reducing the global model results to 2.5 km resolution with the COSMO-CLM model with a dynamic downscaling approach. Biological variables corresponding to the reference years 2031-2040, 2051-2060, 2071-2080 and 2091-2100 were calculated by using high-resolution meteorological parameters produced from the current and future RCP8.5 emission scenario. With the help of the MaxEnt program run with these variables, habitat suitability analysis was carried out for Quercus frainetto, Quercus cerris, Quercus petraea and Quercus infectoria species distributed in the Marmara Region. When the obtained results were examined, it was concluded that the areas of Quercus frainetto, Quercus cerris and Quercus petraea increased and Quercus infectoria decreased. It has been revealed that the suitable areas for Quercus frainetto increase from 2020 to 2050, but the highly suitable areas decrease from 2050 to 2070. It has been determined that future climatic conditions increase the habitat suitability of Quercus cerris and Quercus petraea. In contrast, areas suitable for Quercus infectoria have been observed to increase from 2020 to 2050, but decrease from 2050 to 2070 and thereafter from 2070 to 2100. \u0000 \u0000As a result, it was emphasized that it is important to consider different climate change scenarios, related tree species habitat suitability and adaptation strategies in the planning of Turkish forests and silvicultural interventions.","PeriodicalId":32505,"journal":{"name":"Ormancilik Arastirma Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-19","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"67632631","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Keçiboynuzu ile yapılacak başarılı ağaçlandırmalar için uygun fidan tipinin belirlenmesine yönelik yapılan bu çalışmada, fidanlık koşullarında çıplak köklü fidanlarda hem alttan kök kesimi hem de tepe budamasının ve tüplü fidanlarda ise sadece tepe budamasının, 1+0 fidanlarının bazı morfolojik özellikleri ile arazideki yaşamı ve gelişimi üzerine etkisi ortaya konulmuştur. Fidanlıkta yetiştirilen çıplak köklü fidanlarda tek kök kesimi (temmuz sonu) ve iki defa kök kesimi (temmuz sonu- eylülün 2. haftası) uygulanmıştır. Ayrıca, hem çıplak hem de tüplü fidanların tepeleri, toprak seviyesinden itibaren ortalama fidan boyunun yaklaşık 1/2 ve 2/3’ünden kasım ayının ortasında budanmıştır. Fidanlıkta 3 yinelemeli olarak üretilen fidanlar, şubat ayının sonunda Osmaniye’nin Sumbas Akdam yöresinde 4 yinelemeli olarak 2 x 2 m aralıklar ile dikilmiştir. Hem çıplak köklü hem de tüplü fidanlarda uygulanan işlemler, genel olarak fidan morfolojik özellikleri üzerinde istatistiksel olarak etkili çıkmıştır. Buna rağmen, arazide 3. büyüme sezonun sonunda fidan tipi hariç diğer işlemlerin etkisi düşük olmuştur. Tüplü fidanlar, çıplak köklü fidanlara göre daha fazla yaşama ve gelişime sahip olmuştur.
在这项研究中,它旨在确定适合用山羊制作成功树木的保真类型,这样,在保真的条件下,它只能爬上裸根、金根、山顶和完全保真,1+0受害者的一些形态特征对该地区的生活和发展产生了影响。裸根的单根切割(干净端)和双根切割(清洁端)在保真度上提高。本周已结束。此外,裸赎金和焚烧赎金的顶部距离地面大约是平均赎金颈部的1/2和2/3。今年夏末,在Osmaniya的Sumbas Akdam轨道上,通过两次两米的四次重复,三次偿还忠诚产生的赎金于月底确定。在裸牧场和肥牧场中应用的工艺通常在保真度形态特性方面具有统计学上的有效性。尽管如此,在领域三。büyüme sezonun sonunda fidan tipi hariçdiğer işlemlerin etkisi düşük olmuştur。根据赤裸裸的赎金,深层次的叛徒有更多的生命和发展。
{"title":"Effect of undercutting and top pruning on morphological properties and field performance of Ceratonia siliqua seedlings","authors":"Dr. Celal Taşdemi̇r, Hakan Keleş","doi":"10.17568/ogmoad.1268698","DOIUrl":"https://doi.org/10.17568/ogmoad.1268698","url":null,"abstract":"Keçiboynuzu ile yapılacak başarılı ağaçlandırmalar için uygun fidan tipinin belirlenmesine yönelik yapılan bu çalışmada, fidanlık koşullarında çıplak köklü fidanlarda hem alttan kök kesimi hem de tepe budamasının ve tüplü fidanlarda ise sadece tepe budamasının, 1+0 fidanlarının bazı morfolojik özellikleri ile arazideki yaşamı ve gelişimi üzerine etkisi ortaya konulmuştur. Fidanlıkta yetiştirilen çıplak köklü fidanlarda tek kök kesimi (temmuz sonu) ve iki defa kök kesimi (temmuz sonu- eylülün 2. haftası) uygulanmıştır. Ayrıca, hem çıplak hem de tüplü fidanların tepeleri, toprak seviyesinden itibaren ortalama fidan boyunun yaklaşık 1/2 ve 2/3’ünden kasım ayının ortasında budanmıştır. Fidanlıkta 3 yinelemeli olarak üretilen fidanlar, şubat ayının sonunda Osmaniye’nin Sumbas Akdam yöresinde 4 yinelemeli olarak 2 x 2 m aralıklar ile dikilmiştir. Hem çıplak köklü hem de tüplü fidanlarda uygulanan işlemler, genel olarak fidan morfolojik özellikleri üzerinde istatistiksel olarak etkili çıkmıştır. Buna rağmen, arazide 3. büyüme sezonun sonunda fidan tipi hariç diğer işlemlerin etkisi düşük olmuştur. Tüplü fidanlar, çıplak köklü fidanlara göre daha fazla yaşama ve gelişime sahip olmuştur.","PeriodicalId":32505,"journal":{"name":"Ormancilik Arastirma Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-06-09","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"67632924","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Orman yangınına sebebiyet verme suçu ve uygulanacak yaptırımlar, 6831 sayılı Orman Kanunu’nda düzenlenmiştir. Özellikle son yıllarda iklim değişikliğinden kaynaklanan etkilerin daha yoğun hissedilmesi ve maalesef Türkiye’de terör amaçlı yangın çıkarma eylemi de sıklıkla başvurulan bir suç olmasından dolayı orman yangınlarına ilişkin kanundaki düzenlemelerin önemi gittikçe artmaktadır. Küresel ısınmaya bağlı olarak nem oranın düşük olduğu orman yangını sezonlarının uzaması, ormanlarda doğal yollarla biriken yanıcı maddenin tutuşması suretiyle orman yangınlarına daha sık yol açtığı gözlenmektedir. Dolayısıyla ormana bırakılan küçük bir ateşleyici unsur, hektarlarca orman alanının yanmasına neden olmaktadır. Yangının başlaması için gerekli olan yanıcı, yakıcı ve ateşleyici unsurların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan orman yangınları, kuraklık ve rüzgârın etkisiyle kısa sürede çok geniş alanlara yayılabilmektedir. Türkiye’de yaşanan orman yangınlarının yalnızca %2’si yıldırım düşmesi gibi doğal yollarla meydana gelmektedir. Geriye kalan %98’lik kısmı, insan faktörünün etkili olduğu yangınlardır. Bu çalışmada, öncelikle Orman Kanunu uyarınca orman yangınına sebebiyet verme suçu ve unsurları ile Türk Ceza Kanunu’ndaki yangına sebebiyet verme suçu, taksir ve kasıt işlenen orman yangınına sebebiyet verme suçu ve Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri bir arada değerlendirilecektir. Ardından orman yangınlarına sebebiyet verme şeklinde ortaya çıkan uyuşmazlıklara ilişkin Yargı kararları incelenerek, orman yangınlarının ardından ortaya çıkan uyuşmazlıklara ilişkin yargısal süreç analiz edilmeye çalışılacaktır.
{"title":"Orman yangını sonrasında yargısal denetim","authors":"İ. Cesur, Alper T. Bulut","doi":"10.17568/ogmoad.1194840","DOIUrl":"https://doi.org/10.17568/ogmoad.1194840","url":null,"abstract":"Orman yangınına sebebiyet verme suçu ve uygulanacak yaptırımlar, 6831 sayılı Orman Kanunu’nda düzenlenmiştir. Özellikle son yıllarda iklim değişikliğinden kaynaklanan etkilerin daha yoğun hissedilmesi ve maalesef Türkiye’de terör amaçlı yangın çıkarma eylemi de sıklıkla başvurulan bir suç olmasından dolayı orman yangınlarına ilişkin kanundaki düzenlemelerin önemi gittikçe artmaktadır. Küresel ısınmaya bağlı olarak nem oranın düşük olduğu orman yangını sezonlarının uzaması, ormanlarda doğal yollarla biriken yanıcı maddenin tutuşması suretiyle orman yangınlarına daha sık yol açtığı gözlenmektedir. Dolayısıyla ormana bırakılan küçük bir ateşleyici unsur, hektarlarca orman alanının yanmasına neden olmaktadır. Yangının başlaması için gerekli olan yanıcı, yakıcı ve ateşleyici unsurların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan orman yangınları, kuraklık ve rüzgârın etkisiyle kısa sürede çok geniş alanlara yayılabilmektedir. Türkiye’de yaşanan orman yangınlarının yalnızca %2’si yıldırım düşmesi gibi doğal yollarla meydana gelmektedir. Geriye kalan %98’lik kısmı, insan faktörünün etkili olduğu yangınlardır. \u0000Bu çalışmada, öncelikle Orman Kanunu uyarınca orman yangınına sebebiyet verme suçu ve unsurları ile Türk Ceza Kanunu’ndaki yangına sebebiyet verme suçu, taksir ve kasıt işlenen orman yangınına sebebiyet verme suçu ve Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri bir arada değerlendirilecektir. Ardından orman yangınlarına sebebiyet verme şeklinde ortaya çıkan uyuşmazlıklara ilişkin Yargı kararları incelenerek, orman yangınlarının ardından ortaya çıkan uyuşmazlıklara ilişkin yargısal süreç analiz edilmeye çalışılacaktır.","PeriodicalId":32505,"journal":{"name":"Ormancilik Arastirma Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-01-30","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"47094337","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
The research aims to determine the morphogenetic variations of the seedling characters in populations representing the vertical distribution area of Scotch pine in Turkey and to reveal the within and among population variations in the vertical distribution areas. In the study, seedlings (three, four and five-year-old) grown from the seeds collected from five populations in the altitudinal zones up to 2250 m from sea level in the natural distribution area of Scotch pine in Trabzon region were used. Seedling length, root collar diameter, number of side branches, number of crown buds and sturdiness quotient were determined. As a result of the study, it has been determined that there are statistically significant differences among populations in different altitude zones. It is understood that the average seedling lengths increase in the transition from the 4th altitude zone to the 5th altitude zone in Zigana, while the height of the seedlings decreases in all three growth periods due to the increase in altitude in general. Also, in the transition from the 2nd elevation zone in Maçka to the 3rd elevation zone in Zigana, the mean root collar diameters increased. On the other hand, in seedlings at altitudes other than these, the root collar diameter averages decreased as the altitude increased. Moreover, populations located at high altitudes had a better sturdiness quotient value. All biological, forestry and technical measures should be taken to protect genetic resources in forestry, and the genetic diversity of forest trees should be transferred to future generations.
{"title":"Morphogenetic Variations of Pinus sylvestris L. Seedlings Depending on Altitude","authors":"D. Güney, F. Atar, I. Turna, A. Bayraktar","doi":"10.17568/ogmoad.1175340","DOIUrl":"https://doi.org/10.17568/ogmoad.1175340","url":null,"abstract":"The research aims to determine the morphogenetic variations of the seedling characters in populations representing the vertical distribution area of Scotch pine in Turkey and to reveal the within and among population variations in the vertical distribution areas. In the study, seedlings (three, four and five-year-old) grown from the seeds collected from five populations in the altitudinal zones up to 2250 m from sea level in the natural distribution area of Scotch pine in Trabzon region were used. Seedling length, root collar diameter, number of side branches, number of crown buds and sturdiness quotient were determined. As a result of the study, it has been determined that there are statistically significant differences among populations in different altitude zones. It is understood that the average seedling lengths increase in the transition from the 4th altitude zone to the 5th altitude zone in Zigana, while the height of the seedlings decreases in all three growth periods due to the increase in altitude in general. Also, in the transition from the 2nd elevation zone in Maçka to the 3rd elevation zone in Zigana, the mean root collar diameters increased. On the other hand, in seedlings at altitudes other than these, the root collar diameter averages decreased as the altitude increased. Moreover, populations located at high altitudes had a better sturdiness quotient value. All biological, forestry and technical measures should be taken to protect genetic resources in forestry, and the genetic diversity of forest trees should be transferred to future generations.","PeriodicalId":32505,"journal":{"name":"Ormancilik Arastirma Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-12-01","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"67632917","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}