Amaç: Araştırma gebelerde depresyon, anksiyete ve stress düzeyleri ile yaşam memnuniyeti arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı-kesitsel nitelikteki bu araştırma, 12.07.2021-24.12.2021 tarihleri arasında 375 gebe ile Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan bir üniversite hastanesinde yer alan kadın doğum polikliniğinde tamamlanmıştır. Çalışma verileri Tanıtıcı Bilgi Formu, Yaşam Memnuniyeti ölçeği ve Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği kullanılarak yüz yüze toplanmıştır. Verilerin analizi SPSS 24 programında sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma cronbach alfa katsayısı ve Pearson'ın korelasyon analiz testleri kullanılmış ve p<0,05 anlamlılık olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Gebelerin %13,6'sının hafif düzeyde depresyon, %56,8'inin çok ileri düzeyde anksiyete ve %21,9'unun orta düzeyde stres yaşadığı belirlenmiştir. Gebelerde depresyon ve stresle yaşam memnuniyeti arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. (p < 0,05). Sonuç: Araştırma sonucunda gebelerde depresyon, anksiyete ve stresin yaşam memnuniyetini etkilediği belirlenmiştir.
{"title":"Gebelerin Emosyonel Durumları ile Yaşam Memnuniyetlerinin İncelenmesi","authors":"Nurdilan ŞENER ÇETİN, Saliha YURTÇİÇEK EREN, Necmettin Çi̇ftci̇","doi":"10.38079/igusabder.1186305","DOIUrl":"https://doi.org/10.38079/igusabder.1186305","url":null,"abstract":"Amaç: Araştırma gebelerde depresyon, anksiyete ve stress düzeyleri ile yaşam memnuniyeti arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. \u0000Yöntem: Tanımlayıcı-kesitsel nitelikteki bu araştırma, 12.07.2021-24.12.2021 tarihleri arasında 375 gebe ile Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan bir üniversite hastanesinde yer alan kadın doğum polikliniğinde tamamlanmıştır. Çalışma verileri Tanıtıcı Bilgi Formu, Yaşam Memnuniyeti ölçeği ve Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği kullanılarak yüz yüze toplanmıştır. Verilerin analizi SPSS 24 programında sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma cronbach alfa katsayısı ve Pearson'ın korelasyon analiz testleri kullanılmış ve p<0,05 anlamlılık olarak kabul edilmiştir. \u0000Bulgular: Gebelerin %13,6'sının hafif düzeyde depresyon, %56,8'inin çok ileri düzeyde anksiyete ve %21,9'unun orta düzeyde stres yaşadığı belirlenmiştir. Gebelerde depresyon ve stresle yaşam memnuniyeti arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur. (p < 0,05). \u0000Sonuç: Araştırma sonucunda gebelerde depresyon, anksiyete ve stresin yaşam memnuniyetini etkilediği belirlenmiştir.","PeriodicalId":34582,"journal":{"name":"Istanbul Gelisim Universitesi Saglik Bilimleri Dergisi","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-08-31","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"47139757","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-08-31DOI: 10.38079/igusabder.1105355
Halime PULAT DEMİR, H. Bayram
Amaç: Bu çalışmanın amacı banka çalışanlarının yaşam doyumları, depresyon durumları, beslenme alışkanlıkları ile antropometrik ölçümlerinin değerlendirilmesidir. Yöntem: Bu tanımlayıcı ve kesitsel çalışma, 146 (%62,3 erkek, %37,7 kadın) bankacı üzerinde yürütülmüştür. Katılımcılara yüz yüze görüşme yöntemiyle demografik özellikler, beslenme bilgisi ve alışkanlıkları ile ilgili soruları içeren anket formu, Yaşam Doyum Ölçeği (YDÖ) ve Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) uygulanmış ve antropometrik ölçümleri alınmıştır. Veriler SPSS 24.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların YDÖ puanları erkeklerde 14,52±6,58, kadınlarda 15,55±7,13 olup, BDÖ puanları sırasıyla; 6,44±5,56 ve 8,44±8,22’dir. BDÖ sınıflamasına göre katılımcıların %92,4’ünde depresyon semptomu olmadığı bulunmuştur. YDÖ ile BDÖ arasında negatif yönde zayıf bir korelasyon saptanmıştır (r: -0,386;p: 0,001). Bankacıların çoğu sağlıklı beslendiğini düşünse de çalışırken atıştırmalık olarak %51,4 oranında sağlıksız atıştırmalık tükettikleri tespit edilmiştir. Ayrıca psikolojik durumların yeme isteğini etkilediği gözlenmiştir (p<0,05). Beden Kütle İndeksi (BKİ)’ne göre erkeklerin %61,5’i ile kadınların %22,2’si; bel/kalça oranlarına göre ise erkeklerin %30,8’i ile kadınların %14,5’inin obezite riski olduğu saptanmıştır. Sonuç: Çalışmaya katılan bankacıların büyük çoğunda depresyon riski olmadığı ve yaşam doyumlarının yüksek olduğu saptansa da, çoğu sağlıklı beslendiğini düşünmesine karşın, yarısından fazlasının sağlıksız atıştırmalık tükettiği ve obezite risklerinin olduğu görülmüştür. Bu nedenle yoğun ve stresli bir çalışma ortamında çalışan banka çalışanlarının yaşam doyumları ile beslenme bilgilerini arttırmaya yönelik kurum içi eğitimler verilebilir. Ayrıca diyetisyen tarafında ideal vücut ağırlığa ulaşmalarını sağlamak ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarını geliştirmek amacı ile eğitimler düzenlenebilir ve bireysel beslenme planlamaları hazırlanabilir.
{"title":"Banka Çalışanlarının Yaşam Doyumları, Depresyon Durumları, Beslenme Alışkanlıkları ile Antropometrik Ölçümlerinin Değerlendirilmesi: İstanbul İli Örneği","authors":"Halime PULAT DEMİR, H. Bayram","doi":"10.38079/igusabder.1105355","DOIUrl":"https://doi.org/10.38079/igusabder.1105355","url":null,"abstract":"Amaç: Bu çalışmanın amacı banka çalışanlarının yaşam doyumları, depresyon durumları, beslenme alışkanlıkları ile antropometrik ölçümlerinin değerlendirilmesidir.\u0000Yöntem: Bu tanımlayıcı ve kesitsel çalışma, 146 (%62,3 erkek, %37,7 kadın) bankacı üzerinde yürütülmüştür. Katılımcılara yüz yüze görüşme yöntemiyle demografik özellikler, beslenme bilgisi ve alışkanlıkları ile ilgili soruları içeren anket formu, Yaşam Doyum Ölçeği (YDÖ) ve Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) uygulanmış ve antropometrik ölçümleri alınmıştır. Veriler SPSS 24.0 paket programı ile analiz edilmiştir.\u0000Bulgular: Katılımcıların YDÖ puanları erkeklerde 14,52±6,58, kadınlarda 15,55±7,13 olup, BDÖ puanları sırasıyla; 6,44±5,56 ve 8,44±8,22’dir. BDÖ sınıflamasına göre katılımcıların %92,4’ünde depresyon semptomu olmadığı bulunmuştur. YDÖ ile BDÖ arasında negatif yönde zayıf bir korelasyon saptanmıştır (r: -0,386;p: 0,001). Bankacıların çoğu sağlıklı beslendiğini düşünse de çalışırken atıştırmalık olarak %51,4 oranında sağlıksız atıştırmalık tükettikleri tespit edilmiştir. Ayrıca psikolojik durumların yeme isteğini etkilediği gözlenmiştir (p<0,05). Beden Kütle İndeksi (BKİ)’ne göre erkeklerin %61,5’i ile kadınların %22,2’si; bel/kalça oranlarına göre ise erkeklerin %30,8’i ile kadınların %14,5’inin obezite riski olduğu saptanmıştır.\u0000Sonuç: Çalışmaya katılan bankacıların büyük çoğunda depresyon riski olmadığı ve yaşam doyumlarının yüksek olduğu saptansa da, çoğu sağlıklı beslendiğini düşünmesine karşın, yarısından fazlasının sağlıksız atıştırmalık tükettiği ve obezite risklerinin olduğu görülmüştür. Bu nedenle yoğun ve stresli bir çalışma ortamında çalışan banka çalışanlarının yaşam doyumları ile beslenme bilgilerini arttırmaya yönelik kurum içi eğitimler verilebilir. Ayrıca diyetisyen tarafında ideal vücut ağırlığa ulaşmalarını sağlamak ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarını geliştirmek amacı ile eğitimler düzenlenebilir ve bireysel beslenme planlamaları hazırlanabilir.","PeriodicalId":34582,"journal":{"name":"Istanbul Gelisim Universitesi Saglik Bilimleri Dergisi","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-08-31","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"48931619","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-08-31DOI: 10.38079/igusabder.1231903
Fahrettin Fatih Kesmezacar, Duygu Tunçman, Nami Yeyin
Amaç: 3 boyutlu (3B) baskı teknolojisi sağlık çalışmalarında organ baskısı olarak araştırma ve eğitim materyallerinde sıkça kullanılmaktadır. 3B fantomlar, görüntüleme tekniklerinin test edilip değerlendirilmesi ile cihazda yapılan ölçümlerin gözden geçirilmesinde pratik yaklaşımlar sunmaktadır. Çalışmada, fantomun akciğer yüzey anatomisinin tasarımıyla beraber, çalışmamıza özgünlük kazandıran, organ modeline radyonüklidi güvenli ve kolayca transfer edip, görüntü almayı sağlayan özel bir iç tasarım düşünülmüştür. Yöntem: Akciğer iç tasarımının bu formda yapılmasının sebebi organa radyonüklid temasının olduğu durumları fantom aracılığıyla canlandırılıp gerekli ölçümlerin yapılabilmesidir. 3B anatomik akciğer fantomu, tasarlanan şekilde ve ölçülerde uygun Hounsfield Unit (HU) değerlerinde basılmıştır ve fantomun içyapısının tıbbi görüntüleme cihazları ile görüntülenmiştir. Bulgular: Fantomda, Bilgisayarlı Tomografi (BT) görüntülerinde akciğer iç boşlukları ve dış parankim doku yapısı doğal akciğer yapısına benzer özellikte görüntülenmiştir. Sonuç: Araştırma ve eğitimde kullanılmak üzere, insan anatomisine benzer, Tek Foton Emisyon Bilgisayarlı Tomografi (SPECT), Pozitron Emisyon Tomografi (PET), Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) ve BT uyumlu anatomik akciğer fantomu tasarlanarak, 3B basımı yapılmış ve gerekli radyolojik görüntüleri alınmıştır. Bunun neticesinde üretilen 3B akciğer fantomu eğitim ve araştırma materyali olarak sürekli kullanılacaktır.
目标:三维(3B)压力技术经常用于器官压力研究和训练材料。3D扇形图提供了分析和评估设备测量结果的实用方法。在工作中,通过设计体模的肝脏解剖结构,它冻结了我们的工作,将辐射转移到器官模型是安全和容易的,görüntüalmayısağlayanözel bir içtasarım düşünülmüštür.Yöntem:Akciğer içtacarı。3D解剖结构已打印在Hounsfield单位(HU)值中,设计并与体模结构的物理可视化设备成比例。这些发现显示在模拟体、计算机断层扫描(BT)图像中,类似于外部偏执组织结构。因此,人体解剖结构类似于用于研究和训练的单光子发射计算机断层成像(SPECT)、光子发射断层成像(PET)。Manhatic Rezonans Simulation(MRG)和BT兼容的解剖肝脏幻想已被记录在3D打印和所需的放射学图像中。因此,3D肝脏模型将被用作训练和研究材料。
{"title":"Design and Production of an Anatomical Lung Research and Education Phantom Using 3 Dimensional (3D) Printing Technology","authors":"Fahrettin Fatih Kesmezacar, Duygu Tunçman, Nami Yeyin","doi":"10.38079/igusabder.1231903","DOIUrl":"https://doi.org/10.38079/igusabder.1231903","url":null,"abstract":"Amaç: 3 boyutlu (3B) baskı teknolojisi sağlık çalışmalarında organ baskısı olarak araştırma ve eğitim materyallerinde sıkça kullanılmaktadır. 3B fantomlar, görüntüleme tekniklerinin test edilip değerlendirilmesi ile cihazda yapılan ölçümlerin gözden geçirilmesinde pratik yaklaşımlar sunmaktadır. Çalışmada, fantomun akciğer yüzey anatomisinin tasarımıyla beraber, çalışmamıza özgünlük kazandıran, organ modeline radyonüklidi güvenli ve kolayca transfer edip, görüntü almayı sağlayan özel bir iç tasarım düşünülmüştür.\u0000Yöntem: Akciğer iç tasarımının bu formda yapılmasının sebebi organa radyonüklid temasının olduğu durumları fantom aracılığıyla canlandırılıp gerekli ölçümlerin yapılabilmesidir. 3B anatomik akciğer fantomu, tasarlanan şekilde ve ölçülerde uygun Hounsfield Unit (HU) değerlerinde basılmıştır ve fantomun içyapısının tıbbi görüntüleme cihazları ile görüntülenmiştir. \u0000Bulgular: Fantomda, Bilgisayarlı Tomografi (BT) görüntülerinde akciğer iç boşlukları ve dış parankim doku yapısı doğal akciğer yapısına benzer özellikte görüntülenmiştir.\u0000Sonuç: Araştırma ve eğitimde kullanılmak üzere, insan anatomisine benzer, Tek Foton Emisyon Bilgisayarlı Tomografi (SPECT), Pozitron Emisyon Tomografi (PET), Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) ve BT uyumlu anatomik akciğer fantomu tasarlanarak, 3B basımı yapılmış ve gerekli radyolojik görüntüleri alınmıştır. Bunun neticesinde üretilen 3B akciğer fantomu eğitim ve araştırma materyali olarak sürekli kullanılacaktır.","PeriodicalId":34582,"journal":{"name":"Istanbul Gelisim Universitesi Saglik Bilimleri Dergisi","volume":"8 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-08-31","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"70165358","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-04-29DOI: 10.38079/igusabder.1123778
C. Özal, S. Aksoy, Mintaze Kerem Günel
Aim: This study was conducted with the aim of to determine the relationship between trunk control and walking with time-distance characteristics and walking capacity in children with spastic diplegic cerebral palsy. Method: The study included 14 children with spastic diplegic cerebral palsy, aged between 7-13 years, who were Level I-II according to Gross Motor Function Classification System. Trunk control was assessed with the Trunk Control Measurement Scale (TCMS; static, dynamic, reach, and total score). Temporo-spatial characteristics of gait were evaluated with a posturography device NeuroCom Inc. by means of a force-plate, and step length (cm), step width (cm), walking speed (cm/s) and right-left symmetry in walking (%) were evaluated. Walking capacity was evaluated with the modified timed get up and go test (mTUG). Relationships between variables were evaluated with Spearman’s Correlation and linear regression analysis. Results: According to the correlation analysis, there was a significantly negative good relationship between the static subscale of TCMS and mTUG (r: -0.754; p<0.01), and a significantly negative excellent relationship between dynamic and reaching subscales and total TCMS scores (respectively r=-0.837; -0.861; -0.872 p<0.01). Additionally, there were significantly good positive correlations between the static subscale of TCMS and step length, step wide and symmetry (respectively 0.624; 0.690; 0.720 p<0.01); a good positive correlation between the dynamic subscale of TCMS and step length, good positive correlation between reaching subscale of TCMS and step length; moderate to good positive correlations between total score of TCMS and step length, step wide and gait symmetry (respectively r:-0.872; 0.677; 0.585; 0.626 p<0.01). According to the regression analysis, the total TCMS score was a predictor of all gait characteristics except gait velocity; and mTUG (R2 = 0.796; 0.394; 0.303; 0.027; 0.320). Conclusion: The results of this study show the importance of trunk control on gait characteristics and capacity in children with spastic diplegic CP.
目的:探讨痉挛型双瘫脑瘫患儿躯干控制与行走时间-距离特征及行走能力的关系。方法:选取14例痉挛型双瘫性脑瘫患儿,年龄7 ~ 13岁,按大运动功能分级系统分为ⅰ~ⅱ级。采用主干控制量表(TCMS)评价主干控制;静态、动态、到达和总分)。采用NeuroCom Inc.的姿势测量设备,通过测力板评估步态的时空特征,评估步长(cm)、步宽(cm)、行走速度(cm/s)和左右行走对称性(%)。采用改良的定时起跑测试(mTUG)评价步行能力。采用Spearman相关和线性回归分析评价变量之间的关系。结果:经相关分析,TCMS静态分量表与mTUG呈显著负相关(r: -0.754;p<0.01),动态子量表和到达子量表与TCMS总分呈极显著负极相关(r =-0.837;-0.861;-0.872 p < 0.01)。此外,TCMS的静态子尺度与步长、步宽和对称性呈极显著正相关(分别为0.624;0.690;0.720 p < 0.01);TCMS的动态子尺度与步长呈显著正相关,达到子尺度与步长呈显著正相关;TCMS总分与步长、步宽、步态对称性呈正相关(r分别为-0.872;0.677;0.585;0.626 p < 0.01)。根据回归分析,TCMS总分是除步态速度外的所有步态特征的预测因子;mTUG (R2 = 0.796;0.394;0.303;0.027;0.320)。结论:本研究结果表明躯干控制对痉挛性双瘫CP患儿的步态特征和活动能力的重要性。
{"title":"Influence of Trunk Control on Gait Characteristics and Capacity in Children with Spastic Diplegic Cerebral Palsy","authors":"C. Özal, S. Aksoy, Mintaze Kerem Günel","doi":"10.38079/igusabder.1123778","DOIUrl":"https://doi.org/10.38079/igusabder.1123778","url":null,"abstract":"Aim: This study was conducted with the aim of to determine the relationship between trunk control and walking with time-distance characteristics and walking capacity in children with spastic diplegic cerebral palsy.\u0000Method: The study included 14 children with spastic diplegic cerebral palsy, aged between 7-13 years, who were Level I-II according to Gross Motor Function Classification System. Trunk control was assessed with the Trunk Control Measurement Scale (TCMS; static, dynamic, reach, and total score). Temporo-spatial characteristics of gait were evaluated with a posturography device NeuroCom Inc. by means of a force-plate, and step length (cm), step width (cm), walking speed (cm/s) and right-left symmetry in walking (%) were evaluated. Walking capacity was evaluated with the modified timed get up and go test (mTUG). Relationships between variables were evaluated with Spearman’s Correlation and linear regression analysis.\u0000Results: According to the correlation analysis, there was a significantly negative good relationship between the static subscale of TCMS and mTUG (r: -0.754; p<0.01), and a significantly negative excellent relationship between dynamic and reaching subscales and total TCMS scores (respectively r=-0.837; -0.861; -0.872 p<0.01). Additionally, there were significantly good positive correlations between the static subscale of TCMS and step length, step wide and symmetry (respectively 0.624; 0.690; 0.720 p<0.01); a good positive correlation between the dynamic subscale of TCMS and step length, good positive correlation between reaching subscale of TCMS and step length; moderate to good positive correlations between total score of TCMS and step length, step wide and gait symmetry (respectively r:-0.872; 0.677; 0.585; 0.626 p<0.01). According to the regression analysis, the total TCMS score was a predictor of all gait characteristics except gait velocity; and mTUG (R2 = 0.796; 0.394; 0.303; 0.027; 0.320).\u0000Conclusion: The results of this study show the importance of trunk control on gait characteristics and capacity in children with spastic diplegic CP.","PeriodicalId":34582,"journal":{"name":"Istanbul Gelisim Universitesi Saglik Bilimleri Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-04-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"70164198","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-04-29DOI: 10.38079/igusabder.1126674
Saliha YURTÇİÇEK EREN, Şükran Başgöl
Amaç: Bu araştırmanın amacı Öğrenci Öz-Yeterlik Ölçeğini Türkçeye adapte etmek ve ölçeğin hemşirelik lisans öğrencileri üzerinde geçerlik ve güvenirlik çalışmalarını gerçekleştirmektir. Yöntem: Çalışma 360 hemşirelik lisans öğrencisi örnekleminde yapılmıştır. Ölçeğin Türkçe formunun dil geçerliği için çeviri ve geri-çeviri yöntemi uygulanmıştır. Kişisel Bilgi Formu, Öğrenci Öz-Yeterlik Ölçeğinin Türkçe Formu ve Öz-Güven Ölçeği kullanılarak verilere ulaşılmıştır. Doğrulayıcı ve açımlayıcı faktör analizi geçerlik ve güvenirlik analizleri için uygulanmıştır. Bulgular: Açımlayıcı faktör analizi sonuçları doğrultusunda KMO değeri 0,845 ve Bartlett testi x2 değeri ise 928,007 (p<0,001) şeklinde tespit edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi neticesinde, ilk forma benzer olarak tek boyutta uyum belirlenmiştir (x²= 113,984; sd= 32, RMSEA= 0,084; CFI= 0,91; GFI= 0,93; AGFI= 0,89; RMR= 0,041). Cronbach alfa iç tutarlılık güvenirlik katsayısı 0.81 olarak belirlenmiştir. Ölçeğin düzeltilmiş madde toplam korelasyon katsayıları 0,45 ile 0,56 arasında görülmektedir. Test tekrar test güvenirliği 0,64 split half değeri 0,79 olarak tespit edilmiştir. Öğrenci Öz-Yeterlik Ölçeğinin Öz-Güven Ölçeği ile korelasyonu değerlendirilmiş ve iki form arasında olumlu açıdan anlamlı ilişki tespit edilmiştir (r=0,50). Sonuç: Bu sonuçlar doğrultusunda Öğrenci Öz-yeterlik Ölçeğinin Türkçe versiyonunun hemşirelik lisans öğrencileri ile yapılacak çalışmalarda güvenilir ve geçerli bir ölçüm aracı olarak kullanılabileceği ifade edilebilir.
目标:本研究的目的是使学生的自给自足适应土耳其,并在护理许可证学生身上实施他们的弹性和安全工作。方法:以一名360护士执照学员为例进行研究。大小已被应用于语言牧场的土耳其语形式的翻译和反向方法。个人信息的形式,学生自给自足的格式已经通过土耳其表格和自定义尺寸的数据访问。验证因子和分析器因子用于有效性和安全性分析。当验证开启因子的分析结果时,结果被确定为928.007(p<0.001)。作为验证因子分析的结果,第一个公式被定义为一致的(x²=113.984;sd=32,RMSEA=0.084;CFI=0.91;GFI=0.93;AGFI=0.89;RMR=0.041)。Cronbachα完整性定义为0.81。Ölçeğin düzeltilmişmade topram korelasyon katsayıları0,45 ile 0,56 arasında görülmektedir。该测试被重新鉴定为0.64的分半值为0.79。对学生的自信心比率进行了评估,并在两种形式之间建立了有意义的关系(r=0.50)。结果是:在验证这些结果时,在土耳其版学生自信心工具的护理许可学生中,学生的自信心比是可靠的。可以使用。
{"title":"Öğrenci Öz-Yeterlik Ölçeğinin Hemşirelik Lisans Öğrencileri Üzerinde Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması","authors":"Saliha YURTÇİÇEK EREN, Şükran Başgöl","doi":"10.38079/igusabder.1126674","DOIUrl":"https://doi.org/10.38079/igusabder.1126674","url":null,"abstract":"Amaç: Bu araştırmanın amacı Öğrenci Öz-Yeterlik Ölçeğini Türkçeye adapte etmek ve ölçeğin hemşirelik lisans öğrencileri üzerinde geçerlik ve güvenirlik çalışmalarını gerçekleştirmektir. \u0000Yöntem: Çalışma 360 hemşirelik lisans öğrencisi örnekleminde yapılmıştır. Ölçeğin Türkçe formunun dil geçerliği için çeviri ve geri-çeviri yöntemi uygulanmıştır. Kişisel Bilgi Formu, Öğrenci Öz-Yeterlik Ölçeğinin Türkçe Formu ve Öz-Güven Ölçeği kullanılarak verilere ulaşılmıştır. Doğrulayıcı ve açımlayıcı faktör analizi geçerlik ve güvenirlik analizleri için uygulanmıştır.\u0000Bulgular: Açımlayıcı faktör analizi sonuçları doğrultusunda KMO değeri 0,845 ve Bartlett testi x2 değeri ise 928,007 (p<0,001) şeklinde tespit edilmiştir. Doğrulayıcı faktör analizi neticesinde, ilk forma benzer olarak tek boyutta uyum belirlenmiştir (x²= 113,984; sd= 32, RMSEA= 0,084; CFI= 0,91; GFI= 0,93; AGFI= 0,89; RMR= 0,041). Cronbach alfa iç tutarlılık güvenirlik katsayısı 0.81 olarak belirlenmiştir. Ölçeğin düzeltilmiş madde toplam korelasyon katsayıları 0,45 ile 0,56 arasında görülmektedir. Test tekrar test güvenirliği 0,64 split half değeri 0,79 olarak tespit edilmiştir. Öğrenci Öz-Yeterlik Ölçeğinin Öz-Güven Ölçeği ile korelasyonu değerlendirilmiş ve iki form arasında olumlu açıdan anlamlı ilişki tespit edilmiştir (r=0,50).\u0000Sonuç: Bu sonuçlar doğrultusunda Öğrenci Öz-yeterlik Ölçeğinin Türkçe versiyonunun hemşirelik lisans öğrencileri ile yapılacak çalışmalarda güvenilir ve geçerli bir ölçüm aracı olarak kullanılabileceği ifade edilebilir.","PeriodicalId":34582,"journal":{"name":"Istanbul Gelisim Universitesi Saglik Bilimleri Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-04-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"70164297","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-04-29DOI: 10.38079/igusabder.1183826
Deniz Tuncer, Betül Çinar, H. Hanagasi
Fahr's disease is a rare neurodegenerative disorder characterized by symmetrical and bilateral calcification of the basal ganglia. The purpose of this case report is to evaluate the effects of physiotherapy and rehabilitation program on a patient with Fahr's disease. Biodex Balance System®, Functional Reach Test, Six Minute Walk Test, Short Form 36, Beck Depression Inventory, Barthel Index, and bilateral ankle goniometric measurements were assessed prior to and after completion of the 12-week physiotherapy program. The improvement was observed in static and dynamic balance scores, functional capacity, health-related quality of life, performance in activities of daily living, and depressive symptoms. Physiotherapy may be recommended in patients with Fahr's disease to increase the quality of life by maximizing functional capability and preventing or minimising secondary complications. The long-term effects of physiotherapy should be investigated in more depth in the future.
{"title":"Physiotherapy and Rehabilitation in Fahr’s Disease: A Case Report","authors":"Deniz Tuncer, Betül Çinar, H. Hanagasi","doi":"10.38079/igusabder.1183826","DOIUrl":"https://doi.org/10.38079/igusabder.1183826","url":null,"abstract":"Fahr's disease is a rare neurodegenerative disorder characterized by symmetrical and bilateral calcification of the basal ganglia. The purpose of this case report is to evaluate the effects of physiotherapy and rehabilitation program on a patient with Fahr's disease. Biodex Balance System®, Functional Reach Test, Six Minute Walk Test, Short Form 36, Beck Depression Inventory, Barthel Index, and bilateral ankle goniometric measurements were assessed prior to and after completion of the 12-week physiotherapy program. The improvement was observed in static and dynamic balance scores, functional capacity, health-related quality of life, performance in activities of daily living, and depressive symptoms. Physiotherapy may be recommended in patients with Fahr's disease to increase the quality of life by maximizing functional capability and preventing or minimising secondary complications. The long-term effects of physiotherapy should be investigated in more depth in the future.","PeriodicalId":34582,"journal":{"name":"Istanbul Gelisim Universitesi Saglik Bilimleri Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-04-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"70165053","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-04-29DOI: 10.38079/igusabder.1199933
Ebru Sevi̇nç, Merve Kirmaci, Prof. Dr. Neriman Zengi̇n, Sibel Sezer
Amaç: Araştırma hemşirelerin kendi kendine ilaç kullanma ve ilaç önerme durumlarını belirlemek amacı ile planlanmıştır. Yöntem: Araştırma tanımlayıcı tipte olup evreni İstanbul ilinde yaşayan devlet ve özel hastanede çalışan hemşireler, örneklemi ise araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 502 hemşire oluşturmuştur. Çalışmanın verileri araştırmacılar tarafından hazırlanan üç bölüm ve 28 sorudan oluşan Google form online anket formu ile toplanmıştır. Veriler SPSS 20.0 programında (Statistical Program for Social Sciences) değerlendirilmiştir. Niteliksel verilerin değerlendirilmesinde sıklık, yüzde, nicel verilerin değerlendirilmesinde standart sapma, medyan değerlerinden yararlanılmış ve gruplar arasındaki farklılıklar Ki kare testi ile incelenmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan hemşirelerin %77,1’inin kendi kendine ilaç kullandıklarını, en fazla analjezik (%78,5) ve vitamin (%34,9) ilaçlarını, baş ağrısı (%77,3), soğuk algınlığı (%42,2) yakınmaları durumunda aldıklarını belirtmişlerdir. Bu ilaçları alma nedeni olarak da benzer sorunları daha önce deneyimleme (%59,0); bilgi sahibi olma (%43,2); ilacı daha önceden kullanma (%27,9) olarak ifade etmişlerdir. İlaç önerme durumlarında hemşirelerin %44,9’u başkalarına ilaç önerisinde bulunduklarını, %55,1’i ilaç önerisinde bulunmadıklarını ifade etmiştir. Hemşirelerin sosyo-demografik değişkenlerine göre, sadece eğitim düzeylerinde anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0,05). Lisansüstü eğitim düzeyine sahip hemşirelerin (%86,4); lise (%61,7), ön lisans (%72,4) ve lisans (%81,6) düzeyinde eğitim olan hemşirelerden daha yüksek oranda kendi kendilerine ilaç kullandıkları tespit edilmiştir (p<0,05). Lise mezunu hemşirelerin (%66) ön lisans (%60,2), lisans (49,8) ve lisansüstü (39,8) mezunu hemşirelerden istatistiksel olarak anlamlı oranda daha az ilaç önerdikleri bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Hemşirelerin kendi kendine ilaç kullanma ve önerme durumlarının yüksek olduğu ve hemşirelerin eğitim düzeyinin kendi kendine ilaç kullanma ve önerme durumunu etkilediği saptanmıştır.
目标:研究护士旨在确定自己的药物使用和药物建议。方法:研究识别者创建了502名护士,他们接受伊斯坦布尔一家公立和私立医院的自愿参与研究。工作数据分三部分收集,由研究人员准备,并以谷歌形式在线问卷形式收集,问卷由28个问题组成。数据在SPSS 20.0程序(社会科学统计程序)中进行评估。Niteliksel verilerin değerlendirilmeinde sıklık,yüzde,nicel verilerin dğerlenilmeinde standart sapma,medyan değrlerinden yarralanılmışve gruplar arasındaki farklılıklar Ki kare testi ile inclenmiştir。结果表明,77.1%的参与工作的护士表示正在服用自己的药物,大多数分析药物(78.5)和维生素(34.9)药物,头痛(77.3),感冒敏感性(42.2)接近。此前,由于服用这些药物而出现的类似问题(%59.0);没有信息(%43,2);作为以前使用过的药物(%27.9)。在药物建议中,护士表示44.9%的建议使用药物,55.1%的建议不使用药物。根据护士的社会人口结构变化,只有教育水平被不同地识别(p<0.05)。(86.4)具有一定学历的护士;高比率(61,7)、先前执照(72,4)和执照(81,6)已被确定为高于接受过该级别培训的护士(p<0.05)。高中护士(%66)显示,他们提供的处方比护士少(p<0.05)。Sonuç:Hemşirelerin kendi kendine ilaçkullanma veönerme durumları。
{"title":"Hemşirelerin Kendi Kendine İlaç Kullanma ve Önerme Durumlarının İncelenmesi","authors":"Ebru Sevi̇nç, Merve Kirmaci, Prof. Dr. Neriman Zengi̇n, Sibel Sezer","doi":"10.38079/igusabder.1199933","DOIUrl":"https://doi.org/10.38079/igusabder.1199933","url":null,"abstract":"Amaç: Araştırma hemşirelerin kendi kendine ilaç kullanma ve ilaç önerme durumlarını belirlemek amacı ile planlanmıştır. \u0000Yöntem: Araştırma tanımlayıcı tipte olup evreni İstanbul ilinde yaşayan devlet ve özel hastanede çalışan hemşireler, örneklemi ise araştırmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 502 hemşire oluşturmuştur. Çalışmanın verileri araştırmacılar tarafından hazırlanan üç bölüm ve 28 sorudan oluşan Google form online anket formu ile toplanmıştır. Veriler SPSS 20.0 programında (Statistical Program for Social Sciences) değerlendirilmiştir. Niteliksel verilerin değerlendirilmesinde sıklık, yüzde, nicel verilerin değerlendirilmesinde standart sapma, medyan değerlerinden yararlanılmış ve gruplar arasındaki farklılıklar Ki kare testi ile incelenmiştir. \u0000Bulgular: Çalışmaya katılan hemşirelerin %77,1’inin kendi kendine ilaç kullandıklarını, en fazla analjezik (%78,5) ve vitamin (%34,9) ilaçlarını, baş ağrısı (%77,3), soğuk algınlığı (%42,2) yakınmaları durumunda aldıklarını belirtmişlerdir. Bu ilaçları alma nedeni olarak da benzer sorunları daha önce deneyimleme (%59,0); bilgi sahibi olma (%43,2); ilacı daha önceden kullanma (%27,9) olarak ifade etmişlerdir. İlaç önerme durumlarında hemşirelerin %44,9’u başkalarına ilaç önerisinde bulunduklarını, %55,1’i ilaç önerisinde bulunmadıklarını ifade etmiştir. Hemşirelerin sosyo-demografik değişkenlerine göre, sadece eğitim düzeylerinde anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0,05). Lisansüstü eğitim düzeyine sahip hemşirelerin (%86,4); lise (%61,7), ön lisans (%72,4) ve lisans (%81,6) düzeyinde eğitim olan hemşirelerden daha yüksek oranda kendi kendilerine ilaç kullandıkları tespit edilmiştir (p<0,05). Lise mezunu hemşirelerin (%66) ön lisans (%60,2), lisans (49,8) ve lisansüstü (39,8) mezunu hemşirelerden istatistiksel olarak anlamlı oranda daha az ilaç önerdikleri bulunmuştur (p<0,05). \u0000Sonuç: Hemşirelerin kendi kendine ilaç kullanma ve önerme durumlarının yüksek olduğu ve hemşirelerin eğitim düzeyinin kendi kendine ilaç kullanma ve önerme durumunu etkilediği saptanmıştır.","PeriodicalId":34582,"journal":{"name":"Istanbul Gelisim Universitesi Saglik Bilimleri Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-04-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"70165206","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-04-29DOI: 10.38079/igusabder.1021179
Banu Uygun-Can
Aim: The antimicrobial cetylpyridinium chloride (CPC) is used in the management of denture stomatitis-associated oral candidiasis as an alternative therapy as well as for oral hygiene. Cetylpyridinium chloride survives in the oral cavity for long periods at low doses, which fluctuates due to the dynamics of the oral cavity. In this study, it was aimed to evaluate the impact of different sub-therapeutic CPC concentrations (1/100, 1/200) for different time periods (0.,5., 2., 24., 48. h) on the expression of drug-resistance genes (CDR1, CDR2, MDR1, ERG11) in Candida albicans SC5314. Method: Total RNA was extracted immediately after antimicrobial exposure using the Biospeedy® Tri-Easy Isolation Kit followed by Real-Time Quantitative Reverse Transcription polymerase chain reaction (qRT-PCR). The data were analyzed by the comparative 2-ΔΔCT method to calculate the relative expression of the target genes after treatment with different CPC concentrations, standardized to the housekeeping gene Actin. Results: In this study, it was found that the drug resistance gene expression levels increased after exposure to high CPC concentrations (1/100) for 48 h, whereas the gene expression levels were downregulated at 1/200. Conclusion: These results may provide an insight into the mechanisms of action of drug-resistance genes in Candida albicans and aid the development of future strategies for using CPC as an alternative therapy.
{"title":"Cetylpyridinium Chloride Induces Resistance Genes in Candida Albicans","authors":"Banu Uygun-Can","doi":"10.38079/igusabder.1021179","DOIUrl":"https://doi.org/10.38079/igusabder.1021179","url":null,"abstract":"Aim: The antimicrobial cetylpyridinium chloride (CPC) is used in the management of denture stomatitis-associated oral candidiasis as an alternative therapy as well as for oral hygiene. Cetylpyridinium chloride survives in the oral cavity for long periods at low doses, which fluctuates due to the dynamics of the oral cavity. In this study, it was aimed to evaluate the impact of different sub-therapeutic CPC concentrations (1/100, 1/200) for different time periods (0.,5., 2., 24., 48. h) on the expression of drug-resistance genes (CDR1, CDR2, MDR1, ERG11) in Candida albicans SC5314. \u0000Method: Total RNA was extracted immediately after antimicrobial exposure using the Biospeedy® Tri-Easy Isolation Kit followed by Real-Time Quantitative Reverse Transcription polymerase chain reaction (qRT-PCR). The data were analyzed by the comparative 2-ΔΔCT method to calculate the relative expression of the target genes after treatment with different CPC concentrations, standardized to the housekeeping gene Actin. \u0000Results: In this study, it was found that the drug resistance gene expression levels increased after exposure to high CPC concentrations (1/100) for 48 h, whereas the gene expression levels were downregulated at 1/200. \u0000Conclusion: These results may provide an insight into the mechanisms of action of drug-resistance genes in Candida albicans and aid the development of future strategies for using CPC as an alternative therapy.","PeriodicalId":34582,"journal":{"name":"Istanbul Gelisim Universitesi Saglik Bilimleri Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-04-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"70162774","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-04-29DOI: 10.38079/igusabder.1141581
Berkay Eren Pehli̇vanoğlu
Kayropraktik uygulamalar, kayropraktik mesleği kurulduğundan beri özellikle omurga üzerine odaklanarak gerçekleştirilen manipülatif uygulamalardan temel alır. Zaman içerisinde pek çok farklı tekniğin gelişerek meslek içerisinde ayrı kollar oluşturması mesleğin sürekli dinamik kalarak kendini yenilemesi zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır. Bununla birlikte uygulamaların hemen hepsi belli başlı teknikler etrafında gerçekleştirilmektedir. Ancak aynı şekilde hemen hemen tüm tekniklerin uygulanması esnasında klinisyenin deneyimi ve mesleki becerisi ana rol üstlenmektedir. Bu da uygulamaların başarı oranı ve standardizasyon hakkında bazı soruları akıllara getirmektedir. İşte bu noktada kayropraktik uygulamaların belirli standartlarda gerçekleştirilebilmesi adına bazı cihazların geliştirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Enstrüman Destekli Kayropraktik Spinal Manipülasyon Uygulamalarının odak noktası; belirli bir hızda ve belirli bir kuvvette vuruşu standart hale getiren cihazların klinisyenin deneyim ve becerisine olan ihtiyacı azaltarak hastaya uygulama yapılabilmesini olası hale getirmektir. Uygulama esnasında ortaya çıkabilecek komplikasyonların da standardizasyonun sağlanması ile elimine edilebileceği düşüncesi klinisyenler arasında yaygın olarak hâkimdir. Farklı markalar tarafından bu ana fikir etrafında üretilen cihazlar şuan hali hazırda satışa sunulmuş durumdadır. Tüm bu cihazların farklılıkları olsa da hepsi yukarıda bahsedilen amaç etrafında üretilerek klinisyenlere sunulmaktadır. Bahsedilen cihazların tümü başlık kısmında belirli bir salınım aralığı olan ve içerisindeki çeşitli enerji depolamaya yarayan mekanizmaların depoladıkları enerjiyi başlıkta hareket enerjisine dönüştüren kontrollü sistemlerden oluşmaktadır. Bu sistemlerde bir yayın sıkıştırılması, elektromanyetik enerjinin depolanarak aniden serbest bırakılması veya benzer mekanizmaların kullanıldığı sistemler yüksek hızlı düşük şiddetli kontrollü vuruşlar gerçekleştirebilmektedir. Bu da uygulayıcının belirli bir doğrultuda daha önceden belirlediği bir kuvveti omurga üzerine uygulamasına olanak tanımaktadır. Bu derlemenin ana amacı; Enstrüman Destekli Kayropraktik Spinal Manipülasyon Uygulamaları hakkında klinisyenlere bilgi vererek çok bilinmeyen omurga manipülasyon tekniklerinden birine ışık tutmaktır.
腐蚀性应用程序是基于操纵性应用程序,自失去功能以来,这些应用程序一直专注于它们的肩上。Zaman içerisinde pekçok farklıtekniğin gelişerek meslek içerisinde ayrıkollar oluşturmasımesleğin sürekli dinamik kalarak kendini yenilemesi zorunluluğunu ortayaçıkarmıştır。此外,所有应用程序都是围绕某些基本技术实现的。然而,一旦实现了所有技术,临床经验和功能是实现这些技术的关键。这意味着应用程序的成功率和标准化将带来一些问题。在这一点上,对某些设备的改进已经表明,允许有害应用程序在某些标准上实施。能量支持的西方脊柱手法应用的重点;为了减少某些力量的临床经验和能力,可以通过最小化某些力量的经验和能力来将其应用于患者。应用程序中可能出现复杂情况的想法在客户中很常见,以消除标准化。不同品牌围绕这一主要理念生产的设备目前正在销售中。尽管所有这些设备都不同,但它们都是提供给临床医生的,围绕着上述目标生产。Bahsedilen cihazların tümübaşlıkısmında belirli bir salınım aralığıolan ve içerisindekiçeşitli enerji deporamaya yarayan mekanizmalarındepoladıklarıenerjiyi baş。在这些系统中,可以通过流式传输、电能存储或类似机制使用的系统来进行高速控制攻击。这表示将在特定方向上向脊椎施加上面指定的力。本研究的主要目的是Enstrüman Destekli Kayropraktik脊柱手法。
{"title":"Instrument Assisted Chiropractic Spinal Manipulation Application","authors":"Berkay Eren Pehli̇vanoğlu","doi":"10.38079/igusabder.1141581","DOIUrl":"https://doi.org/10.38079/igusabder.1141581","url":null,"abstract":"Kayropraktik uygulamalar, kayropraktik mesleği kurulduğundan beri özellikle omurga üzerine odaklanarak gerçekleştirilen manipülatif uygulamalardan temel alır. Zaman içerisinde pek çok farklı tekniğin gelişerek meslek içerisinde ayrı kollar oluşturması mesleğin sürekli dinamik kalarak kendini yenilemesi zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır. Bununla birlikte uygulamaların hemen hepsi belli başlı teknikler etrafında gerçekleştirilmektedir. Ancak aynı şekilde hemen hemen tüm tekniklerin uygulanması esnasında klinisyenin deneyimi ve mesleki becerisi ana rol üstlenmektedir. Bu da uygulamaların başarı oranı ve standardizasyon hakkında bazı soruları akıllara getirmektedir. İşte bu noktada kayropraktik uygulamaların belirli standartlarda gerçekleştirilebilmesi adına bazı cihazların geliştirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Enstrüman Destekli Kayropraktik Spinal Manipülasyon Uygulamalarının odak noktası; belirli bir hızda ve belirli bir kuvvette vuruşu standart hale getiren cihazların klinisyenin deneyim ve becerisine olan ihtiyacı azaltarak hastaya uygulama yapılabilmesini olası hale getirmektir. Uygulama esnasında ortaya çıkabilecek komplikasyonların da standardizasyonun sağlanması ile elimine edilebileceği düşüncesi klinisyenler arasında yaygın olarak hâkimdir. Farklı markalar tarafından bu ana fikir etrafında üretilen cihazlar şuan hali hazırda satışa sunulmuş durumdadır. Tüm bu cihazların farklılıkları olsa da hepsi yukarıda bahsedilen amaç etrafında üretilerek klinisyenlere sunulmaktadır. Bahsedilen cihazların tümü başlık kısmında belirli bir salınım aralığı olan ve içerisindeki çeşitli enerji depolamaya yarayan mekanizmaların depoladıkları enerjiyi başlıkta hareket enerjisine dönüştüren kontrollü sistemlerden oluşmaktadır. Bu sistemlerde bir yayın sıkıştırılması, elektromanyetik enerjinin depolanarak aniden serbest bırakılması veya benzer mekanizmaların kullanıldığı sistemler yüksek hızlı düşük şiddetli kontrollü vuruşlar gerçekleştirebilmektedir. Bu da uygulayıcının belirli bir doğrultuda daha önceden belirlediği bir kuvveti omurga üzerine uygulamasına olanak tanımaktadır. Bu derlemenin ana amacı; Enstrüman Destekli Kayropraktik Spinal Manipülasyon Uygulamaları hakkında klinisyenlere bilgi vererek çok bilinmeyen omurga manipülasyon tekniklerinden birine ışık tutmaktır.","PeriodicalId":34582,"journal":{"name":"Istanbul Gelisim Universitesi Saglik Bilimleri Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-04-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"70164404","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2023-04-29DOI: 10.38079/igusabder.1199555
Fazlı Yağız Yedekçi̇
Amaç: Bu çalışmanın amacı, Yoğunluk Ayarlı Radyoterapi (YART) planlarının hastaya özel kalite kontrolü için kullanılan film, in-vivo elektronik portal görüntüleme cihazları (Electronically Portal Imaging Devices-EPID) ve iki boyutlu (2B) detektörlerin hata tespit yeteneklerini karşılaştırmaktır. Yöntem: Bu çalışmada, Alderson Rando fantom kullanılmıştır. İlk olarak, Alderson Rando fantomun bilgisayarlı tomografi (BT) görüntüleri üzerine glioblastoma (GBM) ve baş-boyun (HN) kanseri tedavisini temsil eden iki tedavi planı oluşturulmuştur. Bu planlar, orijinal planlar olarak adlandırılmıştır. Daha sonra, bilinçli bir şekilde farklı türde hatalar yaratılarak hatalı planlar elde edilmiştir. Film, in-vivo EPID ve 2B detektörler ile tüm planların hastaya özel kalite kontrolleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar, gamma analizi yöntemi kullanılarak karşılaştırılmıştır. Bulgular: Orijinal planlar tüm yöntemlerde gamma analizi testini geçmiştir. HN radyoterapisi için çok yapraklı kolimatör (ÇYK) hatası, in-vivo EPID dozimetrisi ile tespit edilmiştir. Cihaz kalibrasyonu ile ilgili hatalar, tüm yöntemlerde yakalanmıştır. Ancak fraksiyon dozu, gantri ve kolimator açısına bağlı hatalar, kullanılan yöntemlerle tespit edilememiştir. Sonuç: Hastaya özel kalite kontrol uygulamalarında kullanılan film, 2B dedektörler ve in-vivo EPID dozimetresi arasında hata tespit yetenekleri bakımından belirgin bir fark bulunmamaktadır. Tüm yöntemler, kalibrasyon hatalarını tespit etme konusunda duyarlıdır. ÇYK hatalarının tespiti için in-vivo EPID dozimetrisi ön plana çıkmaktadır. Ancak özellikle gantri ve kolimatöre ait mekanik hatalar, mevcut sistemlerle tespit edilememektedir.
本工作的目的是比较胶片使用的体内电子门户可视化设备(电子门户成像设备EPID)和二维(2B)探测器对患者进行特殊质量控制的能力。首先,Alderson-Rando是在肾小球母细胞瘤(GBM)和HN癌症治疗的计算机断层扫描(BT)图像上开发的。这些计划被称为原始计划。然后,有意识地,制定了错误的计划,制造了不同类型的错误。薄膜、体内、EPID和2B探测器已在所有计划中专门用于患者。Elde edilen sonuçlar,gamma analizi yöntemi kullanılarak karşılaştırılmıştşr.Bulgular:Orijinal planlar tüm yöntemlerde gamma analidi testini geçmiştir。用体内EPID剂量测定法检测HN放射治疗中的多木共线仪误差。已通过各种方式检测到与设备校准相关的错误。然而,使用方法没有检测到分数剂量、龙门架和准直器错误。因此,患者的特定质量控制应用、2D检测器和体内EPID剂量错误检测技能之间没有差异。所有方法都是关于识别校准错误的。体内EPID剂量测定产生了一个预定义的调试计划。但特别是,现有系统无法识别属于电池和计算器的机械误差。
{"title":"Yoğunluk Ayarlı Radyoterapide Hastaya Özel Kalite Kontrol Uygulamalarında Kullanılan Gereçlerin Hata Tespit Yeteneklerinin Karşılaştırılması","authors":"Fazlı Yağız Yedekçi̇","doi":"10.38079/igusabder.1199555","DOIUrl":"https://doi.org/10.38079/igusabder.1199555","url":null,"abstract":"Amaç: Bu çalışmanın amacı, Yoğunluk Ayarlı Radyoterapi (YART) planlarının hastaya özel kalite kontrolü için kullanılan film, in-vivo elektronik portal görüntüleme cihazları (Electronically Portal Imaging Devices-EPID) ve iki boyutlu (2B) detektörlerin hata tespit yeteneklerini karşılaştırmaktır.\u0000Yöntem: Bu çalışmada, Alderson Rando fantom kullanılmıştır. İlk olarak, Alderson Rando fantomun bilgisayarlı tomografi (BT) görüntüleri üzerine glioblastoma (GBM) ve baş-boyun (HN) kanseri tedavisini temsil eden iki tedavi planı oluşturulmuştur. Bu planlar, orijinal planlar olarak adlandırılmıştır. Daha sonra, bilinçli bir şekilde farklı türde hatalar yaratılarak hatalı planlar elde edilmiştir. Film, in-vivo EPID ve 2B detektörler ile tüm planların hastaya özel kalite kontrolleri yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar, gamma analizi yöntemi kullanılarak karşılaştırılmıştır.\u0000Bulgular: Orijinal planlar tüm yöntemlerde gamma analizi testini geçmiştir. HN radyoterapisi için çok yapraklı kolimatör (ÇYK) hatası, in-vivo EPID dozimetrisi ile tespit edilmiştir. Cihaz kalibrasyonu ile ilgili hatalar, tüm yöntemlerde yakalanmıştır. Ancak fraksiyon dozu, gantri ve kolimator açısına bağlı hatalar, kullanılan yöntemlerle tespit edilememiştir.\u0000Sonuç: Hastaya özel kalite kontrol uygulamalarında kullanılan film, 2B dedektörler ve in-vivo EPID dozimetresi arasında hata tespit yetenekleri bakımından belirgin bir fark bulunmamaktadır. Tüm yöntemler, kalibrasyon hatalarını tespit etme konusunda duyarlıdır. ÇYK hatalarının tespiti için in-vivo EPID dozimetrisi ön plana çıkmaktadır. Ancak özellikle gantri ve kolimatöre ait mekanik hatalar, mevcut sistemlerle tespit edilememektedir.","PeriodicalId":34582,"journal":{"name":"Istanbul Gelisim Universitesi Saglik Bilimleri Dergisi","volume":"1 1","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2023-04-29","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"70165154","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}