Son dönemlerde çevre kirliliği ve küresel ısınma (iklim değişikliği) sorunlarına yönelik olarak küresel ölçekte artan bir endişenin oluştuğu dikkat çekmektedir. Söz konusu sorunların temelinde ise ülkelerin ekonomik büyüme performanslarını arttırma çabaları doğrultusunda neden oldukları karbondioksit emisyonları yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı ise küresel ölçekte en fazla karbon salınımına (yani çevre kirliliğine) neden olan 20 ülke için kişi başına düşen CO2 emisyonunun yakınsama özelliği gösterip göstermediğini araştırmaktır. Çalışma dönemi 1965-2020 yıllık gözlemleri kapsamaktadır. Analizler Li, Ranjbar ve Chang (2015) tarafından geliştirilen kırılmalı Fourier panel durağanlık testi ile gerçekleştirilmiştir. Panelin geneli için elde edilen durağanlık bulguları, kişi başına düşen nispi CO2 emisyonunun durağanlığını ifade eden boş hipotezin reddedilemediğini ve dolayısıyla panelin durağan olduğunu ortaya koymaktadır. Öte yandan bireysel durağanlık test sonuçları ise 16 ülke (Almanya, Birleşik Krallık, Brezilya, Çin, Endonezya, Güney Afrika, İran, İtalya, Hindistan, Japonya, Kanada, Meksika, Polonya, Suudi Arabistan, Türkiye ve Vietnam) için kişi başına düşen nispi CO2 emisyonu serisinin durağan olduğuna ve bu ülkeler için yakınsama hipotezinin geçerli olduğuna işaret etmektedir. Diğer bir ifadeyle, söz konusu ülkelerde kişi başına düşen CO2 emisyonuna yönelik şoklar geçici bir özellik göstermektedir. Bu durum dünyada çevre kirliliğine en fazla neden olan ülkelerin, kişi başına düşen CO2 emisyonu parametreleri ile ilgili (gelecekte izleyeceği trende yönelik) tahminlerin yapılmasına imkan sağlamaktadır. Bununla birlikte yakınsamaya yönelik bulgular, Kyoto Protokolü çerçevesinde, ülkelerin emisyon azaltma yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve beraberinde iklim politikalarına uyum gösterebilmelerine katkı sağlamaktadır.
{"title":"KİŞİ BAŞINA DÜŞEN KARBONDİOKSİT EMİSYONUNUN (CO2) YAKINSAMASI: FOURIER PANEL DURAĞANLIK TESTİNDEN BULGULAR","authors":"Ahmet Kardaşlar","doi":"10.11611/yead.1061857","DOIUrl":"https://doi.org/10.11611/yead.1061857","url":null,"abstract":"Son dönemlerde çevre kirliliği ve küresel ısınma (iklim değişikliği) sorunlarına yönelik olarak küresel ölçekte artan bir endişenin oluştuğu dikkat çekmektedir. Söz konusu sorunların temelinde ise ülkelerin ekonomik büyüme performanslarını arttırma çabaları doğrultusunda neden oldukları karbondioksit emisyonları yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı ise küresel ölçekte en fazla karbon salınımına (yani çevre kirliliğine) neden olan 20 ülke için kişi başına düşen CO2 emisyonunun yakınsama özelliği gösterip göstermediğini araştırmaktır. Çalışma dönemi 1965-2020 yıllık gözlemleri kapsamaktadır. Analizler Li, Ranjbar ve Chang (2015) tarafından geliştirilen kırılmalı Fourier panel durağanlık testi ile gerçekleştirilmiştir. Panelin geneli için elde edilen durağanlık bulguları, kişi başına düşen nispi CO2 emisyonunun durağanlığını ifade eden boş hipotezin reddedilemediğini ve dolayısıyla panelin durağan olduğunu ortaya koymaktadır. Öte yandan bireysel durağanlık test sonuçları ise 16 ülke (Almanya, Birleşik Krallık, Brezilya, Çin, Endonezya, Güney Afrika, İran, İtalya, Hindistan, Japonya, Kanada, Meksika, Polonya, Suudi Arabistan, Türkiye ve Vietnam) için kişi başına düşen nispi CO2 emisyonu serisinin durağan olduğuna ve bu ülkeler için yakınsama hipotezinin geçerli olduğuna işaret etmektedir. Diğer bir ifadeyle, söz konusu ülkelerde kişi başına düşen CO2 emisyonuna yönelik şoklar geçici bir özellik göstermektedir. Bu durum dünyada çevre kirliliğine en fazla neden olan ülkelerin, kişi başına düşen CO2 emisyonu parametreleri ile ilgili (gelecekte izleyeceği trende yönelik) tahminlerin yapılmasına imkan sağlamaktadır. Bununla birlikte yakınsamaya yönelik bulgular, Kyoto Protokolü çerçevesinde, ülkelerin emisyon azaltma yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve beraberinde iklim politikalarına uyum gösterebilmelerine katkı sağlamaktadır.","PeriodicalId":422662,"journal":{"name":"Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi","volume":"21 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-09-27","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"129994354","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Ekonominin gelişmesi ve sürdürülebilir olması açısından enerji sektörü en temel yapı taşlarından biridir. Özellikle de Türkiye gibi enerji açısından dışa bağımlı ülkelerde enerji sektörü dış etkenlerden daha çok etkilenmektedir. Bu çalışmada ülke risk göstergesi olarak kredi temerrüt takasları ile petrol fiyatı ve döviz kurlarının Türkiye’nin enerji sektörünün bir göstergesi olan BİST Elektrik endeksine olan etkisi kısa ve uzun dönemler için incelenmiştir. Çalışmada 2008 Ekim- 2022 Nisan dönemi aylık verileri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi analiz etmek için Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif Model (ARDL) modeli kullanılmış ve F sınır testi ile eşbütünleşik olduğu analiz edilmiştir. BİST Elektrik (XELKT) değişkeni bağımlı değişken kredi temerrüt takasları (CDS), Brent petrol fiyatları (brend) ve döviz kurları( DOVİZ) ise bağımsız değişkenlerdir. Tahminlenen uzun dönem parametrelerine göre kredi temerrüt takasları ve petrol fiyatları BİST Elektrik endeksine ters yönde etki etmekte, döviz kuru ise pozitif yönde etki etmektedir. Hata düzeltme modeli ile tahmin edilen kısa dönem katsayılarına göre ise kredi temerrüt takasları ve BİST Elektrik endeksi arasında negatif, petrol fiyatları ve BİST Elektrik endeksi arasında ise pozitif bir ilişki olduğu saptanmıştır. Döviz kuru ve BİST Elektrik Endeksi arasında kısa dönemde anlamlı ilişkiler saptanmamıştır.
{"title":"KREDİ TEMERRÜT TAKASLARI, PETROL FİYATLARI VE DÖVİZ KURLARININ TÜRKİYE’NİN ENERJİ SEKTÖRÜNE ETKİSİ: BİST ELEKTRİK ENDEKSİ ÖRNEĞİ","authors":"Javid Ismayilov, Özlem KİREN GÜRLER","doi":"10.11611/yead.1168027","DOIUrl":"https://doi.org/10.11611/yead.1168027","url":null,"abstract":"Ekonominin gelişmesi ve sürdürülebilir olması açısından enerji sektörü en temel yapı taşlarından biridir. Özellikle de Türkiye gibi enerji açısından dışa bağımlı ülkelerde enerji sektörü dış etkenlerden daha çok etkilenmektedir. Bu çalışmada ülke risk göstergesi olarak kredi temerrüt takasları ile petrol fiyatı ve döviz kurlarının Türkiye’nin enerji sektörünün bir göstergesi olan BİST Elektrik endeksine olan etkisi kısa ve uzun dönemler için incelenmiştir. Çalışmada 2008 Ekim- 2022 Nisan dönemi aylık verileri kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi analiz etmek için Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif Model (ARDL) modeli kullanılmış ve F sınır testi ile eşbütünleşik olduğu analiz edilmiştir. BİST Elektrik (XELKT) değişkeni bağımlı değişken kredi temerrüt takasları (CDS), Brent petrol fiyatları (brend) ve döviz kurları( DOVİZ) ise bağımsız değişkenlerdir. Tahminlenen uzun dönem parametrelerine göre kredi temerrüt takasları ve petrol fiyatları BİST Elektrik endeksine ters yönde etki etmekte, döviz kuru ise pozitif yönde etki etmektedir. Hata düzeltme modeli ile tahmin edilen kısa dönem katsayılarına göre ise kredi temerrüt takasları ve BİST Elektrik endeksi arasında negatif, petrol fiyatları ve BİST Elektrik endeksi arasında ise pozitif bir ilişki olduğu saptanmıştır. Döviz kuru ve BİST Elektrik Endeksi arasında kısa dönemde anlamlı ilişkiler saptanmamıştır.","PeriodicalId":422662,"journal":{"name":"Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi","volume":"33 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-09-22","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"130662014","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
The world has experienced a severe outbreak that affected millions for more than two years. Managing this outbreak is a very important task for governments. Several measures such as lockdown, mandatory face masks, travel restrictions, online education, and vaccination have been taken to prevent the spread of this serious disease. In this process, trust in authorities or governments is likely to be a key instrument to succeed combating against coronavirus. This paper investigates determinants of trust in local authorities and government on managing pandemic in the case of Malaysia using High-Frequency Monitoring of COVID-19 Impacts in Malaysia (2021-Round 1 and Round 2) that is provided by the World Bank. Findings showed that vaccination status as a key parameter is a significant indicator to explain trust in authorities, along with a few other variables that would help to understand how trust, in this respect, is shaped.
{"title":"Post Pandemic Trust in Authorities","authors":"Esra Karapınar Kocağ","doi":"10.11611/yead.1130685","DOIUrl":"https://doi.org/10.11611/yead.1130685","url":null,"abstract":"The world has experienced a severe outbreak that affected millions for more than two years. Managing this outbreak is a very important task for governments. Several measures such as lockdown, mandatory face masks, travel restrictions, online education, and vaccination have been taken to prevent the spread of this serious disease. In this process, trust in authorities or governments is likely to be a key instrument to succeed combating against coronavirus. This paper investigates determinants of trust in local authorities and government on managing pandemic in the case of Malaysia using High-Frequency Monitoring of COVID-19 Impacts in Malaysia (2021-Round 1 and Round 2) that is provided by the World Bank. Findings showed that vaccination status as a key parameter is a significant indicator to explain trust in authorities, along with a few other variables that would help to understand how trust, in this respect, is shaped.","PeriodicalId":422662,"journal":{"name":"Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi","volume":"1993 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-09-22","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"125541810","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
The present study sought an answer to the question, “What kind of challenges do local governments in Turkey confront while implementing data- and knowledge-driven smart city strategies?”. It seems noteworthy to explore tacit links between such implementation challenges through a field study employing an exploratory design. Thanks to the original theoretical framework enriched with empirical findings, this research is expected to bring practical and theoretical contributions to the smart city literature. The data were gathered through face-to-face, semi-structured interviews with 23 personnel of Sakarya Metropolitan Municipality (SMM), which has become the very first local government in Turkey to have introduced a smart city strategy and action plan. In this field research employing a single case, the content analysis technique was utilized to interpret the findings. Accordingly, SMM is faced with basically data-driven difficulties such as data security, poor technological and physical infrastructure, insufficient budget and high costs, dubious legal regulations and bureaucracy, resistance to change, lack of human resources and high turnover, and digital divide while implementing its smart city strategy.
{"title":"DATA- AND KNOWLEDGE-DRIVEN SMART CITY STRATEGIES: RESEARCH ON IMPLEMENTATION CHALLENGES OF LOCAL GOVERNMENTS IN TURKEY","authors":"Akın Özdemir","doi":"10.11611/yead.1162186","DOIUrl":"https://doi.org/10.11611/yead.1162186","url":null,"abstract":"The present study sought an answer to the question, “What kind of challenges do local governments in Turkey confront while implementing data- and knowledge-driven smart city strategies?”. It seems noteworthy to explore tacit links between such implementation challenges through a field study employing an exploratory design. Thanks to the original theoretical framework enriched with empirical findings, this research is expected to bring practical and theoretical contributions to the smart city literature. The data were gathered through face-to-face, semi-structured interviews with 23 personnel of Sakarya Metropolitan Municipality (SMM), which has become the very first local government in Turkey to have introduced a smart city strategy and action plan. In this field research employing a single case, the content analysis technique was utilized to interpret the findings. Accordingly, SMM is faced with basically data-driven difficulties such as data security, poor technological and physical infrastructure, insufficient budget and high costs, dubious legal regulations and bureaucracy, resistance to change, lack of human resources and high turnover, and digital divide while implementing its smart city strategy.","PeriodicalId":422662,"journal":{"name":"Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi","volume":"5 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-09-22","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"115385115","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Social sciences such as economics and marketing has growing interest on consumer behavior and the underlying psychological factors. In particular, Consumer Need for Uniqueness (CNfU) receives notable attention from scholars. However, the literature lacks focus on how customization is related with CNfU. Moreover, Gen Z, the highest population of consumers are neglected in previous studies. The main objective of this study is to understand the impact of CNfU on Gen Z consumers’ choice between conventional and unconventional customization options for technology products. The paper uses survey-based data and uses a combination of statistical techniques, such as EFA, CFA, and structural equation modeling (SEM). It is revealed that CNfU has no influence on choosing between conventional and unconventional customization options. The results have significant implications for researchers and practitioners.
社会科学如经济学和市场营销对消费者行为和潜在的心理因素越来越感兴趣。消费者独特性需求(Consumer Need for unique, CNfU)尤其受到学者们的关注。然而,文献缺乏对定制与CNfU之间关系的关注。此外,在以往的研究中,消费者人数最多的Z世代被忽视了。本研究的主要目的是了解CNfU对Z世代消费者在传统和非传统技术产品定制选项之间选择的影响。本文使用基于调查的数据,并结合了统计技术,如EFA, CFA和结构方程模型(SEM)。结果表明,CNfU对传统和非常规定制方案的选择没有影响。研究结果对研究人员和从业人员具有重要意义。
{"title":"The Role of The Need For Uniqueness In Choosing Between Conventional / Unconventional Customization: The Case Of Gen Z","authors":"Cem Duran, A. Kilic","doi":"10.11611/yead.1146924","DOIUrl":"https://doi.org/10.11611/yead.1146924","url":null,"abstract":"Social sciences such as economics and marketing has growing interest on consumer behavior and the underlying psychological factors. In particular, Consumer Need for Uniqueness (CNfU) receives notable attention from scholars. However, the literature lacks focus on how customization is related with CNfU. Moreover, Gen Z, the highest population of consumers are neglected in previous studies. The main objective of this study is to understand the impact of CNfU on Gen Z consumers’ choice between conventional and unconventional customization options for technology products. The paper uses survey-based data and uses a combination of statistical techniques, such as EFA, CFA, and structural equation modeling (SEM). It is revealed that CNfU has no influence on choosing between conventional and unconventional customization options. The results have significant implications for researchers and practitioners.","PeriodicalId":422662,"journal":{"name":"Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi","volume":"35 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-09-22","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"114764059","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
The factors influencing the choice of profession, one of the stages of career planning, are scrutinized in this study. The study's primary purpose is to define the factors affecting the choice of profession and contribute to universities' promotion and marketing activities. Within the scope of the research, focus group interviews were performed with undergraduate students, and the data acquired were analyzed using the grounded theory. According to the analysis results, the factors affecting the choice of a profession were reported by reducing to two themes and five categories. Accordingly, environmental factors, marketing activities, social media, obligations, and personal factors were determined as the main factors affecting the choice of profession. In the light of the findings, valuable suggestions have been put forward for universities as part of institutions and academicians working on choice of profession, and university department preferences, which is a decisive stage of career choice. In this day and age, where individual behaviors and social understandings are constantly altering/transforming, the fact that the factors affecting the choice of a profession also change daily shows that studies and research on this subject should be continually updated. This study is considered to make a genuine contribution to the literature as one of the current research.
{"title":"CHOICE OF PROFESSION AS PART OF CAREER PLANNING AND FACTORS AFFECTING UNIVERSITY DEPARTMENT PREFERENCE: A QUALITATIVE RESEARCH","authors":"Orhan Duman, Sertaç Ercan","doi":"10.11611/yead.1169934","DOIUrl":"https://doi.org/10.11611/yead.1169934","url":null,"abstract":"The factors influencing the choice of profession, one of the stages of career planning, are scrutinized in this study. The study's primary purpose is to define the factors affecting the choice of profession and contribute to universities' promotion and marketing activities. Within the scope of the research, focus group interviews were performed with undergraduate students, and the data acquired were analyzed using the grounded theory. According to the analysis results, the factors affecting the choice of a profession were reported by reducing to two themes and five categories. Accordingly, environmental factors, marketing activities, social media, obligations, and personal factors were determined as the main factors affecting the choice of profession. \u0000In the light of the findings, valuable suggestions have been put forward for universities as part of institutions and academicians working on choice of profession, and university department preferences, which is a decisive stage of career choice. In this day and age, where individual behaviors and social understandings are constantly altering/transforming, the fact that the factors affecting the choice of a profession also change daily shows that studies and research on this subject should be continually updated. This study is considered to make a genuine contribution to the literature as one of the current research.","PeriodicalId":422662,"journal":{"name":"Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi","volume":"6 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-09-21","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"132991447","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Mekân algısının modern mimariye önemli yansımaları vardır ve modern mimari, geleneksel mimariden farklı olarak yaşamdan ziyade barınma üzerine kurgulanmıştır. Geleneksel mekan, modern mekan algısından farklı olarak, insanların sakin olduğu ve huzur bulduğu bir yeri ifade eder. Mevcut konut politikalarının ürettiği barınakların aksine geleneksel mekanlar, huzurun derinden yaşandığı, insanların gerçekliğini tüm boyutlarıyla kavradığı mekanlardır. Bu çalışmanın temel amacı, refah devleti konut politikaları açısından insan varlığının mekânla ilişkisini sorgulamaktır. Araştırmanın bir diğer amacı, yaşamın tüm dinginliğiyle devam ettiği geleneksel mekan ile günümüzde sadece bir sığınak olan modern mekan arasındaki karşıtlığa ve bu mekanlarda devam eden farklı yaşam anlayışlarına dikkat çekmektir. Bu amaçla araştırmada, refah devleti konut politikalarının geleneksel mekan algısı ile mekan anlayışının farklılaştığı noktalar tespit edilmeye çalışılmıştır. Kavramsal analiz olarak tasarlanan bu çalışmada, modern refah devleti algısındaki geleneksel mekan kavramı ile mekan kavramı karşılaştırılarak konu temellendirilmeye çalışılmıştır.
{"title":"İNSAN-MEKÂN İLİŞKİLERİ VE KONUT POLİTİKALARI: KAVRAMSAL BİR ARAŞTIRMA","authors":"Abdulkadir Altinsoy","doi":"10.11611/yead.1174167","DOIUrl":"https://doi.org/10.11611/yead.1174167","url":null,"abstract":"Mekân algısının modern mimariye önemli yansımaları vardır ve modern mimari, geleneksel mimariden farklı olarak yaşamdan ziyade barınma üzerine kurgulanmıştır. Geleneksel mekan, modern mekan algısından farklı olarak, insanların sakin olduğu ve huzur bulduğu bir yeri ifade eder. Mevcut konut politikalarının ürettiği barınakların aksine geleneksel mekanlar, huzurun derinden yaşandığı, insanların gerçekliğini tüm boyutlarıyla kavradığı mekanlardır. Bu çalışmanın temel amacı, refah devleti konut politikaları açısından insan varlığının mekânla ilişkisini sorgulamaktır. Araştırmanın bir diğer amacı, yaşamın tüm dinginliğiyle devam ettiği geleneksel mekan ile günümüzde sadece bir sığınak olan modern mekan arasındaki karşıtlığa ve bu mekanlarda devam eden farklı yaşam anlayışlarına dikkat çekmektir. Bu amaçla araştırmada, refah devleti konut politikalarının geleneksel mekan algısı ile mekan anlayışının farklılaştığı noktalar tespit edilmeye çalışılmıştır. Kavramsal analiz olarak tasarlanan bu çalışmada, modern refah devleti algısındaki geleneksel mekan kavramı ile mekan kavramı karşılaştırılarak konu temellendirilmeye çalışılmıştır.","PeriodicalId":422662,"journal":{"name":"Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi","volume":"195 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-09-21","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"122985973","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu çalışmada, Nevşehir’in Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkeden yaptığı toplam ithalat ile Kapadokya’da gerçekleştirilen toplam sıcak hava balonu uçuş sayısı arasındaki ilişki ARDL sınır testi ve Granger nedensellik testi kullanılarak incelenmiştir. Veri seti, 2013-11 ve 2019-12 dönemi arasındaki aylık bazda 74 gözlem içermektedir. Çalışmada, ARDL sınır testi ile hesaplanan katsayılara göre sıcak hava balonu uçuş sayısının, Nevşehir’in Avrupa Birliği’ne üye ülkelerden yaptığı toplam ithalat üzerinde artış yarattığı saptanmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki nedensel ilişkinin ortaya konulmasına yönelik yapılan Granger nedensellik testi sonucunda, Kapadokya’da gerçekleştirilen toplam sıcak hava balonu uçuş sayısından, Nevşehir’in Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkeden yaptığı toplam ithalata doğru Granger nedenselliği saptanmıştır.
{"title":"KAPADOKYA SICAK HAVA BALONU SEKTÖRÜNÜN İTHALATA BAĞIMLILIĞININ ANALİZİ","authors":"Eyüp Atioğlu","doi":"10.11611/yead.981464","DOIUrl":"https://doi.org/10.11611/yead.981464","url":null,"abstract":"Bu çalışmada, Nevşehir’in Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkeden yaptığı toplam ithalat ile Kapadokya’da gerçekleştirilen toplam sıcak hava balonu uçuş sayısı arasındaki ilişki ARDL sınır testi ve Granger nedensellik testi kullanılarak incelenmiştir. Veri seti, 2013-11 ve 2019-12 dönemi arasındaki aylık bazda 74 gözlem içermektedir. Çalışmada, ARDL sınır testi ile hesaplanan katsayılara göre sıcak hava balonu uçuş sayısının, Nevşehir’in Avrupa Birliği’ne üye ülkelerden yaptığı toplam ithalat üzerinde artış yarattığı saptanmıştır. Ayrıca değişkenler arasındaki nedensel ilişkinin ortaya konulmasına yönelik yapılan Granger nedensellik testi sonucunda, Kapadokya’da gerçekleştirilen toplam sıcak hava balonu uçuş sayısından, Nevşehir’in Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkeden yaptığı toplam ithalata doğru Granger nedenselliği saptanmıştır.","PeriodicalId":422662,"journal":{"name":"Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi","volume":"28 13","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-09-19","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"133037375","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Tüm dünya ekonomilerini derinden sarsan 2008 dünya ekonomik krizi, ihracatının yaklaşık yarısını Avrupa Birliği (AB) ülkelerine gerçekleştiren Türkiye ekonomisini de olumsuz yönde etkilemiştir. Bu çalışmada 2005:01-2019:12 dönemine ait aylık veriler kullanılarak gerçekleştirilen ekonometrik analizlerle söz konusu etkinin büyüklüğü ve niteliği araştırılmıştır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle serilerin durağanlık mertebelerini belirlemek için Phillips-Perron Birim Kök Testi, ardından değişkenler arasındaki gerek uzun dönemli ilişkiyi gerekse nedensellik ilişkilerinin varlığını araştırmak için sırasıyla Johansen Eşbütünleşme Testi ve Granger Nedensellik Testi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular genel olarak değerlendirildiğinde, serilerin düzeyde durağan olmadığı ancak birinci farkları alındığında durağan hale geldikleri tespit edilmiştir. Aynı mertebeden durağan I(1) seriler arasında uzun dönemli ilişki bulunamamış fakat tek ya da çift yönlü nedensellik ilişkilerine rastlanmıştır. Serilere uygulanan eşbütünleşme ve nedensellik testlerinin farklı sonuçlar sunması yorumlanarak değerlendirilmiştir.
{"title":"EFFECTS OF THE 2008 WORLD ECONOMIC CRISIS ON TURKEY’S EXPORTS TO THE EUROPEAN UNION","authors":"Uğurcan Ayik, Hüseyin Özer","doi":"10.11611/yead.974531","DOIUrl":"https://doi.org/10.11611/yead.974531","url":null,"abstract":"Tüm dünya ekonomilerini derinden sarsan 2008 dünya ekonomik krizi, ihracatının yaklaşık yarısını Avrupa Birliği (AB) ülkelerine gerçekleştiren Türkiye ekonomisini de olumsuz yönde etkilemiştir. Bu çalışmada 2005:01-2019:12 dönemine ait aylık veriler kullanılarak gerçekleştirilen ekonometrik analizlerle söz konusu etkinin büyüklüğü ve niteliği araştırılmıştır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle serilerin durağanlık mertebelerini belirlemek için Phillips-Perron Birim Kök Testi, ardından değişkenler arasındaki gerek uzun dönemli ilişkiyi gerekse nedensellik ilişkilerinin varlığını araştırmak için sırasıyla Johansen Eşbütünleşme Testi ve Granger Nedensellik Testi uygulanmıştır. \u0000Elde edilen bulgular genel olarak değerlendirildiğinde, serilerin düzeyde durağan olmadığı ancak birinci farkları alındığında durağan hale geldikleri tespit edilmiştir. Aynı mertebeden durağan I(1) seriler arasında uzun dönemli ilişki bulunamamış fakat tek ya da çift yönlü nedensellik ilişkilerine rastlanmıştır. Serilere uygulanan eşbütünleşme ve nedensellik testlerinin farklı sonuçlar sunması yorumlanarak değerlendirilmiştir.","PeriodicalId":422662,"journal":{"name":"Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi","volume":"3 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-09-19","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"117183646","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
The relationship between migration and economic growth has long been a matter of discussion in theoretical and empirical domains. Previous studies which explored the link between variables suggested an estimation for an unchanging parameter. Despite that; prevailing economic and political circumstances, effective contracts and agreements, implemented policies, ongoing crises or shocks can cause a shift in the relationship across variables in due course. This study analyses the relationship between emigration and economic growth in transition economies in Europe for the period between 1995-2019 by administering time-varying causality test. Findings obtained from the bootstrap panel causality test suggest that there is a bidirectional causality relationship between emigration and economic growth only in Estonia but results of bootstrap panel rolling window causality analysis reveal that for the subperiods, there exist hidden causal relationships within Hungary, Lithuania, Poland, Slovakia and Slovenia.
{"title":"EMIGRATION AND ECONOMIC GROWTH IN EUROPEAN TRANSITION ECONOMIES: EVIDENCE FROM A BOOTSTRAP PANEL CAUSALITY TEST IN ROLLING WINDOWS","authors":"Mursit Recepoglu","doi":"10.11611/yead.1130978","DOIUrl":"https://doi.org/10.11611/yead.1130978","url":null,"abstract":"The relationship between migration and economic growth has long been a matter of discussion in theoretical and empirical domains. Previous studies which explored the link between variables suggested an estimation for an unchanging parameter. Despite that; prevailing economic and political circumstances, effective contracts and agreements, implemented policies, ongoing crises or shocks can cause a shift in the relationship across variables in due course. This study analyses the relationship between emigration and economic growth in transition economies in Europe for the period between 1995-2019 by administering time-varying causality test. Findings obtained from the bootstrap panel causality test suggest that there is a bidirectional causality relationship between emigration and economic growth only in Estonia but results of bootstrap panel rolling window causality analysis reveal that for the subperiods, there exist hidden causal relationships within Hungary, Lithuania, Poland, Slovakia and Slovenia.","PeriodicalId":422662,"journal":{"name":"Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi","volume":"9 1","pages":"0"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2022-09-19","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"123691725","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}