Pub Date : 2019-12-10DOI: 10.16882/derim.2019.614303
Kadir Buyurgan, S. Altunbaş, Gafur Gözükara
Son yillarda kontrolsuz ve cok hizli yayla seracilik faaliyetlerinin arttigi yerlerden biri de Antalya-Elmali ilcesindeki tektonik-karstik kokenli olan Elmali Depresyonu’dur. Calisma alani olarak secilen bu depresyondaki uc farkli fizyografya unitesi uzerinde zamansal ve mekânsal degisimin belirlenmesi hedeflenmistir. Eskihisar bolgesinde, Pansharp yapilmis 2009 ve 2016 yillarina ait sirasiyla 0.4 m yersel cozunurluklu GeoEye-1 ve 0.5 m WorldView-3 uydu goruntuleri, Golova-Cukurelma bolgesinde 2008 ve 2016 yillarina ait sirasiyla 0.6 m yersel cozunurluklu QuickBird-2, 0.5 m yersel cozunurluklu GeoEye-1 uydu goruntuleri, son olarak Beyler bolgesinde 2011 ve 2016 yillarina ait 0.5 m yersel cozunurluklu WorldView-2 ve 1.5 m yersel cozunurluklu Spot-7 uydu goruntuleri kullanilmistir. Kontrollu siniflama tekniklerinden biri olan Maksimum Likelihood teknigi ile yapilan siniflandirma sonucunda raster veriden hesaplanan toplam sera varligi, yersel olarak olcumler ile olusturulmus hâlihazir vektor verilerden hesaplanan toplam sera varligi ile kiyaslanarak, calismanin dogrulugu hesaplanmistir. Fizyografya uniteleri ve sera uretim alanlari sirasiyla, aluvyal araziler uzerindeki Eskihisar bolgesinde 126.19 ha, eski gol tabani ve aluvyal yelpazeyi icerisine alan Golova-Cukurelma bolgesinde 104.41 ha ve eski gol tabani arazileri uzerindeki Beyler bolgesinde 38.23 ha tespit edilmistir. Seracilik faaliyetlerinin yapildigi alanlarin yuzdesel olarak artisi zamana bagli olarak degerlendirildiginde, en yuksek artisin Golova-Cukurelma bolgesinde (%313.51), ikinci olarak Eskihisar bolgesinde (%166.27) ve en az artisin ise yine eski bir gol tabani fizyografyasi olan Beyler bolgesinde (%61.35) oldugu tespit edilmistir. Calismanin dogruluk oranlari incelendiginde, en yuksek dogruluk Eskihisar bolgesine ait 2009 yili goruntusunden (%94.83), 2016 yilinda (92.04), Golova-Cukurlema 2008 yili (89.33), 2016 yili en dusuk dogruluk (83.52), Beyler bolgesine ait 2011 yili (87.72), 2016 yili (83.95) olarak elde edilmistir.
{"title":"Farklı fizyografya ünitelerinde gelişen yayla seracılığının zamansal ve mekansal değişiminin uzaktan algılama ve CBS teknikleri ile belirlenmesi: Elmalı/Antalya örneği","authors":"Kadir Buyurgan, S. Altunbaş, Gafur Gözükara","doi":"10.16882/derim.2019.614303","DOIUrl":"https://doi.org/10.16882/derim.2019.614303","url":null,"abstract":"Son yillarda kontrolsuz ve cok hizli yayla seracilik faaliyetlerinin arttigi yerlerden biri de Antalya-Elmali ilcesindeki tektonik-karstik kokenli olan Elmali Depresyonu’dur. Calisma alani olarak secilen bu depresyondaki uc farkli fizyografya unitesi uzerinde zamansal ve mekânsal degisimin belirlenmesi hedeflenmistir. Eskihisar bolgesinde, Pansharp yapilmis 2009 ve 2016 yillarina ait sirasiyla 0.4 m yersel cozunurluklu GeoEye-1 ve 0.5 m WorldView-3 uydu goruntuleri, Golova-Cukurelma bolgesinde 2008 ve 2016 yillarina ait sirasiyla 0.6 m yersel cozunurluklu QuickBird-2, 0.5 m yersel cozunurluklu GeoEye-1 uydu goruntuleri, son olarak Beyler bolgesinde 2011 ve 2016 yillarina ait 0.5 m yersel cozunurluklu WorldView-2 ve 1.5 m yersel cozunurluklu Spot-7 uydu goruntuleri kullanilmistir. Kontrollu siniflama tekniklerinden biri olan Maksimum Likelihood teknigi ile yapilan siniflandirma sonucunda raster veriden hesaplanan toplam sera varligi, yersel olarak olcumler ile olusturulmus hâlihazir vektor verilerden hesaplanan toplam sera varligi ile kiyaslanarak, calismanin dogrulugu hesaplanmistir. Fizyografya uniteleri ve sera uretim alanlari sirasiyla, aluvyal araziler uzerindeki Eskihisar bolgesinde 126.19 ha, eski gol tabani ve aluvyal yelpazeyi icerisine alan Golova-Cukurelma bolgesinde 104.41 ha ve eski gol tabani arazileri uzerindeki Beyler bolgesinde 38.23 ha tespit edilmistir. Seracilik faaliyetlerinin yapildigi alanlarin yuzdesel olarak artisi zamana bagli olarak degerlendirildiginde, en yuksek artisin Golova-Cukurelma bolgesinde (%313.51), ikinci olarak Eskihisar bolgesinde (%166.27) ve en az artisin ise yine eski bir gol tabani fizyografyasi olan Beyler bolgesinde (%61.35) oldugu tespit edilmistir. Calismanin dogruluk oranlari incelendiginde, en yuksek dogruluk Eskihisar bolgesine ait 2009 yili goruntusunden (%94.83), 2016 yilinda (92.04), Golova-Cukurlema 2008 yili (89.33), 2016 yili en dusuk dogruluk (83.52), Beyler bolgesine ait 2011 yili (87.72), 2016 yili (83.95) olarak elde edilmistir.","PeriodicalId":30721,"journal":{"name":"Derim","volume":"36 1","pages":"217-227"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-12-10","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"43910152","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2019-12-10DOI: 10.16882/derim.2019.583786
Çetin Sayilğan, Mehmet Kocatürk
Nohut, Bati Akdeniz bolgesinde dusuk kaliteli ve kurakliga maruz kalan arazilerde yaygin olarak yetistirilmektedir. Bu calisma Bati Akdeniz’de 18 tescilli ve 3 yerel nohut genotipinin adaptasyonlarini, verim potansiyelleri ile bazi bitkisel ozelliklerini belirlemek icin gerceklestirilmistir. Denemeler, Antalya ili Korkuteli-Ulucak ve Aksu’da olmak uzere iki farkli lokasyonda gerceklestirilmistir. Tarla denemeleri 2017 ve 2018 yetistirme sezonunda Tesaduf Bloklari Deneme Desenine gore dort tekerrurlu olarak tesis edilmistir. Denemede, cikis gun sayisi, ciceklenme gun sayisi, fizyolojik olum gun sayisi, bitki boyu, ilk bakla yuksekligi, bitkide dal sayisi, bitkide bakla sayisi, baklada tane sayisi, 100 tane agirligi ve tane verimi ozellikleri tespit edilmistir. Dekara tane verimi bakimindan genotip x cevre etkilesimleri %1 onemlilik seviyesinde farkli bulunmustur. Calismada tane verimi bakimindan Cagatay, Sezenbey ve Cakir cesitlerinin daha stabil oldugu belirlenmistir.
{"title":"Sahil ve geçit kuşağına uygun tescilli ve yerel nohut çeşitlerinin Batı Akdeniz Bölgesi’nde yazlık ekim verim performanslarının değerlendirilmesi","authors":"Çetin Sayilğan, Mehmet Kocatürk","doi":"10.16882/derim.2019.583786","DOIUrl":"https://doi.org/10.16882/derim.2019.583786","url":null,"abstract":"Nohut, Bati Akdeniz bolgesinde dusuk kaliteli ve kurakliga maruz kalan arazilerde yaygin olarak yetistirilmektedir. Bu calisma Bati Akdeniz’de 18 tescilli ve 3 yerel nohut genotipinin adaptasyonlarini, verim potansiyelleri ile bazi bitkisel ozelliklerini belirlemek icin gerceklestirilmistir. Denemeler, Antalya ili Korkuteli-Ulucak ve Aksu’da olmak uzere iki farkli lokasyonda gerceklestirilmistir. Tarla denemeleri 2017 ve 2018 yetistirme sezonunda Tesaduf Bloklari Deneme Desenine gore dort tekerrurlu olarak tesis edilmistir. Denemede, cikis gun sayisi, ciceklenme gun sayisi, fizyolojik olum gun sayisi, bitki boyu, ilk bakla yuksekligi, bitkide dal sayisi, bitkide bakla sayisi, baklada tane sayisi, 100 tane agirligi ve tane verimi ozellikleri tespit edilmistir. Dekara tane verimi bakimindan genotip x cevre etkilesimleri %1 onemlilik seviyesinde farkli bulunmustur. Calismada tane verimi bakimindan Cagatay, Sezenbey ve Cakir cesitlerinin daha stabil oldugu belirlenmistir.","PeriodicalId":30721,"journal":{"name":"Derim","volume":"36 1","pages":"207-216"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-12-10","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"48350766","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2019-12-10DOI: 10.16882/derim.2019.529790
Tuba Kahraman, A. Öztop
Turuncgil, Akdeniz Bolgesinde uretim alani ve miktari acisindan yogun olarak yetistirilen onemli ihrac urunlerinden biridir. Iklim kosullarinin uygun olmasi nedeniyle dogada cok sayida turuncgil zararlisi mevcuttur. Ayni zamanda cok sayida faydali bocek turu de tespit edilmistir. Fakat gereginden fazla kullanilan pestisitler dogal dusman populasyonuna zarar vermektedir. Turuncgil ekosisteminde; turuncgil kirmizi ve sari kabuklu biti ve bircok turuncgil zararlisinin onemli predatorlerinden Chilocorus bipustulatus (Col: Coccinellidae) dogal olarak yer almaktadir. Bu calisma ile tarla kosullarinda buprofezin etken maddeli insektisitin C. bipustulatus ’un ergin ve ergin oncesi donemlerine karsi yan etkisinin belirlenmesi amaclanmistir. Deneme, ‘Pestisitlerin Faydali Organizmalara Standart Yan Etki Deneme Metotlari (2018)’na gore Antalya ili Serik ve Aksu ilcelerinde olmak uzere iki lokasyonda yurutulmustur. Deneme sonucu elde edilen sonuclar IOBC standartlarina gore degerlendirilmistir. Serik lokasyonunda sinif degeri 1., 7., 14., ve 28. gunde zararsiz veya az zararli olarak hesaplanirken, ayni sekilde Aksu lokasyonunda da sinif degeri 1., 7., 14. ve 28. gunde zararsiz veya az zararli olarak bulunmustur.
{"title":"Turunçgil bahçelerinde buprofezin etken maddesinin Chilocorus bipustulatus (Col: Coccinellidae)’a karşı yan etkilerinin belirlenmesi","authors":"Tuba Kahraman, A. Öztop","doi":"10.16882/derim.2019.529790","DOIUrl":"https://doi.org/10.16882/derim.2019.529790","url":null,"abstract":"Turuncgil, Akdeniz Bolgesinde uretim alani ve miktari acisindan yogun olarak yetistirilen onemli ihrac urunlerinden biridir. Iklim kosullarinin uygun olmasi nedeniyle dogada cok sayida turuncgil zararlisi mevcuttur. Ayni zamanda cok sayida faydali bocek turu de tespit edilmistir. Fakat gereginden fazla kullanilan pestisitler dogal dusman populasyonuna zarar vermektedir. Turuncgil ekosisteminde; turuncgil kirmizi ve sari kabuklu biti ve bircok turuncgil zararlisinin onemli predatorlerinden Chilocorus bipustulatus (Col: Coccinellidae) dogal olarak yer almaktadir. Bu calisma ile tarla kosullarinda buprofezin etken maddeli insektisitin C. bipustulatus ’un ergin ve ergin oncesi donemlerine karsi yan etkisinin belirlenmesi amaclanmistir. Deneme, ‘Pestisitlerin Faydali Organizmalara Standart Yan Etki Deneme Metotlari (2018)’na gore Antalya ili Serik ve Aksu ilcelerinde olmak uzere iki lokasyonda yurutulmustur. Deneme sonucu elde edilen sonuclar IOBC standartlarina gore degerlendirilmistir. Serik lokasyonunda sinif degeri 1., 7., 14., ve 28. gunde zararsiz veya az zararli olarak hesaplanirken, ayni sekilde Aksu lokasyonunda da sinif degeri 1., 7., 14. ve 28. gunde zararsiz veya az zararli olarak bulunmustur.","PeriodicalId":30721,"journal":{"name":"Derim","volume":"36 1","pages":"14-14"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-12-10","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"46059987","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2019-12-10DOI: 10.16882/derim.2019.557877
M. Göçmen, K. Abak
Dunyada biber yetistiriciligini sinirlayan en onemli hastaliklardan birisi, kok bogazi yanikligidir. Bazi baska turlerde oldugu gibi Capsicum annuum L. turune ait farkli genotiplerde de etmene karsi dayaniklilik kaynaklari mevcuttur. Dayaniklilik duzeyi farkli biber genotiplerinin genetik iliskilerinin belirlenmesi, dayaniklilik ile ilgili gen/genlerin kultur cesitlerine aktarilmasi acisindan onemlidir. Bu calismada, P. capsici ’ye karsi dayaniklilik duzeyi ve orijini farkli 12 dayanikli ve 4 duyarli biber genotipin filogenetik iliskileri SRAP (Sequence Related Amplified Polymorphism) ve SSR (Simple SequenceRepeat) molekuler belirtecleriyle belirlenmistir. Bunun icin, 144 SRAP primer kombinasyonu ve 27 SSR primer cifti kullanilmistir. Otuz iki SRAP primeri herhangi bir PCR urunu vermemistir. Elli primer kombinasyonunda yalnizca monomorfik DNA banti olusurken 31 primer kombinasyonu polimorfizm saglamis toplam 254 DNA fragmenti elde edilmis, bunlarin, 99’u (%39) monomorfik, 155’i (%61) polimorfik DNAbandi olarak degerlendirilmistir. SRAP belirtecleri ile 16 biber genotipi birbirinden genetik olarak ayrilmistir. SSR primerinin 15’i monomorfik bant olusturmasina karsin 12 SSR primeri ile toplam 36 DNA bandi elde edilmis bunlarin 33'u (%93) polimorfik olmustur. SSR belirtec sistemi ile 16 biber genotipinin bazilari (PM-217 KM2-11, Perennial LS-279, PBC-178, Sera Demre, PBC 179 KMAE-12) birbirinden ayrilamamistir. SRAP ve SSR belirtec verileri birlikte degerlendirildiginde, genotiplerin genetik iliskisi, orijine gore kumelemesi daha bilgi verici olmustur. P. capsici ’ye karsi dayaniklilik genitoru olarak kullanilan CM 334'den, PM 702, Perennial, PM-217, Tayvan'da temin edilen PBC grubu (1364, 1365, 178, 179 ve 413) ile Kahramanmaras biber populasyonundan selekte edilen KM211genotipleri genetik olarak farkli gruplarda yer aldigi belirlenmistir.
{"title":"Phytophthora capsici'ye dayanıklı bazı biber genotiplerinin SRAP ve SSR belirteçlerle genetik farklılıklarının belirlenmesi","authors":"M. Göçmen, K. Abak","doi":"10.16882/derim.2019.557877","DOIUrl":"https://doi.org/10.16882/derim.2019.557877","url":null,"abstract":"Dunyada biber yetistiriciligini sinirlayan en onemli hastaliklardan birisi, kok bogazi yanikligidir. Bazi baska turlerde oldugu gibi Capsicum annuum L. turune ait farkli genotiplerde de etmene karsi dayaniklilik kaynaklari mevcuttur. Dayaniklilik duzeyi farkli biber genotiplerinin genetik iliskilerinin belirlenmesi, dayaniklilik ile ilgili gen/genlerin kultur cesitlerine aktarilmasi acisindan onemlidir. Bu calismada, P. capsici ’ye karsi dayaniklilik duzeyi ve orijini farkli 12 dayanikli ve 4 duyarli biber genotipin filogenetik iliskileri SRAP (Sequence Related Amplified Polymorphism) ve SSR (Simple SequenceRepeat) molekuler belirtecleriyle belirlenmistir. Bunun icin, 144 SRAP primer kombinasyonu ve 27 SSR primer cifti kullanilmistir. Otuz iki SRAP primeri herhangi bir PCR urunu vermemistir. Elli primer kombinasyonunda yalnizca monomorfik DNA banti olusurken 31 primer kombinasyonu polimorfizm saglamis toplam 254 DNA fragmenti elde edilmis, bunlarin, 99’u (%39) monomorfik, 155’i (%61) polimorfik DNAbandi olarak degerlendirilmistir. SRAP belirtecleri ile 16 biber genotipi birbirinden genetik olarak ayrilmistir. SSR primerinin 15’i monomorfik bant olusturmasina karsin 12 SSR primeri ile toplam 36 DNA bandi elde edilmis bunlarin 33'u (%93) polimorfik olmustur. SSR belirtec sistemi ile 16 biber genotipinin bazilari (PM-217 KM2-11, Perennial LS-279, PBC-178, Sera Demre, PBC 179 KMAE-12) birbirinden ayrilamamistir. SRAP ve SSR belirtec verileri birlikte degerlendirildiginde, genotiplerin genetik iliskisi, orijine gore kumelemesi daha bilgi verici olmustur. P. capsici ’ye karsi dayaniklilik genitoru olarak kullanilan CM 334'den, PM 702, Perennial, PM-217, Tayvan'da temin edilen PBC grubu (1364, 1365, 178, 179 ve 413) ile Kahramanmaras biber populasyonundan selekte edilen KM211genotipleri genetik olarak farkli gruplarda yer aldigi belirlenmistir.","PeriodicalId":30721,"journal":{"name":"Derim","volume":"36 1","pages":"124-134"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-12-10","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"43421003","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2019-12-10DOI: 10.16882/derim.2019.580858
S. Kiralan, İsra Toptanci
Bu calisma, Turkiye piyasasinda satisa sunulan tereyaglari ve bitkisel yaglarin (zeytinyagi, palm yagi, aycicek yagi, badem yagi, findik yagi ve kahve yagi) PAH4 (benz[a]antrasen, krisen, benzo[b]fluoranthene ve benzo[a]piren) miktarlarini belirlemek amaciyla yurutulmustur. Calismada marketlerden temin edilen 15 adet bitkisel yag ve tereyagi analiz edilmistir. Analiz edilen bitkisel yag orneklerinde en yuksek PAH4 miktari (20.76 µg kg -1 ) aycicek yaginda tespit edilmis olup, bunu sirasiyla zeytinyagi (9.51 µg kg -1 ), palm yagi (6.05 µg kg -1 ), kahve yagi (5.25 µg kg -1 ) ve badem yagi (1.95 µg kg -1 ) izlemistir. Analiz edilen tereyaglarinda PAH miktari tespit edilmemistir. Sonuc olarak, Turkiye piyasasinda yer alan cesitli bitkisel yaglarda farkli miktarlarda PAH4 bulunabilmektedir ve aycicek yagi disindaki orneklerin PAH4 miktarlari Turk Gida Kodeksi limit degerinin altinda oldugu tespit edilmistir.
{"title":"Türkiye piyasasında satışa sunulmuş olan bitkisel yağlar ve tereyağlarında polisiklik aromatik hidrokarbon miktarının tespit edilmesi","authors":"S. Kiralan, İsra Toptanci","doi":"10.16882/derim.2019.580858","DOIUrl":"https://doi.org/10.16882/derim.2019.580858","url":null,"abstract":"Bu calisma, Turkiye piyasasinda satisa sunulan tereyaglari ve bitkisel yaglarin (zeytinyagi, palm yagi, aycicek yagi, badem yagi, findik yagi ve kahve yagi) PAH4 (benz[a]antrasen, krisen, benzo[b]fluoranthene ve benzo[a]piren) miktarlarini belirlemek amaciyla yurutulmustur. Calismada marketlerden temin edilen 15 adet bitkisel yag ve tereyagi analiz edilmistir. Analiz edilen bitkisel yag orneklerinde en yuksek PAH4 miktari (20.76 µg kg -1 ) aycicek yaginda tespit edilmis olup, bunu sirasiyla zeytinyagi (9.51 µg kg -1 ), palm yagi (6.05 µg kg -1 ), kahve yagi (5.25 µg kg -1 ) ve badem yagi (1.95 µg kg -1 ) izlemistir. Analiz edilen tereyaglarinda PAH miktari tespit edilmemistir. Sonuc olarak, Turkiye piyasasinda yer alan cesitli bitkisel yaglarda farkli miktarlarda PAH4 bulunabilmektedir ve aycicek yagi disindaki orneklerin PAH4 miktarlari Turk Gida Kodeksi limit degerinin altinda oldugu tespit edilmistir.","PeriodicalId":30721,"journal":{"name":"Derim","volume":"36 1","pages":"177-182"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-12-10","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"42514272","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Bu calismada organik-inorganik hibrit nano cicek sentezi icin organik bilesen olarak cemen ( Trigonella foenum-graecum L. ) otu tohum ekstresi ve inorganik bilesen olarak Cu 2+ iyonlari kullanilarak yesil bir uretim metodu raporlanmistir. Cemen tohum ekstresi kullanilarak sentezlenmis organik-inorganik hibrit nano cicekler (TF-Cu 2+ hNF); taramali elektron mikroskobu (SEM), Enerji Dagilimli Spektrometre (EDX), X-isini kirinimi (XRD) ve Kizilotesi spektroskopisi (FT-IR) yontemleri kullanilarak karakterize edilmistir. TF-Cu 2+ hNF’lerin elektron mikroskop goruntusunde morfolojisi oldukca duzgun dagilimli ve kuresel formda olmak uzere yaklasik 18 μm boyutunda gozlenmistir. TF-Cu 2+ hNF’ler; Pseudomonas aeruginosa and Haemophilus influenza disinda Enterococcus faecium, Enterococcus faecalis, Staphylococcus aureus, Bacillus cereus, Salmonella typhi ve Escherichia coli turlerine karsi 1-10 µg ml -1 araliginda ve kullanilan antibiyotikler ile karsilastirildiginda yuksek duzeyde anti-mikrobiyal ozellik gostermistir. Ancak hem TF-Cu 2+ hNF’ler hemde serbest TF ekstresi, Candida albicans ve Candida glabrata turlerine karsi antifungal aktivite gostermemistir. Yapilan bu calisma cemen ekstresi iceren organik-inorganik hibrit nano ciceklerin test edilen patojen suslar ile gelisen mikrobiyal enfeksiyonlar icin terapotik bir ajan olarak kullanilabilecegini ve ilac direncinin ustesinden gelme potansiyeline sahip oldugunu ortaya koymaktadir.
在这种有机-无机混合纳米杀真菌合成中,如果你知道一种种子提取物和无机物,cemen(Trigonella foenum graecum L.)被报道为一种使用Cu2+离子的同位素尿嘧啶方法。利用提取液的体积,合成了有机-无机杂化纳米环(TF-Cu2+hNF);利用扫描电子显微镜(SEM)、能谱仪(EDX)、X射线基里尼谱仪(XRD)和循环分解谱仪(FT-IR)对其进行了表征。TF-Cu2+hNF的电子显微团以duzgun-dagilimli和经典形式集中在约18μm的轨道上。TF-Cu2+hNF’ler;铜绿假单胞菌和流感嗜血杆菌消散的粪肠球菌、粪肠球菌、金黄色葡萄球菌、蜡样芽孢杆菌、伤寒沙门氏菌和大肠杆菌火鸡超过1-10µg,范围为-1 araliginda和carsilastiridiginda氧化-氧化-氧化酸。Ancak hem TF Cu2+hNF’ler hemde serbest TF ekstresi,白色念珠菌和光滑念珠菌。当你谈到这种钙时,有机-无机混合纳米管测试将被用作微生物感染的治疗剂,并有可能从耐药性的想象中恢复过来。
{"title":"Organik-inorganik hibrit nano çiçeklerin çemen (Trigonella foenum-graecum L.) tohum ekstresi kullanılarak sentezi ve anti-mikrobiyal özelliklerinin araştırılması","authors":"Cevahir Altinkaynak, Nilay Ildiz, Ayşe Baldemir, Nalan Özdemir, Vedat Yilmaz, Ismail Ocsoy","doi":"10.16882/derim.2019.549151","DOIUrl":"https://doi.org/10.16882/derim.2019.549151","url":null,"abstract":"Bu calismada organik-inorganik hibrit nano cicek sentezi icin organik bilesen olarak cemen ( Trigonella foenum-graecum L. ) otu tohum ekstresi ve inorganik bilesen olarak Cu 2+ iyonlari kullanilarak yesil bir uretim metodu raporlanmistir. Cemen tohum ekstresi kullanilarak sentezlenmis organik-inorganik hibrit nano cicekler (TF-Cu 2+ hNF); taramali elektron mikroskobu (SEM), Enerji Dagilimli Spektrometre (EDX), X-isini kirinimi (XRD) ve Kizilotesi spektroskopisi (FT-IR) yontemleri kullanilarak karakterize edilmistir. TF-Cu 2+ hNF’lerin elektron mikroskop goruntusunde morfolojisi oldukca duzgun dagilimli ve kuresel formda olmak uzere yaklasik 18 μm boyutunda gozlenmistir. TF-Cu 2+ hNF’ler; Pseudomonas aeruginosa and Haemophilus influenza disinda Enterococcus faecium, Enterococcus faecalis, Staphylococcus aureus, Bacillus cereus, Salmonella typhi ve Escherichia coli turlerine karsi 1-10 µg ml -1 araliginda ve kullanilan antibiyotikler ile karsilastirildiginda yuksek duzeyde anti-mikrobiyal ozellik gostermistir. Ancak hem TF-Cu 2+ hNF’ler hemde serbest TF ekstresi, Candida albicans ve Candida glabrata turlerine karsi antifungal aktivite gostermemistir. Yapilan bu calisma cemen ekstresi iceren organik-inorganik hibrit nano ciceklerin test edilen patojen suslar ile gelisen mikrobiyal enfeksiyonlar icin terapotik bir ajan olarak kullanilabilecegini ve ilac direncinin ustesinden gelme potansiyeline sahip oldugunu ortaya koymaktadir.","PeriodicalId":30721,"journal":{"name":"Derim","volume":"36 1","pages":"159-167"},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-12-10","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"45481659","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2019-05-31DOI: 10.16882/DERIM.2019.444321
Musa Kirişik, Emine Topuz
Tyrophagus sp. Japonya'da, karpuz, salatalik, kabak, domates, biber ve sogan bitkilerinde zararli olarak bildirilmistir. Seralarda ise ispanak ve marulda zararli oldugu bilinmektedir. Tyrophagus neiswanderi (Acari: Acaridae) ise genel olarak cesitli sus bitkileri (gerbera, nergis, lale, susen ve siklamen) ve sebzelerde (ozellikle Cucurbitacae familyasi) zararli oldugu bilinmektedir. Bu calismada, T . urticae Koch ve P . ulmi (Koch) (Acari: Tetranychidae)’ye karsi ruhsatli bir entomopatojen fungus olan Isaria fumosorosea PFs-1 izolatinin ulkemizde henuz ruhsatli bir akarisitin bulunmadigi T. neiswanderi ’ye karsi etkisi test edilmistir. Arastirmada kullanilan T. neiswanderi populasyonu, Antalya ili Topcular bolgesinde ispanak uretimi yapilan bir seradan elde edilmistir. Seradan elde edilen T. neiswanderi populasyonu, 24±1°C, 16:8 saat (aydinlik: karanlik) ve %60±5 nispi nem kosullarinda temiz borulce bitkisi uzerinde uretilmistir. Bu calismada, I. fumosorosea 'nin 5 farkli dozu (0.5x10 8 , 1x10 8 , 2x10 8 , 4x10 8 , 8x10 8 cfu ml -1 ) laboratuvarda T. neiswanderi erginleri uzerinde test edilmistir. I. fumosorosea icin yapilan testlerde, fungusun kontak etkisi sprey-tower kullanilarak arastirilmistir. Biyoesseyler 4 tekerrurlu olarak yurutulmustur. Uygulamadan sonraki 3. ve 6. gunlerde, canli ve olu bireyler sayilmistir. Populasyonlarda, 5 farkli dozda I. fumosorosea PFs-1 izolati icin elde edilen olumlerin yuzdeleri 16-100 arasinda degismistir. Uygulama sonucunda akarlarda en fazla olum 6. gun sonunda gozlenmis, dozlara gore degisim gostermesine ragmen uygun dozun 5x10 8 cfu ml -1 oldugu sonucuna varilmistir. Laboratuvarda kontrollu kosullar altinda elde edilen bu sonuclar T. neiswanderi 'nin kontrolu icin umit vericidir.
{"title":"Ispanak zararlısı Tyrophagus neiswanderi (Acari: Acaridae)’ye karşı Isaria fumosorosea’nın etkinliğinin belirlenmesi","authors":"Musa Kirişik, Emine Topuz","doi":"10.16882/DERIM.2019.444321","DOIUrl":"https://doi.org/10.16882/DERIM.2019.444321","url":null,"abstract":"Tyrophagus sp. Japonya'da, karpuz, salatalik, kabak, domates, biber ve sogan bitkilerinde zararli olarak bildirilmistir. Seralarda ise ispanak ve marulda zararli oldugu bilinmektedir. Tyrophagus neiswanderi (Acari: Acaridae) ise genel olarak cesitli sus bitkileri (gerbera, nergis, lale, susen ve siklamen) ve sebzelerde (ozellikle Cucurbitacae familyasi) zararli oldugu bilinmektedir. Bu calismada, T . urticae Koch ve P . ulmi (Koch) (Acari: Tetranychidae)’ye karsi ruhsatli bir entomopatojen fungus olan Isaria fumosorosea PFs-1 izolatinin ulkemizde henuz ruhsatli bir akarisitin bulunmadigi T. neiswanderi ’ye karsi etkisi test edilmistir. Arastirmada kullanilan T. neiswanderi populasyonu, Antalya ili Topcular bolgesinde ispanak uretimi yapilan bir seradan elde edilmistir. Seradan elde edilen T. neiswanderi populasyonu, 24±1°C, 16:8 saat (aydinlik: karanlik) ve %60±5 nispi nem kosullarinda temiz borulce bitkisi uzerinde uretilmistir. Bu calismada, I. fumosorosea 'nin 5 farkli dozu (0.5x10 8 , 1x10 8 , 2x10 8 , 4x10 8 , 8x10 8 cfu ml -1 ) laboratuvarda T. neiswanderi erginleri uzerinde test edilmistir. I. fumosorosea icin yapilan testlerde, fungusun kontak etkisi sprey-tower kullanilarak arastirilmistir. Biyoesseyler 4 tekerrurlu olarak yurutulmustur. Uygulamadan sonraki 3. ve 6. gunlerde, canli ve olu bireyler sayilmistir. Populasyonlarda, 5 farkli dozda I. fumosorosea PFs-1 izolati icin elde edilen olumlerin yuzdeleri 16-100 arasinda degismistir. Uygulama sonucunda akarlarda en fazla olum 6. gun sonunda gozlenmis, dozlara gore degisim gostermesine ragmen uygun dozun 5x10 8 cfu ml -1 oldugu sonucuna varilmistir. Laboratuvarda kontrollu kosullar altinda elde edilen bu sonuclar T. neiswanderi 'nin kontrolu icin umit vericidir.","PeriodicalId":30721,"journal":{"name":"Derim","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-05-31","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"41816219","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2019-05-31DOI: 10.16882/DERIM.2019.542462
Ülviye Çebi, Cemile Ozcan, M. Gürbüz, Selçuk Özer
Arastirma Trakya Bolgesi/Kirklareli Ilinde saksi kosullarinda yurutulmustur. Saksilar tinli kum ve tin bunyeye sahip iki farkli toprak ile doldurulmustur. Aycicegi bitkisine 4-10 gercek yaprakli oldugunda 0.5 ve 7.5 ml da -1 dozlarinda imazamox uygulanmistir. Calisma sulu sartlarda yurutulmus olup, sulamalar tabla olusumu, ciceklenme baslangici ve sut olumu fenolojik donemlerinde yapilmistir. Calismada aycicegi bitkisinin yaprak, govde ve tabla aksamlarindaki imazamox kalinti miktarlari belirlenmistir. Ayrica farkli bolgelerden, aycicegi florasi etkisi altinda uretilen bal ornekleri toplanarak, imazamox etkili maddesinin (herbisit) nihai urunlerde kalinti birakip birakmadigi arastirilmistir. Elde edilen sonuclara gore; bitkinin farkli aksamlarinda belirlenen imazamox kalinti miktarlari seviyeleri tabla>yaprak≥govde (sap) olarak siralanmistir. Yaprak aksaminda imazapic ve imazapyr, govde aksaminda da imazapic turevlerine rastlanmistir. Uygulanan farkli miktarlardaki imazamox dozlari, sulama oranlari ve toprak yapisi, kalinti miktarlari uzerinde etkili olmustur. Bal orneklerinde imazamox ve turevlerine ait kalintilarina rastlanmamistir.
Trakya Medical/Kirklareli年度的现金成本中对贩运事件进行了四舍五入。袋子里装满了小沙子和锡,还有两种不同的土壤。当植物是4-10片真叶时,施用0.5和7.5毫升-1剂量的imazamox。Calisma以水的图表形式形成,水的形式以燃烧压力的形式形成,热量的形式形成了酚锋。这是一个很好的例子。此外,当你在不同物质的影响下收集输尿管管时,荧光荧光物质(Herbist)在最后几天内不会结合质量。楼上是后果。在植物的不同轴上定义的imazamox钙水平在下表中循环>作物≥cod(树液)。阿沙明和伊玛扎吡的使用按阿沙明奥沙明分为伊玛扎帕龟。不同剂量的imazamox、水橙和土壤植物的使用对钙的使用量有影响。球里没有imazamox和乌龟的演算。
{"title":"İmazamox herbisitinin ve türevlerinin ayçiçeği bitkisinin farklı aksamlarında ve ayçiçeği florası etkisi altında üretilen bal örneklerindeki kalıntı düzeyleri","authors":"Ülviye Çebi, Cemile Ozcan, M. Gürbüz, Selçuk Özer","doi":"10.16882/DERIM.2019.542462","DOIUrl":"https://doi.org/10.16882/DERIM.2019.542462","url":null,"abstract":"Arastirma Trakya Bolgesi/Kirklareli Ilinde saksi kosullarinda yurutulmustur. Saksilar tinli kum ve tin bunyeye sahip iki farkli toprak ile doldurulmustur. Aycicegi bitkisine 4-10 gercek yaprakli oldugunda 0.5 ve 7.5 ml da -1 dozlarinda imazamox uygulanmistir. Calisma sulu sartlarda yurutulmus olup, sulamalar tabla olusumu, ciceklenme baslangici ve sut olumu fenolojik donemlerinde yapilmistir. Calismada aycicegi bitkisinin yaprak, govde ve tabla aksamlarindaki imazamox kalinti miktarlari belirlenmistir. Ayrica farkli bolgelerden, aycicegi florasi etkisi altinda uretilen bal ornekleri toplanarak, imazamox etkili maddesinin (herbisit) nihai urunlerde kalinti birakip birakmadigi arastirilmistir. Elde edilen sonuclara gore; bitkinin farkli aksamlarinda belirlenen imazamox kalinti miktarlari seviyeleri tabla>yaprak≥govde (sap) olarak siralanmistir. Yaprak aksaminda imazapic ve imazapyr, govde aksaminda da imazapic turevlerine rastlanmistir. Uygulanan farkli miktarlardaki imazamox dozlari, sulama oranlari ve toprak yapisi, kalinti miktarlari uzerinde etkili olmustur. Bal orneklerinde imazamox ve turevlerine ait kalintilarina rastlanmamistir.","PeriodicalId":30721,"journal":{"name":"Derim","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-05-31","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"42770096","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}
Pub Date : 2019-05-31DOI: 10.16882/DERIM.2019.449219
A. Kaya, K. Aydinşakir, Şekip Erdal, Soner Kazaz
Turkiye gypsophila turleri bakimindan zengin bir floraya sahiptir. Ancak gunumuze kadar gelistirilen ve sus bitkileri sektorune kazandirilan gypsophila cesidi bulunmamaktadir. Bu nedenle gypsophila yetistiriciliginde uretim materyalinde disa bagimlilik devam etmektedir. Bu arastirma, Turkiye florasinda yayilis gosteren gypsophila turleri arasinda klon seleksiyonu yoluyla gelistirilen Gypsophila arrostii turune ait umitvar (GA8) isimli genotipin kesme cicek performansi uzerine dikim sikligi (30x40 cm, 40x50 cm, 60x60 cm), dikim zamani (Ekim, Aralik, Nisan) ve gun uzunlugunun (14, 15 ve 16 saat) etkilerinin belirlenmesi amaciyla 2016-2017 yillari arasinda Bati Akdeniz Tarimsal Arastirma Enstitusu’nde yurutulmustur. Calismada; ciceklenmeye kadar gecen sure, cicek sapi uzunlugu ve kalinligi, dal agirligi, vazo omru ve cicek verimi parametreleri incelenmistir. Elde edilen sonuclar degerlendirildiginde dikim zamani olarak ekim ayi, dikim araligi olarak 30x40 cm ve 16 saatlik gun uzunlugu uygulamasinin incelenen ozellikler bakimindan diger uygulamalara gore daha iyi sonuclar verdigi belirlenmistir.
土耳其的吉普赛之旅植物丰富。然而,从我们的水厂到我们的场地,还没有开发和获得吉普赛人的身体。因此,在尿嘧啶材料中,对吉普赛人的耐药性仍在继续。在这种情况下,阿氏Gypsophila arrostii龟的基因型(GA8)的粗糙斜率是通过在土耳其植物群(30x40厘米、40x50厘米、60x60厘米)中传播的巨型gypsophile龟之间选择克隆而形成的,dikim zamani(Ekim,Aralik,Nisan)于2016年至2017年在Belillenmesi amaciyla枪杀了一名枪手。校准;晚上检查脉冲的长度和深度,直到它融化。当结果退化时,可以确定月球的种植园,即月球的垂直距离,长30 x 40厘米,长16小时,比其他应用的大气层监测更有效。
{"title":"Farklı uygulamaların ümitvar gypsophila genotipinin (GA8) kesme çiçek performansı üzerine etkileri","authors":"A. Kaya, K. Aydinşakir, Şekip Erdal, Soner Kazaz","doi":"10.16882/DERIM.2019.449219","DOIUrl":"https://doi.org/10.16882/DERIM.2019.449219","url":null,"abstract":"Turkiye gypsophila turleri bakimindan zengin bir floraya sahiptir. Ancak gunumuze kadar gelistirilen ve sus bitkileri sektorune kazandirilan gypsophila cesidi bulunmamaktadir. Bu nedenle gypsophila yetistiriciliginde uretim materyalinde disa bagimlilik devam etmektedir. Bu arastirma, Turkiye florasinda yayilis gosteren gypsophila turleri arasinda klon seleksiyonu yoluyla gelistirilen Gypsophila arrostii turune ait umitvar (GA8) isimli genotipin kesme cicek performansi uzerine dikim sikligi (30x40 cm, 40x50 cm, 60x60 cm), dikim zamani (Ekim, Aralik, Nisan) ve gun uzunlugunun (14, 15 ve 16 saat) etkilerinin belirlenmesi amaciyla 2016-2017 yillari arasinda Bati Akdeniz Tarimsal Arastirma Enstitusu’nde yurutulmustur. Calismada; ciceklenmeye kadar gecen sure, cicek sapi uzunlugu ve kalinligi, dal agirligi, vazo omru ve cicek verimi parametreleri incelenmistir. Elde edilen sonuclar degerlendirildiginde dikim zamani olarak ekim ayi, dikim araligi olarak 30x40 cm ve 16 saatlik gun uzunlugu uygulamasinin incelenen ozellikler bakimindan diger uygulamalara gore daha iyi sonuclar verdigi belirlenmistir.","PeriodicalId":30721,"journal":{"name":"Derim","volume":" ","pages":""},"PeriodicalIF":0.0,"publicationDate":"2019-05-31","publicationTypes":"Journal Article","fieldsOfStudy":null,"isOpenAccess":false,"openAccessPdf":"","citationCount":null,"resultStr":null,"platform":"Semanticscholar","paperid":"48621454","PeriodicalName":null,"FirstCategoryId":null,"ListUrlMain":null,"RegionNum":0,"RegionCategory":"","ArticlePicture":[],"TitleCN":null,"AbstractTextCN":null,"PMCID":"","EPubDate":null,"PubModel":null,"JCR":null,"JCRName":null,"Score":null,"Total":0}